yeni dünyaları arayacak olan göz: Kepler

Bugüne kadar 288 yıldız yörüngesinde 340 güneş ötesi (extra solar) gezegen keşfedildi; Hiçbiri bizim gezegenimize benzer yapıda olmayan (kayaç ve ılık yörüngede bulunan) bu gezegenler, bizim sistemimizdeki Jüpiter, Satürn gibi gaz devlerine benziyor. Fakat bu durum yakında değişebilir.

NASA, diğer yıldızların yörüngesinde bizimkine benzer kayaç, sıvı su bulunabilecek olan ılık bölgede yeralan gezegenleri bulmak için, ünlü Alman gökbilimci (+ fizikçi ve matematikçi) Johannes Kepler‘in adını verdiği Kepler teleskobunu uzaya fırlatmaya hazırlanıyor. Türkiye saati ile 6 Mart 5.48’de fırlatılması bu yeni teleskop güneş sistemi dışındaki gezegenlerin araştırılmasında bir dönüm noktası olacak.

Teleskop 3,5 yıl boyunca 100.000’in üzerinde güneş benzeri yıldızı inceleyecek. İncelenecek yıldızlar Samanyolu’nun Kuğu (Cygnus) ve Çalgıcı (Lyra) takımyıldızlarında bulunuyor (alttaki resim). Eğer dünya boyutundaki gezegenler genel olarak yaşanabilir bölgede (yüzeydeki suyun sıvı halde kalabildiği uzaklıklar) bulunuyorlarsa, Kepler’in bunlardan düzinelercesini belirlemesi bekleniyor. Öte yandan bu tür gezegenler sık rastlanan şeyler değilse, Kepler hiçbir şey bulamayabilir. Aşağıdaki görüntüde Kepler’in görüş alanı (Kepler Field of View) gösteriliyor:

ayna ayna söyle bana, var mı bu evrende bizimkine benzer bir gezegen?

Bu sorunun yanıtını arayacak olan teleskop, milyonda 20’lik parlaklık değişimlerini kaydedebilecek yeteneğe sahip. Periyodik olarak yıldızları gözleyecek olan Kepler, bu şekilde, yıldızının önünden geçen gezegenin nedeniyle meydana gelen parlaklıktaki çok hafif azalmayı farkedecek. Bulunan gezegenler 3 yıl gözlenebileceği için, teorik olarak yörünge hareketini yaklaşık bir dünya yılında tamamlayacak olan bu gezegenlerin yörüngeleri belirlenebilecek.

Uzaya çıkacak en güçlü CCD kameraya sahip olan (95 megapiksel), 500 milyon dolarlık Kepler’in aynı zamanda uzaya çıkan en karmaşık donanım olacağı belirtilmiş.

Kepler’in uzaya ilk çıktığında, öncelikle Satürn ve Jüpiter benzeri büyük gaz devlerini fark etmesi bekleniyor. Biliminsanları zaman içersinde Dünya hatta Dünya’dan küçük olan Mars ve Merkür boyutlarında gezegenleri bulmayı umut ediyorlar. Fakat aceleleri yok; Dünya benzeri bir gezegen bulduklarında, bunun gerçekten de Dünya’ya benzediğinden emin olduktan sonra keşiflerini duyurmak niyetindeler.

kaynak: science.nasa.gov ve gokyuzu.org (makalenin Türkçesi) | planetquest.jpl.nasa.gov | universetoday.com | görsel: ballaerospace.com (Kepler albümleri)

“yeni dünyaları arayacak olan göz: Kepler” için 2 yanıt

  1. Kepler Uzay Aracıyla birçok keşif yapılacağı inancındayım ve Kepler’in fırlatılacağı günü heyecanla bekliyorum. Gelişmiş teknolojiyle donatılmış bu teleskopla yaşanabilir gezegenler araştırılmasının yanında oluşum aşamasındaki yıldız sistemleri de gözlemlenecek. Böylece Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğuna ilişkin kanıtlar ortaya dökülecek.
    ESA’nın Gaia uzay teleskou ise çoktan uzaydakşi yörüngesinde olmalıydı. Ancak Gaia’yı daha donanımlı duruma getirmek için ESA Gaia’nın fırlatılışını 2011’e erteledi. Kepler’den daha üst düzeyde bir teleskop olacağı anlaşılıyor.
    Ancak Kepler ile de önümüzdeki birkaç yılda çok fazla keşif yapılacaktır. Benim kaygım biz bu kadar keşfi nasıl takip edebileceğimiz yönünde.

    1. Kepler gerçekten de çok önemli bir çalışma. Bugün dünyadan yapılan çalışmalarla 342 gezegen keşfedildi. Atmosfer engelinin dışındaki, çok daha küçük gezegenleri de keşfedebilecek kadar gelişmiş olan bu teleskop, görevi süresince çok daha fazla gezegen keşfedecektir. Elbette asıl hedef dünya benzeri gezegenler ama bunlardan az sayıda veya hiç bulamasa bile bu da önemli bir keşif olacaktır. Ayrıca Kepler’in bulguları, kendisinden sonraki çalışmalar için da önemli bir kaynak olacak. Çapları en az 3 metre olacak 4 uzay teleskobuyla yürütülecek olan gelecekteki Darwin göreviyle dünya benzeri gezegenlerde yaşamın izleri daha doğrusu yaşam için gerekli olduğunu bildiğimiz elemetler araştırılacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir