kutup bulutları

Kuzey Kutbu’na yakın yerlerde yaşayanların bu zamanlarda nacreous (sedef) bulutlarını izleyebildiklerini söylüyor atmosfer optiği uzmanı Les Cowley. Dün İsveç, Porjus’tan Patricia Cowern aşağıda görmüş olduklarınızı, Kuzey Kutup Dairesi’nin 64 km kuzeyinde fotoğrafladı.

cowern2_strip.gif

Fotoğraf detayları: Canon 10D, 100 asa, 1/60th sec.

Bu nadir bulutlar, aynı zamanda Tip 2 Kutup Stratosferik Bulutları ya da PSC’ler olarak da biliniyorlar, strarosferin 14 ila 25 km yukarısında seyrediyorlar ve günlük bulutlardan daha yüksekte oluşuyorlar. Olağandışı düşük sıcaklıklara ihtiyaçları var (-85 C), bu yüzden Kuzey Kutup kışı onları görebilmek için en iyi zaman. Bulutlar şafaktan önce ya da güneşin doğuşundan 2 saat sonrasına kadar gözüküyorlar. Elektrik deşrjlarıyla ışıldayarak unutulmayacak sahneler yaşatarak, dondurucu stratosferik rüzgarlarla, sessiz ve yavaşça kıvrılıyor ve bükülüyorlar.

Kaynak: Spaceweather.com | Fotoğraf: Patricia Cowern’in izniyle.

Güneş’te tsunami

Güneş lekesi 930 6 Aralık’ta patladığında, X6 katagorisinde bir alev, aynı zamanda da güneşin yüzünde yoluna çıkan flamentleri ve diğer yapıları silip yok ederek ilerleyen tsunami benzeri bir şok dalgası üretti.

ospan_strip.gif

“Çok güçlü olmalarına karşın, bu geniş ölçekte yıkıcı esinti dalgaları seyrek olarak meydana gelir,” diyor, Ulusal Güneş Gözlemevinden Dr K. S. Balasubramaniam. “Dakikalar içinda hızlıca bütün güneşi kaplayacak şekilde büyüyorlar ve görünüşe göre filamentleri süpürerek temizliyorlar.

M42 – Orion (Avcı) Bulutsusu

Avcı‘daki (Orion) Büyük Bulutsu, uçsuz bucaksız bir yıldız doğumhanesi, büyük olasılıkla da astronomik bulutsuların en ünlüsü. Resimde ışıldayan gaz, sadece 1500 ışık yılı uzağımızdaki, çok geniş bir yıldızlararası moleküler bulutun çıkıntısında genç sıcak yıldızları çevreliyor. Aşağıda, Jon Christensen’in yakaladığı çapraşık görüntüde, zayıf demetler ile toz ve gaz katmanları bilhassa dikkat çekiyor. Avcı’daki Büyük Bulutsu, kolayca tanınan gözde takımyıldızlardan Avcı’nın kuşağındaki üç yıldızın hemen altında, çıplak gözle bulunabilir.

m42_christensen_k.jpg

Trapezium olarak bilinen parlak açık yıldız kümesi barındırmasına ek olarak Avcı Bulutsusu bir çok çocuk yıldız odaları da içerir. Bu odalar hidrojen gazı, sıcak genç yıldızlar, proplyd-ler ve yüksek hızlarda madde kusan yıldız jetleri içerir. Aynı zamanda M42 olarak bilinen, Avcı Bulutsusu yaklaşık 40 ışık yılı boyunca uzanır ve güneşimizle beraber gökadamızla aynı spiral kolda bulunur.

Kaynak: apod.nasa.gov | fotoğraf: Jon Christensen’in izniyle (christensenastroimages.com)

geçiş

Bu ayın 8’inde, Birleşik Devletler, Florida, Ocala’da Howard Eskildsen teleskobunu ev ile ağaçlar arasındaki güneş alan yerden bir diğerine sürükleyip durdu. Merkür’ün Güneş’in önünden geçişini yakalayabilmek için yakasını gölgelerden kurtarmak zorundaydı:

eskildsen2_k.jpg

Fotoğraf : Howard Eskildsen’in izniyle

kuğunun kuyruğu

SWAN (Kuğu) Kuyruklu Yıldızı’nın kuyruğundaki yapıya ne sebep olmuş olabilir? Ansızın parlayıp geçen hafta çıplak gözle izlenebilecek parlaklığa ulaşan Kuğu’nun, hayalet olarak tanımlayabileceğimiz iyon kuyruğu gösterilmiş. Güneş rüzgarının yönünde uzanan iyon kuyruğu, Güneş’in yaydığı ultraviyole ışınlarının enerji verip iyonlaştırdığı gazlardan meydana geliyor. Güneş rüzgarının kendisi Güneş’in karmaşık ve her an değişen manyetik alanının etkisiyle şekilleniyor. SWAN’ın kuyruğundaki yapı rüzgarla beraber Güneş’ten dışarı doğru hareket ediyormuş şekilde görülebilir. Karbon monoksit moleküllerince iyon kuyruğunda mavi renk hakim kılınıyor. Kuyruklu yıldızın başını (merkezini) saran yıldız bulutunun rengi cüzi miktardaki siyanojen (siyanür iyonu) sebebiyle hafif yeşil. Alttaki görüntü iki hafta önce ABD’nin California eyaletinde çekildi.

swan_gralak.jpg

Fotoğraf : Ray Gralak‘in izniyle

cepteller için astrotürk

Bu yazıyı ceptel ile GPRS üzerinden yazıp sitede yayınladık. Uygun cepteller ile bu yazıyı ve diğerlerini kapsama alanındaki her yerden okuyabilirsiniz..

tema değişikliği

Sitemizin tasarımında bazı değişikliklere gittik.. Site bir süre için, deneme amaçlı olarak bu şekilde kalacak. Temanın orjinali, İngilizce, biz de İngilizce’den Türkeçe’ye çevirmeye başladık ancak bazı harfler (ç,ş,ö,ğ,ı gibi)) çıkmayabilir. Bunlar zamanla düzeltilecektir.

Merkür Geçişi – 8 Kasım 2006

8 Kasım Çarşamba günü, Merkür gezegeni Güneş’in önünden geçecek. Ama boşuna heveslenip takvimlerinize işaret koyma zahmetine girmeyin, çünkü bu olay Türkiye’den izlenemeyecek. İşte Merkür Geçişi’nin izlenebileceği ve izlenemeyeceği bölgeler:

merkur_gecis_bolgeler_k.jpg

Geçiş boyunca, Merkür’ün minicik diski -siyah ve kusursuz biçimde yuvarlak- Güneş‘in yüzünde yavaşça kayacak. Güneş’in yalnızca çok küçük bir noktası kapanacak, bu yüzden Güneş’e bakmak her zamanki kadar tehlikeli olacak. Ama müsait bir filtre ve bir parça düş gücüyle, Merkür Geçişi harkülade bir deneyim olabilir.

Güneş’i güvenli bir şekilde gözlemlemenin pek çok yolu vardır. Örneğin tutulum gözlükleriyle ya da iğne deliği projektörü yöntemi ile. Bu şekliyle, hiçbirşey canınızı yakamaz. Güvenli güneş gözleminin nasıl yapıldığını öğrenmek için Tübitak Ulusal Gözlemevi‘nin (TUG) konuyla ilgili sayfasını ziyaret etmek için tıklayınız.
DİKKAT : Güneş’e koruyucu bir filtre, cam, vs. olmaksızın doğrudan bakmak KÖRLÜĞE YA DA KALICI HASARLARA SEBEP OLABİLİR !!!

merctrans500a.gif

Yukardaki resimde Merkür’ün Güneş önünden geçiş animasyonunu görüyorsunuz (Larry Koehn‘in izniyle)

Geçişi izlerken akla gelebilecek bazı şeyler var: Merkür inanılmaz derecede gizemli. Gezegenin yarıdan fazlası hakkında hiç bir şey bilmiyoruz. 70’lerin ortasında Mariner 10 gittiğinde, Merkür’ün kraterli yüzeyinin sadece %45’ini fotoğraflamayı başarabilmişti. Diğer yüzünde neler uzanıyor? Daha fazla krater? Yoksa tamamen tahmin edilmeyen birşeyler mi? Kuramlar yürütmekte özgürsünüz, zira Merkür’ü ziyaret edecek olan bir sonraki NASA uzay aracı, MESSENGER muhtemelen 2011’e kadar yörüngeye girmeyecek.

Merkür’ün en büyük gizemlerinden bir tanesi kutuplarında. Dünya’daki radarlar Merkür’e sinyal gönderdiler ve kutuplardaki kraterlerden çok güçlü bir yankı aldılar. Gözde açıklamalardan biri buz. Merkür’ün gün ışığı alan yüzeyi 400° C‘ye kadar ısınıyor, derinlerdeki sıcaklık, karanlık kutup kraterlerinde -200° C’nin altına iniyor. Eğer buzdan bir kuyruklu yıldız bu kraterlerden birine inerse (ya da bahsettiğimiz kraterleri yaratırsa), kuyruklu yıldızın buzları darbeden ötürü buharlaşacak, olasılıkla da yeniden donacak ve etrafta tutunabilecektir. Kuşkucuların söylemeyi sevdiği gibi, ama, “bu sadece bir teori”, MESSENGER’ın doğruluğunu kontrol edeceği diğerleri gibi.

merk_kraterler.jpg

Diğer bir bulmaca ise Merkür‘ün buruşukluğu. Yerbilimciler bunları “yuvarlar uçurumlar” olarak adlandırıyor. Uçurumlar kuru üzüm üzerindeki kırışıklar gibi, bir büzülme çağının işareti olabilirler. Merkür aslında ağır demir merkezin soğuyup küçülmesi yüzünden kendi üstüne çöküyor olabilir. Bu fikri doğrulamak için, MESSENGER Merkür’ün, merkezinden sıçrayan manyetik alanının haritasını çıkartacak. Eğer merkez çöküyorsa, çökme gezegenin manyetizmasında ispiyoncu işaretler bırakabilir. MESSENGER aynı zamanda bunun gerçekte küresel bir olay olup olmadığını doğrulayabilmek için, yuvarlak uçurumların izini gezegenin diğer yüzünde de sürecek.

Kaynak: science.nasa.gov/2006 transit of Mercury | http://www.shadowandsubstance.com/ |