Tranquility ve Cupola Modülü: Yer’e bakma durağı

ISS024-E-014263 (11 Sept. 2010) --- NASA astronaut Tracy Caldwell Dyson, Expedition 24 flight engineer, looks through a window in the Cupola of the International Space Station. A blue and white part of Earth and the blackness of space are visible through the windows.
ISS024-E-014263 11 Eylül 2010, NASA astronotu Tracy Caldwell Dyson, Sefer 24 uçuş mühendisi, Cupola’dan Dünya’yı seyrediyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun Cupola Modülü adeta bir “Yer’e bakma durağı”. İtalyanca kubbe manasına gelen Cupola, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından inşaa edilen bir Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) modülü. İstasyon’un nadir yönüne dönük. Tam dik yukarıya baktığınız yön zenithdir. Nadirse zenith’in tersi. Yani Cupola, uzaydaki en büyük pencere, Dünya’ya bakıyor. Muhteşem bir yeryüzü manzarası sunan, Yer’e bakma durağı olma özelliğini bu sayede kazanıyor.

iss-cupola-astronot

Tranquility modülünde neler var?

Cupola’nın bağlı olduğu ve yine ESA’nın inşaa ettiği 19 tonluk Tranquility (Sükûnet) modülünde astronotlar için tuvalet bölmesi (dünyanın en pahalı tuvaleti), istasyon atmosferindeki havanın temizlenmesi ve kontrolünü sağlayacak bir sistem ile astronotlar için yaşam ünitesi bulunuyor. Astronotların spor yaptığı yer de bu modül. Astronot Tim Peake koşu bandına bağlı şekilde, Londra maratonuna katılanlarla beraber burada koşmuştu.

Uzay istasyonuna kenetlenen araçlar Cupola’dan denetleniyor

Tranquility’nin önemli bir işlevi ise uzay istasyonuna yük taşıyan araçların kenetlenmesi görevlerinin idare edilmesi. Cupola burada devreye giriyor. Altıgen şekilli, 80 cm genişlikteki modül sahip olduğu 7 pencere ile uzaydaki en büyük pencere ünvanına sahip. İstasyona kenetlenen araçlar buradan görülebiliyor. Yine Tranquility’ye bağlı CanadArm isimli robot kol operasyonları da Cupola sayesinde doğrudan izlenebilmekte.

ilk şişme uzay aracı da Tranquility’ye bağlı

sisebilir-modul-robot-kol

Yukarıdaki görselde Tranquility modülüne ilk şişirilebilir uzay aracı olan BEAM modülü’nün CanadArm ile montajı görülüyor. Cupola da altta gözükmekte.

Tranquility farklı modüllerin bağlanması için 5 yanaşma noktasına sahip. Bunlardan biri Cupola’ya ayrılmışken bir diğerinde ise ilk şişme uzay aracı denemesi olan BEAM modülü bulunmakta.

8 Şubat 2010 tarihinde uzay mekiği Endeavour’un STS-130 görevi ile uzay istasyonuna Tranquility modülü (Node 3 diye de geçer) ve ona bağlanan Cupola monte edildiğinde UUİ’nin %85’i tamamlanmış oldu.

cupola_above_the_darkened_earth-665x1000

Şişirilebilir uzayaraçları

Güncelleme (6 Haziran): Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki şişirilebilir modül BEAM’e ilk kez bir astronotun girmesi planlanıyor. Modüle giriş yapacak olan kişi ise saatlerce süren şişirme operasyonunu yürüten astronot Jeff Williams olacak. Modül bir hava kilidine bağlı olduğu için şu an istasyon ortamıyla doğrudan bağlantısı yok.

Ağır yükleri uzaya taşımak maliyet açısından zorlayıcı. Yörüngeye çıkarılacak şeyleri sınırlayan bir diğer faktör ise hacim. Uzay araçlarının rokete sığdırılabilir olması için fazla büyük olmaması gerekiyor.

Uzaydaki insanlı görevler içinse yüksek hacimler, daha rahat yaşam ve çalışma ortamları yaratmak için şart. Bu soruna çözüm için şişebilir modül tasarımları öteden beri mevcuttu. Nihayet bu model Uluslararası Uzay İstasyonu’nda test edildi.

sisebilir-modul
Modülün genişlemesine dair öne çıkan 4 senaryo.
beam-expanded
hava ile şişirilen BEAM’in genişleme safhaları. hareketli görüntü için tıklayın (4 MB)

8 Nisan’da SpaceX şirketinin Dragon kapsülü işle Uzay İstasyonu’na ulaşan, Bigelow şirketinin geliştirdiği BEAM (The Bigelow Expandable Activity Module/Bigelow Genişleyebilir Aktivite Modülü) adı verilen Modül, Robot kol yardımıyla İstasyonu’nun hava yerleştirildi.

sisebilir-modul-robot-kol

Sonrasında toplamda 7 saat süren bir operasyonla içersine basınçlı hava verilerek adeta balon gibi şişirilip, genişletildi. Genişletme operasyonunu gerçekleştiren astronot Jeff Williams kısa sürelerle içeriye hava verdi. Her seferinde modül kontrol edildiğinden işlem uzun sürdü.

jeff-williams-BEAM
Jeff Williams

Hava kilidi sayesinde istasyonun geri kalanından ayrılan modülde herhangi bir sorun yaşanırsa İstasyonu ve içindeki mürettebatı tehdit edemeyecek.

Deney boyunca veri toplayacak olan sensörler sayesinde, modülün uzaydan gelen mikro meteor çarpmalarına dayanıklılığı, zararlı ışınımlara karşı yalıtımı gibi önemli bilgilere ulaşılacak.

Bu tarz modüller ileriki yıllarda, yörüngedeki uzay otellerinde, Ay ve Mars görevlerinde kullanım alanı bulacaktır.

kaynak: NASA | NASA 2 [başarılı genişleme sonrasındaki haber] |