Stephen Hawking

Galileo’nun ölümünün 300’üncü yılında (8 Ocak 1942) doğan Stephen Hawking, Albert Einstein’ın doğum gününde aramızdan ayrıldı. Doğum ve ölüm günleri ilginç tesadüflere denk gelse de bu iki gün arasında geçen sürede, bilim tarihinde eriştiği konum tesadüf değil, büyük bir azmin eseri oldu. Henüz 21 yaşındayken, amyotrofik lateral skleroz (ALS) teşhisi konan ve doktorların 2-3 yıl yaşayabileceğini söylediği Hawking, 76 yaşını gördüyse de zaman içersinde ilerleyen hastalık yüzünden yanındaki insanlara bağımlı hale geldi. İletişim kapasitesi de büyük ölçüde sınırlanan Hawking, konuşma yetisini tamamen kaybedince eliyle bastığı bir düğme ile iletişim kurmaya başladı. El kaslarını da kaybedince bu işi yanağındaki bir kas ile yapmak zorunda kaldı.

Hawking, yerçekimsiz ortamın canlandırıldığı bir uçaktayken.

çalışmaları

İlk çalışmalarında evrenin başlangıcıyla ilgili bazı soruları cevaplamıştı. Kariyerinin başında, evrenin başlangıcına dair öne çıkan iki teori vardı. Bunlardan öne çıkanı olan Sabit Durum Teorisi, evrenin her zaman şimdiki hali ile varolduğu ve gelecekte de aynı biçimde varolmaya devam edeceğini savunuyordu. Diğeri ise o gün çoğu bilim insanının sıcak bakmadığı Büyük Patlama teorisiydi.

Roger Penrose, ömrünün sonunda kritik bir yarı çapın altına düşen yıldızın tekilliğe dönüşeceği ve bu noktada zamanın sona ereceğini göstermişti. Stephen Hawking, Penrose ile birlikte evrenin bir tekillikle başladığı teorisi üzerine çalıştı ve 1970’de evrenin bir tekillik ile başlaması gerektiğini kanıtladılar.

1971’de kara deliklerin yüzölçümü teoremini ispatladı (Hawking yüzölçümü teoremi); bu teoreme göre evrendeki kara deliklerin toplam yüzölçümü, daha doğrusu kara deliğin sınırını belirleyen olay ufuklarının yüzölçümleri artmak zorunda. Daha sonra çalışma arkadaşlarıyla kara deliklerin denge konumları için dört yasa ortaya çıkardı. Bunlar termodinamiğin yasalarıyla örtüştüğü için, kara deliklerin termodinamik nesneler olup olmadığı sorusu gündeme geldi. Genel kanı böyle bir şey olamayacağı, kara delikten hiçbir şey kaçamayacağı için sıfır sıcaklıkta olması gerektiğiydi.

Bir kara deliğin gösterimi.

Hawking bu düşünceyi, kara deliklerin sanıldığı kadar karanlık olmadığını ve bazı parçacıkların kara delikten kaçabileceğini bularak değiştirdi. Uzay boşluğunda madde-antimadde çiftleri oluşur ve çok kısa süre içersinde birleşip yok olurlar. Hawking, olay ufkunun kenarında oluşan çiftlerden negatif kütleye sahip olan parçacığın kara deliğe düşüp, pozitif yüklü olanın ışıma yoluyla uzaya yayılacağını keşfetti. Bu fenomen Hawking radyasyonu olarak anılmakta.

Stephen Hawking’in kitapları

1984 senesinde, çok satanlar arasında sağlam bir yer eden kitabı, Zamanın Kısa Tarihi‘ni (A Brief History of Time) yazan Hawking’in bunun dışında, evrenin ve bizim insanlığın varlığına dair temel soruları konu alan pek çok popüler bilim kitabı var. Bunlar dışında ayrıca çocuk kitaplarına da imzasını attı. Popüler bir figür olmayı başaran ünlü fizikçi, bunu bilimi daha geniş halk kitlelerinin ilgi alanına sokabilmek için kullanmaya çabaladı.