Haftalık Gökyüzü Raporu – 33

Elon Musk Mars’a arabasını yollayacak

O kadar tuhaf bir haber ki kimse kolay kolay inanamadı ve haberin şaka değil gerçek olduğunun teyit edilmesi gerekti. Şaka deği gerçek: Elon Musk’ın kurucusu olduğu SpaceX şirketi Mars’a yine Elon Musk’ın Tesla Roadster model elektrikli arabasını gönderecek.

Tesla Roadster

SpaceX, birkaç yıldır başarısıyla ün kazanan yenilenebilir roket sistemi Falcon 9’ların abisi Falcon Heavy roketini deneyecek. Riskli ilk deneme için de pahalı bir kargo değil elbette ses getirici ucuz bir yükü Mars’a göndermeye karar vermişler. Falcon Heavy roketleri Falcon 9 roketlerinin birinci kademesinden üç tanesinin birleştirilmesiyle oluşturulacak. Şimdiye kadarki en güçlü roket olacak Falcon Heavy’nin asıl hedefi Mars olacak.

Falcon Heavy

Yıldızlararası ilk ziyaretçi

Pan-STARRS gözlemevi araştırmacıları tarafından yapılan araştırmalar sonucu Güneş Sistemi dışından geldiğinden şüphelenilen cismin yıldızlararası uzaydan geldiği kesinleşti. Gökbilimciler ilk defa şahit olduğumuz bu ziyaretçiye ʻOumuamua adını koydu. Bu isim Havai dilinde izci, keşif eri anlamı taşıyor. Daha mecazi anlamı ise “uzak geçmişten ulaşan bir elçi”. Başındaki kesme işareti değil Havai  dahil pek çok Polinezya dilinde kullanılan bir simge (Okina).

James Webb teleskobu vakum odasından çıktı

James Webb Uzay Teleskobu 18 Kasım 2017 tarihinde nihayet 12 metre genişlikte, 40 tonluk kapısı olan mahzen benzeri kriyojenik test odası Chamber A’den çıkarıldı. Burada yaklaşık 100 gün boyunca, optik teleskop ve bilimsel araçların uzay ortamında (çok soğuk ve vakumlu) düzgün çalışıp çalışmadığı test edildi. James Webb’in bir sonraki durağu uzayaracı elemanı ile birleştirileceği California’daki Northrop Grumman Hava-Uzay Sistemleri olacak.

Yazılım hatası Ruslara 19 uyduya mal oldu

Soyuz 2.1b roketi ile beraber yörüngeye çıkacak 19 Rus uydusu, roketteki yazılım hatası sonucu atmosferde yanarak yok oldu. Rokette meteoroloji uydusu Meteor-M N.2-1 ve 18 küçük uydu vardı. Fırlatma Rusların çoğu zaman kullandığı Baykonur’dan değil yeni inşaa ettikleri Vostochny Kozmodromu‘ndan gerçekleştirildi. Hataya konumdaki değişimin güncellenmemesinin sebep oalbileceği düşünülüyor.

Soyuz 2.1b roketi

Wikipedia’ya uzaydan içerik girildi

Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya yörüngesinde sürekli olarak yer değiştirdiğinden istasyonda internet erişimi sağlamak oldukça meşakatli bir konu. Astronotların internet ile olan bağları yer kontrol aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Astronot Paolo Nespoli’de aynı yolu izletip online ansiklopedi Wikipedia’ya uzaydan içerik giren ilk insan oldu. Astronot bir ses kaydını Dünya’ya gönderdi. Daha sonra bu kayıt yerdekiler tarafından Wikipedia’ya eklendi.

Hindistan Ay yolcusu

Hindistan 2018 Mart’ında, yani sadece 4 ay sonra Ay’a yönelik Chandrayaan-2’yi fırlatacak. Chandrayaan-2 görevi için Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) bir yörünge aracı, bir yer aracı ve bunlara ek olarak küçük bir gezgin robot geliştirdi. Görevin toplam maliyeti 100 milyon dolardan az. Hindistan uzayda harcadığı paraya göre büyük başarılar elde etmesiyle biliniyor. Eğer bir sorun çıkmazsa Chandrayaan-2 Hindistan’ın Ay yüzeyine yumuşak iniş gerçekleştiren ilk aracı olacak. Bundan önce yine Chandrayaan-1 projesinde bir sonra Ay’ın güney kutup bölgesine çarptırılarak indirilmişti.

Chandrayaan-2’nin Ay’a yolculuk rotası. Uzayaracı Dünya yörüngesinde bir dizi ateşlemeyle Ay’a ulaşacak.

2017’nin en iyi icatlarından biri: NASA Mars Insight

NASA’nın Mars’a göndermeyi planladığı yeni uzayaracı Mars Insight, Time dergisi tarafından 2017’nin en iyi 25 icadından biri olarak gösterildi. Mars Insight aracı Mars’a gönderilen diğer araçlarından farklı olarak Kızıl Gezegen’de sondaj çalışması gerçekleştirecek. Bu sayede Mars’ın jeolojik yapısına dair daha çok bilgi edinebileceğiz.

Uzayda sanat: Orbital Reflector

Yörüngede bilimsel, ticari ve askeri amaçlı uydular dolanmakta. Trevor Paglen ise tamamen sanatsal ve başka hiçbir fonksiyon taşımayan bir uyduyu yörüngeye göndermeye niyetlenmiş. Sanatçının tasarladığı ve Orbital Reflector (Yörünge Yansıtıcısı) isimli uydu elmas biçimli yansıtıcı yüzeye sahip bir balondan oluşuyor. Yansıtıcı yüzeyi Güneş ışınları sayesinde uydunun karanlıkta görünür olmasını sağlayacak. Bu aslında ISS dahil pek çok uyduyu yerden izleyebilmemizi sağlayan bir olay. Bu kez amaç uydunun tamamen görünür olabilmesi. 1.3 milyon dolar maliyeti olan projeyi Nevada Sanat Müzesi desteklemekte ve kickstarter üzerinden destek toplanmakta.

Sanatsal uyduya dair bir deneme.

Büyük depremlerde artış bekleniyor

Dünya’nın kendi ekseninde dönüş hızı yavaş da olsa azalmakta. Ay’ın etkisiyle okyanuslarda ortaya çıkan gelgit olayı neticesinde oluşan enerji transferi Ay’ın hızlanıp Dünya’dan uzaklaşmasına, Dünya’nın da dönüş hızının azalmasına ve günlerin uzamasına neden oluyor. Fark milisaniyeler boyutunda ancak bunun jeolojik etkilerinin yakın zamanda büyük depremlerin sayısında artışla ortaya çıkacağı iddia ediliyor. Bu yıl bugüne kadar 6 büyük deprem gerçekleşti; 2018 yılında 20’ye yakın büyük depremin gerçekleşmesi muhtemel görülüyor.

Margaret Heafield Hamilton

Apollo kumanda modülünde.
Apollo kumanda modülünde.

Margaret Heafield Hamilton: İnsanlığı Ay’a ulaştıran yazılım ekibine liderlik etti. “Asenkron işletim”, “öncelikli işlem kuyrukları”, “hata toleranslı sistemler”, “yazılım test otomasyonu” konularında tarihin ilk modellerini geliştirdi. Yazılım mühendisliğinin mucidi.

17 Ağustos 1936’da ABD’nin Indiana eyaletindeki Paoli şehrinde doğan Margaret Hamilton, 1954’te liseden mezun olduktan sonra 1958 yılında Earlham Collage’da matematikten B.A, felsefe dalında da minor derecesi alıyor. Hukuk eğitimi gören kocasına yardımcı olmak için çalışmaya başladı. Kocası eğitimini tamamlayıp avukatlığa başlayınca bu kez kendisi matematik alanındaki eğitimini tamamlamak için üniversiteye dönmeyi planlıyordu.

Boston, Massachusetts’te MIT’de (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) LGP-30 ve PDP-1 bilgisayarlarında hava durumunu önceden tahmin etmeye yarayan bir yazılım geliştirilmesinde çalıştı.

Mad Men çağı
Bu dönem de Hamilton’ın ekibindeki kadınlar MIT kredi derneğinden kocalarının imzası olmadan borç alamıyorlardı. Erkekler için böyle bir uygulama elbette söz konusu değildi. Hamilton bu duruma itiraz ederek kuralların değişmesini sağlıyor. Kadın haklarının geride olduğu bu günlerde hesaplama makinalarını işletmek “kadın işi” olarak görülüyordu: Sadece tuşlara basmaktan ibaret sayılan bir iş!
Manhattan Projesi’nde gerekli hesaplamalar, kadınların programlayıp işlettiği, delikli kartlarla çalışan hesaplama makinalarıyla yapılmıştı. Kimi zaman teknolojiyi geliştirenlerin talimatlarla hareket etseler de çoğu zaman bu kadınlar hesaplamalar için gereken yaklaşımı kendileri tasarlıyorlardı.
Bir delikli kart örneği. O zamanın DVD'leri gibi düşünebilirsiniz.
Bir delikli kart örneği. O zamanın DVD’leri gibi düşünebilirsiniz.

İnsanlığı Ay’a ulaştıran kodlar

Margaret Hamilton daha sonra MIT’deki Apollo uzay araçlarındaki uçuş bilgisayarlarında kullanılacak yazılımın geliştirildiği bölüme geçiyor. 31 yaşındaki Hamilton öncülüğündeki ekibin yazdığı kodlar, “Sistemlerin Sistemi” adı verilen dev bir bilgisyarada test ediliyordu.

Margret Hamilton, kodlarla beraber.
Margret Hamilton, kodlarla beraber.

Hamilton’ın geliştirdiği bir kod, bilgisayara hangi işlemlerin öncelikli ve önemli olduğunu ortaya çıkarma kabiliyeti sağlıyordu. Bu sayede, günümüz hesap makinaları kadar işlem gücüne sahip bilgisayarın işlem gücü daha önemsiz işlemler yerine iniş fonksiyonlarına ayrılarak, bilgisayarın aşırı veri akışı sebebiyle verimli biçimde çalışamayacak duruma gelmesinin önüne geçiliyordu.

Yazılıma hata düzeltme için ek yapma önerisini NASA başta kabul etmediyse de sonuçta Hamilton baskın geldi ve kendi yazdığı hata ayıklama kodunu ekledi. NASA astronotlarının hata yapmayacağını düşünüyordu. Bu kod, ilk kez Ay’a inileceği Apollo 11 sırasında kritik bir rol üstlendi. İniş sırasında hata sonucu açılmış olan randevu radarı, sisteme aşırı yük binmesine neden olmuştu. Neredeyse tüm cihazların alarm verdiği bir durumda NASA görevi iptal etmeyi dahi düşündü. Ancak Hamilton’ın eklediği yazılım sayesinde sistem iniş için öncelikli olan yerlere kaynak aktararak inişin başarılı biçimde gerçekleşmesini sağlayacaktı.

20 Temmuz 1969 günü, Apollo 11 astronotlarının Ay’a inişini dünya çapında yaklaşık 600 milyon insan canlı olarak izlemişti.

Hamilton TIME’a verdiği demeçte,  Apollo 11 Ay yüzeyine inişini gerçekleştirdiğinde, “aman tanrım, çalıştı!” diye düşündüğünü ifade etmiş.

Apollo uzay aracının bilgisayarı

Apollo porjesi devam ederken mikro çip teknolojisi henüz yeni geliştiriliyordu ve emekleme aşamasındaydı. Dolayısıyla uzaya çıkarmak için yeterince güvenli değillerdi. Bu yüzden o günlerde güvenle kullanılabilecek bir alternatifi kullandılar: bakır düğümler. Bu yapılar çember şeklindeki bir mıktası saran bakır tellerden oluşuyordu. Koddaki her 1 ve 0 için bakır düğümün (halkanın merkezinden geçen düğüm 1; etrafına örülen düğüm ise 0) örülmesi gerekiyordu!

Apollo’nun, bugün ROM olarak nitelendiriğimiz  bakır düğümlerden oluşan hafızası 12,000 kelime (word – burada kelimeden bahsettiğimiz 8-9-10 vs. bitten oluşan veri öbeği) kapasiteliydi. Ayrıca  1,024 kelimelik de geçici, silinebilir hafızası vardı ki buna bugün RAM diyoruz. Apollo Programı’na kadar bu kadar gelişmiş bir bilgisayar kullanılmamış ve yazılım uzay görevinin yürütülmesinde bu kadar önemli bir rol üstlenmemişti.

Sonraki Çalışmalar

Margaret Hamilton 1986 yılında kendi şirketi Hamilton Technologies Inc.’i kurdu ve burada Evrensel Sistem Dili üzerine çalıştı.

Margaret Hamilton NASA’da gerçekleştirdiği çalışmalar için, 2016 yılında, ABD Başkanı Barack Obama tarafından Başkanlık Özgürlük Madalyası ile onurlandırıldı.

Lego figürü Hamilton

Meşhur oyuncak şirketi Lego, 2017 yılında piyasaya çıkan, Amerikan uzay programında kilit rolleri olan bilim, teknoloji, mühendislik, matematik alanlarında önemli işlere imza atan kadınları konu aldığı setinde, Margaret Hamilton’a da yer verdi.