Messier 78

Messier 78 Avcı (Orion) takımyıldızı sınırları içersinde yer alan bir yansıma bulutsusudur. Dünya’dan 1600 ışık yılı kadar uzakta olan bu kozmik bulut NGC 2068 ismiyle de bilinir.

Görünür parlaklığı 8.3 kadir kadir olan M78 gökyüzünde 8×6 yay dakikası alan kaplar. Gerçekte ise yaklaşık 10 ışık yılı boyunca yayılıyor.

Merkezinde meşhur Orion Nebulası (M42) ve De Mairan’ın Nebulası’nın (M43) bulunduğu Orion Moleküler Bulut Kompleksi’nin bir parçasıdır. Ayrıca NGC 2064, NGC 2067 ve NGC 2071 gibi bulutsular da bu komplekse bağlıdır.

Ortadaki M78’in sol üstünde küçük bir yansıma bulutsusu olan NGC 2071 görülüyor.

Messier 78 ESO’nun La Silla Gözlemevi’ndeki (Şili) 2.2 metrelik telesopla görüntülenmiş. Bu görüntüyü oluşturabilmek için mavi, yeşil/sarı ve kırmızı filtrelerle tek renk çekimler yapılmış ve sonra bunlar birleştirilmiş. Görüntüyü kaydeden en gelişmiş teleskoplardan biri olsa da onu işleyip ortaya çıkaran kişi bir amatör astronom olan Igor Chekalin. Görsel: ESO/Igor Chekalin

Bulması kolay bir hedef. Avcı’nın Kemeri’ndeki yıldızlardan en doğuda bulunanın, yani Alnitak’ın 2 derece kuzey ve 1.5 derece doğusuna yer alıyor.

En iyi gözlem zamanı Avcı’nın gökyüzünde yükseldiği kış mevsimi. Bultsu büyük dürbünler ve küçük teleskoplarla kolayca seçilebilir. 10×50 dürbünlerle sönük biçimde görülüyor ama bunun için temiz ve karanlık gökyüzüne ihtiyaç var. M78 uzayın karanlığında sisli, kuyrukluyıldız benzeri bir ışık yaması biçiminde görülüyor. Işığının kaynağı ise 10. kadirden iki yıldız.

20 cm teleskopla bakınca detayları ortaya çıkmaya başlar. NGC 2112 numaralı bir açık yıldız kümesi de 1.75 derece doğusunda görülebilir. NGC 2112’nin görünür parlaklığı da 9. kadirde.

Messier78
NGC2068
Cisim türüYansıma Bulutsusu
TakımyıldızAvcı (Orion)
Uzaklık (ıy)1600
Görünür parlaklık8.2
Sağ açıklık05h 46m 46s
Dik açıklık00d 04m 45s
Görünür Boyut (yay dakika)8.0 x 6.0
Çap (ıy)2
Kayda değer özellikOrion Moleküler Bulut Kompleksi’nin parçası

Kaynak: messier-objects.com | eso.org | bulutsu.org | freestarcharts.com |

Orionid (Avcı) Meteor Yağmuru

Orionid meteor yağmuru, tıpkı ağustos ayında gördüğümüz Perseid meteor yağmuru gibi bir kuyrukluyıldızdan kopan meteorların, yerçekimi, yörünge bozulması gibi nedenlerle Dünya’ya düşmesiyle oluşmaktadır. Bu meteorlar bir bakıma kuyrukluyıldızların arta kalan parçalarıdır. Orionid ismini almalarının sebebi ise meteor yağmurunun Dünya’dan bakıldığında Orion takımyıldızının olduğu yönden gelmesidir. Bu yağmurlar, her sene Ekim ayında yaşanır, genellikle Ekim’in son haftasında yoğunlaşır.

Orionid Meteorları

Orionid’ler (meteorlar) 1P/Halley yani Halley Kuyrukluyıldızından kopan parçalardır.  Halley Kuyrukluyıldızının yörüngesi Güneş etrafında yaklaşık 76 senede tamamlar. Buzul yapıya sahip olan kuyrukluyıldız, Güneş’e yaklaştıkça ısınır. Bu ısınmadan dolayı kuyrukluyıldızdan küçük parçalar kopar. Kopan parçalar zamanla diğer gezegenlere veya Güneş’e düşer. Bu düşmenin sebebi de kopan parçaların gezegenlerin yörüngeleriyle kesişmesi/yerçekimlerine kapılmasıdır. Orionid’ler dışında Halley’den kopan ve Dünya’ya düşen bir diğer meteor grubu ise Eta Aquarid’lerdir. Eta Aquarid Meteor Yağmuru her sene mayıs ayında gerçekleşir.

Ne zaman?

Orionid meteor yağmuru 15 – 29 Ekim tarihleri arası en belirgin olacak. Hatta tahminlere göre 21 Ekim gecesi yağmurun en yoğun olduğu zaman olacak. Bu tarihler arasında saatte 20 ila 30 meteor görmek mümkün. Ekim’in 19’undan sonra Ay yeniay evresinde olacak. Yani ışık kirliliği olmayan bir yerde meteor yağmurunu rahatlıkla izlenebilir. AstroTürk olarak tavsiyemiz, meteor yağmurunun en yoğun olduğu saatlerden yarım saat erken çıkıp, gözünüzü karanlığa alıştırmanız. Son olarak belirtmek isteriz ki meteor yağmurunu izlemek için teleskop veya dürbüne ihtiyacınız yok, kendi gözlerinizle bütün yağmuru rahatlıkla izleyebilirsiniz.

Meteor yağmurunun gökyüzündeki saçılma noktası

Detaylı Yön – Yükseklik Bilgisi

Meteor yağmuruyla ilgili saatlik hangi yönden ve yükseklikten geleceği ile ilgili daha fazla bilgi almak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz. Sayfaya girdikten sonra aşağıdaki tablonun altından lokasyonunuzu ayarlamanız gerekmektedir.

NASA’nın 2017 bütçesi 19,5 milyar dolar

ABD Kongresi’nin toplandığı Capitol Binası.

7 Mart günü NASA’ya 2017 yılı için 19,5 milyar dolarlık bütçe sağlayan yasa tasarısı Kongre’de karşı çıkanlar olmaksızın kabul edildi. Böylece yaklaşık 6 buçuk yıldır bütçe kesintileriyle boğuşan NASA artık uzay araştırmalarına daha çok kaynak sağlayabilecek.

Bütçe yasası 2017’yi kapsasa da NASA’yı gelecekteki insanlı uzay araştırmalarına yönlendirmekte. 2010 yılındaki bütçe insanlı uçuşlara yönelik, Ay ve ötesini hedefleyen Uzay Fırlatma Sistemi ile insanlı uzay kapsülü Orion’u ve diğer bilim programlarını destekliyordu. 2017 bütçesi bunların devam etmesini sağlayacak.

Test aşamasında yere paraşütle inen bir Orion uzay kapsülü.

Başkan seçildikten sonra hemen hemen tüm konularda uygulayacağı politikalar merak konusu olan Donald Trump’ın uzay endüstrisi ve uzay araştırmalarına karşı tavrının olumlu olacağı, NASA’ya verdiği güçlü destek ile belli oldu.

Bu arada meraklısına not: TÜBİTAK’ın 2017 bütçesi 3 milyar lira; 1 milyar dolardan biraz daha fazla. Ülkelerin genel bütçelerine oranladığımızda iki kurum da %0.5’lik pay almakta. Ancak NASA’nın özelleşmiş şekilde sadece uzay çalışmalarına yoğunlaştığını unutmamak lazım.

kaynakspacenews.com | futurism |

Avcı’nın kimyası yaşama uyuyor

Evren büyük ölçüde hidrojen ile doludur. Yıldızların yakıtını yine bu en hafif element oluşturur; ta ki yıldızın çekirdeğinde tükenene kadar. Yıldızın merkezindeki basınç ve sıcaklığın etkisiyle hidrojen atomları füzyon reaksiyonu geçirerek birbiri ile birleşir ve daha ağır olan helyum atomu oluşturur. Merkezdeki hidrojenin tükenmesiyle helyum ve oluşan daha ağır elementler füzyona uğramaya başlar. Bu şekilde daha ağır atomlar ortaya çıkmış olur.

Yıldız merkezinde ortaya çıkan ağır elementler, yıldızın ömrünü tamamlayıp sahip olduğu maddeyi uzaya saçmasıyla etrafa dağılırlar. Oluşan enkaz yeni güneş sistemlerinin doğumhanesi konumuna gelebilir. Bu durumda ilk yıldızın merkezinde üretilen maddeler yeni güneş sisteminin kimyasına katılır. Tıpkı Avcı Bulutsusu‘nda olduğu gibi.

Avcı (Orion) Bulutsusu, M42, bizden 1350 ışık yılı uzaktadır. VISTA ile elde edilen bu görüntü gökyüzünde 1.5 derecelik alana yayılıyor.

Avcı bulutsusu (nebula) aynı zamanda M42 olarak da biliniyor. Bize 1.300 ışıkyılı uzaklıkta ve 24 ışıkyılı boyunca uzanır. Teleskop ile bakıldığında amatörlere güzel bir manzara sunana Avcı, yeni yıldzların oluşumunu araştırmak isteyen astronomlar için de önemli bir kaynak. Bu kaynak üzerinde yapılan araştırmalar, bulutsunun yaşam için gerekli kimyasallara sahip olduğunu gösteriyor.

Işık ışınları ayrıştırıldığında meydana gelen tayfta, ışık kaynağını oluşturan moleküllerin kimyasal parmak izi ortaya çıkar. Tayfçekerler (spektrograf), gökcisimlerinden gelen ışınların tayfını çıkartarak, bu parmak izinden o gökcisminin hangi maddelerden oluştuğunu tespit edebilmemizi sağlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı’nın geçen yıl uzaya fırlattığı Herschel teleskobu yeni veriler topladı. Herschel daha hassas tayfçeker tekniği kullanan HiFi aletine (Heterodyne Instrument for the Far Infrared – Yakın Kızılötesi için Heterodin Aracı)  sahip. Bu sayede teleskop, biliminsanlarına uzayın kimyasını daha iyi anlama imkanı sağlıyor. Avcı (Orion) bulutsusu üzerinde yapılan incelemelerde, bulutsunun (nebula) yaşam için gerekli olan tüm maddelere sahip olduğunu gösterdi. Potansiyele sahip olsa da henüz yıldızlar ve varsa etrafındaki gezegenler oluşumunu tamamlamadığı için, yaşamın oluşabilmesi içinse henüz çok erken.

kaynak: wired.com |