Hubble’ın yörüngeye çıkışı

Hubble Uzay Teleskobu bundan 29 yıl önce yörüngedeki yerini almıştı. Bu süre içinde yaklaşık 45.000 gökcismi üzerinde 1.4 milyondan fazla gözlem gerçekleştirdi ve görevine hâlâ devam ediyor!

Videoda Hubble teleskobunun Discovery uzay mekiğinden robot kol yardımıyla çıkarılışı gözüküyor.

Hubble alçak dünya yörüngesinde 569 km yükseklikte bulunuyor. Yaklaşık 90 dk içinde Dünya etrafında bir tam tur atıyor. Konumu sürekli değiştiğinden bir hedefi devamlı gözlemlemesi mümkün değil. Ayrıca yörüngedeki hareketi sırasında Güneş’ten gelen ışınlar da hesaba katılmak zorunda, aksi halde teleskobun algılayıcıları zarar görür. Bu sebeple videoda da gördüğünüz gibi bir kapağı var!

Hubble yerine geçmesi planlanan James Webb Uzay Teleskobu ise L2 denilen ve Ay’ın dahi çok uzağında duran bir noktada konuşlanacak. Sabit kalabilmesi sayesinde bir hedef kesintisiz biçimde gözlemlenebilecek. Çok soluk gökcisimlerini görüntüleyebilmek için uzun pozlamalı çekimler yapılması gerektiğinden bu özellik bir avantaj.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun 2021’de fırlatılması planlanıyor.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 44

Samanyolu dalgalıymış

Derya içre olup deryayı bilmeyen balıklar gibi biz de içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisini tam olarak bilmiyoruz. Diğer gökadalara dışardan bakmak onların tüm yapısını incelemeye müsade etse de Samanyolumuzun tam şeklini çözmemiz kolay değil. Sarmal yapıda olduğunu biliyor ve düz bir disk gibi düşünüyorduk. Eğer Çinli astronomların gözlemleri doğruysa düz sandığımız disk uçlarından eğimli olabilir. Gökbilimciler bu bulguya uzak noktalardaki 1339 yıldızı inceleyerek ulaştılar. Sebeple ilgili bir şey söylenmese de gökadalar genelde komşularının kütleçekim etkisiyle şekil değiştirebiliyorlar.

Çevresiyle olan kütleçekim etkileşimi sonucu önemli biçimde bükülmüş olan ESO 510-G13 galaksisi 150 milyon ışıkyılı uzağımızda bulunuyor. Görsel: NASA/ESA/Hubble UT

Tesadüfen keşfedilen komşu gökada

Samanyolu’nun 30 ışıkyılına kadar yakınında olan gökadalar komşu olarak anılır. Astronomlar Samanyolu halesi içinde bulunan (~13.000 ışıkyılı) yıldız kümelerinden biri olan NGC 6752‘deki beyaz cüceleri incelerken milyonlarca ışıkyılı uzakta yer alan bir cüce gökada keşfetti. 100 bin ışıkyılı çapındaki Samanyolu’na göre yaklaşık 3000 ışıkyılı çapıyla oldukça küçük kalan bu gökada Bedin 1 olarak isimlendirildi.

Samanyolu’ndan bu kadar bahsettikten sonra içinde bulunduğumuz galaksi hakkındaki 25 ilginç bilgiye de gözatmak isteyebilirsiniz diye yazıyı buraya bırakıyorum.

İstanbul Üniversitesi Amatör Astronomlar Kulübü Mars’taki su ve yaşam izlerini astroarkeoloji ve astrobiyoloji açısından irdeleneceği bir sunum organize ediyor. 15 Şubat Cuma günü saat 18:00’da gerçekleşecek sunumu Olcaytuğ Özgüllü yapacak.

Son olarak Ay’ın arka tarafına uzayaracı gönderen Çinliler sadece Ay yüzeyine yönelik çalışmıyorlar. Bambaşka bir perspektiften alışılmadık bir görüntü sunan bu fotoğraf Çin’in Ay yörüngesindeki Longjiang-2 uydusunca çekildi. Uydudan gönderilen 16kb boyutundaki görüntünün Dünya’ya transferi 20 dakika sürmüş. Uzayda iletişim oldukça yavaş işliyor.

Bode’un Galaksisi – Messier 81 (M81 / NGC 3031)

  • Sağ açıklık: 09 : 55.6
  • Dik açıklık: +69 : 04

Bode’un Galaksisi adıyla da bilinen Messier 81 ( M81 ) ve NGC 3031 katalog numaralarıyla da anılır. Büyük Ayı ( Ursa Major ) takımyıldızı sınırlarında 11.8 milyon ışık yılı uzakta yer alan büyük bir çubuklu sarmal (spiral) gökadadır. 6.94 kadir görünür parlaklıklıktadır.

M81’in aktif gökada çekirdeği yaklaşık, 70 milyon güneş kütlesinde, süper kütleli bir karadelik içerir ki bu Samanyolu’nun merkezinde yer alan kara delikten 15 kat daha büyüktür.

Messier 81 / Bode’un Galaksisi 📷: Tolga Gümüşayak 14 inçlik bir teleskopla toplamda 11.6 saatlik pozlama sonucu elde edilen 139 fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

M81 gökyüzünde 21×10 ark dakika alan kaplar ve kabaca dolunay boyutlarında gözükür. Bize göre olan açısı, sadece birkaç milyon yıl önce ortaya çıkmış olan, sıcak genç yıldızlara sahip, maviye kaçan sarmal kollarını rahatça incelememize fırsat verir. Sarmal kollar aynı zamanda 600 milyon yıl önce oluşmuş yıldız nüfusunu da barındırıyor.

Galaksinin merkezi ise belirgin biçimde, daha yaşlı yıldızlardan oluşuyor. Samanyolumuzun merkezinden çok daha geniş olan bu bölge, yaşlı yıldızların yoğun olması sebebiyle kırmızı renkte gözükür.

Gözlem

Gökyüzünde baktığınızda bir başka gökada olan M82 ile beraber görebilirsiniz.

kaynak: constellation-guide.com/bodes-galaxy-messier-81/ | universetoday.com/47054/messier-81/ |

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir.

Messier 33 ve NGC 598 katalog numaraları ile de adlandırılan Triangulum galaksisi yaklaşık 3 milyon ışıkyılı uzaklıkta Üçgen takımyıldızı sınırlarında yer alıyor. Astronomi ölçeğinde epey yakın. Nasıl bulabileceğinizi ise AstroTürk’te anlatmıştım.

Triangulum galaksisinin 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğrafı Hubble tarafından yakalanan en geniş ikinci görüntü. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı.

Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Messier 33 (M33) olarak da tanınan Triangulum galaksisinin devasa kompozit fotoğrafı Hubble’ın sahip olduğu Araştırmalar için Gelişmiş Kamerasınca yakalanan 54 farklı parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Fotoğrafı çok daha detaylı inceleyebilmek için buradaki zum aracını kullanmanızı öneririm.

Dediğim gibi üç galaksiden oluşan (cüceler hariç) Yerel Grup gökadalarından biri olmasına karşın diğer komşularına göre oldukça küçük kalıyor Üçgen gökadası. Andromeda 200,000 ışıkyılı, Samanyolu da tahmini 100,000 ışıkyılı çapındayken Üçgen gökadası sadece 60,000 ışıkyılı genişlikte.

Diğer iki büyük komşusunun aksine merkezinde parlak … yok. Aynı zamanda sarmal kollarını birleştiren merkezdeki çubuk yapısına da sahip değil. Buna karşın büyük miktarda gaz ve toz içeriyor, bu da hızlı biçimde yeni yıldızların doğumasını sağlıyor.

kaynak: universetoday |