Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında kısa bilgiler

Uluslararası Uzay İstasyonu şimdiye kadar (Kasım 2020) 19 ülkeden 241’den fazla astronot tarafından ziyaret edildi.

3 Kasım 2000 tarihinden beri hiç boş kalmadı ve yörüngede her daim birilerinin olmasını sağladı.

NASA astronotu Tracy Caldwell Dyson (Sefer 24 uçuş mühendisi) Cupola modülünden Dünya’yı izliyor. NASA ISS024-E-014263 (11 Eylül 2010)

Altı kişiden oluşan uluslararası bir ekip, yaklaşık 90 dakikada bir Dünya’nın etrafında dönerek saniyede beş mil hızla seyahat ederken yaşıyor ve çalışıyor.

Uzay istasyonu 24 saat içinde Dünya’nın çevresinde 16 kez dolaşır ve böylece 16 gün doğumu ve gün batımı görür.

Peggy Whitson 2 Eylül 2017’de istasyonda toplam 665 gün yaşayarak, uzayda toplamda en çok zaman geçirme rekorunu kırdı.

İstasyona güç veren çok geniş alana sahip güneş panelleri, bazen uzay istasyonunu şafakta veya alacakaranlıkta gökyüzünde parlayan görebilmenizi sağllar. Işık kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde bile üstünüzden geçen istasyonu görebilirsiniz.

Sefer 42 mürettebatından Samantha Cristoforetti uydu bölmesinde.

Uzay istasyonunun çalışma ve yaşam bölümleri 6 odalı bir evden daha geniştir. Altı uyuma alanı, iki banyosu bir spor salonu ve ayrıca Dünya’yı izleyebileceğiniz geniş bir penceresi vardır.

Mikro kütleçekim ortamındaki insanlar kas ve kemik kaybına uğrarlar. Bu azaltmak için astronotlar günde en az iki saat spor yapıyorlar. Hatta astronotlar Suni Williams ve Tim Peak Dünya’daki maratonlara yörüngeden katılmışlardı!

Astronot ve kozmonotlar Aralık 1998’den beri uzay istasyonunun inşaası, bakımı ve eklemeler için şimdiye kadar 230 uzay yürüyüşü gerçekleştirdiler.

Güneş panellerinin kanat açıklığı (72 metre) neredeyse Dünya’nın en büyük yolcu uçağı olan Airbus A380 (80 m) ile aynı genişliktedir.

Uzay istasyonunun büyük modülleri ve diğer parçaları 42 uzay uçuşu ile uzaya taşındı. Bunların 37 tanesi Amerikan uzay mekikleri ile, 5 tanesiyse Rus Proton/Soyuz roketleri ile yörüngeye çıkarıldı.

Uzay istasyonu bir uçtan bir uca 108,8 metre genişliktedir. Bir futbol sahası ise 100-108 metre uzunluktadır.

İstasyonun elektrik güç sistemini oluşturan kablo ağı yaklaşık 13 kilometre uzunluktadır.

Uzay istasyonunun kolu da var. CanadArm2 isimli, yedi eklemi ve iki uç efektörü (bir nevi el) olan 16.7 m uzunluğundaki robot kol modülleri hareket ettirmek, Cygnus gibi ikmal araçlarını palomar yardımıyla kenetlemek, bilim deneylerini konuşlandırmak ve hatta astronotlara uzay yürüyüşünde yardım etmek için kullanılıyor.

Uluslararası Uzay istasyonu aynı anda sekiz adet uzay gemisinin kenetlenebileceği kapıya sahip.

Bir uzayaracı fırlatmadan dört saat sonra uzay istasyonuna varabilir.

Kargo ve ikmal için dört farklı kargo uzayaracı kullanılmakta: Cygnus (Northrop Grumman üretimi), Dragon (SpaceX), HTV (JAXA – Japon Uzay Ajansı) ve elbette Progress (Rus Soyuz uzayaracının kargo versiyonu).

Cygnus kapsülü CanadArm 2 robot kolu ile istasyona kenetleniyor. Foto: NASA.

Uzay istasyonunun yörüngede izlediği yol gezegenimizin nüfusunun yüzde 90’ı tarafından izlenebilir. Elbette aynı şekilde astronotlar da Dünya’nın büyük kısmını görebiliyorlar. İstisnayı kutuplar oluşturuyor. Astronotlar tarafından çekilen fotoğrafları eol.jsc.nasa.gov adresinde görebilirsiniz.

Yeryüzü algılama ekipmanı, malzeme bilimi yükleri, Alpha Manyetik Spektrometre-02 gibi parçacık fiziği deneyleri ve daha fazlası dahil olmak üzere 20’den fazla farklı araştırma yükü, istasyonun dışında aynı anda barındırılabiliyor.

Uzay istasyonu bir günde Ay’a gidip gelmeye eşit yolu katediyor.

Su Geri Kazanım Sistemi mürettebatın kargo uzayaraçlarıyla gelen suya olan bağımlılığını azaltıyor. Günde yaklaşık 3 litre olan ihtiyacı 1 litreye kadar indiriyor.

Yörünge yazılımı, yaklaşık 350.000 sensörü izleyerek istasyon ve mürettebatın sağlık ve güvenliğini sağlıyor.

Uzay istasyonu, Boeing 747’ye eşit bir iç basıncı ayarlanmış hacme sahiptir.

50’den fazla bilgisayar uzay istasyonunun sistemlerini kontrol eder.

Yer destek yazılımı 3 milyondan fazla satırdan, uçuş yazılımı ise 1.5 milyondan fazla satır koddan oluşuyor.

Yalnızca Uluslararası Uzay İstasyonu’nun ABD bölümünde, 400,000 sinyal (ör. Basınç veya sıcaklık ölçümleri, vana konumları vb.) aktaran 100 veri ağı üzerinden iletişim kuran 44 bilgisayarda 1,5 milyon satırdan fazla uçuş yazılımı kodu çalıştırılır.

Hubble’ın yörüngeye çıkışı

Hubble Uzay Teleskobu bundan 30 yıl önce yörüngedeki yerini almıştı. Bu süre içinde yaklaşık 45.000 gökcismi üzerinde 1.4 milyondan fazla gözlem gerçekleştirdi ve görevine hâlâ devam ediyor!

Videoda Hubble teleskobunun Discovery uzay mekiğinden robot kol yardımıyla çıkarılışı gözüküyor.

Hubble alçak dünya yörüngesinde 569 km yükseklikte bulunuyor. Yaklaşık 90 dk içinde Dünya etrafında bir tam tur atıyor. Konumu sürekli değiştiğinden bir hedefi devamlı gözlemlemesi mümkün değil. Ayrıca yörüngedeki hareketi sırasında Güneş’ten gelen ışınlar da hesaba katılmak zorunda, aksi halde teleskobun algılayıcıları zarar görür. Bu sebeple videoda da gördüğünüz gibi bir kapağı var!

Hubble yerine geçmesi planlanan James Webb Uzay Teleskobu ise L2 denilen ve Ay’ın dahi çok uzağında duran bir noktada konuşlanacak. Sabit kalabilmesi sayesinde bir hedef kesintisiz biçimde gözlemlenebilecek. Çok soluk gökcisimlerini görüntüleyebilmek için uzun pozlamalı çekimler yapılması gerektiğinden bu özellik bir avantaj.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun 2021’de fırlatılması planlanıyor.

Güneş’in kuzey kutbu nasıl gözükür?

Yıldızımız Güneş’i Dünya üzerindeki gözlemevlerinin yanı sıra uzaydaki SOHO gibi uydularla sürekli olarak izliyoruz. Fakat bunlar genel olarak gezegenlerin sıralandığı düzlemin dışına, yani Güneş’in ekvator düzleminin üzerine çıkmadılar. Kutupları inceleyen tek görev Ulysses’ti ancak onun üzerinde de herhangi bir görüntüleyici araç bulunmuyordu. Dolayısıyla Güneş’e ‘tepeden bakma’ şansımız olmadı ve kutuplarını doğrudan gözlemleyemedik.

Güneş’in kutupları nasıl görülür hiç merak ettiniz mi? Bilim insanları çok meraklı olduğu için bu sorunun da yanıtını aramışlar.

Avrupa Uzay Ajansı’ndaki (European Space Agency – ESA) bilim insanları Proba-2 uydusundan toplanan görüntülerden elde edilen verilerle yıldızımızın kutbunun neye benzeyebileceğini gösteren bir görüntü ortaya çıkarmışlar.

46P/Wirtanen kuyrukluyıldızı

Güncelleme 13 Aralık:

Pek çok amatör astronom Wirtanen’i çıplak gözle görebildiğini bildiriyor. Yeterince karanlık bir yerde gözlem yapıyorsanız çıplak gözle görme şansınız var. Wirtanen gökyüzünde küçük puslu bir daire biçiminde görülecektir.

Gözle görüş kabiliyetinizi arttırmanın yolu saptırmalı bakış (uluslararası literatürde averted vision) denilen tekniğini kullanmaktır. Oldukça basit: direkt olarak gözlemlemek istediğiniz obje yerine onun hemen kenarlarındaki bölgeler bakıyorsunuz. Bu sayede objeden gelen ışınlar görüntüyü algılayan sinir bölgesinde renksiz fakat daha düşük parlaklıkları algılayabilen hücrelerin üzerine düşer.

Kuyrukluyıldız dürbün için oldukça iyi bir gözlem hedefi. Işık kirliliği sebebiyle gözle göremeseniz bile dürbün yardımıyla Wirtanen’i görebilirsiniz.

Kuyrukluyıldızın fazla detayı olmadığından teleskobun büyütme gücü işinize yaramayacaktır. Mümkün olduğunca geniş açıyla izlemek daha zevkli olur. Takip motorlu bir teleskopla oldukça hızlı ilerleyen Wirtanen’in yıldızlı gökyüzü üzerindeki hareketini dakikalar içinde farkedebiliyorsunuz.

Yörünge süresi 5.4 yıl olan, kısa periyodlu bir kuyrukluyıldız. Sadece 1.2 km çapıyla da göreceli olarak küçük sayılabilir. Buna karşın Wirtanen çekirdek boyutundan beklenmeyecek derecede fazla aktivite gösteren bir kuyrukluyıldız ailesine dahil. Bu ilgi çekici olmasını sağlayan özelliklerinden biri.

Birleştirilerek elde edilen bu görselde kuyruklu yıldızın gün geçtikçe parlaklığının artması gösteriliyor.

California’daki Lick Gözlemevi’nden Carl A. Wirtanen tarafından 1948 yılında, o senelerde kullanılan fotoğrafik plaka üzerinde keşfedildi. Gözlemevinin yetersiz imkanları sebebiyle kısa periyodlu bir kuyrukluyıldız olduğunun anlaşılması için bir yıldan fazla zaman geçmesi gerekti.

ESA’nın Rosetta uzayaracı için düşünülen bir hedefti ancak fırlatma zamanı ertelenince ünlü olma şansını 67P/Churymov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına kaptırdı.

16 Aralık 2018’de Dünya’dan sadece 0.078 AB (11.7 milyon km) uzakta olacak. Parlaklığının 3 kadire çıkması bekleniyor ki bu Wirtanen’in bugüne dek görülen, gelecekte de beklenen en parlak halini göreceğiz anlamına geliyor.

46P/Wirtanen’in 11-30 Aralık 2018’de gökyüzündeki konumu:

kaynak: cometwatch.co.uk/comet-46p-wirtanen/

Samanyolu’nun yeni görüntüsü: şimdiye kadarki en büyük yıldız haritası

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Gaia uzayaracı ekibi, uzun süredir beklenen, yaklaşık 1.7 milyar yıldızlık veriyi işleyerek, şimdiye kadarki en kapsamlı yıldız haritasını yayınladı. Sanallaştırma sayesinde Samanyolu ve komşu gökadalardaki yıldızlara zum yapabiliyorsunuz. Fakat unutmayın, gökadamızda yüz milyarlarca yıldız olduğu düşünülüyor. Bu inanılmaz büyüklükteki görüntü dev bir okyanusun küçük bir kıyısını gösteriyor.

Gaia’dan elde edilen görüntüde tam olarak 1.692.919.135 yıldız var. Gaia verisi 1.3 milyar yıldızın Güneş’e göre hız ve yönleri tespit edilmiş. Bunun için paralaks adı verilen, Dünya’nın yer değiştirmesi sayesinde yıldızın, arka plan üzerindeki hareketinden uzaklığının hesaplandığı yöntem kullanılıyor. Görüntüde bunca yıldızın arasında ayrıca Güneş Sistemi’ne dahil 14.099 cisim bulunuyor.

kaynak: gizmodo.comesa.int |