Satürn ve Dünya karşılaştırması

Satürn 120,536 km ekvatoryal çapıyla Jüpiter’den sonra Güneş Sistemi’nin en büyük ikinci gezegeni. Çapı Dünya’nın 9.5 katı: içersine 764 tane Dünya sığdırabilirsiniz. Ayrıca Dünya’nın 95 katı kütleye sahip.

İş yoğunluğa geldiğinde ise karasal bir gezegen olan Dünya öne geçiyor. Dünya’nın özkütlesi 5.52 g/cm3, Satürn’ün özkütlesi ise sadece is 0.687 g/cm3. Satürn teorik olarak suda (1 g/cm3) batmaz.

Satürn, üzerinde yürüyebileceğiniz herhangi bir yüzeye sahip değil elbette ancak eğer gezegenin üstünde bulunabilseydiniz Dünya’dakiyle neredeyse aynı yerçekimine maruz kalırdınız. Satürn’ün kütlesi gezegenimizden fazla olmasına karşın, gaz devinin boyutları nedeniyle yüzeyinde çekim gücü zayıflıyor.

Dünya’da bir gün 24 saat sürerken bir Satürn günü 10 saat 32 dakikadır. Satürn Güneş etrafındaki bir tam turunu 29,5 Dünya yılında tamamlar. Dünya’nın Güne’e olan ortalama uzaklığı olan 149.5 milyon km ‘astronomik birim’ olarak ifade edilir. Satürn’ün Güneş’e 9.55 AB uzaklıktadır: 1.4 milyar km.

kaynak: universetoday.com |

Merkür Geçişi – 9 Mayıs 2016

Dünya, 9 Mayıs 2016 pazartesi günü Merkür’ün Güneş önünden geçişine şahit olacak. Merkür sıkça Güneş-Dünya arasından geçse de gezegenlerin yörünge düzlemlerindeki eğiklik sebebi ile transitler nadiren görülür. Merkür geçişinin detaylarını DEUZAY’ın hazırladığı bu siteden öğrenebilirsiniz.

merkur-gecis

Türkiye saati ile 14:00’den sonra başlayacak olan geçiş, ülkemizden gün batımına kadar izlenebilir. Bitişini ise biz göremeyeceğiz. Bir soraki Merkür geçişi 11 Kasım 2019’da.

Merkür’ün boyutları Güneş’e göre çok küçük olduğu için, gözlem aleti olmadan bu olayı izlemek mümkün değil. Güneş’e koruyucu filtre olmadan bakmak KALICI KÖRLÜĞE sebep olabilir. İsli cam, disket içi, CD, koyu gözlük gibi malzemelerin hiçbiri GÜVENLİ DEĞİLDİR. Eğer uygun gözlem araçlarınız yoksa aşağıda listelenilen, astronomi kulüplerinin ve kurumların etkinliklerine katılmanızı tavsiye ederim.

deuzay-merkur-gecisi

İzmir‘de iseniz, Dokuz Eylül Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Kulübü, DEUZAY, saat 13:00 ile 18:00 arasında Bornova Büyük Park’ta olacak. [etkinliğin facebook sayfası]

İzmir‘de astronomi bölümüne sahip olan Ege Üniversitesi’de Merkür geçişini izleme olanağı sunuyor. EÜ Astronomi Topluluğu’nun desteği ile yapılacak etkinlik saat 16:30’a kadar sürecek:

merkur-gecis-ege

Ankara‘da etkinlik adreslerinden biri Ankara Üniversitesi Rasathanesi. Etkinlik için küçük bir ücret isteniyor: Öğrenciler için 2.5₺, tam 5₺, Ankara Üniversitesi personel ve yakınları içinse ücret istenmemekte. Etkinlikte gökyüzü tanıtımı ve çeşitli sunumlar da olacak. Eğer hava kapalı olursa sadece bunlar için bile düşünülebilir. Ayrıca sıcak içecek ve atıştırmalıklar da bulunacak. [etkinlik sayfası]

Ankara‘da ayrıca Hacettepe Astronomi Topluluğu, 14:00-17:00 saatleri arasında Beytepe Kampüsü Güneş Saatleri Parkı’nda olacak.

Ankara‘daki diğer adres ise ODTÜ. ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu’nun elinde hidrojen alfa filtreli güzel bir güneş teleskobu var <3 Eğer ODTÜ’ye girebiliyorsanız, topluluk 15:00 ile 17:00 arasında ODTÜ Fizik Çimleri’nde Merkür’ü gözlemliyor olacak. Topluluğun facebook sayfasını takip edebilirsiniz.

Antalyalılar, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin Akdeniz Üniversitesi içersindeki BİTOM gözlem merkezine gidebilirler. Burada, saat 14:00 ile 17:00 arasında geçiş izlenebilecek. [BİTOM’un sayfası]

Batman‘da Merkür geçişi Mezopotamya Astronomi Derneği’nin katkısıyla, Batman TED Kolejinden izlenebilecek. Burada ayrıca seminer ve gece gözlemi olacak. Mezopotamya Derneği’nin facebook sayfasından detaylı bilgi alabilirsiniz.

Aksaray BİLSEM Gözlemevi de Merkür geçişi gözlemine ev sahipliği yapacak. Facebook sayfalarına buradan ulaşabilirsiniz.

merkur-gecisi-aksaray

Malatya‘da İnönü Üniversitesi Astronomi Topluluğu’nun düzenleyeceği etkinlikte, üniversitenin gözlemevinde geçiş gözlemlenebilir.

merkur-gecisi-inonu

ve İstanbul:

İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü teleskopları, İstanbul halkının bu nadir gerçekleşen gök olayına şahit olabilmesi için hazır olacak. Astronomi bölümü ve gözlemevi, İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt’taki merkez yerleşkesinde. [facebook sayfası | bölüm sitesi]

İstanbul‘da Merkür geçişini izleme imkanı bulabileceğiniz diğer adres ise Aqua Florya AVM’nin teras katı olacak. Ücretsiz olan etkinlik Notebook Kırtasiye, teleskop firması Celestron ve Aqua Florya AVM desteği ile gerçekleşecek. [facebook sayfası]

Termonükleer Sanat

NASA-The-Sun-In-Ultra-HD-5

NASA, adını Güneş’in çekirdeğinde meydana gelen, yıldızımıza ve Dünya’ya enerji sağlayan termonükleer tepkimelerden alan Thermonuclear Art (Termonükleer Sanat) isimli çalışmayı duyurdu. Termonükleer Sanat, yıldızımızın yüzeyindeki dinamik yapıyı ortaya koyan patlamaları, lekeleri, manyetik alanı ve X ışını yayımını 4K çözünürlükle izleyiciye sunuyor.

30 dakika süren filmin görüntülerinin kaynağı ise Güneş’i 7/24 izleyen Güneş Dinamikleri Gözlemevi (Solar Dynamics Observatory – SDO) uzayaracı.

SDO her 12 saniyede bir Güneş’in 10 farklı dalga boyundaki görüntülerini yakalayabiliyor. Filmdeki videolar uzayaracının 2011 yılından beri yakalağı görüntüler arasından seçilenler. Hazırlayan ekibin videoların her 1 dakikası için yaklaşık 10 saat uğraşması gerekmiş.

güneş deliği

Johnny-Henriksen

Johnny Henriksen tarafından çekilen yukarıdaki fotoğrafta Norveç göğündeki kutup ışıkları (aurora borealis) görülüyor. Işıkların kaynağı ise aşağıda görülen Güneş üzerindeki koronal delik.

NASA’nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi uzayaracı tarafından 10 Ekim’de elde edilen aşağıdaki fotoğrafta, Güneş’in manyetik alanın gezegenlerarası uzaya açıldığı bir koronal delik görülüyor. Madde (yüklü atomaltı parçacıklar) bu alandan yüksek hızlarda uzayın derinliklerine doğru akıyor. Güneş rüzgarı dediğimiz bu olayla Dünya’ya ulaşan parçacıkların çoğu Dünya’nın manyetik alanı tarafından savuştururken bir kısmı da kutuplara yöneltilir; böylece kutup ışıkları oluşur.

gunes-koronal-delik

yelkenler fora!

Güneş rüzgarlarıyla yol alma fikri oldukça eski. İlk defa kuyruklu yıldızların kuyruğunun güneş rüzgarlarının zıt yönünde uzanmasında ilham alan Johannes Kepler tarafından, günümüzden 400 yıl kadar önce ortaya atılan fikir artık bilim kurgunun ötesine geçmek üzere.

Kurucuları arasında Carl Sagan’ın da bulunduğu Planetary Society’nin (Gezegen Topluluğu) geçtiğimiz yıl yörüngeye oturttukları ilk LightSail aracı, mylardan yapılma 32 metre karelik yelkenini başarıyla açmıştı.

lightsail_640

Topluluğun ikinci aracı, Nisan 2016’da fırlatılacak ve herşey yolunda giderse yelkenlerini fora edecek. Bu uzay görevini finanse edebilmek amacıyla kickstarter’da kampanya başlattılar.

LightSail-b uzaya tek başına çıkmayacak. Prox 1 uydusuyla beraber fırlatılıp uzayda yakın konumda bulunacaklar. Üniversite öğrencilerinin geliştirip kontrol edeceği Prox 1, LightSail’i görüntüleyecek.

lightsail-in-lab

Güneşle seyir, güneş ışınlarının çok hafif bir malemeden yapılan, yansıtıcı özelliğe sahip geniş bir yelkene fotonların çarpıp itmesi sayesinde mümkün oluyor. Fotonlar kütleye sahip olmasalar da enerjiye ve momentuma sahipler. Yelkene çarpıp yansırken enerjilerinin bir kısmını yelkene, dolayısıyla uzayaracına aktarıyorlar. Bu da bir itki sağlıyor.

kaynak: sail.planetary.org |

Plüton ne kadar karanlık?

Güneş, Plüton ve uydusu Kharon'dan gezegenimizdekinden 1000 kat daha soluk şekilde gözükür.
Güneş, Plüton ve uydusu Kharon’dan gezegenimizdekinden 1000 kat daha soluk şekilde gözükür.

Güneş’e en yakın konumdayken dahi Dünya’ya göre 30 kat daha uzakta olan Plüton’a (yahut Plüto) gezegenimizden 1000 kat daha soluk gözüken Güneş’in ışınları oldukça zayıf halde ulaşır. Yine de Plüton düşünüldüğü kadar karanlık değil.

Peki ama cüce gezegen ne kadar sönük?

Plüton’un karanlıkta kalan sırlarını aydınlatmak için şu anda cüce gezegene doğru yol alan Yeni Ufuklar (New Horizons) sondasının Ağustos’ta yapacağı keşiflere dikkat çekmek isteyen NASA, bir sosyal medya kampanyasıyla bu sorunun yanıtını veriyor.

Günün belli saatinde dünyanın aydınlanma miktarı ile Plüton’da öğlen saatinde gelen ışık miktarı eşit oluyor. İşte bu ana Plüton Vakti (Pluto Time) denilmekte. Havanın açık olduğu bir gün Plüton vaktinde -kabaca güneş battıktan birkaç dakika sonra- etrafınızdaki dünya Plüton’un yüzeyi kadar sönük olmakta.

nh-pluto-time-shareable

İzleyin, fotoğraflayın, paylaşın!

Doğal olarak Dünya’da her an bir yerlerde Plüton vakti yaşanıyor. Sloganının buradan alan NASA, insanları kendi yerelliklerinde bulunan kent simgelerini de içine alan (şart değil gerçi) Plüton vakti fotoğraflarını çekip, sosyal medyada bunları #PlutoTime etiketiyle paylaşmaya çağırıyor.

Tüm dünyada çekilen görüntülerden öne çıkan görsellerin birleştirilmesiyle, ağustos’ta gün yüzüne çıkacak Plüton ve uydularının mozaik görüntüleri oluşturulacak. Neden bizden de birkaç kare bunların içinde yer almasın?

Plüton vakti (Pluto Time) ne zaman?

NASA’nın hazırladığı bu sayfadan kendi bulunduğunuz bölgenin Plüton vaktini öğrenebilirsiniz. Bu vakit güneşin doğuşundan yaklaşık 5dk öncesi ile güneş battıktan 5dk sonrasına denk geliyor. Yani akşam ezanı vaktinden birkaç dakika öncesi.

nh-plutotime-2kaynak: solarsystem.nasa.gov/plutotime | solarsystem.nasa.gov/plutotime – 2 | nasa.gov/feature/nasa-lets-you-experience-pluto-time-with-new-custom-tool

Güneş’teki yılan

Bugünlerde gözler haklı biçimde Mars’ın üzerinde olsa da güneşimizde de görülmeye değer bir hareketlilik var: dev bir flament! Aşağıda gördüğünüz fotoğraftaki yılan gibi kıvrılan flamentin bir ucundan diğer ucuna olan mesafe, Dünya-Ay arası mesafeden ( 384.403 km ) daha uzun!

Güneş'teki yılan

Yukarıdaki görüntüleri Britanya’dan Richard Fleet bir hidrojen-alfa filtreli teleskop yardımıyla çekmiş. Flament, Güneş’ten fışkıran milyarlarca ton plasmadan meydana geliyor.  Bu ağır yapı güneş rüzgarları ve yıldızın atmosferindeki akımlar sayesinde yüzeyden yüksekte durabiliyor. Fakat nihayetinde yüzeye düşecek ve parlak bir güneş patlamasına sebep olacak.

Güneş'teki yılan

kaynak: spaceweather.com

SDO gözünü açtı

11 Şubat 2010’da fırlatılan NASA’nın Güneş Devimbilim Gözlemevi (SDO), ilk ışığı aldı ve yıldızımızın şimdiye kadar görülmemiş yepyeni görüntülerini gönderdi. Görüntüler emekli güneş fizikçilerini bile hayrete düşürmüş.

30 Mart 2010’da çekilen bu görüntüde, farklı renkler farklı sıcaklıkları temsil ediyor. Kırmızı alanlar görece daha soğuk: 60.000 kelvin kadar; yeşil ve mavi alanlarda ise sıcaklık 1.000.000 kelvin dolaylarında. Bu kadar büyük sıcaklık değerlerinde, normal hayatta kullandığımız santigrat ile kelvin arasındaki farkın (273 derece) pek bir önemi yok.

SDO Güneş’in yalnızca bir kısmını değil, tüm güneş diskinde atmosfer, yüzey ve hatta iç yapısı üzerinde inceleme yapabilme kapasitesine sahip. Konunun ayrıntılarını gokyuzu.org‘daki yazıdan öğrenebilirsiniz.

Merkür’ü izlemek için tam zamanı

Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’ün bu konumu, onun Dünya’dan kolay kolay gözlenememesine neden olur. Gerçekten de gezegen yıldızımıza en uzak konumunda olduğunda bile (günberi) gökyüzünde güneşten çok fazla uzaklaşamaz; Güneş battıktan sonra hemen peşinden ufkun ardına kaçar – veya parlak gün ışığının içinde kaybolur.

Alacakaranlıkta Venüs ve Merkür - Mitsuo Muraoka

Bu nedenle de asla karanlık zemin üzerinde göremeyeceğiniz bu gezegen ya güneşin aydınlığı içinde kaybolur ya da ancak alacakaranlıkta gökyüzünde belirir. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi. Özellikle 8 Nisan, bu alacakaranlık kuşağı gezegenini izlemek için en uygun zaman. Gezegen, Venüs’le birlikte Güneş battıktan sonra batı ufkunda görülebilir. Venüs ile beraber görülebilmesi de ayrıca bir şans olan Merkür, Venüs’ten daha sönük ve ufka yakın gözükecektir; Japonya’da Mitsuo Muraoka’nın yukarıdaki karede yakaladığı gibi.

kaynak: astro haber | Science@NASA | görüntü: Mitsuo Muraoka

uyuyan dev uyandı

Güneş uzun zamandır pek etkin değildi. Yeni döngünün ilk lekelerinden birini hava muhalefeti nedeniyle kaçırmıştım. Fakat 2009 geride kalırken uyuyan devimiz uyanmış gibi gözüküyor. Etkinliği artan yıldızımız gözlemcilere güneş lekeleri konusunda artık daha cömert davranmaya karar vermiş olmalı. Yılın son günü dürbünle yansıtma yöntemiyle leke 1039’u görme şansım oldu.

2010 yılı içersinde daha fazla leke göreceğiz muhtemelen. Minimuma giren güneşimizle beraber rafa kaldırdığım “güneş dürbünü” projemi (Leke) bu ay tekrar gündemime almayı düşünüyorum.

Çoğu unutulan veya gelecek yıla devredilen kararlar alma dönemi olarak yılbaşlarını değil doğum günümü kullanıyorum. Pratikte fazla bir şey değişmiyor tabi. Yine de bir değişiklik yapıp bu yılbaşı Leke’nin yapımına başlama kararı alayım dedim. Doğum günüme bir ay var. Belki bu fazladan karar etki eder de geçen yaş günümde aldığım Leke’yi tamamlama kararımı bir ay içinde gerçekleştiririm.

Bu projenin ayrıntılarını daha sonra yazarım.

Eğer siz de 2010 yılında daha fazla güneş gözlemi yapmayı planlıyorsanız, gökbilim forumundaki şu başlığa göz atmanız faydalı olabilir. Şayet bir gözlem aracınız varsa, Güneş’i doğrudan gözlemeniz için gerekli güneş filtresini ucuza temin edebilirsiniz böylece. Ben de teleskobum için siparişimi verdim.

Yeni çıkan güneş lekelerini ve güneş lekelerinin konumunu öğrenmek içinse spaceweather.com sitesini kullanabilirsiniz.