Haftalık Gökyüzü Raporu – 9

Bilim Türkiye gündeminin ilk sıralarında yer almasa da ülke gençliğinin hayalleri ve potansiyeli gündemi belirleyenlerin fersah fersah ilerisinde. Bir tesadüf sonucu başlayan Hayallerinizin Mektubu projesinde Dr. Umut Yıldız’a gençlerden hayalleri ile ilgili mektuplar yağmıştı. Bu mektupların yazarlarından birkaçı ile DijitalX sitesinde yapılan röportajları mutlaka okumalısınız:
Screenshot (48)
Pembe çiçeklerle bezeli bu güzel fotoğraf ne yazık ki gökbilim açısından kötüye işaret. Burası yüksek ve kurak oluşu nedeniyle uluslararası gökbilimin çekim merkezi olan Atacama Çölü.
Feryal Özel’in paylaşımından öğrendiğim habere göre El-Nino sebebiyle gökbilimcilerin kuru havası için tercih ettiği bu yere bu sene son 14 yılda yağan yağmur bir günde yağdı. Suyun olduğu yerde de canlılık artıyor doğal olarak. Fakat atmosferde artan nem oranı buradaki gözlem araçlarının kabiliyetini azaltıyor.
havadan-karbondioksit-cekilerek-cokelti-tabletlerine-donusturuluyor-bilimfilicom
Şimdi de iklim değişikliğiyle ilgili iyi haber: Atmosferden karbondioksidi çekmeye yönelik deneme amaçlı bir tesisi kurulmuş. bilimfili.com’dan Ozan Zaloğlu‘nun haberine göre Carbon Engineering adlı şirket karbondioksidi çekip çökelti tabletlerine dönüştürecek. Sonraki amaçlarıysa bunlardan tekrar yakıt elde etmek ve ticari olarak sürdürülebilir bir sistem ortaya çıkarmak.
Ay’a gitmek zorundayız. Ay, 21’inci yüzyılda kalıcı insan üssü haline gelecek. Rusya bu projede yer almak ve uluslararası ortaklarıyla çalışmak istiyor.
Alıntı Rusların Luna 27 projesinin başında bulunan İgor Mitrofanov’a ait. Rusya ve Avrupa, insanlığı yeniden Ay’a taşıyabilmek için ortaklık girişiminde bulunuyor. Kararını 2016 yılında verecek olan ESA eğer kabul ederse, Rusya’nın Ay keşif aracı Luna 27 için işbirliğine gidecekler.
ESA ve Roscosmos'un Mars gezgininin ineceği alan: Oxia Planum
ESA ve Roscosmos’un Mars gezgininin ineceği alan: Oxia Planum

Avrupa’nın ilk Mars gezgin robotu ExoMars’ın ineceği bölge duyuruldu. Avrupa Uzay Ajansı ESA ile Rusya’nın uzay ajansı  Roscosmos’un ortaklığında ilerleyen proje olan ExoMars, 2019 yılında Mars’ın kil zengini Oksia Planum ovasına iniş yapacak.

İki uzay ajansı başarılı olurlarsa Mars’taki ABD üstünlüğü kırılabilir. Eskilerin gücünün zayıflamasının tek örneği bu değil. Çin’de de önemli gelişmeler oluyor.

Bir taraftan dünyanın en büyük radyo teleskobunu inşaa ediyorlar, diğer taraftan dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısını yapacaklarını beyan edip CERN’ün birinciliğine göz dikiyorlar. Hedef 2025!

yuanmeng

Çin kaynaklı bir başka önemli gelişme ise test ettikleri Yuanmeng adlı yeni hava gemisi. 100 km irtifaya kadar çıkabilme kapasitesi olduğu söylenen hava gemisi, çoğu yerden havaya füze sisteminin menzilinin dışında kalırken, sahip olduğu gözetleme ve takip ekipmanları sayesinde Çin’e önemli bir avantaj sağlıyor. ABD’nin Orta Doğu’daki güç yoğunluğunu yavaş yavaş Çin sahillerine kaydırdığı şu günlerde politik açıdan da önemli bir gelişme.

Scott Kelly
Scott Kelly
Astronot Scott Kelly uzayda toplam 215. gün geçirerek “uzayda tek seferde en uzun süre kalan Amerikalı” unvanını kazanmış oldu. Kelly, Mart 2016’ya kadar uzay istasyonunda (342 gün) kalacak. Astronot 16 Ekim’de toplamda en uzun süre kalan Amerikalı unvanını elde etmişti.
Tek görevde uzayda en uzun süre kalan insan unvanı ise Mir’de görev yapan kozmonot Valeri Polyakov’a ait (437,7 gün). Uzayda toplam en uzun kalma süresi ise 879 gün ile Gennady Padalka’ya ait.
Kelly rekortmen bir astronot olsa da bu haftaya dek hiç uzay yürüyüşü yapmamıştı. Bu hafta Kjell Lindgren ile beraber 7 saatlik uzun bir uzay yürüyüşü gerçekleştirdiler.
Peki hiç düşündünüz mü UUİ ne kadar temiz? İlk bakışta çok steril bir ortam havası verse de gerçek bambaşka: Dünya’da oldukça zararsız olup UUİ ortamında hastalığa sebep olabilecek mikroplar mevcut.
nh-flyby
Yeni Ufuklar sondası Plüton’dan sonraki hedefi olan 2014 MU69’a yönelmek için gereken dört manevradan 3’ünü bu hafta tamamlamış oldu. Sonuncusu ise 4 Kasım’da gerçekleşecek ve Yeni Ufuklar, Plüton’dan 1,6 km uzaklıktaki 48 km çaplı bu küçük Kuipler Kuşağı cismiyle 2019 yılındaki buluşması için gün saymaya başlayacak.
lovejoy
Bu hafta gökcisimlerinde süpriz kimyasallara rastlandı. C/2014 Q2 (Lovejoy) kuyruklu yıldızında alkol ve şekere rastlandı. Hesaplamalara göre kuyruklu yıldız saniyede 50 şişe şaraba eş değer alkol saçıyor. Diğer süpriz bulgu ise 67P kuyruklu yıldızının atmosferindeki oksijen oldu.
EnceladusOct28
Cassini uzayaracı Satürn’ün buz tutmuş uydusu Enceladus’a yakın geçiş gerçekleştirdi. Uyduya 49 km yaklaşan Cassini’nin elde ettiği ham görüntüler yayılandı.
Dronlar Alemi
Dronlar için bir başka kullanım alanı daha: yaprakları süpürmek. On liralık süpürge dururken binlerce liralık DJI Phantom 3 kullanılır mı demeyin. Süpürgeyle uğraşmaktan kurtulup eğnemenin bedeli paha biçilemez. Fikrin sahibi ise Mike Schreurs. Youtube kanalından videosunu seyredebilirsiniz.
yaprak-supuren-dron
Amerikanın okyanus ve atmosferle ilgili devlet kuruluşu olan NOAA’ya bağlı bir ekip de dronları orkaları (sıkça adlandırıldıkları şekliyle katil baline demeye dilim varmadı) izlemek için kullanıyor. Aşağıdaki görüntüde yavrusunu emziren anne orka görülüyor.
emziren-orka
amazon’dan sonra ABD’nin en büyük süpermarket zinciri Wal-Mart da insansız hava araçlarıyla teslimat yapabilmek için çalışmalara başladı ve denemeler yapabilmek için Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) başvurdu.
İHA ile taşımacılık bu tür şirketler için oldukça önemli. Bunu Amazon’un yönetim kurulu başkanı Jeff Bezos’un şu sözünden anlayabiliyoruz: “Yarım saat içinde dağıtım yapabiliriz. 2.3 kilograma kadar olan ürünlerin taşıyabiliriz. Bu da bizim toplam dağıtımımız yüzde 86’sına denk geliyor.”
Ticari şirketlerin kâr baskısı, Amerikan Federal Havacılık İdaresi’nde de karşılığını buluyor: FAA bu tarz ticari dron uçuşları için gerekli yönetmeliğin bir yıl içersinde hazır olacağını duyurdu.
İleride İHAlarla teslimat yapan şirketlerin kullanması için özel olarak belirlenmiş dron rotalarının açılması bekleniyor.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 6

mars-akan-su

Mars’ta yine su bulundu. Bu defa ki bulgular Mars’ta günümüzde de suların aktığını kanıtlıyor. Daha önce de yüzeyde akan ‘sıvı’ varlığı belirlenmişti ancak bu sıvının su olup olmadığı kesin değildi. Tabii konunun bu kadar sansasyonel hale getirilmesinin NASA’nın bütçe kısıntılarına karşı halkın ilgisini çekme çabasıyla ilişkisini de atlamamak gerekiyor. Fakat, sonuç da NASA’da haklı, bu roketler suyla çalışmıyor!

Mars demişken, 2 Ekim’de gösterime giren Marslı filmini atlamamak gerekiyor. Çokça övgüye mahsar olan Marslı (The Martian) romanının sinema uyarlaması olan film için kitabından iyi yorumları yapanlar bile var. Kaçırılmaması lazım.

Hindistan'ın

Hindistan’ın uzay araşıtrmalarına olan ilgisi hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mars yörüngesine Mars Orbiter Mission (MOM) uydusunu göndermeyi başaran Hindistan Uzay Araştırma Kurumu (ISRO) geçtiğimiz hafta, yerden 650 km yükseklikteki bir yörüngeye Astrosat adında bir gökbilim uydusu oturtmayı başardı.

Yine ISRO tarafından geliştirilen PSLV-XL roketi aracılığıyla yörüngesine ulaşan Astrosat’ın 5 yıl boyunca uzay araştırmalarında kullanılması planlanıyor. Uzay aracı mor ötesi dahil olmak üzere birçok dalgaboyunda gökyüzünü tarayacak.

moon-glasses-1

Bu  seramik bardak seti, my modern metropolis‘te karşıma çıktı. İsmi Moon Glasses (Ay Bardakları). Bardaklar, artık her ne içiyorsanız, siz içtikçe dolun evresinden son dördüne, Ay’ın evrelerini canlandırıyor. Bu etkiyi sağlayabilmek için bardağın iç şekli yeniden tasarlanmış. Bardaklar iki farklı boyda çiftler halinde satılıyor. Küçük boy 24$, büyük boy 30$. Bunların haricinde bir de 10$ kargo ücreti var.

moon-glasses-2

29 Eylül 1954’te kurulan CERN, geçtiğimiz hafta 61. yaş gününü kutladı. Alttaki fotoğraf ‘ilk kazmanın vurulduğu’ günlerden kalma.CERN

Çin Bilimler Akademisinden araştırmacılar, tüyden hafif, çelikten güçlü bir süper madde geliştirdiler. Esasen grafenden elde edilen köpük olan bu madde, keşfi yapan ekibin bildirdiğine göre  1 cm2’ye 1 ton’dan daha fazla darbeye dayanabiliyor ve kendi ağırlığının kırk bin katını taşıyabiliyormuş.  Fazladan her kg’ın yüksek maliyet artışı demek olduğu uzay endüstrisinde böylesi bir madde kolaylıkla kendine yer bulacaktır.

tuyden-hafif-celikten-guclu-super-madde-gelistirildi-75648-5

kuyruklu yıldızın karanlık tarafı
Kocaman bir yer fıstığını andıran 67P kuyrukluyıldızı’nın yörüngesindeki Rosetta uzay aracı, kuyrukluyıldız’ın bugüne dek karanlıkta kalan kısmını ilk kez görüntülemeyi başardı. Şimdiye kadar gökcisminin tamamının görüntülenememesinin sebebi, bu karmaşık şekilli cismin güney kutbunun genelde yaz mevsiminde olmasıydı.
dark-side-of-the-67P

İTÜ Roket Takımı ekip arkadaşları arıyor. Havacılık-uzay sistemlerine meraklı ve bu alanda pratik yapmak isteyen araştırmacı İTÜ öğrencileri bu formu doldurarak başvuru yapabilir. Ekibin facebook sayfasına da buradan ulaşabilirsiniz.

Bir üniversite haberi de Batman’dan:
Batman Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Yusuf Arslan, 450 öğrenci üzerinde yaptığı ankette üniversite öğrencilerinin astronomi ve uzay keşiflerine ilgisiz olduğu sonucuna ulaştı.  üniversite öğrencilerinin sadece yüzde 9.6’sı astronomi ve uzay bilimleri ile ilgileniyormuş.
Sonuç şaşırtıcı değil. Üstelik durum sadece bize özgü de değil, NASA bile uzay araştırmalarına olan ilgisizlik ve daha kötüsü gereksiz bulunması sonucu kaynaklarını kaybetmekten korkuyor. Bu nedenle de toplumu etkileyecek çalışmalara sarılıyor (bkz: en üstteki haber).

zeytin molası

Gündoğdu’da zeytin hasadına katılmak için site işlerine yaklaşık bir hafta  ara vermiştim. Zeytinleri topladım, yağlarını sıktırdım, geri geldim..  Gelir gelmez de ben buralarda yokken gökbilim cephesinde neler olmuş diye arşivleri inceledim ve önemli gördüğüm haberleri özetledim:

LCROSS uzayaracının – hani şu NASA’nın Ay’ı bombaladığı – gönderdiği verilerin sonuçları açıklandı. Buna göre uydumuzun sandığımız kadar kurak olmadığı anlaşıldı. Daha önce de yüzeyinde mikro düzeyde su olduğu kanıtlanmıştı.

Ay’daki su varlığı, uydumuz üzerindeki insanlı uzay çalışmaları için oldukça önemli. Dünyada bolca bulunan suyun uzaya çıkartılması çok masraflı. Eğer Ay’daki su kaynakları kullanılabilirse, dünyadan oaya su taşıma zahmetinden kurtulacağız. Ay’daki su, bileşenleri olan hidrojen ve oksijene ayrıştırılarak uzayaraçlarında yakıt olarak kullanılabilme potansiyeline de sahip. Bu da Ay’da yapılacak uzay çalışmalarında maliyetleri düşürmekte önemli bir fırsat sağlayacaktır. Suya sahip Ay, Mars için çok daha iyi bir sıçrama tahtası olacak.

kaynak: science.nasa.gov |

İstanbul’daki kötü havalara denk geldiği için güzel bir güneş lekesini gözlemleme şansını kaçırmıştım. 1029. Gerek çalışmaktan gerekse bulutlardan dolayı güneş ne alemde diye bakmaya fırsat bulamadım. Atmosfer şartlarından bağımsız SOHO uydusu ise 12 ve 13 kasım tarihlerinde çektiği görüntülerden şu hareketli görüntü oluşturulmuş:

1029 Güneş’in diğer tarafındaki yolculuğunu sürdürmekte. Gözden kaybolalı iki hafta geçmiş. Şimdilerde tekrar görünür olmanın arifesinde. Eğer havalar da müsade ederse bu kez 1029’u görebileceğiz.

kaynak: spaceweather.com | Bir de eski yazılarım var: bu ve bu.

NASA’nın deneme fırlatması yaptığı Ares-I roketi, Time Magazine’ce “2009’un en iyi buluşu” seçilmiş. Time’ın “2009’un en iyi 50 buluşu” listesinde yer alan buluşların bir kısmı şunlar: “görünmez yıldızlar için teleskop“, “kanatsız fan”, “ışınlama”, “Sky King” adındaki tüm zamanların en iyi kağıt uçağı; evet, NASA’nın teknoloji harikası roketi bir kağıt uçakla kıyaslanmış.

kaynak: universetoday.com | time.com |

CERN’de bir türlü başlayamayan Büyük Patlama Deneyi, LHC (Large Hadron Collider – Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) gelecek hafta başlayacakmış. En son teknik aksaklık sebebiyle deney ertelenmişti.

Bu arada CERN’de görevli Türk bilim insanı Kerem Cankoçak’ın HaberTürk’te röportajı çıkmış. Gündoğdulu Kerem Hoca bu yaz köyümüzde CERN’deki deneyle ilgili bir sunum yapmıştı.

kaynak: wired.com | haberturk.com | gundogdukoyu.com |

Planetary Society astronom Carl Sagan’ın 75. doğumgünü anısına, uzaya güneş ışınlarının gücüyle yol alacak uzayaraçları yollayacağını duyurmuş. Duyuruya göre proje 2010 yılının sonunda başlatılacak. Planetary Society birkaç yıl içinde 3 farklı güneş yelkenli uzayaracını uzaya göndermeyi planlıyor.

LightSail-1 adlı ilk araç dört adet üçgen yelkene sahip olacak [aşağıda]. Uçurtmaya benzeyen bu araç Dünya’dan 800 km uzaklıkta yelkenlerini açacak ve Güneş’ten gelen fotonların gücüyle yol alacak. 800 km yükseklik, sayesinde araç Dünya’nın sürtünmeye neden olan üst atmosferinden yeterince uzak olacak. Uzay yelkenlisi yalnızca  yörüngede kalmasını sağlayan dünyanın çekim gücüne ve yörünge enerjisini arttıracak güneş ışınlarının basıncına maruz kalacak.

İlk olarak Kepler’in “güneş rüzgarlarıyla seyehat” fikriyle ortaya çıkan güneş yelkenleri uzun yıllar bilimkurgu olarak kalmıştı. Bu ilginç tasarımlı araçları gerçeğe taşıyansa mylar adı verilen bir malzeme oldu. Çok güçlü olmayan güneş ışınlarıyla hareket sağlayabilmek için geniş ve hafif yelkenlere ihtiyaç var. Ağırlığına göre oldukça sağlam olan mylar güneş yelkenleri için ideal bir malzeme. olma özelliğine sahip.

Lightsail-1, 32 metre kare yelken alanına sahip olacakmış. Birinci LightSail başarılı olursa LightSail 2 projesiyle Dünya’nın ötesine ulaşılmaya çalışılacak. Son olarak da dünyadaki güç sistemlerine zarar verebilen güneş fırtınalarına karşı erken uyarı istasyonu vazifesi görecek LightSail 3 görevi gündeme gelecek.

kaynak: universetoday.com | planetary.org |

Geçen hafta içinde gerçekleşen bir diğer gelişme ise bir faciayı sessiz sedasız atlatmamız. 2009 VA adı verilen bir göktaşı Dünya’nın 14.000 km yakınından geçip gitmiş. İşin ilginç yanı bu cismin Dünya’ya yakın geçişinden sadece 15 saat önce belirlenebilmesi. 7 metre çapındaki 2009 VA gibi göktaşları her iki yılda bir Dünya’nın çok yakınından geçiyor ve beş yılda bir de isabet kaydedip Dünya’ya düşüyorlar!

13 ay önce 2008 TC3 adlı bir göktaşı Afrika’da kalabalık olmayan bir alana düşmüş.

kaynak: universetoday.com |

Son olarak da NASA 2012 şarlatanlarına ayar vermiş. Fakat bu konuyu daha geniş incelemek için  sonraya bırakıyorum.