Samantha Cristoforetti

Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) bağlı İtalyan astronot. 23 Kasım 2014’te uzay istasyonuna çıktı. Bunun için 8500 astronot adayı arasından sıyrılarak ESA’nın 3. kadın astronotu seçilmesi gerekti.

Kasım 2014 ve Haziran 2015 tarihleri arasında 199 gün (+16 saat 42 dakika) boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda uçuş mühendisi olarak görev aldı, Sefer 42 – 43 mürettebatlarına dahil oldu.

Sosyal medyayı iyi kullanan astronotlardan biri olduğu için epey hayran edindi. İtalyan astronot, mikro yerçekiminde ilk defa espresso yaparak daha önce hiç gerçek kahve içilmemiş olan yörüngede bir ilke adını yazdırmayı başarmıştı.

Samantha Cristoforetti Dünya manzarasına karşı espressosunu yudumluyor.

ASI’ın (İtalyan uzay ajası) Futura Görevi kapsamında bilimsel deneyleri gerçekleştirdi.

Futura, İtalyanca “gelecek” anlamına geliyor ve dişil ifadeye sahip. Fizik, biyoloji ve insan psikolojisi, radyasyon araştırması ve teknoloji tatbikatlarını konu alan deneyleri içeren bir bilim programı. Gelcekte Güneş Sistemi’nde gerçekleşecek insanlı araştırmalardaki hayatı iyileştirmeyi amaçlıyor.

Samantha Cristoforetti’nin kısa biyografisi

26 Nisan 1977’de Milan’da dünyaya geldi.

Liseyi 1996’da bitirdikten sonra bir yıl değişim öğrencisi olarak ABD’de eğitim gördü.

2001’de Almanya’daki Münih Teknik Üniversitesi’nden makina mühendisliği diplomasıyla mezun

Fransa’da Ecole Nationale Supérieure de l’Aéronautique et de l’Espace’de dört ay deneysel bir ayrodinamik projesinde çalıştı.

Master tezini, Moskova’daki Mendeleev Kimyasal Teknolojiler Üniversitesi’nde, katı roket yakıtları üzerine hazırladı.

İtalyan Hava Kuvvetleri Akademisi’ndeki eğitimleri kapsamında, Naples Federico II Üniversitesi’nde havacılık bilimlerini lisans derecesiyle tamamladı. Akademiden en yüksek nişan olan Onur Kılıcı kazanarak 2005 yılında mezun oldu.

2005-2006 arasında ABD’nin Sheppard hava üssünde görev aldı. Avrupa-NATO Jet Pilot Eğitimi’ni tamamlayıp savaş pilotu oldu.

2007-2008’de uçuş eğitimini İtalya’da sürdürdü.

2009 Mayısında ESA astronotu olarak seçildi. Kasım 2010’da temel astronot eğitimini tamamladı.

Nihayet 23 Kasım 2014’de Kazakistan’dan fırlatılan bir Soyuz uzayaracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıktı.

Astronot Cristoforetti 2015’in en önemli kadın figürlerinden biri seçildi.

Kaynak: ESA |

CIMON: astronotlar için robot asistan

Uluslararası Uzay İstasyonu mürettebatı yeni bir üyeye merhaba diyecekler. Yeni üye 3D yazıcıda üretilmiş, metal ve plastik karışımı ve yaratıcılarının deyimiyle “bir çeşit uçan beyin”.

CIMON (Crew Interactive Mobile Companion) yapay zeka (YZ) taşıyan, otonom, uzay istasyonunun içinde mikro yerçekimi ortamında uçabilecek bir robot. İnsanlara sevimli gelecek bir yüzü ve IBM’in YZ teknolojisinden gelen bir sesi var.

CIMON, Airbus ve IBM şirketlerinin ortaklığında geliştiriliyor. Robotun görevi ISS astronotlarına asistan olarak destek vermek. Robot, astronotlara sorunları çözerken istedikleri verileri gösterecek.

5 kg ağırlığındaki CIMON, ISS’e çıkmadan önce Avrupa Uzay Ajansı astronotlarından Alexander Gerst ile alıştırma yaparak kendini geliştirecek. Daha sonra Gerst ile birlikte uzay istasyonundaki görevine başlayacak.

kaynak: space.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 33

Elon Musk Mars’a arabasını yollayacak

O kadar tuhaf bir haber ki kimse kolay kolay inanamadı ve haberin şaka değil gerçek olduğunun teyit edilmesi gerekti. Şaka deği gerçek: Elon Musk’ın kurucusu olduğu SpaceX şirketi Mars’a yine Elon Musk’ın Tesla Roadster model elektrikli arabasını gönderecek.

Tesla Roadster

SpaceX, birkaç yıldır başarısıyla ün kazanan yenilenebilir roket sistemi Falcon 9’ların abisi Falcon Heavy roketini deneyecek. Riskli ilk deneme için de pahalı bir kargo değil elbette ses getirici ucuz bir yükü Mars’a göndermeye karar vermişler. Falcon Heavy roketleri Falcon 9 roketlerinin birinci kademesinden üç tanesinin birleştirilmesiyle oluşturulacak. Şimdiye kadarki en güçlü roket olacak Falcon Heavy’nin asıl hedefi Mars olacak.

Falcon Heavy

Yıldızlararası ilk ziyaretçi

Pan-STARRS gözlemevi araştırmacıları tarafından yapılan araştırmalar sonucu Güneş Sistemi dışından geldiğinden şüphelenilen cismin yıldızlararası uzaydan geldiği kesinleşti. Gökbilimciler ilk defa şahit olduğumuz bu ziyaretçiye ʻOumuamua adını koydu. Bu isim Havai dilinde izci, keşif eri anlamı taşıyor. Daha mecazi anlamı ise “uzak geçmişten ulaşan bir elçi”. Başındaki kesme işareti değil Havai  dahil pek çok Polinezya dilinde kullanılan bir simge (Okina).

James Webb teleskobu vakum odasından çıktı

James Webb Uzay Teleskobu 18 Kasım 2017 tarihinde nihayet 12 metre genişlikte, 40 tonluk kapısı olan mahzen benzeri kriyojenik test odası Chamber A’den çıkarıldı. Burada yaklaşık 100 gün boyunca, optik teleskop ve bilimsel araçların uzay ortamında (çok soğuk ve vakumlu) düzgün çalışıp çalışmadığı test edildi. James Webb’in bir sonraki durağu uzayaracı elemanı ile birleştirileceği California’daki Northrop Grumman Hava-Uzay Sistemleri olacak.

Yazılım hatası Ruslara 19 uyduya mal oldu

Soyuz 2.1b roketi ile beraber yörüngeye çıkacak 19 Rus uydusu, roketteki yazılım hatası sonucu atmosferde yanarak yok oldu. Rokette meteoroloji uydusu Meteor-M N.2-1 ve 18 küçük uydu vardı. Fırlatma Rusların çoğu zaman kullandığı Baykonur’dan değil yeni inşaa ettikleri Vostochny Kozmodromu‘ndan gerçekleştirildi. Hataya konumdaki değişimin güncellenmemesinin sebep oalbileceği düşünülüyor.

Soyuz 2.1b roketi

Wikipedia’ya uzaydan içerik girildi

Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya yörüngesinde sürekli olarak yer değiştirdiğinden istasyonda internet erişimi sağlamak oldukça meşakatli bir konu. Astronotların internet ile olan bağları yer kontrol aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Astronot Paolo Nespoli’de aynı yolu izletip online ansiklopedi Wikipedia’ya uzaydan içerik giren ilk insan oldu. Astronot bir ses kaydını Dünya’ya gönderdi. Daha sonra bu kayıt yerdekiler tarafından Wikipedia’ya eklendi.

Hindistan Ay yolcusu

Hindistan 2018 Mart’ında, yani sadece 4 ay sonra Ay’a yönelik Chandrayaan-2’yi fırlatacak. Chandrayaan-2 görevi için Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) bir yörünge aracı, bir yer aracı ve bunlara ek olarak küçük bir gezgin robot geliştirdi. Görevin toplam maliyeti 100 milyon dolardan az. Hindistan uzayda harcadığı paraya göre büyük başarılar elde etmesiyle biliniyor. Eğer bir sorun çıkmazsa Chandrayaan-2 Hindistan’ın Ay yüzeyine yumuşak iniş gerçekleştiren ilk aracı olacak. Bundan önce yine Chandrayaan-1 projesinde bir sonra Ay’ın güney kutup bölgesine çarptırılarak indirilmişti.

Chandrayaan-2’nin Ay’a yolculuk rotası. Uzayaracı Dünya yörüngesinde bir dizi ateşlemeyle Ay’a ulaşacak.

2017’nin en iyi icatlarından biri: NASA Mars Insight

NASA’nın Mars’a göndermeyi planladığı yeni uzayaracı Mars Insight, Time dergisi tarafından 2017’nin en iyi 25 icadından biri olarak gösterildi. Mars Insight aracı Mars’a gönderilen diğer araçlarından farklı olarak Kızıl Gezegen’de sondaj çalışması gerçekleştirecek. Bu sayede Mars’ın jeolojik yapısına dair daha çok bilgi edinebileceğiz.

Uzayda sanat: Orbital Reflector

Yörüngede bilimsel, ticari ve askeri amaçlı uydular dolanmakta. Trevor Paglen ise tamamen sanatsal ve başka hiçbir fonksiyon taşımayan bir uyduyu yörüngeye göndermeye niyetlenmiş. Sanatçının tasarladığı ve Orbital Reflector (Yörünge Yansıtıcısı) isimli uydu elmas biçimli yansıtıcı yüzeye sahip bir balondan oluşuyor. Yansıtıcı yüzeyi Güneş ışınları sayesinde uydunun karanlıkta görünür olmasını sağlayacak. Bu aslında ISS dahil pek çok uyduyu yerden izleyebilmemizi sağlayan bir olay. Bu kez amaç uydunun tamamen görünür olabilmesi. 1.3 milyon dolar maliyeti olan projeyi Nevada Sanat Müzesi desteklemekte ve kickstarter üzerinden destek toplanmakta.

Sanatsal uyduya dair bir deneme.

Büyük depremlerde artış bekleniyor

Dünya’nın kendi ekseninde dönüş hızı yavaş da olsa azalmakta. Ay’ın etkisiyle okyanuslarda ortaya çıkan gelgit olayı neticesinde oluşan enerji transferi Ay’ın hızlanıp Dünya’dan uzaklaşmasına, Dünya’nın da dönüş hızının azalmasına ve günlerin uzamasına neden oluyor. Fark milisaniyeler boyutunda ancak bunun jeolojik etkilerinin yakın zamanda büyük depremlerin sayısında artışla ortaya çıkacağı iddia ediliyor. Bu yıl bugüne kadar 6 büyük deprem gerçekleşti; 2018 yılında 20’ye yakın büyük depremin gerçekleşmesi muhtemel görülüyor.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 32

Dream Chaser serbest iniş testin başarılı oldu

Türk girişimci çift Eren Özmen ve Fatih Özmen tarafından yönetilen Sierra Nevada Corporation tarafından geliştirilen yeni nesil uzay mekiği Dream Chaser düşme testinden başarıyla geçti. Araç helikopterle belli bir yükseklikten aşağı bırakıldı. Bu sayede aracın süzülerek uçma ve elbette iniş yeteneği test edildi. İnsansız gerçekleştirilen uçuşta her şey yolunda gitti. Dream Chaser Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo ve daha önemlisi mürettebat taşımak için tasarlanıyor. Amerika Birleşik Devletleri eski uzay mekiklerini emekliye ayırdığından beri astronotlarını ücret karşılığında Ruslara taşıtmakta. Alçak yörünge işlerinde özel girişimcilerin rolünü arttıran bir politika izleyen ABD’de yörüngeye yük ve insan taşıyacak araçlar tasarlanmaya başladı. Dream Chaser da bu girişimlerden bir tanesi ve NASA’nın gelecek insanlı görevleri için ciddi bir seçenek durumunda.

İdeal sıcaklığa sahip Dünya benzeri gezegen bulundu

Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) Şili’deki La Silla’da bulunan gözlemevinde konuşlu HARPS (Yüksek Hassasiyetli Dikey Hız Gezegen Araştırıcısı) ile çalışan bir ekip Ross 128 yıldızının etrafında dolanan, Dünya boyutlarında bir ötegezegen keşfetti. Gezegenin bulunduğu konum suyun sıvı halde bulunabileceği ılıman kuşak içinde hareket ediyor. 11 ışık yılı uzağımızda bulunan Ross 128 b gezegeni, Proxima b‘den sonra keşfedilen en yakın ikinci ılıman dünya oldu.

Ross 128 kozmik ölçüde göz açıp kapatmaya denk gelen bir süre içinde, yaklaşık 79 bin yıl, bize en yakın yıldız sistemi olacak. Böylece Ross 128 b Dünya’ya en yakın ötegezegen haline gelecek. Ross 128 b yaşama dair izlerin aranacağı öncelikli seçeneklerin başında yer alacak. Sonuçta “ev alma komşu al” demişler!

Sanatçı gözünden Ross 128 b
ESO / M. Kornmesser

Airbus kendi kendine uçan taksilerini test etmeye hazır

Sürücüsüz otomobiller gerçek olduğunda pek çoğumuzun sahip olmadığı sürücüsüz taksilerle seyahat edeceği öngörülüyor. Bu öngörünün en büyük rakibi başka bir tür sürücüsüz araçlar olabilir: sürücüsüz uçan taksi ağı. Airbus firması bir süreden beridir Vahana projesi ise bu ağ üzerinde çalışıyordu ve nihayet çalışmaları test edecek olgunluğa erişmiş gözüküyor.

Airbus Vahana

Test için havaaracını geliştirdikleri yerde söküp uçacağı yere gönderip burada tekrar birleştirecekler. Uçuş testi başarılı olursa yeniden söküp geldiği yere gönderilecek. Araç, kolayca sökülüp farklı bir noktaya kara yoluyla taşınabilecek biçimde tasarlandığı için böyle bir yol izliyorlar.

Uluslararası Uzay İstasyonu’na ikmal

Orbital ATK 8 roketi ile yörüngeye taşınan Cygnus kapsülü ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na 3.3 tonluk ikmal gerçekleştirildi. Cygnus kapsülü istasyona 14 Kasım günü kenetlendi. Kargo zararlı özelliklerini mikro kütleçekim ortamında garip şekilde azalan bakteriler, yörüngeye yerleştirmek üzere küpsatlar, bilimsel deneyler, uzay yürüyüşü ekipmanları, istasyon için donanımlar ve elbette mürettebat için erzak içeriyor.

Cygnus kapsülü CanadArm 2 robot kolu ile istasyona kenetleniyor.
Foto: NASA.

Uzay ülkesi Asgardia’nın ilk uyduzu uzayda

Yörüngedeki bir istasyonda bağımsız bir devlet kurmayı amaçlayan Asgardia, ilk uydusunu uzaya yolladı. Orbital AKT Antares roketiyle Uzay İstasyonu’na gönderilen kargo içinde yer alan ve UUİ’den yörüngeye oturtulacak ayakkabı kutusu boyutundaki uydu Asgardia-1 adını taşıyor. Hedef ile fırlatılan uydu arasında epey bir fark var ama unutmayın “Roma bir günde kurulmadı”. Asgardia’nın kurucusu İgor Aşurbeyli de Asgardia’nın ilanından 13 ay sonra söz verildiği şekilde ilk uydusunun fırlatıldığını vurgulamış.

Yarım terabayt depolama kapasitesine sahip uydu Asgardia ‘vatandaşlarının’ uzaya gödenrdiği türlü selfi, kedi fotoğrafları, metin dosyaları gibi kişisel verileri taşıyor.

Asgardia-1 uydusunun bilgisayarda üretilmiş görüntüsü.

Amatör astronotlar uzaya çıkmak için bağış topluyor

Uzay çalışmaları uzun yıllarca devlet kurumları eliyle yürütüldü. Son on yılda ise özel girişimlerin etkinliği önemli ölçüde arttı. Sırada kâr amacı gütmeyen topluluklar olabilir. Danimarka’nın Kopenhag kentinde yaşayan ve kendilerini Copenhagen Suborbitals (CopSub) olarak adlandıran bir grup amatör astronot, kendi uzay araçlarını inşaa edebilmek için bağış topluyor. Son on yılda topladıkları bağışlarla bir düzineden fazla roket üreten grubun uzaya çıkıp çıkamayacağını ise zaman gösterecek; yalnız fotoğraflardan anlaşıldığı üzere bu konuda epey ciddiler:

Copenhagen Suborbitals
Foto: Thomas Pedersen

Uluslararası Uzay İstasyonu’na 17 yıl sonra yeni yazıcı

Uzayda kullanılan teknolojiler kimi zaman insanların kafasındaki uzay teknolojisi algısının epey uzağında şeylerdir. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotların da bir yazıcıya ihtiyacı var. Ayda 1,000 baskı için istasyonda biri Rus kısmında bulunan iki yazıcı kullanılmakta. NASA yaklaşık 20 yıllık Epson 800 Inkjet yazıcısını (Uzay Mekiklerinde de bundan kullanılıyormuş) yeni bir HP Envy 5600 ile değiştirmeye karar vermiş.

Dışardan bakınca pek de uzay çağı teknolojisiymiş gibi durmuyor.
Görsel: HP

Elbette yeni yazıcı yörüngeye çıkamdan evvel gerekli olamyan kısımları sökülecek. Yazıcı seçimindeki kriterleri ise sıfır yerçekiminde çalışabilmesi, çalışırken mürekkebi boşa harcamaması, alev almayan malzemeli ve tabii bir de enerji tasarruflu olması.

Kaynak: Bilim ve Teknoloji dergisi

Büyük Ateştopu Meteoru

Görsel & Telif: Ollie Taylor

17 Kasım’daki Günün Astronomi Görseli bir dağ geçidinde gerçekleşen astrofotoğraf çalışmasında şans eseri Büyük Ayı takımyıldızından rol çalan bir meteor görülüyor. Fotoğrafa şans eseri girmeyi başaran bu meteorun Almanya üzerinde ölçülen yolu, Kasım ayındaki Taurid Meteor Yağmuru’nun aktif saçılma noktasıyla uyum gösteriyor.

Leonardo Da Vinci İstanbul’da

Leonardo Da Vinci’nin Salvator Mundi adlı tablosu bir açık arttırmada 450 milyon Amerikan dolarına alıcı bularak en pahalı sanat eseri rekorunu kırdı. Tabloyu alanın kimliği bilinmiyor.

Tablo bir zeniginin özel koleksiyonuna katıladursun biz züğürtler için kapsamlı bir Leonardo Da Vinci sergisi İstanbul’da açılacak. Da Vinci’nin tahayyül ettiği icatların 100 replikasının yanı sıra orjinal el yazmaları, tablo ve çizimlerinden oluşan yaklaşık 200 eser sergilenecek. Jean-Christophe Hubert’in küratör olduğu Leonardo Da Vinci Expo: Dahi İstanbul’da isimli sergi 14 Aralık 2017 – 7 Nisan 2018 tarihlerinde UNIQ İstanbul’da açık olacak.

Ay’ın önünden geçen uzay istasyonu

Uzaydaki en büyük insan yapısı olan Uluslararası Uzay İstasyonu’nu yıl içinde bir çok defa üzerinizden geçerken izleyebilirsiniz. Bu geçişlerin bazıları ise oldukça özeldir: uzay istasyonu Ay veya Güneş’in önünden geçer.

Tıpkı 25 Eylül 2017 pazartesi günü gerçekleşecek geçiş gibi. Atina üzerinden gelip, İstanbul üzerinden ilerleyecek olan uzay istasyonu bu geçişinde ilk dördün evresine yaklaşan Ay’ın önünden geçerken görülebilecek.

Elbette bu astronomik tesadüf çok dar bir güzergahta izlenebilecek:
İstanbul’da Büyükçekmece’de yaşayanlar saat 20:44’te Ay’ın önünden geçen istasyonu izleyebilecek.
Balıkesir’de Paşalimanı Adası ve Kapıdağın batı kıyısındaki mahallelerde, 20:43’de;
Çanakkale’nin, Ezine ilçesinin batısında saat 20:43’de izlenebilecek.
Atina’daysanız da Pire’de 20:43’de geçişi izleyebilirsiniz.

Diğer şehirlerden veya buralara yakın yerlerden de geçişi izlemek mümkün olacak. Bu verdiğim hat uzay istasyonunu tam Ay’ın önünden geçerken görülebileceği yerleri gösteriyor. Aşağıdaki haritada siyah çizgiye ne kadar yakınsanız geçişi o kadar iyi izleyebilirsiniz.

Meraklasına not: Bu geçiş sırasında yaklaşık olarak Ay bizden 400 bin km, uzay istasyonu ise 400 km uzaklıkta olacak.

Uzay istasyonu nasıl görülebiliyor?

Sürekli olarak Dünya’nın çevresinde dönmekte olan Uluslararası Uzay İstasyonu’nu bazı zamanlarda üzerinizden geçerken izleyebilirsiniz. Uzay istasyonu sahip olduğu devasa güneş panellerinin güneş ışınlarını Dünya’ya yansıtması sayesinde görünür olur. Güneş ışınlarının yere yansıyabilmesi kritik nokta. Bu sebeple geçişler güneş ışınlarının doğru açıyla geldiği ve akşam veya sabaha karşı gerçekleşmektedir.

Uzay istasyonu nasıl izlenir?

Bulunduğunuz konuma göre size uzay istasyonunu ne zaman görebileceğinizi haber veren uygulamalar mevcut. ISS Tracker ve Heavens Above bunların başında geliyor. Bu uygulamalarda ISS’in uçuş yolunun gökyüzüne ve yeryüzüne göre konumu gösteriliyor. Bu haritalara bakarak nereden geçeceğini öğrenebilirsiniz.

Nereden ve ne zaman geçeceğini öğrendiniz. Peki nasıl bir şey göreceksiniz? Görseniz tanır mısınız? Uzay İstasyonunu parlaklığının zamanla değişmesinden, uçaklar gibi yanıp sönen renkli ışıkları olmamasından ve yüksek hızı sayesinde diğer uçan cisimlerden rahatlıkla ayırabilirsiniz.

Zarya ve Unity modülleri

Fotoğrafta Uluslararası Uzay İstasyonu görülüyor; bugünkü heybetli halinden henüz eser yok. Uzay istasyonuna giren ilk astronotlar tarafından 29 Mayıs 1999’da çekilen bu görüntüde, Rusların Zarya (güneş panelli) ve ABD’nin Unity modüllerinden ibaret olan istasyon inşaa sürecinin daha başında.

Unity ve Zarya modülleri Aralık 1998’de uzay mekiği Endeavour astronotları tarafından robot kol yardımıyla birleştirilmişti. Uzay istasyonuna ilk girenler ise bir sonraki uzay mekiği seferiyle (STS-96) gelen NASA astronotları Kent Rominger, Rick Husband, Ellen Ochoa, Tammy Jernigan, Dan Barry, Kanada Uzay Ajansı astronotu Julie Payette ve Roskosmos kozmonotu Valery Tokarev olacaktı.

Discovery uzay mekiği ile UUİ’ye kenetlenen mürettebat, sonraki görevler için su ve malzeme ikmali yapıp istasyonun filtrelerini temizleyip duman dedektörlerinin kontrolünü yaptı. Yani taşınmadan önce evi temizlediler.

Astronotların UUİ’de uzun süre kalabilmelerine olanak veren Zvezda servis modülü birleştirilene kadar kısa süreli görevler olan üç mekik seferi daha gerçekleştirildi (STS-101, 106 & 92). Astronotların UUİ’de uzun dönemli göreve başlamaları ise 2 Kasım 2000 tarihinde Sefer 1 ile olacaktı.

Uzay istasyonuna ilk giren astronotlardan olan Rick Husband ikinci UUİ ve aynı zamanda uzay görevini STS-107’de gerçekleştirmişti. Bu son görevde ne yazık ki Columbia Uzay Mekiği Faciası yaşandı.

kaynak: fb/NASAHistoryOffice |

Tranquility ve Cupola Modülü: Yer’e bakma durağı

ISS024-E-014263 (11 Sept. 2010) --- NASA astronaut Tracy Caldwell Dyson, Expedition 24 flight engineer, looks through a window in the Cupola of the International Space Station. A blue and white part of Earth and the blackness of space are visible through the windows.
ISS024-E-014263 11 Eylül 2010, NASA astronotu Tracy Caldwell Dyson, Sefer 24 uçuş mühendisi, Cupola’dan Dünya’yı seyrediyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun Cupola Modülü adeta bir “Yer’e bakma durağı”. İtalyanca kubbe manasına gelen Cupola, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından inşaa edilen bir Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) modülü. İstasyon’un nadir yönüne dönük. Tam dik yukarıya baktığınız yön zenithdir. Nadirse zenith’in tersi. Yani Cupola, uzaydaki en büyük pencere, Dünya’ya bakıyor. Muhteşem bir yeryüzü manzarası sunan, Yer’e bakma durağı olma özelliğini bu sayede kazanıyor.

iss-cupola-astronot

Tranquility modülünde neler var?

Cupola’nın bağlı olduğu ve yine ESA’nın inşaa ettiği 19 tonluk Tranquility (Sükûnet) modülünde astronotlar için tuvalet bölmesi (dünyanın en pahalı tuvaleti), istasyon atmosferindeki havanın temizlenmesi ve kontrolünü sağlayacak bir sistem ile astronotlar için yaşam ünitesi bulunuyor. Astronotların spor yaptığı yer de bu modül. Astronot Tim Peake koşu bandına bağlı şekilde, Londra maratonuna katılanlarla beraber burada koşmuştu.

Uzay istasyonuna kenetlenen araçlar Cupola’dan denetleniyor

Tranquility’nin önemli bir işlevi ise uzay istasyonuna yük taşıyan araçların kenetlenmesi görevlerinin idare edilmesi. Cupola burada devreye giriyor. Altıgen şekilli, 80 cm genişlikteki modül sahip olduğu 7 pencere ile uzaydaki en büyük pencere ünvanına sahip. İstasyona kenetlenen araçlar buradan görülebiliyor. Yine Tranquility’ye bağlı CanadArm isimli robot kol operasyonları da Cupola sayesinde doğrudan izlenebilmekte.

ilk şişme uzay aracı da Tranquility’ye bağlı

sisebilir-modul-robot-kol

Yukarıdaki görselde Tranquility modülüne ilk şişirilebilir uzay aracı olan BEAM modülü’nün CanadArm ile montajı görülüyor. Cupola da altta gözükmekte.

Tranquility farklı modüllerin bağlanması için 5 yanaşma noktasına sahip. Bunlardan biri Cupola’ya ayrılmışken bir diğerinde ise ilk şişme uzay aracı denemesi olan BEAM modülü bulunmakta.

8 Şubat 2010 tarihinde uzay mekiği Endeavour’un STS-130 görevi ile uzay istasyonuna Tranquility modülü (Node 3 diye de geçer) ve ona bağlanan Cupola monte edildiğinde UUİ’nin %85’i tamamlanmış oldu.

cupola_above_the_darkened_earth-665x1000

Sally Ride

Uzaydaki ilk ABDli kadın astronot, uzaya çıkan 3. kadın; Fizikçi; Çocuklar için uzayı keşfetme temalı bilim kitapları yazan, özellikle kız öğrencilerin bilime yönelmesi için desteğini ölene dek sürdüren bir bilim kahramanı.

sally-ride

26 Mayıs 1951’de doğan Ride, Stanford Üniversitesi’nde fizik okudu.

İlk kez 1963 yılında ilk kadın, Valentina Tereşkova, uzaya çıkmıştı. Bu tarihten sonra ise uzun bir dönem kadınlar yörünge faaliyetlerine katılamadılar. 1977 yılında NASA kadın astronot çalışmasına başladığında Sally Ride öğrenimini sürdürmekteydi. Okul gazetesinde kadınları astronot programına davet eden bir ilan gördüğünde başvurmaya karar verdi ve bu iş için seçilen 6 kadından biri oldu.

sally-ride-orta-guvertede

Sonunda Ride, 18 Haziran 1983 tarihinde STS-7 görevi dahilinde Challenger uzay mekiği ile yörüngeye çıkarak, uzaya çıkan ilk Amerikalı kadın ünvanını kazandı. Ride’ın mekikteki görevi robot kolu kontrol etmekti. Uzay mekiğinde taşınan uyduları başarıyla yörüngeye yerleştirdi.

sally-ride-kumanda

Bu görevden sonra 1984 tarihinde tekrar bir uzay mekiği görevi ile uzaya çıktı. 1987 yılında NASA’daki görevinden ayrılan Ride, California Üniversitesi’nde ders vermeye başladı. Bilim ve matematik alanında çalışmak isteyen kadınların ve kızlara yardım etmenin yollarını aramaya koyulan Ride, NASA’ya EarthKAM projesini önerdi. EarthKAM orta okul öğrencilerinin Uluslararası Uzay İstasyonu üzerindeki bir kamera ile Dünya’nın fotoğraflarını çekmesini, daha sonra çektikleri fotoğraflar üzerinde çalışmasına dayanıyor. EarthKAM programı bugün Sally Ride’ın adını da taşıyarak devam ediyor.

Sally Ride 23 Temmuz 2012’de ölene dek öğrencilerin, özellikle de kızların bilim ve matematik alanında çalışması için desteğini sürdürdü. Öğrenciler ve öğretmenler için bilim kitapları yazdı, bilim programlarını ve festivallerde çalıştı.

kaynak: NASA |

fotoğraflar: NASA ve Wikipedia

son ormandan geçen yol

26428042324_d48075dd2a_z

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görevli astronotlardan Tim Peake’in 25 Nisan 2016’da çektiği İstanbul fotoğrafı. Şehir Karadeniz tarafından görülüyor. Böylece Kuzey Ormanları dediğimiz, şehrin son ormanlık bölgeleri ve 3. köprü çalışmalarının buralara nasıl zarar verdiği rahatça görülüyor. Evvelden köprü ve yollar “trafiği rahatlatacak” bahanesi ile savunuluyordu. Günümüzde ise İstanbul’un kuzeye, sahip olduğu son ormanlara doğru genişleyeceği saklanmıyor.

Şişirilebilir uzayaraçları

Güncelleme (6 Haziran): Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki şişirilebilir modül BEAM’e ilk kez bir astronotun girmesi planlanıyor. Modüle giriş yapacak olan kişi ise saatlerce süren şişirme operasyonunu yürüten astronot Jeff Williams olacak. Modül bir hava kilidine bağlı olduğu için şu an istasyon ortamıyla doğrudan bağlantısı yok.

Ağır yükleri uzaya taşımak maliyet açısından zorlayıcı. Yörüngeye çıkarılacak şeyleri sınırlayan bir diğer faktör ise hacim. Uzay araçlarının rokete sığdırılabilir olması için fazla büyük olmaması gerekiyor.

Uzaydaki insanlı görevler içinse yüksek hacimler, daha rahat yaşam ve çalışma ortamları yaratmak için şart. Bu soruna çözüm için şişebilir modül tasarımları öteden beri mevcuttu. Nihayet bu model Uluslararası Uzay İstasyonu’nda test edildi.

sisebilir-modul
Modülün genişlemesine dair öne çıkan 4 senaryo.
beam-expanded
hava ile şişirilen BEAM’in genişleme safhaları. hareketli görüntü için tıklayın (4 MB)

8 Nisan’da SpaceX şirketinin Dragon kapsülü işle Uzay İstasyonu’na ulaşan, Bigelow şirketinin geliştirdiği BEAM (The Bigelow Expandable Activity Module/Bigelow Genişleyebilir Aktivite Modülü) adı verilen Modül, Robot kol yardımıyla İstasyonu’nun hava yerleştirildi.

sisebilir-modul-robot-kol

Sonrasında toplamda 7 saat süren bir operasyonla içersine basınçlı hava verilerek adeta balon gibi şişirilip, genişletildi. Genişletme operasyonunu gerçekleştiren astronot Jeff Williams kısa sürelerle içeriye hava verdi. Her seferinde modül kontrol edildiğinden işlem uzun sürdü.

jeff-williams-BEAM
Jeff Williams

Hava kilidi sayesinde istasyonun geri kalanından ayrılan modülde herhangi bir sorun yaşanırsa İstasyonu ve içindeki mürettebatı tehdit edemeyecek.

Deney boyunca veri toplayacak olan sensörler sayesinde, modülün uzaydan gelen mikro meteor çarpmalarına dayanıklılığı, zararlı ışınımlara karşı yalıtımı gibi önemli bilgilere ulaşılacak.

Bu tarz modüller ileriki yıllarda, yörüngedeki uzay otellerinde, Ay ve Mars görevlerinde kullanım alanı bulacaktır.

kaynak: NASA | NASA 2 [başarılı genişleme sonrasındaki haber] |