9 Ekim

9 Ekim günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık olayları:

1604: Kepler’in Süpernovası, Kepler’in Yıldızı veya Süpernova 1604 gözlemlendi. Samanyolu galaksimizde meydana gelip, çıplak gözle gözlemlendiği bilinen en son süpernova olan bu patlamanın gökyüzündeki etkisi Johannes Kepler tarafından kayda geçirildi.

Kepler’in Yıldızı veya kısaca SN 1604.

2004: Amerikalı mühendis Maxime Faget öldü (d. 1921) NACA/NASA için çalışan Faget, Mercury uzayaracını tasarlamıştı. Ayrıca X-15 tasarımı üzerinde çalıştı, Gemini & Apollo uzayaraçları tasarımı ve Uzay Mekiği tasarım çalışmalarının erken dönemlerinde katkıda bulundu. Space Industries şirketini kurmak için 1981 yılında NASA’dan emekli oldu.

2009: NASA’nın Ay Öncüsü Robotik Programı kapsamında Ay’a ilk darbe vuruldu.

9 Ekim günü doğanlar ve ölenler:

1704 – Alman matematikçi, fizikçi ve doktor Johann Andreas Segner doğdu (ö. 1777)
1806 – Amerikalı gökbilimci ve araştırmacı Benjamin Banneker öldü (d. 1731)
1858 – Sırp-Amerikalı fizikçi ve kimyager Mihajlo Pupin doğdu (ö. 1935)
1873 – Alman fizikçi ve astronom Karl Schwarzschild doğdu (ö. 1916)
1879 – Nobel Ödülü sahibi, Alman fizikçi ve akademisyen Max von Laue doğdu (ö. 1960)
1933 – Nobel Ödülü sahibi, İngiliz fizikçi ve akademisyen Peter Mansfield doğdu (ö. 2017)
1943 – Nobel Ödülü sahibi, Hollandalı fizikçi ve akademisyen Pieter Zeeman öldü (d. 1865)
2010 – Nobel Ödülü sahibi, Fransız ekonomist ve fizikçi Maurice Allais öldü (d. 1911)

Sally Ride: ilk Amerikalı kadın astronot

Uzaydaki ilk ABDli kadın astronot, uzaya çıkan 3. kadın; Fizikçi; Çocuklar için uzayı keşfetme temalı bilim kitapları yazan, özellikle kız öğrencilerin bilime yönelmesi için desteğini ölene dek sürdüren bir bilim kahramanı.

sally-ride

26 Mayıs 1951’de doğan Ride, Stanford Üniversitesi’nde fizik okudu.

İlk kez 1963 yılında ilk kadın, Valentina Tereşkova, uzaya çıkmıştı. Bu tarihten sonra ise uzun bir dönem kadınlar yörünge faaliyetlerine katılamadılar. 1977 yılında NASA kadın astronot çalışmasına başladığında Sally Ride öğrenimini sürdürmekteydi. Okul gazetesinde kadınları astronot programına davet eden bir ilan gördüğünde başvurmaya karar verdi ve bu iş için seçilen 6 kadından biri oldu.

sally-ride-orta-guvertede

Sonunda Ride, 18 Haziran 1983 tarihinde STS-7 görevi dahilinde Challenger uzay mekiği ile yörüngeye çıkarak, uzaya çıkan ilk Amerikalı kadın ünvanını kazandı. Ride’ın mekikteki görevi robot kolu kontrol etmekti. Uzay mekiğinde taşınan uyduları başarıyla yörüngeye yerleştirdi.

sally-ride-kumanda

Bu görevden sonra 1984 tarihinde tekrar bir uzay mekiği görevi ile uzaya çıktı. Sally Ride sonrasında onlarca kadın daha uzaya çıkma şansına erişti.

1987 yılında NASA’daki görevinden ayrılan Ride, California Üniversitesi’nde ders vermeye başladı. Bilim ve matematik alanında çalışmak isteyen kadınların ve kızlara yardım etmenin yollarını aramaya koyulan Ride, NASA’ya EarthKAM projesini önerdi. EarthKAM orta okul öğrencilerinin Uluslararası Uzay İstasyonu üzerindeki bir kamera ile Dünya’nın fotoğraflarını çekmesini, daha sonra çektikleri fotoğraflar üzerinde çalışmasına dayanıyor. EarthKAM programı bugün Sally Ride’ın adını da taşıyarak devam ediyor.

Sally Ride 23 Temmuz 2012’de ölene dek öğrencilerin, özellikle de kızların bilim ve matematik alanında çalışması için desteğini sürdürdü. Öğrenciler ve öğretmenler için bilim kitapları yazdı, bilim programlarını ve festivallerde çalıştı.

kaynak: NASA |

fotoğraflar: NASA ve Wikipedia

ilk yayın: 19 Haziran 2016

uzay mekiği termal tuğlası

Uzay mekiği ısı kalkanında kullanılan termal tuğlalar.

Bu videoda uzay mekiklerinin ısı kalkanlarında kullanılan termal tuğlaları görüyoruz.
Uzayaraçları çok yüksek hızlarla atmosfere giriş yaparken sürtünmeden ötürü yüzeyleri yüksek sıcaklıklara erişir. Tıpkı kayan yıldız biçiminde gördüğümüz meteorlar gibi. Aracın bir göktaşı gibi yanmasının önüne geçmek için ısı kalkanı kullanılmak zorunda.

Uzay mekiklerinde bu termal tuğlarlar kullanılıyordu. Bizim burda gördüğümüz 1200 santigrat dereceden daha sıcak. Atmosfere girişte 1,650 °C sıcaklığa erişebiliyorlardı. Bu tuğlalar sıcaklığı çok hızlı biçimde yayarak uzaklaştırıyorlar. Bu sayede fırından çıktıktan hemen sonra elle tutabilmek bile mümkün oluyor.

Uzay mekiği termal tuğlalarından biri. Uzay mekiğinin alt kısmındaki tuğlalar ayrıca özel bir siyah katmanla kaplanıyordu. Bu katman tuğlanın daha az ısınmasına yarıyor.

Mekikte çoğunlukla, son derece saf kuartz kumundan üretilen LI-900 silika tuğlalarla kaplıydı. Düşün yoğunluklu bu malzeme (hacminin %94’ü havadan oluşuyor) tıpkı termoslardaki gibi ısının mekiğin ana yapısına geçişine engel oluyordu.

Düşük yoğunluk aynı zamanda düşük ağırlık demek. Termal tuğlanın önemli avantajı çok hafif olması. Apollo komuta modüllerinin ağırlıklarının %15’i ısı kalkanına aitti. Kanatlara sahip uzay mekileri diğer uzayaraçlarının tümünden daha geniş ısı kalkanına ihtiyaç duyduğundan, hafif materyal son derece önem taşımaktaydı.

Uzay yürüyüşü yapılan ilk uzay mekiği görevi: STS-6

Challenger uzay mekiği ilk kez 4 Nisan 1983 günü Kennedy Uzay Merkezi’nden uzaya fırlatıldı. Uzay mekiği görevlerinin 6.’sı olan bu görevde (STS-6) yeni, hafifletilmiş olan tank ve ek itiş roketleri kullanıldı.

Mekik tarihinin ilk uzay yürüyüşü STS-6 görevinde gerçekleştirildi. Astronotlar Story Musgrave ve Don Peterson 4 saat 17 dakika boyunca uzayda ortamında çalışarak, NASA tarafından işletilecek bir iletişim uydusu olan, TDRS-1’i mekiğin kargo bölümünden yörüngeye yerleştirdiler.

Bu uçuşta 4 mürettebat yer alıyordu. Uzay mekiklerinde bundan sonra 2011’deki STS-135 görevi haricinde hep 6 kişilik mürettebat olacaktı. Challenger ikinci uçuşunda (STS-7) ABD’nin ilk kadın astronotu Sally Ride’ı yörüngeye taşıdı.

Challenger uzay mekiğinin ilk uçuşu 4 Nisan 1983’teki bu fırlatmayla başladı.

kaynak: wikipedia.org/STS-6 |

Hubble’ın yörüngeye çıkışı

Hubble Uzay Teleskobu bundan 30 yıl önce yörüngedeki yerini almıştı. Bu süre içinde yaklaşık 45.000 gökcismi üzerinde 1.4 milyondan fazla gözlem gerçekleştirdi ve görevine hâlâ devam ediyor!

Videoda Hubble teleskobunun Discovery uzay mekiğinden robot kol yardımıyla çıkarılışı gözüküyor.

Hubble alçak dünya yörüngesinde 569 km yükseklikte bulunuyor. Yaklaşık 90 dk içinde Dünya etrafında bir tam tur atıyor. Konumu sürekli değiştiğinden bir hedefi devamlı gözlemlemesi mümkün değil. Ayrıca yörüngedeki hareketi sırasında Güneş’ten gelen ışınlar da hesaba katılmak zorunda, aksi halde teleskobun algılayıcıları zarar görür. Bu sebeple videoda da gördüğünüz gibi bir kapağı var!

Hubble yerine geçmesi planlanan James Webb Uzay Teleskobu ise L2 denilen ve Ay’ın dahi çok uzağında duran bir noktada konuşlanacak. Sabit kalabilmesi sayesinde bir hedef kesintisiz biçimde gözlemlenebilecek. Çok soluk gökcisimlerini görüntüleyebilmek için uzun pozlamalı çekimler yapılması gerektiğinden bu özellik bir avantaj.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun 2021’de fırlatılması planlanıyor.