Mars’a dikkat

Mars ile Dünya her 26 ayda bir birbirlerine yakın konuma gelirler. 2003 yılında 60.000 yıllık bir rekor kırılmıştı. Bu rekoru aşmasalar da, iki gezegen bugün birbirlerine 2014’e kadarki en yakın konumlarında bulunacaklar. Yaklaşık 99 milyon kilometre.

Günlere göre gök haritaları: 27, 28, 29. Haritaları İstanbul’a göre çıkarttım fakat diğer iller için çok büyük bir fark olmayacaktır. Zaten -1,3 kadir parlaklıktaki kızıl gezegen kolayca seçilebilir durumda.

kaynak: wired.com | Bilim Teknik – Alp Akoğlu | görüntü: NASA | gök haritaları: heavens-above.com

Mars’ta metan: canlılığın mı yoksa suyun mu belirtisi?

Yukarıda, Mars atmosferinde tespit edilen metan gazının yoğunluğu gösteriliyor. Kırmızı bölgeler en yoğun, maviler ise en düşük yoğunluğu belirtiyor.

Araştırmacılar Mars’ta 1999, 2001 ve 2003 yıllarında geniş çapta metan gazı izine rastlamıştı. Fakat metanın kaynağı veya miktarı bilinmiyordu. Yeni yapılan bir araştırmayla seçenekler azalmış gibi gözüküyor.

Bazı araştırmacılar Mars metanın kaynağının düşen göktaşları olabileceğini düşünüyor.  Teorilerine göre, göktaşlarının düşerken ulaştığı yüksek sıcaklıklarda meydana gelebilecek kimyasal reaksiyonlarla, atmosfere metan ve diğer gazlar salınabilir.

Fakat yapılan yeni çalışma, Mars’a düşen göktaşlarının oluşturabileceği metanın çok küçük hacimde olacağını gösteriyor. Imperial Colloge London’da, meteor düşüşlerinin yaratıldığı laboratuvar ortamında, ortaya çok az miktarda metan çıkmış. Bilim insanlarının yaptığı hesaplamaların sonucu, Mars’ta her yıl yalnızca 10 kg metan oluşabileceğini gösteriyor. Bu miktar, Mars atmosferini dolduran 100 ile 300 ton arasındaki miktarın çok altında.

Araştırmayı yapan bilim insanları, varılan sonucun, 2018 yılında Mars’taki metanı ortaklaşa araştırmayı planlayan NASA ve ESA araştırmacılarına yardımcı olacağını düşünüyor.

Peki bu seçenek gerçekten elendiyse, geriye hangi ihtimaller kalıyor?

Dünya’da metanın (CH4) en büyük kaynağı oksijensiz ortamda gerçekleşen çürüme reaksiyonlarıdır. Evsel atıksular veya çöplerden elde edilebilen biyogaz aslında büyük ölçüde metandan oluşur.

Mars’ta metan bulgusu, araştırmacıları bu yüzden heycanlandırıyor. Çünkü metanın kaynaklarından bir tanesi yukarda bahsettiğim gibi organik süreçlerdir. Yani seçeneklerden biri canlılık!

Diğer seçenek ise volkanizmayla ilgili. Volkanik bölgelerde bulunan su da kimyasal reaksiyonlar sonucu metan oluşumuna sebep olabilir. Yani bu kinci sebep de bizi Mars’ta su bulunduğu ihtimaline götürüyor. Sonuçta Mars, NASA’nın Mars programının başında bulunan Michael Meyers’in dediği gibi bir şekilde aktif olabilir: organik veya volkanik olarak. İki seçeneğin de geçerli olmaması için bir sebep de yok elbette. Gelecekte yapılacak çalışmalar bu konuyu aydınlığa kavuşturacaktır.

Metan, Mars atmosferinde güneş ışınlarının etkisiyle gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar sonucu sürekli olarak azaldığından ömrü çok uzun olmuyor. Bu yüzden gezegende bir metan birikimi olmuyor.

kaynak: universetoday.com- 1 | universetoday.com-2 |

özgür ruh Spirit Mars’ta su izi arıyor

Spirit, 6 yıldan beri ikizi Opportunity gibi Mars’ta geziniyor. Bunca uzaklıktan robotlar gezdirmek, hele ki misafirsever sayılmayacak bir gezegende, hiç kolay değil. Spirit, 2006 yılında ikizi kuma saplanıp kaldığından beri daha temkinli yürütülüyordu.

Resmi görevler süreleri (90 gün!) yıllar önce dolan robotlar, Mars’ın geçmişinde varolduğu umulan suyun, bugüne kalan izlerini arıyorlardı. Milyonlarca yıl önce kayıplara karışan suyun geçmişteki varlığını ele verebilecek şeyler ise, su ortamında oluşan mineraller. Gezegen bugün kuru görünse de bulunabilecek bu tarz mineraller, Mars’ın sulu geçmişini gün yüzüne çıkartabilir.

Antik bir göl yatağına inen Opportunity (Fırsat) için böyle bir ipucu bulma ‘fırsatı’ daha fazlaydı. Spirit’in işi ise daha zor. tekrarlanan meteor darbeleri sonucu açığa çıkan lav akıntılarıyla oluşmuş bazaltik alanında geziniyor.

Fakat kendisine daha az şans tanınan özgür ruh Spirit (Ruh), geçmişteki suyun izine sanılandan çok daha yakın olabilir. Hatta belki de tam üzerinde duruyor!

Spirit su varlığında oluşan bir mineral olan demir hidroksite rast geldi. tam bu sırada, küçük bir kraterin kenarında, gevşek toprağa battı. Battığı noktadan kurtulmaya çalışırken toprağı kazan tekerleği de bir başka ipucunu, sülfatları açığa çıkardı.

Volkanik bölgede sülfat varlığı akıllara sülfat içeren su buharı bacalarını getiriyor. Buhar, volkan varlığının güç verdiği hidrotermal hareketle bağlantılı. Suya delil olabilecek böyle bir yapı aynı zamanda mikrobiyal yaşamı destekleyebileceğinden ötürü de önemli.

Spirit’in buluşunu daha iyi inceleyebilmesi için öncelikle saplandığı yerdençıkması lazım. NASA Jet İtki Laboratuvar’ında mühendisler, Spirit’in haffi bir ikiziyle testler yapıyorlar. İkizinin daha hafif olmasının nedeni Mars’ın düşük çekim gücünü taklit etmek. Müendisler bu hafif gezgini, Spirit gibi kuma batırılıp ne  tarz bir manevra ile kurtulabileceğini görmeye çalışıyorlar.

kaynak: science@NASA (astronomidiyari.com adresinde Türkçesi var.) |

Mars’a ayak basmada en büyük engel bütçe

Birleşik Devletler İnsanlı Uzay Planları Gözden Geçirme Komitesi veya diğer adıyla Augustine komisyonu nihai raporunu yayınladı. Raporda gelecek 15-20 yılı kapsayacak insanlı uzay çalışmaları için tek bir özel hedef yerine 5 esnek alternatif üzerinde durulmuş.

Ay’a geri dönüş ve Mars’a insan yollamak gibi iki zorlu ve pahalı görevden önce uygulanabilecek daha küçük çaplı projeler önerilmiş. Bunlar Ay ve Mars’ın çevresinde dönmek, bir asteroide, Phobos veya Deimos ‘a inmek gibi daha ufak çaplı projeler.

Şüphesiz bunun en önemli gerekçesi maliyetler. Raporda NASA’nın yıllık 3 milyar dolarlık ek kaynağa ihtiyacı olduğu belirtilmiş. Alçak dünya yörüngeleri için özel teşebbüslere vurgu yapılmakta. Şimdilik geliştirme safhasında olan özel şirketler önümüzdeki yıllarda, en azından alçak dünya yörüngelerinde etkilerini arttıracaklar.

İşte komisyonun beş alternatifi:

1. Diğer programlar olduğu gibi sürdürülür, fakat uzay mekiği programını 2011’e ve Uluslararsı Uzay İstasyonu (UUİ) 2020’ye kadar uzatılır. Fazladan kaynak olmadan, Ares roketleri 2020’ye kadar hazır olamazlar ve Ay’a gitmek için asla yeterli para olmaz.

2. Mevcut bütçe devam ettirilir, Ares I ıskartaya çıkarılır, Ares V’in hafif bir versiyonu geliştirilir (ağır Ares V’in 2/3’ü kadar) ve UUİ’nu 2020’ye kadar devam ettirmek için ekstra fonlar uzay istasyonuna kaydırılır. Ticari LEO (alçak dünya yörüngesi) insanlı uzay aracı satın alınır.

3. Yıllık 3 milyar dolar ek bütçeyle Ay’a gitmek için Constellation (takımyıldız) programını başlatımak. UUİ, 2025 yılına kadar Ay’a geri dönmeye imkan sağlamak için 2016’da yörüngden çıkartılmalı. Bunun anlamı istasyonun Mir’in kaderini paylaşması oluyor.

4. Yıllık 3 milyar dolar ek. UUİ 2020’ye kadar devam ettirilir ve Ay’a 2025 gidilir. Ağır yükseltme için ya Ares V Lite, veya Shuttle-C kullanılır.

5. Yıllık 3 milyar dolar ek. Uzay meekiği programı 2011’e, UUİ 2020’ye kadar sürdürülür. Ay’a ayak basmak yerine, yörüngesine gitmek tercih edilir veya Dünya’ya yakın cisimlere gidilir ve Mars’a gitmek için hazırlanılır. Ares V Lite veya EELV – Evolved Expendable Launch Vehicles (Geliştirilmiş Sarf Edilir Kalkış Aracı) kullanılır.

Görüldüğü gibi, mevcut kaynakları arttırılmadığı taktirde NASA’nın 15-20 yıl içersinde Ay’a gitmesi zor, Mars’a gitmesi ise hiç mümkün değil. NASA’nın kaynaklarının şu an için küresel mali kriz sebebiyle artmayacağı görülüyor.  Ekonomi düze çıktığında ise artıp artmayacağı, artarsa ne kadar artabileceği de belli değil. Bana kalırsa, dış borçlarla yürütülmeye çalışan ABD ekonomisi kolay kolay pahalı bir uzay programını destekleyemez.

Ay ve Mars’a insanlı seferlerin başlamasının tek yolu NASA’nın çokuluslu ortaklıklara girişmesi. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Rusya, Çin ve Hindistan’ın da ya teknolojik yetersizlik ya da ekonomik imkansızlıklar nedeniyle bu işi tek başlarına yapamayacaklarını düşünürsek ortaklık iyi bir seçenek olacaktır. Politik nedenlerle birden fazla ortaklık olması da ihtimaller dahilinde.

Mars simülasyonu

Daracık bir alan, her şey en az alanı kaplayacak şekilde tasarlanmış, sürekli fan seslerinin oluşturduğu fona sahip bu mekandan ne çıkabilmek mümkün ne de dışarısıyla kolayca iletişim kurabilmek. Hapisaneyi andıran bu ortam, insanlı Mars görevine katılacak mürettebatın aylar boyunca yaşayacak olduğu uzayaracının ta kendisi.

Henüz insanlı Mars görevleri gündemde değil, fakat psikolojik ve bedensel açıdan insanı zorlayacak bu görevlerin insanlara etkileri hakkında bilgi edinmek amacıyla, mart ayı sonunda ESA ve Ruslar bir araştırma başlatılacak. Moskova’daki Biyomedikal Sorunlar Enstitüsü’nde gerçekleştirilecek olan araştırma süresince ESA’ya bağlı olarak Alman ordusundan bir makina mühendisi ve Fransadan bir savaş pilotu ile aralarında bir doktor ve bir spor fizyolojisti olan dört Rus kozmonottun oluştırduğu 6 kişilik mürettebat 31 Mart günü, üç ay sonra gün yüzüne çıkmak üzere dış dünyadan tamamen yalıtılmış tecrit tesisine giriş yapacaklar.

Uzun süreli uzay yolculuklarının psikolojik ve tıbbi etkilerinin açığa çıkartılmasının amaçlandığı Mars görevi benzetimine (simülasyon) katılan ve izole bir hayat yaşayacak olan 6 kişilik mürettebatın ‘Dünya’ ile iletişiminde gerçeğe uygun olarak 20 dakikaya kadar -her iki taraf için de- gecikmeler olacak. Ayrıca 105 gün boyunca Mars yolculuğunu taklit etmek amacıyla gönüllü bir hapis hayatı yaşayacak olan mürettebat, bu süre boyunca tesbih yapmak yerine gerçek bir uzay görevindeymiş gibi fırlatma, Kızıl Gezegene yolculuk, gezegen yüzeyinde araştırma ve geri dönüş yolculuğunu kapsayan belli bir senaryoya uygun hareket edecekler. Senaryo dahilinde bazı kurmaca acil durumlar olacak; kim bilir belki gerçek acil durumlar da ortaya çıkabilir. Mürettebatın beslenmesi de Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapanlarınki gibi olacak.

Mars görevi için benzetim çalışmaları bu 105 günlük çalışma ile sınırlı kalmayacak. Mars görevleri daha uzun süreceğinden, bu çalışmadan sonra sırada Mars görevinin tüm aşamalarını içeren 520 günlük bir benzetim çalışması olacak. Bu çalışmalar sayesinde uzun süreli uzay yolculuklarında ortaya çıkabilecek sorunlar önceden belirlenebilecek ve çözümler üretilebilecek.

Sizin Mars deneyimini canlandırmanız için illa ki 15 hafta boyunca dar bir alana tıkılıp kalmanız gerekmiyor. Mars Simulation Project adlı ücretsiz bilgisayar yazılımı sayesinde siz de gelecekteki Mars yerleşimlerini simüle edebilirsiniz. Vaktim olmadığı için bilgisayara yükleyip deneme fırsatım olmadığından yazılımın ne kadar iyi veya kötü olduğu konusunda ise bir yorum yapamayacağım.

kaynak: esa | mars-sim.sourceforge.net |