Astronomik Birim

Astronomik birim (ing: astronomical unit) gökbilimde kullanılan bir uzaklık ölçüsüdür ve 149,597,870 km mesafeyi ifade eder. Bu mesafe de kabaca Dünya ile Güneş’in merkezleri arasındaki uzaklığa karşılık gelir.

Kısaltması ab olan astronomik birim, daha çok Güneş Sistemi ölçeğindeki uzaklıkları ifade etmek için kullanılır. Güneş-Dünya uzaklığı 1 ab kabul edildiği için, diğer gezegenlerin uzaklıklarını bu ölçü üzerinden vermek oldukça kullanışlıdır. Ötegezgen sistemlerinin boyutlarını belirtmek için de AB kullanılır. Bu sayede kendi sistemimizle karşılaştırma yapmamız kolaylaşmış olur.

Güneş Sistemi’nin dışındaki cisimler çok daha uzak olduğu için AB kullanmak pek yararlı değildir. Bu tarz astronomik uzaklıklar için ışık yılı ve parsek birimleri kullanılır. 1 ab’nin yaklaşık 8 ışık dakikası olduğunu düşünürseniz bu uzaklıkların ne derece büyük olduğu anlaşılır.

Gezegenlerin Güneş’ten uzaklıkları:

Merkür: 0.387 ab
Venüs: 0.723 ab
Dünya: 1.000 ab
Mars: 1.524 ab
Jüpiter: 5.203 ab
Satürn: 9.582 ab
Uranüs: 19.201 ab
Neptün: 30.047 ab

Güneş Sistemi’nin daha ücra köşeleri:

Kuiper Kuşağı: 30 ile 55 AB
En uzak uzayaracı, Voyager 1: 142,28 AB (Mayıs 2020)
Oort Bulutu: 5,000 ile 100,000 AB

Dünya yörüngesi elips biçimindedir ve elips iki eksende ayrı çapa sahiptir. Astronomik birim Dünya yörüngesinin büyük eksen yarıçapına eşittir. Güneş Sistemi içindeki kütleçekim etkileşimi kusursuz ve sabit bir yörünge hareketine olanak vermez. Bu nedenle de yörüngelerin yarı çapı her zaman değişir. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) bu sorunu çözmek için 1976 yılında 1 astronomik birimi, kütlesi sıfır kabul edilen bir taneciğin 1 Gauss yılı (365,2568983 gün) sürede çizdiği düzgün dairesel yörüngenin yarıçapı olarak tanımlayıp sabit bir değere dönüştürmüştür.

kaynak: cneos.jpl.nasa.gov | wikipedia.org | earthsky.org |

güneş sistemi dışındaki gezegenler ilk kez görüntülendi

Gemini Gözlemevi’nin, Altair uyarlayıcı optik sistemi ile Yakın-Kızılötesi Görüntüleyicisine (NIRI) sahip Gemini Kuzey teleskobu Güneş Sistemi dışındaki gezegenleri görüntülemeyi başardı.

Yukarıdaki resimde gezegenler b ve c harfleri ile gösterilmiş. B gezegeni ~7 Jüpiter kütlesine sahip ve yıldızından 70 astronomi birimi (AB – Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklık: 150 milyon km) uzaklıkta. C harfi ile işaretlenen gezegen ise 10 Jüpiter kütlesine sahip ve 40 AB uzaklıktaki bir yörüngede bulunuyor. Merkezde bulunan parlak yıldız, gezegenlerin görünürlüğünü arttrımak amacıyla bloklandığından, resimde gözükmüyor.

İki gezegenin, güneş sistemimiz dışında doğrudan görüntülenen ilk gezegenler olmaları, buluşa önem kazandırıyor. Şimdiye kadar gökbilimcilerin başka yıldız sistemlerinde yeni gezegenler keşfettiklerinde, görebildiğimiz yalnızca yıldızın parlaklık ya da hız grafiklerindeki kıpırtılı çizgilerdi. Bu yeni buluşta ise elimizde tam olarak gezegenlerin görüntüsü var.

Sözü edilen ev sahibi yıldız 130 ışık yılı uzağımızda bulunuyor. HR 8799 olarak adlandırılan yıldızın zayıf ışığı, şehrin ışıklarından yeterince uzaklaşıldığında çıplak gözle seçilebilir. Küçük bir teleskop ya da dürbüne sahip olanlar daha rahat gözlemleyebilirler. Yıldız Kahraman (Perseus) Takım Yıldızında bulunuyor. Dileyenler aşağıdaki gök haritası yardımıyla yıldızın yerini bulabilirler:

Yaklaşık 60 milyon yıl önce oluşan gezegenler, kütle çekimin etkisiyle içe doğru çökerken açığa çıkan ısıyla parlayacak kadar gençler. Parlaklık ve renk analizleri, gezegenlerin 7-10 Jüpiter kütlesinde olduklarını gösteriyor.

HR 8799 1,5 Güneş kütlesinde ve 5 kat daha parlak ama dikkat çekici şekilde daha genç. Uydular ile yapılan kızılötesi gözlemler yıldızın yörüngesinde ağır, soğuk bir toz diskinin kanıtlarını gösteriyor. Çevresindeki kütlenin bir araya gelerek gezegenleri oluşturacağı bu yıldız, bizden 300 ışık yılı uzaklıkta bulunan yıldızlar içinde en büyük kütleli diske sahip olanlardan biri.

Geçtiğimiz on yıl içinde iki yüzden fazla gezegen keşfedildi, ama bunların hepsi de, kütlelerinin etkileşimi sonucu yıldızlarının yalpalamasının tespitine dayanan, doğrudan olmayan bir metodla keşfedildi. Gezegenleri doğrudan görüntülemenin yararı, onların sıcaklık ve bileşimleri gibi özelliklerini ortaya çıkarabilme imkanı vermesi.

Kaynak: physorg.com