güneş rüzgarı

Dünya, hafif bir geomanyetik fırtınayı tetikleyebilecek bir güneş rüzgarı akıntısına girecek. Uzmanlar yaz güneşinin girişimine rağmen yüksek irtifa kutup ışıklarının gözükmesinin zor olacağını belirtiyorlar.

GENESIS II

Öncül: Genesis I 

12 Temmuz 2006’da, Rusya’nın Orenburg bölgesindeki ISC Kosmotras Uzay ve Füze kompleksinden fırlatılan Genesis I, özel uzay araçları çağınına giden yeni bir basamak demekti. Uzayaracı uzaya çıkmak ve hacmini arttırmak için tasarlandı. Fırlatıldıktan sonra görevini başarıyla yerine getirip genişleyen uzay aracı, Kuzey Las Vegas’taki görev kontrol merkezine görüntü ve veri yolladı.

Genesis II

Bigelow Aerospace şimdi de başka bir şişirilebilir uyduyu fırlattı: Genesis II. İster inanın ister inanmayın ama, 4,4 metre genişliğindeki balon bir uzay oteli prototipi. 1 Temmuz günü, uydu gözlemcisi Kevin Fetter Genesis II’yi parlak bir yıldız olan Vega’nın yanından geçerken görüntüledi: altta. “Genesis yaklaşık 3. kadirden bir yıldızın parlaklığındaydı” diyen Fetter ekliyor: bu haliyle çıplak gözle kolayca görülebilir.

spaceweather.com | Genesis

uzay teleskopları hakkında büyük düşünmek

NASA’nın gelecek ay roketi hâlâ çizim tahtasında, ama biliminsanları şimdiden onunla yapılacak, yeni büyük şeylerin hayalini kuruyor.NASA’nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nden uluslararası saygınlığa sahip bir optik mühendisi olan Philip Stahl “Ares V (5) roketi, hacimleri ya da kütleleri ya da her ikisi de başka yollarla fırlatılamayacak görevleri başarabilecek” diyor. Söylediğine göre, belki de Ares’i “nüyük uzay teleskoplarını fırlatmak” için kullanabileceğiz.

Karşılaştırma

Ne kadar büyük? Ares V alçak Dünya yörüngesine 130 ton taşıyabilir (60’ların Satürn V roketinden %8 daha fazla). Ay’a kargo taşımak için tasarlanmış olan roket, birincil aynasının genişliği 8 metreden fazla olan bir teleskobu taşıyabilecek kadar geniş. Karşılaştırma yapmak için: Hubble’ın genişliği 2,4 m

Sol taraftaki çizim 8 m çapındaki uzay teleskobunun çizimi. Sağındaki ise Hubble uzay teleskobu.

Stahl : Tipik bir astrofizikçi nasıl çalışır? Dağın tepesine dev bir teleskop yapar ve onu on yıllar boyunca kullanır, her birkaç ayda ya da yılda bir de parçalarını değiştirir ya da yeni parçalar takar.” Hubble Uzay Teleskop’u da bu mantıkla yönetiliyor, uzay mekikleriyle bakımı yapılıyor ve Dünya yörüngesi de dağın doruğu rolünü oynuyor.

Ama Stahl Dünya çok daha uzağa, yörüngesinin ötesine, L2 Güneş-Dünya Lagrange noktasına çıkmak istiyor.

Lagrange Noktası

Bir Lagrange noktası, temel olarak, uzayda bir park yeridir. Eğer uzayaraınızı Güneş-Dünya Lagrange noktasına koyarsanız, Güneş ve Dünya arasında sabit bir pozisyonda kalacaktır. 18. yy matamatikçisi Josef Lagrange, alttaki şekilde görülen, bahsettiğimiz gibi beş farklı nokta olduğunu göstermiştir.

L1, güneş gözlemleri için iyi bir yerde, Dünya’dan güneşe doğru 1,5 milyon km ötededir. Zaman zaman yazılarımıza kaynak sağlayan SOHO (The Solar and Heliospheric Observatory/ Güneş(sel) ve Heliosferik Gözlemevi), bu noktadadır ve güneşi 7/24 izlemektedir.

L2 ise zıt yönde, Dünya’nın karanlık tarafının 1,5 milyon km üzerindedir. L2’nin avantajı Güneş,Dünya ve Ay’ın, bu noktada göğün küçük bir kısmını kaplamasıdır. Bu, burada yer alacak herhangi bir teleskoba geniş ve gözlemlenmemiş bir derin uzay manzarası sunmakta. Wilkinson Microwave Anizotropi Sondası (WMAP) L2’de bulunuyor ve neticede başkaları da ona katılacak.

“L2 uzayda bir çok teleskop yerleştirmek istediğimiz bir nokta” diyerek sözlerine devam ediyor. “Öyleyse onu neden dağbaşı gibi ele almayalım?” Uzay Teleskobu Bilimi Enstitüsü’nden Thus, Stahl, Marc Postman ve uzay bilimi topluluğundan diğerleri büyük düşünüyor.

Ares V’ten istekler listesinde bir de derin uzaydan gelecek fısıltıları tespit edip, kozmik ışınları suya çarptıklarında ortaya çıkardıkları parlamara göre tahlil edecek alıcıların 5 metre küp süper saflıkta su içine saklanacağı, 150 metre genişlikte bir radyo teleskop çanağı var. Birincil aynası 8 m çapında bir optik teleskop Samanyolu ve yakın gökadalardaki yıldız nüfusunun evrimlerinin “fosil kayıtlarını” tarayabilir. Böyle bir teleskop aynı zamanda güneş sistemi dışındaki gezegenlerin yansıttığı ışığın spektrumunu inceleyerek yaşam işaretleri arayabilir.

Telekobun yakalayacağı görüntülerin çözünürlüğü Hubble’dan üç kat keskin olacak. En önemlisi, ayna 11 kat daha sönük ışıkları görebilecek, çünkü alanı 11 kat daha geniş olacak.

Kaynak: science.nasa.gov

İzin almadan görüntü yayınlamak pek adetimiz değil ama, spaceweather.com gibi uluslararası, gökbilim içerikli bir sitede, bir türkün çektiği fotoğrafın da yayınlandığını görünce bunu da illaki yayınlamak istedik.  Serdar Hepgül’ün e-posta adresine ulaşamadığımızdan izin isteyemedik. Bu seferlik böyle olsun.

Satürn ve Venüs’ün yakınlaşacağını bir kaç gün önce duyurmuştuk. Yanyana gelen iki gezegenin arasında neredeyse 1 derecelik açıklık var.

uzay bahçesine büyük ödül

Britanya’nın Chelsea Bahçe Şovu’nda büyük ödülü uzaydan esinlenilerek hazırlanan bahçe kazandı. Karasal uzay bahçesi, hayali olarak Mars gezegeninde bir kubbenin altına yerleştirilmiş. Bahçe 600 gün boyunca araştırma yapan bir astronota ait ve insanın çevresiyle ilişkisinde psikolojik öneme sahip.

Uzay Bahçesi

Bradstone ile 600 Gün, Millennium ve yeni bir bilimsel ve dizayn döneminin üslubundan esinlenilmiş. Bahçe 8 yıl boyunca Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Britanya Bilim Müzesi verileriyle sürdürülen, uzayda uzun süreli periyotların psikolojik etkilerine dair, araştırmaların sonucu. Bütün materyaller ve yapı üretim metodları bilimsel olasılıklara dayanıyor.

Bahçe birbirine kenetlenmiş ve farklı fonksiyonları olan iki alt bölüme ayrılmış. Ön tarafa suyun yerden yüzeye çıktığı bir pınar dahil edilmiş. Mekanın geneline değerli yiyecek kaynakları eklenmiş, zeytin ve antep fıstığı gibi. Bunların yanısıra iyileştirici özelliği bulunan aynısafa çiçeği, afyon çiçeği ve öküzgözü bitkileri de ekilmiş.

Arka taraf ise astronotun 24 saatlik doğal döngüsünü sürdürmek için köşesine çekilebileceği, asılan koltuk ve bir dinlenme kabuğu bulunan bir rahatlama alanı. Her iki oturma ve dinlenme alanı gezegendeki yerçekimine uygun olarak, kimisi Dünya’dakinden farklı açılar yapacak şekilde, uzanma pozisyonlarına göre tasarlanmış!

ay yanılsaması: ay ufukta neden büyük görünür

Bazen gözlerinize inanamazsınız. Bu pazartesi de (14 Kasım 2016) böyle zamanlardan biri olacak. Gün batımından sonra dışarı çıkıp etrafınıza bakın. Doğudan yükselen dev bir ay göreceksiniz. Her zamanki kraterleri ve denizleriyle Dünya’nın uydusu gibi gözüken ama garip bir şekilde şişmiş, dev bir ay.

Elbette ay büyümüyor. Bu bir yanılsama: Ay yanılsaması (ilüzyonu)

Gökyüzü gözlemcileri düşük konumdaki ayın doğal olmayan bir şekilde büyük olduğunu binlerce yıldır biliyorlar. Kameralar bunu göremez, ama insan gözü görebilir; gerçek bir ilüzyon.

Bugünkü dolunay 2007’nin diğer dolunaylarından daha alçak seviyede olacak, dolayısıyla Ay Yanılsaması daha güçlü hissedilecek. Peki ayın alçakta, düşük seviyede olması ne demek? Güneş ve dolunay gökyüzünün birbirine zıt taraflarında yer alır. Tıpkı bir tahterevallideymiş gibi: biri yüksekteyken diğeri alçaktadır. Çünkü yaz gündönümü henüz yaşandı (21 Haziran), güneş kuzey göklerinin en yüksek noktasına yakın. Dolunay ise buna uygun şekilde alçak konumda.

Bazı araştırmacılar Ay Yanılsaması’nın, ağaçlar ve evlerin Ponzo’nun birbirine yaklaşan doğrular rolünü oynadığı bir Ponzo Yanılsaması olduğuna inanıyorlar. Yerdeki cisimler beyninizi yanıltarak ayın gerçekte olduğundan daha büyük olduğunu düşündürüyor.

Aya baktığınızda, aydan yansıyan ışınlar gözünüzün arkasında 0,15 mm genişliğinde bir resimde birleşiyorlar. Yüksek aylar ve alçak aylar aynı boyutta görüntü oluşturuyor. Öyleyse beyin neden birinin diğerinden daha büyük olduğunu düşünüyor? Geçen bunca seneye rağmen bilim adamları henüz cevaptan emin değiller.

Ponzo Yanılsaması
Ponzo Yanılsaması


Ama bir sorun var: Yüksek irtifalarda uçan pilotlar önplanda herhangi bir cisim olmamasına karşın, bazan Ay Yanılsaması’nı yaşıyorlar. Onların gözlerini ne yanıltıyor?

Belki gökyüzündeki şekli. İnsanlar gökyüzünü, tepesinin yakın ve ufkun daha uzak olduğu yassılaştırılmış bir kubbe şeklinde görüyor. Bu durum tepemizde uçan kuşların, ufukta kuşlardan daha yakın olduğu hissini uyandırıyor. ay ufka yakınken, beyniniz, kuşları (ve uçakları ve bulutları vs..) izlerken ki durumu tekrar ediyor, ayın gerçek boyut ve uzaklığını yanlış hesaplıyor.

Yassılaşan gökyüzü

Başka açıklamalar da mevcut. Eğer istediğiniz büyük güzel bir ay görmekse, hangisinin doğru olduğu önemli değil. En iyi görüş zamanı, evlerin, ağaçların, dağların vs.. sizi en iyi şekilde yanıltabileceği, ayın doğmaya başladığı an.

Eğlenceli bir aktivite: Aya önce doğrudan ardından da önplandaki nesneleri saklayacak şekilde bakın. Mesela karton kullanarak ya da başparmağınız ve işaretparmağınızla ayı kıstırarak.

Mars’ta toz fırtınası

Amatör astronomlar Mars’ta büyümekte olan bir toz fırtınasını izliyorlar. “Dev bir fırtına patlamak üzere” diyor emektar Mars fotoğrafçısı Jim Melka. Bu fotoğrafı 25 Haziran’da 12 inçlik teleskop ve sayısal kamera ile çekmiş:

Fırtınanın kışkırtıcısı, Melka’nın görüntüsünde belirgin bir şekilde gözüken, gezegenin güney kutup şapkası olabilir (Bularla örtülü alan). Soğuk kutup ve bitişiğindeki daha sıcak, buzlanmayan yüzeyler arasındaki sıcaklık farkları buzul bölgelerden soğuk havanın esip tozları kaldırmasına sebep oluyor.

Mars’ı gözlemek isteyenler, teleskoplarını saat 2’den sonra doğu ufkuna çevirmeliler. 1. kadirden kırmızı bir yıldız gibi görülebilecek olan Mars’ın kutup şapkası ve bazı koyu noktaları, kameraya gerek olmaksızın teleskobun okülerinden izlenebilir. Fakat fırtına yayılır da bütün yüzeyi kaplarsa bu durum değişebilir.

gezegen yakınlaşması

Bugün, 29, 30 Haziran ve 1 Temmuz geceleri, Venüs ve Satürn birbirlerine çok yakın konumda olacaklar. Öyle ki çift 30 Haziran günü birbirinden yalnızca 2/3 o ayrı olacak. Gezegenler batı ufkunda görülebilirler. Venüs gökteki en parlak cisim; Satürn de onun sol yanındaki sarı nokta.

güneşin 3 boyutlu görüntüleri

3B gözlükleriniz varsa, artık güneşe 3. boyuttan göz atabilirsiniz demektir. NASA, STEREO uzayaracının çektiği ilk üç boyutlu görüntüleri yayınladı.

Resimdeki gibi güneş sorguçları güneşin manyetik alanıyla bir arada tutulan gaz kuleleridir. Coronal deliklerden yükselir, bir gün ya da daha kısa süre sonra kesilirler. Sorguçtaki madde dışarıya göre 20 – 30 kat daha yoğundur, ve bu yoğun madde güneşten dışa doğru püskürür. Sorguçlar güneş rüzgarlarının birincil kaynakları değillerdir, fakat onlara katkıda bulunuyor olabilirler. Belki sorguçların gizemi STEREO’nun üç boyutlu çekimleri sayesinde aydınlanabilecek.

Kaynak : Spaceweather.com | Daha fazla görüntü için tıklayınız.

NASA’da trajedi !

60 yaşındaki William Phillips, Johnson Uzay Merkezine güvenliği aşarak nasıl soktuğu bilinmeyen silahıyla bir kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.

NASA’dan yapılan açıklamada Phillips’in 12 yıl boyunca kurumda çalıştığı, bekar ve çocuksuz olduğu belirtildi.