gazı kesmek

0’dan 60’a hızlanıp, ardından kırmızı ışık yandığında da durmak, sıradan bir otomobil için sorun değildir. Ama eğer bir roket pilotuysanız, bu hiç de kolay olmayacaktır. Çoğu roket motoru tam açılıp, tam kapanacak şekilde tasarlanır.

Gaz gezegene inecek olan için kritiktir. Yörüngeden alçalmak eşsiz bir dengeleme işi, motorun gücünün kesilmesiyle eksozun sağladığı itki kaybolur ve bu aracı yavaşlatır. Bu iniş takımları yer ile buluşuncaya dek böyle sürer.

Apollo Ay Modülü iniş motoru, tüm zamanların gaz şampiyonu, 1968-72 arasında başarılı şekilde 6 iniş gerçekleştirdi. Basit olan bu motor, biraraya gelince tutuşan korozif yakıt ve oksitlendirici yakıyor ve pompa gereksinimini ortadan kaldıran basınçlı tanklarla besleniyordu.

Geliştirilmekte olan CECE roket motoru. Soldaki küçük resimlerde roketin gaz seviyesindeki değişimler gözüküyor

NASA gelecek on yılda Ay’a dönmeyi planlıyor. Bunu da Apollo’nun Ay yüzeyine götürdüğü kütleden daha azını götürerek yapmak istiyor. Bu da daha yüksek başarımlı motorlar demek. Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nden Tony Kim Apollo Ay Modülü iniş motorlarının çok iyi olduğunu fakat yine de gelecekte planladıkları uçuşlar için yeterli başarıma sahip olmadığını söylüyor.

Gelecek kuşak ay iniş araçları teknolojileri geliştirmek için, NASA’nın iki merkezindeki (Alabama’daki Marshall Uzay Uçuş Merkezi ve Ohio’daki Glenn Araştırma Merkezi) mühendisler, Genel Genişletilebilir Kriyojenik Motor (Common Extensible Cryogenic Engine): CECE’nin geliştirilmesine destek veriyorlar.

CECE’nin çekirdeği Ay’a 1966-68 arasında yedi Surveyor’u uçurmak için daha sonra da başka görevlerde 2.2 milyon saniye toplam çalışma süresine sahip RL10 motoruna dayanıyor. RL1, Ay Modülü motorundan çok daha güçlü ve karmaşık. Süper soğuk izole edilmiş tanklarda sıvı halde saklanan hidrojen ve oksijeni yakıyor. Bunlar yalnız yüksek enerjili iticiler değil aynı zamanda da orjinal Ay Modülüne göre çevre dostu yakıtlar.

Şimdi talep edilen motorlarda bazı yeni şeyler aranıyor: uzayaracı kaptanının itkiyi %100’den %10’a ayarlayabilmesi. Fakat bunu yapmak arabanızın gaz pedalını indirip kaldırmak kadar kolay değil. Çoğu roket motorunda olduğu gibi RL10 tam güç için tasarlandı. Neredeyse yaşayan bir organizma gibi, bir bölgedeki değişimler vücudun diğer bölgelerinde de hissediliyor. Örnek olarak, düşük güçte, sıvı hidrojen yavaşlayabilir ve soğutma hattında* buharlaşır, muhtemelen motor stop eder.

Yapılan çalışmalar gazı ayarlamanın mümkün olduğunu gösterdi.

Temel mesele “sarsıntı”. Bir şeyler motorun saniyede 100 defa titreşmesine neden oluyor. Araştırmacılar sorunu inceleyip gidermek amacıyla Deneme 1.5‘i gerçekleştirdiler: bu deneme enjektör plağında hal değiştiren ve düşük gaz seviyelerinde normal akışı engelleyen, oksijen buharını kesiyor.

Enjektör ve valflerin performansını artırıcı modifikasyonlar üzerine çalıştıklarını söyleyen Kim, CECE’nin aynı zamanda 1/5 gaz seviyesinde kararlı (sarsıntısız), 1/11 gaz seviyesinde ise işletilebilir (biraz sarsıntılı) olduğunu kanıtladı.

CECE uzay için hazır değil, fakat teknoloji geliştirmek için önemli bir test alanı. Bu çalışma gelecek ay araçlarının tasarımını etkileme potansiyeline sahip.

kaynak: science.nasa.gov

meteor sağnağı geliyor

12 Ağustos tarihini bir yere not edin, çünkü o gün bütün gece, göktaşı sağnağı altında kalacağız! Bu büyük gösterinin harika olacağını haber veren, NASA Meteor Çevre Ofisinden Bill Cooke, ağustosun 12’sinde yeniay olacağını, dolayısıyla ay ışığının olmadığı karanlık bir gecede meteorlarla başbaşa kalacağız: Dakikada bir iki Perseid.

Yağmurun kaynağı Swift-Tuttle kuyruklu yıldızı. Güneç çevresindeki hareketini 130 yılda tamamlayan kuyruklu yıldızın kuyruğundan arta kalan kalıntılar Dünya yörüngesiyle kesişiyor. Her yıl ağustos ayında da bu kalıntıların içinden geçiyoruz. Saatte 132.000 mil hızla hareket eden kuyruklu yıldız tozları Dünya atmosferine çarpıyor. Bu hızda, bir parça toz bile parlak ışık patlamaları yaratabilir. Perseus takım yıldızı civarından atmosfere giriş yaptıkları için Perseidler olarak anılırlar. Animasyon için tıklayın.

12 Ağustos gecesi gökyüzü: saat 23.00 , 00.00 , 01.00

Venüs kayboluyor

Eğer hilal evresindeki Venüs’ü görmek istiyorsanız elinizi çabuk tutmak zorundasınız, çünkü Venüs gözden kaybolmak üzere. Venüs’ün hızla küçüldüğünü söyleyen Will Gater 8 inçlik (~20cm) bir teleskop kullanmış aşağıdaki fotoğrafı çekmek için:

Gater’ın fotoğrafında Venüs hilalinin %15’i gözüküyor. Altı gün sonra bu oran %10’a düşecek. 13 gün sonra ise %4 olacak. u hızlı değişimin sebebi geometri ile ilgili: Venüs hemen hemen Güneş’le Dünya’nın ortasından geçiyor. Dünya-Venüs-Güneş hattı (alttaki şekil) düzleştikçe, Venüs’ün karanlık tarafı daha fazla bize doğru dönüyor. Ağustosun ortasında, Venüs tamamen kaybolacak; tıpkı yeni ay gibi!

Kaynak: spaceweather.com | willgater.com

hilal evresinde gezegen

Tıpkı Ay gibi, Venüs’ün de evreleri var, ve şimdilerde bu gezegen incecik güzel bir hilal şeklinde. Aşağıdaki fotoğrafı çeken Britanya’dan Pete Lawrence. Bu çekim için 14 inçlik (~35 cm) teleskobunu kullanmış.

Neden Venüs’ün etrafında gökyüzü mavi renkte? Çünkü Lawrence bu resmi hava tam kararmadan çekmiş. Venüs’ün gün ışığında parlayan bir mücevher gibi gözüktüğünü söyleyen Lawrence, işin sırrının onu bulmak olduğunu söylüyor. Ayın 17’sinde yerel saatle saat 3 civarında, Ay Venüs’e oldukça yakındı:

Elbete gün ışığı gerekli değil. Alçak konumdaki Venüs’ü, hava karardıktan sonra, batı ufkunda kolayca bulabilirsiniz:

istanbul - 19 temmuz 2007, saat 21.00 için gök haritası

19 Temmuz günü saat 21.00, İstanbul için gök haritası. 

 

iki gezegen, bir yıldız ve Ay – II

Yakınlaşan dört gökcisminin, İstanbul ve Bolu göklerindeki görüntüleri:

Tunç Tezel tarafından çekilen bu görüntü Bolu semalarından.

Ve İstanbul semaları. Çekimi yapan: Serdar Hepgül

iki gezegen, bir yıldız ve Ay

Bugün güneş battıktan sonra batı ufkuna bakacak olursanız, Venüs, Satürn, Aslan takımyıldızındaki parlak bir yıldız olan Regulus’u ve hilal evresindeki Ay’ı görebilirsiniz. Venüs’e çevrilen teleskoplar onu da tıpkı Ay’gibi hilal şeklinde görecekler.

16 temmuz, saat 21.15'de gökyüzününü görünümü

Saat 21.15’de gökyüzünün genel görünümü. Regulus, Venüs’ün hemen çaprazındaki yıldız. (Leo : Aslan takımyıldızı) 

Linear Kuyruklu Yıldızı VZ13

(Fuzzy) yeşil kuyrukluyıldız Linear VZ13 dün akşam Dünya’ya en yakın konumundaydı. Uzaklık: 86 milyon kilometre (Dünya ile Güneş arası: 150 milyon km). 8. kadirden bir yıldız parlaklığıyla çıplak gözle fark etmenin mümkün olmadığı bir hedef. Buna karşın herhangi bir büyüklükteki teleskopla izlemek mümkün.

13 Temmuzda, Linear kuyrukluyıldızı bir çift gökadanın yanından geçti. İtalya Soriano’daki Cimini Astronomi Gözlemevi’nden Paolo Candy NGC5866 (M102) ile Linear’ı görüntüledi:

Sekiz saat sonra, kuyruklu yıldız splinter gökadası diye de bilinen NGC5907 ile karşılaştı. Yakaladığı görüntüde bir gökadanın da olması David Lee’yi sevindirmiş.

yeni çağ: insankontrolsüz uzayaraçları – I

Yeni gelişmeler olduğu için biraz eskimiş bir yazı sayılabilir belki, ama insan operatörler olmaksızın iş yapabilen uzayaraçları hakkında aydınlatıcı olabileceği için geç de olsa çevirip yayınlamaya karar verdim. Yazının kaynağı science.nasa.gov

Yıl 2020, ve uzay hiç bu kadar hareketli olmamıştı:

Dünya yörüngesinde, robotik bakım gemisi bir hava gözlem uydusundan diğerine koşturarak, meteorologlara tehlikeli fırtınaları takip etmekte yardımcı olacak güçlü optikleri kuruyor.

Dört yüz bin kilometre yukarıda, bir kargo taşıyıcısı Ay’a varıyor. Bir yörünge deposuna yöneliyor, ona yaklaşıp kusursuzca eşlik ediyor, Ay’ın güney kutbundaki bilimsel keşif istasyonu için matkap başlıklarını, güneş panellerini ve diğer ihtiyaçları boşaltıyor.

Bu arada, ay yüzeyinde, istasyon ve bazı yakın tepeler arasında maden araçları “alıcı otoyolu” boyunca ilerliyor. Derin, soğuk bir kraterde gölgeler içinde saklanmış ay buzullarını hasat ediyorlar.

Bu kuramsal senaryoda tek bir insan operatör yok.

Bunlar, sandığınız kadar uzakta değil. NASA ve ortaklarının geliştirdiği bütün bu uzay araçları ve uydular, hatta madenci böcekler, bir gün kendi kendilerini işletebilecek, insanların yönlendirmesiyle değil; kendiliğinden yol alacaklar.

MSFC Otomatikleştirilmiş Buluşma ve Yükleme Projesi lideri olan James Lee görevlerinin yörüngede insan müdehalesi olmadan yakıtın yeniden doldurulması, parça değişimi, uydu tamirinin yapılabileceğini kanıtlamak olduğunu söylüyor.

ASTRO, NextSat’la kenetlenecek ve bakımını sağlayacak.

ASTRO’yu kim kumanda edecek? Cevap birisi değil fakat bir şey: Gelişmiş Video Yönlendirme Algılayıcısı (Advanced Video Guidance Sensor) ya da kısa adıyla AVGS. ASTRO’ya yerleştirilmiş olan AVGS, NextSat üzerindeki geriyansıtıcılara kızılötesi lazer demetleri gönderecek. Yansımaların analizi, ASTRO’nun hızını ve güvenli mesafeden yaklaşma açısını ve kenetlenmeyi ayarlayacak.

Sekiz test dizisi üç aylık görev süresi boyunca devam edecek. Testler başladığında araçlar birbirlerinden 6,9 km uzaklıkta olacak. Astro ve NextSat çeşitli manevralar, parça değişimi ve pil kurulumu yapacaklar. Denemeler dünyanın gölgesine girip, hiçbir görüntü alınamadığında da sürecek. Bu operayon uzay araştırmaları tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyor.

Eğer Yörünge Ekspresi başarılı olursa, otonom buluşmalar ve yükleme sistemleri gelecek on yılda insan kontrollü görevlerin önemli bir alternatifi olabilecek.

Otomatikleştirilmiş sistemler iki araç arasındaki kenetlenme işlemlerinde meşgul uçuş mürettebatının omuzlarından elle kontrolün yükünü alacak. Aynı zamanda Ay ya da Mars yörüngesindeki kalıcı uyduların zorlu tamir ve destek sorununa maliyet yönünden verimli bir seçenek olacaklar.

Otomatikleştirilmiş sistemler aynı zamanda yüzey operasyonlarını gerçekleştirebilir. Bilhassa küresel yönlendirme sistemlerinin çalışmadığı havasız Ay’da. Bu “alıcı otoyolu”, yansıtıcı işaretlerle yüzeyde, robotların görebileceği, yol gösterici noktalar oluşturabilir.

Sıra yeni dünyalar keşfetmeye geldiğinde, robotlar insanları deneyim kazanmakta geçemez; fakat insanlı görevleri mümkün kılar. Otomatikleştirmenin hayati önemi var.

NASA’nın Orbital Express görevi hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayın.

Linear kuyruklu yıldızı Ejderha takımyıldızında, 3. kadirden bir yıldız olan Edasich’in (İota Drakonis) yanındayken gözlendi. Bu yıldız en çok, kütlesi Jüpiter’in 9 katı olan büyük gezegeniyle biliniyor. Bu gece onu kuyruklu yıldızı bulmak için kullanabilirsiniz.Kuyruklu yıldız ve dünyanın üç boyutlu yörüngesini burada inceleyebilirsiniz. Aşağıda da bugün saat 22.00 için gök haritasını görüyorsunuz. Edasich yıldızının yerini daha ayrıntılı görebilmek için resme tıklamanız yeterli.

8. kadirden Linear ne yazık ki çıplak gözle gözlemlenemeyecek kadar soluk, fakat bir dürbün yardımıyla sevimli bir tüy şeklinde görülebilir. Her boyuttan teleskoplar içinse kolay bir hedef. Dolayısıyla, kendi gözlemevine sahip olan John Chumack için, aşağıdaki görüntüyü yakalamak pek de zor olmamıştır!

Büyük bir virgüle benzeyen kuyruklu yıldızın çekirdeği çok parlak olsa da, kuyruğu küçük ve sönük.

Kuyruklu yıldızın atmosferinin yeşil olmasının nedeni içeriğinde bulunan zehirli bir gaz olan siyanojen ve diatomik karbon (C2). Her iki madde güneş ışığıyla aydınlandığında yeşil renkte ışıldıyor. Bu süreç titreşimli florasan (resonant fluorescence) olarak adlandırılıyormuş.

kaynak: spaceweather.com |