google bir taraftan sahtekar falcılar diğer taraftan…

Eğer bir web siteniz varsa oluşturduğunuz içeriğin çok sayıda insana ulaşmasını istersiniz. Teknik olarak insanlar sitenize doğrudan erişebilseler de ziyaretçi sayınız büyük oranda google arama motorunda üst sıralarda çıkabilmenize bağlı.

Bir sitenin arama motorunda üst sıralarda çıkabilmesini sağlamaya yarayan SEO teknikleri var. Bunlardan çok anlamıyorum ne yazık ki. Bu konuda iyi bildiğim şey ise daha çok hit alan sitelerin öne çıkmasının daha kolay olduğu.

Örneğin, James Webb Uzay Teleskobu ( JWST ) hakkında Türkçe web siteleri içinde ilk yazılar astroturk.net üzerinde yayınlandı. James Webb Uzay Teleskobu yazım yıllarca aramalarda ilk sırada kaldı. Bu durum James Webb haber malzemesi haline geldiğinde neredeyse bir günde değişti. JWST hakkındaki en detaylı yazılardan biri artık fiilen ulaşılamaz durumda.

Bu duruma alışmıştım ama geçen ay daha kötü bir şey oldu:

astroturk alan adını .com uzantısıyla alan fal sitesi astroturk/astrotürk aramasında bir anda önüme geçti. Doğrusu 17 yıl boyunca yayında olan, astroturk.net alan adıyla 15, wordpress üzerinde 12 yıldır aktif olan sitenin kendi adıyla olan aramalarda yine bir anda geriye düşmesini anlamam mümkün değil. Belli ki salt emek harcamak, bir şeyler ortaya çıkarmak yetmiyor. Fakat bu işin peşini bırakacak değilim.

Senelerdir yayında olan bir astronomi sitesinin adıyla astroloji sahtekârlığına girişen, karşılık göreceğini de hesaba katmış olmalı.

James Webb Teleskobu’nun aynası: uzaydaki en büyük ayna

James Webb Uzay Teleskobu’nun görevlerinden biri de galaksilerin genç olduğu zamanları izlemek. Bunu yapabilmek için James Webb çok uzak galaksilere bakmalı, bizden 13 milyar ışıkyılından daha uzaktakilere. Bu kadar uzak gökcisimleri aşırı derecede sönüktür. Görebilmek için oldukça büyük bir aynaya ihtiyaç var.

Emektar uzay teleskobu Hubble ile James Webb’in aynalarının karşılaştırması

Bir teleskobun size gösterebileceği detay doğrudan doğruya ışık toplama gücüyle ilişkilidir. Büyük bir ayna tıpkı yağmurda daha geniş ağızlı bir leğenin daha küçük olana göre daha fazla su toplaması gibi küçük aynalara göre daha fazla foton toplar. Daha fazla foton daha detaylı görüntü elde etmenizi sağlar.

Mühendislik

Uzaya gönderilen en büyük ayna olacacak olan Webb Teleskobu’nun birinci aynası 6.5 metre çapında tasarlandı. Bu kadar büyük bir ayna beraberinde iki büyük mühendislik problemi getiriyor: Boyut ve ağırlık.

Sıradan bir teleskop aynasını büyüttükçe kalınlığı da arttırmanız gerekir. Eğer Hubble’ın aynası (2.4 metre) James Webb’e uygun biçimde büyütülecek olsaydı, kalınlığından ötürü uzaya taşınamayacak kadar ağır olurdu.

Webb’i geliştiren takım ayna yapımı için yeni yollara saparak 6.5 metrelik aynayı yeterince hafif ve güçlü yapmayı başardı. Aynanın birim alandaki ağırlığı, Hubble’ınkinin sadece 1/10’u.

Webb’in geliştiricileri parçalı aynayı hem hafif hem de güçlü olan berilyumdan imal ettiler. Segment denilen her ayna parçası ortalama 20 kg ağırlıkta.

Katlanan aynalar

Uzaya yük göndermekteki tek sorun ağırlık değil. Eğer göndereceğiniz şeyin boyutları fazla büyükse onu sığdıracak bir roket bulamayabilirsiniz.

Ağırlık problemini çözmede yardımcı olan parçalı yapı aynı zamanda boyut problemini çözmekte de yardımcı oluyor: ayna tek parça olmadığı için ayna yapısının katlanması mümkün hale geldi. 1.32 metre genişlikteki 18 altıgen ayna parçarı katlanır masa gibi bükülebilir bir iskeletin üzerinde duruyor.

Teleskobun 0.74 metre çaplı ikinci aynasını tutan kollar da katlanır özellikte. Bu sayede devasa ayna rokete sığdırılabilecek.

altıgen

Peki neden klasik aynalar gibi daire şeklinde değil de altıgen aynalar kullanılıyor?

Altıgen parçalar kabaca dairesel biçimde, katlanabilir aynaya izin veriyor ve arada boşluk kalmayacak biçimde birleştirilebiliyorlar. Eğer parçalar yuvarlak olsaydı, birleştirdikten sonra aralarda kaçınılmaz biçimde boşluklar oluşurdu.

James Webb’de kullanılan tüm aynalar tek karede. Soldakiler birincil ayna parçaları. Sağ üstte ikincil ayna görülüyor. Onun altında birincil aynanın arkasında gönderilen ışığı dedektörlere yönlendirecek üçüncü ayna ve ince ayar aynası görülüyor.

Aynanın kabaca da olsa dairesel biçim alması sayesinde ışınlar dedektörlerin bulunduğu alanda çok küçük bir noktaya odaklanabiliyor. Örneğin ayna elips biçimli olsaydı bir kenarı daha uzun olurdu; kare ayna ise merkezdeki bölgenin dışına fazlaca ışık yollayacaktır.

kusursuz odağı yakalamak

Bir ayna segmentinin arkadan görünüşü.

Büyük bir ayna milyarlarca ışıkyılı uzaktaki galaksileri görüntülemek için tek başına yeterli değil. Kusursuz bir odaklama kabiliyeti de gerekiyor. Aynalı teleskobu olanlar düzgün görüntü elde etmek için kolimasyon ayarının ne kadar önemli olduğunu bilirler.

Elinizde 18 parçalı bir ayna varsa bu işi başarabilmek gerçekten büyük bir mühendislik problemine dönüşüyor. Tüm aynalar doğru yere bakmak zorunda.

James Webb’in birincil aynasının parçaları ile burada toplanan ışığı dedektörlere yansıyan ikinci aynasının doğru noktaya bakması, arkalarında yer alan altışar adet tahrik motoru sayesinde mümkün oluyor. Birincil ayna parçaları ayrıca merkezlerinde eğriliklerini ayarlamaya yarayan ekstradan bir tahrik motoruna daha sahipler.

Birincil ayna segmentlerini tek bir büyük ayna gibi hizalamak, her bir aynanın insan saçı kalınlığının 10,000’de 1’i hassaslıkta doğru biçimde hizalayabilmekle mümkün oluyor. James Webb’i tasarlayan mühendis ve bilim insanlarının bunu nasıl yapacaklarını tam manası ile icat etmeleri gerekti.

Webb teleskobu evrende ilk oluşan galaksileri gönderdikleri kızılötesi ışınlarla gözlemleyecek. Burada şöyle bir zorluk var: sıcak cisimler ısı enerjisini kızılötesi ışınımla salarlar. Eğer Webb’in aynası yeterince soğuk olmazsa, kendi yaydığı kızılötesi ışınım, uzak galaksilerden aldığı sönük ışınları tamamen bastırır.

Webb’in aynasını çok soğuk tutmak gerekiyor

Bu durumu engellemek için James Webb’in aynası çok soğuk tutulmalı. Kryojenik, çok düşük sıcaklıkları tanımlamak için kullanılır; −150 °C ile mutlak sıfır (−273 °C) arasındaki bölgeyi kapsar. Webb’in aynası işte bu kriyonojik bölgede, yaklaşık -220 °C sıcaklıkta muhafaza edilecek.

James Webb 12 metre genişlikte, 40 tonluk kapısı olan mahzen benzeri kriyojenik test odası Chamber A önünde. Burada uzayın aşırı soğuk ve vakumlu ortamı yaratılarak teleskop yaklaşık 100 gün boyunca test edildi.

Bu zorluğun üstesinden gelebilmek için teleskop çok uzakta, Dünya’dan 1.5 milyon km ötedeki L2 noktasında konuşlanacak konuşlanacak.

Ayrıca Güneş, Ay ve Dünya’dan gelen kızılötesi ışınların optik teleskoba ulaşamaması için özel bir malzemeden üretilmiş devasa bir güneş kalkanına sahip olacak.

kaynak: jwst.nasa.gov |

James Webb teleskobu ne zaman fırlatılacak?

Bugün için planlanan fırlatma tarihi: 2021.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun (JWST) inşası oldukça kapsamlı ve pahalı bir proje. Pek çok zorluğu olan James Webb’in fırlatması bu nedenle defalarca kez ertelendi.

Décollage plan large, le 29/09/2017.

fırlatma için hangi roket kullanılacak?

Teleskobun fırlatması için Avrupalı ortakların bir katkısı olarak Ariane 5 roketi kullanılacak.

James Webb kaybedilmesi göze alınamayacak kadar değerli. Böyle uzun süren, yüksek maliyetli bir projede gerçekten çok güvenilir bir roket sisteminin kullanılması gerekiyor. Ariane 5’e Dünya’nın en güvenilir roketi gözüyle bakılıyor. Ard arda 80 fırlatma boyunca hiç fire vermedi.

James Webb teleskobu hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayınız

fırlatma nereden gerçekleşecek?

Fırlatma noktası Arianespace’in Avrupa Uzaylimanı ELA-3 kompleksi. Fransız Guenası’nın Kourou kentine yakın. Güney Amerika’da bulunan Fransız Guenası ekvator çizgisine oldukça yakın. Dünya’nın dönüş hızı ekvatorda en yüksek (1670 km/saat) seviyede olduğu için, kazanılan ekstra hız fırlatmayı daha kolay hale getiriyor.

kaynak: jwst.nasa.gov |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 33

Elon Musk Mars’a arabasını yollayacak

O kadar tuhaf bir haber ki kimse kolay kolay inanamadı ve haberin şaka değil gerçek olduğunun teyit edilmesi gerekti. Şaka deği gerçek: Elon Musk’ın kurucusu olduğu SpaceX şirketi Mars’a yine Elon Musk’ın Tesla Roadster model elektrikli arabasını gönderecek.

Tesla Roadster

SpaceX, birkaç yıldır başarısıyla ün kazanan yenilenebilir roket sistemi Falcon 9’ların abisi Falcon Heavy roketini deneyecek. Riskli ilk deneme için de pahalı bir kargo değil elbette ses getirici ucuz bir yükü Mars’a göndermeye karar vermişler. Falcon Heavy roketleri Falcon 9 roketlerinin birinci kademesinden üç tanesinin birleştirilmesiyle oluşturulacak. Şimdiye kadarki en güçlü roket olacak Falcon Heavy’nin asıl hedefi Mars olacak.

Falcon Heavy

Yıldızlararası ilk ziyaretçi

Pan-STARRS gözlemevi araştırmacıları tarafından yapılan araştırmalar sonucu Güneş Sistemi dışından geldiğinden şüphelenilen cismin yıldızlararası uzaydan geldiği kesinleşti. Gökbilimciler ilk defa şahit olduğumuz bu ziyaretçiye ʻOumuamua adını koydu. Bu isim Havai dilinde izci, keşif eri anlamı taşıyor. Daha mecazi anlamı ise “uzak geçmişten ulaşan bir elçi”. Başındaki kesme işareti değil Havai  dahil pek çok Polinezya dilinde kullanılan bir simge (Okina).

James Webb teleskobu vakum odasından çıktı

James Webb Uzay Teleskobu 18 Kasım 2017 tarihinde nihayet 12 metre genişlikte, 40 tonluk kapısı olan mahzen benzeri kriyojenik test odası Chamber A’den çıkarıldı. Burada yaklaşık 100 gün boyunca, optik teleskop ve bilimsel araçların uzay ortamında (çok soğuk ve vakumlu) düzgün çalışıp çalışmadığı test edildi. James Webb’in bir sonraki durağu uzayaracı elemanı ile birleştirileceği California’daki Northrop Grumman Hava-Uzay Sistemleri olacak.

Yazılım hatası Ruslara 19 uyduya mal oldu

Soyuz 2.1b roketi ile beraber yörüngeye çıkacak 19 Rus uydusu, roketteki yazılım hatası sonucu atmosferde yanarak yok oldu. Rokette meteoroloji uydusu Meteor-M N.2-1 ve 18 küçük uydu vardı. Fırlatma Rusların çoğu zaman kullandığı Baykonur’dan değil yeni inşaa ettikleri Vostochny Kozmodromu‘ndan gerçekleştirildi. Hataya konumdaki değişimin güncellenmemesinin sebep oalbileceği düşünülüyor.

Soyuz 2.1b roketi

Wikipedia’ya uzaydan içerik girildi

Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya yörüngesinde sürekli olarak yer değiştirdiğinden istasyonda internet erişimi sağlamak oldukça meşakatli bir konu. Astronotların internet ile olan bağları yer kontrol aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Astronot Paolo Nespoli’de aynı yolu izletip online ansiklopedi Wikipedia’ya uzaydan içerik giren ilk insan oldu. Astronot bir ses kaydını Dünya’ya gönderdi. Daha sonra bu kayıt yerdekiler tarafından Wikipedia’ya eklendi.

Hindistan Ay yolcusu

Hindistan 2018 Mart’ında, yani sadece 4 ay sonra Ay’a yönelik Chandrayaan-2’yi fırlatacak. Chandrayaan-2 görevi için Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) bir yörünge aracı, bir yer aracı ve bunlara ek olarak küçük bir gezgin robot geliştirdi. Görevin toplam maliyeti 100 milyon dolardan az. Hindistan uzayda harcadığı paraya göre büyük başarılar elde etmesiyle biliniyor. Eğer bir sorun çıkmazsa Chandrayaan-2 Hindistan’ın Ay yüzeyine yumuşak iniş gerçekleştiren ilk aracı olacak. Bundan önce yine Chandrayaan-1 projesinde bir sonra Ay’ın güney kutup bölgesine çarptırılarak indirilmişti.

Chandrayaan-2’nin Ay’a yolculuk rotası. Uzayaracı Dünya yörüngesinde bir dizi ateşlemeyle Ay’a ulaşacak.

2017’nin en iyi icatlarından biri: NASA Mars Insight

NASA’nın Mars’a göndermeyi planladığı yeni uzayaracı Mars Insight, Time dergisi tarafından 2017’nin en iyi 25 icadından biri olarak gösterildi. Mars Insight aracı Mars’a gönderilen diğer araçlarından farklı olarak Kızıl Gezegen’de sondaj çalışması gerçekleştirecek. Bu sayede Mars’ın jeolojik yapısına dair daha çok bilgi edinebileceğiz.

Uzayda sanat: Orbital Reflector

Yörüngede bilimsel, ticari ve askeri amaçlı uydular dolanmakta. Trevor Paglen ise tamamen sanatsal ve başka hiçbir fonksiyon taşımayan bir uyduyu yörüngeye göndermeye niyetlenmiş. Sanatçının tasarladığı ve Orbital Reflector (Yörünge Yansıtıcısı) isimli uydu elmas biçimli yansıtıcı yüzeye sahip bir balondan oluşuyor. Yansıtıcı yüzeyi Güneş ışınları sayesinde uydunun karanlıkta görünür olmasını sağlayacak. Bu aslında ISS dahil pek çok uyduyu yerden izleyebilmemizi sağlayan bir olay. Bu kez amaç uydunun tamamen görünür olabilmesi. 1.3 milyon dolar maliyeti olan projeyi Nevada Sanat Müzesi desteklemekte ve kickstarter üzerinden destek toplanmakta.

Sanatsal uyduya dair bir deneme.

Büyük depremlerde artış bekleniyor

Dünya’nın kendi ekseninde dönüş hızı yavaş da olsa azalmakta. Ay’ın etkisiyle okyanuslarda ortaya çıkan gelgit olayı neticesinde oluşan enerji transferi Ay’ın hızlanıp Dünya’dan uzaklaşmasına, Dünya’nın da dönüş hızının azalmasına ve günlerin uzamasına neden oluyor. Fark milisaniyeler boyutunda ancak bunun jeolojik etkilerinin yakın zamanda büyük depremlerin sayısında artışla ortaya çıkacağı iddia ediliyor. Bu yıl bugüne kadar 6 büyük deprem gerçekleşti; 2018 yılında 20’ye yakın büyük depremin gerçekleşmesi muhtemel görülüyor.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 26

Ekim ayında gökyüzü

Yeni girdiğimiz Ekim ayında gezegen gözlemi yapmak isteyenleri biraz üzecek. Üzülenler Avcı Meteor Yağmuru ile teselli bulabilir. Orionid 20-21 Ekim’de tepe noktasına ulaşacak. Ekim’de gökyüzü detaylarına uzaydan haberler veya daha geniş kapsamlı olarak astrobilgi sitelerinin rehberlerinden ulaşabilirsiniz.

James Webb Uzay Teleskobu’nun fırlatması 2019’a ertelendi

NASA James Webb Uzay Teleskobu için planladığı fırlatma tarihini erteledi. Buna göre James Webb teleskobu Ekim 2018’de değil, 2019 yılında Mart-Haziran ayları arasında fırlatılacak. James Webb’in fırlatma tarihi daha önce de defalarca kez değişmişti. Ee, Ay’ın üzerindeki bir bombus arısını görebilecek çözünürlükte teleskop yapmak kolay iş değil tabii.

Doğu Anadolu Gözlemevi 2020 yılında açılacak

James Webb ertelene dursun, Türkiye açısından astronomi alanında bir sıçrama sayılan Doğu Anadolu Gözlemevi’nin inşaası devam ediyor.

Erzurum’daki 3170 rakımlı Konaklı Karakaya Tepeleri’ne kurulmakta olan ve optik tasarımının Türkiye’de yapıldığı teleskop Uyarlanabilir Optik denilen son derece yeni bir teknolojiye de sahip olacak. Bu teknoloji sayesinde atmosferin bozucu etkileri büyük ölçüde azaltılacak. Bu da çok büyük bir gözlem imkanı demek.

Plüton’da buz bıçakları

Plüton ve uydularına 2015 yazında yakın geçiş yapan Yeni Ufuklar sondasıyla yapılan keşifler bilim insanlarınca hâlâ incelenmeye devam ediyor. Yeni Ufuklar (New Horizons) verileri sayesinde Plüton’un bir bölgesinde devasa buz bıçaklarının varlığından haberdar olmuştuk. Yeni bir çalışmada bu bıçak benzeri yapıların hemen hemen metandan meydana geldiği ve Plüton’daki iklim değişimlerine bağlı olarak gerçekleşen süblimleşme (katıların direkt gaz hale geçmesi) neticesinde oluştuğu açıklaması getiriliyor.

Dünya’daki dikitler.

Plüton’dakiler biraz daha yüksek! Plüton’un dev buzul bıçaklarının kimisi Dünya’daki yüksek yapılarla yarışacak büyüklükte.

Tersinir Mars ve Satürn ikinci oldu

Ülkemizin başarılı astrofotoğrafçılarından Tunç Tezel’den yine bir ödül haberi var: Tezel, Kraliyet Greenwich Gözlemevi ve Müzesi, 2017 Yılın Astronomi Fotoğrafı Yarışması’nda “Gezegenler, Küçük Gezegenler ve Kuyrukluyıldızlar” dalında, Tersinir Mars ve Satürn isimli fotoğrafıyla 2. oldu. Yarışmada tüm kategorideki fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

Tunç Tezel
Canon EOS 6D kamera, 50 mm f/3.5 lens, ISO 3200

Uzay Haftası

5 Ekim günü Eyüp’teki Ali Kuşçu Uzay Evi’nde Uzay Haftası kutlanacak. Etkinlikte İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. A. Talât SAYGAÇ “Karadelikler” isimli bir seminer verecek. Hava şartları müsade ederse gökyüzü gözleminin de olacağı etkinlik halka açık ve ücretsiz.

Türkiye’de bilim ve teknoloji

Tevfik Uyar’dan gelişmiş ülkelerdeki havacılık kurumları ve Türkiye’dekilerle ilgili ibretlik karşılaştırma: