15 Ekim

15 Ekim günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık olayları:

15 Ekim 1529’da sona eren Viyana Kuşatması’yla Avrupa’daki hiç sona ermeyecekmiş gibi gözüken Türk ilerleyişi durdu. 20. yüzyılın ilk onyıllarında da havagemileri tüm gökyüzünü fethedecek gibi ilerliyordu:

15 Ekim 1910’da Airship America isimli havagemisi, Atlantik Okyanusu’nu geçen ilk hava taşıtı olmayı denemek üzere New Jersey’den kalktı. Walter Wellman ve Melvin Vaniman tarafından tasarlanıp uçurulan aracın 6 kişilik mürettebatı yolculuğu tamamlayamadan okyanusa zorunlu iniş yaptı. Ekip buharlı bir gemi tarafından kurtarıldı.

Airship America

1928Graf Zeppelin isimli Alman havagemisi Atlantik uçuşunu tamamlayarak New Jersey’ye iniş yaptı ve Atlantik Okyanusu’nu geçen ilk hava aracı oldu. Graf Zeppelin bir yıl sonra, 24 Ağustos 1929’da, Pasifik Okyanusu’nu aşarak ABD’nin Batı kıyısına ulaşacaktı.

LZ 127 Graf Zeppelin.

1997 – Cassini ve Huygens uzay sondası Cape Canaveral’dan fırlatıldı. NASA’nın geliştirdiği Cassini uzayaracı, 2004 yılında vardığı Satürn gezegenini, uydularını ve elbette halka yapısını inceledi. Cassini 15 Eylül 2017’de, ileriki yıllarda uydulardan birine düşüp buraya Dünya kaynaklı mikroorganizma bulaştırmaması amacıyla “Görkemli Son” denilen son görevle Satürn atmosferine sokularak yakıldı.

15 Ekim günü doğanlar ve ölenler:

1608 – İtalyan fizikçi ve matematikçi Evangelista Torricelli doğdu (ö. 1647). Barometrenin mucidi olan Torricelli aynı zamanda Torricelli Yasası ile de tanınır. Bu yasaya göre bir kabın alt kısmına açılan bir delikten akan suyun hızı suyun derinliğinin karesi ile orantılıdır. Bu yasa Bernoulli yasasına da bir temel oluşturmuştur. Torricelli’nin adı Ay’daki bir kratere, bir göktaşına (7437 Torricelli) ve biri Kızıldeniz’de batık olmak üzere 4 İtalyan denizaltısına verilmiştir.
1829 – Amerikalı gökbilimci ve akademisyen Asaph Hall doğdu (ö. 1907)
1909 – Amerikalı gökbilimci ve akademisyen Jesse L. Greenstein doğdu (ö. 2002)
1919 – Amerikalı kaptan, baloncu ve fizikçi Malcolm Ross doğdu (ö. 1985)
1954 – İngiliz fizikçi ve akademisyen Julia Yeomans doğdu.
1958 – İngiliz jeolog, akademisyen ve fizikçi Elizabeth Alexander öldü (d. 1908)
1964 – İtalyan albay, pilot ve astronot Roberto Vittori doğdu.

26 Eylül

26 Eylül günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık olayları:

1981: Vietnamlı kozmonot adayı Bùi Thanh Liêm öldü. Vietnam Halkın Hava Kuvvetleri mensubu bir pilot olan Liêm, Vietnam Savaşı’nda pek çok defa uçtu. 1978 yılında Gagarin Askeri Hava Akademisi’nden mezun olan Vietnamlı pilot Interkosmos ile bağlantılı olarak Soyuz-37 görevinde Phạm Tuân’ın yedeği olarak seçilmişti. 1981 yılında bir Mig-21 ile uçarken yaşadığı kazada hayatını kaybetti.

2005: Cassini uzayaracı Satürn’ün uydusu Hyperion’u gözlemledi.

2006: Mars Keşif Gezgini Opportunity, Victoria kraterinin ağzına ulaştı. Fotoğrafta gezgin robotun hedefine ulaşmak için yol alırken ardında bıraktığı izler gözüküyor.

2008: İsviçreli pilot ve mucit olan Yves Rossy, jet motorlu kanatlarla İngiliz Kanalı’nı geçen ilk insan oldu. Tek motorlu Pilatus Porter model bir uçaktan, 2500 metre irtifadan atladıktan sonra saatte maksimum 190 km hıza eriştiği uçuşu 13 dakika sürdü. Rossy, 35 kilometre kanatlarıyla yol aldıktan sonra paraşütle yere indi.

Cassini’nin Jüpiter Portresi

Jüpiter’i gerçek renkleriyle gösteren bu görüntü NASA’nın Cassini uzayaracı tarafından 29 Aralık 2000 tarihinde kaydedildi. Cassini takımı, ortalama 10 milyon kilometre uzaktan çekilen 27 fotoğrafı birleştirerek Jüpiter’in portresini elde ettiler.

Gezegen üzerindeki 60 km büyüklüğüne kadar ayrıntıları gösteren bu fotoğrafta görülebilen herşey elbette bulutlar. Dünya’daki tüm bulutlar su buharından oluşurken, Jüpiter’in bulutları amonyak, hidrojen sülfür ve sudan meydana gelir. Atmosferin farklı katmanlarında farklı cins bulutlar toplanır.

Dünya’dan sadece Ay, Venüs ve Merkür’ün evreleri görülebilir. Diğer gezegelerin ise evreleri görülmez. Diğer gezegenleri bu şekilde görüntüleyebilmek sadece gönderdiğimiz uzayaraçları sayesinde mümkün olabiliyor. Cassini uzayaracı 2017’de Satürn’ün atmosferine girerek görevini noktalamıştı.

Görüntü: NASA/JPL/Uzay Bilimi Enstitüsü

Kaynak: NASA

Haftalık Gökyüzü Raporu – 30

Serdar Kuzuloğlu gözaltına alındı

Birkaç sene evvel ne yapsam diye düşünürken kafamda oluşan dağınıklığı toplayıp Haftalık Gökyüzü Raporu tutmaya başlamam, Serdar Kuzuloğlu’nun Haftanın Özeti‘nden aldığım ‘ilham’ sayesinde oldu.  İnternet Ekipler Amiri‘miz 1 Kasım günü gözaltına alındı, hem de FETÖ’den! Neyse ki sonra serbest bırakıldı. Öncelikle Serdar Kuzuloğlu olmak üzere tüm sevenlerine geçmiş olsun.

Kasım ayında gökyüzü

Andromeda Gökadası‘nı gözlemlemek için en iyi dönemdeyiz. Merkür gökyüzünde iyiden iyiye Güneş’ten uzaklaşıp bu ayın sonunda batı ufkunda görülebilmeye başlıyor. Sabahları ise Mars doğu ufkuna hakim. 17-19 Kasım’da Aslan (Leonid) göktaşı yağmuru var. Kasım’da gökyüzü detaylarına uzaydan haberler veya daha kapsamlı olarak astrobilgi sitelerinin rehberlerinden ulaşabilirsiniz.

Bizi ziyarete gelen ilk yıldızlararası cisim

Kısa süre önce keşfedilen küçük bir asteroid, ya da belki de bir kuyruklu yıldız, güneş sistemimizin dışından geliyor gibi gözüküyor. Eğer öyleyse bu cisim gökbilimciler tarafından gözlemlenen ve onaylanan ilk yıldızlararası nesne olacak.

Güneş yörüngesindeki gezegenler ve çoğu göktaşı tutulma dairesi adı verilen bir düzleme yakın hareket eder. A/2017 U1 ise Güneş sistemimizin tutulma dairesine neredeyse tam tepeden yaklaştı. Bu sebeple güneş sistemi dışından geldiği düşünülüyor. Güneş sistemi dışındaki uzak gök cisimleri incelenebiliyor olsa da bunlardan biri daha önce hiç bizi ziyarete gelmemişti. A/2017 U1 bu nedenden ötürü ilgi çekici.

Tozlaşma için yeni tehdit: ışık kirliliği

Bitkilerin üremesinde böceklerin önemli rolü vardır. Böceklerin ilgisini cezbeden bitki üreme organlarında (ör: çiçekler) tozlaşma çoğunlukla bu canlılar sayesinde meydana gelir. Günümüzde tozlaşmanın azalmasıyla yaşanan verim kayıpları konuşulmakta. Arı kolonilerindeki ölümler de tozlaşmayı etkileyeceğinden çok önemli. Yapılan bir araştırmaya göre sokak lambaları gibi ışık kaynaklarına yakın yerlerdeki bitkiler geceleri 3’te 1 oranında daha az ziyaretçi çekiyor.

Bambus arısı bir çiçeğin tozlaşmasına yardımcı oluyor. Tabii ki bu arılar gece tozlayıcılarından değil.

Cassini’den Satürn’ün halkalarına son bakış

Cassini uzayaracı 12 Eylül 2017’de gezegenin atmosferine giriş yapana dek Satürn’ün halkaları ve uydularına dair bilim insanlarının inceleyebileceği pek çok veri yolladı. Aşağıda Cassini’nin yakaladığı son görüntülerden biri görülüyor. Görüntüde uzayaracının son 22 turunu yaptığı, Satürn ile halkaları arasındaki boşluk, F ve D halkaları rahatça seçiliyor. Görüntüye takılan Pandora adlı uydu için ise biraz daha fazla dikkat gerekiyor.

Dünya’nın en büyük havaaracı zengin eğleme işine girebilir

Henüz geliştirme aşamasında olan dünyanın en büyük havaaracı Airlander 10 lüks turizm faliyetlerinde kullanılabilir. 10 ton yük taşıma kapasitesine sahip araç şimdiye dek kargo taşıması amacıyla gündeme gelmişti ancak geliştiren şirket olan Hybird Air Vehicles, ulaşımın zor olduğu bölgelere lüks seyahatler düzenleyen Henry Cookson Adventures şirketi ile iki anlaşma yapmış.

airlander-10-1

Aracın bu seyahatlere uygun hale getirilebilmesi için de Design Q şirketiyle anlaşılmış. Design Q devlet destekli fon kullanarak araca lüks yolcu kabini tasarlayacak. Kamunun parası kapitalizmin olduğu her yerde güzel şeylere harcanıyor(!)

Blue Origin, BE-4 roket motorunu başarıyla test etti.

Uzaya açılmaya çalışan özel girişimlerden biri olan Blue Origin şirketi, SpaceX kadar adından söz ettiremese de roket geliştirme sürecinde başarıyla ilerliyor. Yörüngeyi amaçlamayan, uzay turizmini hedefleyen New Shepard roketinden sonra şimdi de tamamen yeniden kullanılabilir ve yörünge taşımacılığını hedefleyen roketi için geliştirdiği BE-4 motorunu başarıyla test etti.

Suudi Arabistan uzaya yatırım yapıyor

Suudi Arabistan’a şu sıralar ‘bir haller‘ olmuş durumda. Siyasal İslamcı politikaların coğrafyada aldığı yenilgilere paralel olarak ülkenin ‘ılımlı İslam’a yöneleceği konuşulmakta.

spaceshipone-1

Diğer petrol zengini ülkeler gibi farklı alanlara yatırım yapıp geleceğini de kurtarma peşinde olan S. Arabistan uzaya da yatırım yapacağını açıkladı. Yatırım için Richard Branson’un önce SpaceShipOne sonra da SpaceShipTwo’yu geliştiren Virgin Galactic şirketini seçen Suudlar, gelecekte yatımı miktarının artacağını söylemiş.

 

Satürn’ün altıgen fırtınası

Satürn’ün kuzey kutbundaki devasa altıgen yapı ilk olarak 1988’de, NASA’nın Voyager sondalarının 1980 ve 1981 yıllarında Satürn’den yakın geçişleri sırasında elde ettiği verileri inceleyen bilim insanlarınca keşfedildi. Gezegenin atmosferindeki bu garip oluşumun varlığı, yıllar sonra Satürn’e ulaşan Cassini uzayaracı ile teyit edildi.

Satürn’ün kuzey kutbundan, 78° kuzey enlemine kadar uzanan devasa altıgen yapının Güneş Sistemi’nde bir eşi daha görülmüş değil. Altıgenin her kenarı yaklaşık 13,000 km uzunlukta; Dünya’nın çapının 12,700 km olduğunu düşünürsek, İçine rahatça 4 Dünya’nın sığabileceği bu eşsiz atmosferik fenomenin boyutları daha iyi anlaşılabilir.

Satürn’ün altıgeni ile Dünya’nın boyutlarının karşılaştırması. (Bkz: Satürn – Dünya karşılaştırması)

Bu altıgen fenomene benzer bir şey daha önce hiçbir gezegende görülmemişti. 32,000 kilometre genişlikteki yapının, Satürn’ün kuzey kutbuna denk gelen merkezinde büyük bir fırtına gözü var. Onun çevresinde daha küçük girdaplar altıgene ters yönde dönmekteler. Bu küçük girdaplar da esasen 3500 km çapa erişebilmekte: Dünya’daki en büyük fırtınaların iki katı.

Dünya’daki büyük fırtınalar bir hafta içinde son bulurken, bu fırtınalar yıllardır hatta yüz yıllardır devam etmekte. Bilim insanları bunu Satürn’de fırtınaların enerjisini Dünya’daki gibi sürtünme yoluyla katı yüzeye aktaramamasına bağlıyor.

Satürn altıgeninin merkezindeki fırtınanın gözü.
Merkezdeki fırtınanın gözü (fotoğrafta gerçek olmayan renklerle gözüküyor) 2,000 km genişlikte ve bulutların hızı saatte 530 kilometreyi buluyor.

Voyager ve Cassini’nin bulut gözlemleri sayesinde Satürn’deki rüzgar hızlarını biliyoruz. Voyager ve Cassini gözlemleri arasında hız farkı var bu fark. Voyager daha hızlı rüzgarlar ölçmüştü. Bunlar yukarıda kesikli çizgiler ile gösterilmiş. En hızlı esen rüzgarlar gezegenin ekvator bölgesinde görülüyor. (şekilde 0 noktası ekvatoru ifade ediyor) Ekvatordan ilerledikçe batı ve doğu yönünde ilerleyen jet akıntılarına rastlıyoruz.

Ana Aguiar ve ekibinin yaptığı çalışma önemli olanın rüzgarların hızı değil, hızlar arasındaki fark olduğunu gösteriyor. Satürn atmosferinde birbirine komşu rüzgarlar arasında yukarıda göreceğiniz gibi büyük farklılıklar var. Bu farka akışkanın düzensiz davranışları, dahili dalgalar, hortumlar ve anaforlar sepep oluyor. Rüzgar hızı grafiğinde 78. kuzey enlemi civarı yüksek ve düşük hızların en dar alanda en sık görüldüğü bölge. Aguiar ve ekibine göre Satürn’ün garip atmosfer özelliği için burası bu nedenle uygun bir nokta.

Aguiar ve ekibi çalışmalarında rüzgar hızındaki aşırı farkların yüksk enlemdeki jetin dalga hareketi oluşturabileceğini ve gezegeni çevreleyen tam altı dalganın altıgeni nasıl kuracağını gösteren bir matematiksel modeli gözden geçirmiş. Bu dalga jet akımlarıyla tam olarak aynı hızda yayılır. Bunun anlamı altıgenin Satürn’ün dönüşüne göre neredeyse durağan gözükeceğidir. Dahası, ekip güney kutbu yakınında gözlenen rüzgar koşullarının kuzey kutup bölgesindekilerden yeterince farklı olduğunu gösteriyor.Bu, güney kutbunda altıgen oluşmadığı için araştırmacıların modelinin doğruluğunu destekleyen bir durum.

Telif: Ana Aguiar

İşin deney kısmında 10 cm derinliğinde ve 60 cm genişliğinde dönebilen bir tank hazırlamışlar. Tank, içinde bulunan bir kapak sayesinde eşmerkezli bölümlere ayrılmış. Kapağın içini ve tankın tabanını tankın dış kenarına göre farklı devirlerde döndürebiliyorlar. Bu sayede Satürn atmosferindeki hız farkları taklit edilebilmekte. İki diskin göreli hızlarına (birbirleriyle olan hız farkına) bağlı olarak farklı şeyler meydana gelmekte. Düşük göreli hızlarda farklı bir durum meydana gelmezken, göreli hız, dolayısıyla hız farkı arttığında iki disk arasında bir sınır oluşmaya başlıyor.

Koşullara göre, dalgalar düzensiz bir hale evriliyor ya da bazen son derece stabil duruma geçiyorlar. Dönme eksenini çevreleyen 2 ile 8 arasında dalga olabiliyor ancak oldukça geniş bir deney parametresi aralığında 6 adet dalga, yani bir altıgen üretiyorlar.

kaynakplanetary.orgbulutsu.orgastronomidiyari.com |