26 Eylül

26 Eylül günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık olayları:

1981: Vietnamlı kozmonot adayı Bùi Thanh Liêm öldü. Vietnam Halkın Hava Kuvvetleri mensubu bir pilot olan Liêm, Vietnam Savaşı’nda pek çok defa uçtu. 1978 yılında Gagarin Askeri Hava Akademisi’nden mezun olan Vietnamlı pilot Interkosmos ile bağlantılı olarak Soyuz-37 görevinde Phạm Tuân’ın yedeği olarak seçilmişti. 1981 yılında bir Mig-21 ile uçarken yaşadığı kazada hayatını kaybetti.

2005: Cassini uzayaracı Satürn’ün uydusu Hyperion’u gözlemledi.

2006: Mars Keşif Gezgini Opportunity, Victoria kraterinin ağzına ulaştı. Fotoğrafta gezgin robotun hedefine ulaşmak için yol alırken ardında bıraktığı izler gözüküyor.

2008: İsviçreli pilot ve mucit olan Yves Rossy, jet motorlu kanatlarla İngiliz Kanalı’nı geçen ilk insan oldu. Tek motorlu Pilatus Porter model bir uçaktan, 2500 metre irtifadan atladıktan sonra saatte maksimum 190 km hıza eriştiği uçuşu 13 dakika sürdü. Rossy, 35 kilometre kanatlarıyla yol aldıktan sonra paraşütle yere indi.

25 Eylül

1644 – Danimarkalı astronom ve enstrüman ustası Ole Rømer doğdu (ö. 1710). Rømer ışık hızını ölçen ilk kişi olarak tanınıyor. Jüpiter’in uydusu Io’nun tutulmalarını inceleyen astronom, tutulmaların öngörülen zamandan 10 dakika kadar daha geç gerçekleştiğini saptayınca, bu farkın ışığın sınırlı bir hızla hareketinin sebep olacağını öngörüp bu hızı hesapladı.

Jüpiter üzerinde gördüğümüz ‘Io tutulması’.

1777 – İsviçreli matematikçi, fizikçi ve astronom olan Johann Heinrich Lambert öldü (d. 1728)

1973 – ABD’nin ilk uzay istasyonu olan Skylab’ın (uzay laboratuvarı) ikinci insanlı görevini yürüten astronotlar 59 gün sonra Dünya’ya döndüler. Jack Lousma, Owen Garriott ve Alan Bean kendilerini taşıyan Apollo kapsülü ile Pasifik okyanusuna indi. Ay’a insanlı görevler sonrasında Apollo teknolojisi Skylab programında kullanıldı.

Skylab

1992 – NASA’nın Mars Observer isimli robotik uzay sondası fırlatıldı. Uzayaracının amacı Mars yüzeyini, atmosferini, iklim ve manyetik alan özelliklerini incelemekti. Ne yazık ki Mars yolundaki sondayla iletişim 21 Ağustos 1993 günü, yörüngeye oturtma işlemi öncesinde koptu.

Mariner 4

Mars on yıllardır gezegene gönderilen uzayaraçları ile izleniyor. Yörüngesine pek çok uydu yerleştirildiği gibi yüzeyinde de hâlâ robotik araçlarımız araştırmalara devam ediyor.

İnsanlığın Kızıl Gezegen ile ilk yakın teması ise 14 Temmuz 1965 günü Mariner 4 uzayaracı ile sağlandı. Mariner 4, bize Mars yüzeyinin ilk detaylı fotoğraflarını yolladı ve ilerki yıllarda gerçekleşecek yüzey görevlerinin önünü açtı.

Mariner 4, Güneş Sistemi gezegenlerinin araştırılması için tasarlanan 10 uzay sondasından oluşan bir serinin içinde üretilmişti. 260.8 kg ağırlıktaki araç 2.89 m yüksekliğinde ve 6.88 m genişlikteydi. 28224 güneş hücresinden oluşan 4 güneş paneliyle, Mars’ın bulunduğu uzaklıkta 310 watt güç üretebiliyordu. Sağladığı bu enerjiyle de manyetometre, toz dedektörü, kozmik ışın teleskobu, güneş plazma sondası, Geiger sayacı ve bir televizyon kamerasını çalıştırıyordu.

Fırlatma öncesi Mariner 4 üzerinde çalışan teknisyenler.
NASA/JPL

Mariner 4 görevi Mars için gerçekleştirilen yedinci denemeydi. 1960 ve 1964 yıllarında Sovyetler Birliği ne yazık ki beş denemesinde de çeşitli şekillerde başarısız olmuştu. NASA’nın Mariner 4’ten dört hafta önce fırlattığı Mariner 3 sondası da fırlatma sonrası Atlas-Agena roketinden ayrılamayarak başarısız olmuştu.

Nihayet Mariner 4’ün gönderdiği aşağıdaki fotoğraf ile başarı sağlanmış oldu:

Mariner 4 tarafından gönderilen ve Mars’ın uzaydan çekilen ilk görüntüsü.
NASA / JPL-Caltech / Dan Goods

NASA aynı anda iki uzayaracı gönderme konseptini daha önce Venüs’te denemişti. Mariner 1 başarısız olunca onun hemen peşinden gönderilen Mariner 2 başarıyla veri göndermişti. Mars’ta da benzer bir başarı sağladılar.

228 günlük yolculuk sonunda Mars’ın 10,000 km yakınından geçti ve ilk defa uzaydan başka bir gezegenin fotoğrafları çekilmiş oldu. İlk fotoğraf dijital veri olarak Dünya’ya gönderildi. Uzay sondasının yüksek-kazanımlı anteni saniyede 33.3 bit veri transfer edebilirken düşük-kazanımlı anteni 8.3 bit veri gönderebiliyordu. Günümüzün bol megabit bağlantılı dünyasında daha iyi anlaşılabilmesi için şöyle anlatalım: 200×200 piksel boyutundaki (küçücük) tüm fotoğrafın Dünya’ya gönderilmesi 10 saat sürmüştü.

Bilgisayar odasında Mariner 4’ten gelecek sinyalleri bekleyen bilim insanları.
NASA / JPL

Birkaç saat içinde Mariner 4 toplam 21 tek parça fotoğraf ve 22’ncinin bir kısmını çekti. Yakalanan görüntüler önce manyetik banta kaydediliyor sonra radyo dalgalarıyla Dünya’ya gönderiliyordu. 100 metre uzunluktaki manyetik banta toplam 665 kb veri yüklemek mümkündü. Herhangi bir veri kaybının önüne geçmek için görüntüler iki defa Dünya’ya gönderildi.

Her fotoğraf karesi yaklaşık 200 km kare alanı kapsıyordu. Böylece toplam Mars alanının sadece %1’i pek de net olmayan biçimde kaydedilmiş oldu. Fakat bu fotoğraflar Kızıl Gezegen’in yüz yıllardır süren fantezilerdeki halinin aksine, kraterlerle dolu, hırpalanmış bir gezegen olduğunu göstermeye yetiyordu.

Mariner 4 tarafından ortaya çıkarılan Mars’ın gerçek yüzü

Hem teleskopların yetersizliği hem de fotoğrafik kayıt yerine astronomların kişisel gözlemlerinin olduğu dönemlerde, gezegenin yüzeyinde birçok kanalın olduğu iddiası ortaya atılmıştı. Bu tabii verimli ve üzerinde insan benzeri Marslıların yaşadığı bir gezegene işaret ediyordu. Fotoğraflarda herhangi bir kanal izine rastlanmadı, onun yerine boyutları 5 ila 120 km arasında olan kraterler göze çarpıyordu. Yüzeyinin Dünya’dan çok Ay’a benzemesi Mars atmosferinin oldukça ince olduğu sonucunu doğuruyordu.

Mars kraterleri.
NASA / JPL

Mariner 4 bugün NASA’nın en başarılı görevlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1960’larda 83 milyon dolara mal olan (bugünün parasıyla: 675 milyon $) Mariner 4 Mars yakın geçişinden sonra 3 yıl daha veri gönderdikten sonra 21 Aralık 1968 günü son temasın ardından iletişim tamamen kesildi.

kaynak: cosmosmagazine.com | nssdc.gsfc.nasa.gov | space.com

Mars 1

Sovyetler Birliğinin Mars sonda programının ilk aracı olan ve 1962 Beta Nu, Mars 2MV-4 ve Sputnik 23 olarak da adlandırılan Mars 1 uzay sondası 1 Kasım 1962 tarihinde fırlatıldı. Bu aynı zamanda Mars’a araç yollamak için yapılan ilk başarılı fırlatmaydı. Ne yazık ki görevin tamamı başarılı geçmedi ve yakın geçişten önce iletişim kaybedildi.

Mars 1

1 Kasım 1962 günü Baykonur Kosmodromu’ndan bir Molniya roketi ile fırlatılan sonda, 21 Mart 1963 günü Dünya’dan 106,760,000 km uzaklıkta, anten yönlendirme sisteminde yaşanan bir hatadan kaynaklandığı düşünülen sorun sebebiyle sondayla iletişim kesildi. Sondanın Kızıl Gezegen’e 19 Haziran 1963’te 193,000 km yakın geçiş yaptığı düşünülüyor. Ardından uzayaracı Güneş merkezli bir yörüngeye girdi.

Mars 1 anısına SSCB’de basılan pul.

Venera sınıfından modifiye edilmiş bir uzayaracı olan Mars 1, 3.3 metre uzunlukta ve 1 metre çapta silindirik bir gövde yapısına sahipti. 893,5 kg ağırlıktaki araç gücünü 4 metre genişliğinde 2.6 m2 güneş panellerinden alacak biçimde üretilmişti. Kızıl gezegenin 11,000 km yakınından geçmesi planlanan araç, yüzeyin fotoğraflarını çekecek ve kozmik radyasyon hakkında veri gönderecek biçimde tasarlanmıştı.

Uzayaracı Dünya ile iletişim için desimetre dalga boyunda (32 cm) radyo dalgalarını kullanan yüksek kazanımlı bir parabolik antene sahipti. Bu sistem güneş panellerine bağlı iki adet çok yönlü, 1.6 metre dalga boyu vericisi ile desteklenmişti. Deney modülünde ise 8 cm dalga boyunda TV görüntüsü göndermeye yarayan bir anten bulunuyordu. Bu modülde ayrıca 5 cm dalga boyu vericisi bulunuyordu.

(Dalga boyu yükseldikçe daha uzun menzilde kullanım mümkün olur ancak veri hızı azalır.)

Mars 1 ile elde edilen bilimsel sonuçlar

  • Sonda, 6,000 ile 40,000 km irtifa aralığında her iki dakikada bir mikro meteor çarpışması kaydetti. Bu meteorlar Taurids meteor yağmurundan kaynaklanıyordu. Dünya’dan uzaklaştıktan sonra 20-40 milyon km aralığında da benzer yoğunlukta mikro meteor varlığı tespit etti.
  • Manyetik alanın şiddetini ortalama 3–4 nanotesla olarak ölçü. Manyetik alan en fazla 6-9 nanotesla ölçülen pikler yapıyordu.
  • Güneş rüzgarı tespit edildi
  • Dünya etrafındaki radyasyon bölgeleri tespit edildi ve bunların değerleri doğrulandı.

kaynak: nssdc.gsfc.nasa.gov | wikipedia.org |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 50

Astronomi uzay ve havacılık haberlerinden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu size haftanın önemli haberlerini sunuyor.

Deprem

Astronot Randy Bresnik objektifinden, kuzey yönünden İstanbul.

Jeolojik açıdan aktif olan gezegenimiz doğasını İstanbul ve çevresine korkutucu biçimde hatırlattı. Yetkililerin açıklamasına göre 77 binada hasar var. Kimi okullar da ağır hasar aldı. Büyük depremde neler olabileceğini düşünmek ürkütücü. Artık vakit kaybetmeden depreme hazır hale gelmek için bir deprem seferberliği gerekiyor.

Astronomi ve uzay haberleri

Sonbahar ekinoksu

Budapeşte şehri üzerinde analemma (günizi)

Geçen hafta sonbahar ekinoksunu yaşadık. Zaten çoğumuz fikren yazdan çıkmıştı artık astronomik açıdan da sonbahar mevsimindeyiz. Şimdi kuzey yarıkürede güneş daha geç doğup daha erken batacak ve gökyüzünde daha alçak bir yörünge izlemeye başlayacak. Her gün aynı saatte Güneş’in fotoğrafını çekerseniz, yıl boyunca 8 şekli çizdiğini farkedersiniz. Buna analemma veya günizi deniyor. György Soponyai tarafından Budapeştede çekilmiş bu günizinde güneş 23 Eylül günü merkeze yakın bir konumdaydı. Bu arada fotoğrafın sağında Buda, sağında ise Peşt görülüyor.

NASA’nın yayınladığı kara delik simülasyonu

Bir kara delik uzay zaman dokusunu öylesine büker ki arkasını görebilmeniz mümkün olur. NASA’nın yeni yayınladığı canlandırmada, kara delik ve onun çekim gücüyle etrafında toplanan madde kütlesinden oluşan bir birikim diski görülüyor. Birikim diskinin şekil olarak kabaca Satürn’ün halkalarına benzetebiliriz. Fakat kara deliğin muazzam kütleçekim gücü uzay zamanı bükerek diskin farklı bölgelerinden gelen ışığı normalde ulaşamayacağı yerlere yönlendirir. Bu sayede kara deliğin etrafındaki çapraşık görüntü oluşur. Burada konuyu daha detaylı anlattım.

Pentagon ‘UFO’ görüntülerini yayınladı

ABD Deniz Kuvvetleri tarafından Florida yakınlarında kaydedilmiş Gimbal adlı video yayınlandı. Görüntüler tanımlanamayan uçan bir nesneyi gösteren resmi bir belge olması bakımından önemli. Yıllarca gizli olarak sınıflandırılan bu belgenin kısa bir süre önce statüsü değiştirilerek halka açık hale getirildi. İlk kez içinde UFO olan resmi bir belge yayımlanmış oldu.

51. Bölge baskını

Facebook’ta şaka olarak başlayan iş daha sonra ciddiye bindi: İnsanlar 51. Bölge’yi basmaya çalıştı. Uzaylılara dair pek çok şehir efsanesiyle adı anılan 51. Bölge’deki uzaylı varlığını ortaya çıkarma amacıyla ‘51. Bölgeyi basın, hepimizi durduramazlar’ adıyla bir etkinlik açılmıştı. 2 milyon kadar kişi de bu baskına katılacağını bildirdi. Facebook yönetimi ise kaos oluşturabileceği gerekçesiyle etkinliği kapattı. Yine de insanların 51. Bölge baskınına gitmesine engel olamadılar. Buna karşın 51. Bölge ABD hava kuvvetlerine ait bir üs olduğundan ötürü girmek pek ihtimal dahilinde değildi. Nitekim fazla yaklaşan iki kişi gözaltına alındıktan sonra geri kalan baskıncılar da bu fikirden vazgeçip uzaklaşmış.

Mars gezegeninde tarım

Uzaylıların gelip gelmediği tartışıladursun biz henüz farklı bir gezegene koloni kurabilmiş değiliz. En azından günümüzde buna dair daha ciddi bir istek ve gerçeğe dönüşmesi muhtemel planlar var. Mars’ta bir koloni kurduğumuzda en büyük sorunlardan biri yiyecek üretmek olacak. Araştırmacılar, Mars kolonicilerinin ihtiyaç duyacağı 5 temel şeyin hali hazırda Mars’ta varolduğunu belirtiyor: enerji, su, oksijen ve inşaat materyali. Gıdayı ise Dünya’dan getirmek çok masraflı olacağından kendileri üretmeleri gerekecek. Biliyorsunuz benim Marslı kardeşim de bokunda patates yetiştirmek zorunda kalmıştı. Bilimkurgu Kulübü’nde Mars’ta gıda üretimine dair güzel bir makale yayınlandı.

Uzay İstasyonu yeni kargosunu aldı

Jaxa’ya ait Japon kargo gemisi HTV-8 taşıdığı 4 tonluk ikmal malzemeleriyle beraber Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaştı. Uzay istasyonuna nikel-hidrojen piller ile birlikte 2 milyar dolar değerindeki Alfa Manyetik Spektrometre-2 cihazının tamiri için parçalar gönderildi. Astronotların gelecek ay bunları yerleştirmesi planlanıyor.

Japon kargo gemisi HTV-8

Uzayda lazer ile iletişim

HTV-8 ayrıca Sony Bilgisayar Bilimleri Laboratuvarları’nın geliştirdiği Küçük Optik Bağlantı (Small Optical Link) adı verilen bir laser iletişim sistemi prototipi taşıdı. Gelecekte uzayda daha fazla insan olacak. Uzun-menzilli lazer iletişim teknolojisi artacak nüfusun iletişim ihtiyacına cevap verebilmeyi vaadediyor.

Ad Astra

Brad Pitt’in başrolde olduğu Ad Astra, Yıldızlara Doğru ismiyle ülkemizde vizyona girdi. Film Neptün gezegeninde hayat olup olmadığını araştırmak için giden babasını 20 yıl sonra bulmaya giden bir adamın hikayesini anlatıyor. Bilimsel gerçeklere olabildiğince yakın kalmaya çalışan filmlerden biri olarak sunulan Ad Astra’ya dair Buğra Şendündar’ın incelemesini Bilimkurgu Kulübü’nde okuyabilirsiniz.

Dronlar Alemi

hidrojenle 15 saat uçan dron

Günümüzde elektrikle çalışan neredeyse her mobil cihazın problemi hızla tükenen piller. Çinli MMC firması bu soruna yakıt pili ile çözüm bulmaya çalışmış. Firma geçen hafta Almanya’da gerçekleşen InterGEO 2019’da hidrojenle çalışan bir insansız hava aracı tanıttı. Dikine kalkış-iniş de yapabilen dron hidrojen yakıt piliyle 15 saatlik yüksüz uçuş, 3 kilo kargoyla 10 saatlik uçuş süresi sunuyor.