InSight ilk selfisini çekti

NASA’nın Mars’taki yeni robotu InSight robot kolu üzerindeki kamerayla ilk selfisini çekti. 11 farklı görüntünün Curiosity’de yapıldığı gibi birleştirilmesiyle tek bir mozaik görüntü elde edilmekte. Bu fotoğrafta uzayaracının bilimsel enstrümanları ve yelpaze biçiminde açılan güneş panelleri görülüyor. Görevi yürüten takım üyeleri InSight’ın çalışma alanı denilen ve 2×4 metre genişliğinde olan, InSight’ın deney araçlarını yerleştireceği ve sondaj yapacağı Mars yüzeyinin de 52 farklı fotoğrafının birleştirilmesiyle bir mozaik görüntüsü oluşturulmuş.

InSight’ın deney gereçlerini yerleştireceği görev alanı.

Önümüzdeki haftalarda bilim insanları ve mühendisler bu çalışma alanında hangi noktalar üzerine uzayaracının deney ekipmanlarının yerleştirileceğine karar verecekler. Daha sonra InSight’a sismometre ve ısı-akımı sondasını seçilen noktaya dikkatli biçimde yerleştirmesi komutunu gönderecek. Bunların ikisi de yüzey seviyesinde düz biçimde durduklarında iyi çalışıyor. Bu nedenle büyüklüğü 1.3 cm ve üzerinde olan kayalara denk getirmemeye gayret edecekler.

InSight Elysium Planitia denilen görece daha az kayanın bulunduğu bölgeye indirildi. Burası sonradan kumla dolmuş, meteor çarpmasıyla oluşmuş bir krater. Uzayaracının diğer gezgin robotların aksine yer değiştirmesi mümkün değil. Bu nedenle ellerindeki en iyi noktaları değerlendirmekten başka şansları yok.

kaynak: jpl.nasa.gov |

Mars ve Neptün yakın konumda

Önümüzdeki birkaç gece boyunca Neptün’ü gökyüzünde Mars ile beraber görebilirsiniz. İki gezegenin gökyüzündeki görünür mesafesi 2 ark dakikadan daha az olacak. Mars’ın geçtiğimiz yazdaki yakın konumunda gördüğümüz halinden eser kalmasa da görünür boyutu hâlâ Neptün’ün 4 katı. Şu an Mars 8.9″, Neptün 2.2″ görünür çapa sahip.

Mars bize 14 ışık dakikası uzaklıkta, Neptün ise 4 ışık saati uzağımızda. Bundan ötürü gökyüzünde Mars daha hızlı biçimde yer değiştiriyor. İkiliyi gözlem için acele etmeniz gerekiyor yani.

6 Aralık 2018, Mars ve Neptün’ün 1 derecelik alandaki görüntüsü. Kaynak: Sky and Telescope

Neptün’ü 7.6 cm (3 inç) ve daha büyük çaplı bir teleskop ile kolayca görmek mümkün. Daha büyük çaplı teleskoplar iki gezegenin renkleri arasındaki ayrımı daha keskin biçimde gösterecektir. Neptün atmosferindeki metan gezegene mavi rengini veriyor; Mars’ın kızıl rengi ise demir oksitten kaynaklanıyor, yani bildiğiniz pastan.

kaynak: Bob King, Sky and Telescope

Mars InSight başarıyla indi

NASA’nın yeni Mars robotu InSight (içgörü) Kızıl Gezegen’in yüzeyine başarılı biçimde inmeyi başardı. Yelpaze biçimli güneş panellerini de sorunsuz açılan InSight artık Mars’ın iç yapısını incelemek için çalışmaya koyulacak.

Mars InSight hakkında detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz

InSight’ın inişten sonra gönderdiği ilk görüntü

Şimdiye kadar gezegenin yüzeyi ve atmosferini araştırmak için pek çok araç gönderilmişti. Mars’ın yüzeyinde sabit biçimde çalışacak olan InSight şimdiye dek hiç çalışılmamış bir alan olan Kızıl Gezegen’in iç yapısı hakkında önemli bilgiler edinmemizi sağlayacak.

5 metrelik sondajla Mars’ın içine sokulacak olan araç sayesinde Mars’ın çekirdek, manto ve kabuğunun kalınlık, yoğunluk ve diğer yapılarına dair daha çok fikir sahibi olmamızın yolu açılacak.

kaynak: space.com/42550-insight-mars-lander-solar-arrays-deployed.html |

Mars InSight

NASA’nın robotik yüzey aracı InSight (Interior exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) 26 Kasım 2018 tarihinde Mars gezegenine ulaşacak. Araç 2018’in Mayıs ayında fırlatılmıştı.

360 kg ağırlığındaki araç gezgin robotlardan değil; ineceği yer olan Elysium Düzlüğü denilen bölgede sabit olarak kalıp gözlemlerini yapacak. Bunun için gereken enerjiyi 450 Watt’lık güneş panelleri sağlayacak.

Bugüne dek NASA Mars’a pek çok gezgin robot göndermişti. Başka ülkelerin uzay ajanlarıyla beraber farklı uydular da yörüngeden Mars’ı incelemekte. Dolayısıyla Kızıl Gezegen’in yüzeyi, atmosferi, iyonosferi hakkında epeyce bilgi sahibiyiz. InSight ise şimdiye dek araştırma yapılmamış bir alana yönelik özel bir araç: Mars’ın jeolojisi.

İçinde bir sismograf bulunan InSight, Mars’ta sismik aktivite olup olmadığını inceleyecek ve deprem meydana gelip gelmediğini ortaya çıkaracak. Mars’ın çekirdek, manto ve kabuğunun kalınlık, yoğunluk ve diğer yapılarına dair daha çok fikir sahibi olmamızı sağlayacak. InSight görevi sırasında 5 metrelik sondaj gerçekleştirecek. Bu görevin sadece Mars değil, karasal gezegenlerin oluşumuna dair bilgimizi arttırması umut ediliyor.

kaynak: insight.jpl.nasa.gov

Mars 2020’nin iniş noktası belli oldu

NASA yeni Mars gezgin robotu olan Mars 2020’nin resmi iniş noktasını duyurdu: Jezero Krateri. Kızıl Gezegen’in yüzeyi üzerinde çalışılacak nokta için NASA 5 yıl boyunca 60 kadar olası iniş noktası adayı bölgeyi inceledi.

İniş için seçilen zengin coğrafi özelliklere sahip yüzey 3.6 milyar yaşında ve gezegen evrimi ve astrobiyoloji hakkında önemli soruların yanıtlarını taşıma potansiyeline sahip.

Jezero Krateri

Jezero Krateri bu özelliğini antik bir göl-delta sistemi olmasına borçlu. Mars gezgininin en az 5 farklı kaya türünden örnekler alabilmesine olanak tanıyor. Eğer Mars’ın geçmişinde yaşam varsa, bunun ortaya çıkmasının en olası olduğu kil ve karbonat mineralleri de bahsedilen türlere dahil. Bunlar haricinde araştırma sahası aynı zamanda geniş bir su havzasından gelen çok çeşitli mineraller içeren materyallerin toplandığı bir bölge.

İncelemek için çok iyi bir seçenek olsa da iniş noktasının aracın güvenle Mars’a ayak basabilmesine olanak sağlaması gerekiyor. Çok sayıda küçük kraterin olduğu, antik nehirler sebebiyle irili ufaklı kayaların sürüklendiği, çukur ve tepelerin olduğu bölgeye güvenli iniş yapmak çok kolay bir iş değil.

NASA’nın Mars’a iniş konusunda on yıllara yayılan tecrübesi burada devreye giriyor. Mars yüzeyine araçlar nokta atışıyla kondurulamıyor. Bir iniş bölgesi seçip bu bölge içinde bir noktaya inmesi sağlanıyor. Başka hiçbir ülke Mars’a güvenle inebilmiş değilken Mars’a pek çok başarılı iniş gerçekleştiren NASA teknolojik olarak o kadar iyileşti ki artık 2012’de Kızıl Gezegen’e konan Curiosity (Merak) gezgini için gereken iniş bölgesini %50 oranında küçültmüş durumda. Bu da daha güvenli iniş için daha fazla şans demek. Ayrıca NASA’nın geliştirdiği roket destekli iniş sistemi, gezgini zararlı olabilecek noktalardan uzak tutacak biçimde tasarlandı.

Mars 2020 Florida’daki Cape Canaveral Hava Üssü’nden fırlatılacak.

MARS 2020 hakkında detaylı bilgi için: https://www.nasa.gov/mars2020

kaynak: https://www.nasa.gov/press-release/nasa-announces-landing-site-for-mars-2020-rover

Haftalık Gökyüzü Raporu – 39

UBAKUSAT yörüngede

Türkiye’nin 5. küp uydusu olan UBAKUSAT geçtiğimiz cuma günü Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) yörüngeye bırakıldı. Dünya’nın farklı yerlerindeki radyocular, amatör radyo haberleşmesini de hedefleyen uydudan  güçlü ve stabil sinyal aldıklarını duyurdular.

Japonya üzerinde yakalanan telemetri verisi.

Uber’in uçan taksisi tanıtıldı

Uber’in 2020 yılında kullanılmaya başlamasını planlanladığı uçan araba için tasarım modellerini tanıttı. Uçan araba prensipte helikoptere benzese de gövdesi uçağı andırıyor. Elektrikle çalışan araç, geleneksel helikopterlere göre daha sessiz ve ucuz olacak.

Uber’in uçan arabası.

Mars’a helikopter

NASA da helikopterlerle ilgileniyor: Mars’ta uçurmak için. Gezegenin cılız atmosferi oldukça seyrek (Dünya atmosferinin %1’i kadar). Dolayısıyla Mars’ta herhani bir şekilde uçmak kolay bir iş değil. 2013 yılında tasarlanmaya başlayan Mars helikopteri 1.8 kg ağırlığında ve gövdesi bir voleybol topu büyüklüğünde olacak. Pervanesinin kanatları ise ince atmosferde havalanabilmek için Dünya’daki emsellerinden 10 kat daha uzun tasarlanıyor.

Bir sonraki Mars görevi olarak planlanan Mars 2020 projesine dahil olan helikopter, onu taşıyan gezgin robottan ayrılarak istenilen bölgenin hava fotoğraflarını çekecek. Böylece gezginin hangi yöne ilerlemesinin daha iyi olacağı kestirilebilecek. Şimdiye dek başka bir gezegenin atmosferinde uçan bir araç geliştirilmemişti. Eğer başarı sağlanırsa Mars helikopteri bu açıdan bir ilk olacak.

Türkiye’nin ilk F-35’i havalandı

Türk Hava Kuvvetleri için üretilen ilk F-35 test uçuşu için ilk kez havalandı. F-35, NATO ülkelerinin F-16’ların yerine kullanılması planlanan yeni nesil savaş uçağı. Çeşitli ihtiyaçlara yönelik olarak F-35a, F-35b, F-35c gibi farklı varyasyonları var. F-35 geliştirme projesi oldukça maliyetli oldu. Bu nedenle F-35’lerden çok miktarda satılması gerekiyor.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 38

Mars InSight fırlatıldı

Haftanın en önemli olayı InSight yüzey aracının Mars yolculuğuna başlaması oldu. Mars’a şu ana dek pek çok araç ve uydu gönderildi ve bunlar Mars yüzeyini, atmosferini, manyetosferini vs. incelediler. Buna karşın şimdiye dek Mars’ın hiç incelenmeyen bir yönü vardı: iç yapısı. Mars’ta mars sarsıntısı oluyor mu, çekirdek, manto ve kabuk kısımlarının özellikleri neler gibi pek çok soruya üzerinde sismograf bulunan InSight tarafından cevaplanması bekleniyor. İndiği yüzeyde hiç hareket etmeden incelemeler yapacak olan InSight 5 metrelik bir sondaj da gerçekleştirecek. Elde edilecek verilerin yalnızca Mars için değil, tüm karasal gezegenlerin oluşum süreçlerine ışık tutması bekleniyor.

InSight’ın Mars yüzeyindeki tasviri.

NASA’nın mini uzay reaktörü

Mars’ı incelemek için araçlar yolluyoruz; günün birinde Mars’a (ve tabii Ay’a da) insan yollayacağız. Bu kolonilerin enerji ihtiyaçlarının güvenle sağlanabilmesi gerekiyor. Güneş enerjisi pekçok uzayaracına güç veren bir seçenek ama Ay ve Mars’a Güneş tarlaları kurmak kolayca kotarılabilecek bir seçenek değil. Daha uzak mesefaler daha az enerji demek olduğundan Güneş bir seçenek bile olmayabilir. Bu nedenle NASA nükleer güç seçeneğini araştırıyor.

NASA’nın NNSA (Ulusal Nükleer Güvenlik Kurumu) ile beraber bu amaçla geliştirdiği Kilopower adlı nükleer enerji sistemi, uzay araştırmalarında kullanılabileceği duyuruldu. Kilopower günümüz nükleer reaktörleri gibi fisyon temelli (ağır atomların parçalanması) ve en az 10 yıl boyunca sürekli olarak 10 kilowatt enerji sağlayabilecek. Sistemin prototipinde kağıt havlu rulosu kadar uranyum-235 bloğu kullanılmış. Uranyumun bozunmasıyla ortaya çıkan ısı, sodyum ısı borularıyla yüksek verimli stirlig motoruyla elektrik elde edilmesinde kullanılıyor.

Blue Origin uzaya çıktı

Blue Origin’nin New Shepard roketi 8. test uçuşu için Teksas’tan başarılı biçimde fırlatıldı. İsmini ABD’nin ilk astronotu Alan Shepard’dan alan roket yörüngeye yük taşımayı hedeflemiyor. Uzayda yörünge altı mesafeye yolcu taşıyacak roket, uzay turizmine yönelik kullanılacak. New Shepard 10 dakikalık uçuşta 105.9 km yüksekliğe ulaştı; şirketin hedeflediği 106.7 kilometrelik irtifaya oldukça yakın bir sonuç. Uzayın sınırı kabul edilen 100 km yüksekliği ilk kez aşan New Shepard’ın roketi fırlatma bölgesine yakın bir platforma iniş yaptı. İleride insan taşıması planlanan kapsül ise roketten ayrılıp paraşütle iniş yaptı.

NASA daha az yük için daha çok ödeyecek

Yapılan bir analize göre NASA 2020’lerde Uluslararası Uzay İstasyonu’na göndereceği yükler için daha fazla para ödeyecek. Uzay ajansının genel müfettişi Paul Martin’in raporu, 2020 ve 2024 yılları arasında NASA’nın 6 ton kadar daha az kargo fırlatması için şirketlere 400 milyon $ kadar daha fazla ödeyeceğini ortaya koyuyor. Bu bugünkü rakamlara göre maliyetlerde kg başına yüzde 14 artış demek. Bugün 63,200 dolar olan maliyet, 71,800 dolar olacak.

Bu durumun başlıca sebebi SpaceX’in Falcon 9 fırlatma ücretine %50 zam yapması. NASA 2012-2020 yılları için SpaceX ve Orbital ATK şirketi ile sözleşme imzalamıştı. SpaceX 20 fırlatma için ortalama 152.1 milyon $ aldı, Orbital ATK ise 11 görev için NASA’ya ortalama 262.6 milyon $ fatura gönderdi. SpaceX ilk kontrat döneminde rakibine göre oldukça uygun maliyetler sunuyordu ama 2020-2024 yılı için Orbital ATK %15 indirim sunarken, kendisi %50 zam yaptı.

SpaceX’in yaptığı bu zammın sebebi şu an kullandığı Dragon kapsüllerinin yerine geçecek olan Dragon 2 kapsülü. Bu araç %30 daha fazla depo alanı sunuyor, uzun süreli görevler için daha dayanıklı ve Dünya’ya gönderilecek örneklere ulaşımın hızını arttırıyor. Bu güzel özellikler aracın ve fırlatmanın maliyetini arttırıyor. Buna karşın SpaceX için her şey kötü değil, maliyeti artsa da Dragon 2’nin ISS’ten Dünya’ya kargo getirebilmesi rakibi olan Orbital ATK’ye göre büyük bir avantaj. Zira onar böyle bir seçenek sunamıyor.

2020 yılında ISS’e kargo ve mürettebat taşıyacak olan Dream Chaser adlı mekik.

2020 yılında SpaceX ve Orbital ATK ile beraber Uzay İstasyonu görevlerine Sierra Nevada şirketi de yeni bir oyuncu olarak katılacak. ABD’de iş yapan bir Türk çiftin başında olduğu şirket uzay kapsülü yerine Dream Chaser adlı mini bir uzay mekiği geliştirdi.

üniversitede astroloji “eğitimi” tepki topladı

İstanbul Teknik Üniversitesi Vakfı’nın iştiraki 3M ARGE A.Ş. tarafından işletilen İTÜ Sosyal Tesisleri’nde “çin astrolojisi ve i ching eğitimi” adlı etkinliğin gerçekleştirileceğinin duyulması, İTÜ Astronomi Kulübü, aynı zamanda kulübün danışman hocası olan Türk Astronomi Derneği Başkanı Prof. Dr. Kazım Yavuz Ekşi, İTÜ Bilim ve Uygarlık Tarihi Kulübü ve Fizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinin tepkisini çekti. Tepkilerin ardından etkinlik iptal edildi ve İTÜ gibi önemli bir üniversite bilim dışı müsamereye ev sahipliği yapmaktan kurtulmuş oldu.

 İTÜ Lagari Thrust Roket Takımı destek bekliyor

Üniversitelerde bilim dışı saçmalıklar olmasın istiyoruz. Olmasını istediklerimiz arasında roket takımları var. İTÜ Lagari Thrust Roket Takımı, ABD’de düzenlenecek olan Üniversitelerarası Roket Mühendisliği Yarışması’na (IREC2018) katılmak istiyor. 2.4 metre boyunda ve 20 kg ağırlığındaki roketleriyle 10000 feet (~3000 metre) kategorisinde yarışacak olan ekip, fırlatacakları faydalı yük olan sondayı kontrol yüzeylerini açıp fin hareketiyle GPS ile belirlenen koordinatlara iniş yaptırmaya çalışacak.

Roketin çoğu parçasını tamamlayan takım, yarışmaya katılmak için gerekli olan vize ücreti, ulaşım, konaklama gibi giderleri karşılayabilmek için ihtiyaç duydukları 3000 ₺ ilen desteğe ihtiyaç duyuyor. fongogo.com sitesinde kampanya başlatan takıma 20 ₺’den başlayan seçeneklerle destekte bulunabiliyorsunuz.

 

 

Mars InSight fırlatıldı

NASA’nın yeni Mars görevi, Mars InSight (Interior exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) bugün fırlatıldı. InSight’ın 26 Kasım 2018 günü Mars yüzeyine ulaşması planlanıyor.

Daha önce alıştığımız Mars gezginlerinin aksine Mars InSight, ineceği Elysium Düzlüğü denilen bölgede sabit biçimde görevini yerine getirecek. Mars’ın daha önce hiç araştırılmamış olan iç yapısını inceleyecek olan aracın etrafta dolaşmasına gerek yok.

InSight, Lockheed Martin’in temiz odasında test edilirken. 360 kg ağırlığındaki araca 450 Watt’lık güneş panelleri sağlayacak.

İçinde bir sismograf taşıyan InSight, Kızıl Gezegen’de sismik aktivite olup olmadığını ortaya çıkaracak. Böylece gelecekteki Mars kolonicilerinin depremle (diğer bir değişle Mars sarsıntısı) karşılaşıp karşılaşmayacağını öğreneceğiz. Ayrıca gezegenin çekirdek, manto ve kabuğunun kalınlık, yoğunluk ve diğer özelliklerine dair bilgi edineceğiz.

Bu görevin sadece Mars için önemli değil; elde edilen sonuçlar diğer karasal gezegenlerin oluşumuna dair yeni fikirler edinmemizi sağlayacak. Bu incelemeler için 5 metrelik sondaj gerçekleştirecek.

kaynak: insight.jpl.nasa.gov |

Curiosity’nin Mars’taki 2.000’inci günü

Mars Curiosity gezgini Kızıl Gezegen’deki 2,000.  Mars gününü (sol) geride bıraktı. Fotoğrafta Curiosity, “Namib Kumulu” üzerinde laboratuvar analizi için kumları incelerken görülüyor. Curiosity’nin boyut olarak Elon Musk’ın arabasından aşağı kalır yanı yok. Bu büyük araç üzerinde örnekleri analiz edebildiği “Mars Bilim Laboratuvarı”nı taşıyor.

2012 Ağustos’unda Mars’a inen Curiosity, bu zamana kadar 18.7 km yol yaptı. 2013 yılında antik bir tatlı su gölüne dair kanıtlar buldu. 2014 yılından beri ise tırmanmakta olduğu Mount Sharp’ı (keskin dağ) incelemekte. Burada su ve rüzgarın bıraktığı izlere dair kanıtlar ortaya çıkardı. Bunlara bakarak Mars’ın milyonlarca yıl önce daha yaşanılabilir bir gezegen olduğu söylenebiliyor.

Bize yakın olan tekerleğinin üzerinde görülen bir kol var. O kol üzerindeki kamera ile araç kendisi çekiyor. Birden fazla açıdan çekilen görüntüler bilgisayarla birleştirilince dışarıdan çekilmiş etkisi yaratılıyor.

Kaynak: jpl.nasa.gov Fotoğraf: NASA/JPL-Caltech/MSSS

Olympus Mons: güneş sisteminin en yüksek dağı

Güneş Sistemi gezegenlerindeki en yüksek dağ Mars’ta bulunan ve bir volkan olan Olympus Dağı’dır. Latince ismiyle Olympus Mons olarak da anılır. İsmini Antik Yunan mitolojisinde tanrıların yaşadığı aynı isimli efsanevi dağdan almaktadır. Dünya üzerinde aynı efsaneden etkilenerek Olimpus olarak adlandırılan birkaç dağ vardır (misal: Uludağ) ancak Mars’taki Oympus Mons yanında, Dünya’daki dağlar küçük tepeciklerden başka bir şey değildir.

Olympus Mons’un yüksekliği

Olympus Mons’un yüksekliği Mars’ın sıfır kot seviyesine ya da Mars küresel kıyas hattına (datum) göre 21,287 metredir.

Bahsettiğim sıfır kot seviyesi, Dünya’da kullandığımız deniz seviyesi teriminin yerine geçer. Mars’ta denizler olmadığı için bunun yerine kullanılacak başka bir referans yüksekliğin belirlenmesi gerekiyordu. Bu seviye bugün Mars ekvatorunun ortalama yüksekliği olarak kabul edilmekte.

 

Viking 1 uydusundan çekilen Olympus görüntüsü. Telif: NASA

Olympus Mons yüksekliğini Mars’ın sıfır kot seviyesine göre ele alırsak, 22.5 km yüksekliği ile Dünya’daki en yüksek doruk olan Everest‘in yaklaşık 2,5 katıdır.

yakından bakınca daha yüksek

Eğer Olympus’un yakınlarında bulunabilseydiniz, dağ sizin için daha yüksek gözükür. Olympus, kuzeybatısında 1000 kilometreden uzakta bulunan Amazonis Planitia adlı düzlük bölgenin seviyesinden 26,000 metre kadar yükselir.

Yüksekliği bu şekilde 26 km kabul edersek, Everest yerine okyanus tabanından yükselen Havaii’deki  Mauna Kea volkanıyla kıyaslamak daha doğru olur. Mauna Kea deniz seviyesinden  4,207 metre yükselir ancak okyanus tabanından yüksekliğini hesaplarsanız boyu 10 bin metreyi aşar. Buna rağmen Olympos Mons’un neredeyse 3’te 1’i boyundadır.

Olympus Mons sadece yüksek değil aynı zamanda geniştir de; genişliği 500-600 km arasında değişir. Toplamda ortalama olarak İtalya kadar bir alan kaplar; o da yaklaşık 300 bin km‘dir.

Mars’taki Olympus Mons volkanının boyutlarının Türkiye ile karşılaştırması. Olympos o kadar yüksek ki resimdeki gibi Dünya üzerinde olsaydınız uçakla etrafından dolaşmak zorunda kalırdınız.
Birleşik görüntü: ASTRO TÜRK Kaynak görseller: wikipedia

Yukarıdaki birleştirilmiş görselde Olympos Mons, Anadolu yarımadası üzerinde görülüyor. Belli bir hata payı var ancak oranlar aşağı yukarı bu şekilde.

Olympos kilometrelerce yükseklikte dik yamaçlara sahiptir. Hızlı bir şekilde yükselir ancak geniş zirvesi hafif eğimlere sahiptir. Volkan ağzındaki krater içinde göktaşlarının oluşturduğu iki tane çarpma krateri mevcuttur.

Neden bu kadar büyük?

Gezegenimizde, tektonik plakaların hareketi sayesinde volkanları oluşturan, yüzeye lav çıkışının mümkün olduğu noktalar zaman içersinde hareket ederler. Yüz binler, hatta milyonlarca yıllık süreçte, volkan sürekli aynı nokta üzerinde aktif kalmaz. Havaii adaları örneğinde olduğu gibi zaman içersinde farklı dönemlerde aktif hale gelerek Olimpos gibi bir mega dağ yerine, ard arda volkanlar oluşturur.

Ayrıca Dünya’da jeolojik etkilerle ortaya çıkan yükseltiler, atmosfer ve özellikle su döngüsünün etkisiyle erozyona uğrar ve zamanla aşınarak küçülmeye başlar. Çok zayıf bir atmosfere sahip olan Mars’ta bu tarz sınırlayıcı etki görülmediği için Olympus bu kadar büyük kalabilmiştir.

kaynaklar: wikipedia’da Geography of MarsMariner 9, Olympus Mons, | dunyalilar.org |