Uzaydan İber Yarımadası

İlk bakışta sadece İspanya ve Portekiz paylaşıyor gibi gözükse de küçük bir ülke olan Andorra ve Cebelitarık’ta sahip olduğu küçük bir kara parçasıyla Britanya’nın da İber’de toprağı var.

İber Yarımadası’nın Sentiel 3 uydusunca çekilmiş görüntüsü.

Avrupa ve Afrika’yı birbirinden ayıran Cebelitarık Tarık’ın Dağı demen olan ismini Tarık bin Ziyad’dan alıyor. bin Ziyad 711 yılında ordusuyla Afrika’dan İber’e bu noktadan çıktı ve askerlerini etkilemek için gemileri yaktırdı. Gemileri yakma deyimi buradan çıktı ve Maskeli Balo’ya kadar yürüdü. Savaşın Emeviler’in zaferi ile sonuşlandı ve gelişmiş Endülüs medeniyetinin önü açılmış oldu.

Görüntü ESA’nın Sentinel-3  uydusu tarafından 14 Mayıs 2019 tarihinde yakalandı.

Jüpiter’in Galileo Uyduları

İlk defa 1610 yılında Galileo tarafından keşfedildikleri için Jüpiter’in en büyük 4 uydusu, Io, Europa, Ganymede ve Callisto, kaşifleri anısına Galileo Uyduları/Ayları (Galilean Moons) olarak anılmaktadırlar. Bir dürbünle dahi (üç ayağa bağlamanız şartıyla; yoksa görüntünün titremesinden bir şey farkedemezsiniz) bu uyduları kolayca seçebilirsiniz. Zaten Galileo’nun teleskobu sizin elde edebileceğiniz en küçük gözlem aracından daha güçsüzdü.

Galileo’nun teleskobunun gözlem kabiliyeti düşük olmasına karşın keşiflerinin etkisi muazzam oldu. O dönemde herşeyin Dünya etrafında dönüğünü iddia eden Dünya merkezli evren modeli hakimdi. Başka bir gezegenin etrafında dönen aylar ise bu fikri sarsıyordu. Galileo ile başlayan gözlem ve keşifler sayesinde Dünya merkezli sistemin yanlışlığı ortaya çıktığı gibi bilimsel devrimin de önü açıldı. Jüpiter ve aylarını gözlerken bu tarihi hatırayı da aklınızda bulundurursunuz.

Galileo ayları

Io, Europa, Ganymede ve Callisto… İsimleri mitolojide Jüpiter’in (Yunanca: Zeus) aşk yaşadığı kadın karakterlerden geliyor. İsim babaları da Galileo’dan başkası değil.

Tüm Galileo Uydularının, tıpkı bizim ayımız gibi kütle çekim kilidi sebebiyle hep aynı yüzleri Jüpiter’e dönüktür. Yörüngeleri de senkron yörünge olarak tanımlanıyor.

Jüpiter’in bilinen aylarının sayısı 69. Kütle karşılaştırması yaptığımızda ise geri kalan 65 uydunun neredeyse hiçbir ağırlığı yok. Jüpiter’in tüm uydularının toplam kütlesinin neredeyse tamamı Galileo Ayları’ndan geliyor. Diğer uyduların toplam kütlesi, Jüpiter uydularının toplam kütlesinin yalnızca %0.003 (yüz binde üç)

Bu aylar oldukça büyükler. Hepsi Plüton’dan büyük; kimisi Ay ve Merkür’ü geride bırakıyor boyut olarak. Boyutlarının sıralamasını  fikir vermesi adına diğer yakın boyuttaki gökcisimleri ile birlikte şu şekilde yapabiliriz:
Mars, Ganymede, Titan, Merkür, Callisto, Io, Ay, Europa

Io

Io, Galileo aylarının Jüpiter’e en yakın olanı. Bizim ayımızdan %20 kadar daha büyük. Yüzeyinde yüzlerce volkan var. Zirvelerin ortalama yüksekliği 6 kilometreye ulaşıyor. Io’nun volkanik olarak bu kadar aktif olmasının sebebi Jüpiter’e çok yakın oluşu.

Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke üzerinden geçiyor.

Jüpiter’in muazzam gelgit etkisi Io’ya enerji sağlıyor. Daha detalı bilgiye Io yazısından erişebilirsiniz.

Europa

Europa, dışarıdan baktığınızda -220 derecelik yüzey sıcaklığı ile donmuş bir dünyadır. Yüzeyinin altında ise 100 km derinlikte tüm küreyi saran bir okyanus olduğu düşünülüyor. Su ile kaplı olması Europa’ya yaşam barındırma potansiyeli veriyor. Eğer hali hazırda bir canlılık yoksa bile günün  birinde bir insan kolonisi için uygun bir yerleşim yeri olabilir.

Europa. Telif: NASA/JPL-Caltech/SETI Enstitüsü

Jüpiter’den 670,900 km ortalama uzaklıktaki Europa’nın dolanım süresi 3 gün 13 saat 13 dakika (3,551 gün)

Ganymede

Tüm Güneş Sistemi’ndeki en büyük ve en kütleli uydu Ganymede’dir. Öyle ki Merkür gezegeninden bile %8 daha büyüktür. Diğer bir önemli özelliği ise manyetik alana sahip tek uydu oluşudur. Jüpiter’in etrafını ortalama 1,070,400 km uzaklıktan, kabaca bir haftada dolanır.

Ganymede. Telif: NOAA

Ganymede, yarı yarıya silika kayalar ve su buzundan oluşuyor. Oksijenden oluşan ince bir atmosfere sahip.

2022 yılında fırlatılması planlanan Avrupa Uzay Ajansı’nın JUICE uzayaracı Jüpiter’in diğer sulak uydularına yakın geçiş gerçekleştirdikten sonra Ganymede’in yörüngesine girecek.

Callisto

4821 kilometrelik çapıyla, Güneş Sistemi’nde Ganymede ve Satürn’ün Titan’ı ardından üçüncü büyük uydudur. Jüpiter’den uzaklığı 1,883,000 km ve dolanımını 16 günden biraz daha uzun sürede tamamlıyor.

Callisto da yaklaşık olarak yarı yarıya kaya ve su buzundan oluşur. Kraterlerle dolu yüzeyinde su buzu, karbondioksit, silikatlar ve organik bileşikler mevcut. Yüzeyinin altında ise sudan oluşan bir okyanus bulunması muhtemel.

Callisto. Telif: NASA/JPL/DLR

kaynaken.wikipedia/Moons_of_Jupiter |

LAGEOS 1 – uzaydaki disko topu

Disko müzik 1970’lerin ikinci yarısında dünyayı sardı. Üzeri aynalarla kaplı, gelen ışınları dans salonunun duvarlarına farklı açılarla yansıtan aynalı top da diskoların etkisiyle bu dönemde disko topu ismini aldı.

Resimde görülen her ne kadar disko topuna benzese ve aynı döneme ait olsa da aslında bambaşka bir nesne; bu bir uydu. 4 Mayıs 1976’da uzaya fırlatılan LAGEOS 1 (LAser GEOdynamics Satellite – 1) Dünya’nın kutupları boyunca uzanan bir yörüngeye sahip, 1.2 metre çapında ve 408 kg ağırlığında pasif bir uydu.

Pasif, yani üzerinde herhangi bir enerji sistemi, iletişim ve diğer fonksiyonları sağlayacak bileşenler ve hareketli parça yok. Kendisi ölçüm yapmasa da bilim insanları yerini kesin şekilde bildikleri uyduya gönderdikleri yüksek duyarlılıktaki lazer ışınlarının geri dönüş süresini ölçerek yeryüzünün depremler, kıta kaymaları ve diğer jeofizik olaylar sebebiyle oluşan hareketlerini inceleyebiliyorlardı.

Bir disko topunun aksine aynaları gönderdiğiniz ışınları farklı açılarla yansıtmak yerine doğrudan geldikleri noktaya yönlendiriyor. Bunun için belli açılarla yerleştirilmiş birkaç ayna kullanılıyor. Bisikletlerde veya gece farkedilmeyi sağlayan kıyafetlerde kullanılan ‘kedi gözü’ diye tabir edilen yansıtıcılarla aynı prensipte çalışıyorlar.

kaynaknasa.gov | fb/NASAHistoryOffice |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 19

Dünya’nın yarı-uydusu keşfedildi

Dünya’nın Ay dışında bir başka kozmik arkadaşının daha olduğu ortaya çıktı. Keşfedilen 2016 HO3 isimli asteroid Dünya’nın yarı uydusu olarak nitelendiriliyor. 38-120 metre çapında olduğu tahmin edilen gökcisminin yüz yıllar boyunca gezegenimizi terk etmeyecek.

Uzay İstasyonu mürettebatından 3 kişi Dünya’ya döndü

sefer47-donus

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki 186 günlük görev süresi dolan Sefer 47’in 3 üyesi Dünya’ya geri döndü. Soyuz TMA-19M uzayaracı ile yörüngeden ayrılan Tim Kopra (NASA), Tim Peake (ESA) ve Yuri Malenchenko’yu (Roscosmos) yerde Rus kurtarma ekibi karşıladı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronot ve kozmonotların faaliyetlerini Uzay İstasyonu’nun sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz: Twitter, Facebook, Instagram.

Uzay İstasyonu’nun ticari 3B yazıcısından ilk çıktı alındı

istasyon-3d-yazici

Uzay İstasyonu’na Nisan sonunda gönderilen 3 boyutlu yazıcıdan ilk çıktı alındı: astronotların istasyonun bakımını yaparken kullanabileceği bir anahtar. Eklemeli Üretim Tesisi (Additive Manufacturing Facility – AMF) ismi verilen bu 3 boyutlu yazıcının üreticisi, daha önce de uzaya ilk 3B yazıcıyı gönderen Made In Space şirketi. Uzaydaki yazıcının astronotların ihtiyaç duyduğu bazı aletlerin Dünya’dan getirilmeye gerek kalmadan İstasyon bünyesinde üretilmesinden, Dünya’da üretilen bazı gereçlerin uzay ortamına adapte edilmiş tasarımlarının test edilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanım alanı olacak.

Satürn halkasındaki bozulma

saturn-halka-jetleri
telif: NASA / JPL-CALTECH/SPACE SCIENCE INSTITUTE

Nasıl ki Ay’ın çekim etkisi Dünya denizleri üzerinde gel-git şeklinde görülüyorsa, Satürn’ün uydularının çekim etkisi de gezegenin halkalarında belirir. NASA’nın Cassini uzayaracının yakaladığı bu görüntüde Satürn’ün en dıştaki F halkasındaki, kimi zaman “jetler” diye de tabir edilen bozulmalardan birini yakalamış. Fakat bu kez bunun sorumlusu, resmin sağ altında görülen Pandora isimli uydu değil.

Uçaklar uyduların yerini alabilir mi?

uydu-ucak

Boeing yıllarda havada kalacak bir uçağın patentini aldı. Tasarlanan oldukça garip görünümlü bu uçak, enerjisini üstündeki güneş panellerinden alarak, yüksek irtifalarda uçabiliyor. Böylesi bir uçağın taşıma kapasitesi sınırlı olsa da uyduların yerine geçebilmesini sağlayacak gözlem ve iletişim sistemlerini taşıyabilir.

Dr. Umut Yıldız söyleşileri

umut-yildiz-curiosity

ShiftDelete.Net, NASA/JPL bünyesinde çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız ile NASA’nın geleceği ve gelecek teknolojiler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir başka yayın organı Al Jazeera Türk’e de konuşan Yıldız burada da Türkiye’nin Mars’a yolculuk planına dahil olması gerektiğini ifade etti.

Türkiye Uzay Ajansı ile bu alanda söz sahibi olabilir miyiz?

Türkiye Uzay Ajansı’nın (TAU) kurulması senelerdir gündemde. Kurulunca tüm sorunlar hallolmayacak belki ancak onlarca yıllık eksik kapatılmış olacak. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Türker Özkan verdiği röportajda TAU’nun kurulması ile Türkiye’nin bu alanda söz sahibi ülkeler arasına girebileceğini kaydetmiş.

Çorum Merkez, sallıyo herkez

corum-merkez

Anadolu Ajansı’nın geçen haftaki Çorum’la ilgili haberi epey gündem oldu. AA’nın geçtiği “Google, dünyanın merkezini Çorum olarak işaretledi” haberinin aslının wikipedia’yı trolleyen vatandaşlarımız olduğu ortaya çıkınca haber geri çekilmek zorunda kaldı. Haber yaparken güvenilir kaynaklar kullanmanın ve bilim haberleri yapacak muhabirlerin temel bilimsel bilgi düzeylerinin önemi bir kere daha kendini hatırlattı.

Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yaşında!

16 Haziran 2015’te başladığım ve o hafta gökyüzü ile ilgili haberlerden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yılı geride bıraktı. Her ne kadar haftalık desem de her hafta yazamadım, kimi zaman yazdım ama tamamlayamadım. İkinci seneyi daha iyi bir performansla kutlamayı umuyorum.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 15

Uydu Uzay ve Teknoloji Günleri

Haftasonu çok yoğun olduğum için Gökyüzü Raporu’nu yetiştiremedim. Daha kötüsü Cuma-Cumartesi gerçekleşen Uydu Uzay ve Teknoloji Günleri‘ne katılamadım 🙁

Yıl sona emek üzere, yavaş yavaş 2015’in muhasebesini yapan listeler yayınlanmaya başladı. Time dergisi 2015 yılının en iyi uzay fotoğraflarının listesini yapmış. 56 fotoğraflık liste görülmeye değer.

Astronot Cristoforetti 2015’in en önemli kadın figürlerinden biri

Financial Times gazetesi de 2015’in kadınları listesi hazırlamış. Listede Avrupa Uzay Ajansı ESA’nın astronotu Samantha Cristoforetti de yer alıyor. Aynı zamanda İtalya’nın ilk kadın astronotu olan Cristoforetti mikro yerçekiminde ilk defa espresso yaparak daha önce hiç gerçek kahve içilmemiş olan yörüngede bir başka ilke de adını yazdırmayı başarmıştı. Cristoforetti uzayda 199 gün geçirdi; alttaki fotoğraf “dalya” dediği 100. güne ait.

100_days_of_Futura

Küçük bir yıldızın yüzeyindeki fırtına gözlemlendi

Güneş fırtınalarına alışığız; ancak uzay teleskopları uzaktaki küçük bir yıldızda çok daha ilginç bir şey keşfetti: Jüpiter’in Kırmızı Leke’sine benzer bir fırtına.

İnsanlık için küçük ABD için büyük adım

Özel bir şirketin NASA için ürettiği Cygnus (Kuğu) korgo sondası Uluslararası Uzay İstasyonu’na ikmal gerçekleştirdi. Böylece uzay mekiklerinin emekliye ayrılmasından sonra alçak yörüngeye insan ve kargo taşıma kapasitesini kaybeden Amerika eski günlerine kısmi olarak döndü. NASA astronot taşımacılığını da tamamen özel sektöre devretti.

20151209_cygnus-deke-slayton_f840

Merak Mars kumullarına erişti

NASA’nın Merak (Curiosity) gezgini gayrıresmi şekilde Yüksek Kumul olarak adlandırılan kumullara ulaştı. Koyu kum tepelerini daha yakından inceleyecek olan Merak, kumdan örnek alıp üzerindeki bilim ekipmanlarına yerleştirecek. Mars’taki kumullar aktif. Mars’ın ince atmosferindeki zayıf rüzgarlarla yılda 1 metre kadar yol yer değiştiriyorlar.

mars-sand-dunes

Plüton’un en detaylı görüntüsü şimdi renkli

Yeni Ufuklar’ın cüce gezegen Plüton’a 14 Temmuz 2015’de gerçekleşen yakın geçişinde elde ettiği en keskin görüntülerin renkli halleri yayınlandı. Yüksek çözünürlüklü bu mozaik görüntüde her bir piksel (fotoğrafı oluşturan noktalar) Plüton’un yüzeyinde 77×85 metrelik alanı kapsıyor. Daha önce piksek piksel görüntüleriyle yetindiğimiz bir gökcismiydi!

color-swath-use-12-10-15_closeup

Foto
raf, Plüton’un kuzey batısındaki dağlık alan ile gayrıresmi olarak Sputnik Planum olarak anılan düzlüğün kesiştiği bölgede 80 km genişliğinde bir alanı gösteriyor.

uzay gemilerinin boyutları

Bazı önemli bilimkurgu filmlerinden hatırladığımız uzay gemilerinin boyutlarını karşılaştıran oldukça güzel bir animasyon hazırlanmış. Videoyu hazırlayan MetaBallStudios. Başlarda göreceğiniz Uluslararası Uzay İstasyonu’nun bir futbol sahasına sığabileceğini hatırlatayım.

Yükselen deniz seviyesi Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatabilir.

Science Advances’da yayınlanan bir makaleye göre bilim insanlarını uzun süredir meşgul eden bir muamma olan Muks’ın gizemi çözülmüş olabilir. Wlater Munk, 2002 yılında yayınladığı bir makalede  tarihsel deniz seviyesi yükselmeleriyle gezegenin dönüşü arasında bir bağ olduğunu ileri sürüyor. Jerry Mitrovica liderliğindeki bir takım, bilgisayar modelleri kullanarak yaptığı çalışma İÖ 499 yılından günümüze kadar, buzul çağının sona ermesiyle yükselen su seviyesi nedeniyle gezegenimizin toplamda 4,5 saat yani yılda ortalama 2.4 saniyelik bir yavaşlama yaşadığını gösteriyor.

liquidmountainslakeerie5

Yavaşlamaya esas olarak Ay’ın sebep olduğu gelgitler sebep oluyor ve su seviyesi yükseldikçe bu etkinin ölçülebilir derecede artacağı bu çalışma sayesinde ortaya konmuş oluyor.

50 yıl sonra Dünya nasuıl bir yer olacak?

Tempo dergisi Aralık sayısında Dr. Umut Yıldız’a “50 yıl sonra Dünya nasıl bir yer olacak?” diye soruyor, Dr. Umut Yıldız cevaplıyor:

agir-sanayi-aya

Akatsuki Venüs’e kavuştu

Japon Hava-Uzay Araştırma Ajansı’nın (JAXA) Akatsuki (Japonca: Şafak) uzayaracı Venüs’ün yörüngesine 5 yıllık bir rötarın ardından girmeyi başardı. 7 Aralık 2010 tarihinde ana roket motorunda meydana gelen bir hata nedeniyle gezegeni ıskalayan Akatsuki bu defa yavaşlatmak için yedek reaksiyon kontrol sistemi kullandı. Venüs’ü yakalayamayınca Güneş’in yörüngesinde 9 tur attı. Akatsuki’nin 5 yıllık yörüngesini animasyon şeklinde bu youtube sayfasından izleyebilirsiniz.

Uçak tepesinde seyahat

Windspeed firmasının yeni icadı, uçak yolculuğunu genelde ekonomi sınıfının dar koltuklarında geçirmeye alışık olanlar için değil sanırım: uçağın tepesinde camdan bir kubbenin altında çift kişilik bir koltuk.

windspeed

Firma cam kubbenin uçapın geri kalanı kadar sağlam olduğunu iddia ediyor. Aşırı hava koşulları, kuş çarpması gibi durumlardan sağ salim çıkarmış. Instagram fotoğrafları çekmek için kanat üzerindeki koltuklara, sevişmek içinse uçak tuvaletine sıkı bir rakip olur.

Batman’da astronomi semineri

Mezopotamya Astronomi Derneği’nce (MAD), Batman Üniversitesi’nin Batı Raman yerleşkesindeki Fen Edebiyat Fakültesi’nde seminer verildi. Dernek başkanı ve astronom Mahmut Tekeş, dünden bugüne astronomi, astronomideki önemli anlar, Türkiye’de astronomi çalışmaları ve güncel konular üzerinde açıklamalarda bulundu.

Pekin havası kırmızı alarm veriyor

Geçen hafta Çin’in bazı şehirlerinde kirlilikten ötürü sarı alarm olduğundan bahsetmiştim. Bu hafta alarm seviyesi kırmızıya yükseldi.

cin-havasi-kirmizi-alarm

Dronlar Alemi

Kickstarter batan dron projesini gazeteciye araştırtacak

Kickstarter 3.4 milyon dolarla batan proje için bir gazeteci tuttu. Britanyalı dron geliştiricisi Torquing Group, Zano adlı dron projesiyle Kickstarter’da en çok fon toplayan Avrupalı girişim olmuştu. Çok tutan proje sadece iki ay içersinde 3.4 milyon dolar toplamayı başarmasına karşın 2015 Nisan’ında dağıtmaya söz verdiği dronların çalışan bir prototipi henüz ortaya koyamadı. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su olan Ivan Reedman istifa etti!

zano
büyük hayal kırıklığı yaratan Zano

Şimdi Kickstarter iyi başlayıp feci bir sonla biten projede neler olduğuna dair gerçeği açığa çıkarmak için Mark Harris isimli serbest bir gazeteciyle anlaştı.

Daha önce The Guardian, The Economist, Wired UK, New Scientist gibi önemli basın kuruluşlarında görev almış olan gazeteci ve serbest teknoloji yazarı olan Harris şimdi Kickstarter’da fonlanan projeyi araştıracak. Kickstarter ile yaptığı anlaşmaya göre Kickstarter Mark’ın yazısını değiştirme hakkına sahip değil.

Başakşehir Belediyesi kaçakla İHA ile mücadele edecek

dron-basaksehir2

İstanbul’daki Başakşehir Belediyesi kaçak inşaatlarla mücadele için insansız hava aracı kullanmaya başladı. Aracı geliştirenler Başakşehir Fen Lisesi öğrencileri. Gençler bunun için belediyenin Living Lab adlı yaşam laboratuvarını kullanmışlar. Bilime yatırım yapan kazanıyor.

dron-basaksehir

Polis dronu

Egemenler, halkı kontrol güçlerinde açılan gediklerden hoşlanmazlar ve İHA’lar bu konuda istisna oluşturmuyor.

polis-dron

Japonya’da Tokyo polisi uçuşa yasak bölgelere giriş yapmaya yeltenecek dronlar için polis İHA’ları almış. Bu araçlar dronları ağlarla engelleyecek. Tokyo polisi “patlayıcı taşıyan İHA’larla terörist saldırı yapılması bir ihtimal” demiş.

Bu yılın başlarında 40 yaşında bir Japon, nükleer enerjiyi protesto etmek amacıyla radyoaktif kum taşıyan bir dronu başbakan Shinzo Abe’nin ofisine indirmişti.

Uçan arkadaş

fleye

Yaklaşık 23cm çapıyla futbol topu büyüklüğünde olan bu sevimli dron görünümüyle alışıla gelmiş türdeşlerinden ayrılıyor. Dışardan bakınca pervaneler ve iskelet yapısı görülmüyor; pervaneleri korunaklı konumda. Belçikalı mühendislerin geliştirdiği Fleye bir kişisel otonom robot, sizi takip edebiliyor, wifi ile akıllı telefona bağlanıyor ayrıca GPS, jiroskop gibi 7 farklı algılayıcısı Linux işletim sistemli mini bilgisayarla kontrol ediliyor. Bir de 5 megapiksel HD kameraya da sahip. Doğrusu 2015 biterken insan hiç olmazsa full HD çözünürlük bekliyor. Sadece 10 dakika havada kalabilmesi de uçan robot arkadaş için biraz az.

Dronlar için gece görüş kamerası

Ünlü dron firması DJI yeni gece görüş teknolojili drone kamerası Zenmuse XT’yi tanıttı. Kamera termal görüntüleme sistemi sayesinde zifiri karanlıkta bile çekim yapabiliyor.

Somon göçü

Dronlar Alaska’daki somon göçünü belgelemiş:

Phobos’un içi oyuk mu?

50 ve 60lı yıllarda, Mars aylarından biri olan Phobos‘un içinin oyuk olabileceği düşünülüyordu. Bu spekülasyonun ortaya çıkmasına neden olansa, uydunun alışıldık olmayan yörünge özellikleriydi.

Mars Ekspresi uzay aracı geçtiğimiz çarşamba günü Phobos’a yakın geçiş yaptı. Gökcisminin 67 km yakınından geçen araç herhangi bir fotoğraf çekmedi ve diğer gözlem ekipmanları da kapatılmıştı. Yer istasyonundakiler, Phobos’un uzay aracı üzerindeki çekim gücünü inceleyebilmek için sadece saf radyo sinyallerini duymak istiyordu.

Bilim insanlarına göre Phobos ikinci nesil bir uydu. Birinci nesil uydular, ana gökcismiyle hemen hemen aynı dönemde birlikte oluşuyorlar. İkinci nesil uydularsa gezegenleri ile sonradan biraraya geliyor. Phobos’un muhtemelen Mars’ın çekim etkisiyle yörüngesine girmiş bir küçük gezegen olduğu düşünülüyor.

Önceki yakın geçişlerde yapılan incelemeler, Phobos’un %25-35 gözenekli olması gerektiğini göstermişti. Bu sonuç gezegenbilimcilere Phobos’un Mars’ın etrafında tur atan bir “moloz yığını”ndan biraz daha fazlası olduğu konusunda yol gösterdi. Büyük ve küçük parçaların biraraya gelmesiyle oluşan bir moloz yığını, bu parçalar birbirine tam uymayacağı için içinde boşluklara sahip olacaktır.

Mart ayı içersinde Mars Ekspresi, Phobos’a yeniden yakın geçiş yapacak. Bu seferkinde uzay aracı, uydunun yüksek çözünürlüklü görünülerini yakalayacak.

EK (17 Mart): Bahsettiğim yüksek çözünürlüklü fotoğraflar yayınlandı. Konuyla ilgili yeni yazım ve  yeni fotoğraflar..

kaynak: universetoday.com | görüntü: arcadiastreet.com

Haiti’deki facianın uydulara yansıması

Zaten pek çok sorunu olan, işgal ve emperyalizm manipülasyonlarıyla gelişme fırastı bulamayan Haiti, bir de yerkürenin darbesini yedi. Zaten sorunlu olan ülke bir de deprem felaketi yaşayınca, uluslararası yardımların dahi doğru dürüst ulaştırılamadığı bir hal aldı.

wired.com’da Haiti’nin uydu fotoğraflarını gördüm. Aşağıda açık bir alana sığınan evleri yıkılmış veya yeniden dönmeye korkan insanlar gözüküyor. Sitedeki albümde google earth’e yansıyan 10 mekanın fotoğrafları, felaketten öncesi ve sonrası olarak yayınlanıyor. Meraklısına not: deprem bu kez güneş tutulmasından önce gerçekleşti!

kaynak: wired.com | görüntü: Google/Geoeye


uzay istasyonunu izlemek

Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) bugünlerde Amerikalı ve Avrupalı gözlemciler için oldukça iyi bir hedef. Aşağıdaki görüntüyü Fransa’dan fotoğrafçı Patrice Arnaudet of Val d’oise yakalamış. UUİ’nin bıraktığı izin ortasında parlayan nokta ise Jüpiter.

UUİ’nin ne zaman hangi noktada görülebilir olacağını takip etmek için spaceweather.com sitesinin uydu bulucu sayfasını kullanabilirsiniz. Karşınıza çıkan boşluklara ülkenizi, şehrinizi ve semtinizi yazdıktan sonra, gelecek 10 gün içersindeki konumunu, kaç kadir parlaklıkta olduğunu ve gökyüzünün neresinde görüleceğini gösteriyor.

Yukarıdaki görüntüde ( Don Bradbury ), ağacın arkasında görülen UUİ’nin izden, uydunun ne kadar parlak olduğu anlaşılıyor. Aşağıdaki görüntüde ise ( Matthew Cook ), UUİ ve Ann Arbor şehrinin ışıkları birlikte görülüyor.

Sputnik’in 60. yıldönümü

Sputnik 1

Bu yazı ilk olarak Sputnik 1’in 50. yılı için yazılmıştır.

60 yıl önce, Sovyetler’in nükleer başlıklarını fırlatmak amacıyla tasarlanan R-7 roketi, Rusça’da uydu / yoldaş anlamına gelen Sputnik’i (Спутник) uzaya fırlatmak için kullanılıdı. 41 uydudan oluşan Sputnik serisinin ilk uydusu olan Sputnik 1 , insan yapımı ilk uydu ve uzay çağının başlangıcı olarak tarihteki yerini alırken, dünyaya yalnızca “bip” sinyalleri yollayabiliyordu.

3 Kasım 1957 yılında fırlatılan Sputnik 2 ise uzaya ilk köpeği (Laika) yollama başarısını erişti; Dünya yörüngesindeki ilk canlı ı aynı zamanda ilk ölü de oldu, çünkü Sputnik 2 Laika’yı salimen dünyaya getirebilme kabiliyetinden yoksundu.

Sputnik 3 için 3 Şubat 1958’deki ilk deneme başarısız olurken, 15 Mayıs günü coğrafi araştırma araçları taşıyan uydu yörüngeye yerlştirildi.

1960’a gelindiğinde, Sputnik 5 ile, iki köpek, 40 fare ve çeşitli bitkiler yörüngeye çıkartılıp, dünyaya güvenli bir şekilde geri döndüler.

Soğuk savaşın başlamış olduğu bu dönemde, komünistlerin uzaydaki başarıları karşısında, sovyet nükleer silahlarının Amerika’yı vurabileceği düşüncesi Amerikan halkı arasında bir kriz doğururken, teknoloji alanında geri kaldığını anlayan ABD, NASA‘nın kuruluşu gibi önemli adımlar atarak uzay yarışı için daha fazla kaynak ayırmaya başladı.

Arama motoru google Sputnik 1’in 50. yılı için şu doodle ile kullanıcılarını karşılamıştı:

Google'ın putnik'in 50. yıldönümü için hazırladığı logosu

Kaynak: first-sputnik.blogspot.com | bulutsu.org/ggg | amsat.org