uzaya açılan pencereler

Yukarıdaki fotoğraf, bir bilimkurgu filminde yer alan uzay gemisinin pencerelerinin önündeymişsizin hissi veriyor. İşin içinde bir uzayaracı olduğu doğru, ama bunlar pencere değil. Bunlar Kepler uzay teleskobunun  ışığı yakalamasına yarayan CCD modülleri. Kepler uzay teleskobunun 42 CCD algılayıcı modülü ilk ışığı 8 Nisan 2009 tarihinde yakalamışlardı. Yukarıda gördüğünüz bu 42 algılayıcıdan 4 tanesinin yakaladığı uzay kesitini gösteriyor. CCD modüllerinin gerçekte görünümü ise şöyle:

Kepler teleskobu gökadamızın hep aynı bölümünü izlemekte. Aynı anda binlerce yıldızı gözlemleyebildiği için farklı yerlere de bakmasına gerek yok zaten. Kepler tüm bu yıldızları izleyerek, olası gezegenlerin yıldızlarının görüntüsünde yaratacağı farklılıkları bulmaya çalışıyor.

Gezegenler yıldızlarında çeşitli değişikliklere neden oluyorlar. Genellikle Jüpiter benzeri gaz devleri yıldızın yalpalamasına neden olarak yerinde oynama meydana getiriyor. Bir diğer günötesi gezegen avlama yöntemi ise gezegenin yıldızı önünden geçerek yıldızdan bize ulaşan ışıkta değişime sebep olaması.

2008 yılı sonlarına geldiğimizde ise günötesi gezegen keşfi maceramızda yeni  bir aşama kaydettik  Fomalhaut yıldızının yörüngesindeki Fomalhaut b adlı  günötesi gezegen doğrudan görüntülendi.

Günötesi gezegen keşifleri yeni olsa da, diğer yıldızların çevresinde de gezegenlerin olabileceği ihtimali uzun yıllar önce dillendirilmeye başlamıştı. 16. yy’da İtalyan filozof Giordano Bruno sabit yıldızların fikrini ortaya koydu. Daha sonra Isaac Nevton, “General Scholium” (1713) adlı eserinde aynı olasılıktan bahsetti.

Güneş Sistemi dışındaki ilk gezegenin keşfi içinse 1995 yılına kadar beklemek gerekti. Bu tarihten sorna bu yöndeki araştırmaların artması ve teknik donanımdaki iyileşmeler sonucu keşfedilen gezegen sayısı ve gezegenlerin belirlenebilen özellikleri artmaya başladı.

Şimdiye kadar keşfedilen günötesi gezegenlerin sayısı 374. Bunlar çoğunlukla, keşfedilmesi şimdiki imkanlarla daha kolay olan Jüpiter ve Satürn benzeri gaz devleri. Kepler teleskobu gibi daha gelişmiş ekipmanlar daha küçük,  dünya benzeri kayaç gezegenlerin keşfinin önünü açacak.

Bu çalışmalar sayesinde yıldızların sahip oldukları gezegenlerin çeşitliliği hakkında çok değerli fikirler edineceğiz. “Kayaç gezegenler ne sıklıkla bulunuyor”, “yaşam bölgesinde gezegen bulunma olasılığı nedir” gibi soruların cevaplarını bulacağız. Gelecekte göreve başlayacak araçlar ise daha özel soruların yanıtlarını verecek. 2016 sonrasında göreve başlaması planlanan Darvin gibi. Üç adat 3 m çaplı teleskoptan oluşan Darvin uzayaracı günöte gezegenlerde hayatın izini sürecek. Gelecekte elimizde yaşam barındırma kapasitesine sahip günöte gezegenlerin bir atlası olacak gibi gözüküyor.

Henüz uydumuzda dahi üst kuramamışken bizden çok çok uzaktaki gezegenler hakkındaki gözlemlerin pratikteki faydalarını uzun süre göremeyeceğiz elbette. Buna rağmen ufkumuz genişleyecek. Söz gelimi, yıldızların gezegene sahip olma, bu gezegenlerin suyun sıvı halde barınabileceği yaşam alanında bulunma, canlılık için gerekli elementlerin bulunma olasılıkları gibi, Darke denkleminin bazı bilinmeyenlerini daha dar aralıklara hapsolacaktır.

Yeni yıl, doğum günü; yeni başlangıçlar yapabilmek için çeşitli takvim güzellikleri var. Bu yazı da Yahudi yeni yılı olan Roş Aşana’ya denk geldi. Şana Tova! AstroTürk için de bir süreden beri yeni bir başlangıç düşünüyor ve çeşitli hazırlıklar yapıyorum bunun için. Ben bir süre yazmayacağım, ama önceden yazılmış bir yazıyı hafta ortasına kurdum. Ondan sonra bir hafta içinde de yeniden başlarım diye planlıyorum. Bu süre zarfında da değişiklikler için planlarımı gözden geçirir ve yazılarla beraber hazırlıklarımı da hızlandırırım. Ramazan bayramınız şimdiden kutlu olsun.

kaynaklar:

wiki/Extrasolar_planet | planetquest.jpl.nasa.gov/atlas/ | kepler.nasa.gov | gokgunce.com/2008/11/ilk-gezegen-grntleri.html | wiki/Darwin_%28spacecraft%29 |

Bir Cevap Yazın