Mariner 4

Mars on yıllardır gezegene gönderilen uzayaraçları ile izleniyor. Yörüngesine pek çok uydu yerleştirildiği gibi yüzeyinde de hâlâ robotik araçlarımız araştırmalara devam ediyor.

İnsanlığın Kızıl Gezegen ile ilk yakın teması ise 14 Temmuz 1965 günü Mariner 4 uzayaracı ile sağlandı. Mariner 4, bize Mars yüzeyinin ilk detaylı fotoğraflarını yolladı ve ilerki yıllarda gerçekleşecek yüzey görevlerinin önünü açtı.

Mariner 4, Güneş Sistemi gezegenlerinin araştırılması için tasarlanan 10 uzay sondasından oluşan bir serinin içinde üretilmişti. 260.8 kg ağırlıktaki araç 2.89 m yüksekliğinde ve 6.88 m genişlikteydi. 28224 güneş hücresinden oluşan 4 güneş paneliyle, Mars’ın bulunduğu uzaklıkta 310 watt güç üretebiliyordu. Sağladığı bu enerjiyle de manyetometre, toz dedektörü, kozmik ışın teleskobu, güneş plazma sondası, Geiger sayacı ve bir televizyon kamerasını çalıştırıyordu.

Fırlatma öncesi Mariner 4 üzerinde çalışan teknisyenler.
NASA/JPL

Mariner 4 görevi Mars için gerçekleştirilen yedinci denemeydi. 1960 ve 1964 yıllarında Sovyetler Birliği ne yazık ki beş denemesinde de çeşitli şekillerde başarısız olmuştu. NASA’nın Mariner 4’ten dört hafta önce fırlattığı Mariner 3 sondası da fırlatma sonrası Atlas-Agena roketinden ayrılamayarak başarısız olmuştu.

Nihayet Mariner 4’ün gönderdiği aşağıdaki fotoğraf ile başarı sağlanmış oldu:

Mariner 4 tarafından gönderilen ve Mars’ın uzaydan çekilen ilk görüntüsü.
NASA / JPL-Caltech / Dan Goods

NASA aynı anda iki uzayaracı gönderme konseptini daha önce Venüs’te denemişti. Mariner 1 başarısız olunca onun hemen peşinden gönderilen Mariner 2 başarıyla veri göndermişti. Mars’ta da benzer bir başarı sağladılar.

228 günlük yolculuk sonunda Mars’ın 10,000 km yakınından geçti ve ilk defa uzaydan başka bir gezegenin fotoğrafları çekilmiş oldu. İlk fotoğraf dijital veri olarak Dünya’ya gönderildi. Uzay sondasının yüksek-kazanımlı anteni saniyede 33.3 bit veri transfer edebilirken düşük-kazanımlı anteni 8.3 bit veri gönderebiliyordu. Günümüzün bol megabit bağlantılı dünyasında daha iyi anlaşılabilmesi için şöyle anlatalım: 200×200 piksel boyutundaki (küçücük) tüm fotoğrafın Dünya’ya gönderilmesi 10 saat sürmüştü.

Bilgisayar odasında Mariner 4’ten gelecek sinyalleri bekleyen bilim insanları.
NASA / JPL

Birkaç saat içinde Mariner 4 toplam 21 tek parça fotoğraf ve 22’ncinin bir kısmını çekti. Yakalanan görüntüler önce manyetik banta kaydediliyor sonra radyo dalgalarıyla Dünya’ya gönderiliyordu. 100 metre uzunluktaki manyetik banta toplam 665 kb veri yüklemek mümkündü. Herhangi bir veri kaybının önüne geçmek için görüntüler iki defa Dünya’ya gönderildi.

Her fotoğraf karesi yaklaşık 200 km kare alanı kapsıyordu. Böylece toplam Mars alanının sadece %1’i pek de net olmayan biçimde kaydedilmiş oldu. Fakat bu fotoğraflar Kızıl Gezegen’in yüz yıllardır süren fantezilerdeki halinin aksine, kraterlerle dolu, hırpalanmış bir gezegen olduğunu göstermeye yetiyordu.

Mariner 4 tarafından ortaya çıkarılan Mars’ın gerçek yüzü

Hem teleskopların yetersizliği hem de fotoğrafik kayıt yerine astronomların kişisel gözlemlerinin olduğu dönemlerde, gezegenin yüzeyinde birçok kanalın olduğu iddiası ortaya atılmıştı. Bu tabii verimli ve üzerinde insan benzeri Marslıların yaşadığı bir gezegene işaret ediyordu. Fotoğraflarda herhangi bir kanal izine rastlanmadı, onun yerine boyutları 5 ila 120 km arasında olan kraterler göze çarpıyordu. Yüzeyinin Dünya’dan çok Ay’a benzemesi Mars atmosferinin oldukça ince olduğu sonucunu doğuruyordu.

Mars kraterleri.
NASA / JPL

Mariner 4 bugün NASA’nın en başarılı görevlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1960’larda 83 milyon dolara mal olan (bugünün parasıyla: 675 milyon $) Mariner 4 Mars yakın geçişinden sonra 3 yıl daha veri gönderdikten sonra 21 Aralık 1968 günü son temasın ardından iletişim tamamen kesildi.

kaynak: cosmosmagazine.com | nssdc.gsfc.nasa.gov | space.com