Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG)

Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) tamamlandığında Türkiye’nin en gelişmiş teleskobuna sahip gözlemevi olacak. Türkiye’nin son yıllardaki temel bilimler alanındaki en büyük projesi olan DAG faaliyete geçtiğinde Türkiye astronomisine ivme kazandıracak. Erzurum’un Palandöken’e komşu Konaklı’daki Karakaya Tepeleri’nin zirvesinde konuşlanan gözlemevinin ilk ışığını alacağı tarih 2021 yılı olarak düşünülüyor.

3170 metre rakıma kurulan DAG Dünya’nın en yüksekteki üçüncü gözlemevi ünvanını alacak ve optik ile kızıl ötesi bölgede gözlem yapılabilecek.[1] Gözlemevinin yapımı halen sürmekte. İklim koşullarından ötürü yılda sadece 5 ay çalışılabilen bölgedeki inşaatın büyük kısmı ise tamamlanmış durumda. Binası tamamlanınca şu an testleri devam eden teleskop İtalya’daki fabrikadan parçalar halinde gözlemevine getirilecek. Almanya’da üretilen aynanın cila işi de Belçika’da devam ediyor.

DAG’ın konuşlandığı tepeden görünüm.

Doğu Anadolu Gözlemevi’nin 4 metre ayna çapına sahip teleskobu Türkiye’nin en büyük teleskobu ünvanını alacak. Şu an ülkemizdeki en büyük teleskop TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi bünyesindeki 1.5 metre çaplı RTT150 teleskobudur. Bu teleskoba Ruslar da ortak. Bu nedenle gözlem süresini tamamen biz kullanamıyoruz.[2] 

Türkiye’nin en büyük teleskobu kendi sınıfında Dünya’nın en iyisi

Türkiye’nin astronomi, astrofizik ve uzay bilimleri alanındaki en büyük projesi ve yatırımı olan DAG’ın 4 metrelik teleskobu, günümüzde gelişmiş gözlemevleri için yapılan onlarca metrelik teleskoplarını düşününce epey küçük kalıyor. 15 sene önce bu çapta teleskoplar orta boydu bugün ise küçük-orta boy sınıfına giriyorlar.

Yine de DAG teleskobu sahip olduğu gelişmiş teknolojiler sayesinde kendi çapındaki teleskoplardan çok daha üstün olacak. Teleskobun optik ve elektronik donanımlarının en yeni teknolojileri içermesi konusunda uğraşılıyor. Bu teknolojilerden bir tanesi, bugün üretilen büyük gözlemevlerinin sahip olduğu adaptif optik (uyarlanabilir optik / AO) sistemi. AO sayesinde teleskop atmosferin görüşü bozucu etkisinden çok daha az etkilenecek ve daha net görüntüler sunacak.

Yıldızların ışığı bize çok ince bir ışın demeti biçiminde geldiğinden atmosferdeki türbülanslar gelen görüntünün sürekli hareket etmesine ve deforme olmasına neden olur. Bu yüzden de yıldızlar göz kırpıyormuş gibi görülür. Bu durum astronomi gözlemlerini olumsuz etkiler.

DAG’ın bir diğer önemli avantajı ise bulunduğu konum. Bu enlem ve boylam yakınlarında bu boyutta bir başka teleskop yok. Diğer büyük teleskoplar 8-12 saat uzaklıktalar. Bu özelliğiyle DAG kuzey yarı küredeki boylam boşluğunu doldurmuş oluyor.

Doğu Anadolu Gözlemevi ile burdaki teleskobun ayrı şeyler olduğunu belirtmekte fayda var çünkü çok karışabilecek bir konu. DAG’da şimdilik tek bir teleskop olacak ancak ileriki yıllarda buraya farklı teleskoplar eklenmesi mümkün.

DAG’ın teleskobu İtalya’daki fabrikada test aşamasında.

Doğu Anadolu Gözlemevi optik özellikleri

Gece gökyüzünde parıldayan yıldızları seyretmek bizim gibi sıradan insanlar için romantik bir deneyim olabilir belki. Astronomlar ise bu durumdan hiç memnun olmazlar. Gezegenimizin yaşamla dolu olmasını sağlayan atmosferi (özellikle su buharı) gökbilim çalışmaları için aşılması gereken bir engele dönüşür. Atmosferdeki hava hareketleri, türbülanslar gökcisimlerinden gelen ışınlar üzerinde bozucu etki yaratırlar. Bu nedenle yerdeki teleskopların teorideki büyütme gücü ve çözünürlüğüne, bu bozucu etki sebebiyle pratikte ulaşılamaz.

Atmosferin etkilerinden kurtulmak için teleskopları atmosferin dışına çıkarma fikri ilk olarak 1923’te düşünüldü. Hubble Uzay Teleskobu ise 1990’da uzaya çıktı. Hubble gerçekten de uzaydaki bir teleskobun yerdekilere göre avantajlı olduğunu kanıtladı.

Yeryüzünde konuşlu Subaru teleskobu ile Hubble Uzay Teleskobu’nun görüntü kalitelerinin karşılaştırması. Daha küçük bir aynaya sahip olsa da Hubble’ın üstünlüğü bariz.

Adaptif (uyarlamalı) optik

Bugün geldiğimiz noktada ise adaptif optik teknolojisi artık pahalı uzay teleskoplarına gerek duymadan yeryüzünde atmosfer etkilerininden doğan bozulmaları düzelterek gözlem yapmanın kapısını açtı.

Bu sistemin çalışma prensibini çok kabaca şu şekilde açıklayabiliriz:

Atmosferdeki bozulma etkisi olmadan ne şekilde gözüktüğü bilinen bir cisim üzerindeki bozulmayı tespit edebilirseniz, teleskop aynası yüzeyinde atmosfer bozulmasını nötürleyecek biçimde değişiklik yapma şansınız oluyor. Uyarlamalı terimi de buradan gelmekte. Bu sistemde deforme edilebilir bir teleskop aynası  var ve atmosferdeki türbülansın tersi yönde bükülüyor.

DAG’da kullanılacak adaptif optik sistem tamamen Türkiye’de tasarlanıp Türkiye’de üretiliyor. Bu maliyet ve teknolojik açısından büyük fayda sağlıyor. Aşağıda AO teknolojisinin marifeti görülmekte. Solda yeryüzündeki bir teleskoptan alınan görüntü var. Ortadaki ise aynı teleskopta AO sistemi çalıştırıldığında alınan görüntü. Çok daha keskin ve detaylı görülüyor öyle değil mi? Son olarak da Hubble’dan alınan görüntüyü görüyoruz.

Yerde konuşlu bir teleskoptan uyarlamalı optik sistem kullaılmadan ve kullanılarak elde edilen Neptün görüntüsü ile Neptün’ün Hubble görüntüsü. ESO/P. Weilbacher (AIP)

Hubble’dan daha iyi

Doğu Anadolu Gözlemevi teleskobunun tüm optik tasarımları Türkiye’deki mühendisler tarafından yapıldı. Teleskobun optik teknolojisinin içinde adaptif optik de var. Bu sayede DAG’da adeta atmosfer yokmuş gibi gözlem yapılabilecek. Elbette sistemin ne kadar verimli olacağı çalışmaya başladığında belli olacak ancak bilim insanlarımız Hubble Uzay Teleskobu’nun çözünürlüğüne ulaşabileceğini ve hatta 5-6 katı kadar yüksek çözünürlüğe ulaşılabileceğini umuyorlar[4].

Doğu Anadolu Gözlemevi dahilindeki 4 metrelik teleskobun şeması. Optik algılayıcılar, adaptif optik sistemi ve diğer sistemler yanlardaki çıkıntılarda bulunacak.

Kızıl ötesi

DAG görünür ışığın yanı sıra kızıl ötesi dalga boylarına odaklanacak. Böylece Türkiye ilk kez kızılötesini gözlemleme şansına kavuşacak.

NASA’nın Dünya’dan 1.5 milyon km uzağa yerleştireceği James Webb Uzay Teleskobu da kızıl ötesi astronomiyi amaçlıyor. Bu devasa yatırımdan kızıl ötesi astronominin önemi anlaşılabilir. Kızıl ötesi sayesinde yoğun gaz ve toz barındıran galaksi, süpernova, yıldız ve gezegen oluşumu bölgeleri gibi alanlar çok daha detaylı biçimde incelenebiliyor[6].

Ayna kaplama ünitesi

Teleskop aynalarının kaplamaları zamanla eskidiğinden belli periyotlarla yeniden kaplanmaları gerekir. Mesela benim teleskobumun alüminyum kaplaması eskiyip verimi çok düştüğünde, tekrar kaplatmak için Maltepe’den İkitelli’ye gitmiştim. 4 metrelik teleskobu ülkeler arası taşımak bundan çok daha zahmetli ve masraflı olur. Öyle her yerde de kaplatamıyorsunuz: Almanya’da üretilen teleskobun aynası kaplama için Rusya’ya taşındı.

İlk kaplama Rusya’da yapılacak ama DAG bünyesinde yeniden kaplama için Avrupa’daki en büyük ayna kaplama ünitesi kurulacak. Ayna kaplaması eskidiğinde, ayna sökülüp sadece özel bir kanaldan geçirilerek bu ayna kaplama sistemine varacak. Bu tasarımın Dünya’da başka bir benzeri yok.

2021 yılında devreye girmesi planlanan Ayna Kaplama Sistemi sadece DAG için değil Türkiye ve bölgedeki diğer teleskoplar için de hizmet verebilecek.

Doğu Anadolu Gözlemevi bilimsel hedefleri

DAG’nin bilimsel hedefleri şu kategorilerde olacak:
– yüksek kırmızıya kaymalı gökadaların gözlenmesi
– yıldız oluşumu
– güneş sistemi küçük cisim çalışmaları
– gökada çalışmaları
– evrenbilim (kozmoloji) çalışmaları
– gezegen çalışmaları

DAG’ın teleskobunu kullanmak isteyen astronomların projeleri kabul edildikten sonra hangi proje için ne zaman gözlem yapacağına teleskop kendi karar verecek. Hava koşullarını sürekli gözlemleyen teleskop hedeflenen gözlemlerden o an için en uygununu seçerek gerekli gözlemi yapacak.

Bu neden önemli? Bu iş geleneksel olarak astronomların teleskopları belirli gün veya saat için kendisine ayırtması şeklinde yürütülüyor. Eğer teleskobu kendiniz için ayırttığınızda hava durumu gözlem için uygun değilse zaman kaybı yaşıyorsunuz. Bu açıdan DAG geleneksel gözlemevlerine göre çok daha verimli biçimde kullanılacak.

Kaynaklar:

  1. Doğu Anadolu Gözlemevi Projesi http://dag-tr.org/Proje/Proje
  2. Doğu Anadolu Gözlemevi Proje Kapsamında Sıkça Sorulan Sorular http://dag-tr.org/Proje/FAQ
  3. TAD, Gökyüzü Eylül-Ekim 2016, sayı 68 http://www.astronomi.org/wp-content/files/webfiles/ebulten/GOKYUZU_Eylul_Ekim_2016_Sayi68.pdf
  4. Gündem Özel CNN Türk, 26 Şubat 2017 [https://www.youtube.com/watch?v=dB4_58pN03U]
  5. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi RTT150 teleskobu sayfası http://tug.tubitak.gov.tr/tr/teleskoplar/rtt150
  6. Gökgünce – Doğu Anadolu Gözlemevi
  7. Comparison of Imaging from the Ground and Space https://hubblesite.org/image/1461/news/14-deep-fields
  8. Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak’ın röportajı https://havadis.de/dogu-anadolu-gozlemevinin-buyuk-bolumu-tamamlandi/
  9. Hubble https://www.nasa.gov/mission_pages/hubble/observatory
  10. Telescope and Researcher Potential of Turkey for Collaboration in CV Studies http://adsabs.harvard.edu/full/2013IAUS..281..126S
  11. DAG Dome http://www.eie.it/en/progetti/dag-dome
  12. DAG Telescope http://www.eie.it/en/progetti/dag-telescope
  13. Adaptive optics lifts Earth’s atmospheric veil to reveal a sharper cosmos https://newatlas.com/eso-vlt-adaptive-optics-first-light-neptune/55517/
  14. TAD Kandilli Astrofizik Günleri “Doğu Anadolu Gözlemevi ve Astrofiziğe Kazandıracakları” sunumu https://www.youtube.com/watch?v=KpMZC6xOa5s

Yenişarbademli Gözlem Şenliği

Geçtiğimiz yıl Yenişarbademli’de gerçekleştirilen gözlem şenliği bu sene de tekrarlanacak. Bu yılki şenlik tarihi 25-26-27-28 Temmuz 2019 olarak belirlendi.

Şenliğin yapılacağı yer yerleşimlere uzak bir mevki olduğundan ışık kirliliğinden etkilenmiyor: Gökyüzü gerçekten muhteşem. Bu yaz bir gözlem şenliğine katılmayı Yenişarbademli’yi kesinlikle tavsiye ederim. 

Dedegül Dağı’nın üzerinde Samanyolu.
Can Rıfat Turcan

En karanlık

Isparta’nın Yenişarbademli ilçesi deniz seviyesinden 1150 m yükseklikte bulunuyor. Etkinliğin olacağı Melikler Yaylası‘ndaki ‘Cennet’ adı verilen şenlik alanı ise 1700 m yükseklikte. Geçen yıl karanlık ölçümü yapılmıştı. Sonuca göre Yenişarbademli ölçüm yapılan en karanlık yer. Yenişarbademli’de olacakları gerçek bir şölen bekliyor anlayacağınız.

Karanlığı Koruyun

Şenlik alanının karanlık olması gözlem için avantaj; bu sebeple ışıkla kirletilmemesi gerekiyor. İnsan gözünün karanlığa alışması yaklaşık 10 dakika sürüyor ama tek bir ışık kaynağı bu alışma sürecini derhal sıfırlıyor.

Gece aydınlatmaya ihtiyaç duyarsanız diye kırmızı ışıkla aydınlatan bir fener edinmeniz yerinde olur. Normal bir neferi kırmızı jelatinle kapatmanız da yeterli. Yine de ışığı çok güçlü olmamalı. Bir de yeşil lazer kullanılmaması gerekiyor. Gökyüzünde yeşil izler bırakan lazer gökcisimlerini fotoğraflayan arkadaşların işlerini bozuyor.

Alanda mangal dahil ateş yakmak yasak. Ayrıca belli bir saatten sonra alana araçla girip çıkılması istenmiyor.

İmkanlar

  • Su ihtiyacı için şenlik alanında iki adet çeşme var. 
  • Alana çevre köylerden gelenler yiyecek standı kuracaklar. Geçen sene sulu yemek ,köfte ekmek, sucuk ekmek, meyve ,sebze, karpuz vs. vardı.
  • Wc ve duş mevcut lakin yanınızda yedek tuvalet kağıdı getirin.
  • İnternet bağlantısı için mobil istasyon olacak.
  • Teleskopların elektrik ihtiyacı için jeneratör olacak.
  • Alanda ilaçlama yapılacak.
  • Pınargözü mağarası ve çevresi, yaka kanyonu yakınlardaki gezmelik yerler.
  • Sabahları hava sıcak oluyor ama gece oldukça serinlemesi mümkün. Bunu hesaba katarak soğuğa karşı giysi getirilmesi lazım.

Gözlem Tavsiyeleri

Melikler Yaylası’nın karanlık gökyüzünü çıplak gözle izlemek de zevkli ama gözlem şenliklerde illa ki gözlem aracı da olur. Teleskobunu getirecek olanlar için bir tavsiye gerekmiyor elbette. Eğer teleskobunuz yoksa şenliktekiler gözlem araçlarını, eğer fotoğraf çekmiyorlarsa, seve seve paylaşıyorlar. Yeni teleskop almayı planlayanlar şenliğe kadar sabredip burada deneyimli kullanıcılardan öneriler alabilirler.

Şenliğe gelmeden alınmasını tavsiye edebileceğim gözlem aracı ise kesinlikle dürbün. Ben şenliğe geçen yıl bir dürbün alarak gitmiştim. Kullanması kolay, her yere taşıyabiliyorsunuz. Teleskop sırasında beklerken bile bir şeyleri izlemeniz mümkün oluyor 🙂

Şenlik Programı

Buradan ayrıntılı biçimde görebileceğiniz üzere şenliğin doyurucu bir programı var. Sabahları yörük çadırında 16 sunum planlanmış. Ayrıca özellikle çocuklar için pek çok atölye faaliyeti planlanmış.

Ulaşım

Isparta’ya ulaştıktan sonra köy garajından kalkan Yenişarbademli minibüsünü kullanabilirsiniz. Şenlik için daha kullanışlı ulaşım olanakları için aşağıdaki bağlantılara göz atmanızda fayda var.

Katılım ve şenlik şartları

Gözlem şenliğine dair güncel haberlere facebook üzerindeki Yenişarbademli Gökyüzü Etkinliği sayfasından erişebilirsiniz. skyisderman.com sitesinde daha detaylı bilgi bulabilirsiniz. Ayrıca  Prof. Dr. Ethem Derman’ın  ilk şenlik için yazdığı yazıyı da kendi sayfasından okuyabilirsiniz.

Messier 87

Bilim insanları Olay Ufku teleskobuyla ilk defa bir kara deliği görüntülemeyi başardı. Messier 87 galaksisinde gözlenen kara deliği biz amatörlerin görmesi elbette imkansız ancak kara deliğe ev sahipliği yapan ve bu sayede ününü arttıran Messier 87’yi görmek mümkün. Bunun için küçük bir teleskop yeterli.

Gökcismi Adı: Messier 87
Alternatif Adlandırmalar: M87, NGC 4486, Virgo A
Gökcismi Tipi: Tip E1 Eliptik Galaksi
Takımyıldız: Başak (Virgo)
Sağ Açıklık: 12 : 30.8 (h:m)
Dik Açıklık: +12 : 24 (deg:m)
Uzaklık: ~60.000.000 ışık yılı
Görünür Parlaklık: 8.6 (kadir)
Görünür Çap: 7.0 (arc dakika)

M87 ve merkezindeki süper kütleli kara deliğin oluşturduğu jet. Görsel: Hubble.

Gözlem

Virgo A (veya Başak A) olarak da adlandırılan M87 oldukça büyük bir gaksi ancak uzaklığı gözle gözlemi imkansız hale getiriyor. 10×50 dürbünler sadece sönük bir yama olarak gösterebilir. Küçük bir teleskop merkezi birazcık daha parlak, elips biçimli, bulanık bir ışık topu görmenizi sağlar. Eliptik yapısı sebebiyle daha büyük teleskoplarla daha fazla ayrıntı görebilmek mümkün değil. Merkezdeki karadeliğin yarattığı jeti görebilmek için ise fotoğraf ekipmanı kullanmak lazım. Gözlem için en iyi zaman ise mayıs ayı.

M87 Aslan takımyıldızındaki Denebola (Beta Leonis) ile Vindemiatrix (Epsilon Virginis) yıldızlarının neredeyse tam arasında konumlanmış durumda. Teleskobunuzu buraya çevirdikten sonra biraz arama yapmanız gerekebilir.

Yerini tespit ederken gökyüzünde ilk olarak Aslan‘ı bulup daha sonra da arka bacağından aşağı inerek Başak (Virgo) takımyıldızını bulmayı deneyebilirsiniz.

Messier 87’nin gökyüzündeki konumu.

Büyük bir teleskopla baktığınızda bu bölgede çok sayıda sönük galaksi olduğunu görürsünüz. Burası 2.000 civarında galaksiden oluşan Başak Kümesi. Teleskobunuzla bu bölgeyi tararsanız diğerlerine göre oldukça parlak olan ve yumurtaya benzer şekliyle M87 gözünüze çarpacaktır.

Küçük bir teleskopla gözlem yapıyorsanız bu defa sönük galaksileri göremeyeceğinizden M87’yi kolayca ayırt edebileceksiniz.

M87 ve civarındaki diğer galaksiler. Görsel: Wikisky.

Peki neye bakıyoruz?

Messier 87 bir süper dev eliptik galaksi. 53.5 milyon ışık yılı uzağımızda yer alan bu dev 120,000 ışık yılı genişliğiyle kabaca Samanyolu’yla aynı çapta. Ancak Samanyolu gibi disk değil küre biçiminde. Dolayısıyla çok daha büyük.

M87’nin bildiğimiz galaksiler arasında en fazla küresel yıldız kümesine sahip olanı. Samanyolu’nda 150-200 küresel küme varken M87’de ise bu sayı 12 binin üzerinde.

kara delik

Messier 87 çok güçlü bir gamma ışını kaynağı. Bu özelliği 90’lı yılların sonundan beri araştırılıyor. HESS Cherenkov teleskoplarıyla yapılan gözlemler 2006 yılında gamma ışını akımının günler içersinde değişim gösterdiğini açığa çıkardı. Bu güçlü ve değişken gamma ışınımının kaynağı ise 2019 yılında Olay Ufku Teleskobu’nun açığa çıkarıldığı süper kütleli bir kara delik.

M87’nin merkezinde bulunan ve ilk kez görüntülenen kara delik.

Türkiye’de teleskop yapan ilk kişi: Hasip Sönmezalp

Türkiye’de bildiğimiz kadarıyla ilk kez bir teleskop yapan kişi Bursalı köklü bir ailenin ferdi olan Hasip Sönmezalp’tir. Daha önce devletin veya kişilerin aldığı teleskoplar olduysa da ülke sınırları içinde bir teleskobun üretimini Hasip Sönmezalp gerçekleştirmiştir.

Sönmezalp 1937’de Merinos Fabrikası’nın inşaatı sırasında tornacı olarak girdi. Fabrikanın 1938 yılındaki açılışı sırasında Atatürk’e fabrikanın altın anahtarını veren kişi oldu. Burada dikkatli ve duyarlı çalışmalarıyla büyük takdir topladı. Özellikle ince işçiliğe gereksinim duyulan onarım ve yapımlar konusunda seçkinleşti.

31 Ocak 1938 Akşam

Çocukluğundan beri gökyüzüne karşı ilgisi olan Sönmezalp verdiği bir röportajda Salih Murat Uzdilek’in, Ankara radyosundaki uzay ile ilgili konuşmalarını zevkle ve heyecanla dinlediğini aktarıyor. Daha sonra Zuhal gezegeninin (Satürn) halkalarını yakından görebilmek arzusuyla yanıp tutuşmaya başlayan bu öncü kişilik teleskop edinme ihtiyacı hissediyor.

Hikayesi buraya kadar pek çoğumuzunkine benzeyen Hasip Sönmezalp’in ayırıcı özelliği ise gerçek anlamda hiçbir şeyin olmadığı bir ortamda gökyüzü aşkıyla birşeyler yapmaya çabalamasıdır.

İstanbul Üniversitesi astronomi kürsüsüne müracat eden Sönmezalp’e teleskop yapamayacağı söyleniyor. Bir defa kafasına teleskop yapma fikrini koyan Sönmezalp buradan gelen ümitsiz cevapla yılmadı ve ABD’de yayınlanan bir dergide gördüğü 45 milimetrelik bir objektifi, bir arkadaşı aracılığıyla getirtti. Mercek ile 130 cm boru kullanarak, 80 kez büyütme gücüne sahip bir gök dürbünü elde etmiş oldu fakat bu dürbün yeterli değildi.

Bundan sonra gemi lumboz camını zımpara tozuyla yontmak suretiyle ki bu malzeme de o yıllarda zor bulunuyordu, 17 cm çaplı, 225 cm odak uzunluğuna sahip bir teleskop aynası yaptı. Yıl 1957, teleskobun tüpünü yapmak da mesele. Karaborsadan güçlükle sac bularak bundan teleskop tüpünü imal edip montajını yapıyor.

1957 yılında Sovyetler ilk uyduyu gönderdiğinde kendisi Bursa Kültür Park’ta meraklılara gökyüzünü seyrettirir.

Hasip Sönmezalp Altın Çekiç ödüllü teleskobu ile

Mechanix Illustrated dergisinin eski bir sayısında aynalı teleskop yapan sanatçılara altın çekiç ödülü verileceğini okuduktan sonra teleskobun planlarını dergiye gönderir. ‘Uygundur’ cevabı almasının ardından yaptığı çalışmaları içeren bir dosyayı, elde ettiği sonuçları, ölçüleri ve teleskobun fotoğraflarını dergiye gönderdi. Kısa süre sonra dergiden tebrik mektubu gelir. Daha sonra da Altın Çekiç ödülleri gönderiliyor. Bunları gümrükten çıkartmak için hayli uğraştığını aktarıyor verdiği röportajda.

Boyu 2 metreden uzun, çapı 18 cm olan teleskobun büyütme gübü 60 kattı. O zamanlar Kandilli Rasathanesi’nde bulunan teleskoptan sonra, Türkiye’nin ikinci aynalı teleskobu oldu. Teleskobun büyütme gücü mercek ilavesi ile 200 kata çıkartılabiliyordu.

1959 yılında kazandığı “Altın Çekiç” ödülünü o sene kendisi ile beraber kazananlardan biri uçak, diğeri otomobil bir diğeri ise gelişmiş bir yelkenli yapmış.

Teleskoplar dışında başka uğraşları da olmuş. Bunlardan biri küre şeklinde, zamanı, günleri, gecelerin uzayıp kısalmasını, saat farkı gibi 18 ayrı özelliği olan bir saat de üretmiş. Aynı zamanda iyi bir fotoğraf makinası tamircisi olan Sönmezalp Bursa’da fotoğraf makinası tamiratı yapan ilk kişi oldu.

Türk Astronomi Derneği’ne üye kabul edilen Hasip Sönmezalp merkezi Kanada’da bulunan Uzay Araştırmaları Merkezi’nin de fahri üyesiydi.

Ömrünün sonuna kadar öğrenme gayretini kaybetmeyen Sönmezalp 10 Ocak 2002 tarihinde hayata gözlerini yumdu ve ertesi gün Emirsultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

kaynak:  atmturk.org | bursa.com | bursabilimmerkezi.org | bgc.org.tr


DAG yerleşkesinden canlı yayın

Bugün (13 Eylül) saat 14-15 arasında TRT 1’de Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak’ın katılımıyla DAG yerleşkesinden canlı yayın gerçekleştirilecek.

İnşaası devam eden Doğu Anadolu Gözlemevi tamamlandığında Türkiye’nin en büyük teleskobu olacak. Ayrıca son yıllarda yaygınlaşmaya başlayan adaptif optik teknolojisi sayesinde teleskop atmosfer şartlarının getirdiği olmusuz etkileri azaltarak çok daha iyi gözlem kabiliyeti kazanacak.