Yay takımyıldızı (Sagittarius)

Parlak yıldızlara sahip olan Yay takımyıldızı gökyüzünde farketmesi en kolay burçlardan biridir. En parlak yıldızları ( Delta, Epsilon, Zeta, Phi, Lambda, Gamma-2, Sigma ve Tau Sagittarii) çaydanlığı andıran bir biçim oluşturuyor. Tabii evvelden çaydanlık olmadığından eski insanlar bu şekilde bir okçu figürü (ya da centaur) görmüşlerdir.

Zodyak takımyıldızlarından biri olan Yay takımyıldızı bir ok (Unicode U+2650 ♐) sembolüyle gösterilir. Latince ismi olan Sagittarius okçu demek zaten. Mitolojide, centaurus denilen yarı insan yarı at olan bir yaratık olarak tasfir edilir. Bu mitin kaynağı Babil. Buradan Yunan kültürüne geçiyor. Hakkında yazılı bilgiye ilk defa Antik Yunan astronomu Batlamyus’un (Ptolemy) 2. yüzyıldaki kayıtlarında rastlıyoruz.

Gökyüzünde 867 derece alan kaplayan Yay, Güney yarıküredeki en büyük takımyıldızlardan birisidir; alan bakımından genelde 15. sırada geliyor.

Kara Delik

Samanyolu galaksisinin merkezindeki Sagittarius A* olarak adlandırılan süper kütleli kara delik bu takımyıldızın sınırlarında yer alır. Olay Ufku Teleskobu (Event Horrizon Telescope – EHT) Sagittarius A* (*: yıldız) gözlemini 12 Mayıs 2022 tarihinde dünya ile paylaştı. Kara delik gökyüzünde, komşu Akrep takımyıldızındaki Kelebek Kümesi’nin (Butterfly Cluster – M6) yakınında bulunuyor.

Gözlem

Samanyolu galaksisinin merkezi Yay’ın batı kısmında yer alır. Gökyüzündeki en yoğun bölgede olduğundan pek çok yıldız kümesi ve bulutsu içerir. Dürbün ile gözlem için gökyüzünün en iyi bölgesi sayılabilir. Bir Güney yarıküre takımyıldızı olmasına karşın Kuzey’den de görülebilmekte. Yay takımyıldızı Kuzey yarımkürede en iyi Ağustos ayında gözlemlenir.

Yay takımyıldızında görülebilecek gökcisimleri

Yay içinde pek çok Messier kataloğuna dahil obje bulunuyor. Burada izleyebileceğiniz bulutsular: Lagün (M8), Omega (M17) ve Trifid (M20). Yıldız kümeleri: Küresel küme olan M22, M28, M54, M55, M69, M70, M75; ve açık kümeler M18, M21, M23, M25.

Lagün Bulutsusu (M8)

5,000 ışık yılı uzağımızda, 140’a 60 ışık yılı boyutunda. Gökyüzünde 1.5° alan kaplar. Karanlık bir yerde çıplak gözle görülebilir. Direkt gözlemde gri renkte olan bulutsu, uzun pozlamayla pembemsi rengini ortaya çıkarır. Parlaklığı 3 kadir; epey parlak bir cisim.

M8 – Lagün bulutsusu. NASA/ESA Hubble

İlk olarak 1680’de John Flamsteed tarafından keşfedildi. Daha sonra birbirlerinden bağımsız olarak 1747’de Guillaume Le Gentil, 1764’de de Charles Messier tarafından keşfedildi.

Karanlık bulutsu özellikleri de taşıyan Lagün bulutsusu Barnard’ın Katoloğu’nda da yer alır. 17,000 civarında Bok Küresi içeriyor. Görece küçük sayılabilecek boyutta, izole karanlık bulutsulara Bok Küresi deniliyor ve isimleri astronom Bart Bok’dan geliyor. Sandığınız gibi değil yani 🙂

Omega Bulutsusu (M17)

Büyük yıldız oluşum bölgelerinden biri olan Omega da parlak bir bulutsu. Görünür parlaklığı 6 kadir. 4890 ışık yılı uzağımızdaki Omega, 1746 yılında Philippe Loys de Chésaux tarafından keşfedildi.

M17 – Omega Bulutsusu

Trifid Bulutsusu (M20)

M20 veya NGC 6514 olarak da adlandırılan Trifid bir emisyon bulutsusudur. Gökyüzünde Lagün bulutsusuyla arasında 2 dereceden daha az fark vardır. Ortalama 50 ışık yılı çapa sahip Trifid’in dışı maviye çalan bir yansıma bulutsusudur; pembe renkli iç kısmı ise iki karanlık bantla ayrılır. Bu üç parça kimi zaman “loblar” olarak da anılır.

Yıldızlar

Takımyıldızlardaki yıldızlar en parlaktan sönüğe doğru Grek harfleri ile adlandırılırlar. Bu kuralı ilk ortaya çıkartan Johann Bayer’dir. Yalnız, Bayer kendi kuralını Yay takımyıldızında çiğnemiştir. Bu yüzden isimlendirme sırası ile parlaklık sırası aynı değil. Gelelim yıldızlara:

Rukbat

Alfa Sagittarii (α Sgr), 180 ışık yılı uzakta mavi bir ana kol yıldızıdır. Yüzey sıcaklığı Güneş’in 2 katından fazla. Rukbat “Okçu’nun dizi” anlamına geliyor. Alfa olarak isimlendirilse de epsilon Sagittarii, yani Kaus Australis daha parlak. Rukbat sadece 3.96 kadir görünür parlaklıktayken, Kaus Australis 1.85 kadir parlaklığa sahiptir.

Nunki

Sigma Sagittarii (σ Sgr) 260 ışık yılı uzağımızda, 2.08 kadir parlaklığında bir mavi cücedir. “Nunki” adını Babilliler vermiş. İsmin çıkış noktası bilinmiyor ancak Fırat üzerindeki kutsal şehir Eridu’dan çıktığı düşünülmekte. Bugün kullandığımız en eski yıldız ismi Nunki’dir.

Ascella

Zeta Sagittarii (ζ Sgr), 90 ışık yılı uzağımızda bulunan ikili yıldız sistemidir. İkiside beyaz dev olan yıldızlar birbiri etrafında 21 yılda tur atarlar. Bu yıldızların parlaklıkları 3.3 ve 3.5 kadirdir.

Kaus Meridionalis

Delta Sagittarii (δ Sgr), sadece 85 ışık yılı uzaklığımızdadır. Görünür parlaklığı 2.71 kadirdir.

Arkab

Beta Sagittarii (β Sgr) 378 ışık yılı uzakta bulunan bir ikili yıldızdır. Bu iki uzak yıldız kütleçekimsel olarak bağlı değildir fakat pozisyonları gereği Dünya’dan birbirlerine çok yakın (0.36°) gözükürler. Birlikte Beta Sagittarii olarak anılırlar. Yıldızlardan parlak olanı (β¹ Sagittarii) 3.96 kadir parlaklıkta; β² Sagittarii’nin parlaklığı ise 7.4 kadir mertebesinde. Arkab “aşil tendonu” demek.

Kaus Australis

Epsilon Sagittarii, takımyıldızın en parlak yıldızı. 140 ışık yılı uzakta yer alan ikili yıldız sistemi. Yıldızlardan büyük olanı, çap bakımından Güneş’ten yaklaşık 7 kat büyük bir mavi dev. Kaus Australis, “yayın güney kısmı” demek.

Kaus Borealis

Lambda Sagittarii bir turuncu alt-dev yıldız. 80 ışık yılı uzağımızda ve güneşimizden çap olarak 11 kat daha büyük.

Nash

Gamma Sagittarii 100 ışık yılı uzakta parlayan bir turuncu dev. Güneş’ten yaklaşık 12 kat büyük.

kaynak: constellation-guise.com | earthsky.org |

İlk yayın tarihi: 20 Mayıs 2018

Samanyolu galaksisi hakkında 25 ilginç bilgi

oneminuteastronomer.com adresinde rastladığım bir makalede 25 maddede gökadamız Samanyolu hakkında kısa bilgiler verilmiş. Biraz daha zenginleştirebilmek için, çevirisini yaptığım yazının orjinalinde olmayan görseller kullandım ve bağlantıları ekledim.

Bu çeviriyi, şu an kanındaki zehire karşı mücadele ederken gücünün, moralinin ve kendine inancının Samanyolu’ndaki yıldızlar kadar çok olmasını dilediğim bir arkadaşıma hediye ediyorum. İşte Samanyolu hakkında 25 şey:

1. Gökadamızda yaklaşık 400 milyar yıldız var.

2. Yunan mitolojisine göre, Samanyolu, Zeus’un eşi (ve kız kardeşi!) Hera’nın Herkül’ü emzirirken döktüğü sütten meydana gelmiş. İngilizce’deki Milky way ismi de burdan geliyor.

3. Samanyolu’nun merkezi Kuzey yarıküredekiler için ufka yakın görülen Yay Takımyıldızı‘nın doğrultusunda bulunur. Ama ekvatorun yakınında veya Güney yarıkürede, Samanyolu’nun merkezi neredeyse tepededir.. muhteşem bir manzara!

4. Çoğumuz Samanyolu’nun sarmal gökada olduğunu biliriz [astrotürk: Türkiye için ne kadar geçerli?]. Fakat geçtiğimiz birkaç yıl içinde, gökbilimciler gökadamızın sadece sarmal değil, aynı zamanda SBbc tipinde çubuklu sarmal gökada olduğunu keşfettiler.

Samanyolu gökadasının hayali resmi.
Samanyolu galaksisinin hayali resmi.

5. Samanyolu’nun çapı 150.000-200.000 ışıkyılıdır.

6. ve yaklaşık 1.000 ışıkyılı kalınlığındadır. Kenarından bakabilsek oldukça ince bir yapıda olduğunu görebilirdik.

“İğne Galaksisi” olarak da anılan NGC5866. 📷: Hubble UT

7. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun düzlemine yakın konumda bulunmaktadır. Böylece Samanyolu gece gökyüzünü iki eşit parçaya bölüyormuş gibi gözükür.

8. Aristotales Samanyolu’nun, yıldızların üst atmosferde yanmasından oluştuğuna inanıyordu. İyi bir filozof olmasına karşın, Arsito’nun çoğu bilimsel tahmini yanlıştı.

9. Dünya’nın neresinde yaşıyor olursanız olun ve hangi mevsim olursa olsun, eğer karanlık ve açık bir gökyüzü olduğu zaman dışarı çıkarsanız Samanyolu’nun bize komşu olan sarmal kollarını görebilirsiniz.

Samanyolu.
Can Rıfat Turcan

10. Güneş Samanyolu’nun merkezinden yaklaşık 26.000 ışıkyılı uzaklıkta bulunuyor.

11. Güneş her 220 milyon yılda bir Samanyolu galaksisi çevresindeki turunu tamamlar. Güneş sistemimiz (ve bu yüzden Dünya) galaktik merkezin çevresinde 220km/s hızla döner. Bu hızda, güneş sistemimiz Vega yıldızı doğrultusunda her 1400 yılda bir ışık yılı yol alır.

12. Samanyolu’ndaki en yaşlı yıldızlar gökadanın merkezinin yakınında ve küresel kümelerle yalnız antik yıldızlar içeren bir hale (ışık halkası) içinde bulunur.

13. Sarmal kollar boyunca galaktik merkezden uzaklaştıkça, yıldızlararası bulutlar kütle çekim gücü altında sıkılmış bir yumruk kadar gaz ve tozun üstüne çöker, bunlar yeni yıldız kümelerini ateşler.

14. Siz bunu okurken, Samanyolu galaksisi Virgo olarak adlandırılan bir cüce galaksiyle çarpışıyor.

15. Samanyolu’nun merkezinde yıldızları ve maddeyi şiddetle yutan ve yüksek enerjili X-ışını saçan, 4 milyon güneş kütlesinde devasa bir karadelik bulunmakta. Fakat Dünya bu kara delik tarafından yutulma tehditi altında değil.. yani endişelenecek bir şey yok.

Samanyolu'nun süperkütleli kara deliğinin (a.k.a. Sagittarius A) kanıtı olan ışık ekoları.
Samanyolu’nun süperkütleli kara deliğinin (a.k.a. Sagittarius A) kanıtı olan ışık ekoları.

16. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun Avcı (Orion) kolunun içlerinde bulunmaktadır. Merkeze yakın olan komşu kol Karina-Yay (Carina-Sagittarius), daha dıştaki ise Kahraman (Perseus) koludur.

17. Samanyolu’nun adı Çin, Japonya ve diğer Doğu Asya ülkelerinde “Gümüş Nehir”dir.

18. Galaktik düzleme 90 derecelik açıya sahip noktaları gösteren, kuzey ve güney galaktik kutupları göreceli olarak, Berenices’in Saçı (Coma Berenices) ve Heykeltraş (Sculptor) takımyıldızılarındadır. Gökyüzünde bu kutuplara doğru bakar ve galaktik düzlemden uzaklaşırsanız, her türlü şekil ve boyutta milyonlarca gökadanın bulunduğu derin galaksilerarası uzayı görürsünüz.

19. Samanyolu’nun yıldızlardan oluştuğunu ilk keşfeden kişi Galileo oldu.

20. Samanyolu ve Andromeda gökadaları Bölgesel Grup gökadalarının en büyükleridir. Gruba ikisi kadar büyük olmasa da diğer bir gökada daha dahildir: Triangulum. Bölgesel Grup içinde, en büyükleri Büyük ve Küçük Macellan Bulutları olarak bilinen pek çok ufak cüce gökadalar vardır. Bölgesel Grup gökadaları, Virgo Süperkümesi olarak adlandırılan daha büyük bir gökadalar grubunun  parçasıdır.

En yakın komşumuz Andromeda Gökadası bize her saniye biraz daha yaklaşıyor.

21. Andromeda galaksisi Samanyolu’na saniyede 100-140 km hızla yaklaşmakta, ve iki dev gökada kabaca 4,5 milyar yıl sonra çarpışacak. Gökadalardaki yıldızlar çarpışmayacak olsa da, iki gökada özelliği olmayan eliptik (elips şeklinde) bir galaksi oluşturmak üzere birleşecekler ve güzel sarmal şekillerini ve yeni yıldızlar oluşturacak gaz ve tozlarını kaybedecekler.

22. Thoreau‘dan güzel bir alıntı, sizi teleskobunuzla yalnız, herhangi bir kişinin sizin yıldızları neden bu kadar çok sevdiğinizi anlayıp anlayamayacağını düşünürken teselli edebilir: “Neden yalnız hissedeyim: gezegenimiz Samanyolu’nun içinde değil mi?“.

23. Samanyolu galaksisinin sahip olduğu kütlenin büyük kısmının, doğası hâlâ bilinmeyen gizemli “karanlık madde” olduğuna inanılıyor

24. Samanyolu galaksisi içindeki en yaşlı yıldız olan, Terazi’deki HE 1523-0901, 13,2 milyar yaşında ve neredeyse evrenin kendisiyle yaşıt.

25. Işık kirliliği sebebiyle, dünyadaki çocukların çoğu Samanyolu’nu asla göremeyecekler 🙁

kaynak: oneminuteastronomer.com |

ilk yayın: 17 Şubat 2009 21:04

Andromeda Galaksisi (Messier 31 / NGC 224)

Andromeda’ya hızlı bir bakış:

  • Andromeda (Zincirli Prenses) takımyıldızında
  • sarmal gökada
  • 220 bin ışık yılı genişlikte
  • 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta
  • 1.230 milyar güneş kütlesinde
  • 1 trilyon civarında yıldızı var

Andromeda galaksisi tüm derin uzay cisimleri içersinde görülmesi belki de en çok heyecan uyandıranıdır. Samanyolu galaksisinin uyduları olan cüce gökadaları saymazsak, bize en yakın komşu galaksidir. Adını aldığı Andromeda (Zincirli Prenses) takımyıldızı içinde, bizden 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alır. Çok yakın; gerçekten.

Ve gittikçe yaklaşıyor!

Her saniye iki gökada birbirlerine 100-140 kilometre yaklaşmaktalar. 4.5 milyar yıl kadar sonra ikili birleşerek yeni ve daha büyük bir gökcismi oluşturacak. Oluşacak yeni gökada Milkomeda (İngilizce Milkyway ve Andromeda’nın birleşimi) olarak adlandırılıyor. Kabul edelim, kötü bir isim.

Andromeda’nın bize yaklaştığını ilk fark eden Edwin Hubble oldu. Hubble 1929’da, bize uzak galaksilerin tayflarını incelediğinde kırmızıya kayma fark etti. Bu gökadaların bizden uzaklaştığının bir işaretidir ve bu durum evrenin genişlemesiyle ilişkili. Hubble Andromeda’nın tayfında ise kırmızıya değil maviye kayma tespit etti; yani bize yaklaşıyordu.

Bilim insanları 2012’de, adını Edwin Hubble’dan alan Hubble Uzay Teleskobu’nun 2002-2010 yılları arasındaki Andromeda verilerini inceledikten sonra iki galaksinin birleşmesinin kesin olduğu sonucuna vardılar.

İki farklı sarmal gökadanın birleşmesiyle ortaya çıkan NGC 2623 gökadası. Andromeda-Samanyolu birleşmesinin sonuçları da buna benzeyecek.

Andromeda galaksisi ve Samanyolu’nun biraraya gelmesi internette kimi zaman çarpışma olarak anılsa da olacak şey esasen bir birleşme. Bilim insanları aradaki muazzam boşluklar sebebiyle yıldızların birbiri ile çarpışmasını çok düşük bir ihtimal olarak görüyorlar. Bahsettiğimiz birleşme yüz milyonlarca yıl sürecek, iki gökada yekpare hale gelene dek defalarca kez iç içe geçip ayrılacaklar.

Aşağıdaki videoda Samanyolu ve Andromeda’nın birleşme simülasyonu görülüyor:

Andromeda’nın yapısı

260 bin ışık yılı genişliği ile (Samanyolu’nun 2.5 katından fazla) 1 trilyondan fazla yıldız barındıran Andromeda, yakınımızdaki bir dizi galaksiden oluşan Yerel Küme‘nin en büyük gökadası olsa da bilim insanları Samanyolu’nun içerdiği karanlık madde yüzünden daha büyük kütleli olduğunu düşünmekteler.

Andromeda bir sarmal (spiral) gökada; yakınlığından ötürü sarmal gökadaların evrimini incelemek açısından astronomlar için oldukça önemli bir gözlem hedefi. Yakınında bulunan yoldaş gökadalar M32 ve M110 ile girdiği kütleçekimsel etki sebebiyle sarmal kolları biraz eğrilik göstermekte.

Andromeda’nın her biri çok kalabalık olan iki gökada çekirdeği var ve merkezinde en azından bir tane süper kütleli kara delik sakladığı düşünülüyor. NASA’nın Chandra X-ışını Gözlemevi‘nden (uzay teleskobu) elde edilen veriler ile 35 kara delik adayı belirlenmiş. Bu olası adayların 28’i Andromeda’nın dış bölgesinde bizim gördüğümüz tarafta bulunuyor; yedisi ise gökada merkezine sadece 1000 ışık yılı uzaklıkta.

M31 Nasıl Gözlenir?

Dediğim gibi, Andromeda galaksisi gökyüzünde görebileceğiniz en harika nesnelerden biri. İzlemesi de oldukça kolay. Yeterince karanlık bir ortam bulursanız çıplak gözle bile ayırt edebilirsiniz. 2.54 milyon ışık yılı uzaklıktaki Andromeda çıplak gözle görebileceğiniz en uzak cisimdir.

Tom Buckley tarafından oluşturulan bu birleşik resimde Andromeda galaksisinin Ay kadar parlak olsaydı gökyüzünde nasıl görüleceği gösterilmiş.

Andromeda gökyüzünde 3 dereceyi dolduryor. Ay’ın çapı ise 0.5 derece. Yani gökada kabaca 6 dolunaylık alan kaplıyor. Bu yüzden gözlem için en iyi seçenek geniş açılı görüş sağladığı için dürbündür. Eğer teleskop kullancaksanız en geniş açıyı (en az büyütme)  veren göz merceğini seçmekte var. Zira büyütme herhangi bir ayrıntı sağlamadığı gibi hedefin tamamını görememenize neden olur.

Yaz ve kış aylarında da Andromeda’yı izleyebilirsiniz ancak gökyüzünde tepe noktasına yakın konuma daha erken geldiğinden sonbahar gözlem için daha uygun. Andromeda’yı gözlemlemek için eylül sonu ekim ortası en iyi dönem.

Andromeda’yı Kraliçe’den doğru bulma adımları.

Andromeda Gökadası’nı gökyüzünde bulmak için Kraliçe (Cassiopeia) takımyıldızını kullanabilirsiniz. Kraliçe’nin parlak yıldızların oluşturduğu ‘W’ şeklini seçmek oldukça kolay. Daha sonra yapmanız gereken Kraliçe’nin güneydoğusunda Andromeda takımyıldızının bir çizgi üzerinde sıralanmış 3 yıldızını bulmak. Ortadakinin (Miraç) üzerinde sıralanan iki yıldızı bulun. Andromeda en üstteki yıldızın üzerinde kalıyor.

Andromeda galaksisini bulmak için Pegasus’u kullanmak

Andromeda takımyıldızını Pegasus takımyıldızının Büyük Kare’sini kullanarak da bulabilirsiniz. Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’ı (beta Andromedae) tespit ettikten sonra yukarıda tarif edilen şekilde M31’i bulabilirsiniz.

Andromeda galaksisinin keşfinin tarihçesi

El Sufi’nin “Sabit Yıldızların Kitabı” eserindeki Andromeda Takımyıldızı tasfiri. Andromeda Gökadası ‘balığın’ ağzının hemen ucunda görülüyor.

Andromeda galaksisi ilk defa Farsi astronom Abdul el-Rahman es-Sufi (Rey 903 – 986 Şiraz) tarafından 964 yılında “küçük bulut” olarak Sabit Yıldızların Suretleri Kitabı‘nda kayda geçiriliyor. İshafan’daki Persli astronomlarca 900’lerin başından beri biliniyor olmalı.

1500 yılında bir Hollanda yıldız haritasında görülüyor. 1764 yılında Charles Messier tarafından M31 koduyla kataloğa ekleniyor. Teleskopla ilk gözlemi Alman astronom Simon Marius yapıyor. Bu dönemde M31 yanlış bir şekilde bulutsu olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın başına kadar Samanyolu’nun tüm evreni kapsadığı düşünülüyordu. Ayrı gökadalar fikri henüz spekülasyon boyutundaydı. 18. yüzyılda bazı filozoflar ayrı yıldız sistemleri fikrini öne sürmüşlerdi. Bu fikrin öncüleri Emanuel Swedenborg, Thomas Wright ve “Evren Adaları” tanımlamasıyla en meşhurları  Immanuel Kant’tı. Ancak bu fikirleri destekleyecek gözlemler henüz ortada yoktu. Bu sebeple komşumuz, Samanyolu içindeki bir “sarmal bulutsu” sanılıp Büyük Andromeda Bulutsusu olarak anılıyordu.

1864’de Sir William Huggins bulutsuların tayflarındaki emisyon çizgilerini inceleyerek iki temel bulutsu çeşidi olduğu sonucuna vardı: ışığı yansıtan gazlardan oluşan bulutsular ve yıldız kümelenmeleriyle oluşanlar. Bu sonuncusu elbette bugün gökada dediğimiz şeylerdi.

Isaac Roberts 1887’de Andromeda ‘Bulutsusu’nu ilk defa fotoğrafladı.

1922’de Edwin Hubble Andromeda’da ilk Cepheid değişken yıldızını keşfederek “bultusunun” Samanyolu’nun dışında olduğunu buldu. Ancaki o tarihte henüz iki Cepheid sınıfından haberdar olmadığı için mesafe ölçümü yanlıştı. 1929’daki çalışmasında Andromeda “Bulutsusu”nu galaksiötesi yıldız sistemi olarak  tanımladı.

kaynaklar:

İlk yayım: 25 Ekim 2017

Yenişarbademli Gökyüzü Gözlem Şenliği 2019

Türkiye’nin en karanlık gözlem şenliği olan Yenişarbademli Gökyüzü Gözlem Şenliği bu yıl 25-26-27-28 Temmuz günlerinde 3. kez Isparta’nın Yenişarbademli isimli güzel ilçesi sınırlarında bulunan Melikler Yaylası’nda gerçekleşecek. Prof. Dr. Ethem Derman hocanın öncülüğünde gerçekleşecek şenliğe katılmak ücretsiz. Yalnızca bir katılım formu doldurmanız isteniyor. Gelişmeleri Ethem hocanın sayfasından takip edebilirsiniz. Ayrıca daha detaylı bilgi alabileceğiniz, gözlem etkinlikleri için bir sitesi var.

Boşuna en karanlık demiyorum. İlk şenlik sırasında yapılan ölçüme göre Melikler Yaylası’nda tam anlamıyla zifiri karanlığı yaşayabiliyorsunuz. Başka yerler de bu kadar karanlık olabilir ama bundan daha karanlık olamaz. Dolayısıyla Türkiye’de gözlem şenliği yapılan en karanlık yer Yenişarbademli. Eğer giderseniz burada Samanyolu’nu her zamankinden daha detaylı biçimde görebileceğinizi söyleyebilirim.

Dedegül Dağı’nın üzerinde Samanyolu.
Can Rıfat Turcan

Tabii elbette çıplak gözle gözlemin sınırları var. Eğer teleskop götüremiyorsanız hiç olmazsa bir dürbün temin etmenizi öneririm. Dürbün geniş açılı görüş kabiliyetiyle size mükemmel bir deneyim sunacaktır.

Gözlem şenliği kamp şeklinde gerçekleşiyor. Alanda pek çok imkan olsa da nihayetinde kampta olduğunuzu aklınızdan çıkarmamanız gerekiyor.

  • Su ihtiyacı için şenlik alanında iki adet çeşme var. 
  • Alana çevre köylerden gelenler yiyecek standı kuracaklar. Geçen sene sulu yemek ,köfte ekmek, sucuk ekmek, meyve ,sebze, karpuz vs. vardı.
  • Wc ve duş mevcut lakin yanınızda yedek tuvalet kağıdı getirin.
  • İnternet bağlantısı için mobil istasyon olacak.
  • Teleskopların elektrik ihtiyacı için jeneratör olacak.
  • Alanda ilaçlama yapılacak.
  • Pınargözü mağarası ve çevresi, yaka kanyonu yakınlardaki gezmelik yerler.
  • Sabahları hava sıcak oluyor ama gece oldukça serinlemesi mümkün. Bunu hesaba katarak soğuğa karşı giysi getirilmesi lazım.

Samanyolu dalgalıymış

Derya içre olup deryayı bilmeyen balıklar gibi biz de içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisini tam olarak bilmiyoruz. Diğer gökadalara dışardan bakmak onların tüm yapısını incelemeye müsade etse de Samanyolumuzun tam şeklini çözmemiz kolay değil. Sarmal yapıda olduğunu biliyor ve düz bir disk gibi düşünüyorduk. Eğer Çinli astronomların gözlemleri doğruysa düz sandığımız disk uçlarından eğimli olabilir. Gökbilimciler bu bulguya uzak noktalardaki 1.339 yıldızı inceleyerek ulaştılar. Sebeple ilgili bir şey söylenmese de gökadalar genelde komşularının kütleçekim etkisiyle şekil değiştirebiliyorlar.

Görselde, çevresiyle olan kütleçekim etkileşimi sonucu önemli biçimde bükülmüş olan ESO 510-G13 galaksisi görülüyor. Bu gökada 150 milyon ışıkyılı uzağımızda bulunuyor.

Kaynak: astronomidiyari.com | Görsel: NASA/ESA/Hubble UT