Tarantula Bulutsusu

Tarantula Bulutsusu (30 Doradus olarak da adlandırılır) Büyük Magellan Bulutu içindeki bir H II bölgesidir. Görünür parlaklığı 8 kadir olan bulutsu 49 kiloparsek (~160 bin ışık yılı) uzağımızda yer alan oldukça parlak, yıldız harici bir cisim. Eğer Orion Bulutsusu kadar yakınımızda olsaydı gece gökyüzünde, gölgeler oluşturacak kadar parlak görülecekti.

Bulutsu Yerel Grup galaksileri içindeki bildiğimiz en aktif yıldız patlama bölgesi. Burada patlamadan kasıt yıldızın bildiğimiz anlamda patlaması değil, çok sayıda yıldızın kısa zaman içinde ortaya çıkması. Burası aynı zamanda bildiğimiz en büyük (200-570 pc) H II bölgesi. Yani yeni yıldızlara hammadde olacak bolca hidrojen bulunmakta. Samanyolu’nun en büyük uydu gökadası olan Büyük Magellan Bulutu’nun kenarında yer alan bulutsu, yıldızlararası ortamdan kaynaklanan ram basıncına maruz kalıyor.

Aşağıdaki Tarantula görselinde yaklaşık 2 derecelik alanı görüyoruz. Gökyüzündeki bu bölgeye 4 dolunay sığabilir.

Tarantula Bölgesi. Telif: Ignacio Diaz Bobillo.

Bulutsu içinde çok sayıda yıldız oluşmakta, hatta burada oluşan kimi yıldızlar süpernova olarak ömürlerini tamamladılar bile. Tarantula’daki yıldızların üçte biri 4 milyon yıldan daha genç. Bulutsu içindeki R 136 kümesindeki yıldızlar ise 30 milyon yılla görece daha yaşlı.

NGC 2070

30 Doradus’un merkezinde NGC 2070 yıldız kümesi yer almakta. Bu küme içinde, bulutsunun görünmesini sağlayan enerjinin çoğunu üreten, R136 yıldız konsantrasyonunu barındırıyor. Bu yıldız topluluğu toplamda yaklaşık 450,000 güneş kütlesine sahip ve gelecekte küresel kümeye dönüşeceği sanılmakta. Bulutsu NGC 2070’e ek olarak Hodge 301 gibi daha eski yıldız kümelerini de içermekte. Hodge 301’in en büyük yıldızları süpernova olarak çoktan patlamış durumda.

NGC 2070 yıldız kümesi içindeki R136 yıldız topluluğu. NASA, ESA, ve E. Sabbi (ESA/STScI)

Süpernova 1987A

Teleskobun icadından sonra karşılaştığımız en yakın süpernova, Tarantula Bulutsusu’nun eteklerinde ortaya çıktı. NGC 2060 açık kümesini çevreleyen belirgin bir süpernova kalıntısına rastlıyoruz.

gözlem tarihçesi

Tarantula Bulutsusu’nu ilk olarak, Nicolas-Louis de Lacaille, Ümit Burnu’nda, 1751-1753 yılları arasında gözlemledi ve onu “Birinci Sınıf Bulutsu”ların ikincisi olarak katalogladı.

Johann Bode 1801 yılında Tarantula’yı Uranographia yıldız atlasına ekledi. “Xiphias veya Dorado” takımyıldızında 30 numarayısla listelediği için bulutsu 30 Doradus olarak da isimlendiriliyor.

Tarantula Bulutsusu ismini ise 20. yüzyılın ortalarında aldı.

kaynak: wikipedia | iopscience.iop.org | apod |

Spagetti Bulutsusu

Spagetti Bulutsusu, 40 bin yıl kadar önce muazzam biçimde patladığı düşünülen bir süpernovanın kalıntısı. Durgun güzelliğine aldanmayın, saniyede 950 km hızla genişlemeye devam ediyor. Patlamadan geriye yalnızca uzaya saçılan kozmik gaz ve toz bulutu kalmış değil. Eski süpernovanın çekirdeği olup yüksek hızda dönen (saniyede 7 kez!) bir nötron yıldızı ya da başka bir değişle bir pulsar (PSR J0538+2817) kaldı.

Boğa’nın Arabacı takımyıldızı sınırında kalan Spagetti bulutsusu bizden 3000 ışık yılı uzakta. 150 ışıkyılı boyunca uzanan kozmik bulut gece gökyüzünde 3 derecelik alan kaplıyor. Bu da yaklaşık 6 dolunay kadar genişlik demek. Geniş olmasıyla beraber aşırı derecede sönük.

Kozmik spagettinin gökyüzündeki konumu. Büyük bir alan kaplasa da çok sönük olduğundan astrofotoğrafçılık için bile zorlu bir hedef. Gökyüzü haritasında incelemek için tıklayın.

Astronomlar patlayan yıldızın bir zamanlar Arabacı (Auriga) takımyıldızındaki M36 açık yıldız kümesine dahil olduğu düşünüyor.

Spagetti Bulutsusu, Simeis 147 ve Sh2-240 olarak kataloglanmıştır.

kaynak: apod.nasa.gov | annesastronomynews.com | astronomersdoitinthedark.com |

Silverado Galaksisi – NGC 3370

İçinde bulunduğumuz Samanyolu gökadamız da milyonlarca ışık yılı uzaktan buna benzer biçimde görülüyor olabilir.

Aslan (Leo) takımyıldızı sınırlarında bulunan Silverado Galaksisi Sarmal (spiral) gökada olup  Samanyolu’na benzer bir çapa sahiptir: yaklaşık 100 bin ışık yılı. Bizden 98 milyon ışık yılı uzakta yer alan Silverado’nun görünür parlaklığı 12.3 kadir seviyesindedir. Sahip olduğu toplam kütle 100,000,000,000 Güneş kütlesine eşittir.  Sıfırları saymak zor olduysa 1011 ‘de diyebiliriz. Zayıf tanımlanmış çekirdeğini karmaşık bir saraml kol yapısı sarar.

Silverado, NGC 3370 ve UGC 5887 katolog numaralarıyla da anılır. William Herschel tarafından keşfedildiği kabul edilmekte.

Hubble Uzay Teleskobu ile elde edilen görüntüsü o kadar keskindir ki kimi yıldızları ayırt edebilir. Sefe değişke yıldızlarının iyi gözlenebilmesi sayesinde uzaklığı da oldukça kesin biçimde hesaplanabilmiştir.

14 Kasım 1994 tarihinde NGC 3370’de, tip Ia sınıfı bir süpernova (üstnova) olan SN 1994ae gözlemlendi. SN 1994ae, modern sayısal algılayıcılar kullanılmaya başladıktan sonra karşılaşılan en yakın ve en iyi gözlemlenebilen süpernovalardan biri oldu.

NGC 3370’in uzaklığının keskin ölçümü sayesinde SN 1994ae üstnovası bir standart mum olarak tanımlanmış, daha uzaktaki üstnovaların gözlem verilerinin de eklenmesiyle evrenin genişleme oranını ortaya çıkarmakta bilim insanlarına yardımcı olmuştur.

Solda 1994 yılında bir yer teleskobu ile çekilen yıldız patlaması görüntüsü, sağda ise Hubble Uzay Teleskobu’nun 2003 yılında çektiği görüntü var. Galaksinin Samanyolu boyutlarında olduğunu düşünürsek bir yıldız patlamasının gücü hakkında daha rahat fikir yürütebiliriz.

kaynak: wikipedia | bulutsu.organnesastronomynews.com |

2011 Nobel Fizik Ödülü

Bu yılki Nobel fizik ödülü evrenin genişlemesindeki ivmeyi araştıran astrofizikçiler arasında paylaştırıldı. Kaliforniya Üniversitesi, Lawrence Berkeley Ulusal Labrotuvarı’ndan Saul Perlmutter ödülün yarısını aldı. Perlmutter burada Süpernova Kozmoloji Projesi üzerinde çalışıyor. Ödülün kalan yarısı ise Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde çalışan, Birleşik Devletler doğumlu Brian P. Schmidt ile Johns Hopkins üniversitesi Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü’nden Adam G. Riess arasında paylaştırıldı. İkili Yüksek-z Süpernova Araştırma Takımı’nda uzak süpernovalar üzerinde çalışıyor.

2011 nobel fizik ödülünü kazanan astrofiikçiler

beyaz cüce dev bir patlamaya çok yakın

universetoday.com sitesinin haberine göre bir beyaz cüce süpernova patlamasının eşiğinde. Yıldzın dünyamıza zarar vermeyecek kadar uzakta olduğu belirtilerek yüreklere su serpilmiş. Bu uzaklığa karşın patlama sonrası yıldızın aniden yüksek parlaklığa ulaşarak, gündüz bile çıplak gözle görülebileceği tahmin ediliyor.

Yakın olarak ifade edilen zaman dilimi birkaç milyon yıl -gökbilim için oldukça kısa. Keşfi, ESA’nın XMM-Nevton X-ışını teleskobunun hassasiyetine borçluyuz. Araştırmacılar 1997 yılında parlak HD 49798 yıldızının çevresinde X-ışını yayan gizemli bir cisim olduğunu keşfetmişlerdi. XMM-Nevton sayesinde bu cismin ölmüş bir yıldızın kalbi, beyaz cüce olduğu anlaşıldı. Fakat bulunan kesinlikle sıradan bir beyaz cüce değil..

Normalde beyaz cüceler 0,6 güneş kütlesine ve yaklaşık Dünya’nın hacmine sahipler. Bu ufaklığın kütlesi ise normalin iki katı (1,3 güneş kütlesi), buna karşın yarım dünya hacminde. Çevresinde dönüş hızıyla da beyaz cüceler arasında rekora sahip: 13 saniye!

Hız çok sorun değil fakat tüm yıldızların kaderini belirleyen kütle miktarı, 1,3 güneş kütleisne sahip bu beyaz cüce için  sınıra çok yakın. Beyaz cüceler için tip Ia supernova patlaması geçirme sınır 1,4 güneş kütlesi. İkili yıldız sistemindeki beyaz cüceler, ortak yıldızlarından kütle kaparak  bu sınıra erişebiliyorlar. Bu kütleye eriştikten sonra beyaz cüce çökerek bir nötron yıldızına dönüşüyor veyasüpernova patlaması gerçekleşiyor.

Haberi veren site ikinci bir “gökyüzünde iki ay varmış gibi olacak”  safsatasına karşı okurlarını uyarmayı ihmal etmemiş!

kaynak:

universetoday.com | wiki |