OSIRIS-REx Bennu’ya ulaştı

NASA’nın OSIRIS-REx uzayaracı 3 Aralık 2018 gecesi 101955 Bennu asteroidine vardı. Görev temel olarak asteroidden örnek alıp bunu Dünya’ya geri göndermeyi içeriyor. Yaklaşık 1 yılı örnek almak için en güvenli noktayı tespit etmek için harcadıktan sonra örnek alıp bunlar gönderecek. Herşey yolunda giderse örnekler 2021’de geri dönüş yolculuğuna başlayıp 2023 yılında Dünya’ya varacak.

Bu görev gelecekteki asteroid madenciliği çalışmaları için gereken deneyim ve bilgiyi kazanmak için önemli bir basamak olarak görülebilir.

Bennu asteroidinin kendi etrafındaki tam turu

Peki OSIRIS-REx’in ziyaret edeceği Bennu nerede?

Dünya ile Mars arasında bir yörüngede dolaşan Bennu Güneş’ten yaklaşık 160 milyon km uzaklıkta. Dünya Güneş’e ~150 milyon km uzakta (ki buna Astronomik Birim diyoruz); yani kimi zaman bize oldukça yaklaşıyor. Şu an ise bize 121 milyon km uzakta ilerliyor.

OSIRIS-REx’in Bennu’ya vardığı 3 Aralık 2018’de Dünya ve Bennu’nun konumu.

Bennu bugün asteroid kuşağında yer almamasına karşın bilimciler bir zamanlar bu elmas şeklindeki gökcisminin orada daha büyük bir göktaşının parçası olarak bulunduğunu düşünüyorlar. Bu göktaşı 700 ile 2 milyar yıl önce başka bir tanesiyle çarpışarak parçalandıktan sonra bu çarpışma kopan Bennu’nun bugünkü yörüngesine konumlandığına inanılıyor.

Kaynak: nasa.gov/feature/goddard/2018/osiris-rex-approach | space.com/42602-where-is-asteroid-bennu-osiris-rex-target.html |

firavunun uzaylı hançeri

Mısır firavunlarından Tutankhamun 9 yaşında tahta geçti, 19’unda öldü. Öldükten sonra da tüm firavunlar gibi değerli eşyalarla beraber gömüldü. Bu eşyalar içersinde yer alan bir hançerin uzaydan gelen bir meteorit (Dünya’ya düşen meteor/göktaşı) materyalinden imal edildiği ortaya çıktı.

Esasen bu durum çok da şaşırtıcı değil. Demir madenciliğinin keşfedilmediği antik çağlarda Dünya’ya düşen demir içerikli meteoritler işlenerek silah ve süs eşyası yapımında kullanılıyordu. Yani antik çağlarda bir nevi uzay madenciliği yapılıyordu.

tutankamunun-uzayli-hanceri

Kahire’deki Mısır Müzesi ve İtalya’daki Pisa Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ortak çalışmasının sonuçları 29 Mart 2016’da The Meteoritical Society‘de yayınlandı.

X-ışını florasan spektrofotometri yöntemini kullanan araştırmacılar bu sayede hançerin yapısını, herhangi bir temas olmadan veya zarar vermeden ortaya çıkarabilmeyi başarmış. Demirden imal edilen bıçak ağırlıkça yüksek bir yüzdeyle (%10.8) nikel ve düşük miktarlarda (%0.58) kobalt, fosfor ve diğer elementleri içeriyor. Bu alaşım genel olarak meteorit kalıntıların yapısına benzemekte.

tutankamun-tabut
Tutankhamun’un demir hançeri (34.2 cm), tabutunun içinde görülüyor. Telif: Griffith Institute, University of Oxford

Firavunla birlikte gömülen hazinenin içinde ilgi çeken yalnızca bu hançer değil. Bir de bokböceği kolyesi (Ne o beğenemedin mi? oysa Antik Mısır’da çok sevilirdi) var. Bu kolye silika camdan imal edilmiş. Silika cam, göktaşının çölde yere çarptığı anda ortaya çıkan yüksek sıcaklıkta kumun erimesiyle oluşabiliyor.

kaynak: astronomy.com |

Lüksemburg uzay madenciliğinde lider olmak istiyor

Lüksemburg; sadece yarım milyon nüfusa sahip ve Yalova ilimizden sadece bir parça daha büyük bir Avrupa ülkesi. Şimdi bu küçücük ülke, küçük olmanın büyük hayaller kurmak için engel olmadığını bize bir kere daha hatırlatıyor. Lüksemburg uzay madenciliği konusundaki girişimleri destekleyeceğini açıkladı. Hedef bu alanda lider konuma gelmek.

uzay-madenciligi
Ay’dan getirilen taş örnekleri ve kuyruklu yıldız tozu toplamak dışında şimdiye dek bir uzay madenciliği faaliyeti yok, pratik açıdan yakın bile değiliz ancak birkaç özel şirket bu işle ciddi olarak ilgileniyor. Devletlerin uzay ajansları da göktaşlarına araştırma seferleri düzenliyor veya düzenlemeyi planlıyor. Belli bir tarih vermek zor ancak uzay madenciliği bilimkurgu öğesi olmaktan çıkacak.

Bu heves boşuna değil, zira uzay madenciliği bir zorunluluk. Kullandığımız kimi elementlerin dünyadaki stoğu oldukça sınırlı buna karşın tüketim hızla devam ediyor. Bunların yerlerini alacak başka maddeler bulmak da pratikte çok olanaklı değil. Bu sebeple gezegenimizde azalan bu kaynakları uzaydan getirmek zorundayız. İşin güzel yanı, Dünya’da çok az bulunan şeyler uzayın kimi noktalarında bolca bulunmakta.

Lüksemburg uzay madenciliğinda uzun erimli bir ekonomik gelişim hedefliyor. Bu yönde çalışan, teknoloji üreten şirketler desteklenecek. Nihai hedef şu an varolmayan bu sektörde lider olmak. Lüksemburg’un bu büyük hayali temelsiz sayılmaz, ülke bir kaç uydu operatörüne ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri olan SES’in 50’yi aşkın uydudan oluşan bir filosu var. Uzaydaki göktaşlarından maden çıkarmak için gerekli yasal çerçeveyi geliştirmek üzerinde çalışan Lüksemburg eğer planında başarılı olursa, uzay madenciliğinin en önemli merkezi konumuna gelecek.

kaynak: gizmodo.com