Günbatımı Sonrası Gezegen Geçit Töreni

2 Ocak 2023

Günbatımı Sonrası Gezegen Geçit Töreni
Görüntü Katkısı ve Telif Hakkı: Tunç Tezel (TWAN)

Açıklama: Bu gece yukarı bakın ve bütün gezegenleri görün. Gün batımından hemen sonra batıya bakıldığında Venüs, Satürn, Jüpiter ve Mars gezegenlerinin hepsi aynı anda görünür olacak. Batıdan doğuya sıralanan bu gezegen dizilişinde ufka en yakın Venüs olacak, ancak Güneş’ten kısa bir süre sonra batacak. Dünyanın neresinde yaşadığınız önemli değil, çünkü akşamın erken saatlerindeki bu gezegen geçit töreni, dünyanın her yerindeki açık gökyüzünde görülebilecek. Geçen ayın sonlarında çekilen bu görüntü, tüm bu gezegenleri ve daha fazlasını yakaladı: Ay ve Merkür gezegeni de aynı anda görülebiliyordu. Görünürlüğün altında kalan Neptün ve Uranüs gezegenleri vardı, bu da bunu neredeyse tüm gezegenleri kapsayan bir panorama haline getiriyordu. Ön planda, Akdeniz kıyısına yakın Türkiye, Kaş’daki küçük Gökçeören köyünün etrafındaki tepeler var. Parlak yıldızlar Altair, Fomalhaut ve Aldebaran’ın yanı sıra Ülker yıldız kümesi de öne çıkıyor. Ocak ayı devam ederken gün batımında Venüs gökyüzünde daha da yükselecek, ancak Satürn alçalacak.

Günün Gökbilim Görüntüsü 2 Ocak 2023 günkü NASA’nın Astronomy Picture of the Day sayfasından çevrilmiştir. Daha eski Günün Gökbilim Görüntüsü makaleleri için bulutsu.org’u ziyaret edebilirsiniz.

Nereid

Nereid, Neptün gezegeninin uydularından biridir. Bu gezegenin en uzak ve aynı zamanda en küçük uydusudur. Ay’dan çok daha küçük bir yapıya sahiptir. Bu uydunun yüzeyinde bulunan kraterler ve kayalar, bu uydunun yaşlı olduğunu göstermektedir. Nereid’in yüzeyinde bulunan bu kayalar, uydunun Dünya’daki benzerlerinden daha eski olduğunu göstermektedir.

Nereid, Neptün’ün bilinen en dış uydularından biridir ve en büyükleri arasındadır. Benzersizdir, çünkü güneş sistemimizdeki en eksantrik yörüngelerinden birine sahiptir. Neptün’den 9 milyon km kadar uzaklaştıktan sonra adeta bir roller-coaster gibi 1.4 milyon km yakınına kadar gelir. Neptün’den o kadar uzaktadır ki, bir yörüngeyi tamamlamak için 360 Dünya günü gerekiyor. Bu garip yörünge, Nereid’in yakalanmış bir asteroit veya Kuiper Kuşağı nesnesi olabileceğini düşündürüyor..

Keşif

Uydu, 1 Mayıs 1949 günü Amerikalı astronom Gerard Kuiper tarafından keşfedilmiştir. Kuiper, bu uydunun keşfinden sonra uydunun ismini Nereidlerden esinlenerek vermiştir. Ayrıca, bu uydunun keşfinden sonra, diğer uydular da araştırılmaya başlanmış ve bu gezegenin toplam 14 uydusunun bulunmasına kadar ulaşılmıştır. Bu keşifler sayesinde, Neptün gezegeninin uyduları hakkında daha fazla bilgiye ulaşılmıştır.

Nereid ismi nerden geliyor

Nereid uydusunun ismi, Yunan mitolojisinde denizlerin ve okyanusların tanrıçalarından olan Nereid’lerden gelmektedir. Bu tanrıçalar, denizlerin derinliklerinde yaşayan ve insanların göremeyeceği kadar küçük olan varlıklardır. Nereidler, insanların yardımına koşan ve insanların sevdiklerine ulaşmaya yardımcı olan varlıklar olarak tasvir edilirler. Nereid uydusu da Neptün gezegeninin en uzak ve en küçük uydusu olduğu için bu isim bu uydunun için oldukça uygun bir isimdir.

kaynak:
solarsystem.nasa.gov/
en.wikipedia.org/
newscientist.com/


Neptün: Güneş Sistemi’nin en uzak gezegeni

Neptün, Güneş Sistemi’nin sekizinci ve en uzak gezegenidir. Çapı bakımından beşinci, kütle bakımından ise dördüncü büyük gezegen konumundadır. Neptün, benzer yapıdaki Uranüs’ten (ikisi de buz devi olarak tanımlanır) daha fazla kütleye sahiptir. Uranüs’ün kütlesi Dünya’nın 14.53 katıyken, Neptün 17.14 katı kütleye sahiptir. Bu kütle farkı gezegenin çekirdeğine doğru daha fazla çekim gücü oluşturup, gazdan oluşan dış yüzeyini daha fazla çekerek, daha yoğun ve fiziksel olarak daha küçük bir yapıya sokar. Ekvator çapı 24,764 km’dir. Bu, Dünya’nın çapının yaklaşık dört katıdır.

Neptün’ün keşfi ve araştırmalar

Uranüs’ün yörüngesindeki hareketin düzensizliği, astronomlara bu gezegenin ötesinde onun hareketini etkileyen başka bir gezegen olabileceğini düşündürmüştü. Nihayetinde Neptün, 1846 yılında Fransız astronom Urbain Le Verrier tarafından matematiksel hesaplara dayanılarak keşfedilmiştir. Le Verrier, Neptün’ün varlığını hesaplayarak, bu gezegenin bir kuyrukluyıldız gibi hareket ettiğini öngörmüştür. Ancak, bu teori sonradan yanlış çıkmıştır. Neptün, 23 Eylül 1846 tarihinde Alman astronom Johann Gottfried Galle tarafından gerçekten gözlemlenerek keşfedilmiştir. Galle, Le Verrier’in yaptığı hesaplamaları kullanarak, Neptün’ün bulunduğu yeri belirlemiş ve bu gezegeni gözlemleyerek keşfetmiştir. Keşif hakkında daha detaylı bir yazıyı astronomidiyari.com üzerinde okuyabilirsiniz.

NASA tarafından gönderilen Voyager 2 uzay aracı, 1989 yılında Neptün’ün yüzeyini ve atmosferini incelemek için gezegene ulaşmıştır. Bu uzay aracı, Neptün’ün en büyük ayı olan Triton’u da keşfetmiş ve bu ay üzerinde de çeşitli ölçümler yapmıştır. Daha sonra, gezegeni incelemek için, başta Hubble olmak üzere, çeşitli uzay teleskobu ve radyo teleskopları kullanılmıştır. Bu araçlar sayesinde Neptün’ün atmosferinde bulunan bulutların ve rüzgarların hızları gibi önemli bilgiler toplandı. Gezegeni en son James Webb Uzay Teleskobu tarafından oldukça detaylı şekilde görüntüledi.

Neptün’ün uyduları

Gezegenin bilinen 14 uydusu bulunuyor. Bu uyduların en önemlisi ve en büyüğü Triton’dur. Triton Neptün uydularının toplam kütlesinin %99,5’ini oluşturur. Bu uydular içersinde, küresel bir şekil alabilecek kadar kütleye sahip tek uydu da Triton’dur. Triton’u William Lassell, Neptün’ün keşfinden 17 gün sonra, 10 Ekim günü keşfetti. Güneş Sistemi’ndeki en büyük yedinci uydu olan Triton 2710 km çapındadır.

Gezegen Roma mitolojisinde denizler tanrısının adını taşıdığı için, uydularına da diğer deniz tanrılarının adları verilmiştir. Diğer önemli uyduları ise, Neptün’e yakından uzağa, şunlardır: Naiad, Thalassa, Despina, Galatea, Larissa, Hippocamp, Proteus, Triton. En uzak ve en küçük uydusu ise Nereid’dir.

Neptün’ün uydusu Triton’un Voyager 2 uzay sondasınca çekilmiş fotoğrafı. Burada uydunun Güneş’e bakan güney kutbunu görüyoruz.

Neptün Roma mitolojisinde denizler tanrısının adını taşıdığı için, uydularına da diğer deniz tanrılarının adları verilmiştir. Diğer önemli uyduları ise şöyle sıralayabiliriz: Nereid, Proteus, Naiad, Thalassa, Despina, Galatea, Larissa, Hippocamp.

10 Ekim

10 Ekim günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

1846: Neptün gezegeninin en büyük ayı olan Triton, İngiliz astronom William Lassell tarafından keşfedildi. 2710 km çapındaki gökcismi Güneş Sistemi’ndeki en büyük yedinci uydu konumunda. Triton, Güneş Sistemi’nde ters yönde yörüngeye sahip tek büyük uydu olmasıyla dikkat çekiyor. Triton diğer uyduların aksi yönüne döndüğü ve yapısının Plüton’a benzediği için, daha önce Kuiper kuşağına bağlı bir cüce gezegenken, Neptün tarafından yakalanmış olabileceği düşünülmekte. Voyager 2 sondası 1989’da Triton’a yakın geçiş yaptığında, yüzey sıcaklığının −235 °C (38 K) olduğunu tespit etti, ayrıca aktif gayzer oluşumlarını keşfetti. Triton’un yüzeyi büyük ölçüde donmuş nitrojen ve su buzu kabuğuyla kaplı.

Neptün’ün uydusu Triton’un Voyager 2 uzay sondasınca çekilmiş fotoğrafı.

1967: Dış Uzay Antlaşması yürürlüğe girdi. Antlaşma, bu yeni sınırın nasıl kullanılacağına dair ciddi endişelerin olduğu bir dönemde, askeri uzay kullanımını yasakladı. Haziran 2020 itibarıyla 110 ülke anlaşmaya taraftır. Türkiye anlaşmayı 27 Ocak 1967’de imzalamıştır. TBMM 27 Mart 1968’de kabul etmiştir.

Dış Uzay Antlaşması imzalanırken.

1990: Uzay mekiği Discovery, STS-41 görevi sonrasında Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’ne iniş yaptı. Mekik mürettebatı dört günlük görevde, Uluslararası Güneş Kutup Görevi kapsamında, Ulysses sondasını yörüngeye çıkarmıştı.

Uzay mekiği Discovery iniş sırasında.

10 Ekim günü doğanlar ve ölenler:

1708: İskoç matematikçi ve astronom David Gregory öldü (d. 1659)
1731: Fransız-İngiliz kimyacı, fizikçi ve filozof Henry Cavendish doğdu (ö. 1810). Havanın ve suyun bileşimi, elektriğin bazı özellikleri, hidrojenin niteliğini gibi konularda bilime katkısı vardır. Ayrıca kendi adını taşıyan bir deneyle Dünya’nın kütlesini ve yoğunluğunu ölçmüştür.

Henry Cavendish kendi adını taşıyan deneyle Dünya’nın kütlesi ve yoğunluğunu ölçmüştür.

1936: Nobel ödüllü, Alman fizikçi ve kimyacı Gerhard Ertl doğdu. Ertl, Katı yüzeylerdeki kimyasal süreçlerle ilgili çalışmalarıyla 2007 Nobel Kimya Ödülü’nü aldı.
1986: Ukraynalı-İtalyan fizikçi ve bilim insanı Gleb Wataghin öldü (d. 1899)
2013: Amerikalı komutan, pilot ve astronot Scott Carpenter öldü (d. 1925)
1964: Uzaya ilk çıkan İtalyan Franco Egidio Malerba doğdu. Malerba uzay mekiği Atlantis ile STS-46 görevi dahilinde uzaya çıktı.

STS-46 mürettebatı, soldan sağa: Komutan Loren J. Shriver, Pilot Andrew M. Allen, Görev Uzmanı Jeffrey A. Hoffman, Franklin R. Chang-Diaz, Claude Nicollier, Marsha S. Ivins ve Yük Uzmanı Franco Malerba.

James Webb Uzay Teleskobu gözünden gezegenler

James Webb Uzay Teleskobu (JWST) kızıl ötesi alanda gözlem yapmak için tasarlandı. İnsan gözünün algıladığı görünür dalga boyları, elektromanyetik tayfın son derece sınırlı bir alanını oluşturur. Farklı dalga boyları ile yapılan gözlemler gökcisimlerine dair pek çok detayı ortaya çıkarabilir. JWST’nin gözlemlediği kızıl ötesi alan da astronomi açısından önemli veriler sağlamakta.

Teleskobun sahip olduğu kızılötesi gözlem kabiliyeti, milyarlarca ışık yılı öteye bakılmasını gerektiren, evrende oluşan ilk gökadaları inceleyebilmeyi sağlıyor. Elbette teleskobun bu yeteneği daha yakın bölgeleri incelemek için de kullanılabilmekte.

NASA araştırmacıları teleskobu ilk olarak Güneş Sistemi içindeki gezegenlere çevirdiler. Bu sayede gezegenleri kızılötesi bölgede hiç olmadığı kadar ayrıntılı görebilme şansına eriştik.

Jüpiter

James Webb’in yakın-kızılötesi dalga boyundaki gözlemleri, astronomlara yüzeyi devasa fırtınalarla kaplı Jüpiter’in iç yapısına dair ip uçları sağlayacak.

Jüpiter’in aşağıdaki iki görüntüsü, James Webb’in sahip olduğu üç özel kızılötesi filtreden biri olan Yakın Kızılötesi Kamerası (NIRCam) tarafından alınmıştır. Bu tarz görsellerde, insan gözünün algılayamadığı kızılötesi ışığı görünür spektruma yerleştiriyorlar. Genel olarak, en uzun dalga boyları daha kırmızı görünür ve en kısa dalga boyları daha mavi olarak gösterilir. Gözlemlerle elde edilen verilen verilerin işlenmesinde bilim insanlarının yanında, çok sayıda bilimci vatandaş da yer alıyor. Bu görsellerde de onlardan biri olan Judy Schmidt’in emeği var.

Neptün

Neptün’ü ilk ve tek ziyaret eden uzayaracı, 1989 yazında gezegenin yakınından geçen Voyager 2’dir. James Webb Uzay Teleskobu gezegenin halkalarını 30 yıldan uzun süre sonra en detaylı haliyle bize gösterdi.

kaynak:
Neptün: //www.nasa.gov/feature/goddard/2022/new-webb-image-captures-clearest-view-of-neptune-s-rings-in-decades
Jüpiter: //blogs.nasa.gov/webb/2022/08/22/webbs-jupiter-images-showcase-auroras-hazes/