İlk kez bir ötegezegende su buharı keşfedildi

Dünya’nın yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir süper-dünya olan K2-18 b isimli ötegezegenin atmosferinde gaz halinde su tespit edildi. Tıpkı Dünyadaki gibi..

2015 yılında keşfedilen K2-18 b, kırmızı cüce sınıfında bir yıldızın çevresinde yaşanabilir bölge sınırları içindeki bir yörüngede hareket ediyor. Yaşanabilir bölge bir gezegenin yıldızından, yüzeyindeki suyun tamamen donmayacak kadar yakın ve tamamen buharlaşmayacak kadar uzak olan uzaklığı ifade ediyor.

Gezegen bu haliyle Dünya’ya oldukça benzer olabilir. 2021 yılında James Webb Uzay Teleskobu fırlatıldıktan sonra bu tarz ötegezegenler hakkında çok daha detaylı çalışmalar yapılabilecek.

kaynak: space.com |

Hubble’ın yörüngeye çıkışı

Hubble Uzay Teleskobu bundan 29 yıl önce yörüngedeki yerini almıştı. Bu süre içinde yaklaşık 45.000 gökcismi üzerinde 1.4 milyondan fazla gözlem gerçekleştirdi ve görevine hâlâ devam ediyor!

Videoda Hubble teleskobunun Discovery uzay mekiğinden robot kol yardımıyla çıkarılışı gözüküyor.

Hubble alçak dünya yörüngesinde 569 km yükseklikte bulunuyor. Yaklaşık 90 dk içinde Dünya etrafında bir tam tur atıyor. Konumu sürekli değiştiğinden bir hedefi devamlı gözlemlemesi mümkün değil. Ayrıca yörüngedeki hareketi sırasında Güneş’ten gelen ışınlar da hesaba katılmak zorunda, aksi halde teleskobun algılayıcıları zarar görür. Bu sebeple videoda da gördüğünüz gibi bir kapağı var!

Hubble yerine geçmesi planlanan James Webb Uzay Teleskobu ise L2 denilen ve Ay’ın dahi çok uzağında duran bir noktada konuşlanacak. Sabit kalabilmesi sayesinde bir hedef kesintisiz biçimde gözlemlenebilecek. Çok soluk gökcisimlerini görüntüleyebilmek için uzun pozlamalı çekimler yapılması gerektiğinden bu özellik bir avantaj.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun 2021’de fırlatılması planlanıyor.

google bir taraftan sahtekar falcılar diğer taraftan…

Eğer bir web siteniz varsa oluşturduğunuz içeriğin çok sayıda insana ulaşmasını istersiniz. Teknik olarak insanlar sitenize doğrudan erişebilseler de ziyaretçi sayınız büyük oranda google arama motorunda üst sıralarda çıkabilmenize bağlı.

Bir sitenin arama motorunda üst sıralarda çıkabilmesini sağlamaya yarayan SEO teknikleri var. Bunlardan çok anlamıyorum ne yazık ki. Bu konuda iyi bildiğim şey ise daha çok hit alan sitelerin öne çıkmasının daha kolay olduğu.

Örneğin, James Webb Uzay Teleskobu ( JWST ) hakkında Türkçe web siteleri içinde ilk yazılar astroturk.net üzerinde yayınlandı. James Webb Uzay Teleskobu yazım yıllarca aramalarda ilk sırada kaldı. Bu durum James Webb haber malzemesi haline geldiğinde neredeyse bir günde değişti. JWST hakkındaki en detaylı yazılardan biri artık fiilen ulaşılamaz durumda.

Bu duruma alışmıştım ama geçen ay daha kötü bir şey oldu:

astroturk alan adını .com uzantısıyla alan fal sitesi astroturk/astrotürk aramasında bir anda önüme geçti. Doğrusu 17 yıl boyunca yayında olan, astroturk.net alan adıyla 15, wordpress üzerinde 12 yıldır aktif olan sitenin kendi adıyla olan aramalarda yine bir anda geriye düşmesini anlamam mümkün değil. Belli ki salt emek harcamak, bir şeyler ortaya çıkarmak yetmiyor. Fakat bu işin peşini bırakacak değilim.

Senelerdir yayında olan bir astronomi sitesinin adıyla astroloji sahtekârlığına girişen, karşılık göreceğini de hesaba katmış olmalı.

James Webb Teleskobu’nun aynası: uzaydaki en büyük ayna

James Webb Uzay Teleskobu’nun görevlerinden biri de galaksilerin genç olduğu zamanları izlemek. Bunu yapabilmek için James Webb çok uzak galaksilere bakmalı, bizden 13 milyar ışıkyılından daha uzaktakilere. Bu kadar uzak gökcisimleri aşırı derecede sönüktür. Görebilmek için oldukça büyük bir aynaya ihtiyaç var.

Emektar uzay teleskobu Hubble ile James Webb’in aynalarının karşılaştırması

Bir teleskobun size gösterebileceği detay doğrudan doğruya ışık toplama gücüyle ilişkilidir. Büyük bir ayna tıpkı yağmurda daha geniş ağızlı bir leğenin daha küçük olana göre daha fazla su toplaması gibi küçük aynalara göre daha fazla foton toplar. Daha fazla foton daha detaylı görüntü elde etmenizi sağlar.

Mühendislik

Uzaya gönderilen en büyük ayna olacacak olan Webb Teleskobu’nun birinci aynası 6.5 metre çapında tasarlandı. Bu kadar büyük bir ayna beraberinde iki büyük mühendislik problemi getiriyor: Boyut ve ağırlık.

Sıradan bir teleskop aynasını büyüttükçe kalınlığı da arttırmanız gerekir. Eğer Hubble’ın aynası (2.4 metre) James Webb’e uygun biçimde büyütülecek olsaydı, kalınlığından ötürü uzaya taşınamayacak kadar ağır olurdu.

Webb’i geliştiren takım ayna yapımı için yeni yollara saparak 6.5 metrelik aynayı yeterince hafif ve güçlü yapmayı başardı. Aynanın birim alandaki ağırlığı, Hubble’ınkinin sadece 1/10’u.

Webb’in geliştiricileri parçalı aynayı hem hafif hem de güçlü olan berilyumdan imal ettiler. Segment denilen her ayna parçası ortalama 20 kg ağırlıkta.

Katlanan aynalar

Uzaya yük göndermekteki tek sorun ağırlık değil. Eğer göndereceğiniz şeyin boyutları fazla büyükse onu sığdıracak bir roket bulamayabilirsiniz.

Ağırlık problemini çözmede yardımcı olan parçalı yapı aynı zamanda boyut problemini çözmekte de yardımcı oluyor: ayna tek parça olmadığı için ayna yapısının katlanması mümkün hale geldi. 1.32 metre genişlikteki 18 altıgen ayna parçarı katlanır masa gibi bükülebilir bir iskeletin üzerinde duruyor.

Teleskobun 0.74 metre çaplı ikinci aynasını tutan kollar da katlanır özellikte. Bu sayede devasa ayna rokete sığdırılabilecek.

altıgen

Peki neden klasik aynalar gibi daire şeklinde değil de altıgen aynalar kullanılıyor?

Altıgen parçalar kabaca dairesel biçimde, katlanabilir aynaya izin veriyor ve arada boşluk kalmayacak biçimde birleştirilebiliyorlar. Eğer parçalar yuvarlak olsaydı, birleştirdikten sonra aralarda kaçınılmaz biçimde boşluklar oluşurdu.

James Webb’de kullanılan tüm aynalar tek karede. Soldakiler birincil ayna parçaları. Sağ üstte ikincil ayna görülüyor. Onun altında birincil aynanın arkasında gönderilen ışığı dedektörlere yönlendirecek üçüncü ayna ve ince ayar aynası görülüyor.

Aynanın kabaca da olsa dairesel biçim alması sayesinde ışınlar dedektörlerin bulunduğu alanda çok küçük bir noktaya odaklanabiliyor. Örneğin ayna elips biçimli olsaydı bir kenarı daha uzun olurdu; kare ayna ise merkezdeki bölgenin dışına fazlaca ışık yollayacaktır.

kusursuz odağı yakalamak

Bir ayna segmentinin arkadan görünüşü.

Büyük bir ayna milyarlarca ışıkyılı uzaktaki galaksileri görüntülemek için tek başına yeterli değil. Kusursuz bir odaklama kabiliyeti de gerekiyor. Aynalı teleskobu olanlar düzgün görüntü elde etmek için kolimasyon ayarının ne kadar önemli olduğunu bilirler.

Elinizde 18 parçalı bir ayna varsa bu işi başarabilmek gerçekten büyük bir mühendislik problemine dönüşüyor. Tüm aynalar doğru yere bakmak zorunda.

James Webb’in birincil aynasının parçaları ile burada toplanan ışığı dedektörlere yansıyan ikinci aynasının doğru noktaya bakması, arkalarında yer alan altışar adet tahrik motoru sayesinde mümkün oluyor. Birincil ayna parçaları ayrıca merkezlerinde eğriliklerini ayarlamaya yarayan ekstradan bir tahrik motoruna daha sahipler.

Birincil ayna segmentlerini tek bir büyük ayna gibi hizalamak, her bir aynanın insan saçı kalınlığının 10,000’de 1’i hassaslıkta doğru biçimde hizalayabilmekle mümkün oluyor. James Webb’i tasarlayan mühendis ve bilim insanlarının bunu nasıl yapacaklarını tam manası ile icat etmeleri gerekti.

Webb teleskobu evrende ilk oluşan galaksileri gönderdikleri kızılötesi ışınlarla gözlemleyecek. Burada şöyle bir zorluk var: sıcak cisimler ısı enerjisini kızılötesi ışınımla salarlar. Eğer Webb’in aynası yeterince soğuk olmazsa, kendi yaydığı kızılötesi ışınım, uzak galaksilerden aldığı sönük ışınları tamamen bastırır.

Webb’in aynasını çok soğuk tutmak gerekiyor

Bu durumu engellemek için James Webb’in aynası çok soğuk tutulmalı. Kryojenik, çok düşük sıcaklıkları tanımlamak için kullanılır; −150 °C ile mutlak sıfır (−273 °C) arasındaki bölgeyi kapsar. Webb’in aynası işte bu kriyonojik bölgede, yaklaşık -220 °C sıcaklıkta muhafaza edilecek.

James Webb 12 metre genişlikte, 40 tonluk kapısı olan mahzen benzeri kriyojenik test odası Chamber A önünde. Burada uzayın aşırı soğuk ve vakumlu ortamı yaratılarak teleskop yaklaşık 100 gün boyunca test edildi.

Bu zorluğun üstesinden gelebilmek için teleskop çok uzakta, Dünya’dan 1.5 milyon km ötedeki L2 noktasında konuşlanacak konuşlanacak.

Ayrıca Güneş, Ay ve Dünya’dan gelen kızılötesi ışınların optik teleskoba ulaşamaması için özel bir malzemeden üretilmiş devasa bir güneş kalkanına sahip olacak.

kaynak: jwst.nasa.gov |

James Webb teleskobu ne zaman fırlatılacak?

Bugün için planlanan fırlatma tarihi: 2021.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun (JWST) inşası oldukça kapsamlı ve pahalı bir proje. Pek çok zorluğu olan James Webb’in fırlatması bu nedenle defalarca kez ertelendi.

Décollage plan large, le 29/09/2017.

fırlatma için hangi roket kullanılacak?

Teleskobun fırlatması için Avrupalı ortakların bir katkısı olarak Ariane 5 roketi kullanılacak.

James Webb kaybedilmesi göze alınamayacak kadar değerli. Böyle uzun süren, yüksek maliyetli bir projede gerçekten çok güvenilir bir roket sisteminin kullanılması gerekiyor. Ariane 5’e Dünya’nın en güvenilir roketi gözüyle bakılıyor. Ard arda 80 fırlatma boyunca hiç fire vermedi.

James Webb teleskobu hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayınız

fırlatma nereden gerçekleşecek?

Fırlatma noktası Arianespace’in Avrupa Uzaylimanı ELA-3 kompleksi. Fransız Guenası’nın Kourou kentine yakın. Güney Amerika’da bulunan Fransız Guenası ekvator çizgisine oldukça yakın. Dünya’nın dönüş hızı ekvatorda en yüksek (1670 km/saat) seviyede olduğu için, kazanılan ekstra hız fırlatmayı daha kolay hale getiriyor.

kaynak: jwst.nasa.gov |