Yay takımyıldızı (Sagittarius)

Parlak yıldızlara sahiptir. Gökyüzünde farketmesi en kolay takımyıldızlardan biri. En parlak yıldızları ( Delta, Epsilon, Zeta, Phi, Lambda, Gamma-2, Sigma ve Tau Sagittarii) çaydanlığı andıran bir biçim oluşturuyor. Tabii evvelden çaydanlık olmadığından eski insanlar bu şekilde bir okçu figürü (ya da centaur) görmüşlerdir.

Zodyak takımyıldızlarından biri olan Yay’ın sembolü bir ok (Unicode U+2650 ♐). Latince ismi olan Sagittarius okçu demek zaten. Mitolojide, centaurus denilen yarı insan yarı at olan bir yaratık olarak tasfir edilir. Bu mitin kaynağı Babil. Buradan Yunan kültürüne geçiyor. Hakkında yazılı bilgiye ilk defa Antik Yunan astronomu Batlamyus’un (Ptolemy) 2. yüzyıldaki kayıtlarında rastlıyoruz.

Gökyüzünde 867 derece alan kaplayan Yay, Güney yarıküredeki en büyük takımyıldızlardan birisidir; alan bakımından genelde 15. sırada.

 

Gözlem

Samanyolu galaksisinin merkezi takımyıldızın batı kısmında yer alır. Gökyüzündeki en yoğun bölgede olduğundan pekçok yıldız kümesi ve bulutsu içerir. Dürbün ile gözlem için gökyüzünün en iyi bölgesi sayılabilir. Bir Güney yarıküre takımyıldızı olmasına karşın Kuzey’den de görülebilir. Kuzey yarımkürede en iyi gözlem zamanı Ağustos ayı.

Yay takımyıldızında görülebilecek gökcisimleri

Yay içinde pek çok Messier kataloğuna dahil obje bulunuyor. Burada izleyebileceğiniz bulutsular: Lagün (M8), Omega (M17) ve Trifid (M20). Yıldız kümeleri: Küresel küme olan M22, M28, M54, M55, M69, M70, M75; ve açık kümeler M18, M21, M23, M25.

Lagün Bulutsusu (M8)

5,000 ışık yılı uzağımızda, 140’a 60 ışık yılı boyutunda. Gökyüzünde 1.5° alan kaplar. Karanlık bir yerde çıplak gözle görülebilir. Direkt gözlemde gri renkte olan bulutsu, uzun pozlamayla pembemsi rengini ortaya çıkarır. Parlaklığı 3 kadir; epey parlak bir cisim.

İlk olarak 1680’de John Flamsteed tarafından keşfedildi. Daha sonra birbirlerinden bağımsız olarak 1747’de Guillaume Le Gentil, 1764’de de Charles Messier tarafından keşfedildi.

Karanlık bulutsu özellikleri de taşıyan Lagün bulutsusu Barnard’ın Katoloğu’nda da yer alır. 17,000 civarında Bok Küresi içeriyor. Görece küçük sayılabilecek boyutta, izole karanlık bulutsulara Bok Küresi deniliyor ve isimleri astronom Bart Bok’dan geliyor. Sandığınız gibi değil yani 🙂

Omega Bulutsusu (M17)

Büyük yıldız oluşum bölgelerinden biri olan Omega da parlak bir bulutsu. Görünür parlaklığı 6 kadir. 4890 ışık yılı uzağımızdaki Omega, 1746 yılında Philippe Loys de Chésaux tarafından keşfedildi.

Trifid Bulutsusu (M20)

M20 veya NGC 6514 olarak da adlandırılan Trifid bir emisyon bulutsusudur. Gökyüzünde Lagün bulutsusuyla arasnda 2 dereceden daha az fark vardır. Ortalama 50 ışık yılı çapa sahip Trifid’in dışı maviye çalan bir yansıma bulutsusudur; pembe renkli iç kısmı ise iki karanlık bantla ayrılır. Bu üç parça kimi zaman “loblar” olarak da anılır.

Yıldızlar

Takımyıldzılardaki yıldızlar en parlaktan sönüğe doğru Grek harfleri ile adlandırılırlar. Bu kuralı ilk ortaya çıkartan Johann Bayer’dir. Yalnız, Bayer kendi kuralını Yay’da çiğnemiştir. Bu yüzden isimlendirme sırası ile parlaklık sırası aynı değil. Gelelim yıldızlara:

Rukbat

Alfa Sagittarii (α Sgr), 180 ışık yılı uzakta mavi bir ana kol yıldızıdır. Yüzey sıcaklığı Güneş’in 2 katından fazla. Rukbat “Okçu’nun dizi” anlamına geliyor. Alfa olarak isimlendirilse de epsilon Sagittarii, yani Kaus Australis daha parlak. Rukbat sadece 3.96 kadir görünür parlaklıktayken, Kaus Australis 1.85 kadir parlaklığa sahiptir.

Nunki

Sigma Sagittarii (σ Sgr) 260 ışık yılı uzağımızda, 2.08 kadir parlaklığında bir mavi cücedir. “Nunki” adını Babilliler vermiş. İsmin çıkış noktası bilinmiyor ancak Fırat üzerindeki kutsal şehir Eridu’dan çıktığı düşünülmekte. Bugün kullandığımız en eski yıldız ismi Nunki’dir.

Ascella

Zeta Sagittarii (ζ Sgr), 90 ışık yılı uzağımızda bulunan ikili yıldız sistemidir. İkiside beyaz dev olan yıldızlar birbiri etrafında 21 yılda tur atarlar. Bu yıldızların parlaklıkları 3.3 ve 3.5 kadirdir.

Kaus Meridionalis

Delta Sagittarii (δ Sgr), sadece 85 ışık yılı uzaklığımızdadır. Görünür parlaklığı 2.71 kadirdir.

Arkab

Beta Sagittarii (β Sgr) 378 ışık yılı uzakta bulunan bir ikili yıldızdır. Bu iki uzak yıldız kütleçekimsel olarak bağlı değildir fakat pozisyonları gereği Dünya’dan birbirlerine çok yakın (0.36°) gözükürler. Birlikte Beta Sagittarii olarak anılırlar. Yıldızlardan parlak olanı (β¹ Sagittarii) 3.96 kadir parlaklıkta; β² Sagittarii’nin parlaklığı ise 7.4 kadir mertebesinde. Arkab “aşil tendonu” demek.

Kaus Australis

Epsilon Sagittarii, takımyıldızın en parlak yıldızı. 140 ışık yılı uzakt yer alan ikili yıldız sistemi. Yıldızlardan büyük olanı, çap bakımından Güneş’ten yaklaşık 7 kat büyük bir mavi dev. Kaus Australis, “yayın güney kısmı” demek.

Kaus Borealis

Lambda Sagittarii bir turuncu alt-dev yıldız. 80 ışık yılı uzağımızda ve güneşimizden çap olarak 11 kat daha büyük.

Nash

Gamma Sagittarii 100 ışık yılı uzakta parlayan bir turuncu dev. Güneş’ten yaklaşık 12 kat büyük.

Samanyolu’nun yeni görüntüsü: şimdiye kadarki en büyük yıldız haritası

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Gaia uzayaracı ekibi, uzun süredir beklenen, yaklaşık 1.7 milyar yıldızlık veriyi işleyerek, şimdiye kadarki en kapsamlı yıldız haritasını yayınladı. Sanallaştırma sayesinde Samanyolu ve komşu gökadalardaki yıldızlara zum yapabiliyorsunuz. Fakat unutmayın, gökadamızda yüz milyarlarca yıldız olduğu düşünülüyor. Bu inanılmaz büyüklükteki görüntü dev bir okyanusun küçük bir kıyısını gösteriyor.

Gaia’dan elde edilen görüntüde tam olarak 1.692.919.135 yıldız var. Gaia verisi 1.3 milyar yıldızın Güneş’e göre hız ve yönleri tespit edilmiş. Bunun için paralaks adı verilen, Dünya’nın yer değiştirmesi sayesinde yıldızın, arka plan üzerindeki hareketinden uzaklığının hesaplandığı yöntem kullanılıyor. Görüntüde bunca yıldızın arasında ayrıca Güneş Sistemi’ne dahil 14.099 cisim bulunuyor.

kaynak: gizmodo.comesa.int |

Andromeda Gökadası (Messier 31 / NGC 224)

Andromeda’ya hızlı bir bakış:

  • Andromeda (Zincirli Prenses) burcunda
  • sarmal gökada
  • 220 bin ışık yılı genişlikte
  • 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta
  • 1.230 milyar güneş kütlesinde
  • 1 trilyon civarında yıldızı var

Tüm derin uzay cisimleri içersinde görülmesi en çok heyecan uyandıran cisim herhalde herkes için Andromeda Gökadası’dır. Samanyolu‘nun uyduları olan cüce gökadaları saymazsak, bize en yakın komşu galaksidir. Adını aldığı Andromeda (Zincirli Prenses) takımyıldızı içinde, bizden 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alır. Çok yakın; gerçekten.

Ve gittikçe yaklaşıyor!

Her saniye iki gökada birbirlerine 100-140 kilometre yaklaşmaktalar. 4.5 milyar yıl kadar sonra ikili birleşerek yeni ve daha büyük bir gökcismi oluşturacak. Oluşacak yeni gökada Milkomeda (İngilizce Milkyway ve Andromeda’nın birleşimi) olarak adlandırılıyor. Kabul edelim, kötü bir isim.

Andromeda’nın bize yaklaştığını ilk fark eden Edwin Hubble oldu. Hubble 1929’da, bize uzak galaksilerin tayflarını incelediğinde kırmızıya kayma fark etti. Bu gökadaların bizden uzaklaştığının bir işaretidir ve bu durum evrenin genişlemesiyle ilişkili. Hubble Andromeda’nın tayfında ise kırmızıya değil maviye kayma tespit etti; yani bize yaklaşıyordu.

Bilim insanları 2012’de, adını Edwin Hubble’dan alan Hubble Uzay Teleskobu’nun 2002-2010 yılları arasındaki Andromeda verilerini inceledikten sonra iki galaksinin birleşmesinin kesin olduğu sonucuna vardılar.

İki farklı sarmal gökadanın birleşmesiyle ortaya çıkan NGC 2623 gökadası. Andromeda-Samanyolu birleşmesinin sonuçları da buna benzeyecek.

Andromeda ve Samanyolu’nun biraraya gelmesi internette kimi zaman çarpışma olarak anılsa da olacak şey esasen bir birleşme. Bilim insanları aradaki muazzam boşluklar sebebiyle yıldızların birbiri ile çarpışmasını çok düşük bir ihtimal olarak görüyorlar. Bahsettiğimiz birleşme yüz milyonlarca yıl sürecek, iki gökada yekpare hale gelene dek defalarca kez iç içe geçip ayrılacaklar.

Aşağıdaki videoda Samanyolu ve Andromeda’nın birleşme simülasyonu görülüyor:

Andromeda’nın yapısı

260 bin ışık yılı genişliği ile (Samanyolu’nun 2.5 katından fazla) 1 trilyondan fazla yıldız barındıran Andromeda, yakınımızdaki bir dizi galaksiden oluşan Yerel Küme‘nin en büyük gökadası olsa da bilim insanları Samanyolu’nun içerdiği karanlık madde yüzünden daha büyük kütleli olduğunu düşünmekteler.

Andromeda bir sarmal (spiral) gökada; yakınlığından ötürü sarmal gökadaların evrimini incelemek açısından astronomlar için oldukça önemli bir gözlem hedefi. Yakınında bulunan yoldaş gökadalar M32 ve M110 ile girdiği kütleçekimsel etki sebebiyle sarmal kolları biraz eğrilik göstermekte.

Andromeda’nın her biri çok kalabalık olan iki gökada çekirdeği var ve merkezinde en azından bir tane süper kütleli kara delik sakladığı düşünülüyor. NASA’nın Chandra X-ışını Gözlemevi‘nden (uzay teleskobu) elde edilen veriler ile 35 kara delik adayı belirlenmiş. Bu olası adayların 28’i Andromeda’nın dış bölgesinde bizim gördüğümüz tarafta bulunuyor; yedisi ise gökada merkezine sadece 1000 ışık yılı uzaklıkta.

M31 Nasıl Gözlenir?

Dediğim gibi, Andromeda gökyüzünde görebileceğiniz en harika nesnelerden biri. İzlemesi de oldukça kolay. Yeterince karanlık bir ortam bulursanız çıplak gözle bile ayırt edebilirsiniz. 2.54 milyon ışık yılı uzaklıktaki Andromeda çıplak gözle görebileceğiniz en uzak cisimdir.

Tom Buckley tarafından oluşturulan bu birleşik resimde Andromeda Gökadası’nın Ay kadar parlak olsaydı gökyüzünde nasıl görüleceği gösterilmiş.

Andromeda gökyüzünde 3 dereceyi dolduryor. Ay’ın çapı ise 0.5 derece. Yani gökada kabaca 6 dolunaylık alan kaplıyor. Bu yüzden gözlem için en iyi seçenek geniş açılı görüş sağladığı için dürbündür. Eğer teleskop kullancaksanız en geniş açıyı (en az büyütme)  veren göz merceğini seçmekte var. Zira büyütme herhangi bir ayrıntı sağlamadığı gibi hedefin tamamını görememenize neden olur.

Yaz ve kış aylarında da Andromeda’yı izleyebilirsiniz ancak gökyüzünde tepe noktasına yakın konuma daha erken geldiğinden sonbahar gözlem için daha uygun. Andromeda’yı gözlemlemek için eylül sonu ekim ortası en iyi dönem.

Andromeda’yı Kraliçe’den doğru bulma adımları.

Andromeda Gökadası’nı gökyüzünde bulmak için Kraliçe (Cassiopeia) takımyıldızını kullanabilirsiniz. Kraliçe’nin parlak yıldızların oluşturduğu ‘W’ şeklini seçmek oldukça kolay. Daha sonra yapmanız gereken Kraliçe’nin güneydoğusunda Andromeda takımyıldızının bir çizgi üzerinde sıralanmış 3 yıldızını bulmak. Ortadakinin (Miraç) üzerinde sıralanan iki yıldızı bulun. Andromeda en üstteki yıldızın üzerinde kalıyor.

Andromeda’yı bulmak için Pegasus’u kullanmak

Andromeda takımyıldızını Pegasus takımyıldızının Büyük Kare’sini kullanarak da bulabilirsiniz. Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’ı (beta Andromedae) tespit ettikten sonra yukarıda tarif edilen şekilde M31’i bulabilirsiniz.

Andromeda’nın Keşfinin Tarihçesi

El Sufi’nin “Sabit Yıldızların Kitabı” eserindeki Andromeda Takımyıldızı tasfiri. Andromeda Gökadası ‘balığın’ ağzının hemen ucunda görülüyor.

Andromeda ilk defa Farsi astronom Abdul el-Rahman es-Sufi (Rey 903 – 986 Şiraz) tarafından 964 yılında “küçük bulut” olarak Sabit Yıldızların Suretleri Kitabı‘nda kayda geçiriliyor. İshafan’daki Persli astronomlarca 900’lerin başından beri biliniyor olmalı.

1500 yılında bir Hollanda yıldız haritasında görülüyor. 1764 yılında Charles Messier tarafından M31 koduyla kataloğa ekleniyor. Teleskopla ilk gözlemi Alman astronom Simon Marius yapıyor. Bu dönemde M31 yanlış bir şekilde bulutsu olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın başına kadar Samanyolu’nun tüm evreni kapsadığı düşünülüyordu. Ayrı gökadalar fikri henüz spekülasyon boyutundaydı. 18. yüzyılda bazı filozoflar ayrı yıldız sistemleri fikrini öne sürmüşlerdi. Bu fikrin öncüleri Emanuel Swedenborg, Thomas Wright ve “Evren Adaları” tanımlamasıyla en meşhurları  Immanuel Kant’tı. Ancak bu fikirleri destekleyecek gözlemler henüz ortada yoktu. Bu sebeple komşumuz, Samanyolu içindeki bir “sarmal bulutsu” sanılıp Büyük Andromeda Bulutsusu olarak anılıyordu.

1864’de Sir William Huggins bulutsuların tayflarındaki emisyon çizgilerini inceleyerek iki temel bulutsu çeşidi olduğu sonucuna vardı: ışığı yansıtan gazlardan oluşan bulutsular ve yıldız kümelenmeleriyle oluşanlar. Bu sonuncusu elbette bugün gökada dediğimiz şeylerdi.

Isaac Roberts 1887’de Andromeda ‘Bulutsusu’nu ilk defa fotoğrafladı.

1922’de Edwin Hubble Andromeda’da ilk Cepheid değişken yıldızını keşfederek “bultusunun” Samanyolu’nun dışında olduğunu buldu. Ancaki o tarihte henüz iki Cepheid sınıfından haberdar olmadığı için mesafe ölçümü yanlıştı. 1929’daki çalışmasında Andromeda “Bulutsusu”nu galaksiötesi yıldız sistemi olarak  tanımladı.

kaynaklar:

 

 

Samanyolu hakkında 25 şey

oneminuteastronomer.com adresinde rastladığım bir makalede 25 maddede gökadamız Samanyolu hakkında kısa bilgiler verilmiş. Biraz daha zenginleştirebilmek için, çevirisini yaptığım yazının orjinalinde olmayan görseller kullandım ve bağlantıları ekledim.

Bu çeviriyi, şu an kanındaki zehire karşı mücadele ederken gücünün, moralinin ve kendine inancının Samanyolu’ndaki yıldızlar kadar çok olmasını dilediğim bir arkadaşıma hediye ediyorum. İşte Samanyolu hakkında 25 şey:

1. Gökadamızda yaklaşık 400 milyar yıldız var.

2. Yunan mitolojisine göre, Samanyolu, Zeus’un eşi (ve kız kardeşi!) Hera’nın Herkül’ü emzirirken döktüğü sütten meydana gelmiş.

3. Samanyolu’nun merkezi Kuzey Yarıküre’dekiler için ufka yakın görülen Yay Takımyıldızı‘nın doğrultusunda bulunur. Ama ekvatorun yakınında veya Güney Yarıküre’de, Samanyolu’nun merkezi neredeyse tepededir.. muhteşem bir manzara!

4. Çoğumuz Samanyolu’nun sarmal gökada olduğunu biliriz [astrotürk: Türkiye için ne kadar geçerli?]. Fakat geçtiğimiz birkaç yıl içinde, gökbilimciler gökadamızın sadece sarmal değil, aynı zamanda SBbc tipinde çubuklu sarmal gökada olduğunu keşfettiler.

5. Samanyolu’nun çapı 100.000 ışıkyılıdır.

6. ve yaklaşık 1.000 ışıkyılı kalınlığındadır.

Samanyolu gökadasının hayali resmi.
Samanyolu gökadasının hayali resmi.

7. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun düzlemine yakın konumda bulunmaktadır. Böylece Samanyolu gece gökyüzünü iki eşit parçaya bölüyormuş gibi gözükür.

8. Aristotales Samanyolu’nun, yıldızların üst atmosferde yanmasından oluştuğuna inanıyordu. İyi bir filozof olmasına karşın, Arsito’nun çoğu bilimsel tahmini yanlıştı.

9. Dünya’nın neresinde yaşıyor olursanız olun ve hangi mevsim olursa olsun, eğer karanlık ve açık bir gökyüzü olduğu zaman dışarı çıkarsanız Samanyolu’nun bize komşu olan sarmal kollarını görebilirsiniz.

10. Güneş Samanyolu’nun merkezinden yaklaşık 26.000 ışıkyılı uzaklıkta bulunuyor.

11. Güneş her 220 milyon yılda Samanyolu’nun çevresindeki bir tur atar. Güneş sistemimiz (ve bu yüzden Dünya) galaktik merkezin çevresinde 220km/s hızla döner. Bu hızda, güneş sistemimiz Vega yıldızı doğrultusunda her 1400 yılda bir ışık yılı yol alır.

12. Samanyolu’ndaki en yaşlı yıldızlar gökadanın merkezinin yakınında ve küresel kümelerle yalnız antik yıldızlar içeren bir hale (ışık halkası) içinde bulunur.

13. Sarmal kollar boyunca galaktik merkezden uzaklaştıkça, yıldızlararası bulutlar kütle çekim gücü altında sıkılmış bir yumruk kadar gaz ve tozun üstüne çöker, bunlar yeni yıldız kümelerini ateşler.

14. Siz bunu okurken, Samanyolu Virgo olarak adlandırılan bir cüce galaksiyle çarpışıyor.

15. Samanyolu’nun merkezinde yıldızları ve maddeyi şiddetle yutan ve yüksek enerjili X-ışını saçan, 4 milyon güneş kütlesinde devasa bir karadelik bulunmakta. Fakat Dünya bu kara delik tarafından yutulma tehditi altında değil.. yani endişelenecek bir şey yok.

Samanyolu'nun süperkütleli kara deliğinin (a.k.a. Sagittarius A) kanıtı olan ışık ekoları.
Samanyolu’nun süperkütleli kara deliğinin (a.k.a. Sagittarius A) kanıtı olan ışık ekoları.

16. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun Avcı (Orion) kolunun içlerinde bulunmaktadır.  Merkeze yakın olan komşu kol Karina-Yay (Carina-Sagittarius), daha dıştaki ise Kahraman (Perseus) koludur.

17. Samanyolu’nun adı Çin, Japonya ve diğer Doğu Asya ülkelerinde “Gümüş Nehir”dir.

18. Galaktik düzleme 90 derecelik açıya sahip noktaları gösteren, kuzey ve güney galaktik kutupları göreceli olarak, Berenices’in Saçı (Coma Berenices) ve Heykeltraş (Sculptor) takımyıldızılarındadır. Gökyüzünde bu kutuplara doğru bakar ve galaktik düzlemden uzaklaşırsanız, her türlü şekil ve boyutta milyonlarca gökadanın bulunduğu derin galaksilerarası uzayı görürsünüz.

19. Samanyolu’nun yıldızlardan oluştuğunu ilk keşfeden kişi Galileo oldu.

20. Samanyolu ve Andromeda gökadaları Bölgesel Grup gökadalarının en büyükleridir. Bölgesel Grup içinde, en büyükleri Büyük ve Küçük Macellan Bulutları olarak bilinen pek çok ufak cüce gökadalar vardır. Bölgesel Grup gökadaları, Virgo Süperkümesi olarak adlandırılan daha büyük bir gökadalar grubunun  parçasıdır.

En yakın komşumuz Andromeda Gökadası bize her saniye biraz daha yaklaşıyor.

21. Andromeda galaksisi Samanyolu’na saniyede 100-140 km hızla yaklaşmakta, ve iki dev gökada kabaca 4,5 milyar yıl sonra çarpışacak. Gökadalardaki yıldızlar çarpışmayacak olsa da, iki gökada özelliği olmayan eliptik (elips şeklinde) bir galaksi oluşturmak üzere birleşecekler ve güzel sarmal şekillerini ve yeni yıldızlar oluşturacak gaz ve tozlarını kaybedecekler.

22. Thoreau‘dan güzel bir alıntı, sizi teleskobunuzla yalnız, herhangi bir kişinin sizin yıldızları neden bu kadar çok sevdiğinizi anlayıp anlayamayacağını düşünürken teselli edebilir: “Neden yalnız hissedeyim: gezegenimiz Samanyolu’nun içinde değil mi ? “.

23. Samanyolu’nun kütlesinin büyük kısmının, doğası hala bilinmeyen gizemli “karanlık madde” olduğuna inanılıyor

24. Samanyolu’ndaki en yaşlı yıldız olan, Terazi’deki HE 1523-0901, 13,2 milyar yaşında ve neredeyse evrenin kendisiyle yaşıt.

25. Işık kirliliği sebebiyle, dünyadaki çocukların çoğu Samanyolu’nu asla göremeyecekler 🙁

kaynak: oneminuteastronomer.com |

galaktik metro

İlk modern metro haritası Londra için Harry Beck tarafından tasarlandı. Daha sonra dünyadaki diğer metro sistemleri için de aynı tarzda haritalar oluşturuldu. Bu haritalar, hatlar çeşitli renklerdeki tüpler şeklinde gösterildiği için tüp haritalar olarak anılıyor. Aşağıdaki tüp harita örneği Londra metro sistemine (Underground) ait:

Samuel Arbesman adında bir kişi de metro haritalarından esinlenerek gökadamız Samanyolu için bir tüp harita hazırlamış. Sarmal gökada sınıfından olan galaksimiz Samanyolu, Çarkıfelek gökadası gibi bir kaç farklı kola sahip. Samuel’in yaptığı şey, bu kollar üzerinde bulunan bilindik gökcisimleri arasında kollara göre bağlantı kurmak.

Haritadaki ‘hatlar’ gökadanın merkezi olan galaktik çekirdekten doğru ayrılmaya başlıyor. Bizim güneş sistemimizin bulunduğu Avcı (Orion) Kolu kırmızı ile gösterilmiş ve güneşimiz (Sol) hattın ortasında bulunuyor.

Samanyolu Gökadası için bir tüp harita
Samanyolu Gökadası için bir tüp harita. Londra metrosu iiçn hazırlanan haritadan daha basit gözüküyor. Elbette milyarlarca yıldız "durağı" gösterilecek olsa işler fena halde karışırdı.

Kaynak: Londra metrosu | arbesman.net | wikipedia | blog: willgater.com