jüpiter

Jüpiter’in kaç lekesi var? 17 Mart’ta Mark Salway, 30,5 cmlik (12 inch) teleskobu ile üç tane saymış.

Birinci kırmızı nokta, yüzlerce yıl yaşında ve Dünya ile aynı çapa sahip, herkesin bildiği Dev Kızıl Leke. İkincisi ise Oval BA olarak adlandırılıyor; 2000 yılında beyaz renkli doğup, 2006’da kırmızıya döndü. Üçüncü kırmızı leke ise yeni doğdu. “Küçük Kırmızı Leke” Henüz bir aylık bile değil.

Bütün bu üç leke de aslında birer fırtına ve öyle büyükler ki, her biri herhangi bir kayaç gezegeni yerlebir edecbilecek güçte. Kırmızı renkte oluşlarına dair en çok kabul gören teoriye göre, fırtına “kromoforları” (renk değiştiren kimyasallar) Jüpiter’in dibinden tarayarak yüzeye çıkartıyor, güneş ışınlarıyla karşılaşan bu maddeler kimyasal reaksiyon sonucu kırmızı rengi alıyorlar. Fakat bu maddelerin ne olduğu ve ne tür bir reaksiyon ile renk değiştirdiği bilinmiyor.

Kaynak: Spaceweather.com| Görüntü: Mark Salway’in izni ile.

yeni “eski” güneş lekeleri

Bir süredir “lekesiz” halde bulunan yıldızımızın sureti, bir dizi leke ile süslendi. Ortaya çıkan lekeler aslında yeni değil. 4 Ocat’da Solar döngü 24’ün başlamasına karşın, bu lekeler 23.ye ait.

Aşağıda SOHO uydusu tarafından oluşturulan manyetik harita, lekelerin manyetik kutuplarını gösteriyor. Manyetik kutuplara bakarak 24. döngüye ait lekenin bulunmadığını söyleyen araştırmacılara göre, 24. döngü sırasında bir önceki döngüye ait lekelerin görülmesi normal.

Peki bahsettiğimiz döngüler ne alama geliyor? Güneş etkinliği 11 yıllık bir döngü  içinde artar ve azalır. Sonrasında solar minimum denilen bir evreye girilir ki bu aşamada çok seyrek alevler, güeş lekeleri ya da başka tür aktiviteler gözlemlenir.

KAYNAK: Spaceweather.com | science@NASA

 

parlak yükseliş

Geçen hafta salı günü gerçekleştirilen, son uzay mekiği görevi, Endeavour’ın Kennedy Uzay Merkezi’ndeki fırlatma rampasını günün ilk ışıklarıyla terk etmesiyle başladı.

Tırmanışın çok parlak olduğunu belirten Chris Cook fırlatmanın gerçekleştiği yerden binlerce kilometre ötede şu görüntüyü yakalamış. 10×50’lik bir dürbün kullanan Cook, mekiğin ana roketlerinin alevlerini kolayca seçebilmiş. Fakat onu en çok etkileyen şey mekiğin ‘zahmetsizce’ yıldızlara tırmanması olmuş.

Kaynak: spaceweather.com

heyelan

Şubat’ın 19’unda, Mars yörüngesinde bulunan NASA ait bir uzayaracından elde edile görüntüler beklenmedik bir şekilde Kızıl Gezegen’in kuzey kutbu yakınlarında gerçekleşen heyelan anını yakaladı.

Aslında yörünge aracının HiRISE (yüksek çözünürlüklü görüntüleme tecrübesi) kamerası heyelanı gözlemlemiyordu. Bahar dönemindeki CO2 buzullarındaki değişiklikleri kontrol etmek için çekilen görüntülerde heyelanlar tesadüfen yakalandı.

Kaynak: science@nasa

Ay’ın eksen hareketi

Bir hafta kadar önce NASA, Ağrı Dağı‘ndan yüksek zirvelere sahip ve Büyük Kanyon‘dan 4 kat derin kraterleri ile fantastik bir alan olan, Ay’ın güney kutbunun yüksek çözünürlüklü yeni radar haritalarını komuoyu ile paylaştı. Peki California’da kurulu NASA radarları Ay’ın güney kutbunu nasıl gözlemleyebiliyor? Sorunun cevabı Ay’ın eksen hareketinde gizli. Ay yörüngesinde ilerlerken, eksen eğikliği sebebiyle, bir hafta kuzey kutbu dünyaya doğruyke, iki hafta sonra diğer kutbu dünyaya doğru yaklaşmış oluyor. Bahsettiğimiz etki aşağıdaki birleşik görüntüde görülebiliyor:

İlk ve son dördünlerde çekilen iki fotoğrafın birleştirilmesi ile elde edilen bu görüntü, Ay’ın eksen hareketinü gösteriyor. Fotoğrafları çeken ABD – Forida Ocala’dan Howard Eskildsen. Kendisi Ptolemaeus grubunu (fotoğrafın merkezinin yakınındaki kolaylıkla ayırt edilebilen üç krater) birleştirme noktası olarak kullanmış.

Eksen hareketi Ay yörüngesinin birazcık elliptik (%5) ve birazcık da yana yatmış olmasından (5°) kaynaklanıyor. Bu iki etkinin kombinasyonu, Ay Dünya etrafında dönerken görüş noktasının değişmesine neden oluyor. Genel olarak söylenen Ay’ın gezegenimize hep aynı yüzünü gösterdiğidir, fakat eksen hareketi Ay’ın gerçekte %50’den fazlasını, yaklaşık %59’luk Ay yüzeyini gözlemleyebilmemize olanak sağlıyor.

Kaynak: spaceweather.com | Görüntü: Howard Eskildsen

kasırgaya tepeden bakmak

Dünya’dan yaklaşık 400 kilometre yukarıda ve saatte 34.000 kilometre hız ile seyreden Uzay İstasyonu’ndaki astrotontlar, istasyonun penceresinden yukarıdaki fotoğrafı çekti. Fotoğrafta görülen devasa bir örs bulutu. Bu bulutlar kasırganın üstünde 10 – 20 kilometre yukarısında olşuyor ve büyük oranda buz içeriyorlar. Bir örs bulutu, kasırgada yükselen havanın strosferin alt katmanına çarptıktan sonra yayılıp genişlemesi ile oluşmakta.

ay tutulması

Dün sabah saat 5 sularında Dünya’nın gölgesi Ay’ı kararttı. Dünya atmosferinden geçen güneş ışınları ise uydumuzun kırmızı renge bürünmesini sağladı; tıpkı İran’dan Muhammed Tahir Pilevar’ın çektiği fotoğrafta olduğu gibi:

Ay tutulması sırasında çekilen başka fotoğraflar için spaceweather.com tutulum albümüne göz gezdirebilirsiniz.

Kaynak: spaceweather.com| Fotoğraf: Muhammed Tahir Pilevar

casus uydu düşerken

Pentagon’un casus uydu USA 193’ü bir füzeyle ilk vurma girişimine “günler içinde” basın yayın organlarında rastlayabilirsiniz. O güne kadar, gökyüzü gözlemcileri kullanım dışı kalan casus uydunun bir dizi final geçişini izleyip görüntüleyebilecekler . North Carolina, LaGrange’dan Friedrich Deters gibi:

Klipte USA 193 şafağın ağırdığı ufka doğru ilerlerken görülüyor. Parlaklığını güneş ışınlarını yansıtmasına borçlu. Görüntülerin sahibi Deters’ın anlatımına göre “düşen uydunun” parlaklığı sıradan bir dijital kamera ile görüntülenebiliyor.

Uydunun düşmesinin sebebi teknik bir arızadan kaynaklanıyor. Gizli bir uydu olduğu için detaylı bilgi yok, fakat uzmanlar uyduyu yörüngede tutmak için kullanılan itki sistemlerinin çalışmaması sebebiyle Dünya’ya yaklaştığını tahmin ediyor. İtki için kullanılan yakıt henüz tükenmemiş olduğu için yakıt tankının Dünya’ya düşmesi durumunda nelere yol açabileceği de merak edilen konular arasındaydı, çünkü daha önceki vakalarda yakıt tanklarının tek parça halinda dünyaya ulaşabildiği biliniyor. Ancak uzmanlar paniğe gerek olmadığı görüşünde, zira dünya atmosferine giriş sırasında ortaya çıkan sıcaklık sebebiyle yakıt  genleşecek ve tankın dayanamayacağı bir basınç oluşturduğu anda da tank havada patlayacak.

Kaynak : spaceweather.com | Görüntü : Friedrich Deters

Beatles – Across the Universe

“Hayret verici! İyi iş NASA! Uzaylılara sevgilerimi ilet”

Yukarıdaki sözler efsanevi grup The Beatles’ın üyelerinden, Sir ünvanlı sanatçı Paul McCartney‘e ait. McCartney’i bu kadar heyecanlandıran şey NASA’nın Beatles şarkılarından birini, Across the Univers‘ü uzaya yayınlamasıydı.

Bu özel yayının sebebi ise bir dizi yıl dönümünü kutlamak: The Beatles‘ın şarkıyı kaydedişinin 40’ıncı, NASA’nın kuruluşunun ve grubun başlangıcının 50’nci yılı. Ayrıca yıl dönümleri aynı haftaya denk gelen, ABD’nin ilk uydusu olan Explorer 1, fırlatılışının 50’nci yılı ve evreni keşfetme görevinde kullanılan antenleri destekleyen uluslararası bir kurum olan, Derin Uzay Ağı kuruluşunun 45’inci yılı şerefine onurlandırıldı.

Yayın, Kuzey Yıldızı olarak da bilinen ve Dünya’dan 43 ışık yılı ötede bulunan Polaris’e doğru yapıldı. Şarkı saniyede 300.000 kilometre hızla (ışık hızı) ‘evren boyunca’ seyehat edecek. Eski Beatle Sir Paul McCartney, esas olarak Beatle John Lennon tarafından yazılan bestenin evrende ilerlemesinin heyecan verici bir olay olduğunu belirtti.

Bu, Beatles müziğinin NASA tarafından ilk kez kullanılışı değil. 2005 yılında McCartney, Uzay İstasyonu’na yayınlanan bir konser sırasında “Good Day Sunshine” adlı parçayı okumuştu. Astronotları ihya etmek için çalınan diğer Beatles şarkıları ise “Here Comes the Sun”, “Ticket to Ride” ve “A Hard Day’s Night”.

fotoğraf arşivi

9 Şubat günü, yakaladğı fotoğrafı yayınlamamıza izin veren dostumuz Sam Cole bizimle önceden çektiği fotoğraflardan oluşan arşivini de paylaşma nezaketinde bulundu. Gün batımı, yıldız izi, yıldırım gibi sahnelerden oluşan Sam Cole arşivine ulaşmak için tıklayınız.