İlk kez bir ötegezegende su buharı keşfedildi

Dünya’nın yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir süper-dünya olan K2-18 b isimli ötegezegenin atmosferinde gaz halinde su tespit edildi. Tıpkı Dünyadaki gibi..

2015 yılında keşfedilen K2-18 b, kırmızı cüce sınıfında bir yıldızın çevresinde yaşanabilir bölge sınırları içindeki bir yörüngede hareket ediyor. Yaşanabilir bölge bir gezegenin yıldızından, yüzeyindeki suyun tamamen donmayacak kadar yakın ve tamamen buharlaşmayacak kadar uzak olan uzaklığı ifade ediyor.

Gezegen bu haliyle Dünya’ya oldukça benzer olabilir. 2021 yılında James Webb Uzay Teleskobu fırlatıldıktan sonra bu tarz ötegezegenler hakkında çok daha detaylı çalışmalar yapılabilecek.

kaynak: space.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 34

Yapay zeka gezegen keşfetti

Google’ın makine öğrenmesi teknolojisinden yararlanan bilim insanları Kepler-90 isimli yıldızın yeni bir gezegenini (Kepler-90i) keşfettiler. Kepler-90 bizlerden 2545 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor ve bizim sistemimizin mini bir versiyonunu andırmakta. Keşfedilen Kepler-90i adlı gezegen ise yaklaşık olarak Merkür yörüngesinde yeralıyor, yüzey sıcaklığı ise 420 °C’nin üzerinde.

Kepler-90 ile kendi sistemimizdeki gezegenlerin boyut olarak karşılaştırması.

Kullanılan yapay zeka teknolojisi (makine öğrenmesi) bilinen özelliklere dayanarak öğrenilen verilerden bilgisayarın tahminler yapıp karar gerçekleştirebileceği bir model inşaa etmesine dayanıyor. Bilim insanları çok küçük bir gezegeni başarıyla bulabilen sistemin binlerce yıldızda daha keşifler yapabileceğinden ümitli. Ötegezegenler yıldızlarının önünden geçerken bize ulaşan ışığında azalmaya sebep oluyor. Küçük bir gezegeni yakalamak bu nedenle kolay değil. (ileri okuma için: astronomidiyari.com)

Voyager 37 yıl sonra roketlerini ateşledi

37 yıl boyunca hiç kullanılmayan bir makinadan ilk günkü gibi çalışmasını bekler misiniz? 1977 yılında uzaya fırlatılan Voyager-1‘in yönlendirme motorları 37 yıl aradan sonra sorunsuzca tekrar ateşlendi. Voyager 1 bizden yaklaşık 21 milyar km uzaklıkta ilerlemekte. Mesafe büyük olsa da iletişim kesilmiş değil: Dünya’dan gönderilen sinyaller 19 saat 35 dakikada uzayaracına ulaşıyor.

Yönlendirme motorları en son 1980 yılında, Voyager 1 Satürn’ün yakınından geçerken kullanılmıştı. Roketlerin ateşlenme amacı ise iletişimin devamı için Voyager’ın antenini Dünya’ya yönelmiş biçimde tutmak. Bu iş daha önce aracın ana iticileri kullanılarak yapılıyordu ancak bunların eskidikçe daha çok enerjiye gereksinim duydukları ortaya çıktı. Malum artık Voyagerlara yakıt ikmali imkansız.

Uydu merkezinden yeni görüntüler

Türkiye’nin ilk yerli iletişim uyduları Türksat 6A ve Türksat 6B’nin üretiminin gerçekleştirileceği Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nin görüntüleri basın ile paylaşıldı. Merkezde daha önce Göktürk-2 uydusunun ileri entegrasyon ve çevresel testleri gerçekleştirilmişti.

Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi foto: Anadolu Ajansı

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev değişimi

17 Aralık pazar günü Soyuz MS-07 roketi ile Sefer 54 mürettebatından komutan Anton Shkaplerov (Roscosmos), uçuş mühendisleri Scott Tingle (NASA) ve Norishige Kanai (Japon Hava-Uzay Araştırma Ajansı – JAXA) Kazakistan’daki Baykonur Kozmodromu’ndan Uluslararası Uzay İstasyonu’na olan yolculuklarına çıktılar. Ekip uzayda 5 ay geçirecek.

Fotoğraf: NASA

Bu arada Sefer 53 mürettebatından komutan Randy Bresnik (NASA) ve uçuş mühendisleri Paolo Nespoli (ESA) ve Sergey Ryazanskiy (Roscosmos), Kazakistan’a gerçekleştirdikleri iniş ile Dünya’ya döndüler.

NASA/Bill Ingalls

‘Oumuamua uzay gemisi değilmiş

Farklı bir yıldız sisteminden gelen ilk nesne olduğu anlaşılan ‘Oumuamua‘nın bir uzay gemisi olmadığı da ortaya çıkınca göktaşı olduğu kesinleşti. Bilim insanları 4 bantta milyarlarca farklı kanalı dinleyerek ziyaretçi nesneden herhangi bir sinyal gelip gelmediğini araştırdılar. Araştırmanın sonucuna göre ‘Oumuamua bir taş kadar sessiz.

ESO / M. Kornmesser

Astrobiyoloji Konferansı değerlendirmesi

Astrobiyoloji başta astronomi ve biyoloji olmak üzere çeşitli disiplinlerin biraraya geldiği, yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alan bir bilim dalı. Türkiye’de astrobiyolojiye dair neredeyse hiçbir şey yok. Bu zorluğa rağmen geçtiğimiz ay ODTÜ’de Amatör Astronomlar Topluluğu ile Biyoloji ve Genetik Topluluğu Astrobiyoloji Konferansı gerçekleştirilmişti. Kendisi de bir astrobiyolog olmak isteyen Berfin Dağ konferansın değerlendirmesini yapmış.

2017’nin en iyi bilim görüntüleri

Yıl biterken yıl sonu değerlendirmeleri başlıyor. İşte onlardan biri: Nature dergisinin 2017 yılının en iyi bilim görüntüleri başlığıyla verdiği liste.

Ağustos ayında gerçekleşen güneş tutulmasını içeren birleşik görüntü.
Telif: David Klutho/Sports Illustrated/Getty

UV ışık altında gizli tonları açığa çıkan bir anemon çiçeği. Böceklerin UV ışınlarını algılama konusunda insanlardan daha başarılı olduğunu hatırlatırım.
Telif: Craig Burrows

İstanbul Üniversitesi’nde Bitmeyen Gece

İÜ Amatör Astronomlar Kulübü, en uzun gecenin yaşandığı 21 Aralık (Perşembe) tarihinde halka açık bir etkinlik düzenleyecek. Hava koşulları uygun olursa teleskop gözleminin de gerçekleşeceği etkinlik elbette ücretsiz. Detaylara etkinlik sayfasından ulaşabilirsiniz.

Hollanda polisi dron avlamak için kartalları kullanmaktan vazgeçti

Sebep kartalların dron pervanesinden zarar görme ihtimali değil tabii. Hayvanlar herzaman insanların istediği gibi davranmıyor ve dronları hedef olarak görmüyor. Avlanmak için aç olmaları gerekebiliyor. Hedef olarak görseler de eğer başarılı olamazlarsa sinirlenip farklı bir av aramaya koyuluyorlar. Dronları yerleşime yakın yerlerde kullanacaklarından bu hedef insan yavruları olma ihtimali de var. Mazallah..

Hollanda polisi tarafından eğitilen bir kartal dron, yakalarken.
Foto: KOEN VAN WEEL/AFP/Getty Images

İşte bu nedenlerden ötürü Hollanda polisi istenmeyen dronları avlamak için kartalları kullanmaktan vazgeçti. Dronları avlamak için yırtıcı kuşları kullanmak yerine diğer bir yöntem ise yine yırtıcı bir kuş olan doğanların av straeilerinden bir dron savunma sistemi tasarlamak olabilir.

 

Haftalık Gökyüzü Raporu – 31

Yrd. Doç. Dr. Sinan Aliş ve ekibi yeni bir değişen yıldız keşfetti

İstanbul Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi teleskobuyla RW UMi adlı yıldızı gözlemlerken görüş alanlarındaki başka bir yıldızın parlaklığının değiştiğini farketti. Bu sayede bilim insanlarımız yeni bir değişen yıldız keşfetmiş oldu. Bulunan değişen yıldız zonklayan değişen yıldız sınıfına giriyor. Bu yıldızlar tek başlarınadırlar ve belli dönemlerde yarıçapları artıp azalır. Keşfin ayrıntılarına sarkac.org‘tan erişebilirsiniz.

 

Elon Musk Türkiye’deydi

Elon Musk Anıtkabir’de.

SpaceX şirketinin kurucu ortağı Elon Musk, Türkiye’nin yaptırıp fırlatacağı Türksat 5A ve 5B uydularının fırlatmasına yönelik anlaşma için Türkiye’ye geldi. İlk önce umhurbaşkanlığı’nda poz veren Musk daha sonra Anıtkabir’i ziyaret etti. Musk’ın Anıtkabir ziyareti sosyal medyada doğal olarak büyük ilgi gördü. Anıtkabir’de çekilen fotoğraflardan, daha önce çekim için belli bir hazırlığın yapıldığı anlaşılıyor. Ancak Elon Musk’ın da Mustafa Kemal Atatürk hakkında belli bir bilgisi olduğu anlaşılmakta.

Yeni Türksat uydularını Airbus yapacak

Türksat 5A ve 5B haberleşme uydularının üretimi ve fırlatılmasını için Airbus ile yaklaşık 500 milyon dolarlık anlaşma imzalandı. Uyduların SpaceX’in Falcon 9 roketleri ile yörüngeye taşınması öngörülüyor. Airbus ile anlaşılmasında en önemli faktör üretim süresi oldu. İletişim uydularının konuşlanabileceği yörüngeler uluslararası bir örgütçe belirleniyor. Her ülkenin belli hakları var ancak uydu kullanmayan ülkeler bu haklarını kaybedebiliyor. Türkiye de yörünge haklarını kaybetmemek için bu uydularını belli bir süre içinde yaptırmayı amaçladı. Hâlâ üretim aşamasındaki Türksat 6A Türkiye’de üretilen ilk iletişim uydusu olacak.

Yıldızından büyük gezegen keşfedildi

Yıldızlar çok büyüktür. Söz gelimi Güneş’in içine 1 milyon kadar Dünya sığdırabilirsiniz. Jüpiter gibi gaz devleri Dünya’ya göre daha büyük olsa da onlar da yörüngesinde döndükleri yıldızlarının yanında küçük kalırlar. NGTS-1b adlı gezegen ise ezberleri bozar cinsten. 600 ışık yılı uzağımızdaki gezegen Jüpiter boyutlarında ancak bir kırmızı cüce olan yıldızı gezegenin yarı boyutunda. Astronomlar evrende en sık karşılaşılan yıldızların cüce yıldızlar olduğunu söylüyor; yani bunun gibi sistemlerla daha sık karşılaşabiliriz.

Antares’in en net görüntüsü

Yıldızlar o kadar uzaktırlar ki en güçlü teleskoplarla dahi yüzeylerine dair ayrıntılar göremeyiz. Gökbilimciler Avrupa Güney Gözlemevi’nin Çok Büyük Teleskop I (VLTI) dizisini kullanarak, 620 ışık yılı uzağımızdaki Antares’in en net görüntüsünü elde etmeyi başardılar. VLTI birden fazla teleskobun eşgüdümlü kullanılmasıyla sanal olarak 200 metre çaplı bir teleskop gibi gözlem yapabiliyor. Akrep takımyıldızında yer alan Antares, Akrebin Kalbi olarak da anılır, Güneş’ten 12 kat daha geniş. Kütlesi ise 700 kat daha fazla.

Güneş dışında bir yıldızın yüzeyine ait elimizdeki en net görüntü Antares’e ait. ESO/K. Ohnaka

Astronot kedi için anıt

Parisli Félicette (Feliset okunur) 18 Ekim 1963’te uzaya çıkan ilk kedi ünvanını kazandı. Uzaya insna yollamadan önce uzay ortamıın ve roket seyahatinin ne gibi etkilerini öğrenebilmek için o yıllarda uzaya çok sayıda hayvan gönderiliyor ve bu dostlarımız çok meşhur oluyorlardı. İlk köpek ve ilk şempanzenin daha sonra da anıt ve mezarla hatırlandığına dikkat çeken Matthew Serge Guy, Félicette için de bir anıt hazırlanması için kickstarter‘da bir kampanya başlattı.

Hawking bildiğiniz gibi: “Dünya ateş topuna dönecek”

Ünlü fizikçi ya tam bir felaket tellalı ya da Dünya’nın geleceğine dair karanlık tablo çizdiği cümleleri daha çok rağbet görüyor. Hawking bu defa artan nüfus ve enerji talebinin gezegeni felakete sürükleyebileceğini belirterek Dünya’nın alev topuna dönüşebileceğini kaydetti. Çözüm önerisi ise başka dünyalara açılmak.

NASA: Ozon Tabakası’ndaki delikte rekor küçülme

Fakat iyi şeyler de oluyor; NASA, Ozon Tabakası’ndaki deliğin 1988 yılından bu yana en küçük seviyesine gerilediğini duyurdu. Delik milyonlarca kilometre kare küçülmesine karşın hâlâ milyonlarca kilometre kare büyüklüğünde. Yine de eğer Montreal Protokolü olmasaydı büyüyen deliğin milyonlarca insanda deri kanserine sebep olmuş olacağı düşünülüyor. 1987 yılında Ozon Tabakası’nı kemiren kimyasalların yasaklanmasını hedefleyen Montreal Protokolü imzalanmıştı.

Ozon deliği Güney Kutbu’ndaki Antartika kıtasının üzerinde bulunuyor.

Yalnız şöyle bir problem var: iddiaya göre deliğin küçülmesinin sebebi küresel ısınmaya bağlı olarak Antartika’nın üstünde artan sıcaklık birçok stratosfer bulutunun oluşumunu engelledi. Bu bulutlar ozonun yok olmasna sebep olan reaksiyonların başlamasında önemli bir basamağı teşkil ediyor. Teşekkürler küresel ısınma! 🙂

Uzay ülkesi Asgardia

Son dönemde Türkiye’den yurtdışına göç etme fikri yükselişte. Hatta öyle ki İstanbul tarihinde ilk defa göç verdi. Bazıları ise gözünü daha yükseklere dikip Asgardia vatandaşlığına başvurdu. Asgardia şimdilik sadece bir nano uydu göndermeyi planlasa da hedefte daha büyük projeler var.. yoksa yok mu? Bilimkurgu Klübü’nden  İsmail Yiğit uzay ülkesi Asgardia projesini incelemiş.

F-35’ler paslandı

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre yeni nesil savaş uçağı olarak başta ABD olmak üzere NATO ülkelerinin gelecekteki uçağı gözüyle bakılan F-35’lerde standartları aşan derecede korozyon tespit edildi. Pentagon sözcüsü pasın sorumlusu olarak üretici firma Lockheed Martin’i gösterdi ve “düzeltilmesi gereken kusurlar F-35’in uçuş güvenliğini ve operasyonlarımızı tehdit etmeyecek nitelikte” açıklamasında bulundu. F-35 için pek çok ülke (Türkiye dahil) ciddi yatırımlar yaptı. F-35’lerle ilgili diğer problem iddialarını odatv’den okuyabilirsiniz.

F-35

bir dron hava trafiğini nasıl altüst eder

Havalimanları yakınında uçurulan dronlar uçakların iniş kalkışları sırasında ciddi tehlike oluşturmakta. Bu nedenle havalimanı sahasında dron uçurmak yasaktır. Ancak bu yasak kimi zaman bazı şuursuz kullanıcılar tarafından delinebiliyor. İngiltere’deki Gatwick Havalimanı da 2 Temmuz’da bir dronla ilgili sorun yaşayıp inişleri 14 dakika boyunca kapatmak zorunda kalmış. Videoda 14 dakika boyunca hava trafiğinin ne şekilde etkilendiği gösterilmekte.

Ağrı’da bir PKK dronu bulundu

İnsansız hava aracı kullanan sadece devletler değil. Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde bir arazide üzerinde bomba atar mühimmatı taşıyan PKK’ya ait bir dron düşmüş halde bulundu.

Ötegezegen keşfi 25 yaşında!

İlk ötegezegen keşfi, 9 Ocak 1992 tarihinde Alex Wolszczan ve Dale Frail’in Nature dergisinde yayınlanan makalesiyle duyurulmuştu. Wolszczan ve Frail, kendi etrafında çok hızlı dönen ve yoğun kütleli atarca (pulsar) denilen bir gökcisminin yörüngesinde dolaşan iki gezegen keşfetmişlerdi.

Gökbilim için kilometre taşlarından biri olarak kabul edilen bu keşif, kendi Güneş Sistemi’miz dışında varolduğu kesinleşen ilk yıldız sistemi olması açısından önem taşıyor.

PSR B1257+12 olarak adlandırılan atarca, Dünya’dan 2,300 ışık yılı uzaklıkta, Başak Takımyıldızı içersinde bulunuyor. Ötegezegenlerin varlığı, Porto Riko’daki -geçen seneye dek dünyanın en büyük radyo teleskobu olan- Arecibo Gözlemevi’nde yapılan gözlemler sonucu açığa çıktı. Biri atarca etrafındaki gönüşünü (yılını) 66 günde tamamlarken diğeri 98 günde tamamlıyor.

kaynak: space.comterrestrial-planet-finder.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 10

Yaz saati uygulamasının sonlanması nedeniyle saatlerin bir kaç hafta önce geri alınması gerekiyordu. Seçim nedeniyle bu iş ertelendi ve birçok kişi sorun yaşadı. Ertelenen geri alma işlemi bu gece gerçekleşti. Ve yine aynı soruyla karşı karşıyayız: saat kaç? Cevabı burda.

Uluslararası Uzay İstasyonu'nun inşaası bu iki modülün kenetlenmesi ile başladı
Uluslararası Uzay İstasyonu’nun inşaası bu iki modülün kenetlenmesi ile başladı

2 Kasım’da Uluslararası Uzay İstasyonu 15. yaşını kutladı. Günümüzden 15 yıl önce Rus Zarya (gündoğumu) ve Amerikan Unity (birlik) modüllerinin birleşmesiyle inşaasına başlanan UUİ uzaydaki uluslararası işbirliğinin ve insanlığın teknolojik ilerlemesinin bir abidesi olarak görev yapmayı sürdürüyor.

Uzay İstasyonu hakkında bir güzellik daha: UUİ üzerindeki kameradan 24 saat boyunca Dünya’yı izlemek mümkün. Üstelik aynı sayfadan UUİ’nin nerde olduğunu da haritadan görebiliyorsunuz.

umut-yildiz

Dr. Umut Yıldız haftaya Türkiye’ye geliyor. 11 Kasım 3 Aralık tarihlerinde farklı yerlerde “Yıldız Oluşumu, Büyük Veri ve Uzay Araştırma Robotları” konusunda konferaslar verecek. Tarihleri burdan öğrenebilirsiniz. Gitmeye niyetiniz varsa önceden kayıt olmayı unutmayın.

telif: diversepixel/Shutterstock
telif: diversepixel/Shutterstock

Geçtiğimiz ay Kepler teleskobunun verilerini inceleyen gönüllü yurttaş bilimciler ve bilim insanları bir yıldızın daha önce hiç görülmemiş biçimde tuhaf olduğunu keşfettiler. Doğal açıklamaları içeren bir çalışmanın ardından “sebebini bilmiyorsak uzaylılar yapmıştır” mottosuyla konuyu uzaylılara bağlayan bir teori ortaya atılmıştı. Buna göre bu yıldızın etrafına bir Dyson küresi inşaa ediliyor olabilirdi. Dünya dışı akıllı yaşam arayan SETI antenlerini bu yıldıza çevirdi. Bulgular uzaylılardan sinyal gelmediğini gösteriyor. Yine de uzaylılara dair umutlar tükenmiş değil.

canada

Kanada’nın yeni ulaştırma bakanının aynı zamanda bir astronot olduğunu biliyor musunuz? Kanada’nın yeni hükümeti adeta yıldızlar karması.

NASA da yeni astronot adayları arıyor.

otegezegen-posteri

Geçen haftanın güzelliklerinden biri yüzlerce ötegezegenin görselleştirildiği bir poster oldu. Buradan büyük boy haline uluşılabilir.

Paul-Nelson-Satellite-and-Aurora-1682F_1446649752

Taurid meteor yağmurunun devam ettiği bir gecede çekilen bu fotoğrafta görülen çizgiler göktaşlarına ait değil. ABD’nin Michigan eyaletinden Paul Nelson’un yakaladığı bu karede görülmekte olanlar dünya atmosferine giriş yapan askeri amaçlı bir uydunun kalıntıları.

NFIR isimli uydu 2007 yılında ABD savunma bakanlığının ihtiyaçları için fırlatılmıştı. Deney görevi olan NFIR ile fırlatılan füzeleri görüntülemeyi ve eksoz dumanlarındn veri toplamayı amaçlıyordu. İlk tasarımda üzerinde düşman roketleri vurma deneyi için silah taşıması da planlanıyordu!

Geçtiğimiz haftaki bir diğer haber yine uzayda silahlanmayla ilgiliydi. ABD, Rusya’nın uzaydaki silahları sınırlandırma teklifini reddetti. ABD uzayda pek çok rakibi olmasına karşın uzayı silahlandırma hevesinde. NASA bütçesinin kısılmaması için büyük uğraş verirken, diğer ülkeler uzay keşifleri için kaynaklarını büyük bir azimle arttırıyor. ABD başlattığı silahlanma yarışının kaybedeni olabilir.

NASA-The-Sun-In-Ultra-HD-5

NASA, adını Güneş’in çekirdeğinde meydana gelen, yıldızımıza ve Dünya’ya enerji sağlayan termonükleer tepkimelerden alan Thermonuclear Art (Termonükleer Sanat) isimli çalışmayı duyurdu. Termonükleer Sanat, yıldızımızın yüzeyindeki dinamik yapıyı ortaya koyan patlamaları, lekeleri, manyetik alanı ve X ışını yayımını 4K çözünürlükle izleyiciye sunuyor.

güneş rüzgarları Mars atmosferini törpülüyor

NASA geçtiğimiz hafta yine önceden meraklandırma usulü ile açıklama yaptı: Mars atmosferi güneş rüzgarlarınca zayıflatılıyor. İlk okuduğumda “iyi ama ben bunu yazmıştım” dedim kendi kendime. Gerçekten de yazmıştım. Bugünkü fark ise MAVEN uydusunun yaptığı gözlemlerin bu olguyu net şekilde kanıtlaması. Anlaşılan NASA yine bir halkla ilişkiler çalışması yapmış ve bunda da başarılı olmuş.

mars-tarla

Mars atmosferinin erozyona uğraması kimileri için dünyalaştırma (terraforming) denilen, diğer gezegenleri yapay yollarla Dünya benzeri bir yer haline getirme çalışması için kötü haber. Peki Mars’ı dünyalaştırmak gerçekte mümkün mü? Evrim Ağacı’nda Marslı filminin bilimsel analizini yaparken bu konuya da değinmişler.

3_phobosgrunt

Geçen raporda (9.) Rus ve Avrupa uzay ajanslarının Mars için ortaklığa gitmeyi planladığını yazmıştım (ExoMars). Rusya’nın Avrupa ile ortaklaşa yürütmeyi umduğu diğer planı ise Kızıl Gezegen’in uydularından Phobos’tan toprak örneği almak. Daha önce benzer bir amacı olan Rus Phobos-Grunt uzayaracı başarısız olmuştu.

Sovyet uzay programı Mars ötesini hedeflememişti. Fakat şimdi Ruslar 2026’da Laplas uzayaracı ile Jüpiter sistemine gitmeyi planlıyorlar. Hedef oldukça iddialı: Jüpiter’in su olduğu düşünülen Ganymede uydusuna iniş yapmak. Görüldüğü kadarıyla Rusya uzay alanında atağa kalkmak istiyor.

cin-mars-uydusu
Çin’in Mars’a göndermeyi planladığı uydunun modeli

Çin’den de haberler var: Çin gelecek yıl 4 adet bilimsel uzay sondası fırlatacak. Bunlarla karanlık madde, kuantum bilimi deneyleri, kara delik gözlemleri yapacak ve uzayda yaşamayı inceleyecek. 2020 hedefindeyse Kızıl Gezegen’e bir uydu göndermek var.

OzU-rover

Türkiye’de Özyeğin Üniversitesi öğrencilerinden oluşan bir takım da Mars’a gidemeseler bile, gezgin robot geliştiriyorlar.

eskisehir-deney-bilim

Ülkemizdeki bilim merkezlerinin sayısı artarken Eskişehir’deki Bilim Deney Merkezi ve Uzay Evi açıldığı günden beri 4 yılda 400 binden fazla ziyaretçi ağırlamış. İlin nüfusu 685 bin!

Kötü haberler de yok değil: Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD), Türkiye’de emek göçüne dair raporu yayımlandı. Buna göre eğitimli Türkiye vatandaşlarının yurtdışına göçü 2001’den 2011’e kadar %83 arttı. Geçen zaman ve işsizliğin armasıyla beraber bugün bu sayının daha da arttığını söylemek için müneccim olmaya gerek yok.

insan-farki

Eğitim ve eğitimli insanlara sahip çıkma bir ülkenin ölüm kalım meselesi. Geçtiğimiz hafta gündeme gelen bir öğretmen, Ahmet Naç, “Sıradan bir sınıftan harikalar yaratan öğretmen” başlığıyla haber oldu ve zihniyetin ne kadar büyük bir fark yaratabileceğini ortaya koydu.

antares-rocket-explosion-launch-pad

NASA geçtiğimiz yıl gerçekleşen, özel bir şirketin ürettiği Antares kargo roketinin patlamasıyla ilgili yeni fotoğrafları flickr hesabından paylaştı. Fotoğraflar patlamanın şiddetine dair ayrıntıları gözler önüne seriyor.

NASA’nın 11 yıldır uzayda başarıyla çalışan uzayaracı Swift ise 1000.  Gama ışını patlamasını tespit etti.

yemen-firtina

Daha geçen ayın sonlarında Patricia Kasırgası tüm zamanların en güçlüsü olarak rekor kırmıştı ki yeni bir güçlü fırtına daha ortaya çıktı. Umman körfezinde başlayan Chapala kasırgası, Arap coğrafyasının son 30 yıldır gördüğü en güçlü fırtına olarak kayıtlara geçti.

Dronlar Alemi

Dronlar uzak mesafeleri GPS yardımıyla katedebiliyorlar. Dış ortamda gezinmek kolay, peki kapalı mekanlarda ne olacak? Onun da çözümünü buldular. Geliştirilen bir sistemle İHA’lar iç ortamın bir haritasını oluşturabilecekler. Videosu burda.

dron-harita

Peki önüne çıkan (dal gibi) engelleri farkedip çevrelerinden dolaşarak kendi kendine yol alan drona ne dersiniz?