Araba Tekeri Gökadası

Bu Hubble görüntüsünde Heykeltıraş takımyıldızı sınırlarında, bizden yaklaşık 500 milyon ışık yılı uzakta bulunan Araba Tekeri Gökadası’nı (Cartwell) görüyorsunuz. Ortadaki oval gökadadan dışa doğru genişleyen yapı at arabası tekerine benzetildiği için bu ismi almış. 100 bin ışık yılı genişlikteki dış bölgesinde çok büyük kütleli ve parlak yıldızlar bulunmakta. Çember biçimli bu dış katmanın, gökadanın içinden geçen daha küçük bir galaksinin yarattığı etkiyle oluştuğu düşünülüyor. Küçük galaksinin geçişiyle sıkışan yıldızlararası uzaydaki gaz, dışa doğru genişleyen bir yıldız oluşum dalgası meydana getirmiş.

Amatör teleskoplarla izlemek için fazla uzakta ve sönük bir cisim.

Aktif Galaksiler ve Aktif Galaksi Çekirdeği

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu tarafından yakalanan bu görüntüde UGC 6093 isimli bir galaksi görülüyor. Galaksi çekirdeğinden çıkan güzel kolları dönüş yönünün tersine doğru kıvrılan UGC 6093 aynı zamanda aktif gökada olarak tanımlanıyor.

Aktif gökadalar, aktif galaksi çekirdeğine (AGÇ) sahip; AGÇ gökadanın merkezinde, içerdiği maddenin süperkütleli kara deliğe sürüklendiği yoğun bir bölgedir. Kara delik etrafını saran maddeyi silip süpürürken çok yoğun ışıma yapar ve bu radyasyon neticesinde çok parlak gözükür.

Aktif gökadalar diğer gökadalardan daha parlaktırlar. Normal galaksilerin yaydığı tüm enerji, o galaksinin içindeki tüm yıldızların yaydığı toplam enerjiye denktir. Aktif gökadalar ise elektromanyetik tayfın kızılötesi, radyo, UV ve X-ışını bölgelerinde yıldızlarından gelebileceğinden daha fazla enerji yayarlar.

NGC 4151 gökadasının görünür tayftaki fotoğrafı. Schulman Vakfı Teleskobu.
NGC 4151’in birleşik görüntüsü. Merkezdeki mavi bölge X-ışınlarını (Chandra tarafından), sarı bölge pozitif yüklü hidrojeni, etraftaki geniş kırmızı bölge ise nötral gazı göstermekte.

Evren adalarının hepsi değilse bile çoğu çekirdeğinde süperkütleli bir kara delik barındırır. Aktif bir gökadadanın kara deliği maddeyi galaksinin yoğun merkez bölgesinden toplar. Madde kara deliğe doğru düşerken, açısal momentum maddeyi kara deliğin etrafında dönen bir disk şekline sokar. Katılım diski olarak adlandırılan bu disk kütleçekim ve sürtünme kuvvetlerinin baskısıyla ısınır.

Kara delik ve katılım diskinin çevresinde, soğuk gaz ve tozlardan oluşan ve bilim insanlarının donuta benzettiği şişkin çember şeklinde bir başka yapı daha vardır.

Her on AGÇ’den yaklaşık birinde kara delik ve katılım diski, iyonlaşan atomları dar ışın demetleri şeklinde dışarı doğru aktığı jetler oluşturur. Maddeyi ışık hızına yaklaşan süratle fırlatan jetler güçlü birer radyo dalgası emisyon kaynağı haline gelir.

Gökbilimciler bu jetlerden bir asırdır haberdarlar. İlk olarak 1918 yılında Heber Curtis tarafından M87‘nin çekirdeğinden çıkan güçlü jet keşfedildi. Daha sonra bunun aynı zamanda kuvvetli bir radyo dalgasi kaynağı olduğu da ortaya çıktı.

Aktif galaksinin özellikleri kara deliğin kütlesi, kara deliğe katılımın boyutu, güçlü bir jetin olup olmaması ve gökadayı görüş açımız biçimlerinde tanımlanır. Radyo galaksiler, kuazarlar (quasar) ve blazarlar galaksilerarası uzayda ilerleyen jetlere sahip AGÇ’lerdir.

kaynak:  imagine.gsfc.nasa.gov | theconversation.com |

Heykeltraş Gökadası ve NGC 288

Heykeltraş takımyıldızı bölgesinde iki gökcismi: NGC 288 küresel yıldız kümesi ve Heykeltraş Gökadası (NGC 253). Gökyüzünde birbirine çok yakın görünen (açıklıkları 2 dereceden az) bu iki yıldız topluluğu esasen birbirinden milyonlarca ışık yılı uzakta bulunmakta. Görünür uzaklık ile gerçek uzaklıkları arasındaki fark muazzam.

NGC 288, Samanyolu gökadamızın içinde, bizden 28,700 ışık yılı uzakta yer alırken, Heykeltraş Gökadası, Samanyolu’ndan 11.4 milyon ışık yılı uzaklıktadır.

Heykeltraş Gökadası gökyüzündeki en parlak gökadalardan birisi: Görünür parlaklığı 8 kadir mertebesinde. Andromeda Galaksisi‘nden sonra en kolay gözlenebilen gökadalardan biri olarak tanımlanır. Dürbün ile Beta Ceti yıldızının yakınında görülebilir.

NGC 288 küresel kümesinin kütleçekim etkisi merkezinden 1,100 ışık yılı uzaklığa kadar erişmekte. Büyük ve yoğun çekirdeğinin etrafını saran düşük yoğunlukta dizilmiş, aralarındaki bağların zayıf olduğu yıldızlar çevrelemekte.

kaynak: wikipedia | phys.org | fotoğraf: Popov & Ivanov via Learn to Skywatch‏ 

NGC 521

NGC 521, Balina takımyıldızı sınırlarında bulunan, SBbc tipi çubuklu sarmal galaksidir. William Herschel tarafından 1785 yılında keşfedilmiştir.
Herschel keşfi sırasında 47,5 cm çaplı bir aynalı teleskop kullanmıştı. Gördüğünüz fotoğrafı ise Arizona Üniversitesi’ne bağlı gözlemevindeki yaklaşık 81 cmlik bir teleskoba bağlı bir CCD algılayıcılı kamera ile çekilmiş.

Bu uzak galaksinin görünür parlakılığı 11.7 kadirdir.

kaynak: tr.wikipedia | arizona.edu |

Miraç ve ‘hayaleti’ NGC 404

Miraç (Mirach) veya beta Andromedae, Andromeda takımyıldızı sınırları içinde bir kırmızı dev. 200 ışık yılı uzağımızda yer alan bu yıldızın görünür parlaklığı +2.01 ile +2.10 arasında değişmekte ve şüpheli yarı düzenli değişen yıldız olarak sınıflandırılmaktadır.

Miraç gökyüzünde Andromeda Gökadası‘nı bulmak için kullandığımız yıldızlardan biridir. Miraç’ı Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’tır. Daha sonra Miraç’tan yukarı doğru çıkarak M31, Andromeda Gökadasını bulabilirsiniz.

Mirach (Miraç) adı Arapça örtü, kuşak, peştemal anlamındaki mi’zâr kelimesinin Avrupa dillerine yanlış çevrilmesiyle ortaya çıkmış. Gerçekten de beta Andromedae tasvirlerde yıldızı Zicirli Prenses’in (Andromeda) kuşağına denk gelir.

Miraç ve ‘hayaleti’ NGC 404 (sol üstte)

NGC 404: Miraç’ın Gölgesi

NGC 404 gökadası Miraç ile çok yakın görünümdedir. Gökyüzünde aralarında yedi yay-dakika açıklık vardır. Parlak Miraç’ın dibinde, sönük ve puslu görünümü sebebiyle “Miraç’ın Hayaleti” olarak ün salmıştır. Samanyolu’nun uydu gökadalarından Küçük Magellan Bulutu’ndan daha küçük olan NGC 404 bizden 10 milyon ışık yılı uzaktadır ve Yerel Küme galaksilerindendir.

Diğer erken tip galaksilerin aksine çok miktarda nötral hidrojene sahiptir. Hidrojenin çoğu etrafındaki bir çift büyük halkada barınır. Merkezinde ve dış bölgelerinde yıldız oluşumu gözlemlenir.

Hidrojen miktarı ve yıldız oluşum özellikleri gökbilimcilere NGC 404’ün daha küçük gökadalarla kabaca 1 milyar yıl içinde bir veya daha fazla birleşme gerçekleştirdiğini düşündürüyor. Birleşmeden öncei şimdiki mercimek şeklinin aksine sarmal bir galaksiymiş.

yararlanılan kaynaklar: Mustafa Pultar, Yıldız Adları Sözlüğü | gokyuzu.org | tr.wikipedia.org/wiki/Miraç | en.wikipedia.org/wiki/NGC_404 |

NGC 6753 ve gökada taçküresi

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu’nun gözü bu kez 148 milyon ışık yılı uzaklıktaki NGC 6753 katalog numaralı (LEDA 62870 ve ESO 184-22 olarak da kayıtlı) gökadaya bakıyor. Kollarında güçlü morötesi ışınlar saçan genç yıldızlar mavi renkte parlarken daha yaşlı yıldızlar yaydıkları yakın-kızılötesi ışınlarıyla galaksiye kırmızıya çalan rengini veriyor.

Tavus (Pavo) takımyıldızında konuşlu olan bu sarmal gökada 5 Temmuz 1836’da İngiliz astronom John Herschel tarafından keşfedildi. Mayıs 2000’de galaksi içinde SN 2000cj isimli bir Tip Ia üstnova (süpernova) gözlemlendi.

Telif: NASA / ESA / Hubble / Judy Schmidt

Gökada taçküresi (koronası)

NGC 6753’ü gökbilim araştırmaları açısından önemli kılan şey sahip olduğu taçküresi. 2013 yılında astronomlar NGC 6753’ü sahip olduğu kütle ve yakınlık bakımından ‘taçküresi’ (korona) incelenebilir iki spiral gökadadan biri (diğeri: NGC 1961) olarak kayıtlara geçirdi.

Gökada taçküresi, galaksinin esas gövdesini saran, galaktik ölçekte geniş alana yayılmış, sıcak gaz partiküllerinin bulunduğu gözle görünmeyen küresel şekle sahip bir bölgedir. Gökada taçküreleri çok sıcak oldukları için X-ışını yayarlar ki bu sayede tespit edilebilirler. Gökada taçküresi bir galaksinin görünür çapının çok uzaklarına kadar uzanır.

Uzay boşluğuna yayılmış çok seyrek gaz atomlarından oluştuğu için, bu ince yapılı bölgeleri tespit edip incelemek oldukça zordur. NGC 6753 bu anlamda astronomlara önemli bir gözlem sahası sunuyor.

kaynaksci-news.com |

NGC 5713 ve NGC 5719 çifti

ngc5713-ngc5719

Başak takımyıldızında bulunan NGC 5719 – NGC 5713 çifti, kabaca 80 milyon ışıkyılı uzağımızda yer alan ve aralarında, gökada birleşmelerinin habercisi olan, kütle çekimsel etkileşim bulunan iki gökadadır.

NGC 5719, bakış açımızdan kenarından görülmekte olup diskinin çarpık şekli bize iki gökada arasındaki kütle çekimsel etkiyi anlatmakta. Özellikle bakmadıktan sonra yakalanamayacak kadar zayıf bir yıldız ve gaz akışı gökadanın birkaç yarıçapı mesafe boyunca uzanmakta. 87,4 milyon ışıkyılı (26,8 megaparsek) uzağımızdaki NGC 5719, İngiliz astronom William Herschel tarafından 1787 yılında 47,5 cm çaplı aynalı teleskopla keşfedilmiş.

NGC 5713’i ‘tepesinden’ izleyebiliyoruz. Tek kolu sarmal galaksideki bozulma, gökadanın merkezinde ve olağandışı biçimde tek bir sarmal kolu olmasıyla kendini gösteriyor.

İkilinin fotoğrafına dair detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: planetary.org | wikipedia

Sombrero Gökadası – Messier 104

Sombrero, ismini Meksikalıların geleneksel meşhur şapkasından alıyor. Çubuksuz sarmal sınıfında bir gökada olan Sombrero Messier kataloğunun 104. objesi (M 104) ayrıca NGC 4594 olarak da bilinyor.

Bizden yaklaşık 31 ışık yılı (9.55 megaparsek) ötede, Başak takımyıldızı içersinde yer alıyor. 50.000 ışık yılı çapındaki bu galaksi, bizim Samanyolu gökadasının 3’te biri uzunlukta. +9 kadir parlaklığa sahip olan M104 amatör gökbilimciler için teleskopla kolay bir hedef.

m104_hubble_remix
Sombrero’nun Hubble tarafından elde edilmiş görüntüsü

Sombrero Gökadası’nın keşfi

11 Mayıs 1781 tarihinde Fransız astronom Pierre Méchain tarafından keşfediliyor. Méchain’in bir mektubunda bahsettiği cismi, J. Bernoulli daha sonra Berliner Astronomisches Jahrbuch’da yayınlıyor. Charles Messier M104 ile beraber 5 cisimi, Messier Kataloğu olarak bilinen listesine eklemek için not almış, fakat 1921’e kadar resmi olarak bu kataloğa eklenmediler.

Önemli bir ayrıntı: gökadanın keşfedildiği tarihlerde henüz “gökada” keşfedilmemişti. Yani gökyüzünde bazı cisimleri keşfediyorlardı ancak bunların ne olduğunu bilemiyorlardı.

gökada merkezindeki kara delik

90’lı yıllarda John Kormend liderliğinde bir ekip, Sombrero Gökadası’nın merkezinde çok yüksek kütleli bir kara delik olduğunu ortaya çıkartıyor. Elbette kara delik doğrudan gözlemlenemiyor, gökada merkezindeki yıldızların devir hızlarıne sadece çok yüksek kütleli bir cismin sebep olabileceği yargısından bu sonuca ulaşılıyor. Bahsedilen kara delik yaklaşık 1 milyar Güneş kütlesinde (10^9 M☉). Bu, yakın gökadalarda keşfedilen en yüksek kütleli kara delik demek.

kuyruklu yıldız geliyor!

Güncelleme – 8 Mart 2013 
2013 yılının sahip olduğu kuyrukluyıldız gözlem potansiyeli nedeniyle, 2010 yılında McNaught kuyrukluyıldızı için oluşturulan bu sayfa güncellenmiştir.
Pan-Starrs için güncel sayfa: //astroturk.net/pan-starrs/
Yazının orjinali aşağıdadır.

***
Bu yüzyıl içinde görülebilecek en parlak kuyrukluyıldız olabileceği söylenen ISONN bekleyişi sürerken, Pan-Starrs kuyrukluyıldızı (C/2011 L4) bugün (5 Mart 2013) Dünya’ya en yakın konumuna ulaşıyor: Güneşten biraz daha uzakta, 165 milyon km (1.1 AB) mesafede. Fotoğrafçı Carl Gruber tarafından yakalanmış aşağıdaki görüntü Pan-Starrs’ın parlaklığı hakkında fikir vermeye yeter: Kuyruklu yıldız, Avustralya’nın Melbourne şehrinin akşam göğünü süslüyor -şehrin yarattığı ışık kirliliğine rağmen-.
Pan-Starrs Avustralya semalarında
Pan-Starrs 10 Mart’ta güneşe en yakın konumuna (45 milyon km – 0,3 AB) ulaşıp Güneş’i dolanacak. Bu dönemde güneşin parlak ışığı nedeniyle gözlenmesi oldukça zor. Kuyrukluyıldızın yeniden görünmesi 12-13 Mart tarihlerinde, gündoğumundan önce sonra, hilal şeklindeki Ay’ın yakınlarında, gerçekleşecek.
***

Eski McNaught yazısı:

Amatör gökbilimciler için iyi bir gözlem hedefi iç güneş sistemine doğru süzülüyor. Bu gelen C/2009 R1 kodadlı McNaught kuyruklu yıldızı. Kuyruklu yıldız şu an  küçük teleskoplarla görülebiliyor. Bu ayın sonunda ise gözle görülebilecek kadar yakınlaşmış olacak.

Geçtiğimiz sene R. H. McNaught tarafından (Siding Spring Gözlemevi, Avustralya) keşfedilen McNaught kuyruklu yıldızı gezegenimizden 160 milyon km uzaklıkta bulunuyor. İlerleyen günlerde mesafenin azalması ile cismin parlaklığı artacak. Haziran sonunda gün doğumundan önce, temmuz başındaysa gün batımından sonra görünür hale geleceği tahmin edilyor.

Yukarıdaki video 30 cm çaplı teleskop ile çekilen görüntülerle oluşturulmuş. Kuyurklu yıldız, 30 milyon ışıkyılı uzaklıtaki NGC 891 gökadasının bulundupu fonda ilerliyor. Gökada ile kuyruklu yıldızın bu göreli yakınlaşmasının görüntüleri Mike O’Connor ve Tristan Dilapo tarafından Nev York, ABD’de kaydedilmiş.

kaynak: bulutsu.org | spaceweather.com | cometography.com |

570 megapiksel karanlık enerjinin kaynağını görmeye yetecek mi?

Yukardaki fotoğrafta dev bir kameranın kalbi gözüküyor. 74 CCD algılayıcısına sahip bu dev, bir mini Cooper boyutlarıyla tasarlanan en büyük kameralardan biri. 74 algılayıcı, Fermilab’de uluslararası fizikçi ve astronomlardan oluşan bir takım tarafından geliştirilen bu kameraya 570 megapiksellik bir  kapasite sağlıyor.

Tamamlanıp, Şili’deki kundağına yerleştirldikten 5 yıl sonra, 300 milyon gökadayı haritalamış olacak. Yapılan çalışmaların karanlık enerjinin sırlarını çözmeye yardımcı olması umut ediliyor; gerçekte karanlık enerjinin varolup olmadığı bilinmesede! Bilinen şey Büyük Patlama’dan sonra evrenin sürekli olarak genişlediği. Bu genişlemeye karşı kütle çekim kuvvetinin yavaşlatma etkisi var, buna rağmen genişleme hızlanıyor. Ne olduğu bilinmese de buna bir şeylerin sebep olduğu açık. İşte bu bilinmeyen etki karanlık enerji olarak anılıyor.

Bakalım bu koca kamera karanlık enerjiyi görmeye yetecek mi.

kaynak: wired.com | görüntü: Fermilab