Hubble’ın yörüngeye çıkışı

Hubble Uzay Teleskobu bundan 29 yıl önce yörüngedeki yerini almıştı. Bu süre içinde yaklaşık 45.000 gökcismi üzerinde 1.4 milyondan fazla gözlem gerçekleştirdi ve görevine hâlâ devam ediyor!

Videoda Hubble teleskobunun Discovery uzay mekiğinden robot kol yardımıyla çıkarılışı gözüküyor.

Hubble alçak dünya yörüngesinde 569 km yükseklikte bulunuyor. Yaklaşık 90 dk içinde Dünya etrafında bir tam tur atıyor. Konumu sürekli değiştiğinden bir hedefi devamlı gözlemlemesi mümkün değil. Ayrıca yörüngedeki hareketi sırasında Güneş’ten gelen ışınlar da hesaba katılmak zorunda, aksi halde teleskobun algılayıcıları zarar görür. Bu sebeple videoda da gördüğünüz gibi bir kapağı var!

Hubble yerine geçmesi planlanan James Webb Uzay Teleskobu ise L2 denilen ve Ay’ın dahi çok uzağında duran bir noktada konuşlanacak. Sabit kalabilmesi sayesinde bir hedef kesintisiz biçimde gözlemlenebilecek. Çok soluk gökcisimlerini görüntüleyebilmek için uzun pozlamalı çekimler yapılması gerektiğinden bu özellik bir avantaj.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun 2021’de fırlatılması planlanıyor.

Bode’un Galaksisi – Messier 81 (M81 / NGC 3031)

  • Sağ açıklık: 09 : 55.6
  • Dik açıklık: +69 : 04

Bode’un Galaksisi adıyla da bilinen Messier 81 ( M81 ) ve NGC 3031 katalog numaralarıyla da anılır. Büyük Ayı ( Ursa Major ) takımyıldızı sınırlarında 11.8 milyon ışık yılı uzakta yer alan büyük bir çubuklu sarmal (spiral) gökadadır. 6.94 kadir görünür parlaklıklıktadır.

M81’in aktif gökada çekirdeği yaklaşık, 70 milyon güneş kütlesinde, süper kütleli bir karadelik içerir ki bu Samanyolu’nun merkezinde yer alan kara delikten 15 kat daha büyüktür.

Messier 81 / Bode’un Galaksisi 📷: Tolga Gümüşayak 14 inçlik bir teleskopla toplamda 11.6 saatlik pozlama sonucu elde edilen 139 fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

M81 gökyüzünde 21×10 ark dakika alan kaplar ve kabaca dolunay boyutlarında gözükür. Bize göre olan açısı, sadece birkaç milyon yıl önce ortaya çıkmış olan, sıcak genç yıldızlara sahip, maviye kaçan sarmal kollarını rahatça incelememize fırsat verir. Sarmal kollar aynı zamanda 600 milyon yıl önce oluşmuş yıldız nüfusunu da barındırıyor.

Galaksinin merkezi ise belirgin biçimde, daha yaşlı yıldızlardan oluşuyor. Samanyolumuzun merkezinden çok daha geniş olan bu bölge, yaşlı yıldızların yoğun olması sebebiyle kırmızı renkte gözükür.

Gözlem

Gökyüzünde baktığınızda bir başka gökada olan M82 ile beraber görebilirsiniz.

kaynak: constellation-guide.com/bodes-galaxy-messier-81/ | universetoday.com/47054/messier-81/ |

— Delikanlım! İyi bak yıldızlara

. . . — Delikanlım!. İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin. Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
Delikanlım!. Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir.
Delikanlım!. Sen ki, ya bir köşe başında kan sızarak kaşından gebereceksin, ya da bir darağacında can vereceksin. İyi bak yıldızlara onları göremezsin belki bir daha… . . .
Nâzım Hikmet
Benerci Kendini Niçin Öldürdü?

Daha fazla bilinen hali ile “Delikanlım! İyi bak yıldızlara” diye başlayan şiir esasen Nâzım Hikmet’in Benerci Kendini Neden Öldürdü? adlı eserinin birinci kısım, birinci bab, II. bölümünden bir parçadır.

İyi bakın yıldızlara!

Haftalık Gökyüzü Raporu – 43

Ay’da filizlenen ilk bitkiler

Chang’e-4 yer aracında içinde pamuk, patates, fare kulağı teresi (arabidopsis) ve kanola bitkilerinin tohumları bulunan bir biyosfer deney ekipmanı bulunuyor. Pamuk tohumları çimlenmeyi başararak, Ay üzerinde çimlenen ilk bitkiler olma onuruna eriştiler. Ne yazık ki aşırı soğuk nedeni ile bu bitkilerin ömrü uzun olmadı. Ay kendi etrafındaki dönüşünü uzun sürede tamamladığından, Ay’daki gece ve gündüzler uzun sürmekte bu da aşırı sıcaklık farklarına sebep oluyor.

Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi tarafından düzenlenen ve bu yıl Prof. Dr. Berahitdin ALBAYRAK’ın anılacağı Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği için kayıtlar başladı.

Şenlik 1-4 Ağustos 2019 tarihlerinde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin bulunduğu 2000 m yükseklikteki Saklıkent’te (Antalya) gerçekleşecek ve katılımcılar kendi çadırlarında kalacaklar.

Gökbilim severler tarafından yoğun talebin olduğu Ulusal Gözlem Şenliği tüm astronomi meraklılarına açık olsa da katılımcılarını kontenjan sebebiyle kura ile seçiyor. Şenlik için son başvuru tarihi 1 Mart 2019. Kura sonuçları Mart ayının ilk haftasında açıklanacak. Kayıt için detaylı bilgiyi şenlik kayıt sayfasından edinebilirsiniz.

kozmik sisin içinde dans eden yıldızlar

Yıldızların çoğu Güneşimiz gibi tek başına değil, bir çift veya daha fazla yıldızdan oluşan sistemlerde bulunur. Yeni keşfedilen bir yıldız çifti (HD 98000) ise daha önce sadece var olabileceği ileri sürülmüş fakat hiç görülmemiş bir duruma sahipler. İkili, gaz ve toz diskinin içinde birbirine dik yörüngede dolanıyorlar. Toz disklerinin 3’te birinde gezegen oluştuğu düşünülüyor. Daha önce yıldızların dönüş düzlemi dışında kalan gezegenler gözlemlenmiş olsa da düzlem dışı bir toz halkasına rastlanmamıştı.

HD 98000’in sanatçı gözünden resmi

Yörüngeye reklam panosu

Karl Marx boşuna “Kapitalizm satamadığı ağacı keser” dememiş. Kapitalistler gökyüzünü metalaştırmada yeni ve gece gökyüzünü sevenler için rahatsız edici bir yok bulmuş: yörüngeye reklam panoları yerleştirmek! Bir Rus şirketi olan StartRocket, Orbital Display adlı projesiyle uzaya gece gökyüzünde görülecek reklam panoları yerleştirmeyi amaçlıyor. Proje 300-400 km yükseklikteki bir yörüngeye (ISS’de burada) çıkarılacak küçük küp uydulara dayanıyor. Sürekli Dünya çevresinde dönecek uydular yeryüzündeki bir noktadan 6 dakika boyunca görünür olacaklar. Şirket projenin 2020’de hayata geçmesini, 2022’de de reklam vermeye başlamayı planlıyor.

Ismarlama göktaşı yağmuru

Bir Japon şirketi ise müşterilerine isteğe bağlı göktaşı yağmuru sunmayı amaçlıyor. 400 km yükseklikteki yörüngeye oturtulacak 65 kg ağırlıktaki uydu, istenildiğinde göktaşı yerine geçecek bilyeler taşıyacak. Kulağa reklam panosundan çok daha iyi geliyor.

düz dünyanın patenti alınacak 🤦‍♀️

Dünya’nın düz olduğunu sananların kurduğu Düz Dünya Derneği’nin başkanı Doğukan Özkan “Düz Dünya” adı için marka patent başvurusu yaptıklarını açıklamış. Dernek farklı şehirlerde konferanslar düzenlemeyi ayrıca bir ‘bilim merkezi’ açmayı düşünüyormuş 😱 Keriz silkeleme kokusu alıyorum…

bilim, bilimi reddedenleri açıklıyor

Peki neden bazı insanlar bu kadar mantıksız şeyleri savunuyor? Bir grup psikoloğun 2017 yılında yaptıkları çalışma aşı karşıtları, düz dünyacılar, küresel ısınmayı yok sayanlar gibi çok açık bilimsel destekleri olan şeyleri inkar eden gruplar hakkında ilginç görüşler ortaya koyuyor. Buna göre bu insanlar belli konular üzerinde bilim insanları gibi mantık çerçevesinde düşünmüyor, bunun yerine bir avukat gibi kabul ettikleri fikirleri destekleyen görüşleri kabul edip diğer tüm görüşleri yok sayıyorlar.

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir.

Messier 33 ve NGC 598 katalog numaraları ile de adlandırılan Triangulum galaksisi yaklaşık 3 milyon ışıkyılı uzaklıkta Üçgen takımyıldızı sınırlarında yer alıyor. Astronomi ölçeğinde epey yakın. Nasıl bulabileceğinizi ise AstroTürk’te anlatmıştım.

Triangulum galaksisinin 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğrafı Hubble tarafından yakalanan en geniş ikinci görüntü. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı.

Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Messier 33 (M33) olarak da tanınan Triangulum galaksisinin devasa kompozit fotoğrafı Hubble’ın sahip olduğu Araştırmalar için Gelişmiş Kamerasınca yakalanan 54 farklı parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Fotoğrafı çok daha detaylı inceleyebilmek için buradaki zum aracını kullanmanızı öneririm.

Dediğim gibi üç galaksiden oluşan (cüceler hariç) Yerel Grup gökadalarından biri olmasına karşın diğer komşularına göre oldukça küçük kalıyor Üçgen gökadası. Andromeda 200,000 ışıkyılı, Samanyolu da tahmini 100,000 ışıkyılı çapındayken Üçgen gökadası sadece 60,000 ışıkyılı genişlikte.

Diğer iki büyük komşusunun aksine merkezinde parlak … yok. Aynı zamanda sarmal kollarını birleştiren merkezdeki çubuk yapısına da sahip değil. Buna karşın büyük miktarda gaz ve toz içeriyor, bu da hızlı biçimde yeni yıldızların doğumasını sağlıyor.

kaynak: universetoday |

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Biz dünyada diğer gökcisimlerinin doğuşuna tanıklık ederiz ancak Dünyamızın da bir yerlerde doğuyor olabileceği aklımıza gelmez.

1968 Noel arefesinde, ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılan ayrıca Ay’a ulaşan uzayaracı olan Apollo 8 mürettebatı Ay yörüngesine erişip, Ay’ın görmediğimiz arka yüzünü gören ilk insanlar olduktan sonra Ay ufkunda yükselen Dünya görüntüsüne şahit oldular.

Fotoğraf: Apollo 8 mürettebatından Bill Anders; İşleme ve lisans: Jim Weigang

Yukarıdaki fotoğraf orjinali siyah beyaz olan kaenin renklendirilmiş hali. Astronotlar daha sonra renkli filmle de Dünya’nın fotoğrafını yakaladılar.

Bu heyecanlı anlarda astronotlar arasında şu konuşmalar (tamamen çeviri Türkçesi, idare edin) geçer:

Anders: Aman tanrım! Şurdaki görüntüye bakın! Dünya yükseliyor. Vay, çok güzel.
Frank Borman: Hey, bunu çekme, bu planda yok. (şaka yapıyor)
William Anders: (güler) Renkli filmin var mı, Jim?
Bana hemen renkli film verir misin?
James Lovell: Adamım, bu harika!

Apollo 8’de çekilenler esasen ikinci Dünya’nın doğuşu fotoğrafları. İlki Lunar Orbiter 1 uzayaracı tarafından çekilmişti.

Lunar Orbiter 1 uydusunca yakalanan Dünya’nın doğuşu görüntüsü.

Peki gelecekteki Ay kolonilerinde de Dünya’nın doğuşu izlenebilecek mi?

Ne yazık ki cevap büyük oranda hayır. Kütleçekim kilidi etkisiyle uydumuzun kendi etrafında dönüş hızıyla, Dünya etrafındaki dönüş hızı eşitlenmiş durumda: Dünya’ya hep aynı yüzünden bakıyor. Yani buradaysanız Dünya’yı hemen hemen sabit biçimde görüyorsunuz. Arka yüzünde ise hiç göremiyorsunuz.

Yalnız yörünge hareketinden ötürü oluşan salınım (librasyon) sonucunda görebildiğimiz yüzünün sınırlarında yer alan 2 dereceye varan bir bölgede Dünya doğup batar. Ancak Ay’ın hareketi yavaş olduğundan bu doğuş-batışlar yaklaşık bir aylık süreye yayılır.

kaynak: earthobservatory.nasa.gov | uzaydanhaberler.com |

Spagetti Bulutsusu

Spagetti Bulutsusu, 40 bin yıl kadar önce muazzam biçimde patladığı düşünülen bir süpernovanın kalıntısı. Durgun güzelliğine aldanmayın, saniyede 950 km hızla genişlemeye devam ediyor. Patlamadan geriye yalnızca uzaya saçılan kozmik gaz ve toz bulutu kalmış değil. Eski süpernovanın çekirdeği olup yüksek hızda dönen (saniyede 7 kez!) bir nötron yıldızı ya da başka bir değişle bir pulsar (PSR J0538+2817) kaldı.

Boğa’nın Arabacı takımyıldızı sınırında kalan Spagetti bulutsusu bizden 3000 ışık yılı uzakta. 150 ışıkyılı boyunca uzanan kozmik bulut gece gökyüzünde 3 derecelik alan kaplıyor. Bu da yaklaşık 6 dolunay kadar genişlik demek. Geniş olmasıyla beraber aşırı derecede sönük.

Kozmik spagettinin gökyüzündeki konumu. Büyük bir alan kaplasa da çok sönük olduğundan astrofotoğrafçılık için bile zorlu bir hedef. Gökyüzü haritasında incelemek için tıklayın.

Astronomlar patlayan yıldızın bir zamanlar Arabacı (Auriga) takımyıldızındaki M36 açık yıldız kümesine dahil olduğu düşünüyor.

Spagetti Bulutsusu, Simeis 147 ve Sh2-240 olarak kataloglanmıştır.

kaynak: apod.nasa.gov | annesastronomynews.com | astronomersdoitinthedark.com |

Güneş Sistemi’ndeki en uzak gökcismi (Farout) keşfedildi

Güneş’in 120 AB ötesinde dolanan bir cüce gezegen keşfedildi. Gayrıresmi olarak Farout olarak adlandırılıyor, resmi adı ise 2018 VG18. Şimdiye kadar keşfedilen en uzak cüce gezegen olan bu gökcismi yörüngesinden ötürü Güneş’in etrafındaki bir turunu 1000 yıldan daha uzun bir sürede tamamlayabildiği tahmin ediliyor. Yörüngesinin tam olarak hesaplanabilmesi için birkaç yıl daha gözlem yapılması lazım.

Farout’un bulunduğu uzaklık ile bilinen diğer gezegen/cüce gezegenlerin yörüngeleri. Farout’u temsil eden cisim elbette orantısız boyutta.

Magellan teleskobuyla yapılan gözlemlerle renk ve parlaklık gibi bazı temel özellikleri ortaya çıkarıldı. Buna göre Farout’un rengi pembeye çalıyor. Bu renk buz zengini cisimlerle ilişkilendirilmekte.

Astronomlar Güneş Sistemi’nin uzak sınırlarını araştırdıkça, soğuk, engin bir boşluk olarak görülen bu bölgenin bir dizi gökcismine ev sahipliği yaptığı ortaya çıkıyor. Yakın gelecekte devreye girmeye başlayacak olan gelişmiş teleskoplar ve yeni teknikler sayesinde bu tarz cisimlerden daha fazla keşfedileceği varsayılıyor.

kaynak: universetoday.com | newscientist.com