Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir.

Messier 33 ve NGC 598 katalog numaraları ile de adlandırılan Triangulum galaksisi yaklaşık 3 milyon ışıkyılı uzaklıkta Üçgen takımyıldızı sınırlarında yer alıyor. Astronomi ölçeğinde epey yakın. Nasıl bulabileceğinizi ise AstroTürk’te anlatmıştım.

Triangulum galaksisinin 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğrafı Hubble tarafından yakalanan en geniş ikinci görüntü. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı.

Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Messier 33 (M33) olarak da tanınan Triangulum galaksisinin devasa kompozit fotoğrafı Hubble’ın sahip olduğu Araştırmalar için Gelişmiş Kamerasınca yakalanan 54 farklı parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Fotoğrafı çok daha detaylı inceleyebilmek için buradaki zum aracını kullanmanızı öneririm.

Dediğim gibi üç galaksiden oluşan (cüceler hariç) Yerel Grup gökadalarından biri olmasına karşın diğer komşularına göre oldukça küçük kalıyor Üçgen gökadası. Andromeda 200,000 ışıkyılı, Samanyolu da tahmini 100,000 ışıkyılı çapındayken Üçgen gökadası sadece 60,000 ışıkyılı genişlikte.

Diğer iki büyük komşusunun aksine merkezinde parlak … yok. Aynı zamanda sarmal kollarını birleştiren merkezdeki çubuk yapısına da sahip değil. Buna karşın büyük miktarda gaz ve toz içeriyor, bu da hızlı biçimde yeni yıldızların doğumasını sağlıyor.

kaynak: universetoday |

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Biz dünyada diğer gökcisimlerinin doğuşuna tanıklık ederiz ancak Dünyamızın da bir yerlerde doğuyor olabileceği aklımıza gelmez.

1968 Noel arefesinde, ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılan ayrıca Ay’a ulaşan uzayaracı olan Apollo 8 mürettebatı Ay yörüngesine erişip, Ay’ın görmediğimiz arka yüzünü gören ilk insanlar olduktan sonra Ay ufkunda yükselen Dünya görüntüsüne şahit oldular.

Fotoğraf: Apollo 8 mürettebatından Bill Anders; İşleme ve lisans: Jim Weigang

Yukarıdaki fotoğraf orjinali siyah beyaz olan kaenin renklendirilmiş hali. Astronotlar daha sonra renkli filmle de Dünya’nın fotoğrafını yakaladılar.

Bu heyecanlı anlarda astronotlar arasında şu konuşmalar (tamamen çeviri Türkçesi, idare edin) geçer:

Anders: Aman tanrım! Şurdaki görüntüye bakın! Dünya yükseliyor. Vay, çok güzel.
Frank Borman: Hey, bunu çekme, bu planda yok. (şaka yapıyor)
William Anders: (güler) Renkli filmin var mı, Jim?
Bana hemen renkli film verir misin?
James Lovell: Adamım, bu harika!

Apollo 8’de çekilenler esasen ikinci Dünya’nın doğuşu fotoğrafları. İlki Lunar Orbiter 1 uzayaracı tarafından çekilmişti.

Lunar Orbiter 1 uydusunca yakalanan Dünya’nın doğuşu görüntüsü.

Peki gelecekteki Ay kolonilerinde de Dünya’nın doğuşu izlenebilecek mi?

Ne yazık ki cevap büyük oranda hayır. Kütleçekim kilidi etkisiyle uydumuzun kendi etrafında dönüş hızıyla, Dünya etrafındaki dönüş hızı eşitlenmiş durumda: Dünya’ya hep aynı yüzünden bakıyor. Yani buradaysanız Dünya’yı hemen hemen sabit biçimde görüyorsunuz. Arka yüzünde ise hiç göremiyorsunuz.

Yalnız yörünge hareketinden ötürü oluşan salınım (librasyon) sonucunda görebildiğimiz yüzünün sınırlarında yer alan 2 dereceye varan bir bölgede Dünya doğup batar. Ancak Ay’ın hareketi yavaş olduğundan bu doğuş-batışlar yaklaşık bir aylık süreye yayılır.

kaynak: earthobservatory.nasa.gov | uzaydanhaberler.com |

Spagetti Bulutsusu

Spagetti Bulutsusu, 40 bin yıl kadar önce muazzam biçimde patladığı düşünülen bir süpernovanın kalıntısı. Durgun güzelliğine aldanmayın, saniyede 950 km hızla genişlemeye devam ediyor. Patlamadan geriye yalnızca uzaya saçılan kozmik gaz ve toz bulutu kalmış değil. Eski süpernovanın çekirdeği olup yüksek hızda dönen (saniyede 7 kez!) bir nötron yıldızı ya da başka bir değişle bir pulsar (PSR J0538+2817) kaldı.

Boğa’nın Arabacı takımyıldızı sınırında kalan Spagetti bulutsusu bizden 3000 ışık yılı uzakta. 150 ışıkyılı boyunca uzanan kozmik bulut gece gökyüzünde 3 derecelik alan kaplıyor. Bu da yaklaşık 6 dolunay kadar genişlik demek. Geniş olmasıyla beraber aşırı derecede sönük.

Kozmik spagettinin gökyüzündeki konumu. Büyük bir alan kaplasa da çok sönük olduğundan astrofotoğrafçılık için bile zorlu bir hedef. Gökyüzü haritasında incelemek için tıklayın.

Astronomlar patlayan yıldızın bir zamanlar Arabacı (Auriga) takımyıldızındaki M36 açık yıldız kümesine dahil olduğu düşünüyor.

Spagetti Bulutsusu, Simeis 147 ve Sh2-240 olarak kataloglanmıştır.

kaynak: apod.nasa.gov | annesastronomynews.com | astronomersdoitinthedark.com |

Güneş Sistemi’ndeki en uzak gökcismi (Farout) keşfedildi

Güneş’in 120 AB ötesinde dolanan bir cüce gezegen keşfedildi. Gayrıresmi olarak Farout olarak adlandırılıyor, resmi adı ise 2018 VG18. Şimdiye kadar keşfedilen en uzak cüce gezegen olan bu gökcismi yörüngesinden ötürü Güneş’in etrafındaki bir turunu 1000 yıldan daha uzun bir sürede tamamlayabildiği tahmin ediliyor. Yörüngesinin tam olarak hesaplanabilmesi için birkaç yıl daha gözlem yapılması lazım.

Farout’un bulunduğu uzaklık ile bilinen diğer gezegen/cüce gezegenlerin yörüngeleri. Farout’u temsil eden cisim elbette orantısız boyutta.

Magellan teleskobuyla yapılan gözlemlerle renk ve parlaklık gibi bazı temel özellikleri ortaya çıkarıldı. Buna göre Farout’un rengi pembeye çalıyor. Bu renk buz zengini cisimlerle ilişkilendirilmekte.

Astronomlar Güneş Sistemi’nin uzak sınırlarını araştırdıkça, soğuk, engin bir boşluk olarak görülen bu bölgenin bir dizi gökcismine ev sahipliği yaptığı ortaya çıkıyor. Yakın gelecekte devreye girmeye başlayacak olan gelişmiş teleskoplar ve yeni teknikler sayesinde bu tarz cisimlerden daha fazla keşfedileceği varsayılıyor.

kaynak: universetoday.com | newscientist.com

Voyager 2 yıldızlararası uzaya ulaştı

Voyager 2 uzayaracı 5 Kasım günü heliosferin sınırı olan heliopause bölgesinden çıkarak yıldızlararası uzaya çıkan ikinci uzayaracı oldu. İlki elbette ikizi Voyager 1 olmuştu. İkili 1977 Ağustosunda 16 gün arayla fırlatılmışlardı.

Fırlatma sıradan bir tarihte yapılmadı. O günlerde gaz devleri uzayaracıyla kolayca ziyaret edilecek şekilde konumlanmıştı. Bunu değerlendiren NASA Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü ilk defa ziyaret edecek Voyager’ları geliştirdi.

Voyager 2’nin yakın geçişi sırasında yakaladığı Satürn görüntüsü.

Voyager 2 şu an Güneş’ten 18 milyar kilometre uzakta. Radyo sinyalleri buradan Dünya’ya 16.5 saatte ulaşıyor. Çok uzak; ama Güneş Sistemi’nin dışında değil.

güneş sisteminin sınırı

Güneş Sistemi’nin esas sınırını 1,000 AB’de başlayıp 100,000 ABye kadar uzandığı tahmin edilen Oort Bulutu oluşturuyor. Nükleer pille çalışan Voyager’ların ömrü sınırlı, buna karşın sonsuza dek yol almaya devam edecekler. Bu nedenle farklı bir uzaylı medeniyetiyle karşılaşma olasılıkları düşünülerek üzerlerine Altın Plaklar konuldu.


Mars ve Neptün yakın konumda

Önümüzdeki birkaç gece boyunca Neptün’ü gökyüzünde Mars ile beraber görebilirsiniz. İki gezegenin gökyüzündeki görünür mesafesi 2 ark dakikadan daha az olacak. Mars’ın geçtiğimiz yazdaki yakın konumunda gördüğümüz halinden eser kalmasa da görünür boyutu hâlâ Neptün’ün 4 katı. Şu an Mars 8.9″, Neptün 2.2″ görünür çapa sahip.

Mars bize 14 ışık dakikası uzaklıkta, Neptün ise 4 ışık saati uzağımızda. Bundan ötürü gökyüzünde Mars daha hızlı biçimde yer değiştiriyor. İkiliyi gözlem için acele etmeniz gerekiyor yani.

6 Aralık 2018, Mars ve Neptün’ün 1 derecelik alandaki görüntüsü. Kaynak: Sky and Telescope

Neptün’ü 7.6 cm (3 inç) ve daha büyük çaplı bir teleskop ile kolayca görmek mümkün. Daha büyük çaplı teleskoplar iki gezegenin renkleri arasındaki ayrımı daha keskin biçimde gösterecektir. Neptün atmosferindeki metan gezegene mavi rengini veriyor; Mars’ın kızıl rengi ise demir oksitten kaynaklanıyor, yani bildiğiniz pastan.

kaynak: Bob King, Sky and Telescope

OSIRIS-REx Bennu’ya ulaştı

NASA’nın OSIRIS-REx uzayaracı 3 Aralık 2018 gecesi 101955 Bennu asteroidine vardı. Görev temel olarak asteroidden örnek alıp bunu Dünya’ya geri göndermeyi içeriyor. Yaklaşık 1 yılı örnek almak için en güvenli noktayı tespit etmek için harcadıktan sonra örnek alıp bunlar gönderecek. Herşey yolunda giderse örnekler 2021’de geri dönüş yolculuğuna başlayıp 2023 yılında Dünya’ya varacak.

Bu görev gelecekteki asteroid madenciliği çalışmaları için gereken deneyim ve bilgiyi kazanmak için önemli bir basamak olarak görülebilir.

Bennu asteroidinin kendi etrafındaki tam turu

Peki OSIRIS-REx’in ziyaret edeceği Bennu nerede?

Dünya ile Mars arasında bir yörüngede dolaşan Bennu Güneş’ten yaklaşık 160 milyon km uzaklıkta. Dünya Güneş’e ~150 milyon km uzakta (ki buna Astronomik Birim diyoruz); yani kimi zaman bize oldukça yaklaşıyor. Şu an ise bize 121 milyon km uzakta ilerliyor.

OSIRIS-REx’in Bennu’ya vardığı 3 Aralık 2018’de Dünya ve Bennu’nun konumu.

Bennu bugün asteroid kuşağında yer almamasına karşın bilimciler bir zamanlar bu elmas şeklindeki gökcisminin orada daha büyük bir göktaşının parçası olarak bulunduğunu düşünüyorlar. Bu göktaşı 700 ile 2 milyar yıl önce başka bir tanesiyle çarpışarak parçalandıktan sonra bu çarpışma kopan Bennu’nun bugünkü yörüngesine konumlandığına inanılıyor.

Kaynak: nasa.gov/feature/goddard/2018/osiris-rex-approach | space.com/42602-where-is-asteroid-bennu-osiris-rex-target.html |

Io yükseliyor

NASA’nın Juno uzayaracınca yakalanan bu görüntüde Jüpiter’in aylarından biri olan Io, gaz devinin ufkunda yükselirken görülüyor. Dünya’nın ayından sadece birazcık daha büyük (3,643.2 km) olan Io, güneş sistemindeki volkanik açıdan en aktif gökcismi. Jüpiter’in muazzam gelgit etkisi, ortalama olarak 6 km yükseklikte olan Io volkanlarına gereken enerjiyi sağlıyor.

Io Jüpiter’in Galileo tarafından keşfedilen 4 büyük uydusundan biridir. Jüpiter’in Galileo Uyduları hakkındaki detaylı yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Fotoğraf 29 Ekim 2018 tarihinde Juno gezegenin yüzeyinden 18,400 km yüksekteyken çekilmiş. Ham veriler Gerald Eichstädt ve Justin Cowart adlı iki yurttaş bilimci tarafından işlenmiş. Siz de Juno’nun gönderdiği ham görüntüleri işlemek isterseniz buradan indirebilirsiniz.

kaynak: missionjuno.swri.edu

NGC 1898

NGC 1898

Nasıl? Adeta bir mücevher kutusu gibi, öyle değil mi?

Çok çeşitli yıldızlardan oluşan bu harikulade yıldız topu bir küresel yıldız kümesi olup Yeni Genel Katalog adıyla NGC 1898 olarak anılıyor. Samanyolu galaksimizin uydu gökadalarından Büyük Macellan Bulutu içinde, Kılıçbalığı (Dorado) takımyıldızı sınırlarında yer alan NGC 1898 Britanyalı astronom John Herschel tarafından 24 Kasım 1834 tarihinde keşfedildi.

Büyük Macellan Bulutu, çok fazla yıldız kümesine ev sahipliği yaptığı için yıldız oluşumu evrelerini incelemek için en çok yararlanılan cüce galaksidir.

Görüntüyü yakalayan ise şaşırtıcı olmayacak biçimde Hubble Uzay Teleskobu. Bunun için teleskobun Araştırmalar için Gelişmiş Kamera (Advanced Camera for Surveys) ve Geniş Alan Kamerası 3 (Wide Field Camera 3) kullanılmış.

Büyük ve Küçük Magellan Bulutları Samanyolu gökadasına bağlı uydu galaksilerdir.

NGC 1898 gözlemi

Yaklaşık 163 bin ışık yılı uzağımızda olan NGC 1898, 11.86 kadir mertebesinde görünür parlaklığa sahip, oldukça sönük bir gökcismi. Büyük Macellan Bulutu içinde, cüce galaksinin kolunda bulunan yıldız kümesi ülkemizin bulunduğu enlemlerde izlenememekte.

BSDL 2439 ve ESO 56-90 isimleriyle de anılır.

kaynak:  nasa.gov | apod.nasa.gov/apod/ap181003.html | sci-news.com |

Üçgen (Triangulum) takımyıldızı ve galaksisi (M33)

Andromeda takımyıldızının altında Latince ismi Triangulum, Türkçesi Üçgen olan küçük bir takımyıldız vardır. İsmi, en parlak üç yıldızının oluşturduğu şeklinden geliyor. Aslına bakarsanız en parlak yıldızı bile 3. kadirden sönük bir yıldızdır.

By IAU and Sky & Telescope magazine (Roger Sinnott & Rick Fienberg) – [1], CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=15412499
Babillilerce bilinen Triangulum buradan Antik Yunan’a geçiyor; Adına 2. yüzyılda Batlamyus’un listesinde rastlıyoruz. Yunanlılar üçgen değil Deltoton (Δελτωτόν) ismini vermiş, alfabelerindeki delta (Δ) harfine benzediği için. Eratosthenes Nil Deltası ile ilişkilendirirken, Romalı Hyginus üçgen biçimli Sicilya adasını benzetir. Romalılar, Sicilya’nın korucuyu tanrısı Ceres’in baş tanrı Jüpiter’e adayı gökyüzüne taşıması için yalvardığına inanırdı. Klasik İslam çağında Araplar ilahi adalet terazisine benzettiler.

Küçük bir takımyıldız olmasına karşın içinde önemli bir gökcismi olan, Messier 33 olarak da anılan Triangulum (Üçgen) galaksisini barındırıyor. M33, Yerel Grup Gökadaları içinde Samanyolu ve Andromeda’dan sonra 3. en büyük gökada. Aynı zamanda bize en yakın ikinci gökada olan M33, yaklaşık 2.9 milyon ışık yılı uzağımızda bulunuyor.

Telif Hakkı : Thomas V. Davis (tvdavisastropix.com)

Andromeda‘ya oldukça yakın olduğundan, gökbilimciler M33’ün Andromeda’nın uydularından biri olabileceğini düşünmüştür.
Eğer Üçgen galaksisinde bir gözlemci varsa gökyüzünde Andromeda’nın muhteşem manzarasını görebiliyor demektir. Bu manzaraya bizim galaksimizdekiler birkaç milyar yıl sonra şahit olabilecek.

Sağda büyük olan Andromeda, solda daha küçük gözüken ise Üçgen gökadası. Ortadaki parlak yıldız ise Miraç.

Nasıl gözlemlenir?

Andromeda’yı gözlemlediğiniz bir gecede eğer ışık kirliliği fazla değilse Üçgen’de şansınızı deneyebilirsiniz. Andromeda gökadası ile güneyindeki Miraç yıldızına indiğiniz kadar mesafe boyunca güneye doğru inerseniz M33’ü bulabilirsiniz. Andromeda’yı nasıl bulacağınızı öğrenmek için tıklayın.

En iyi gözlem zamanı Aralık ayı olmasına karşın

Çapı 50 bin ışık yılından (Samanyolu’nun yarısı) büyük olan Üçgen gökadasına, galaktik düzleminin üzerinden bakıyoruz. İzlemek keyifli; fakat yüzeyi çok parlak olmadığı için ışık kirliliğinin etkilediği gökyüzünde küçük dürbün ve teleskoplarla görmek zor olabilir. 5.8 kadir mertebesindeki parlaklığı yeterince karanlık yerlerde gözle tespite imkan veriyor.

Üçgen takımyıldızı sınırları içinde, hepsi 11. kadirden daha sönük olan NGC kataloğunda geçen birkaç gökada daha vardır. NGC 925 sarmal gökadası 30 milyon ışık yılı ötemizde 12 kadir parlaklıkta görülüyor ve gökyüzünde 10 yay dakikası boyunca uzanmakta.

GNC 925. via alchetron.com/NGC-925

Çubulu sarmal sınıfındaki NGC 672 ise 11.6 kadir görünür parlaklıkta 5 yay dakikası genişliğinde. Bizden uzaklığı 19 milyon ışık yılı. Aşağıdaki fotoğrafta (sol) daha yakın fakat daha cılız bir galaksi olan IC 1727  (sağ) ile beraber gözüküyor. IC 1727

NGC 678 ve IC 1727. Rolling Roof Gözlemevi.

Kaynaklar: wikipedia.org | bulutsu.org | earthsky.orgalchetron.com/NGC-925 |