7 Ocak

7 Ocak günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

1610 – Galileo Galilei, Jüpiter’in dört büyük uydusu olan Ganymede, Callisto, Io ve Europa’yı ilk kez gözlemledi. Son ikisini ertesi gün ayırt edebilecekti. Bu uydular sonradan Galileo Ayları olarak anılmaya başlandı. Galileo’nun teleskobunun gözlem kabiliyeti düşük olmasına karşın keşiflerinin etkisi muazzam oldu. O dönemde herşeyin Dünya etrafında döndüğünü iddia eden Dünya merkezli evren modeli hakimdi. Başka bir gezegenin etrafında dönen aylar ise bu fikri sarsıyordu. Galileo ile başlayan gözlem ve keşifler sayesinde Dünya merkezli sistemin yanlışlığı ortaya çıktığı gibi bilimsel devrimin de önü açıldı. Jüpiter ve aylarını gözlerken bu tarihi hatırayı da aklınızda bulundurursunuz. Daha detaylı bilgiye ilgili yazıdan erişebilirsiniz:

Jüpiter’in Galileo Uyduları

Galileo ayları

1785 – İngiliz Kanalı ilk kez havadan aşıldı. Jean-Pierre Blanchard ve John Jeffries hidrojen balonlarıyla İngiltere’deki Dover’dan kalkıp Fransa’da Calais yakınında bir ormana indiler.

1968 – Surveyor Programı: Ay’ı hedefleyen Amerikan robotik uzayaracı programı olan Surveyor serisinin son uzayaracı olan Surveyor 7, Cape Canaveral 36A fırlatma kompleksinden fırlatıldı. Surveyor programında Apollo programı için Ay yüzeyinin araştırılmasını amaçlanıyordu. Serinin Ay’a inmeyi başaran beşinci ve son aracı olan Surveyor 7’nin amacı, Ay’a yumuşak iniş yapmak; iniş sonrası TV resimleri göndermek; kimyasal elementlerin nispi bolluğunu belirlemek; ay materyalini işlemek; konma dinamikleri verilerini elde etmek; termal ve radar yansıtma verilerini elde etmekti. Görevin hedefleri başarıyla gerçekleştirildi. Bunlar dışında, Ay’daki araca Dünya’dan gönderilen lazer ışınları, uzayaracının kamerası tarafından başarıyla görüntülendi.

Surveyor’un Dünya’daki bir modeli.

7 Ocak günü doğanlar ve ölenler:

1893 – Sloven fizikçi ve matematikçi Josef Stefan öldü (d. 1835)
1935 – Rus mühendis ve astronot Valeri Kubasov doğdu (ö. 2014)
1943 – Sırp-Amerikan fizikçi ve mühendis Nikola Tesla öldü (d. 1856)
1984 – Nobel Ödülü sahibi, Alman-Fransız fizikçi ve akademisyen Alfred Kastler öldü (d. 1902)

Arecibo Gözlemevi

57 yıl boyunca astronomi araştırmalarına destek veren Arecibo Gözlemevi çöktü!

Puerto Rico’da konuşlu ünlü gözlemevinin çanağını taşıyan kablolardan bazılarının kopmasıyla yıkılma tehdidiyle yüzleşmişti. 19 Kasım’da faaliyetine son verilen teleskobun tamirinin mümkün olmadığının anlaşılınca yıkılmasına karar verilmişti. Yaşlı teleskop kontrollü yıkıma kadar dayanamadan tamamen çöktü.

Arecibo, onlarca yıl boyunca Dünya’nın en büyük radyo teleskobu ünvanını taşımıştı. Bu ünvan birkaç yıl önce Çin’deki Beş yüz metre Açıklıklı Küresel Teleskobu’na (FAST) geçmişti.

Carl Sagan’ın Contact romanından uyarlanan, aynı isimli sinema filminde ve GoldenEye adlı bir başka filmde sahne olduktan sonra, popüler kültür ikonları arasına girmişti.

Contact filminde Arecibo’da geçen bir sahnede Jodie Foster ablamız ve Matthew McConaughey.

Keşifler

Faaliyete girdikten bir süre sonra, Gordon Pettengill’in liderlik ettiği bir ekip, Merkür’ün kendi etrafında dönüş süresinin 88 gün değil, 59 gün olduğunu keşfetti.

1968 yılında, Lovelace tarafından, nötron yıldızlarının ilk sağlam kanıtı sayılan Yengeç Pulsarı (33 milisaniye) keşfedildi.

1974’da Hulse ve Taylor ilk ikili pulsarı keşfettiler ve bu keşifleri kendilerine 1982 senesindeki Nobel Fizik Ödülü kazandırdı.

SETI ve METI projeleri

Arecibo teleskobu, uzayda Dünya dışı akıllı yaşam arayan SETI projesinde ve Active SETI olarak da bilinen METI projesinde kullanıldı. SETI’de gökyüzü galaksimizin herhangi bir noktasından yollanabilecek sinyal için taranırken, METI’de dünya dışı akıllı varlıklarla temasa geçebilmek için uzaya sinyal gönderiliyordu. SETI’ye nazaran aktif bir araştırma olduğundan buna aktif SETI adı verildi.

Arecibo mesajı

Arecibo mesajı 16 Kasım 1974 tarihinde Arecibo Gözlemevi kullanılarak yayınlanmıştı. Mesaj olası zeki yaşam formlarının çözebileceği, insanlık ve Dünya hakkında temel bilgiler taşıyan bir sinyaldi ve Messier 13 (M13) küresel yıldız kümesine gönderildi. Hedeflenen yıldız kümesi 22,200–25,000 ışık yılı uzaklıkta bulunduğu için, eğer sinyali alan birileri varsa ve temasa geçmek isterlerse, yaklaşık 50 bin yıl sonra cevap alabilirdik. Alabilirdik diyorum, çünkü mesaj sinyalleri, geçen süre içersinde yer değiştirecek olan M13’ü ıskalayacak.

kaynak: vice.com |

2 Kasım

2 Kasım günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

1937 – İlk Piper J-2 Cub tamamlandı. C. G. Taylor tarafından tasarlanan ve üretimini pazarlama dahisi olarak lanse edilen William Piper’ın finanse ettiği uçak, hafif ve ucuz bir hava taşıtı olmuştu.

Piper J-2 Cub

1976 – NASA’nın Mars yüzeyindeki Viking 2 aracı Utopia Planitia bölgesinde güneye baktı:

Viking 2 gözünden Mars yüzeyi, NASA.

2006Mars Global Surveyor, Dünya ile son kez temas kurdu. Mars yörüngesinde çalıştığı dokuz yıl boyunca, Kızıl Gezegen’in atmosferi, yüzeyi ve iç yapısını araştırdı. Elde ettiği bulgularla Mars atmosferinin tekrarlayan hava olayları oluşturduğu keşfedildi.

2019 – Uluslararası Uzay İstasyonu’na ikmal yapmayı amaçlayan bir Cygnus NG-12 uzayaracı Northrop Grumman üretimi Antares roketi ile fırlatıldı. Yaklaşık 3.700 kg yük taşıyan Cygnus’ın içindeki en ilginç şey yerçekimsiz ortam için tasarlanmış bir fırındı. Astronotlar bu fırınla uzayda damla çikolatalı kurabiye pişirdiler. Cygnus bunun dışında bilimsel deneyler, donanım ve uzay istasyonu mürettebatı için malzemeler taşıdı. İstasyona yaklaşan uzayaracını astronotlardan Jessica Meir robot kol yardımıyla istasyona kenetledi.

2 Kasım günü doğanlar ve ölenler:

1885 – Amerikalı astronom ve akademisyen Harlow Shapley doğdu (ö. 1972)
1929 – Nobel ödüllü, Kanadalı fizikçi ve akademisyen Richard E. Taylor doğdu (ö. 2018)
1966 – Nobel ödüllü, Danimarkalı-Amerikan fizikçi ve kimyacı Peter Debye öldü (d. 1884)
2002 – Amerikalı fizikçi ve yazar Charles Sheffield öldü (d. 1935)

Türkiye’den fırlatılan bir roket ilk kez uzay seviyesine çıktı

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, M5Dergi’ye verdiği röportajda ROKETSAN ile ortak yürütülen Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) Geliştirme Projesi kapsamında yapılan fırlatma testlerinde uzayın sınırı kabul edilen ve Karman Sınırı da denilen 100 km irtifanın geçildiğini açıkladı.

ROKETSAN tarafından geliştirilen ve gelecek için planlanan roketler.

Fırlatılan muhtemelen görseldeki Burak isimli sonda roketi. Roket yükselmesini tamamladıktan sonra yerçekimi etkisiyle Dünya’ya geri düşer. Yörüngeye birşeyler yerleştirmek için yükseldikten sonra yeterince yatay hız da kazandırılması gerekiyor. Bir mikro uydunun yörüngeye yerleştirilmesini sağlayacak roketin (görseldeki MIKRO) fırlatması için hedeflenen tarih ise 2025.

Mikro uydular oldukça küçük ve hafifler. Gelişen teknoloji sayesinde çok küçük hacimlere kayda değer donanımlar eklemek mümkün oldu. Bu tarz uydular ayrıca öğrencilerin bilgi birikimi edinmesi için oldukça yararlı platformlar.

Kaynak: M5 Dergi, Görsel: @miguyan2000

Apollo astronotları karantinada: Mobil karantina servisi

Mobil karantina servisi (Mobile quarantine facility), Apollo astronotlarının Ay’dan döndükten sonraki karantina sürecini geçirdikleri taşınabilir yaşam alanıdır. Apollo görevleri sonunda astronotlar Ay’dan taşıyabilecekleri olası hastalık yapıcı Ay organizmalarının Dünya’ya yayılmaması amacıyla karantinaya alınıyordu.

Astronotlar için karantina fikri 80’lerdeki meşhur Cosmos belgeseliyle (ilk seri; bkz: Soluk Mavi Nokta) kitlelerce tanınan Dr. Carl Sagan tarafından ortaya atılmıştı. Sagan, Ay’dan öldürücü organizmalarının bulaşma olasılığını düşük olduğunu belirtse de Dünya’daki yaşamın zarar göreme olasılığı ne kadar düşük olursa olsun dikkate alınması gereken bir risk olarak görüldü.

Mobil karantina servisi (Mobile quarantine facility) içindeki Apollo 11 astronotları dönemin ABD başkanı Nixon ile görüşürken.

Apollo 11, Apollo 12 ve Apollo 14 astronotları karantinaya alındı. Ay’ın tamamen steril olduğu kesinleşince sonraki görevlerinde karantina servisi kullanılmadı.

Astronotların Dünya’dan tecrit edildikleri 21 günlük karantinayı dış dünya ile haberleşebildikleri Mobil karantina servisinde geçiriyordu. Bu servis Airstream modeli bir karavanın astronotların ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilmiş ve ‘mobil’ ibaresine tezat biçimde tekerlekleri sökülmüş haliydi.

kaynak: archives.gov | wikiland.com |