Haftalık Gökyüzü Raporu – 30

Serdar Kuzuloğlu gözaltına alındı

Birkaç sene evvel ne yapsam diye düşünürken kafamda oluşan dağınıklığı toplayıp Haftalık Gökyüzü Raporu tutmaya başlamam, Serdar Kuzuloğlu’nun Haftanın Özeti‘nden aldığım ‘ilham’ sayesinde oldu.  İnternet Ekipler Amiri‘miz 1 Kasım günü gözaltına alındı, hem de FETÖ’den! Neyse ki sonra serbest bırakıldı. Öncelikle Serdar Kuzuloğlu olmak üzere tüm sevenlerine geçmiş olsun.

Kasım ayında gökyüzü

Andromeda Gökadası‘nı gözlemlemek için en iyi dönemdeyiz. Merkür gökyüzünde iyiden iyiye Güneş’ten uzaklaşıp bu ayın sonunda batı ufkunda görülebilmeye başlıyor. Sabahları ise Mars doğu ufkuna hakim. 17-19 Kasım’da Aslan (Leonid) göktaşı yağmuru var. Kasım’da gökyüzü detaylarına uzaydan haberler veya daha kapsamlı olarak astrobilgi sitelerinin rehberlerinden ulaşabilirsiniz.

Bizi ziyarete gelen ilk yıldızlararası cisim

Kısa süre önce keşfedilen küçük bir asteroid, ya da belki de bir kuyruklu yıldız, güneş sistemimizin dışından geliyor gibi gözüküyor. Eğer öyleyse bu cisim gökbilimciler tarafından gözlemlenen ve onaylanan ilk yıldızlararası nesne olacak.

Güneş yörüngesindeki gezegenler ve çoğu göktaşı tutulma dairesi adı verilen bir düzleme yakın hareket eder. A/2017 U1 ise Güneş sistemimizin tutulma dairesine neredeyse tam tepeden yaklaştı. Bu sebeple güneş sistemi dışından geldiği düşünülüyor. Güneş sistemi dışındaki uzak gök cisimleri incelenebiliyor olsa da bunlardan biri daha önce hiç bizi ziyarete gelmemişti. A/2017 U1 bu nedenden ötürü ilgi çekici.

Tozlaşma için yeni tehdit: ışık kirliliği

Bitkilerin üremesinde böceklerin önemli rolü vardır. Böceklerin ilgisini cezbeden bitki üreme organlarında (ör: çiçekler) tozlaşma çoğunlukla bu canlılar sayesinde meydana gelir. Günümüzde tozlaşmanın azalmasıyla yaşanan verim kayıpları konuşulmakta. Arı kolonilerindeki ölümler de tozlaşmayı etkileyeceğinden çok önemli. Yapılan bir araştırmaya göre sokak lambaları gibi ışık kaynaklarına yakın yerlerdeki bitkiler geceleri 3’te 1 oranında daha az ziyaretçi çekiyor.

Bambus arısı bir çiçeğin tozlaşmasına yardımcı oluyor. Tabii ki bu arılar gece tozlayıcılarından değil.

Cassini’den Satürn’ün halkalarına son bakış

Cassini uzayaracı 12 Eylül 2017’de gezegenin atmosferine giriş yapana dek Satürn’ün halkaları ve uydularına dair bilim insanlarının inceleyebileceği pek çok veri yolladı. Aşağıda Cassini’nin yakaladığı son görüntülerden biri görülüyor. Görüntüde uzayaracının son 22 turunu yaptığı, Satürn ile halkaları arasındaki boşluk, F ve D halkaları rahatça seçiliyor. Görüntüye takılan Pandora adlı uydu için ise biraz daha fazla dikkat gerekiyor.

Dünya’nın en büyük havaaracı zengin eğleme işine girebilir

Henüz geliştirme aşamasında olan dünyanın en büyük havaaracı Airlander 10 lüks turizm faliyetlerinde kullanılabilir. 10 ton yük taşıma kapasitesine sahip araç şimdiye dek kargo taşıması amacıyla gündeme gelmişti ancak geliştiren şirket olan Hybird Air Vehicles, ulaşımın zor olduğu bölgelere lüks seyahatler düzenleyen Henry Cookson Adventures şirketi ile iki anlaşma yapmış.

airlander-10-1

Aracın bu seyahatlere uygun hale getirilebilmesi için de Design Q şirketiyle anlaşılmış. Design Q devlet destekli fon kullanarak araca lüks yolcu kabini tasarlayacak. Kamunun parası kapitalizmin olduğu her yerde güzel şeylere harcanıyor(!)

Blue Origin, BE-4 roket motorunu başarıyla test etti.

Uzaya açılmaya çalışan özel girişimlerden biri olan Blue Origin şirketi, SpaceX kadar adından söz ettiremese de roket geliştirme sürecinde başarıyla ilerliyor. Yörüngeyi amaçlamayan, uzay turizmini hedefleyen New Shepard roketinden sonra şimdi de tamamen yeniden kullanılabilir ve yörünge taşımacılığını hedefleyen roketi için geliştirdiği BE-4 motorunu başarıyla test etti.

Suudi Arabistan uzaya yatırım yapıyor

Suudi Arabistan’a şu sıralar ‘bir haller‘ olmuş durumda. Siyasal İslamcı politikaların coğrafyada aldığı yenilgilere paralel olarak ülkenin ‘ılımlı İslam’a yöneleceği konuşulmakta.

spaceshipone-1

Diğer petrol zengini ülkeler gibi farklı alanlara yatırım yapıp geleceğini de kurtarma peşinde olan S. Arabistan uzaya da yatırım yapacağını açıkladı. Yatırım için Richard Branson’un önce SpaceShipOne sonra da SpaceShipTwo’yu geliştiren Virgin Galactic şirketini seçen Suudlar, gelecekte yatımı miktarının artacağını söylemiş.

 

Satürn’ün altıgen fırtınası

Satürn’ün kuzey kutbundaki devasa altıgen yapı ilk olarak 1988’de, NASA’nın Voyager sondalarının 1980 ve 1981 yıllarında Satürn’den yakın geçişleri sırasında elde ettiği verileri inceleyen bilim insanlarınca keşfedildi. Gezegenin atmosferindeki bu garip oluşumun varlığı, yıllar sonra Satürn’e ulaşan Cassini uzayaracı ile teyit edildi.

Satürn’ün kuzey kutbundan, 78° kuzey enlemine kadar uzanan devasa altıgen yapının Güneş Sistemi’nde bir eşi daha görülmüş değil. Altıgenin her kenarı yaklaşık 13,000 km uzunlukta; Dünya’nın çapının 12,700 km olduğunu düşünürsek, İçine rahatça 4 Dünya’nın sığabileceği bu eşsiz atmosferik fenomenin boyutları daha iyi anlaşılabilir.

Satürn’ün altıgeni ile Dünya’nın boyutlarının karşılaştırması. (Bkz: Satürn – Dünya karşılaştırması)

Bu altıgen fenomene benzer bir şey daha önce hiçbir gezegende görülmemişti. 32,000 kilometre genişlikteki yapının, Satürn’ün kuzey kutbuna denk gelen merkezinde büyük bir fırtına gözü var. Onun çevresinde daha küçük girdaplar altıgene ters yönde dönmekteler. Bu küçük girdaplar da esasen 3500 km çapa erişebilmekte: Dünya’daki en büyük fırtınaların iki katı.

Dünya’daki büyük fırtınalar bir hafta içinde son bulurken, bu fırtınalar yıllardır hatta yüz yıllardır devam etmekte. Bilim insanları bunu Satürn’de fırtınaların enerjisini Dünya’daki gibi sürtünme yoluyla katı yüzeye aktaramamasına bağlıyor.

Satürn altıgeninin merkezindeki fırtınanın gözü.
Merkezdeki fırtınanın gözü (fotoğrafta gerçek olmayan renklerle gözüküyor) 2,000 km genişlikte ve bulutların hızı saatte 530 kilometreyi buluyor.

Voyager ve Cassini’nin bulut gözlemleri sayesinde Satürn’deki rüzgar hızlarını biliyoruz. Voyager ve Cassini gözlemleri arasında hız farkı var bu fark. Voyager daha hızlı rüzgarlar ölçmüştü. Bunlar yukarıda kesikli çizgiler ile gösterilmiş. En hızlı esen rüzgarlar gezegenin ekvator bölgesinde görülüyor. (şekilde 0 noktası ekvatoru ifade ediyor) Ekvatordan ilerledikçe batı ve doğu yönünde ilerleyen jet akıntılarına rastlıyoruz.

Ana Aguiar ve ekibinin yaptığı çalışma önemli olanın rüzgarların hızı değil, hızlar arasındaki fark olduğunu gösteriyor. Satürn atmosferinde birbirine komşu rüzgarlar arasında yukarıda göreceğiniz gibi büyük farklılıklar var. Bu farka akışkanın düzensiz davranışları, dahili dalgalar, hortumlar ve anaforlar sepep oluyor. Rüzgar hızı grafiğinde 78. kuzey enlemi civarı yüksek ve düşük hızların en dar alanda en sık görüldüğü bölge. Aguiar ve ekibine göre Satürn’ün garip atmosfer özelliği için burası bu nedenle uygun bir nokta.

Aguiar ve ekibi çalışmalarında rüzgar hızındaki aşırı farkların yüksk enlemdeki jetin dalga hareketi oluşturabileceğini ve gezegeni çevreleyen tam altı dalganın altıgeni nasıl kuracağını gösteren bir matematiksel modeli gözden geçirmiş. Bu dalga jet akımlarıyla tam olarak aynı hızda yayılır. Bunun anlamı altıgenin Satürn’ün dönüşüne göre neredeyse durağan gözükeceğidir. Dahası, ekip güney kutbu yakınında gözlenen rüzgar koşullarının kuzey kutup bölgesindekilerden yeterince farklı olduğunu gösteriyor.Bu, güney kutbunda altıgen oluşmadığı için araştırmacıların modelinin doğruluğunu destekleyen bir durum.

Telif: Ana Aguiar

İşin deney kısmında 10 cm derinliğinde ve 60 cm genişliğinde dönebilen bir tank hazırlamışlar. Tank, içinde bulunan bir kapak sayesinde eşmerkezli bölümlere ayrılmış. Kapağın içini ve tankın tabanını tankın dış kenarına göre farklı devirlerde döndürebiliyorlar. Bu sayede Satürn atmosferindeki hız farkları taklit edilebilmekte. İki diskin göreli hızlarına (birbirleriyle olan hız farkına) bağlı olarak farklı şeyler meydana gelmekte. Düşük göreli hızlarda farklı bir durum meydana gelmezken, göreli hız, dolayısıyla hız farkı arttığında iki disk arasında bir sınır oluşmaya başlıyor.

Koşullara göre, dalgalar düzensiz bir hale evriliyor ya da bazen son derece stabil duruma geçiyorlar. Dönme eksenini çevreleyen 2 ile 8 arasında dalga olabiliyor ancak oldukça geniş bir deney parametresi aralığında 6 adet dalga, yani bir altıgen üretiyorlar.

kaynakplanetary.orgbulutsu.orgastronomidiyari.com |

Tekrar tebrikler Tunç Tezel!

Ülkemizin başarılı astrofotoğrafçılarından Tunç Tezel’den yine bir ödül haberi var: Tezel, Kraliyet Greenwich Gözlemevi ve Müzesi, 2017 Yılın Astronomi Fotoğrafı Yarışması’nda “Gezegenler, Küçük Gezegenler ve Kuyrukluyıldızlar” dalında, Tersinir Mars ve Satürn isimli fotoğrafıyla 2. oldu. Yarışmada tüm kategorideki fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

Tunç Tezel
Canon EOS 6D kamera, 50 mm f/3.5 lens, ISO 3200

11 ay boyunca çekilen 46 farklı fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş bu kompozit görüntüde Satürn ve Mars gezegenlerinin geri hareketi (nâmı diğer: retro) görülüyor.

2016 yılı boyunca iki gezegenin birbirine yakın duruşunu değerlendiren Tezel kabaca her hafta bir fotoğraf çekerek bu görüntüyü oluşturmuş. Parlayan gezegenleri üzerinde gösterdiği arka plan görüntüsü ise 9 Mart 2016’da Endonezya’da çekilmiş. Mars geri hareketine 21-22 Mayıs’ta başlarken, Satürn ondan sadece 12 gün sonra, 2-3 Haziran’da geri harekete geçti.

Tunç Tezel astrofotoğrafide zaman atlamalı (time lapes) çekim tekniğini, bir güneş tutulması içeren 2009 analeması’nda da başarıyla uygulamıştı.

2006 analemması ve güneş tutulması. Tunç Tezel, Cenk Tezel

Tunç Tezel 2011 yılında yine aynı yarışmanın Gökada Cenneti dalında birinci olmuştu. Ayrıca 2009 ve 2014 yıllarında TWAN (Geceleyin Dünya) sitesinde ayın fotoğrafçısı seçilmişti. Tekrar tebrik dememin sebebi bu 🙂

Satürn ve Dünya karşılaştırması

Satürn 120,536 km ekvatoryal çapıyla Jüpiter’den sonra Güneş Sistemi’nin en büyük ikinci gezegeni. Çapı Dünya’nın 9.5 katı: içersine 764 tane Dünya sığdırabilirsiniz. Ayrıca Dünya’nın 95 katı kütleye sahip.

İş yoğunluğa geldiğinde ise karasal bir gezegen olan Dünya öne geçiyor. Dünya’nın özkütlesi 5.52 g/cm3, Satürn’ün özkütlesi ise sadece is 0.687 g/cm3. Satürn teorik olarak suda (1 g/cm3) batmaz.

Satürn, üzerinde yürüyebileceğiniz herhangi bir yüzeye sahip değil elbette ancak eğer gezegenin üstünde bulunabilseydiniz Dünya’dakiyle neredeyse aynı yerçekimine maruz kalırdınız. Satürn’ün kütlesi gezegenimizden fazla olmasına karşın, gaz devinin boyutları nedeniyle yüzeyinde çekim gücü zayıflıyor.

Dünya’da bir gün 24 saat sürerken bir Satürn günü 10 saat 32 dakikadır. Satürn Güneş etrafındaki bir tam turunu 29,5 Dünya yılında tamamlar. Dünya’nın Güne’e olan ortalama uzaklığı olan 149.5 milyon km ‘astronomik birim’ olarak ifade edilir. Satürn’ün Güneş’e 9.55 AB uzaklıktadır: 1.4 milyar km.

kaynak: universetoday.com |

karşı konumdaki Satürn

Satürn 15 Haziran’da karşı konumdaydı. Dünya’dan uzak yörüngeye sahip gökcisimlerinin Güneş-Dünya-gökcismi biçiminde dizilmesi durumuna ‘karşı konum’ diyoruz. Karşı konumdaki gezegenlerin yüzeyi, Dünya’daki gözlemcilerin bakış açısından tam olarak aydınlanmış olarak görülür. Bu görüntü 11 Haziran’da karşı konuma yakınken çekildi:

Satürn’ün şimdiye dek yerdeki teleskoplardan elde edilmiş en keskin görüntüsü bu olabilir. Yedi amatör astronomdan oluşan bir grup tarafından, 105 cm çaplı Pic du Midi gözlemevinden elde edilen bu görüntüde, Satürn’ün halka yapısı oldukça detaylı biçimde görülmekte.

Pic di Midi, belli zamanlarda amatör astronomların kullanımına açılan bir gözlemevi. Satürn’ün yörüngesinde dolaşan Cassini uzayaracından elde edilen veriler sayesinde, astronomların yerdeki teleskoplarla Satürn’ü izlemesine gerek kalmıyor. Cassini ise şu sıralar Muhteşem Son’unun 9. turuna devam ediyor.

Satürn nasıl görülebilir?

Halkalı gezegeni gözlemek için güney doğu yönüne bakmanız gerekiyor. Parlak olacağı için farketmesi kolay olacaktır. İyi seyirler.

kaynak: planetary.org |

Cassini’nin Görkemli Son’u

Neredeyse 20 yıldır uzayda olan Cassini uzayaracı görevini sonlandırmaya hazırlanıyor. Nisan-Eylül ayları arasında önce Titan’a yakın geçiş yapacak ardından 22 hafta boyunca Satürn ve halkasını bir dizi dalış yapacak. Google ‘Görkemli Son’ adı verilen bu görev için yeni bir doodle hazırladı.

Cassini Eylül ortasında Satürn’ün atmosferine girerek bizlere atmosfer hakkında değerli veriler toplayarak tarihteki yerini alacak.

Peki Cassini neden Satürn çevresinde dönmeye devam etmiyor da gezegene düşürülüyor?

Bunun gerekçesi ileride uzayaracının herhangi bir şekilde çarpışma yoluyla Satürn uydularına dünya kaynaklı mikroorganizma bulaştırmasının önüne geçmek.

Satürn’ün uydusu Mimas

Satürn’ün aylarından Mimas, William Herschel tarafından 17 Eylül 1789’da  keşfedildi. 396 kilometre çaplı gökcisminin en karakteristik özelliği şüphesiz sahip olduğu, boyutlarına göre devasa olan kraterdir. 160 km çaplı bu kratere, uyduyu keşfinden ötürü Herschel adı verilmiştir. Kratere neden olan çarpışma o kadar kuvvetli ki Mimas’ın ölümden döndüğünü söyleyebiliriz.

Mimas’ın bu karakteristik görüntüsü sıklıkla Yıldız Savaşları‘ndaki (Star Wars) Ölüm Yıldızı (Death Star) isimli savaş istasyonuna benzetilir. Meraklısına bir not: Ölüm Yıldızı, Herschel krateriyle eşit çapa sahip.

mimas-krater

Gökbilimciler Mimas’ın 4,5 milyar yıl önce Güneş Sistemi oluşurken ortaya çıktığını düşünmekte. Kaya ve su buzundan oluşan Mimas’ın kütlesi (Dünya’dan 6.3 milyonda biri), küresel bir yüzey yaratmaya ancak yetecek düzeydedir.

Satürn etrafındaki yörüngesini 23 saatte tamamlıyor ve tıpkı bizim ayımız gibi kütle çekim kilidi sayesinde senkron hareket edip Satürn’e sadece bir yüzünü göstermekte. Aynı zamanda olağanüstü bir sallanma hareketi (librasyon) gerçekleştiren Mimas’ın yüzeyinin altında büyük bir okyanus olduğu düşünülüyor.

mimas-ve-saturn

Epliktik bir yörüngeye sahip olan uydunun Satürn’e ortalama uzaklığı 185.539 km (enberi: 181902 km, enöte: 189176 km). Bu uzaklık, bir uydunun çevresinde dolandığı gökcisminin çekim etkisiyle parçalanma eşiği sayılan Roche limitinin üzerinde kalıyor. Yani Mimas güvende.

Mimas, Satürn’ün en küçük ve gezegene en yakın olan küresel uydusu. Daha yakındaki Janus ve Epimetheus çifti küresel şekle giremeyecek kadar düşük kütleli iki gökcismi.

1980 yılında NASA’nın Voyager I sondası Mimas’ın ilk yakın çekim görüntülerini Dünya’ya gönderdi. Bunlar sayesinde Mimas’ın yüzey yapısı hakkında bilgi edinsek de her pikselin (fotoğrafı  oluşturan noktalar) 4-6 km alanı kapsadığı görüntüler oldukça düşük çözünürlüklüydü.

Satürn’ün diğer aylarında olduğu gibi Mimas’ın da daha detaylı görüntülerini, 2000’lerin başında görevine başlayan Cassini uzayaracına borçluyuz.

NASA Cassini Görevi

Yukarıdaki fotoğrafta yaklaşık 400 km çaplı küçük Mimas, 120.000 km çaplı Satürn’ün önünden geçerken görülüyor.

kaynaklar: bulutsu.org | wikipedia |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 19

Dünya’nın yarı-uydusu keşfedildi

Dünya’nın Ay dışında bir başka kozmik arkadaşının daha olduğu ortaya çıktı. Keşfedilen 2016 HO3 isimli asteroid Dünya’nın yarı uydusu olarak nitelendiriliyor. 38-120 metre çapında olduğu tahmin edilen gökcisminin yüz yıllar boyunca gezegenimizi terk etmeyecek.

Uzay İstasyonu mürettebatından 3 kişi Dünya’ya döndü

sefer47-donus

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki 186 günlük görev süresi dolan Sefer 47’in 3 üyesi Dünya’ya geri döndü. Soyuz TMA-19M uzayaracı ile yörüngeden ayrılan Tim Kopra (NASA), Tim Peake (ESA) ve Yuri Malenchenko’yu (Roscosmos) yerde Rus kurtarma ekibi karşıladı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronot ve kozmonotların faaliyetlerini Uzay İstasyonu’nun sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz: Twitter, Facebook, Instagram.

Uzay İstasyonu’nun ticari 3B yazıcısından ilk çıktı alındı

istasyon-3d-yazici

Uzay İstasyonu’na Nisan sonunda gönderilen 3 boyutlu yazıcıdan ilk çıktı alındı: astronotların istasyonun bakımını yaparken kullanabileceği bir anahtar. Eklemeli Üretim Tesisi (Additive Manufacturing Facility – AMF) ismi verilen bu 3 boyutlu yazıcının üreticisi, daha önce de uzaya ilk 3B yazıcıyı gönderen Made In Space şirketi. Uzaydaki yazıcının astronotların ihtiyaç duyduğu bazı aletlerin Dünya’dan getirilmeye gerek kalmadan İstasyon bünyesinde üretilmesinden, Dünya’da üretilen bazı gereçlerin uzay ortamına adapte edilmiş tasarımlarının test edilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanım alanı olacak.

Satürn halkasındaki bozulma

saturn-halka-jetleri
telif: NASA / JPL-CALTECH/SPACE SCIENCE INSTITUTE

Nasıl ki Ay’ın çekim etkisi Dünya denizleri üzerinde gel-git şeklinde görülüyorsa, Satürn’ün uydularının çekim etkisi de gezegenin halkalarında belirir. NASA’nın Cassini uzayaracının yakaladığı bu görüntüde Satürn’ün en dıştaki F halkasındaki, kimi zaman “jetler” diye de tabir edilen bozulmalardan birini yakalamış. Fakat bu kez bunun sorumlusu, resmin sağ altında görülen Pandora isimli uydu değil.

Uçaklar uyduların yerini alabilir mi?

uydu-ucak

Boeing yıllarda havada kalacak bir uçağın patentini aldı. Tasarlanan oldukça garip görünümlü bu uçak, enerjisini üstündeki güneş panellerinden alarak, yüksek irtifalarda uçabiliyor. Böylesi bir uçağın taşıma kapasitesi sınırlı olsa da uyduların yerine geçebilmesini sağlayacak gözlem ve iletişim sistemlerini taşıyabilir.

Dr. Umut Yıldız söyleşileri

umut-yildiz-curiosity

ShiftDelete.Net, NASA/JPL bünyesinde çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız ile NASA’nın geleceği ve gelecek teknolojiler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir başka yayın organı Al Jazeera Türk’e de konuşan Yıldız burada da Türkiye’nin Mars’a yolculuk planına dahil olması gerektiğini ifade etti.

Türkiye Uzay Ajansı ile bu alanda söz sahibi olabilir miyiz?

Türkiye Uzay Ajansı’nın (TAU) kurulması senelerdir gündemde. Kurulunca tüm sorunlar hallolmayacak belki ancak onlarca yıllık eksik kapatılmış olacak. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Türker Özkan verdiği röportajda TAU’nun kurulması ile Türkiye’nin bu alanda söz sahibi ülkeler arasına girebileceğini kaydetmiş.

Çorum Merkez, sallıyo herkez

corum-merkez

Anadolu Ajansı’nın geçen haftaki Çorum’la ilgili haberi epey gündem oldu. AA’nın geçtiği “Google, dünyanın merkezini Çorum olarak işaretledi” haberinin aslının wikipedia’yı trolleyen vatandaşlarımız olduğu ortaya çıkınca haber geri çekilmek zorunda kaldı. Haber yaparken güvenilir kaynaklar kullanmanın ve bilim haberleri yapacak muhabirlerin temel bilimsel bilgi düzeylerinin önemi bir kere daha kendini hatırlattı.

Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yaşında!

16 Haziran 2015’te başladığım ve o hafta gökyüzü ile ilgili haberlerden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yılı geride bıraktı. Her ne kadar haftalık desem de her hafta yazamadım, kimi zaman yazdım ama tamamlayamadım. İkinci seneyi daha iyi bir performansla kutlamayı umuyorum.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 16

beşi bir yerde

Bu hafta güneş doğmadan dışarı çıkarsanız (hava İstanbul için çarşamba ve perşembe açık gözüküyor) 5 gezegenin hepsini gökyüzünde görebilirsiniz. Bu fırsatı kaçırmamanızı öneririm.

Bu beş gezgenen antik çağlardan beri bildiğimiz Merkür, Venüs, Mars, Satürn ve Jüpiter. Bildiğiniz gibi Neptün ve Uranüs gözle farkedilemeyecek kadar soluklar ve teorik hesapların ardından yapılan gözlemler neticesinde keşfedildiler.

9. gezegen

gezegen9

Şimdi yeniden böyle bir gezegen keşfetmemiz olası. 2006 yılında gezegen tanımının değiştirilmesiyle beraber Plüton gezgenlikten çıkartılmıştı. Şimdi bilim insanları Plüton’un ötesinde 9. gezegen olabileceğini savunuyorlar. Bu olasılığı dile getirenler California Teknoloji Enstitüsü’nden (kısaca Caltech) bir ekip. Aynı ekip keşfettikleri cüce gezegenlerle Plüton’un gezegenliğinin tartışmaya açılıp oylamayla kaybetmesine neden olmuştu. Şimdi buldukları bu Plüton ötesindeki gökcisimlerinin yörüngelerinden yola çıkarak ‘9. gezegen’ olması gerektiğini savunuyorlar.

Gezegenin kütlesinin Dünya’nın 10 katı olduğu tahmin ediliyor. Uzaklığı ise aşırı boyutlarda. Yörüngesinin Güneş’e en yakın olduğu nokta Plüton’un yörüngesinin çok ötesinde, Plüton’dan en az 20 kat uzakta. Güneş çevresinde bir turu ise 10 bin – 20 bin yıl sürüyor olmalı.

Konuya dair detaylar için Gök Günce ve Astronomi Diyarı’ndan faydalanabilirsiniz.

Gökyüzü’nün yeni sayısı çıktı

Türk Astronomi Derneği Bülteni Gökyüzü Ocak-Şubat 2016 sayısı ile yayında! Yeni yıldan itibaren Gökyüzü’nün iki ayda bir yayınlacak bülteninin ilk sayısında bu ay, Mars Gezginlerini kapak konusu olarak işliyoruz. Ayrıca gökbilim konusunda haberler, duyurular, astrofizik araştırmaları ve gökyüzü fotoğraflarıyla dolu dolu bir bülten sizi bekliyor. Bültenin son sayısına aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz:

Bülteni çevrim içi okumak için:http://issuu.com/tadgoky…/docs/gokyuzu_ocak_subat2016_sayi64

Bülteni PDF (4MB) olarak indirmek ve geçmiş sayılarına erişmek için:http://www.tad.org.tr/e-bulten

Bültene ücretsiz abone olmak için: http://www.astronomi.org/?page_id=399

Uzay istasyonu çiçek açtı

Uzay İstasyonu’ndaki Veggie bitki yetiştirme kısmında ilk defa bir çiçek açtı. Scott Kelly Zinya’nın fotoğrafını twitter’da “Evet, uzayda başka yaşam formları da var” diyerek paylaştı. Daha önce marul yetiştirilen UUİ’de yakın zamanda başka bitkiler de yetiştirilmeye çalışılacak. Uzay tarımı adım adım ilerliyor ancak burada kullanılan yapay ışıklı teknolojiler Dünya’da da geliştiriliyor. Sadece uzay tarımına değil, dünya tarımının gelecekteğinin en azından bir kısmına da bakıyor olabiliriz. Fotoğrafta, Zinya ‘güneş alsın’ diye Veggi kısmından alınıp cam kenarına konulmuş.

zinnia

Uzayda 300. Gün

Astronot Scott Kelly uzaydaki 300. gününü sudan topla pin pon oynayarak kutladı. Kelly bu oyunda kullandığı ‘raketler’ hidrofobik özelliğe sahip. Bu sayede su yapışmadan sekiyor.

Falcon 9 yine okyanusa inemedi

SpaceX’in Falcon 9 roketi yeniden okyanus platformuna iniş denemesi yaptı ve bacaklarından birinde çıkan sorun nedeniyle başarısız oldu. Okyanustaki platforma iniş karaya inmekten daha az masraflı olduğu için bu yöndeki denemelerin devam edeceği konuşuluyor. Roketin inişi başarısız oldu ancak kargosu olan Jason 3 uydusunu yörüngeye ulaştırmayı başardı. Jason 3 gezegenimizdeki deniz seviyesi değişimlerini daha hassas şekilde ölçecek.

Jason 3’ün yapacağı iş iklim değişikliğinin etkilerini daha iyi görebilmek için önemli zira gezegen ısınmaya devam ediyor. 2015 kayıtlara son 135 yılın en sıcak senesi olarak geçti. Yeryüzünün ortalama sıcaklığı geçen yıl 1.33°C düzeyinde hesaplandı, deniz suyu sıcaklığı da 0.74°C (geçen sene: 0.11°C) oldu.

Blue Origin yenilenebilir roketini yeniden kullandı

blue-origin-new-shepard-rocket-landing-jan-22-2016-2

Blue Origin şirketinin New Shepard roketi yere başarıyla inmeyi başarmıştı. Aynı roket fırlatma ve inişi yeniden başarıyla tekrarladı. Böylece yeniden kullanılan ilk roket olarak tekrar tarihe geçti.

Mars’ta yürümek neye benzer?

marstabirgece

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde 5 Mart 2016’da kurulacak Facing Mars etkinliğine katılan çocuklar bilim dolu bir gece geçirip bu sorunun cevabını arayacaklar. Detaylar için Merkez’in sosyal medya hesaplarını takip etmeniz gerekiyor.
f: Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi
t: twitter.com/bursabtm
i: instagram.com/bursabtm/

ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu’nun 30. yılı

Mart ayında gerçekleşecek bir diğer etkinlik ise Ankara’da. ODTÜ’nün 30 senelik topluluğu “eski ekibi” yeniden topluyor. 12 Mart 2016’da gerçekleştirilecek etkinlik içerik açısından zengin gözüküyor. Etkinliğin facebook sayfasına buradan, ODTÜ dışı katılımcılar için gerekli başvuru formuna ise buradan ulaşabilirsiniz. Katılım için ücret istenmiyor.

odtu-aat-30yil

Başkan aday adaylarının gözünden NASA

ABD’de başkanlık adaylığı yarışı devam ediyor. Başkanın kim olacağı diğer şeyler haricinde NASA bütçesinin de neye benzeyeceğini belirliyor. Üstelik NASA gelecek başaknlık döneminde Mars’a yapılacak insanlı seferin Kızıl Gezegen’in hangi bölgesine yapılacağına da karar verebilir.

Bu nedenle Planetary Society başkan adaylarının konuya ilişkin demeçlerini Amerikan seçmeni için derlemiş.

Uzay araştırmaları konusunda oldukça olumlu mesajlar veren Clinton’un kendi anlattığına göre çocukken astronot olmak istemiş ve NASA’ya bir mektup yazmış; NASA’dan ise kadın astronot olmayacağına dair bir cevap almış. Fakat bu hikayede bazı şüpheler de mevcut.

Bernie Sanders desteklediğini söylese de NASA’nın bütçe kesintileri lehine oy verdiğini ‘unutmuş’.

Donald Trump NASA’ya ‘fazla’ para ayrılması taraftarı değil. Diğer bir Cumhuriyetçi aday oldan Ted Cruz ise Amerikan senatosunda bilim ve uzay alt komitesine üye. Diğer adaylar gibi özel sektörü destekliyor ve küresel ısınma araştırmaları gibi konulara NASA’nın esas görev alanlarının dışında kaldığı gerekçesiyle soğuk bakıyor.

UUİ’den çekilen 2015’in en iyi kareleri

NASA 2015 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan çekilen en iyi fotoğrafları derlediği bir albüm yayınladı.

iss-colombia

Çinliler Ay’ın karanlık yüzüne gidecek

Ay’ın bize dönük yüzünü yüz yıllardır inceliyoruz; buna karşın diğer yüzü hakkında fazla bilgimiz yok. Çin daha önce hiç araç indirilmeyen Ay’ın diğer yarısını hedefleyen bir görev planlıyor. 2018’de gerçekleştirilmesi düşünülen görevde kullanılacak sonda adını Çin mitolojisindeki ay tanrıçasından alıyor: Chang’e-4.

İran

İran’a nükleer programı nedeniyle uygulanan ambargo kalktı. Füze programı nedeniyle ABD’nin uyguladığı diğer bazı uygulamalar devam etse de ülke yakın vadede ekonomik olarak biraz daha rahatlayacak gibi gözüküyor. İran, ambargo kalkar kalkmaz eskiyen uçak filosunu yenilemek için Airbus ile anlaştı. Önümüzdeki dönemde ekonomisi daha da güçlenen İran ABD ve İsrail’in yaptırımlarına karşın roket programını devam ettirecektir. Argeye ayırdığı pay ambargoya rağmen Türkiye’nin biraz altında olan İran’ın önümüzdeki dönemde Türkiye’de bir değişiklik olmazsa ülkemizi geçmesi olasılıklar dahilinde.

Satürn’ün üç uydusu

saturnun-uc-uydusuCassini uzayaracından elde ettiği bu fotoğrafta Halkalı Gezegen’in uydularından Enceladus ve Rhea hemen gözünüze çarpmıştır. Peki fotoğraftaki üçüncü uydu olan Atlas’ı farkedebildiniz mi?

Cassini’nin dar açı kamerasıyla 24 Eylül’de çektiği bu görüntüde Satürn’ün halkalarını ve uydularından üçtanesini görüyoruz. 504 km çaplı Enceladus ve 1,527 km çaplı Rhea hemen görülebiliyor. Sadece 30 km çaplı Atlas’ı farkedebilmek için biraz daha dikkatli bakmanız lazım:

atlas

Fotoğraf Rhea’dan 2,8 milyon km öteden çekilmiş. Enceladus ise 2,1 km uzaklıkta. Görüntüyü oluşturan pikseller sırasıyla iki uydu için 16 ve 8 km ölçeğine denk. 2.4 milyon km uzaklıktaki Atlas içinse her piksel 14 km’yi gösteriyor. Yani Atlas bu fotoğrafta sadece iki piksel boyunda. 2006 yılında çekilen aşağıdaki görüntüde Atlas biraz daha yakından görülüyor:

atlas2
kaynak: NASA