Mars 1

Sovyetler Birliğinin Mars sonda programının ilk aracı olan ve 1962 Beta Nu, Mars 2MV-4 ve Sputnik 23 olarak da adlandırılan Mars 1 uzay sondası 1 Kasım 1962 tarihinde fırlatıldı. Bu aynı zamanda Mars’a araç yollamak için yapılan ilk başarılı fırlatmaydı. Ne yazık ki görevin tamamı başarılı geçmedi ve yakın geçişten önce iletişim kaybedildi.

Mars 1

1 Kasım 1962 günü Baykonur Kosmodromu’ndan bir Molniya roketi ile fırlatılan sonda, 21 Mart 1963 günü Dünya’dan 106,760,000 km uzaklıkta, anten yönlendirme sisteminde yaşanan bir hatadan kaynaklandığı düşünülen sorun sebebiyle sondayla iletişim kesildi. Sondanın Kızıl Gezegen’e 19 Haziran 1963’te 193,000 km yakın geçiş yaptığı düşünülüyor. Ardından uzayaracı Güneş merkezli bir yörüngeye girdi.

Mars 1 anısına SSCB’de basılan pul.

Venera sınıfından modifiye edilmiş bir uzayaracı olan Mars 1, 3.3 metre uzunlukta ve 1 metre çapta silindirik bir gövde yapısına sahipti. 893,5 kg ağırlıktaki araç gücünü 4 metre genişliğinde 2.6 m2 güneş panellerinden alacak biçimde üretilmişti. Kızıl gezegenin 11,000 km yakınından geçmesi planlanan araç, yüzeyin fotoğraflarını çekecek ve kozmik radyasyon hakkında veri gönderecek biçimde tasarlanmıştı.

Uzayaracı Dünya ile iletişim için desimetre dalga boyunda (32 cm) radyo dalgalarını kullanan yüksek kazanımlı bir parabolik antene sahipti. Bu sistem güneş panellerine bağlı iki adet çok yönlü, 1.6 metre dalga boyu vericisi ile desteklenmişti. Deney modülünde ise 8 cm dalga boyunda TV görüntüsü göndermeye yarayan bir anten bulunuyordu. Bu modülde ayrıca 5 cm dalga boyu vericisi bulunuyordu.

(Dalga boyu yükseldikçe daha uzun menzilde kullanım mümkün olur ancak veri hızı azalır.)

Mars 1 ile elde edilen bilimsel sonuçlar

  • Sonda, 6,000 ile 40,000 km irtifa aralığında her iki dakikada bir mikro meteor çarpışması kaydetti. Bu meteorlar Taurids meteor yağmurundan kaynaklanıyordu. Dünya’dan uzaklaştıktan sonra 20-40 milyon km aralığında da benzer yoğunlukta mikro meteor varlığı tespit etti.
  • Manyetik alanın şiddetini ortalama 3–4 nanotesla olarak ölçü. Manyetik alan en fazla 6-9 nanotesla ölçülen pikler yapıyordu.
  • Güneş rüzgarı tespit edildi
  • Dünya etrafındaki radyasyon bölgeleri tespit edildi ve bunların değerleri doğrulandı.

kaynak: nssdc.gsfc.nasa.gov | wikipedia.org |

Vostochny Kosmodromu’nda ilk fırlatma aralıkta

vostochny cosmodrome

Sputnik’in haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin pazartesi günü, inşaa halindeki Vostochny Kosmodromu’nun (uzay merkezi) hazırlıklarıyla ilgili Rusya uzay ajansı olan Roscosmos’un başkanı İgor Komarov ile görüştü.

Sovyetler Birliği zamanında Kazakistan’da kurulan dünyanın ilk uzay merkezi Baykonur Kosmodrom’u, birliğin çözülüşünden sonra Rusya topraklarının dışında kaldı. Rusya bugün uzay çalışmalarını yürütebilmek için Kazakistan’a kira ödüyor. Vostochny’nin Rusya’ya fırlatma görevlerinin çoğunu kendi toprakları üzerinden gerçekleştirme imkanı verip, ülkenin Kazakistan’a olan bağımlılığını azaltması planlanıyor.

Geçen ay da ülkenin savunma ve uzay teknolojilerinden sorumlu başbakan yardımcısı Dmitry Rogozin, Başkan Putin’e Vostochny Kosmodromu’ndan ilk roket fırlatılışının aralık ayında gerçekleşebileceğini söylemişti.

İlk pilotlu uzayaracı’nın kalkışı içinse 2018 senesi hedef gösteriliyor: Rusya’nın uzakdoğu topraklarındaki Amur’da ilk inşaatların 2012’de başlayışından 6 sene sonra.

Komarov ise Nisan ayında, Rusya’nın modernize edilen Angara-5 ağır sınıf taşıyıcı roletlerini 2025 ay araştırma programı ve 2029 için planlanan insanlı aya iniş görevi için kulanabileceğini açıklamıştı. Bu yüksek kalibre roketleri yeni uzay merkezinden fırlatmak da Rusya’nın gündeminde. Büyük roketlerin fırlatma tesisi de kendileri kadar pahalı olduğundan Rus uzmanlar maliyetleri kısacak bir çözüm bulmaya çalışyorlar. Çok ağır roketlerin fırlatma tesisi için gereken harcamaları 11,5 milyar dolardan 1.15 milyar dolara kısabilecek bir taslak söz konusu.

Yazıyı hazırlarken aklıma şu geldi:

Rusya’nın Kazakistan’a bağımlılığı yalnızca fırlatma merkezinden ileri gelmiyor. Biliyorsunuz, ABD fırlatmaları Atlas Okyanusu kıyısından gerçekleştiriyor ve inişler için (emekli mekikleri saymazsak) okyanusu kullanıyor. Rusya ise Baykonur’dan gerçekleştirilen kalkışlar Orta Asya’nın engin bozkırlarında sonlanıyor. Büyük Okyanus’a yakın Vostochny’den yapılan fırlatmalar sonrası inişler için okyanus yüzeyine inişleri kapsayan bir plan var mı?

kaynak: sputniknews | ruska-pravda.net