Jüpiter’in Galileo Uyduları

İlk defa 1610 yılında Galileo tarafından keşfedildikleri için Jüpiter’in en büyük 4 uydusu, Io, Europa, Ganymede ve Callisto, kaşifleri anısına Galileo Uyduları/Ayları (Galilean Moons) olarak anılmaktadırlar. Bir dürbünle dahi (üç ayağa bağlamanız şartıyla; yoksa görüntünün titremesinden bir şey farkedemezsiniz) bu uyduları kolayca seçebilirsiniz. Zaten Galileo’nun teleskobu sizin elde edebileceğiniz en küçük gözlem aracından daha güçsüzdü.

Galileo’nun teleskobunun gözlem kabiliyeti düşük olmasına karşın keşiflerinin etkisi muazzam oldu. O dönemde herşeyin Dünya etrafında dönüğünü iddia eden Dünya merkezli evren modeli hakimdi. Başka bir gezegenin etrafında dönen aylar ise bu fikri sarsıyordu. Galileo ile başlayan gözlem ve keşifler sayesinde Dünya merkezli sistemin yanlışlığı ortaya çıktığı gibi bilimsel devrimin de önü açıldı. Jüpiter ve aylarını gözlerken bu tarihi hatırayı da aklınızda bulundurursunuz.

Galileo ayları

Io, Europa, Ganymede ve Callisto… İsimleri mitolojide Jüpiter’in (Yunanca: Zeus) aşk yaşadığı kadın karakterlerden geliyor. İsim babaları da Galileo’dan başkası değil.

Tüm Galileo Uydularının, tıpkı bizim ayımız gibi kütle çekim kilidi sebebiyle hep aynı yüzleri Jüpiter’e dönüktür. Yörüngeleri de senkron yörünge olarak tanımlanıyor.

Jüpiter’in bilinen aylarının sayısı 69. Kütle karşılaştırması yaptığımızda ise geri kalan 65 uydunun neredeyse hiçbir ağırlığı yok. Jüpiter’in tüm uydularının toplam kütlesinin neredeyse tamamı Galileo Ayları’ndan geliyor. Diğer uyduların toplam kütlesi, Jüpiter uydularının toplam kütlesinin yalnızca %0.003 (yüz binde üç)

Bu aylar oldukça büyükler. Hepsi Plüton’dan büyük; kimisi Ay ve Merkür’ü geride bırakıyor boyut olarak. Boyutlarının sıralamasını  fikir vermesi adına diğer yakın boyuttaki gökcisimleri ile birlikte şu şekilde yapabiliriz:
Mars, Ganymede, Titan, Merkür, Callisto, Io, Ay, Europa

Io

Io, Galileo aylarının Jüpiter’e en yakın olanı. Bizim ayımızdan %20 kadar daha büyük. Yüzeyinde yüzlerce volkan var. Zirvelerin ortalama yüksekliği 6 kilometreye ulaşıyor. Io’nun volkanik olarak bu kadar aktif olmasının sebebi Jüpiter’e çok yakın oluşu.

Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke üzerinden geçiyor.

Jüpiter’in muazzam gelgit etkisi Io’ya enerji sağlıyor. Daha detalı bilgiye Io yazısından erişebilirsiniz.

Europa

Europa, dışarıdan baktığınızda -220 derecelik yüzey sıcaklığı ile donmuş bir dünyadır. Yüzeyinin altında ise 100 km derinlikte tüm küreyi saran bir okyanus olduğu düşünülüyor. Su ile kaplı olması Europa’ya yaşam barındırma potansiyeli veriyor. Eğer hali hazırda bir canlılık yoksa bile günün  birinde bir insan kolonisi için uygun bir yerleşim yeri olabilir.

Europa. Telif: NASA/JPL-Caltech/SETI Enstitüsü

Jüpiter’den 670,900 km ortalama uzaklıktaki Europa’nın dolanım süresi 3 gün 13 saat 13 dakika (3,551 gün)

Ganymede

Tüm Güneş Sistemi’ndeki en büyük ve en kütleli uydu Ganymede’dir. Öyle ki Merkür gezegeninden bile %8 daha büyüktür. Diğer bir önemli özelliği ise manyetik alana sahip tek uydu oluşudur. Jüpiter’in etrafını ortalama 1,070,400 km uzaklıktan, kabaca bir haftada dolanır.

Ganymede. Telif: NOAA

Ganymede, yarı yarıya silika kayalar ve su buzundan oluşuyor. Oksijenden oluşan ince bir atmosfere sahip.

2022 yılında fırlatılması planlanan Avrupa Uzay Ajansı’nın JUICE uzayaracı Jüpiter’in diğer sulak uydularına yakın geçiş gerçekleştirdikten sonra Ganymede’in yörüngesine girecek.

Callisto

4821 kilometrelik çapıyla, Güneş Sistemi’nde Ganymede ve Satürn’ün Titan’ı ardından üçüncü büyük uydudur. Jüpiter’den uzaklığı 1,883,000 km ve dolanımını 16 günden biraz daha uzun sürede tamamlıyor.

Callisto da yaklaşık olarak yarı yarıya kaya ve su buzundan oluşur. Kraterlerle dolu yüzeyinde su buzu, karbondioksit, silikatlar ve organik bileşikler mevcut. Yüzeyinin altında ise sudan oluşan bir okyanus bulunması muhtemel.

Callisto. Telif: NASA/JPL/DLR

kaynaken.wikipedia/Moons_of_Jupiter |

Cassini’nin Jüpiter Portresi

Jüpiter’i gerçek renkleriyle gösteren bu görüntü NASA’nın Cassini uzayaracı tarafından 29 Aralık 2000 tarihinde kaydedildi. Cassini takımı, ortalama 10 milyon kilometre uzaktan çekilen 27 fotoğrafı birleştirerek Jüpiter’in portresini elde ettiler.

Gezegen üzerindeki 60 km büyüklüğüne kadar ayrıntıları gösteren bu fotoğrafta görülebilen herşey elbette bulutlar. Dünya’daki tüm bulutlar su buharından oluşurken, Jüpiter’in bulutları amonyak, hidrojen sülfür ve sudan meydana gelir. Atmosferin farklı katmanlarında farklı cins bulutlar toplanır.

Dünya’dan sadece Ay, Venüs ve Merkür’ün evreleri görülebilir. Diğer gezegelerin ise evreleri görülmez. Diğer gezegenleri bu şekilde görüntüleyebilmek sadece gönderdiğimiz uzayaraçları sayesinde mümkün olabiliyor. Cassini uzayaracı 2017’de Satürn’ün atmosferine girerek görevini noktalamıştı.

Görüntü: NASA/JPL/Uzay Bilimi Enstitüsü

Kaynak: NASA

Jüpiter’in bulutları

fırtına kuş bakışı görünüm.

Tanrıyı bilmenin en iyi yolu pek çok şeyi sevmektir

der ünlü ressam Vincent van Gogh. Girdap gibi birbirleri içine giren bu renkler ilk bakışta andırsa da ressamın tablosundan bir kesit değil. Ancak dediği gibi sevilmeyi hakeden güzelliğiyle Jüpiter’in devasa fırtınalarından birine ait.

Fırtına saat yönünün tersine dönmekte. Bulutlar ise birden fazla yükseklik katmanına dağılmışlar. Açık renkliler daha yüksekteyken daha koyu renkliler daha derindeki katmanlarda dolaşmakta. Fırtınanın parlak kolları içinde daha küçük bulutların bir kısmı resmin sağ tarafında gölgeler oluşmasına neden oluyor. Güneş ışınları soldan gelmekte.

Gaz devi Jüpiter ile Dünya’nın karşılaştırması

NASA’nın Juno uzayarcı tarafından, hedef gezegene 9. yakın geçisi sırasında çekilen fotoğraf Jüpiter’in kuzey yarıküresinden bir kesiti göstermekte. 24 Ekim tarihinde gezegenden 10.108 km uzaklıktan elde edilen görüntüde her piksel 10.6 km genişliğinde bir yüzeye denk geliyor.

Juno uzayaracı üzerindeki JunoCam isimli kamera ile elde edilen ham görüntü verileri JunoCam ağ sayfasına yüklenmekte. Dileyenler bu görüntüleri işliyorlar. Bu görüntüyü işleyip renklendirenler ise Gerald Eichstädt ve Seán Doran isimli gönünlüler olmuş.

Canlı renkli bulutlar ve gölgelerin genişlik ve uzunlukları 7-12 kilometre arasında değişmekte. Kuzey yarıküredeki bu bulutlar Juno’nun görütülediği diğer küçük bulutlara benzemekteler. NASA araştırmacıları hem küçük hem de büyük bulutların amanyok kristallerinin yukarı akımından oluştuğunu düşünüyorlar. Muhtemelen su buzu kristalleri ile karışık haldeler.

kaynak: NASA | space.com

Yıldızlı Gece – Vincent van Gogh

 

Io ve Büyük Kırmızı Leke

Jüpiter’i gözlemleyen Juno uzayaracı tarafından elde edilmiş olan bu görüntüde, gaz devinin meşhur fırtınası Büyük Kırmızı Leke (Big Red Spot) ve gelgit etkisinin yüksek volkanik etkiye sebep olduğu Io isimli uydu görülüyor.

Teleskop ile baktığınızda kimi zaman Jüpiter’in üzerinde, uydularının sebep olduğu güneş tutulmalarının gölgelerini gözlemlersiniz. Juno’nun kayda geçirdiği bu tutulmada Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke’nin üzerine düşmüş.

Jüpiter’in kutbuna yaklaşmak

Jüpiter’in güney kutbunun 11 Aralık 2016’da Juno tarafından yakalanan görüntüsü, bilimsever bir vatandaş tarafından işlenerek bu görsel ortaya çıkarılmış. Güneş Sistemi’mizin baskın gezegeninin 52,000 km uzağından yakalanan görselde, gaz devinin güney kutbundaki oval biçimli fırtınaları göze çarpıyor.

Jüpiter ve uydularından oluşan Jüpiter Sistemi’ni gözlemleyen Juno uzayaracı üzerindeki JunoCam adlı kamera tarafından elde edilen verileri kullanan yurttaş bilimci Gabriel Fiset, görüntüyü işleyip iyileştirerek, gezegenin atmosferinde trbülansların düzenlediği kuşak ve bölgeler ile düzensiz ipliksi yapılar ve hava akımlarından oluşan kümeler arasındaki geçişlerin detaylarını ortaya koyan bu olağan üstü görseli hazırlamış.

kaynakmissionjuno |

Io: Jüpiter’in volkanik uydusu

Io’nun genel özellikleri

Çap: 3,643.2 km
Kütle: 8.93 x 1022 kg
Yörünge Uzaklığı: 421,800 km
Yörünge Periyodu: 1.77 gün
Yüzey Sıcaklığı: -163 °C
Keşif: 8 Ocak 1610
Galileo Galilei

Galileo Galilei ilk defa teleskobunu Jüpiter’e çevirdiğinde, gezegenin çevresinde dolanan 4 cisim keşfetmişti. Daha sonradan toplu halde Galileo uyduları olarak anılan dörtlü Io, Europe, Ganymede ve Callisto adlarını aldılar.

Io, Galileo aylarının en içte ve büyüklük bakımından sondan ikinci olanı. Bizim ayımızdan %20 kadar daha büyük. Yüzeyinde 400’den fazla aktif volkan var. Zirvelerin ortalama yüksekliği 6 kilometreye ulaşıyor. Io, Güneş Sistemi’ndeki en aktif uydu olarak kabul ediliyor. Bu aktivitenin sebebi Jüpiter’in muazzam çekim kuvveti. Çekim gücü o kadar kuvvetli etki ediyor ki uydunun ısınmasına sebep oluyor.


Üstte: Io, Ay ve Dünya karşılaştırması.Altta: Io, Europa, Ganymade ve Callisto karşılaştırması.

 

Io son derece zayıf bir atmosfere sahip ve havası büyük ölçüde volkanların sebep olduğu sülfür dioksit içeriyor. Yeterli çekim gücüne sahip olmaması sebebiyle bu gazlar uzay boşluğuna kaçmakta. Her saniye bir ton gazın uzaya sızdığı tahmin ediliyor. Bu kaçan maddelerin bir kısmı Jüpiter’in çevresindeki Io plazma halkasını beslemekte.

Düşük çekim gücü, volkanların Dünya’da olmadığı kadar yükseğe püskürebilmesine olanak sağlıyor. Bahsettiğimiz volkanik püskürtmelerin bir kısmı 200 km kadar yükselebiliyor ve sonra uydunun üzerine volkanik toz ve kaya parçalarından bir sağnak olarak düşüyor.

Io bu haliyle insanlı görevler planlamak için fazla sevimsiz bir gökcismi. Bunun yerine Io’nun volkan aktivitesini incelemeye yönelik robotik görevler tasarlanabilir.

kaynakspace-facts.com | solarsystem.nasa.govnssdc.gsfc.nasa.gov | saturn.jpl.nasa.gov

Jüpiter ile Dünya’nın karşılatırması

Jüpiter Güneş Sistemi’mizin en büyük gezegeni ve gerçek bir dev. Çağlar boyunca pek çok medeniyet tarafından baş tanrıyı temsil ettiğine inanılmış. İlk defa Galileo tarafından teleskopla gözlemlenmesinden bu yana da popülerliğinden bir şey kaybetmedi. Zira sistemimizin bu büyük abisi, bize daha yakın olan gezegenlere göre daha etkileyici bir gözlem hedefidir.

Boyutların karşılaştırması:

Dünya’nın ortalama yarıçapı 6.371 km, kütlesi 5.97 × 1024 kg iken Jüpiter’in ortalama yarıçapı 69.911 ± 6 km ve kütlesi 1.8986 × 1027 kg’dır. Kısacası, Jüpiter, çap bakımından Dünya’nın neredeyse 11, kütle bakımından ise 318 katı daha büyük. Bununla birlikte, karasal bir gezegen olan gezegenimizin 5.514 g/cm³’lük yoğunluğu Jüpiter’in 1.326 g/cm³’lük yoğunluğundan fazladır.

Yapının karşılaştırması:

Dediğimiz gibi, Dünya karasal bir gezegendir. katı metal bir çekirdeği ve yüzeyinde silikat mantosu vardır.

Buna karşılık Jüpiter esas olarak gaz halde bir dış atmosfere sahip. İç atmosferi daha yoğun gaz ve sıvı kısımlardan oluşuyor. Gaz devinin içeriği büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor: %75 hidrojen ve % 24 helyum olmak üzere, geri kalan% 1’lik kısım diğer elementlerden oluşmaktadır.

Atmosferde eser miktarda metan, su buharı, amonyak ve silikon bazlı bileşikler ve az miktarda benzen ve diğer hidrokarbonlar bulunur. Ayrıca karbon, etan, hidrojen sülfit, neon, oksijen, fosfin ve kükürt izlerine rastlanır. Donmuş amonyak kristalleri, atmosferin en dış tabakasında da gözlenmiştir.

İçerde neler oluyor?

Jüpiter’in “yüzey” basıncı 10 bar, sıcaklığı ise 340 Kelvin (67°C) kabul edilir. Derinlere indikçe sıcaklık 10.000 Kelvine, basınç ise 9.700°C’ye yükselir. Burası aynı zamanda hidrojenin metalik halde bulunduğu yerdir. Daha derinde, çekirdek yüzeyinde, sıcaklığın 36.000 K, basıncın ise 30-45 milyon bar olduğu tahmin edilmekte.

kaynak: universetoday.com

farklı gezegenlerde kutup ışıkları

Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların Dünya’nın manyetik alanının etkisiyle kutup bölgelerinde atmosferdeki gazlarla etkileşime girmesiyle oluşan kutup ışıkları (aurora) yalnızca Dünya’ya özgü bir durum değil.

jupiter-aurora

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu bu kez Jüpiter’in kutbundaki aurora etkinliğini gözlemlemiş.  Bu güzel görüntünün kaynağı olan araştırma programının  amacı Jüpiter atmosferinin farklı bileşenlerinin, farklı koşullarda güneş rüzgarlarına nasıl tepki verdiğini ortaya çıkarmak. Kutup ışığının sıradışı rengi Hubble’ın morötesi algılayıcılarının eseri. Yani İnsan gözüyle tam olarak bu şekilde gözükmüyor.

Bu arada NASA’nın 4 Temmuz’da Jüpiter yörüngesine girecek olan Juno adlı uzayaracı da şuan bir güneş rüzgarının içinde. Hubble Jüpiter’in kutup ışıklarının incelerken, Juno’da güneş rüzgarının özelliklerini ölçüyor: bir teleskop ve uzay sondasının kusursuz uyumu.

kaynak: NASA |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 16

beşi bir yerde

Bu hafta güneş doğmadan dışarı çıkarsanız (hava İstanbul için çarşamba ve perşembe açık gözüküyor) 5 gezegenin hepsini gökyüzünde görebilirsiniz. Bu fırsatı kaçırmamanızı öneririm.

Bu beş gezgenen antik çağlardan beri bildiğimiz Merkür, Venüs, Mars, Satürn ve Jüpiter. Bildiğiniz gibi Neptün ve Uranüs gözle farkedilemeyecek kadar soluklar ve teorik hesapların ardından yapılan gözlemler neticesinde keşfedildiler.

9. gezegen

gezegen9

Şimdi yeniden böyle bir gezegen keşfetmemiz olası. 2006 yılında gezegen tanımının değiştirilmesiyle beraber Plüton gezgenlikten çıkartılmıştı. Şimdi bilim insanları Plüton’un ötesinde 9. gezegen olabileceğini savunuyorlar. Bu olasılığı dile getirenler California Teknoloji Enstitüsü’nden (kısaca Caltech) bir ekip. Aynı ekip keşfettikleri cüce gezegenlerle Plüton’un gezegenliğinin tartışmaya açılıp oylamayla kaybetmesine neden olmuştu. Şimdi buldukları bu Plüton ötesindeki gökcisimlerinin yörüngelerinden yola çıkarak ‘9. gezegen’ olması gerektiğini savunuyorlar.

Gezegenin kütlesinin Dünya’nın 10 katı olduğu tahmin ediliyor. Uzaklığı ise aşırı boyutlarda. Yörüngesinin Güneş’e en yakın olduğu nokta Plüton’un yörüngesinin çok ötesinde, Plüton’dan en az 20 kat uzakta. Güneş çevresinde bir turu ise 10 bin – 20 bin yıl sürüyor olmalı.

Konuya dair detaylar için Gök Günce ve Astronomi Diyarı’ndan faydalanabilirsiniz.

Gökyüzü’nün yeni sayısı çıktı

Türk Astronomi Derneği Bülteni Gökyüzü Ocak-Şubat 2016 sayısı ile yayında! Yeni yıldan itibaren Gökyüzü’nün iki ayda bir yayınlacak bülteninin ilk sayısında bu ay, Mars Gezginlerini kapak konusu olarak işliyoruz. Ayrıca gökbilim konusunda haberler, duyurular, astrofizik araştırmaları ve gökyüzü fotoğraflarıyla dolu dolu bir bülten sizi bekliyor. Bültenin son sayısına aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz:

Bülteni çevrim içi okumak için:http://issuu.com/tadgoky…/docs/gokyuzu_ocak_subat2016_sayi64

Bülteni PDF (4MB) olarak indirmek ve geçmiş sayılarına erişmek için:http://www.tad.org.tr/e-bulten

Bültene ücretsiz abone olmak için: http://www.astronomi.org/?page_id=399

Uzay istasyonu çiçek açtı

Uzay İstasyonu’ndaki Veggie bitki yetiştirme kısmında ilk defa bir çiçek açtı. Scott Kelly Zinya’nın fotoğrafını twitter’da “Evet, uzayda başka yaşam formları da var” diyerek paylaştı. Daha önce marul yetiştirilen UUİ’de yakın zamanda başka bitkiler de yetiştirilmeye çalışılacak. Uzay tarımı adım adım ilerliyor ancak burada kullanılan yapay ışıklı teknolojiler Dünya’da da geliştiriliyor. Sadece uzay tarımına değil, dünya tarımının gelecekteğinin en azından bir kısmına da bakıyor olabiliriz. Fotoğrafta, Zinya ‘güneş alsın’ diye Veggi kısmından alınıp cam kenarına konulmuş.

zinnia

Uzayda 300. Gün

Astronot Scott Kelly uzaydaki 300. gününü sudan topla pin pon oynayarak kutladı. Kelly bu oyunda kullandığı ‘raketler’ hidrofobik özelliğe sahip. Bu sayede su yapışmadan sekiyor.

Falcon 9 yine okyanusa inemedi

SpaceX’in Falcon 9 roketi yeniden okyanus platformuna iniş denemesi yaptı ve bacaklarından birinde çıkan sorun nedeniyle başarısız oldu. Okyanustaki platforma iniş karaya inmekten daha az masraflı olduğu için bu yöndeki denemelerin devam edeceği konuşuluyor. Roketin inişi başarısız oldu ancak kargosu olan Jason 3 uydusunu yörüngeye ulaştırmayı başardı. Jason 3 gezegenimizdeki deniz seviyesi değişimlerini daha hassas şekilde ölçecek.

Jason 3’ün yapacağı iş iklim değişikliğinin etkilerini daha iyi görebilmek için önemli zira gezegen ısınmaya devam ediyor. 2015 kayıtlara son 135 yılın en sıcak senesi olarak geçti. Yeryüzünün ortalama sıcaklığı geçen yıl 1.33°C düzeyinde hesaplandı, deniz suyu sıcaklığı da 0.74°C (geçen sene: 0.11°C) oldu.

Blue Origin yenilenebilir roketini yeniden kullandı

blue-origin-new-shepard-rocket-landing-jan-22-2016-2

Blue Origin şirketinin New Shepard roketi yere başarıyla inmeyi başarmıştı. Aynı roket fırlatma ve inişi yeniden başarıyla tekrarladı. Böylece yeniden kullanılan ilk roket olarak tekrar tarihe geçti.

Mars’ta yürümek neye benzer?

marstabirgece

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde 5 Mart 2016’da kurulacak Facing Mars etkinliğine katılan çocuklar bilim dolu bir gece geçirip bu sorunun cevabını arayacaklar. Detaylar için Merkez’in sosyal medya hesaplarını takip etmeniz gerekiyor.
f: Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi
t: twitter.com/bursabtm
i: instagram.com/bursabtm/

ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu’nun 30. yılı

Mart ayında gerçekleşecek bir diğer etkinlik ise Ankara’da. ODTÜ’nün 30 senelik topluluğu “eski ekibi” yeniden topluyor. 12 Mart 2016’da gerçekleştirilecek etkinlik içerik açısından zengin gözüküyor. Etkinliğin facebook sayfasına buradan, ODTÜ dışı katılımcılar için gerekli başvuru formuna ise buradan ulaşabilirsiniz. Katılım için ücret istenmiyor.

odtu-aat-30yil

Başkan aday adaylarının gözünden NASA

ABD’de başkanlık adaylığı yarışı devam ediyor. Başkanın kim olacağı diğer şeyler haricinde NASA bütçesinin de neye benzeyeceğini belirliyor. Üstelik NASA gelecek başaknlık döneminde Mars’a yapılacak insanlı seferin Kızıl Gezegen’in hangi bölgesine yapılacağına da karar verebilir.

Bu nedenle Planetary Society başkan adaylarının konuya ilişkin demeçlerini Amerikan seçmeni için derlemiş.

Uzay araştırmaları konusunda oldukça olumlu mesajlar veren Clinton’un kendi anlattığına göre çocukken astronot olmak istemiş ve NASA’ya bir mektup yazmış; NASA’dan ise kadın astronot olmayacağına dair bir cevap almış. Fakat bu hikayede bazı şüpheler de mevcut.

Bernie Sanders desteklediğini söylese de NASA’nın bütçe kesintileri lehine oy verdiğini ‘unutmuş’.

Donald Trump NASA’ya ‘fazla’ para ayrılması taraftarı değil. Diğer bir Cumhuriyetçi aday oldan Ted Cruz ise Amerikan senatosunda bilim ve uzay alt komitesine üye. Diğer adaylar gibi özel sektörü destekliyor ve küresel ısınma araştırmaları gibi konulara NASA’nın esas görev alanlarının dışında kaldığı gerekçesiyle soğuk bakıyor.

UUİ’den çekilen 2015’in en iyi kareleri

NASA 2015 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan çekilen en iyi fotoğrafları derlediği bir albüm yayınladı.

iss-colombia

Çinliler Ay’ın karanlık yüzüne gidecek

Ay’ın bize dönük yüzünü yüz yıllardır inceliyoruz; buna karşın diğer yüzü hakkında fazla bilgimiz yok. Çin daha önce hiç araç indirilmeyen Ay’ın diğer yarısını hedefleyen bir görev planlıyor. 2018’de gerçekleştirilmesi düşünülen görevde kullanılacak sonda adını Çin mitolojisindeki ay tanrıçasından alıyor: Chang’e-4.

İran

İran’a nükleer programı nedeniyle uygulanan ambargo kalktı. Füze programı nedeniyle ABD’nin uyguladığı diğer bazı uygulamalar devam etse de ülke yakın vadede ekonomik olarak biraz daha rahatlayacak gibi gözüküyor. İran, ambargo kalkar kalkmaz eskiyen uçak filosunu yenilemek için Airbus ile anlaştı. Önümüzdeki dönemde ekonomisi daha da güçlenen İran ABD ve İsrail’in yaptırımlarına karşın roket programını devam ettirecektir. Argeye ayırdığı pay ambargoya rağmen Türkiye’nin biraz altında olan İran’ın önümüzdeki dönemde Türkiye’de bir değişiklik olmazsa ülkemizi geçmesi olasılıklar dahilinde.

haftalık gökyüzü raporu – 3

Bursa gökbilim açısından en şanslı şehirlerin arasında geliyor gördüğüm kadarıyla. Geçenlerde belediyenin desteklediği bir gözlem şenliği düzenlenmişti. Ağustos ayında ise Uludağ’da bilimsel geceleme var! Bu sefer kaçırmamaya gayret edeceğim.

ulugdaggozlem

Geçtiğimiz pazar günü büyük bir güneş patlaması yaşandı. Patlama İstanbul Üniversitesi Gözlemevi’nde de gözlendi.

gunes-patlamasi-24cevrim

Avrupa Uzay Ajansı’nın Rosetta yörünge aracının elde ettiği veriler sayesinde, 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızının üzerindeki çökme çukurları tespit edildi. Max Planck Enstitüsün’de Gezegenbilimci Jean Baptiste Vincent ve takım arkadaşları sonuçları Nature dergisinde yayınladı.

Kuyruklu yıldız üstündeki çökme çukurları da gezegenimizdekilere benzer biçimde oluşuyor: yüzey altındaki malzeme aşınarak mağrara meydana geliyor. Üst tabaka kendini destekleyemeyek kadar zayıflayınca çöküyor ve derin dairesel boşluk oluşturuyor.

Ayrıntıları Ethem Hoca’dan okuyabilirsiniz. Ethem Derman’ın ağ adresini de takip etmenizi öneririm: ethemderman.com

venus-jupiter-moons-6-30-2015-Geraint-Smith-Taos-NM-e14357455787961 Temmuz gökyüzünde Venüs – Jüpiter yakınlaşması vardı.

Daha önce gerçeğe yakın renkleriyle Plüton ve Charon’u görüntüleyen Yeni Ufuklar, ikilinin yüzey detaylarını içeren yeni görüntülerini yolladı. Bunlardan anladığımıza göre Plüton bir dizi lekeye sahip:

Color_Rotation_Movie_NASA-JHUAPL-SWRI

Bunları gönderdikten sonra, pazar günü Yeni Ufuklar sondasının dünya ile olan bağlantısı geçici olarak kesildi. Ben yazıyı hazırlarken sorun kalmamıştı. Bir saat 21 dakika süren bağlantı sorunu sırasında uzayaracının otomatik pilotu önceden programlandığı şekilde araç bilgisayarını “güvenli moda” alıp yedekten yeniden başlattı. Milyarlarca kilometre ötedeki bilgisayarınızın sorun çıkarması hayli sıkıntı verici olsa gerek!

Bizim uzayaraçlarına dair de bir haber var:

Türkiye’nin uydu politikası en başından itibaren, kademeli olarak her yaptırılan iletişim uydusunda yerli bilgi birikimini arttırıp en sonunda uyduyu tamamen Türkiye’de üretmek üzerine kuruldu. Türksat A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Ensar Gül’ün yaptığı açıklamaya göre yurtiçinde üretilen ilk iletişim uydusu Türksat 6A  olacak. Fırlatılması hedeflenen tarih ise 2020.

turksat-bilmemkac

Türkiye’nin ilk iletişim uydurlarının 90’larda yörüngedeki yerlerine kavuştuğunu düşünürsek kabaca 30 yıllık sürede uydu üretebilir konuma gelmiş olacağız. Bu iyi bir teknoloji politikasıyla Kore’nin bize fark atabildiği süre aynı zamanda.

Şimdi yerli elektronik montaj sanayicilerini ‘koruma’ bahanesiyle %30’lara varabilecek yeni bir vergi hedefleniyor. Yıllarca düşünülmeyen şey, kriz ortamında cari açığı kapamak için yapılan bir hamleyle yarar sağlar mı bilinmez. Yalnız muadili bizde üretilmediğinden gökbilimle ilgili elektronikler bu verginin dışında kalacakmış gibi gözüküyor. İyi haber mi kötü haber mi bilemedim.