Kelebek Bulutsusu – NGC 6302

Kelebek Bulutsusu (Butterfly Nebula) Akrep burcu sınırlarında bulunan bir çiftkutuplu (bipolar) gezegenimsi bulutsudur. Bizden 3,800 ışık yılı uzaktaki bulutsu, ömrünü tamamlayan bir yıldızın sahip olduğu maddenin, yıldızın kutuplarından doğru uzaya saçılmasıyla bu biçimi almıştır.

Takımyıldız: Akrep (Scorpius)
Gökcismi Tipi: Çiftkutuplu (Bipolar) gezegenimsi bulutsu
Sağ açıklık: 12 : 13 44.211s (h:m)
Dik açıklık: -37 : 06’15.94” (deg:m)
Uzaklık: 3,800 ışık yılı
Görünür Boyut: >3 (arc dakika)

Kanat açıklığı yaklaşık 3 ışık yılı olan bu güzel kozmik kelebek galaksimizde gözlemlenen gezegenimsi bulutsular arasında en karmaşık yapıya sahip olanlardan birisidir.

Nebulanın merkezinde 0.64 güneş kütlesinde bir beyaz cüce (HD 155520) var. Yüzey sıcaklığı 220,000°C üzerinde. Bulutsunun ekvator düzleminde kalan çok kalın toz katmanı sebebiyle doğrudan göremiyoruz.

Kelebek Bulutsusu – Hubble

Merkezde bulunan bu ölüm aşamasındaki beyaz cüceyi morötesi ışıkta gözlemlediğimizde olağanüstü parlak ve sıcak olduğunu anlayabiliyoruz.

Bir yıldız ömrünü tamaladığında çekirdeği kendi içine çökerken sahip olduğu madde büyük bir patlamayla uzaya saçılır. Kelebek Nebulası şeklini bahsettiğimiz maddenin yıldızın kutuplarından doğu uzaya püskürmesine borçlu. Bu tarz aynı eksen üzerinde simetrik biçimde iki lobu olan bulutsular bipolar veya çiftkutuplu olarak tanımlanıyor. Gezegenimsi bulutsuların %10-20’si bipolardır.

Yıldızın çevresindeki gaz ise 18,000°C sıcaklığa sahip ve uzayın derinliklerine doğru saatte yaklaşık 965,000 km hızla ilerilyor.

Yıldızı görmemize engel olan ekvator düzlemindeki toz bulutu simit şeklinde yıldızı çevrekiyor. Bu toz katmanının iki kutuptan fışkıran gaz bulutlarından taşan maddeyle oluştuğu düşünülüyor.

kaynak: NASA | constellation-guide.com/butterfly-nebula/ | wikipedia |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 50

Astronomi uzay ve havacılık haberlerinden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu size haftanın önemli haberlerini sunuyor.

Deprem

Astronot Randy Bresnik objektifinden, kuzey yönünden İstanbul.

Jeolojik açıdan aktif olan gezegenimiz doğasını İstanbul ve çevresine korkutucu biçimde hatırlattı. Yetkililerin açıklamasına göre 77 binada hasar var. Kimi okullar da ağır hasar aldı. Büyük depremde neler olabileceğini düşünmek ürkütücü. Artık vakit kaybetmeden depreme hazır hale gelmek için bir deprem seferberliği gerekiyor.

Astronomi ve uzay haberleri

Sonbahar ekinoksu

Budapeşte şehri üzerinde analemma (günizi)

Geçen hafta sonbahar ekinoksunu yaşadık. Zaten çoğumuz fikren yazdan çıkmıştı artık astronomik açıdan da sonbahar mevsimindeyiz. Şimdi kuzey yarıkürede güneş daha geç doğup daha erken batacak ve gökyüzünde daha alçak bir yörünge izlemeye başlayacak. Her gün aynı saatte Güneş’in fotoğrafını çekerseniz, yıl boyunca 8 şekli çizdiğini farkedersiniz. Buna analemma veya günizi deniyor. György Soponyai tarafından Budapeştede çekilmiş bu günizinde güneş 23 Eylül günü merkeze yakın bir konumdaydı. Bu arada fotoğrafın sağında Buda, sağında ise Peşt görülüyor.

NASA’nın yayınladığı kara delik simülasyonu

Bir kara delik uzay zaman dokusunu öylesine büker ki arkasını görebilmeniz mümkün olur. NASA’nın yeni yayınladığı canlandırmada, kara delik ve onun çekim gücüyle etrafında toplanan madde kütlesinden oluşan bir birikim diski görülüyor. Birikim diskinin şekil olarak kabaca Satürn’ün halkalarına benzetebiliriz. Fakat kara deliğin muazzam kütleçekim gücü uzay zamanı bükerek diskin farklı bölgelerinden gelen ışığı normalde ulaşamayacağı yerlere yönlendirir. Bu sayede kara deliğin etrafındaki çapraşık görüntü oluşur. Burada konuyu daha detaylı anlattım.

Pentagon ‘UFO’ görüntülerini yayınladı

ABD Deniz Kuvvetleri tarafından Florida yakınlarında kaydedilmiş Gimbal adlı video yayınlandı. Görüntüler tanımlanamayan uçan bir nesneyi gösteren resmi bir belge olması bakımından önemli. Yıllarca gizli olarak sınıflandırılan bu belgenin kısa bir süre önce statüsü değiştirilerek halka açık hale getirildi. İlk kez içinde UFO olan resmi bir belge yayımlanmış oldu.

51. Bölge baskını

Facebook’ta şaka olarak başlayan iş daha sonra ciddiye bindi: İnsanlar 51. Bölge’yi basmaya çalıştı. Uzaylılara dair pek çok şehir efsanesiyle adı anılan 51. Bölge’deki uzaylı varlığını ortaya çıkarma amacıyla ‘51. Bölgeyi basın, hepimizi durduramazlar’ adıyla bir etkinlik açılmıştı. 2 milyon kadar kişi de bu baskına katılacağını bildirdi. Facebook yönetimi ise kaos oluşturabileceği gerekçesiyle etkinliği kapattı. Yine de insanların 51. Bölge baskınına gitmesine engel olamadılar. Buna karşın 51. Bölge ABD hava kuvvetlerine ait bir üs olduğundan ötürü girmek pek ihtimal dahilinde değildi. Nitekim fazla yaklaşan iki kişi gözaltına alındıktan sonra geri kalan baskıncılar da bu fikirden vazgeçip uzaklaşmış.

Mars gezegeninde tarım

Uzaylıların gelip gelmediği tartışıladursun biz henüz farklı bir gezegene koloni kurabilmiş değiliz. En azından günümüzde buna dair daha ciddi bir istek ve gerçeğe dönüşmesi muhtemel planlar var. Mars’ta bir koloni kurduğumuzda en büyük sorunlardan biri yiyecek üretmek olacak. Araştırmacılar, Mars kolonicilerinin ihtiyaç duyacağı 5 temel şeyin hali hazırda Mars’ta varolduğunu belirtiyor: enerji, su, oksijen ve inşaat materyali. Gıdayı ise Dünya’dan getirmek çok masraflı olacağından kendileri üretmeleri gerekecek. Biliyorsunuz benim Marslı kardeşim de bokunda patates yetiştirmek zorunda kalmıştı. Bilimkurgu Kulübü’nde Mars’ta gıda üretimine dair güzel bir makale yayınlandı.

Uzay İstasyonu yeni kargosunu aldı

Jaxa’ya ait Japon kargo gemisi HTV-8 taşıdığı 4 tonluk ikmal malzemeleriyle beraber Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaştı. Uzay istasyonuna nikel-hidrojen piller ile birlikte 2 milyar dolar değerindeki Alfa Manyetik Spektrometre-2 cihazının tamiri için parçalar gönderildi. Astronotların gelecek ay bunları yerleştirmesi planlanıyor.

Japon kargo gemisi HTV-8

Uzayda lazer ile iletişim

HTV-8 ayrıca Sony Bilgisayar Bilimleri Laboratuvarları’nın geliştirdiği Küçük Optik Bağlantı (Small Optical Link) adı verilen bir laser iletişim sistemi prototipi taşıdı. Gelecekte uzayda daha fazla insan olacak. Uzun-menzilli lazer iletişim teknolojisi artacak nüfusun iletişim ihtiyacına cevap verebilmeyi vaadediyor.

Ad Astra

Brad Pitt’in başrolde olduğu Ad Astra, Yıldızlara Doğru ismiyle ülkemizde vizyona girdi. Film Neptün gezegeninde hayat olup olmadığını araştırmak için giden babasını 20 yıl sonra bulmaya giden bir adamın hikayesini anlatıyor. Bilimsel gerçeklere olabildiğince yakın kalmaya çalışan filmlerden biri olarak sunulan Ad Astra’ya dair Buğra Şendündar’ın incelemesini Bilimkurgu Kulübü’nde okuyabilirsiniz.

Dronlar Alemi

hidrojenle 15 saat uçan dron

Günümüzde elektrikle çalışan neredeyse her mobil cihazın problemi hızla tükenen piller. Çinli MMC firması bu soruna yakıt pili ile çözüm bulmaya çalışmış. Firma geçen hafta Almanya’da gerçekleşen InterGEO 2019’da hidrojenle çalışan bir insansız hava aracı tanıttı. Dikine kalkış-iniş de yapabilen dron hidrojen yakıt piliyle 15 saatlik yüksüz uçuş, 3 kilo kargoyla 10 saatlik uçuş süresi sunuyor.

Hubble’ın yörüngeye çıkışı

Hubble Uzay Teleskobu bundan 29 yıl önce yörüngedeki yerini almıştı. Bu süre içinde yaklaşık 45.000 gökcismi üzerinde 1.4 milyondan fazla gözlem gerçekleştirdi ve görevine hâlâ devam ediyor!

Videoda Hubble teleskobunun Discovery uzay mekiğinden robot kol yardımıyla çıkarılışı gözüküyor.

Hubble alçak dünya yörüngesinde 569 km yükseklikte bulunuyor. Yaklaşık 90 dk içinde Dünya etrafında bir tam tur atıyor. Konumu sürekli değiştiğinden bir hedefi devamlı gözlemlemesi mümkün değil. Ayrıca yörüngedeki hareketi sırasında Güneş’ten gelen ışınlar da hesaba katılmak zorunda, aksi halde teleskobun algılayıcıları zarar görür. Bu sebeple videoda da gördüğünüz gibi bir kapağı var!

Hubble yerine geçmesi planlanan James Webb Uzay Teleskobu ise L2 denilen ve Ay’ın dahi çok uzağında duran bir noktada konuşlanacak. Sabit kalabilmesi sayesinde bir hedef kesintisiz biçimde gözlemlenebilecek. Çok soluk gökcisimlerini görüntüleyebilmek için uzun pozlamalı çekimler yapılması gerektiğinden bu özellik bir avantaj.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun 2021’de fırlatılması planlanıyor.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 44

Samanyolu dalgalıymış

Derya içre olup deryayı bilmeyen balıklar gibi biz de içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisini tam olarak bilmiyoruz. Diğer gökadalara dışardan bakmak onların tüm yapısını incelemeye müsade etse de Samanyolumuzun tam şeklini çözmemiz kolay değil. Sarmal yapıda olduğunu biliyor ve düz bir disk gibi düşünüyorduk. Eğer Çinli astronomların gözlemleri doğruysa düz sandığımız disk uçlarından eğimli olabilir. Gökbilimciler bu bulguya uzak noktalardaki 1339 yıldızı inceleyerek ulaştılar. Sebeple ilgili bir şey söylenmese de gökadalar genelde komşularının kütleçekim etkisiyle şekil değiştirebiliyorlar.

Çevresiyle olan kütleçekim etkileşimi sonucu önemli biçimde bükülmüş olan ESO 510-G13 galaksisi 150 milyon ışıkyılı uzağımızda bulunuyor. Görsel: NASA/ESA/Hubble UT

Tesadüfen keşfedilen komşu gökada

Samanyolu’nun 30 ışıkyılına kadar yakınında olan gökadalar komşu olarak anılır. Astronomlar Samanyolu halesi içinde bulunan (~13.000 ışıkyılı) yıldız kümelerinden biri olan NGC 6752‘deki beyaz cüceleri incelerken milyonlarca ışıkyılı uzakta yer alan bir cüce gökada keşfetti. 100 bin ışıkyılı çapındaki Samanyolu’na göre yaklaşık 3000 ışıkyılı çapıyla oldukça küçük kalan bu gökada Bedin 1 olarak isimlendirildi.

Samanyolu’ndan bu kadar bahsettikten sonra içinde bulunduğumuz galaksi hakkındaki 25 ilginç bilgiye de gözatmak isteyebilirsiniz diye yazıyı buraya bırakıyorum.

İstanbul Üniversitesi Amatör Astronomlar Kulübü Mars’taki su ve yaşam izlerini astroarkeoloji ve astrobiyoloji açısından irdeleneceği bir sunum organize ediyor. 15 Şubat Cuma günü saat 18:00’da gerçekleşecek sunumu Olcaytuğ Özgüllü yapacak.

Son olarak Ay’ın arka tarafına uzayaracı gönderen Çinliler sadece Ay yüzeyine yönelik çalışmıyorlar. Bambaşka bir perspektiften alışılmadık bir görüntü sunan bu fotoğraf Çin’in Ay yörüngesindeki Longjiang-2 uydusunca çekildi. Uydudan gönderilen 16kb boyutundaki görüntünün Dünya’ya transferi 20 dakika sürmüş. Uzayda iletişim oldukça yavaş işliyor.

Bode’un Galaksisi – Messier 81 (M81 / NGC 3031)

  • Sağ açıklık: 09 : 55.6
  • Dik açıklık: +69 : 04

Bode’un Galaksisi adıyla da bilinen Messier 81 ( M81 ) ve NGC 3031 katalog numaralarıyla da anılır. Büyük Ayı ( Ursa Major ) takımyıldızı sınırlarında 11.8 milyon ışık yılı uzakta yer alan büyük bir çubuklu sarmal (spiral) gökadadır. 6.94 kadir görünür parlaklıklıktadır.

M81’in aktif gökada çekirdeği yaklaşık, 70 milyon güneş kütlesinde, süper kütleli bir karadelik içerir ki bu Samanyolu’nun merkezinde yer alan kara delikten 15 kat daha büyüktür.

Messier 81 / Bode’un Galaksisi 📷: Tolga Gümüşayak 14 inçlik bir teleskopla toplamda 11.6 saatlik pozlama sonucu elde edilen 139 fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

M81 gökyüzünde 21×10 ark dakika alan kaplar ve kabaca dolunay boyutlarında gözükür. Bize göre olan açısı, sadece birkaç milyon yıl önce ortaya çıkmış olan, sıcak genç yıldızlara sahip, maviye kaçan sarmal kollarını rahatça incelememize fırsat verir. Sarmal kollar aynı zamanda 600 milyon yıl önce oluşmuş yıldız nüfusunu da barındırıyor.

Galaksinin merkezi ise belirgin biçimde, daha yaşlı yıldızlardan oluşuyor. Samanyolumuzun merkezinden çok daha geniş olan bu bölge, yaşlı yıldızların yoğun olması sebebiyle kırmızı renkte gözükür.

Gözlem

Gökyüzünde baktığınızda bir başka gökada olan M82 ile beraber görebilirsiniz.

kaynak: constellation-guide.com/bodes-galaxy-messier-81/ | universetoday.com/47054/messier-81/ |