NGC 1898

NGC 1898

Nasıl? Adeta bir mücevher kutusu gibi, öyle değil mi?

Çok çeşitli yıldızlardan oluşan bu harikulade yıldız topu bir küresel yıldız kümesi olup Yeni Genel Katalog adıyla NGC 1898 olarak anılıyor. Samanyolu galaksimizin uydu gökadalarından Büyük Macellan Bulutu içinde, Kılıçbalığı (Dorado) takımyıldızı sınırlarında yer alan NGC 1898 Britanyalı astronom John Herschel tarafından 24 Kasım 1834 tarihinde keşfedildi.

Büyük Macellan Bulutu, çok fazla yıldız kümesine ev sahipliği yaptığı için yıldız oluşumu evrelerini incelemek için en çok yararlanılan cüce galaksidir.

Görüntüyü yakalayan ise şaşırtıcı olmayacak biçimde Hubble Uzay Teleskobu. Bunun için teleskobun Araştırmalar için Gelişmiş Kamera (Advanced Camera for Surveys) ve Geniş Alan Kamerası 3 (Wide Field Camera 3) kullanılmış.

Büyük ve Küçük Magellan Bulutları Samanyolu gökadasına bağlı uydu galaksilerdir.

NGC 1898 gözlemi

Yaklaşık 163 bin ışık yılı uzağımızda olan NGC 1898, 11.86 kadir mertebesinde görünür parlaklığa sahip, oldukça sönük bir gökcismi. Büyük Macellan Bulutu içinde, cüce galaksinin kolunda bulunan yıldız kümesi ülkemizin bulunduğu enlemlerde izlenememekte.

BSDL 2439 ve ESO 56-90 isimleriyle de anılır.

kaynak:  nasa.gov | apod.nasa.gov/apod/ap181003.html | sci-news.com |

Kabarcık Bulutsusu – NGC 7653

Fotoğrafta Hubble Uzay Teleskobu’nun 24 Nisan 1990 günü uzay mekiği Discovery ile fırlatılışının 26. yılı anısına özel olarak gözlemlenen NGC 7635 ya da daha bilinen adıyla Kabarcık Bulutsusu görülüyor.

Kabarcık bir emisyon bulutsusu; içindeki yıldızdan yayılan enerji sahip olduğu gazların ısınarak ışımasına neden oluyor. Isınan gazlar farklı renkler yayar: Yıldızın hemen yakınında bulunan oksijen mavi ışık saçacak kadar ısınıyor. Yeşil hidrojen, kırmızı ise nitrojen alameti.

Çevredeki daha az sıcak hidrojen ve nitrojenden oluşan gaz sütunları ise sarı renkte görülüyor. Buradaki gaz sütunları Kartal Bulutsusu’ndaki “Yaradılış Sütunları” ismi verilen ve yeni yıldızların oluştuğu gaz sütunlarına oldukça benziyor. Bunların içinde de güçlü morötesi ışık kaynağı olan yeni doğan yıldızlar var.

Kabarcık Bulutsusu, John Renaud
Kabarcık Bulutsusu, John Renaud

Başroldeki yıldız ise şüphesiz merkezinin üstünde sol tarafta bulunan BD+602522 (SAO 20575). Bu 45 güneş kütlesinde O-tipi sıcak yıldız, güneşimizden yüz binlerce kat daha fazla ışık saçmakta. Yaydığı enerji sayesinde bulutsu adının hakkını verircesine bir kabarcık gibi şişiyor.

Yıldızın çevresine saçtığı maddelerden oluşan ve saatte 6.43 milyon km hızla esen yıldız rüzgarı önündeki soğuk yıldızlararası gazı itiyor. Kabarcığın çeperi bir kar küreme aleti gibi önündeki gazı süpürüyor. İlerlediği ortam homojen değil, daha soğuk ve dolayısıyla daha yoğun bölgeler daha yavaş ilerliyor. Bu durum kabarcık içindeki yıldızın merkeze göre asimetrik bir noktada durmasına neden olmuş.

Bu güzel manzarayı yaratan yıldız ise fazla yaşamayacak. Bu kadar parlak yıldızların ömrü kısa olur. Şimdiden çekirdeğindeki hidrojeni tüketti ve artık helyumu kullanıyor.

Bağlı olduğu devasa moleküler bulut kompleksiyle beraber Kraliçe (Cassiopeia) takımyıldızı sınırlarında yaklaşık 7,100 ışık yılı uzağımızda bulunun Kabarcık Bulutsusu 7 ışık yılı genişliğindedir.

Kabarcık Bulutsusu ve M52 (sağ altta)

Kabarcık Bulutsusu nasıl gözlemlenir?

Messier 52 (M52 veya NGC 7654) açık yıldız kümesinin oldukça yakınında konumlanmış vaziyette. Geniş açılı bir gözlem aletiyle M52 ile beraber aynı görüş açısı içinde yakalanabiliyor.

Parlaklığı 10 kadir mertebesinde olan Kabarcık Bulutsusu gözlem için oldukça zorlu bir hedef. Büyük bir teleskop ve ışık kirliliğinden uzak bir konumda merkez yıldızın çevresinde son derece soluk biçimde görülür.

kaynak: hubblesite.org | adsabs.harvard.edu | apod.nasa.gov | spacetelescope.org | astronomy.swin.edu.au |

farklı gezegenlerde kutup ışıkları

Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların Dünya’nın manyetik alanının etkisiyle kutup bölgelerinde atmosferdeki gazlarla etkileşime girmesiyle oluşan kutup ışıkları (aurora) yalnızca Dünya’ya özgü bir durum değil.

jupiter-aurora

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu bu kez Jüpiter’in kutbundaki aurora etkinliğini gözlemlemiş.  Bu güzel görüntünün kaynağı olan araştırma programının  amacı Jüpiter atmosferinin farklı bileşenlerinin, farklı koşullarda güneş rüzgarlarına nasıl tepki verdiğini ortaya çıkarmak. Kutup ışığının sıradışı rengi Hubble’ın morötesi algılayıcılarının eseri. Yani İnsan gözüyle tam olarak bu şekilde gözükmüyor.

Bu arada NASA’nın 4 Temmuz’da Jüpiter yörüngesine girecek olan Juno adlı uzayaracı da şuan bir güneş rüzgarının içinde. Hubble Jüpiter’in kutup ışıklarının incelerken, Juno’da güneş rüzgarının özelliklerini ölçüyor: bir teleskop ve uzay sondasının kusursuz uyumu.

kaynak: NASA |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 13

 

su-24

Türkiye hava sahasının ihlal eden bir Rus savaş uçağı düşürüldü. Ardından gelen diplomatik krizi muhtemelen ekonomik sarsıntılar da izleyecek. Belçikalı fizikçilere göreyse her iki ülkenin yöneticilerinin konu hakkında yaptığı açıklamalarda bazı yanlışlar var.

Kış geldi

Kış geldi, havalar iyice soğuyacak. Genel olarak insanda sıcak hissiyatlar uyandıran Antalya’nın dağlarına kar geçen hafta geldi bile. Aşağıdaki kare Süleyman Kaynar tarafından TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi BİTOM facebook grubunda paylaşıldı:

bakirtepe-ilk-kar2015

 

halkalı gezegen Mars!

mars-rings

Yeni bir çalışma yakın komşumuz Mars’ın milyonlarca yıl sonra halkalarıyla ünlü Satürn’e benzeyebileceğini öne sürüyor. Gezegenin içteki uydusu Phobos gün geçtikçe Mars’a biraz daha yaklaşmakta. Genel olarak bu uydunun 30 milyon yıl kadar sonra Kızıl Gezegen’e düşeceği düşünülüyor ancak bu yeni çalışmaya göre Phobos çarpmadan, çekim etkisiyle paramparça olabilir ve bu durumda ardında bıraktığı enkaz bir halka meydana getirir.

Falcon’un enkazı İngiltere’ye ulaştı

Fırlatması başarısızlıkla sonuşlanan ve okyanusa çakılan Falcon 9 enkazından bir parça Britanya’nın güney batı sahillerindeki Scilly takım adalarında ortaya çıktı. Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşıyan roket fırlatmadan iki dakika sonra patlamıştı. Okyanus akıntıları sayesinde ABD Florida’dan kalkan roket, İngiltereye kadar uzun bir yol katedebildi.

rocket-debris

İlk kez bir roket dikine iniş yapmayı başardı

SpaceX firmasının ürettiği Falcon roketleri henüz başarılı olamasa da okyanus üzerinde bir platforma inecek şekilde tasarlanıyor. Yeniden kullanılabilir ve dolayısıyla daha ucuz roket hayali kuran Elon Musk’ın bu hedefine başka bir ekip daha önce ulaşmayı başardı.

Fırlattığı roketi başarılı şekilde dikine inmeyi başaran Blue Origin şirketi bu araçla yörüngeye yük ve insan taşımayı planlamıyor. Küçük çaplı bu fırlatma sistemi sadece belli sayıda uzay turistini taşıyan bir kapsülü 100 km’den daha yukarı çıkartmayı planlıyor. Kapsül daha sonra paraşüt yardımıyla yere iniyor.

uzay istasyonunda Şükran Günü

Geçtiğimiz perşembe günü Amerikalılar Şükran Günü’nü kutladılar. Bu ulusal bayramın en önemli kültürel motiflerinden biri kuşkusuz hindi. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki Amerikalı astronotlar da bayramlarını uzay usulü hindi tetrazzini (genelde kırmızı et kullanılmadan, spagetti ve sosla yapılan bir yemek) yaparak kutladılar. Üstelik yemeğin hazırlanması sadece 15 dakika sürdü (video).

Fransız Uzay Ajansı 50 yaşında

asterix

13 Kaısm’da Paris’te gerçekleşen terör saldırıları nedeniyle, Fransız Uzay Ajansı CNES 50. yıl kutlamalarını iptal etti. Fransa’nın uzay macerası günümüzden 50 sene evvel Asterix isimli roketin fırlatılmasıyla başlamıştı. Fransa, Sovyetler, ABD, Kanada, Birleşik Krallık ve İtalya’nın ardından uzaydaki 6., uydusunu kendi roketiyle Karman Sınırı’nın ötesine taşımayı başaran 3. ülke olmuştu. Asterix aynı zamanda uzaya çıkan ilk çizgi karakter.

Fransızların kontrol odası o dönemki muadillerine göre oldukça mütevazı
Fransızların kontrol odası o dönemki muadillerine göre oldukça mütevazı

James Webb’in aynasının ilk parçası takıldı

Hubble’ın yerine geçmesi heyecanla beklenen James Webb teleskobunun 18 parçadan oluşan 6.5 metrelik aynasının ilk parçası monte edildi. 2018 yılında fırlatılması planlanan bu teleskop Dünya çevresindeki bir yörüngede değil, Dünya’dan 1.5 milyon km ötedeki L2 noktasında konuşlanacak. Hubble’ın görüş alanı Güneş ve Dünya tarafından kısıtlanıyor, 90 dakikalık yörünge süresince gözlem yaparken bu durumun hesaba katılması gerekiyor. Webb teleskobu, L2 noktasında kelimenin tam anlamıyla sabit kalacak ve Güneş ve Dünya her zaman aynı bölgede yer alacağı için çok daha geniş bir alanı rahatça gözleyebilecek.

james-webb-ilk-ayna

RS-25’ler geri dönüyor

NASA Mars’a astronot ulaştırmayı amaçlıyor. Bu görev için ağır yükleri uzağa taşıyabilecek güçlü roketlere ihtiyaç var. İşte bu iş için, dünyanın en güçlü roketi olan mamut Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) kullanılacak. Bu sistemin ilk kademesine beş katı yakıtlı ek roketin yanısıra 4 adet RS-25 roket motoru güç verecek. RS-25’leri mutlaka görmüşsünüzdür. Hani emekliye ayrılan mekiklerin sahip olduğu 3 adet roket motoru da RS-25’ti. NASA bu roketlerin yükseltilmiş halini yeniden üretmesi için Aerojet Rocketdyne ile sözleşme imzaladı.

rs-25_engine

Cuma günü İÜ Amatör Astronomi Kulübü etkinliği var

İstanbul Üniversitesi Amatör Astronomlar Kulübü‘nün 4 Aralık Cuma günü bir etkinliği olacak. Programda “Mikrodan Makroya Gezegen Oluşumu”, “Dark Side of the Astronomy” sunumlarından sonrasında ise hava şartları iyi olursa gökyüzü gözlemi var.

Dronlar Alemi

m44_DroneCompetitions_Pilots-1

Dronlara plaka

Daha önceki raporlardan birinde ABD’de Federal Havacılık İdaresi’nin insansız hava araçlarına kayıt zorunluluğu getirmeyi planladığını yazmıştım. Yeni habere göre konu üzerinde çalışan bir komisyon 250 gramdan daha ağır tüm dronların kayıt kapsamına alınmasını değerlendiriyor. Eğlence amaçlı kullanılan İHA’larda film kaydı için yararlanılan küçük ve hafif GoPro kamerasının bile 111g olduğu düşünülünce çok küçük araçlar dışında kalanların üzerlerinde plaka gibi görünebilir biçimde kayıt numaralarını taşımaları gerekecek.

iyi ki doğdun Hubble!

Hubble uzay teleskobu bugün 20. yaşını kutluyor. Çalışmaya ana aynasındaki bir hata nedeniyle geç başlamasına karşın, görevde olduğu 20 yıllık süre boyunca bilime çok büyük katkı sağlamayı başardı.

Normalde doğumgünü olana hediye alınır ama Hubble 20. yıl kutlaması için bizlere bir doğumgünü hediyesi vermiş:

Yukarıdaki fotoğraf, Samanyolu’nun bilinen en büyük yıldız oluşum bölgelerinden biri olan Karina (Carina) Bulutsusu’nun bir bölümünü gösteriyor: Gizemli Dağ. Görüntüdeki bu soğuk hidrojenden oluşan ışıkyıllı yüksekliğindeki kule bebek yıldızlara evsahipliği yapıyor. Burada sadece bebek yıldızlar yok, aynı zamanda bebek yıldız sistemleri de var. Belki de 4,5 milyar yıl önce bizim güneş sistemimiz de buna benzer bir yerdi.

Karina Bulutsusu bizden 7.500 ışıkyılı uzaklıkta. Bulutsudaki çok sıcak genç yıldızlardan kaynaklananyüklü partikül akımları ve kavurucu ışınım, bulutsuda sıkışmaya neden oluyor; böylece bulutsu içinde yeni yıldızlar doğuyor. İyonize sıcak gaz akımlarını yapının kenarlarında farketmek mümkün.

Siz de Hubble’ın doğumgününü kutlamak isterseniz teleskobun resmi sitesini, 20. yıl özel sayfasını ziyaret edebilir veya tivitırdan Hubble’ı takip edebilirsiniz.

kaynak: hubblesite.org | universetoday.com |