28 Ekim

28 Ekim günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

Martin XB-51

1949 – Amerikalılarca geliştirilen Martin XB-51‘in prototipi ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Üç jet motorlu bu uçak yer taaruz görevleri için tasarlanmıştı. Havada kalış süresi düşük olduğundan ihaleyi rakibi English Electric Canberra kazandı ve Martin XB-51 seri üretime geçemedi. Martin şirketi Canberraların lisanslı versiyonu olan Martin B-57 Canberraları üretecekti.

1971 – Birleşik Krallık, uzaya kendi ürettiği uyduyu kendi imkanlarıyla gönderebilen altıncı ülke oldu. İngilizler kendi Black Arrow roketlerini kullanıp Prospero 1 adlı uyduyu yörüngeye çıkartmayı başardı. Uzay ortamının iletişim uydularına etkilerini araştırmayı amaçlayan uydu 1973 yılına kadar çalışmayı sürdürdü. Araştırma faaliyeti sona erdikten sonra uyduyla 25 sene boyunca yılda bir temas kurulmaya devam etti. İlk Britanya uydusu Ariel 1, bir Amerikan roketiyle 1962 Nisanında uzaya çıkmıştı.

Prospero 1’i yörüngeye taşıyan Black Arrow roketi.

2009 – NASA’nın Ares I-X roketi başarıyla fırlatıldı. Kısa ömürlü Constellation programında fırlatılan tek roket bu oldu.

2014 – NASA’nın Cygnus CRS Orb-3 ikmal görevini taşıyan Antares roketi kalkış sırasında patladı. Cygnus Uluslararası Uzay İstasyonu için gerekli malzemeleri taşıyordu.

antares-rocket-explosion-launch-pad
NASA, Antares kargo roketinin patlamasıyla ilgili fotoğrafları flickr hesabından paylaştı.

28 Ekim günü doğanlar ve ölenler:

1718 – Hırvat rahip, matematikçi, astronom ve kaşif Ignacije Szentmartony doğdu (ö. 1793)
1880 – Belaruslu-Estonyalı astrofizikçi ve astronom Wilhelm Anderson doğdu (ö. 1940). Anderson’un en bilinen çalışması beyaz cücelerin kütle limitine dair olanıdır. Edmund Stoner’ın önceki çalışmasını genişletmişti. Çalışma daha sonra tekar Stoner tarafından geliştirildi. Beyaz cüce kütle sınırı Subrahmanyan Chandrasekhar tarafından daha da geliştirildi ve şu anda Chandrasekhar sınırı olarak tanımlanıyor.

Wilhelm Anderson ca. 1930

1845 – Polonyalı fizikçi, kimyacı Zygmunt Florenty Wróblewski doğdu (ö. 1888)

zeytin molası

Gündoğdu’da zeytin hasadına katılmak için site işlerine yaklaşık bir hafta  ara vermiştim. Zeytinleri topladım, yağlarını sıktırdım, geri geldim..  Gelir gelmez de ben buralarda yokken gökbilim cephesinde neler olmuş diye arşivleri inceledim ve önemli gördüğüm haberleri özetledim:

LCROSS uzayaracının – hani şu NASA’nın Ay’ı bombaladığı – gönderdiği verilerin sonuçları açıklandı. Buna göre uydumuzun sandığımız kadar kurak olmadığı anlaşıldı. Daha önce de yüzeyinde mikro düzeyde su olduğu kanıtlanmıştı.

Ay’daki su varlığı, uydumuz üzerindeki insanlı uzay çalışmaları için oldukça önemli. Dünyada bolca bulunan suyun uzaya çıkartılması çok masraflı. Eğer Ay’daki su kaynakları kullanılabilirse, dünyadan oaya su taşıma zahmetinden kurtulacağız. Ay’daki su, bileşenleri olan hidrojen ve oksijene ayrıştırılarak uzayaraçlarında yakıt olarak kullanılabilme potansiyeline de sahip. Bu da Ay’da yapılacak uzay çalışmalarında maliyetleri düşürmekte önemli bir fırsat sağlayacaktır. Suya sahip Ay, Mars için çok daha iyi bir sıçrama tahtası olacak.

kaynak: science.nasa.gov |

İstanbul’daki kötü havalara denk geldiği için güzel bir güneş lekesini gözlemleme şansını kaçırmıştım. 1029. Gerek çalışmaktan gerekse bulutlardan dolayı güneş ne alemde diye bakmaya fırsat bulamadım. Atmosfer şartlarından bağımsız SOHO uydusu ise 12 ve 13 kasım tarihlerinde çektiği görüntülerden şu hareketli görüntü oluşturulmuş:

1029 Güneş’in diğer tarafındaki yolculuğunu sürdürmekte. Gözden kaybolalı iki hafta geçmiş. Şimdilerde tekrar görünür olmanın arifesinde. Eğer havalar da müsade ederse bu kez 1029’u görebileceğiz.

kaynak: spaceweather.com | Bir de eski yazılarım var: bu ve bu.

NASA’nın deneme fırlatması yaptığı Ares-I roketi, Time Magazine’ce “2009’un en iyi buluşu” seçilmiş. Time’ın “2009’un en iyi 50 buluşu” listesinde yer alan buluşların bir kısmı şunlar: “görünmez yıldızlar için teleskop“, “kanatsız fan”, “ışınlama”, “Sky King” adındaki tüm zamanların en iyi kağıt uçağı; evet, NASA’nın teknoloji harikası roketi bir kağıt uçakla kıyaslanmış.

kaynak: universetoday.com | time.com |

CERN’de bir türlü başlayamayan Büyük Patlama Deneyi, LHC (Large Hadron Collider – Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) gelecek hafta başlayacakmış. En son teknik aksaklık sebebiyle deney ertelenmişti.

Bu arada CERN’de görevli Türk bilim insanı Kerem Cankoçak’ın HaberTürk’te röportajı çıkmış. Gündoğdulu Kerem Hoca bu yaz köyümüzde CERN’deki deneyle ilgili bir sunum yapmıştı.

kaynak: wired.com | haberturk.com | gundogdukoyu.com |

Planetary Society astronom Carl Sagan’ın 75. doğumgünü anısına, uzaya güneş ışınlarının gücüyle yol alacak uzayaraçları yollayacağını duyurmuş. Duyuruya göre proje 2010 yılının sonunda başlatılacak. Planetary Society birkaç yıl içinde 3 farklı güneş yelkenli uzayaracını uzaya göndermeyi planlıyor.

LightSail-1 adlı ilk araç dört adet üçgen yelkene sahip olacak [aşağıda]. Uçurtmaya benzeyen bu araç Dünya’dan 800 km uzaklıkta yelkenlerini açacak ve Güneş’ten gelen fotonların gücüyle yol alacak. 800 km yükseklik, sayesinde araç Dünya’nın sürtünmeye neden olan üst atmosferinden yeterince uzak olacak. Uzay yelkenlisi yalnızca  yörüngede kalmasını sağlayan dünyanın çekim gücüne ve yörünge enerjisini arttıracak güneş ışınlarının basıncına maruz kalacak.

İlk olarak Kepler’in “güneş rüzgarlarıyla seyehat” fikriyle ortaya çıkan güneş yelkenleri uzun yıllar bilimkurgu olarak kalmıştı. Bu ilginç tasarımlı araçları gerçeğe taşıyansa mylar adı verilen bir malzeme oldu. Çok güçlü olmayan güneş ışınlarıyla hareket sağlayabilmek için geniş ve hafif yelkenlere ihtiyaç var. Ağırlığına göre oldukça sağlam olan mylar güneş yelkenleri için ideal bir malzeme. olma özelliğine sahip.

Lightsail-1, 32 metre kare yelken alanına sahip olacakmış. Birinci LightSail başarılı olursa LightSail 2 projesiyle Dünya’nın ötesine ulaşılmaya çalışılacak. Son olarak da dünyadaki güç sistemlerine zarar verebilen güneş fırtınalarına karşı erken uyarı istasyonu vazifesi görecek LightSail 3 görevi gündeme gelecek.

kaynak: universetoday.com | planetary.org |

Geçen hafta içinde gerçekleşen bir diğer gelişme ise bir faciayı sessiz sedasız atlatmamız. 2009 VA adı verilen bir göktaşı Dünya’nın 14.000 km yakınından geçip gitmiş. İşin ilginç yanı bu cismin Dünya’ya yakın geçişinden sadece 15 saat önce belirlenebilmesi. 7 metre çapındaki 2009 VA gibi göktaşları her iki yılda bir Dünya’nın çok yakınından geçiyor ve beş yılda bir de isabet kaydedip Dünya’ya düşüyorlar!

13 ay önce 2008 TC3 adlı bir göktaşı Afrika’da kalabalık olmayan bir alana düşmüş.

kaynak: universetoday.com |

Son olarak da NASA 2012 şarlatanlarına ayar vermiş. Fakat bu konuyu daha geniş incelemek için  sonraya bırakıyorum.