22 Ekim

22 Ekim günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

1884 – ABD’nin başkenti Washington’da toplanan Uluslarası Meridyen Konferansı’nda başlangıç meridyeni kabul edildi. Başlangıç meridyeni, boylamı 0° olarak tanımlanan meridyendir. Londra’nın Greenwich kasabasından geçtiği için bu isimle de anılır. Uluslararası olarak meridyenlerin konumuna karar vermek, ticaretin ve haberleşmenin gerektirdiği zaman dilimlerinin belirlenmesi açısından büyük önem taşıyordu. Uluslarası Meridyen Konferansı‘na Osmanlı İmparatorluğu’da katıldı. Osmanlı’da bu tarihten sonra uluslararası haritalarda Greenwich başlangıç olarak kabul edilse de Osmanlı haritalarında Ayasofya’dan geçen meridyen baş meridyen olarak gösteriliyordu.

1963 – BAC One-Eleven prototip uçağı test uçuşu sırasında düştü. Mürettebatın tamamı hayatını kaybetti.

1968 – Apollo 7’nin mürettebatı komuta modülüyle Atlas okyanusuna indi. Apollo 7 görevi ilk insanlı Apollo görevidir. Mürettebat Dünya yörüngesinde daha sonraki görevde ayrılıp tekrar kenetlenmesi denenmeden önce Komuta Modülü ile Servis Modülü’nün performansını test etti. Ayrıca uzaydan ilk kez canlı yayın denemesi yapıldı.

Okyanusta yüzen komuta modülünün üzerinde, mürettebatı almak üzere bir helikopter uçuyor.

1975 – Sovyetler Birliği’nde geliştirilen insansız uzay sondası Venera 9, Venüs yüzeyine indi ve yüzey fotoğrafını göndermeyi başardı. Bu sayede başka bir gezegenden fotoğraf gönderen ilk uzayaracı oldu. Bir uydu bir de yüzey sondasından oluşan görevde yüzey aracı Venüs cehenneminde kısa süre dayanabildi. Uyduyla iletişim ise 22 Mart 1976’ya kadar sürdü.

1992LAGEOS-2 uydusu, STS-52 mekik görevinde yörüngeye yerleştirildi. LAGEOS-2, tıpkı 1976’da fırlatılan kardeşi gibi pasif bir uydu. Herhangi bir hareketli parça, elektronik ekipmana ve gerek duyulmadığı için enerji kaynağına sahip değil. LAGEOS’un üzerinde yalnızca aynalar var. Bu özel aynalar, Dünya’dan gönderilen lazer ışınlarını geri yansıtmaya yarıyor. Uydunun konumu net şekilde bilindiği için, lazer ışınının geri dönüş süresi hesaplanarak Dünya’daki ölçüm noktalarının konumları çok hassas şekilde ölçülebiliyor. Uydu milyonlarca yıl yörüngede kalabileceği için, kıtaların hareketinini tespit için iyi bir ölçüm aleti olarak kullanılabilecek.

16 Ekim

16 Ekim günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

1969 – İlk kez aynı anda üç Soyuz uzayaracıyla yürütülecek bir göreve katılmak üzere uzaya çıkan Soyuz 6 Dünya’ya döndü. Soyuz 6’daki kozmonotlar, Georgy Shonin ve Valeri Kubasov uzayda ilk kez kaynak yaptılar. İkili kaynak için katot ışını, düşük basınçlı plazma arkı ve elektrot kullanılan üç metodu test etti. Kubasov’un yaptığı kaynak sırasında aracın gövdesi yaşam bölümünden yanma tehlikesi geçirdi. Ölümcül olabilecek bir kazadan dönülen testtin sonuçları ise kaynak kalitesi açısından tatmin edici oldu.

Toplam 7 kozmonotun yer aldığı operasyonda Soyuz 6 mürettebatı, Soyuz 7 ve Soyuz 8’in kenetlenmesini yüksek kaliteli biçimde kaydedecekti ama 3 uzayaracında da randevu (iki uzayaracının kenetlenme için bir araya gelmesi) sistemleri başarısız oldu.

1970 – Apollo Programı devam ediyor: Sağda Apollo 14’e ait, 8 numaralı Ay Modülü (LM-8) inceleme sırasında. Apollo 15’in Ay Modülü “Falcon” (LM-10) ise solda vince asılı biçimde bekliyor.

Apollo 14 ve Apollo 15’in Ay Modülleri.

2015 – Türksat 4B haberleşme uydusu Baykonur kozmodromundan fırlatıldı. Mitsubishi Electric tarafından geliştirilen bir sisteme sahip olan uydunun yapımında Türk mühendisler de görev aldı. Bu görevler Türkiye’de üretilecek Türksat 6A’nın yapımı için gereken bilgi birikimine katkı sağladı.

16 Ekim günü doğanlar ve ölenler:

1930 – İngiliz fizikçi, ilahiyatçı ve rahip John Polkinghorne doğdu. Polkinghorne, temel parçacıklarla ilgili teoriler üzerinde çalıştı, kuarkın keşfinde rol oynadı ve Feynman integrallerinin analitik ve yüksek enerji özelliklerini ve S-matris teorisinin temellerini araştırdı.
1963 – İngiliz fizikçi ve akademisyen Timothy Leighton doğdu.

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Biz dünyada diğer gökcisimlerinin doğuşuna tanıklık ederiz ancak kendi gezegenimizin de bir yerlerde doğuyor olabileceği aklımıza gelmez. Oysa Ay’da Dünya’nın doğuşu izlenebilir.

1968 Noel arefesinde, ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılan ayrıca Ay’a ulaşan uzayaracı olan Apollo 8 mürettebatı Ay yörüngesine erişip, Ay’ın görmediğimiz arka yüzünü gören ilk insanlar olduktan sonra Ay ufkunda yükselen Dünya görüntüsüne şahit oldular.

Fotoğraf: Apollo 8 mürettebatından Bill Anders; İşleme ve lisans: Jim Weigang

Yukarıdaki fotoğraf orjinali siyah beyaz olan kaenin renklendirilmiş hali. Astronotlar daha sonra renkli filmle de Dünya’nın fotoğrafını yakaladılar.

Bu heyecanlı anlarda astronotlar arasında şu konuşmalar (tamamen çeviri Türkçesi, idare edin) geçer:

Anders: Aman tanrım! Şurdaki görüntüye bakın! Dünya yükseliyor. Vay, çok güzel.
Frank Borman: Hey, bunu çekme, bu planda yok. (şaka yapıyor)
William Anders: (güler) Renkli filmin var mı, Jim?
Bana hemen renkli film verir misin?
James Lovell: Adamım, bu harika!

Apollo 8’de çekilenler esasen ikinci Dünya’nın doğuşu fotoğrafları. İlki Lunar Orbiter 1 uzayaracı tarafından çekilmişti.

Lunar Orbiter 1 uydusunca yakalanan Dünya’nın doğuşu görüntüsü.

Dünya’nın batışı da Ay’a gönderilen uzayaraçlarında görüntülenmiştir. Aşağıdaki animasyonda Zond 8 uzayaracı tarafından yakalanan “Dünya’nın batışı” görülüyor.

SSCB’nin geliştirdiği Zond 8 uzayaracı tarafından elde edilen fotoğraflarla oluşturulumuş olan “Dünya’nın batışı” görüntüsü.

Peki gelecekteki Ay kolonilerinde de Dünya’nın doğuşu izlenebilecek mi?

Ne yazık ki cevap büyük oranda hayır. Kütleçekim kilidi etkisiyle uydumuzun kendi etrafında dönüş hızıyla, Dünya etrafındaki dönüş hızı eşitlenmiş durumda: Dünya’ya hep aynı yüzünden bakıyor. Yani buradaysanız Dünya’yı hemen hemen sabit biçimde görüyorsunuz. Arka yüzünde ise hiç göremiyorsunuz.

Yalnız yörünge hareketinden ötürü oluşan salınım (librasyon) sonucunda görebildiğimiz yüzünün sınırlarında yer alan 2 dereceye varan bir bölgede Dünya doğup batar. Ancak Ay’ın hareketi yavaş olduğundan bu doğuş-batışlar yaklaşık bir aylık süreye yayılır.

kaynak: earthobservatory.nasa.gov | uzaydanhaberler.com |

18 Kasım

18 Kasım günü gerçekleşen astronomi, uzay ve havacılık alanındaki önemli tarihi olaylar hakkında kısa bilgiler:

1965 – Roket motorlu, açılı kanatlı bir araştırma uçağı olan Bell X-2 “Starbuster”, motorlarını çalıştırıldığı ilk uçuşunu yaptı. Daha önce bağlandığı B-50’den bırakılıp süzülerek iniş yapmıştı. Yarbay Pete Everest’in pilot olduğu görevde roket motorlarının çalıştırılmasıyla süpersonik hıza erişen uçak, Mach 2.87 (3050 km/h) hıza erişerek rekor kırdı.

2009 – Atlantis uzay mekiği (STS-129) Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlendi. Mekik yük bölmesinde uzaya iki büyük ExPRESS Lojistik Taşıyıcısı taşıdı. Bunlar içerlerinde iki yedek jiroskop, iki nitrojen tankı tertibatı, iki pompa modülü, bir amonyak tankı tertibatı, istasyonun robotik kolu için yedek bir mandallama uç efektörü, Mobil Taşıyıcı için yedek bir arka göbek sistemi ve yüksek basınçlı gaz tankı içeriyordu.

2013 – NASA’nın MAVEN (Mars Atmosphere and Volatile EvolutioN) uzay sondası Mars’a gitmek üzere fırlatıldı. MAVEN, Mars’ın üst atmosferi ile iyonosferini ve güneş rüzgarının bu atmosferin bileşenlerini nasıl kopardığını araştırmak için NASA tarafından geliştirildi.

2017James Webb Uzay Teleskobu kriyojenik test odası Chamber A’den çıkarıldı.

18 Kasım günü doğanlar ve ölenler:

1787 – Fransız fizikçi ve fotoğrafçı, dagerreyotipin geliştiricisi Louis Daguerre doğdu (ö. 1851)
1839 – Alman fizikçi ve eğitimci August Kundt doğdu (ö. 1894)
1897 – Nobel Ödülü sahibi, İngiliz fizikçi ve akademisyen Patrick Blackett doğdu (ö. 1974)
1923 – Amerikalı amiral, pilot, ilk Amerikan astronotu, Ay’da yürüyen en yaşlı kişi ünvanına sahip olan Alan Shepard doğdu (ö. 1998). Merkür Projesi (Project Mercury) ile 1971 yılında ilk kez uzaya çıkan Shepard, Apollo 14 görevine de komutan olarak katıldı.

1941 – Nobel Ödülü sahibi, Alman kimyager ve fizikçi Walther Nernst öldü (d. 1864)
1944 – Amerikalı gökbilimci, arkeoastronom, yazar, Griffith Gözlemevi Direktörü Edwin C.Krupp doğdu
1962 – Nobel Ödülü sahibi, Danimarkalı futbolcu, fizikçi ve akademisyen Niels Bohr öldü (d. 1885)
2004 – Amerikalı fizikçi ve akademisyen Robert Bacher öldü (d. 1905)

Apollo astronotları karantinada: Mobil karantina servisi

Mobil karantina servisi (Mobile quarantine facility), Apollo astronotlarının Ay’dan döndükten sonraki karantina sürecini geçirdikleri taşınabilir yaşam alanıdır. Apollo görevleri sonunda astronotlar Ay’dan taşıyabilecekleri olası hastalık yapıcı Ay organizmalarının Dünya’ya yayılmaması amacıyla karantinaya alınıyordu.

Astronotlar için karantina fikri 80’lerdeki meşhur Cosmos belgeseliyle (ilk seri; bkz: Soluk Mavi Nokta) kitlelerce tanınan Dr. Carl Sagan tarafından ortaya atılmıştı. Sagan, Ay’dan öldürücü organizmalarının bulaşma olasılığını düşük olduğunu belirtse de Dünya’daki yaşamın zarar göreme olasılığı ne kadar düşük olursa olsun dikkate alınması gereken bir risk olarak görüldü.

Mobil karantina servisi (Mobile quarantine facility) içindeki Apollo 11 astronotları dönemin ABD başkanı Nixon ile görüşürken.

Apollo 11, Apollo 12 ve Apollo 14 astronotları karantinaya alındı. Ay’ın tamamen steril olduğu kesinleşince sonraki görevlerinde karantina servisi kullanılmadı.

Astronotların Dünya’dan tecrit edildikleri 21 günlük karantinayı dış dünya ile haberleşebildikleri Mobil karantina servisinde geçiriyordu. Bu servis Airstream modeli bir karavanın astronotların ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilmiş ve ‘mobil’ ibaresine tezat biçimde tekerlekleri sökülmüş haliydi.

kaynak: archives.gov | wikiland.com |