James Webb Uzay Teleskobu’nun fırlatması 2019’a ertelendi

NASA James Webb Uzay Teleskobu için planladığı fırlatma tarihini ileri çekti. Buna göre James Webb teleskobu Ekim 2018’de değil, 2019 yılında Mart-Haziran ayları arasında fırlatılacak. James Webb’in fırlatma tarihi daha önce de defalarca kez değişmişti. Ee, Ay’ın üzerindeki bir bombus arısını görebilecek çözünürlükte teleskop yapmak kolay iş değil.

NASA’nın Bilim Görev Direktörlüğü’nden müdür yardımcısı Thomas Zurbuchen, fırlatma tarihindeki değişikliğin donanım veya teknik performans kaygılarından kaynaklanmadığını belirtip, ertelemeye sebep olarak uzayaracının bazı unsurlarının birleştirilmesinin beklenenden daha fazla vakit almasını gösterdi.

Teleskop ve bilimsel araçlarının testleri NASA’nın Johnson Uzay Merkezi’nde planlandığı biçimde devam etmekte.

James Webb Uzay Teleskobu birkaç temel parçadan oluşuyor: Uzayaracının kendisi teleskobun iletişim, hesaplama, itki ve yapısal parçalarını oluşturan ‘uzayaracı veriyolu’; teleskobun kızılötesi gözlem yeteneğini korumak için Güneş ışınlarını kesen ‘Güneşlik’; Birleşik Bilim Enstrüman Modülü (ISIM) ve Optik Teleskop Elemanı (OTE). Bu parçaların her biri pekçok uzayarcına göre daha karmaşık.

Uzayaracı veriyolu ile güneşlik uzay teleskobunun Uzayaracı Elemanı’nı oluşturuyor. Bunların birleştirilmesi umulandan daha çok zaman alıp gecikmeye neden olmuştu.

kaynak: NASA | James Webb Uzay Teleskobu |

NASA’nın 2017 bütçesi 19,5 milyar dolar

ABD Kongresi’nin toplandığı Capitol Binası.

7 Mart günü NASA’ya 2017 yılı için 19,5 milyar dolarlık bütçe sağlayan yasa tasarısı Kongre’de karşı çıkanlar olmaksızın kabul edildi. Böylece yaklaşık 6 buçuk yıldır bütçe kesintileriyle boğuşan NASA artık uzay araştırmalarına daha çok kaynak sağlayabilecek.

Bütçe yasası 2017’yi kapsasa da NASA’yı gelecekteki insanlı uzay araştırmalarına yönlendirmekte. 2010 yılındaki bütçe insanlı uçuşlara yönelik, Ay ve ötesini hedefleyen Uzay Fırlatma Sistemi ile insanlı uzay kapsülü Orion’u ve diğer bilim programlarını destekliyordu. 2017 bütçesi bunların devam etmesini sağlayacak.

Test aşamasında yere paraşütle inen bir Orion uzay kapsülü.

Başkan seçildikten sonra hemen hemen tüm konularda uygulayacağı politikalar merak konusu olan Donald Trump’ın uzay endüstrisi ve uzay araştırmalarına karşı tavrının olumlu olacağı, NASA’ya verdiği güçlü destek ile belli oldu.

Bu arada meraklısına not: TÜBİTAK’ın 2017 bütçesi 3 milyar lira; 1 milyar dolardan biraz daha fazla. Ülkelerin genel bütçelerine oranladığımızda iki kurum da %0.5’lik pay almakta. Ancak NASA’nın özelleşmiş şekilde sadece uzay çalışmalarına yoğunlaştığını unutmamak lazım.

kaynakspacenews.com | futurism |

GOES-R meteoroloji uydusu

Uzaya yeni gönderilen meteoroloji uydusu GOES-R'yi taşıyan Atlas V roketinin uzun pozlamalı fırlatma görüntüsü.
Uzaya yeni gönderilen meteoroloji uydusu GOES-R’yi taşıyan Atlas V roketinin uzun pozlamalı fırlatma görüntüsü.

GOES-R, NASA ve ABD’de atmosfer ve okyanus araştırmalarıyla ilgilenen kuruluş olan NOAA’nın bir ortaklığı. GOES-R şimdiye kadarki en gelişmiş yer sabit yörüngeli (Dünya’nın hep aynı bölgesini görüyor) meteoroloji uydusu olarak nitelendiriliyor. Güneş aktivitelerini de gözlemleyecek olan uydunun çözünürlüğü diğer GOES uydularına göre 4 kat arttırılmış vaziyette. Bu ayrıntılı görüntüleri daha hızlı Dünya’ya iletebilmek için de haberleşme kanallarının sayısı 3 kat arttırılmış.

Lockheed Martin
Lockheed Martin

kaynak: astronomy.com |

RL10: NASA’nın roketlerine güç veren roket motoru

Tazyikli suyun kuvveti ile ne kadar yükselebilirsiniz? RL10 gibi sıvı oksijen ve hidrojeni yakan -ki oluşan şey saf sudan başkası değildir- roket motorları ile epey yükseğe çıkmanız mümkün!

rl10-engine
Sıvı oksijen ve hidrojenle çalışan roket motorlarında -183 ile -253 derece gibi çok düşük sıcaklıklarda bulunan yakıt ve oksitleyici yakılmadan önce nozulun etrafında dolaştırılır. Böylece daha sıcak gaz haline geçerken enerjinin bir bölümünü de sisteme takrar döndürürler. Bu sırada binlerce derecelik eksoz dışarı atılırken aynı anda fotoğrafta da gördüğünüz gibi nozulun kenarlarında buz sarkıtları oluşabilir.

RL10’un farklı varyasyonları 64.7 ile 110 kN itki üretebilen bu roket motorları, Güneş Sistemi’nin dışına ulaşan Voyager I gibi pek çok farklı uzay aracını Güneş Sistemi’nin farklı noktaların göndermekte kullanıldı. Öyle ki tüm gezegenlere RL10 ile bir araç fırlatılmış durumda.

1950’lerde geliştirilmeye Birleşik Devletler’in ilk sıvı hidrojen-oksijen roket motoru olma özelliğine sahip R10’un geliştirilmesine 1950’lerde başlandı, 1959’da ilk yer testleri gerçekleştirilen R10 1960’ların başlarında uçuşlarda kullanılmaya başlandı ve o günden bugüne geliştirilmeye devam ediyor.

rl10-engine-old

Günümüzde RL10A-4-2 ve RL10B-2 versiyonları Atlas V, Delta IV roketleriyle kullanılmakta. 400’den fazla uzay uçuşunda başarıyla kullanılan R10 gelecek uzay görevleri planlarında da yer alıyor. NASA’nın Ay ve Mars için tasarlanan Uzay Fırlatma Sistemi (Space Launch System) adlı programında R10’ların kullanılması planlanmakta.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 19

Dünya’nın yarı-uydusu keşfedildi

Dünya’nın Ay dışında bir başka kozmik arkadaşının daha olduğu ortaya çıktı. Keşfedilen 2016 HO3 isimli asteroid Dünya’nın yarı uydusu olarak nitelendiriliyor. 38-120 metre çapında olduğu tahmin edilen gökcisminin yüz yıllar boyunca gezegenimizi terk etmeyecek.

Uzay İstasyonu mürettebatından 3 kişi Dünya’ya döndü

sefer47-donus

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki 186 günlük görev süresi dolan Sefer 47’in 3 üyesi Dünya’ya geri döndü. Soyuz TMA-19M uzayaracı ile yörüngeden ayrılan Tim Kopra (NASA), Tim Peake (ESA) ve Yuri Malenchenko’yu (Roscosmos) yerde Rus kurtarma ekibi karşıladı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronot ve kozmonotların faaliyetlerini Uzay İstasyonu’nun sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz: Twitter, Facebook, Instagram.

Uzay İstasyonu’nun ticari 3B yazıcısından ilk çıktı alındı

istasyon-3d-yazici

Uzay İstasyonu’na Nisan sonunda gönderilen 3 boyutlu yazıcıdan ilk çıktı alındı: astronotların istasyonun bakımını yaparken kullanabileceği bir anahtar. Eklemeli Üretim Tesisi (Additive Manufacturing Facility – AMF) ismi verilen bu 3 boyutlu yazıcının üreticisi, daha önce de uzaya ilk 3B yazıcıyı gönderen Made In Space şirketi. Uzaydaki yazıcının astronotların ihtiyaç duyduğu bazı aletlerin Dünya’dan getirilmeye gerek kalmadan İstasyon bünyesinde üretilmesinden, Dünya’da üretilen bazı gereçlerin uzay ortamına adapte edilmiş tasarımlarının test edilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanım alanı olacak.

Satürn halkasındaki bozulma

saturn-halka-jetleri
telif: NASA / JPL-CALTECH/SPACE SCIENCE INSTITUTE

Nasıl ki Ay’ın çekim etkisi Dünya denizleri üzerinde gel-git şeklinde görülüyorsa, Satürn’ün uydularının çekim etkisi de gezegenin halkalarında belirir. NASA’nın Cassini uzayaracının yakaladığı bu görüntüde Satürn’ün en dıştaki F halkasındaki, kimi zaman “jetler” diye de tabir edilen bozulmalardan birini yakalamış. Fakat bu kez bunun sorumlusu, resmin sağ altında görülen Pandora isimli uydu değil.

Uçaklar uyduların yerini alabilir mi?

uydu-ucak

Boeing yıllarda havada kalacak bir uçağın patentini aldı. Tasarlanan oldukça garip görünümlü bu uçak, enerjisini üstündeki güneş panellerinden alarak, yüksek irtifalarda uçabiliyor. Böylesi bir uçağın taşıma kapasitesi sınırlı olsa da uyduların yerine geçebilmesini sağlayacak gözlem ve iletişim sistemlerini taşıyabilir.

Dr. Umut Yıldız söyleşileri

umut-yildiz-curiosity

ShiftDelete.Net, NASA/JPL bünyesinde çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız ile NASA’nın geleceği ve gelecek teknolojiler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir başka yayın organı Al Jazeera Türk’e de konuşan Yıldız burada da Türkiye’nin Mars’a yolculuk planına dahil olması gerektiğini ifade etti.

Türkiye Uzay Ajansı ile bu alanda söz sahibi olabilir miyiz?

Türkiye Uzay Ajansı’nın (TAU) kurulması senelerdir gündemde. Kurulunca tüm sorunlar hallolmayacak belki ancak onlarca yıllık eksik kapatılmış olacak. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Türker Özkan verdiği röportajda TAU’nun kurulması ile Türkiye’nin bu alanda söz sahibi ülkeler arasına girebileceğini kaydetmiş.

Çorum Merkez, sallıyo herkez

corum-merkez

Anadolu Ajansı’nın geçen haftaki Çorum’la ilgili haberi epey gündem oldu. AA’nın geçtiği “Google, dünyanın merkezini Çorum olarak işaretledi” haberinin aslının wikipedia’yı trolleyen vatandaşlarımız olduğu ortaya çıkınca haber geri çekilmek zorunda kaldı. Haber yaparken güvenilir kaynaklar kullanmanın ve bilim haberleri yapacak muhabirlerin temel bilimsel bilgi düzeylerinin önemi bir kere daha kendini hatırlattı.

Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yaşında!

16 Haziran 2015’te başladığım ve o hafta gökyüzü ile ilgili haberlerden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yılı geride bıraktı. Her ne kadar haftalık desem de her hafta yazamadım, kimi zaman yazdım ama tamamlayamadım. İkinci seneyi daha iyi bir performansla kutlamayı umuyorum.

Sally Ride

Uzaydaki ilk ABDli kadın astronot, uzaya çıkan 3. kadın; Fizikçi; Çocuklar için uzayı keşfetme temalı bilim kitapları yazan, özellikle kız öğrencilerin bilime yönelmesi için desteğini ölene dek sürdüren bir bilim kahramanı.

sally-ride

26 Mayıs 1951’de doğan Ride, Stanford Üniversitesi’nde fizik okudu.

İlk kez 1963 yılında ilk kadın, Valentina Tereşkova, uzaya çıkmıştı. Bu tarihten sonra ise uzun bir dönem kadınlar yörünge faaliyetlerine katılamadılar. 1977 yılında NASA kadın astronot çalışmasına başladığında Sally Ride öğrenimini sürdürmekteydi. Okul gazetesinde kadınları astronot programına davet eden bir ilan gördüğünde başvurmaya karar verdi ve bu iş için seçilen 6 kadından biri oldu.

sally-ride-orta-guvertede

Sonunda Ride, 18 Haziran 1983 tarihinde STS-7 görevi dahilinde Challenger uzay mekiği ile yörüngeye çıkarak, uzaya çıkan ilk Amerikalı kadın ünvanını kazandı. Ride’ın mekikteki görevi robot kolu kontrol etmekti. Uzay mekiğinde taşınan uyduları başarıyla yörüngeye yerleştirdi.

sally-ride-kumanda

Bu görevden sonra 1984 tarihinde tekrar bir uzay mekiği görevi ile uzaya çıktı. 1987 yılında NASA’daki görevinden ayrılan Ride, California Üniversitesi’nde ders vermeye başladı. Bilim ve matematik alanında çalışmak isteyen kadınların ve kızlara yardım etmenin yollarını aramaya koyulan Ride, NASA’ya EarthKAM projesini önerdi. EarthKAM orta okul öğrencilerinin Uluslararası Uzay İstasyonu üzerindeki bir kamera ile Dünya’nın fotoğraflarını çekmesini, daha sonra çektikleri fotoğraflar üzerinde çalışmasına dayanıyor. EarthKAM programı bugün Sally Ride’ın adını da taşıyarak devam ediyor.

Sally Ride 23 Temmuz 2012’de ölene dek öğrencilerin, özellikle de kızların bilim ve matematik alanında çalışması için desteğini sürdürdü. Öğrenciler ve öğretmenler için bilim kitapları yazdı, bilim programlarını ve festivallerde çalıştı.

kaynak: NASA |

fotoğraflar: NASA ve Wikipedia

Termonükleer Sanat

NASA-The-Sun-In-Ultra-HD-5

NASA, adını Güneş’in çekirdeğinde meydana gelen, yıldızımıza ve Dünya’ya enerji sağlayan termonükleer tepkimelerden alan Thermonuclear Art (Termonükleer Sanat) isimli çalışmayı duyurdu. Termonükleer Sanat, yıldızımızın yüzeyindeki dinamik yapıyı ortaya koyan patlamaları, lekeleri, manyetik alanı ve X ışını yayımını 4K çözünürlükle izleyiciye sunuyor.

30 dakika süren filmin görüntülerinin kaynağı ise Güneş’i 7/24 izleyen Güneş Dinamikleri Gözlemevi (Solar Dynamics Observatory – SDO) uzayaracı.

SDO her 12 saniyede bir Güneş’in 10 farklı dalga boyundaki görüntülerini yakalayabiliyor. Filmdeki videolar uzayaracının 2011 yılından beri yakalağı görüntüler arasından seçilenler. Hazırlayan ekibin videoların her 1 dakikası için yaklaşık 10 saat uğraşması gerekmiş.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 9

Bilim Türkiye gündeminin ilk sıralarında yer almasa da ülke gençliğinin hayalleri ve potansiyeli gündemi belirleyenlerin fersah fersah ilerisinde. Bir tesadüf sonucu başlayan Hayallerinizin Mektubu projesinde Dr. Umut Yıldız’a gençlerden hayalleri ile ilgili mektuplar yağmıştı. Bu mektupların yazarlarından birkaçı ile DijitalX sitesinde yapılan röportajları mutlaka okumalısınız:
Screenshot (48)
Pembe çiçeklerle bezeli bu güzel fotoğraf ne yazık ki gökbilim açısından kötüye işaret. Burası yüksek ve kurak oluşu nedeniyle uluslararası gökbilimin çekim merkezi olan Atacama Çölü.
Feryal Özel’in paylaşımından öğrendiğim habere göre El-Nino sebebiyle gökbilimcilerin kuru havası için tercih ettiği bu yere bu sene son 14 yılda yağan yağmur bir günde yağdı. Suyun olduğu yerde de canlılık artıyor doğal olarak. Fakat atmosferde artan nem oranı buradaki gözlem araçlarının kabiliyetini azaltıyor.
havadan-karbondioksit-cekilerek-cokelti-tabletlerine-donusturuluyor-bilimfilicom
Şimdi de iklim değişikliğiyle ilgili iyi haber: Atmosferden karbondioksidi çekmeye yönelik deneme amaçlı bir tesisi kurulmuş. bilimfili.com’dan Ozan Zaloğlu‘nun haberine göre Carbon Engineering adlı şirket karbondioksidi çekip çökelti tabletlerine dönüştürecek. Sonraki amaçlarıysa bunlardan tekrar yakıt elde etmek ve ticari olarak sürdürülebilir bir sistem ortaya çıkarmak.
Ay’a gitmek zorundayız. Ay, 21’inci yüzyılda kalıcı insan üssü haline gelecek. Rusya bu projede yer almak ve uluslararası ortaklarıyla çalışmak istiyor.
Alıntı Rusların Luna 27 projesinin başında bulunan İgor Mitrofanov’a ait. Rusya ve Avrupa, insanlığı yeniden Ay’a taşıyabilmek için ortaklık girişiminde bulunuyor. Kararını 2016 yılında verecek olan ESA eğer kabul ederse, Rusya’nın Ay keşif aracı Luna 27 için işbirliğine gidecekler.
ESA ve Roscosmos'un Mars gezgininin ineceği alan: Oxia Planum
ESA ve Roscosmos’un Mars gezgininin ineceği alan: Oxia Planum

Avrupa’nın ilk Mars gezgin robotu ExoMars’ın ineceği bölge duyuruldu. Avrupa Uzay Ajansı ESA ile Rusya’nın uzay ajansı  Roscosmos’un ortaklığında ilerleyen proje olan ExoMars, 2019 yılında Mars’ın kil zengini Oksia Planum ovasına iniş yapacak.

İki uzay ajansı başarılı olurlarsa Mars’taki ABD üstünlüğü kırılabilir. Eskilerin gücünün zayıflamasının tek örneği bu değil. Çin’de de önemli gelişmeler oluyor.

Bir taraftan dünyanın en büyük radyo teleskobunu inşaa ediyorlar, diğer taraftan dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısını yapacaklarını beyan edip CERN’ün birinciliğine göz dikiyorlar. Hedef 2025!

yuanmeng

Çin kaynaklı bir başka önemli gelişme ise test ettikleri Yuanmeng adlı yeni hava gemisi. 100 km irtifaya kadar çıkabilme kapasitesi olduğu söylenen hava gemisi, çoğu yerden havaya füze sisteminin menzilinin dışında kalırken, sahip olduğu gözetleme ve takip ekipmanları sayesinde Çin’e önemli bir avantaj sağlıyor. ABD’nin Orta Doğu’daki güç yoğunluğunu yavaş yavaş Çin sahillerine kaydırdığı şu günlerde politik açıdan da önemli bir gelişme.

Scott Kelly
Scott Kelly
Astronot Scott Kelly uzayda toplam 215. gün geçirerek “uzayda tek seferde en uzun süre kalan Amerikalı” unvanını kazanmış oldu. Kelly, Mart 2016’ya kadar uzay istasyonunda (342 gün) kalacak. Astronot 16 Ekim’de toplamda en uzun süre kalan Amerikalı unvanını elde etmişti.
Tek görevde uzayda en uzun süre kalan insan unvanı ise Mir’de görev yapan kozmonot Valeri Polyakov’a ait (437,7 gün). Uzayda toplam en uzun kalma süresi ise 879 gün ile Gennady Padalka’ya ait.
Kelly rekortmen bir astronot olsa da bu haftaya dek hiç uzay yürüyüşü yapmamıştı. Bu hafta Kjell Lindgren ile beraber 7 saatlik uzun bir uzay yürüyüşü gerçekleştirdiler.
Peki hiç düşündünüz mü UUİ ne kadar temiz? İlk bakışta çok steril bir ortam havası verse de gerçek bambaşka: Dünya’da oldukça zararsız olup UUİ ortamında hastalığa sebep olabilecek mikroplar mevcut.
nh-flyby
Yeni Ufuklar sondası Plüton’dan sonraki hedefi olan 2014 MU69’a yönelmek için gereken dört manevradan 3’ünü bu hafta tamamlamış oldu. Sonuncusu ise 4 Kasım’da gerçekleşecek ve Yeni Ufuklar, Plüton’dan 1,6 km uzaklıktaki 48 km çaplı bu küçük Kuipler Kuşağı cismiyle 2019 yılındaki buluşması için gün saymaya başlayacak.
lovejoy
Bu hafta gökcisimlerinde süpriz kimyasallara rastlandı. C/2014 Q2 (Lovejoy) kuyruklu yıldızında alkol ve şekere rastlandı. Hesaplamalara göre kuyruklu yıldız saniyede 50 şişe şaraba eş değer alkol saçıyor. Diğer süpriz bulgu ise 67P kuyruklu yıldızının atmosferindeki oksijen oldu.
EnceladusOct28
Cassini uzayaracı Satürn’ün buz tutmuş uydusu Enceladus’a yakın geçiş gerçekleştirdi. Uyduya 49 km yaklaşan Cassini’nin elde ettiği ham görüntüler yayılandı.
Dronlar Alemi
Dronlar için bir başka kullanım alanı daha: yaprakları süpürmek. On liralık süpürge dururken binlerce liralık DJI Phantom 3 kullanılır mı demeyin. Süpürgeyle uğraşmaktan kurtulup eğnemenin bedeli paha biçilemez. Fikrin sahibi ise Mike Schreurs. Youtube kanalından videosunu seyredebilirsiniz.
yaprak-supuren-dron
Amerikanın okyanus ve atmosferle ilgili devlet kuruluşu olan NOAA’ya bağlı bir ekip de dronları orkaları (sıkça adlandırıldıkları şekliyle katil baline demeye dilim varmadı) izlemek için kullanıyor. Aşağıdaki görüntüde yavrusunu emziren anne orka görülüyor.
emziren-orka
amazon’dan sonra ABD’nin en büyük süpermarket zinciri Wal-Mart da insansız hava araçlarıyla teslimat yapabilmek için çalışmalara başladı ve denemeler yapabilmek için Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) başvurdu.
İHA ile taşımacılık bu tür şirketler için oldukça önemli. Bunu Amazon’un yönetim kurulu başkanı Jeff Bezos’un şu sözünden anlayabiliyoruz: “Yarım saat içinde dağıtım yapabiliriz. 2.3 kilograma kadar olan ürünlerin taşıyabiliriz. Bu da bizim toplam dağıtımımız yüzde 86’sına denk geliyor.”
Ticari şirketlerin kâr baskısı, Amerikan Federal Havacılık İdaresi’nde de karşılığını buluyor: FAA bu tarz ticari dron uçuşları için gerekli yönetmeliğin bir yıl içersinde hazır olacağını duyurdu.
İleride İHAlarla teslimat yapan şirketlerin kullanması için özel olarak belirlenmiş dron rotalarının açılması bekleniyor.

Apollo astronotlarının çektiği binlerce fotoğraf flickr’da

NASA’nın 1960 ile 1972 yılları arasında sürdürdüğü ve İnsanlığı Ay’a taşıyan Apollo görevlerine ait 10 binden fazla fotoğraf flickr’a taşındı.

Apollo astronotlarının Ay yüzeyinde veya araçlarında yolculuk ederken çektiği fotoğraflar, NASA’nın Flickr sayfasından görülebiliyor. Ay’da yakalanan kareleri  yüksek çözünürlükteki orjinal halleriyle indirebiliyorsunuz.

Astronotların uzay araçlarından çektiği olağanüstü Ay ve Dünya manzaralarını da içeren fotoğraflar, 1800 DPI’lık (nokta/inç) ham halleriyle verilmiş. İşlemden geçmemiş amatör çekim görüntülerin kimisinin flu olması sizi şaşırtmasın.

flickr galerisine buradan ulaşabilirsiniz.

apollo_11_5 apollo_11_1 apollo_11_2 apollo_11_3 apollo_11_4

Plüton’da lekeler keşfedildi

Yeni Ufuklar’dan (New Horizons) beklendiği şekilde her geçen gün Plüton’un daha detaylı görüntüleri gelmeye devam ediyor. Plüton’un yeni bir uydusu ya da halkası bulunamadı, fakat bu sayede potansiyel engeller için ek motor ateşlemesine de gerek kalmadı.
Görüntü netleşiyor:
Pluto_Color_070115
Plüton’un ekvatoru boyunca bir dizi düzgün şekilde sıralanmış leke tespit edildi. Bu lekelerin her biri yaklaşık 480 kilometre çapında ve kabaca İstanbul-Ankara mesafesinde bir bölgede dizililer.

Bilim insanları henüz bu lekelerin nasıl oluşmuş olabileceğine dair bir açıklama getirmiş değil. “Bu gerçek bir bulmaca — lekelerin ne olduğunu bilmiyoruz, ve çözmek için sabırsızlanıyoruz” diyor Yeni Ufuklar’ın yürütücüsü Alan Stern. Plüton’un daha koyu ve gri uydusu Charon’la arasındaki renk farkı da çözülmeyi bekleyen bir bilmece.

Yeni Ufuklar ekibi, 7 hafta süren detaylı toz bulutları, halkalar ve potansiyel zararlıların taramasından sonra, sondanın rotasından sapmadan devam etmesine karar verdiler. Eğer herhangi bir şey saptamış olsalardı araca buna uygun şekilde manevra yaptırmaları gerekecekti. Zira 49.600 km/saat hızla ilerleyen Yeni Ufuklar için bir pirinç tanesi büyüklüğünde parçacıkla karşılaşmak ölümcül olabilir.

Pluto_062215

kaynak: astronomy.com |