ASELSAT

ASELSAN’ın ASELSAT uydusu Transporter 1 görevi dahilinde, 143 uydu ile beraber uzaya çıktı. Bu fırlatmayla SpaceX, tek seferde en fazla uydu gönderme rekorunun yeni sahibi oldu.

ASELSAT

ASELSAT

ASELSAN’ın geliştirdiği ASELSAT’da, şirket tarafından geliştirilen bileşenler İTÜ ve Gumush Aerospace’in ürettiği platforma entegre edildi. ASELSAN’ın geliştirdiği bazı sistemlerin test edilmesine yarayacak. Ana yükünü ise minyatürize edilmiş bir X-band vericisi oluşturacak. İkincil yük ise radyasyon seviyesini ölçecek bir dozimetre. Uydu ayrıca 30 metre çözünürlüklü bir kameraya sahip.

SpaceX’in Transporter-1 görevi ile uzaya çıkacak olan uydu Güneş-eşzamanlı yörüngede görevini icra edecek. SpaceX toplu fırlatmada kg başına 5 bin dolar fatura kesiyor; Bu nedenle 5 kg ağırlığındaki uydunun fırlatmasının maliyeti 25 bin dolar civarında; oldukça uygun.

Rideshare Programı ve Transporter 1 görevi

Günümüzde çok sayıda küçük boyutlu uydu üretiliyor. Bunlara özel fırlatma çözümleri geliştirilse de bunlar henüz yeterli olgunluğa ve kapasiteye erişmedi. Bu sebeple bu küçük uyduların sahipleri, Kurban’da dokuz kişi birleşip danaya girer gibi, büyük roketlere topluca giriyorlar. (UBAKUSAT gibi, önce ISS’e kargolanıp buradan uzaya bırakılanları da unutmayalım)

Falcon 9

SpaceX’in Rideshare Programı kapsamındaki Transporter 1 görevi tam da bu amaç için tasarlandı. SpaceX’in Falcon 9 roketi, bu görevde tek seferde 143 uyduyu yörüngeye taşımayı amaçlıyor. Uydulardan 10’u SpaceX’e ait Starlink uydusu. Geriye kalanlar ise mikro veya küpsat boyutunda değişen uydular. Falcon 9, 525 km kutup yörüngesine çıkarak uyduları yörüngelerine yerleştirecek.

Transporter-1 göreviyle uzaya çıkacak uydular.
ASELSAT arkada olduğundan görülemiyor.

kaynak: Sibel Türkoğlu |

Jüpiter’in Galileo Uyduları

İlk defa 1610 yılında Galileo tarafından keşfedildikleri için Jüpiter’in en büyük 4 uydusu, Io, Europa, Ganymede ve Callisto, kaşifleri anısına Galileo Uyduları veya Galileo Ayları (Galilean Moons) olarak anılmaktadırlar. Bir dürbünle dahi (üç ayağa bağlamanız şartıyla; yoksa görüntünün titremesinden bir şey farkedemezsiniz) bu uyduları kolayca seçebilirsiniz. Zaten Galileo’nun teleskobu sizin elde edebileceğiniz en küçük gözlem aracından daha güçsüzdü.

Galileo’nun teleskobunun gözlem kabiliyeti düşük olmasına karşın keşiflerinin etkisi muazzam oldu. O dönemde herşeyin Dünya etrafında dönüğünü iddia eden Dünya merkezli evren modeli hakimdi. Başka bir gezegenin etrafında dönen aylar ise bu fikri sarsıyordu. Galileo ile başlayan gözlem ve keşifler sayesinde Dünya merkezli sistemin yanlışlığı ortaya çıktığı gibi bilimsel devrimin de önü açıldı. Jüpiter ve aylarını gözlerken bu tarihi hatırayı da aklınızda bulundurursunuz.

Galileo ayları

Io, Europa, Ganymede ve Callisto… İsimleri mitolojide Jüpiter’in (Yunanca: Zeus) aşk yaşadığı kadın karakterlerden geliyor. İsim babaları da Galileo’dan başkası değil.

Tüm Galileo Uydularının, tıpkı bizim ayımız gibi kütle çekim kilidi sebebiyle hep aynı yüzleri Jüpiter’e dönüktür. Yörüngeleri de senkron yörünge olarak tanımlanıyor.

Jüpiter’in bilinen aylarının sayısı 69. Kütle karşılaştırması yaptığımızda ise geri kalan 65 uydunun neredeyse hiçbir ağırlığı yok. Jüpiter’in tüm uydularının toplam kütlesinin neredeyse tamamı Galileo Ayları’ndan geliyor. Diğer uyduların toplam kütlesi, Jüpiter uydularının toplam kütlesinin yalnızca %0.003 (yüz binde üç)

Bu aylar oldukça büyükler. Hepsi Plüton’dan büyük; kimisi Ay ve Merkür’ü geride bırakıyor boyut olarak. Boyutlarının sıralamasını  fikir vermesi adına diğer yakın boyuttaki gökcisimleri ile birlikte şu şekilde yapabiliriz:
Mars, Ganymede, Titan, Merkür, Callisto, Io, Ay, Europa

Galileo uyduları ile Dünya ve Ay'ın boyutlarının karşılaştırması
Galileo uyduları ile Dünya ve Ay’ın boyutlarının karşılaştırması

Io

Io, Galileo uyduları içinde Jüpiter’e en yakın olanı. Bizim ayımızdan %20 kadar daha büyük. Yüzeyinde yüzlerce volkan var. Zirvelerin ortalama yüksekliği 6 kilometreye ulaşıyor. Io’nun volkanik olarak bu kadar aktif olmasının sebebi Jüpiter’e çok yakın oluşu.

Io
Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke üzerinden geçiyor.

Jüpiter’in muazzam gelgit etkisi Io’ya enerji sağlıyor. Daha detalı bilgiye Io yazısından erişebilirsiniz.

Europa

Europa, dışarıdan baktığınızda -220 derecelik yüzey sıcaklığı ile donmuş bir dünyadır. Yüzeyinin altında ise 100 km derinlikte tüm küreyi saran bir okyanus olduğu düşünülüyor. Su ile kaplı olması Europa’ya yaşam barındırma potansiyeli veriyor. Eğer hali hazırda bir canlılık yoksa bile günün  birinde bir insan kolonisi için uygun bir yerleşim yeri olabilir.

Europa
Europa. Telif: NASA/JPL-Caltech/SETI Enstitüsü

Jüpiter’den 670,900 km ortalama uzaklıktaki Europa’nın dolanım süresi 3 gün 13 saat 13 dakika (3,551 gün)

Ganymede

Tüm Güneş Sistemi’ndeki en büyük ve en kütleli uydu Ganymede’dir. Öyle ki Merkür gezegeninden bile %8 daha büyüktür. Diğer bir önemli özelliği ise manyetik alana sahip tek uydu oluşudur. Jüpiter’in etrafını ortalama 1,070,400 km uzaklıktan, kabaca bir haftada dolanır.

Ganymede
Ganymede. Telif: NOAA

Ganymede, yarı yarıya silika kayalar ve su buzundan oluşuyor. Oksijenden oluşan ince bir atmosfere sahip.

2022 yılında fırlatılması planlanan Avrupa Uzay Ajansı’nın JUICE uzayaracı Jüpiter’in diğer sulak uydularına yakın geçiş gerçekleştirdikten sonra Ganymede’in yörüngesine girecek.

Callisto

4,821 kilometrelik çapıyla Güneş Sistemi’nde Ganymede ve Satürn’ün Titan’ı ardından üçüncü büyük uydudur. Jüpiter’den ortalama uzaklığı 1,883,000 km ve dolanımını 16 günden biraz daha uzun sürede tamamlıyor.

Callisto da yaklaşık olarak yarı yarıya kaya ve su buzundan oluşur. Kraterlerle dolu yüzeyinde su buzu, karbondioksit, silikatlar ve organik bileşikler mevcut. Yüzeyinin altında ise sudan oluşan bir okyanus bulunması muhtemel.

Callisto
Callisto. Telif: NASA/JPL/DLR

İlk yayım: 13 Ocak 2018

kaynaken.wikipedia/Moons_of_Jupiter |

Uzaydan İber Yarımadası

İlk bakışta sadece İspanya ve Portekiz paylaşıyor gibi gözükse de küçük bir ülke olan Andorra ve Cebelitarık’ta sahip olduğu küçük bir kara parçasıyla Britanya’nın da İber’de toprağı var.

İber Yarımadası’nın Sentiel 3 uydusunca çekilmiş görüntüsü.

Avrupa ve Afrika’yı birbirinden ayıran Cebelitarık Tarık’ın Dağı demen olan ismini Tarık bin Ziyad’dan alıyor. bin Ziyad 711 yılında ordusuyla Afrika’dan İber’e bu noktadan çıktı ve askerlerini etkilemek için gemileri yaktırdı. Gemileri yakma deyimi buradan çıktı ve Maskeli Balo’ya kadar yürüdü. Savaşın Emeviler’in zaferi ile sonuşlandı ve gelişmiş Endülüs medeniyetinin önü açılmış oldu.

Görüntü ESA’nın Sentinel-3  uydusu tarafından 14 Mayıs 2019 tarihinde yakalandı.

LAGEOS 1 – uzaydaki disko topu

Disko müzik 1970’lerin ikinci yarısında dünyayı sardı. Üzeri aynalarla kaplı, gelen ışınları dans salonunun duvarlarına farklı açılarla yansıtan aynalı top da diskoların etkisiyle bu dönemde disko topu ismini aldı.

Resimde görülen her ne kadar disko topuna benzese ve aynı döneme ait olsa da aslında bambaşka bir nesne; bu bir uydu. 4 Mayıs 1976’da uzaya fırlatılan LAGEOS 1 (LAser GEOdynamics Satellite – 1) Dünya’nın kutupları boyunca uzanan bir yörüngeye sahip, 1.2 metre çapında ve 408 kg ağırlığında pasif bir uydu.

Pasif, yani üzerinde herhangi bir enerji sistemi, iletişim ve diğer fonksiyonları sağlayacak bileşenler ve hareketli parça yok. Kendisi ölçüm yapmasa da bilim insanları yerini kesin şekilde bildikleri uyduya gönderdikleri yüksek duyarlılıktaki lazer ışınlarının geri dönüş süresini ölçerek yeryüzünün depremler, kıta kaymaları ve diğer jeofizik olaylar sebebiyle oluşan hareketlerini inceleyebiliyorlardı.

Bir disko topunun aksine aynaları gönderdiğiniz ışınları farklı açılarla yansıtmak yerine doğrudan geldikleri noktaya yönlendiriyor. Bunun için belli açılarla yerleştirilmiş birkaç ayna kullanılıyor. Bisikletlerde veya gece farkedilmeyi sağlayan kıyafetlerde kullanılan ‘kedi gözü’ diye tabir edilen yansıtıcılarla aynı prensipte çalışıyorlar.

kaynaknasa.gov | fb/NASAHistoryOffice |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 19

Dünya’nın yarı-uydusu keşfedildi

Dünya’nın Ay dışında bir başka kozmik arkadaşının daha olduğu ortaya çıktı. Keşfedilen 2016 HO3 isimli asteroid Dünya’nın yarı uydusu olarak nitelendiriliyor. 38-120 metre çapında olduğu tahmin edilen gökcisminin yüz yıllar boyunca gezegenimizi terk etmeyecek.

Uzay İstasyonu mürettebatından 3 kişi Dünya’ya döndü

sefer47-donus

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki 186 günlük görev süresi dolan Sefer 47’in 3 üyesi Dünya’ya geri döndü. Soyuz TMA-19M uzayaracı ile yörüngeden ayrılan Tim Kopra (NASA), Tim Peake (ESA) ve Yuri Malenchenko’yu (Roscosmos) yerde Rus kurtarma ekibi karşıladı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronot ve kozmonotların faaliyetlerini Uzay İstasyonu’nun sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz: Twitter, Facebook, Instagram.

Uzay İstasyonu’nun ticari 3B yazıcısından ilk çıktı alındı

istasyon-3d-yazici

Uzay İstasyonu’na Nisan sonunda gönderilen 3 boyutlu yazıcıdan ilk çıktı alındı: astronotların istasyonun bakımını yaparken kullanabileceği bir anahtar. Eklemeli Üretim Tesisi (Additive Manufacturing Facility – AMF) ismi verilen bu 3 boyutlu yazıcının üreticisi, daha önce de uzaya ilk 3B yazıcıyı gönderen Made In Space şirketi. Uzaydaki yazıcının astronotların ihtiyaç duyduğu bazı aletlerin Dünya’dan getirilmeye gerek kalmadan İstasyon bünyesinde üretilmesinden, Dünya’da üretilen bazı gereçlerin uzay ortamına adapte edilmiş tasarımlarının test edilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanım alanı olacak.

Satürn halkasındaki bozulma

saturn-halka-jetleri
telif: NASA / JPL-CALTECH/SPACE SCIENCE INSTITUTE

Nasıl ki Ay’ın çekim etkisi Dünya denizleri üzerinde gel-git şeklinde görülüyorsa, Satürn’ün uydularının çekim etkisi de gezegenin halkalarında belirir. NASA’nın Cassini uzayaracının yakaladığı bu görüntüde Satürn’ün en dıştaki F halkasındaki, kimi zaman “jetler” diye de tabir edilen bozulmalardan birini yakalamış. Fakat bu kez bunun sorumlusu, resmin sağ altında görülen Pandora isimli uydu değil.

Uçaklar uyduların yerini alabilir mi?

uydu-ucak

Boeing yıllarda havada kalacak bir uçağın patentini aldı. Tasarlanan oldukça garip görünümlü bu uçak, enerjisini üstündeki güneş panellerinden alarak, yüksek irtifalarda uçabiliyor. Böylesi bir uçağın taşıma kapasitesi sınırlı olsa da uyduların yerine geçebilmesini sağlayacak gözlem ve iletişim sistemlerini taşıyabilir.

Dr. Umut Yıldız söyleşileri

umut-yildiz-curiosity

ShiftDelete.Net, NASA/JPL bünyesinde çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız ile NASA’nın geleceği ve gelecek teknolojiler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir başka yayın organı Al Jazeera Türk’e de konuşan Yıldız burada da Türkiye’nin Mars’a yolculuk planına dahil olması gerektiğini ifade etti.

Türkiye Uzay Ajansı ile bu alanda söz sahibi olabilir miyiz?

Türkiye Uzay Ajansı’nın (TAU) kurulması senelerdir gündemde. Kurulunca tüm sorunlar hallolmayacak belki ancak onlarca yıllık eksik kapatılmış olacak. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Türker Özkan verdiği röportajda TAU’nun kurulması ile Türkiye’nin bu alanda söz sahibi ülkeler arasına girebileceğini kaydetmiş.

Çorum Merkez, sallıyo herkez

corum-merkez

Anadolu Ajansı’nın geçen haftaki Çorum’la ilgili haberi epey gündem oldu. AA’nın geçtiği “Google, dünyanın merkezini Çorum olarak işaretledi” haberinin aslının wikipedia’yı trolleyen vatandaşlarımız olduğu ortaya çıkınca haber geri çekilmek zorunda kaldı. Haber yaparken güvenilir kaynaklar kullanmanın ve bilim haberleri yapacak muhabirlerin temel bilimsel bilgi düzeylerinin önemi bir kere daha kendini hatırlattı.

Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yaşında!

16 Haziran 2015’te başladığım ve o hafta gökyüzü ile ilgili haberlerden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yılı geride bıraktı. Her ne kadar haftalık desem de her hafta yazamadım, kimi zaman yazdım ama tamamlayamadım. İkinci seneyi daha iyi bir performansla kutlamayı umuyorum.