Mars’ta toz fırtınası

Amatör astronomlar Mars’ta büyümekte olan bir toz fırtınasını izliyorlar. “Dev bir fırtına patlamak üzere” diyor emektar Mars fotoğrafçısı Jim Melka. Bu fotoğrafı 25 Haziran’da 12 inçlik teleskop ve sayısal kamera ile çekmiş:

Fırtınanın kışkırtıcısı, Melka’nın görüntüsünde belirgin bir şekilde gözüken, gezegenin güney kutup şapkası olabilir (Bularla örtülü alan). Soğuk kutup ve bitişiğindeki daha sıcak, buzlanmayan yüzeyler arasındaki sıcaklık farkları buzul bölgelerden soğuk havanın esip tozları kaldırmasına sebep oluyor.

Mars’ı gözlemek isteyenler, teleskoplarını saat 2’den sonra doğu ufkuna çevirmeliler. 1. kadirden kırmızı bir yıldız gibi görülebilecek olan Mars’ın kutup şapkası ve bazı koyu noktaları, kameraya gerek olmaksızın teleskobun okülerinden izlenebilir. Fakat fırtına yayılır da bütün yüzeyi kaplarsa bu durum değişebilir.

gezegen yakınlaşması

Bugün, 29, 30 Haziran ve 1 Temmuz geceleri, Venüs ve Satürn birbirlerine çok yakın konumda olacaklar. Öyle ki çift 30 Haziran günü birbirinden yalnızca 2/3 o ayrı olacak. Gezegenler batı ufkunda görülebilirler. Venüs gökteki en parlak cisim; Satürn de onun sol yanındaki sarı nokta.

güneşin 3 boyutlu görüntüleri

3B gözlükleriniz varsa, artık güneşe 3. boyuttan göz atabilirsiniz demektir. NASA, STEREO uzayaracının çektiği ilk üç boyutlu görüntüleri yayınladı.

Resimdeki gibi güneş sorguçları güneşin manyetik alanıyla bir arada tutulan gaz kuleleridir. Coronal deliklerden yükselir, bir gün ya da daha kısa süre sonra kesilirler. Sorguçtaki madde dışarıya göre 20 – 30 kat daha yoğundur, ve bu yoğun madde güneşten dışa doğru püskürür. Sorguçlar güneş rüzgarlarının birincil kaynakları değillerdir, fakat onlara katkıda bulunuyor olabilirler. Belki sorguçların gizemi STEREO’nun üç boyutlu çekimleri sayesinde aydınlanabilecek.

Kaynak : Spaceweather.com | Daha fazla görüntü için tıklayınız.

NASA’da trajedi !

60 yaşındaki William Phillips, Johnson Uzay Merkezine güvenliği aşarak nasıl soktuğu bilinmeyen silahıyla bir kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.

NASA’dan yapılan açıklamada Phillips’in 12 yıl boyunca kurumda çalıştığı, bekar ve çocuksuz olduğu belirtildi.


küçülen ay

Ay da küçülür mü demeyin. Bu haftaki en küçük dolunaylardandı. Ay yörüngesinin tam çember olmamasından ötürü, ayın görünür büyüklüğü de dünyaya yaklaşıp uzaklaşmasıyla değişmekte. Tam güneş tutulması sırasında güneş yüzeyini tamamen örtebilecek kadar büyük olan ay, bu gibi dünyaya en uzak konumunda bulunduğu günlerde, güneşi tamamen örtmeye yetecek alana sahip olamıyor.

Hırvatistan’dan Vladimir Zivkovic, hazırladığı birleşik görüntüyle ay ve güneşin görünür büyüklüklerini karşılaştırabilmemizi sağlamış.

Kaynak: Vladimir Zivkovic, Astronomy club ‘Orion, Dakovo, Hırvatistan

2007’nin ilk Ariane 5’i fırlatıldı

11 Mart’ta bir Ariane 5 ECA, Fransız Guenası’ndan, taşıdığı iki uyduyu yerdeğişimsiz yörüngelerine yerleştirmek üzere fırlatıldı. Uçuş V175’in fırlatılışı Türkiye saati ile 22.03’de gerçekleştirildi ve fırlatmadan 30 dakika kadar sonra, uydular yörüngelerine sorunsuz şekilde yerleştirildiler.

Roketin taşıdığı yük, Britanya silahlı kuvvetlerine ait bir güvenli iletişim uydusu olan Skynet 5A ile Hint yarıkıtası için televizyon ve iletişim servisleri sağlayacak olan Insat 4B’yi içeriyordu.

2007’nin ilk Ariane 5 fırlatılışı 11 Mart günü gerçekleştirildi.

Kaynak: esa

turkuaz tutulum

Bir ay tutulmasını düşündüğünüzde, aklınıza renk olarak kırmızı gelir. Dünya’nın gölgesinin çekirdeği, gezegenimizin atmosferinin kenarlarından geçen gün ışınlarının filtrelenmesi sonucu kırmızılaşır. Gölge Ay’ı geçerken, onu gerçekten açık kırmızıya çevirir.

Ama bazı kişiler 3 Mart’taki tutulmada kırmızının dışındaki renkleri de fark ettiler. “Beni en çok şaşırtan, Dünya’nın gölgesinin kenarında inanılmaz mavi ve turkuaz tonlarının olmasıydı.” diyen, Almanya Triere’den, Eva Seidenfaden şu görüntüyü yakalamış:

Üstte: Eva Seidenfaden‘in izniyle. (paraselene.de)

Bu renkler nereden geliyor? Atmosfer optiği uzmanı Les Cowley’e göre bunun pek çok sebebi olabilir. İnsan gözü/beyni bir tutulmanın kırmısı ve kahverengisini, yeşil ve mavi olarak algılayabilir. Renk Kanunu’nun sebep olduğu bu olaya bir başka örnek ise, gündoğumu sırasında kimi zaman aslında sarı renkte olan yerlerin açık yeşil gözükmesidir. Bir diğer unsur ise beyaz dengesi. Bir çok kamera bunu, aksi istenmemişse, otomatik olarak yapıyor. Kısaca, görüntü renkleri yüzeyden yansıyan asıl ışığı göstermeyebilir.

 

Üstte: Tutulmanın çeşitli evrelerinde ay farklı renklerde görüldü. Riccardo Di Nasso‘nun izniyle. (riccardodinasso.com)

Bir başka görüşe göreyse tutulumdaki mavileşme sadece algısal olmaktan öte gerçek de olabilir. Bu görüş, Kolorado Üniversitesi Atmosfer ve Okyanus Bilimleri Bölümü’nden Dr. Richard Keen’den geliyor. Bay Keen’e göre ayı aydınlatan ışığın çoğu stratosferden geçip, kırmızılaşıp yayılıyor. Buna karşın üst stratosferden geçen ışık, görünür kırmızı ışığı yutan (absorblayan) ve geçen ışığı daha mavi yapan, ozon tabakasına giriyor. Bu, Dünya’nın gölgesinin kırmızı çekirdeğinin etrafında mavi saçak şeklinde görülebilir. Mavi ozon saçağı genellikle, volkanik püskürmelerden sonraki karanlık tutulmalar sırasında görünmesine karşın aynı zamanda ‘normal’ tutulmalarda da görülür.

Kaynak: spaceweather.com

Değişiklik..

Korkarım sunucu değişikliği sırasında eski arşivi kaybettik.

Ancak hiç üzülmeyin, yeni yazılarla yepyeni bir arşiv oluşturmamız uzun sürmeyecektir (:

Cameran Ashraf ‘in izniyle. ( heliographic.net)

güneşin soğuk sırrı

Güneşin bir kutbu ötekinden daha soğuk. Bu şaşırtıcı sonuç ESA-NASA Ulysses uzay aracından gelen verileri analiz eden biliminsanları tarafından 20 şubat günü duyuruldu. Ulysses, uzay aracının biricik yana yatık yürüngesinin sonucu olarak, NASA ya da Avrupa filolarında güneşin kutupları üzerinde uçabilem becerisine sahip tek gemi. Güneşin keşfedilmemiş kutup bölgelerinde çalışma yetneği güneş fizikçileri tarafından ödüllendirildi.

see caption

Sağda: Ulysses Güneş’in güney kutbu üzerinde. Ressam çalışması. Hak sahibi: ESA.

Ulysses’in 1994 ve 1995’deki ilk kutupsal komşulaması* asimetriyi -“% 7-8’lik sıcaklık farkını- açığa vurmuştu”, diyor Maryland Üniversitesi’nden, Ulysses bilim takımı üyesi George Gloeckler. Ölçüm hem gizemli hem de inanılması biraz zor. Güneşin bu düzensizliğine ne sebep oluyor?

Bu sorunun hâlâ kesin bir yanıtı yok, ama bugün en azından araştırmacılar sonucun kesin olduğunu biliyorlar. Ulysses Güneş’in güney kutbuna 2007’de döndü ve “son gözlemler ortalama sıcaklığın … bizim 12 yıl önce gördüğümüzle göreceli olarak aynı olduğunu gösterdi” diyor Gloeckler.

Güneş’in sıcaklığını ölçmek hassas bir iş. Uzay aracı güneş yüzeyine termometre koyamaz. Onun yerine, Ulysses 300 milyon kilometre mesafeden güvenle güneş rüzgarlarından örnekler alır. “Güneş rüzgarlarında bulunan iki oksijen iyonunun çokluğunu ölçüyoruz. O6+/O7+ oranı bize gazın sıcaklığını söylüyor,” diyerek açıklıyor Gloeckler. Kendisi Ulysses’de bulunan ve bu ölçümleri yapan aygıtın (SWICS – Solar Wind Ion Composition Spectrometer ) baş müfettişi.

 

Üstte: Ulysses’in Güneş etrafındaki yörüngesi

SWICS’e göre güneş rüzgarının ortalama sıcaklığı bir milyon santigrat derece. Ama bir kutbun üzerindeki rüzgar diğerinden yaklaşık 80.000 derece daha soğuk. Araştırmacılar Ulysses’e gelen güneş rüzgarlarının, güneş yüzeyine yakın kutup koşulları hakkında birşeyler söyleyeceğine inanıyorlar. Güneş rüzgarının kutuplardan geldiğini açıklıyor, NASA merkezindeki Ulysses Programı’ndan Arik Posner. “Güneşin manyetik alanı kutupların üstünden açılıyor ve güneş atmosferinin bir kısmının kaçmasına imkan sağlıyor”. Bu açıklıklar ‘koronal delikler’ olarak adlandırılıyor ve sıcak atmosfer güneş rüzgarı şeklinde şidletle esiyor.

Asıl soruya geri dönelim: Sıcaklık farkı neyi ifade ediyor? “Belki de iki kutupda güneşin atmosfer yapısı farklıdır” kuramını ortaya atıyor Arik.

Dünya’da buna benzerlik var. Güney Kutbu üzerindeki stratosfer, ortalama olarak Kuzey Kutbu üzerindeki stratosfere göre daha soğuk. Sebep Dünya’daki karaların farklı dağılımının (kuzeyde karalar daha fazla) atmosferik döngülerdeki etkisi olmalı.

Güneşin durumunda, fark toprak değil de manyetizma. Görünüşe göre, güneşin kuzey manyetik kutbunda birşeyler güneş atmosferini tutarak az miktarda soğutma sağlıyor. İspat: “Soğuk leke”** güneşin kutupları döndüğünde kuzey manyetik kutbunu izler.

see caption

Üstte: Ulysses tarafından ölçülen milyonlarca Kelvinlik güneş rüzgarı sıcaklıkları. R. von Steiger ve G. Gloeckler’a ait. [Büyük resim]

Güneş’in manyetik kutuplarının polaritesi 1994 komşulamasında —11 yıllık güneş lekesi döngüsünün bir etkisi olarak, tersine dönmüştü. diye not ediyor Posner. “..aynı zamanda sıcaklık asimetrisi de tersine döndü. Görüldüğü kadarıyla bu bir manyetik fenomen“, işte bu!

Ulysses’in şu anki güney kutbu yakınlaşması biterken, bir diğerine, kuzey kutbuyla olan 2008 başlarında gerçekleşecek komşulamasına gidiyor. Bir sonraki buluşma çok soğuk bir güneş gizeminin ortaya çıkarılması için daha fazla ipucu sağlayacak.

*Komşulama: (İng: Flyby) Bir uzay aracının bir gökcisminin yanından geçişi. ‘Flyby’ kelimesinin karşılığı Türkçe sözlüklerde olmadığı için onun yerini ‘komşulama’ kelimesiyle doldurmaya çalıştık.

** Güneş lekelerinde sıcaklık, ortalama güneş yüzeyi sıcaklığından daha düşüktür.

Kaynak: science.nasa.gov

bir tutulmanın ardından

Üstte: Dünya atmosferinden yansırken kırılan ışınlar, ayın yüzeyinin kırmızı renkte ışımasına neden oluyor. Yüksek çözünürlükteki görüntü için tıklayın. Martin Campell’in izniyle.

Bir tutulma daha geride kaldı. Aslına bakarsanız bir hafta içinde iki tutulmayı geride bıraktık! Bu doğru, ayın dünyanın gölgesinden girip çıkmasıyla oluşan tam ay tutulmasının yanı sıra bir başka tutulmada -sadece- NASA tarafından gözlemlendi.

Altta: Yüksek çözünürlükteki görüntü için resme tıklayın. Ginger Mayfield’ın izniyle. Ginger’ın sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bahsettiğimiz bu diğer tutulma, ay güneşin önünden geçmesiyle 25 Şubat 2007 tarihinde gerçekleşti. Yalnız bu güneş tutulması dünyadan görülemedi. Bu olayı bizim yerimize, Dünya’nın gerisinde, güneşteki yörüngesinden gözlemleyen STEREO-B uzay aracı izledi. NASA’nın STEREO görevi Ekim 2006’da güneş fırtınalarını araştırmak için fırlatılan iki uzay aracından oluşuyor. 12 saat süren geçişi gözlemleyen uzayaracı aya bizim olduğumuzdan 4,4 kat daha uzak olduğundan; bulunduğu noktadan ay, bizim gördüğümüzden (çapı) 4,4 kat daha küçük gözüküyor. Uzayaracının dünyaya olan uzaklığı ise yaklaşık 1,9 milyon kilometre

Üstte: STEREO-B uzayaracının çektiği görüntüleri video formatında izleyebilmek için resme tıklayın. NASA

Kaynak: NASA’nın STEREO görevi sayfası | Spaceweather.com | Görüntüler, yukarıdan aşağıya doğru: Martin Campell, Ginger Mayfield ve NASA.