Haftalık Gökyüzü Raporu – 42

Güneşimiz ve benzer boyutta yıldızlar için öngörülen son önce kırmızı deve dönüşmek ardından da uzaya püskürttüğü dış katmanlarından bir gezegenimsi bulutsu, çekirdeğinden de bir beyaz cücenin meydana gelmesidir. Ya sonra? ESA’nın gökada haritalama aracı Gaia’nın topladığı verileri inceleyen astronomların araştırmasına göre, beyaz cüceler milyarlarca yıl içinde soğuyor ve sahip oldukları maddenin kristalleşmesiyle katı kürelere dönüşüyorlar.

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Astronomlar Hubble uzay teleskobu ile Triangulum galaksisinin çok detaylı bir mozaik görüntüsünü oluşturdu. 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğraf Hubble’ın en yüksek çözünürlüklü ikinci fotoğrafı. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı. Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir. Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Triangulum gökadası.

SpaceX’in ilk yıldız gemisi

Elon Musk SpaceX şirketinin geliştirdiği ilk Starship’in (Yıldızgemisi) Teksas’taki fırlatma tesisindeki fotoğrafını yayınladı. Bu ilk versiyon yörünge altı uçuş için. Yani roket dikey olarak yükselecek ve aynı biçimde tekrar yere inecek. Daha sonra daha büyük versiyonu geliştirilecek. Paslanmaz çelikten yapılma, ayna gibi parlayan bu güzel roket Şubat ayında test edilecek.

SpaceX en az 700 kişiyi işten çıkarıyor

Diğer bir SpaceX haberi; Ancak ilki kadar hoş değil: SpaceX, TechCrunch aracılığıyla yüzlerce çalışanını işten çıkartacağı söylentisini doğruladı. İşten çıkarmalara gerekçe olarak ‘operasyon maliyetlerini düzenleme’ gösterildi. 7,000 civarında çalışanın yaklaşık %10’unu işten çıkarmayı planlayan SpaceX küçülme yerine incelme tabirini kullandı. SpaceX fırlatma maliyetlerini önemli ölçüde düşürerek uydu fırlatma pazarında liderliğe yükseldi. Buna karşın gelirleri Elon Musk’ın önüne koyduğu hedefleri karşılamakta yetersiz kaldığı yorumları yapılıyor. Sonuç olarak sorunların bedelini yine çalışanlar ödüyor.

Işığın Kirli Yüzü: Işık Kirliliği

Işık kirliliği insanlığı binlerce yıldır bağlantı kurduğu gökyüzünden, yıldızlardan kopartan bir olgu. Dünya’daki insanların 3’te 1’inin Samanyolu’nu göremediği düşünülüyor. Milyonları etkilese de etkisi çok az konuşulan bu konu hakkında Türkiye’de ilk kez bir kitap yayınlandı: “Işığın Kirli Yüzü: Işık Kirliliği“. Bülent Aslan’ın kaleme aldığı kitabı bilgi[at]isikkirliligi.org adresinden ücretsiz talep edebiliyorsunuz.

InSight Mars sarsıntılarını keşfetmeye hazır

Kasım ayında Mars yüzeyine iniş gerçekleştiren NASA’nın InSight aracı, Kızıl Gezegen’in yüzeyine sismografı başarıyla yerleştirerek Mars’ta meydana gelen sarsıntıları kayıt altına almaya hazır hale geldi.

Venüs’ü balonla keşfetmek

Venüs Dünya’nın kız kardeşi olarak anılır. Boyut olarak da Dünya’ya çok benzer olan bu gezegen daha yakından bakıldığında ise tam bir cehennemdir. Atmosferi olağanüstü yüksek basınca ve sera etkisi sebebiyle yüksek sıcaklıklara yol açar. Yağmurlar ise sudan değil sadece asitten oluşmakta. Bu korkunç ortama inip çalışmayı başaran Sovyet sonraları oldu ama bunlar çok kısa süre için bunu başarabildi.

Venüs

Böylesi bir cehennemi incelemenin daha kolay bir yolu ise atmosferin üst katmanlarında gezinen bir balonla gezegeni incelemek ki bu da Sovyetler tarafından Vega programıyla gerçekleştirildi. Buna karşın teknolojinin yetersizliği sebebiyle sismik gözlemler yapmak mümkün değildi. Amerikalı araştırmacılar yeni geliştirilen teknoloji ile Venüs atmosferine yerleştirilecek balonlar ile geezgende gerçekleşen 2 şiddetine kadar depremleri ölçebileceklerini düşünüyorlar.

Türkiye’de kar

Geçen hafta çarşamba günü neredeyse tüm Türkiye kar altındaydı. Avrupa Birliği Dünya Gözlem Programı Copernicus’un sosyal medya hesaplarından Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel-3 uydusunca çekilen karlarla kaplı Türkiye fotoğrafı yayınlandı.

Yaygın bir inanışa göre tüm kar taneleri farklı şekillere sahip. Peki aynı çevre koşullarını oluşturduğumuz takdirde aynı etkilere maruz kalan, yan yana iki kar tanesi aynı şekilde büyüyüp aynı forma ulaşabilir mi? Gökgünce’de Arif Bayırlı bu konuyu yazmış.

Uçan taksi

Yerdeki taksilerle rekabeti sık sık gündeme gelen Uber, helikopter üreticisi Bell ile uçan taksi geliştirmek için işbirliği halinde. Şirketin CEO’su Dara Khosrowshahi’ye göre önümüzdeki 10 yıl içinde uçan araba hayali gerçeğe dönüşebilir. Bell Nexus olarak adlandırılan aracın uçabilir olmayan prototipi CES 2019 fuarında tanıtıldı.

Rolls-Roylce elektrikli uçak

Rolls-Roylce liderliğindeki bir grup ise hız rekoru kıracak bir elektrikli uçak geliştirmeye çabalıyor. Bu çaba havacılığın ‘üçüncü dalgası’ olarak da adlandırılan Uçuş Elektrifikasyonunun Hızlandırılması (ACCEL) sürecinin bir parçası. Şimdiki hız rekoru Siemens firmasının uçağına ait: 338 km/saat. ACCEL ile 482 km/saat hedefleniyor. Potansiyel olarak 1931’de pervaneli bir uçakla kırılan 552 km/saat mümkün olabilir. Elektrikli uçakların ticari olarak varolabilmesinin yolu ise diğer pek çok alanda olduğu gibi pil teknolojisindeki gelişmelere bakıyor.

Türkiye Urayna’ya İHA ihraç edecek

Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, Türkiye’den İnsansız Hava Aracı (İHA) alımı anlaşması imzalandığını açıkladı. Ukrayna’ya 12 adet Bayraktar TB2 model İHA satışı yapılması planlanıyor. Geçtiğimiz yıllarda ülkede yaşanan iç karışıklık ardından Rusya ile başlayan gerilim hâlâ devam etmekte. Rus Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova konuyla ilişkili olarak “Kiev rejimine silah verilmesi Ukrayna’daki iç krizi kötüleştiren bir faktöre dönüşmemeli” açıklamasında bulundu. Urayna Savunma Bakanlığı’ndan ise Türkiye’den alınacak İHAların Donbass bölgesinde saldırı amacıyla kullanılmayacağını belirtildi.

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir.

Messier 33 ve NGC 598 katalog numaraları ile de adlandırılan Triangulum galaksisi yaklaşık 3 milyon ışıkyılı uzaklıkta Üçgen takımyıldızı sınırlarında yer alıyor. Astronomi ölçeğinde epey yakın. Nasıl bulabileceğinizi ise AstroTürk’te anlatmıştım.

Triangulum galaksisinin 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğrafı Hubble tarafından yakalanan en geniş ikinci görüntü. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı.

Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Messier 33 (M33) olarak da tanınan Triangulum galaksisinin devasa kompozit fotoğrafı Hubble’ın sahip olduğu Araştırmalar için Gelişmiş Kamerasınca yakalanan 54 farklı parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Fotoğrafı çok daha detaylı inceleyebilmek için buradaki zum aracını kullanmanızı öneririm.

Dediğim gibi üç galaksiden oluşan (cüceler hariç) Yerel Grup gökadalarından biri olmasına karşın diğer komşularına göre oldukça küçük kalıyor Üçgen gökadası. Andromeda 200,000 ışıkyılı, Samanyolu da tahmini 100,000 ışıkyılı çapındayken Üçgen gökadası sadece 60,000 ışıkyılı genişlikte.

Diğer iki büyük komşusunun aksine merkezinde parlak … yok. Aynı zamanda sarmal kollarını birleştiren merkezdeki çubuk yapısına da sahip değil. Buna karşın büyük miktarda gaz ve toz içeriyor, bu da hızlı biçimde yeni yıldızların doğumasını sağlıyor.

kaynak: universetoday |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 41

Çin uzayaracı Ay’ın arka yüzüne indi

Çinliler uzay araştırmaları tarihine geçecek önemli bir başarıya imza attılar. İlk defa bir uzayaracı Ay’ın arka yüzüne yumuşak iniş yaptı.
Chang’e-4 aracı Von Kármán kraterine indikten birkaç saat sonra yüzeyin ilk fotoğrafını yolladı. Yer aracının taşıdığı Yutu 2 (Yeşim Tavşanı) gezgin robot da daha sonra başarı ile Ay yüzeyinde ilerlemeye başladı.

Ay’ın Dünya etrafında dönüş hızı ile kendi ekseninde dönüş hızı aynı. Bu da uydumuzun sadece bir yüzünü görebilmemize neden oluyor. Bu durum kütleçekim kilidi denilen bir etkinin sonucu ve diğer büyük uydularda da görülmekte. Ay’ın görülmeyen yarıküresi Dünya’dan hiçbir elektromanyetik gürültü ulaşmadığından, uzayı gözlemlemek için önemli bir alan. Ancak Dünya’dan gönderilen sinyaller de ulaşamadığından Ay’ın arka yüzündeki araçlar bir uydu aracılığıyla iletişim kurması sağlanıyor.

Plüton kaşifi Ultima Thule’yi görüntüledi

Plüton ve yoldaşı Charon’u gün yüzüne çıkaran New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay sondasını hatırlarsınız. NASA’nın geliştirdiği uzayaracı hızla Plüton sistemine ulaşmış ancak burada bir yörüngeye girmeden dosdoğru yoluna devam etmişti. Elbette bilim insanları New Horizons’ın uzayda boşu boşuna yol almasına izin verecek değildi. Esas görevinin ardından ziyaret için Kuiper kuşağında yeni bir hedef belirlenmişti. Nihayet Ultima Thule diye adlandırılan asteroide ulaşan uzayarcı, yakından gözlemlenmiş en uzak gökcisimi ünvanını alan bu yer fıstığı biçimli (kardan adam diyen de var) kuiper kuşağı cismini görüntüledi.

Şu an uzayın derinliklerine doğru ilerlemeye devam eden New Horizons Dünya’dan 6.6 milyar km uzakta bulunan Ultima Thule’nin yaklaşık 3500 km yakınından geçti. Peki 6.6 milyar km ne kadar uzak? AstroTürk’teki ilgili yazıdan bunu öğrenebilirsiniz.

2019 Gök Olayları Yıllığı yayınlandı

Alp Akoğlu’nun katkısıyla hazırlanan Bilim Teknik dergisi ve TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin sunduğu 2019 Gök Olayları Yıllığı yayınlandı.

http://www.tug.tubitak.gov.tr/dokumanlar/yillik/goy_2019.pdf

Yılın ilk parçalı güneş tutulması gerçekleşti

2019 yılının ilk parçalı güneş tutulması doğu Asya’dan izlenebildi.

ABD İran’ın fırlatma teknolojisinden rahatsız

İran’ın uydu fırlatma amacıyla geliştirdiği ve 2017 yılında test ettiği roket. Fotoğraf: ASSOCIATED PRESS

ABD emperyalizmi İran’ın uzayaracı fırlatma teknolojilerinden rahatsız. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’ın füze denemelerini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2231 sayılı kararını ihlal olarak tanımladıklarını söyledi. ABD yönetimi fırlatma teknolojisiyle kıtalar arası güdümlü füze teknolojisinin aynı olduğunu ileri sürerek karşı çıkıyor. Bu füzelerin uzaya çıkabildiği gibi Dünya’da herhangi bir yeri vuracak biçimde geliştirmesi de mümkün. Öte yandan aynı ABD çok sayıda kıtalar arası nükleer füzeye sahip.

Ultima Thule: uzakta ama ne kadar uzakta?

Plüton ve yoldaşı Charon’u gün yüzüne çıkaran New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay sondasını hatırlarsınız. NASA’nın geliştirdiği uzayaracı hızla Plüton sistemine ulaşmış ancak burada bir yörüngeye girmeden dosdoğru yoluna devam etmişti.

Esas görevinin ardından bilim insanları New Horizons için yeni bir hedef belirlemişti. Nihayet Ultima Thule ( 2014 MU69 ) diye adlandırılan asteroide ulaşan uzayarcı, keşif görevi düzenlenmiş en uzak gökcisimi ünvanını alan bu yer fıstığı biçimli (kardan adam diyen de var) kuiper kuşağı cismini görüntüledi.

Bilim insanları Ultima Thule’nin iki farklı cismin birleşmesiyle oluştuğunu düşünüyor. İsmindeki Ultima büyük olanı, Thule ise küçük cismin adı.

Şu an uzayın derinliklerine doğru ilerlemeye devam eden New Horizons Dünya’dan 6.5 milyar km uzakta bulunan Ultima Thule’un yaklaşık 3500 km yakınından geçti.

Peki 6.5 milyar km ne kadar uzak?

Astronomik mesafelerin çok büyük olduğunu bilsek de kafamızda canlandırmamız zordur. En iyi yol modeli küçültmek:

Güneş’in 10 cm çapında bir portakal boyutunda olduğunu varsayalım. Bu durumda Dünyamız 10.75 metre uzaklıkta 1 mm çaplı bir kum tanesi boyutunda olacaktır. Jüpiter 56, Satürn ise 103 metre uzaktadır ve boyları 1 cm’i geçmez. Sevgili cüce gezegen Plüton ise 424 metre ötede yer alır.

Ultima Thule ise 10 cm boyundaki güneşten 467 metre ilerde bulunur.

Güneş sistemi modelinizi kendiniz oluşturmak isterseniz hazırladığım basit Güneş Sistemi Modeli boyut hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

google bir taraftan sahtekar falcılar diğer taraftan…

Eğer bir web siteniz varsa oluşturduğunuz içeriğin çok sayıda insana ulaşmasını istersiniz. Teknik olarak insanlar sitenize doğrudan erişebilseler de ziyaretçi sayınız büyük oranda google arama motorunda üst sıralarda çıkabilmenize bağlı.

Bir sitenin arama motorunda üst sıralarda çıkabilmesini sağlamaya yarayan SEO teknikleri var. Bunlardan çok anlamıyorum ne yazık ki. Bu konuda iyi bildiğim şey ise daha çok hit alan sitelerin öne çıkmasının daha kolay olduğu.

Örneğin, James Webb Uzay Teleskobu ( JWST ) hakkında Türkçe web siteleri içinde ilk yazılar astroturk.net üzerinde yayınlandı. James Webb Uzay Teleskobu yazım yıllarca aramalarda ilk sırada kaldı. Bu durum James Webb haber malzemesi haline geldiğinde neredeyse bir günde değişti. JWST hakkındaki en detaylı yazılardan biri artık fiilen ulaşılamaz durumda.

Bu duruma alışmıştım ama geçen ay daha kötü bir şey oldu:

astroturk alan adını .com uzantısıyla alan fal sitesi astroturk/astrotürk aramasında bir anda önüme geçti. Doğrusu 17 yıl boyunca yayında olan, astroturk.net alan adıyla 15, wordpress üzerinde 12 yıldır aktif olan sitenin kendi adıyla olan aramalarda yine bir anda geriye düşmesini anlamam mümkün değil. Belli ki salt emek harcamak, bir şeyler ortaya çıkarmak yetmiyor. Fakat bu işin peşini bırakacak değilim.

Senelerdir yayında olan bir astronomi sitesinin adıyla astroloji sahtekârlığına girişen, karşılık göreceğini de hesaba katmış olmalı.

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Biz dünyada diğer gökcisimlerinin doğuşuna tanıklık ederiz ancak Dünyamızın da bir yerlerde doğuyor olabileceği aklımıza gelmez.

1968 Noel arefesinde, ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılan ayrıca Ay’a ulaşan uzayaracı olan Apollo 8 mürettebatı Ay yörüngesine erişip, Ay’ın görmediğimiz arka yüzünü gören ilk insanlar olduktan sonra Ay ufkunda yükselen Dünya görüntüsüne şahit oldular.

Fotoğraf: Apollo 8 mürettebatından Bill Anders; İşleme ve lisans: Jim Weigang

Yukarıdaki fotoğraf orjinali siyah beyaz olan kaenin renklendirilmiş hali. Astronotlar daha sonra renkli filmle de Dünya’nın fotoğrafını yakaladılar.

Bu heyecanlı anlarda astronotlar arasında şu konuşmalar (tamamen çeviri Türkçesi, idare edin) geçer:

Anders: Aman tanrım! Şurdaki görüntüye bakın! Dünya yükseliyor. Vay, çok güzel.
Frank Borman: Hey, bunu çekme, bu planda yok. (şaka yapıyor)
William Anders: (güler) Renkli filmin var mı, Jim?
Bana hemen renkli film verir misin?
James Lovell: Adamım, bu harika!

Apollo 8’de çekilenler esasen ikinci Dünya’nın doğuşu fotoğrafları. İlki Lunar Orbiter 1 uzayaracı tarafından çekilmişti.

Lunar Orbiter 1 uydusunca yakalanan Dünya’nın doğuşu görüntüsü.

Peki gelecekteki Ay kolonilerinde de Dünya’nın doğuşu izlenebilecek mi?

Ne yazık ki cevap büyük oranda hayır. Kütleçekim kilidi etkisiyle uydumuzun kendi etrafında dönüş hızıyla, Dünya etrafındaki dönüş hızı eşitlenmiş durumda: Dünya’ya hep aynı yüzünden bakıyor. Yani buradaysanız Dünya’yı hemen hemen sabit biçimde görüyorsunuz. Arka yüzünde ise hiç göremiyorsunuz.

Yalnız yörünge hareketinden ötürü oluşan salınım (librasyon) sonucunda görebildiğimiz yüzünün sınırlarında yer alan 2 dereceye varan bir bölgede Dünya doğup batar. Ancak Ay’ın hareketi yavaş olduğundan bu doğuş-batışlar yaklaşık bir aylık süreye yayılır.

kaynak: earthobservatory.nasa.gov | uzaydanhaberler.com |

Spagetti Bulutsusu

Spagetti Bulutsusu, 40 bin yıl kadar önce muazzam biçimde patladığı düşünülen bir süpernovanın kalıntısı. Durgun güzelliğine aldanmayın, saniyede 950 km hızla genişlemeye devam ediyor. Patlamadan geriye yalnızca uzaya saçılan kozmik gaz ve toz bulutu kalmış değil. Eski süpernovanın çekirdeği olup yüksek hızda dönen (saniyede 7 kez!) bir nötron yıldızı ya da başka bir değişle bir pulsar (PSR J0538+2817) kaldı.

Boğa’nın Arabacı takımyıldızı sınırında kalan Spagetti bulutsusu bizden 3000 ışık yılı uzakta. 150 ışıkyılı boyunca uzanan kozmik bulut gece gökyüzünde 3 derecelik alan kaplıyor. Bu da yaklaşık 6 dolunay kadar genişlik demek. Geniş olmasıyla beraber aşırı derecede sönük.

Kozmik spagettinin gökyüzündeki konumu. Büyük bir alan kaplasa da çok sönük olduğundan astrofotoğrafçılık için bile zorlu bir hedef. Gökyüzü haritasında incelemek için tıklayın.

Astronomlar patlayan yıldızın bir zamanlar Arabacı (Auriga) takımyıldızındaki M36 açık yıldız kümesine dahil olduğu düşünüyor.

Spagetti Bulutsusu, Simeis 147 ve Sh2-240 olarak kataloglanmıştır.

kaynak: apod.nasa.gov | annesastronomynews.com | astronomersdoitinthedark.com |

Güneş Sistemi’ndeki en uzak gökcismi (Farout) keşfedildi

Güneş’in 120 AB ötesinde dolanan bir cüce gezegen keşfedildi. Gayrıresmi olarak Farout olarak adlandırılıyor, resmi adı ise 2018 VG18. Şimdiye kadar keşfedilen en uzak cüce gezegen olan bu gökcismi yörüngesinden ötürü Güneş’in etrafındaki bir turunu 1000 yıldan daha uzun bir sürede tamamlayabildiği tahmin ediliyor. Yörüngesinin tam olarak hesaplanabilmesi için birkaç yıl daha gözlem yapılması lazım.

Farout’un bulunduğu uzaklık ile bilinen diğer gezegen/cüce gezegenlerin yörüngeleri. Farout’u temsil eden cisim elbette orantısız boyutta.

Magellan teleskobuyla yapılan gözlemlerle renk ve parlaklık gibi bazı temel özellikleri ortaya çıkarıldı. Buna göre Farout’un rengi pembeye çalıyor. Bu renk buz zengini cisimlerle ilişkilendirilmekte.

Astronomlar Güneş Sistemi’nin uzak sınırlarını araştırdıkça, soğuk, engin bir boşluk olarak görülen bu bölgenin bir dizi gökcismine ev sahipliği yaptığı ortaya çıkıyor. Yakın gelecekte devreye girmeye başlayacak olan gelişmiş teleskoplar ve yeni teknikler sayesinde bu tarz cisimlerden daha fazla keşfedileceği varsayılıyor.

kaynak: universetoday.com | newscientist.com

InSight ilk selfisini çekti

NASA’nın Mars’taki yeni robotu InSight robot kolu üzerindeki kamerayla ilk selfisini çekti. 11 farklı görüntünün Curiosity’de yapıldığı gibi birleştirilmesiyle tek bir mozaik görüntü elde edilmekte. Bu fotoğrafta uzayaracının bilimsel enstrümanları ve yelpaze biçiminde açılan güneş panelleri görülüyor. Görevi yürüten takım üyeleri InSight’ın çalışma alanı denilen ve 2×4 metre genişliğinde olan, InSight’ın deney araçlarını yerleştireceği ve sondaj yapacağı Mars yüzeyinin de 52 farklı fotoğrafının birleştirilmesiyle bir mozaik görüntüsü oluşturulmuş.

InSight’ın deney gereçlerini yerleştireceği görev alanı.

Önümüzdeki haftalarda bilim insanları ve mühendisler bu çalışma alanında hangi noktalar üzerine uzayaracının deney ekipmanlarının yerleştirileceğine karar verecekler. Daha sonra InSight’a sismometre ve ısı-akımı sondasını seçilen noktaya dikkatli biçimde yerleştirmesi komutunu gönderecek. Bunların ikisi de yüzey seviyesinde düz biçimde durduklarında iyi çalışıyor. Bu nedenle büyüklüğü 1.3 cm ve üzerinde olan kayalara denk getirmemeye gayret edecekler.

InSight Elysium Planitia denilen görece daha az kayanın bulunduğu bölgeye indirildi. Burası sonradan kumla dolmuş, meteor çarpmasıyla oluşmuş bir krater. Uzayaracının diğer gezgin robotların aksine yer değiştirmesi mümkün değil. Bu nedenle ellerindeki en iyi noktaları değerlendirmekten başka şansları yok.

kaynak: jpl.nasa.gov |

Voyager 2 yıldızlararası uzaya ulaştı

Voyager 2 uzayaracı 5 Kasım günü heliosferin sınırı olan heliopause bölgesinden çıkarak yıldızlararası uzaya çıkan ikinci uzayaracı oldu. İlki elbette ikizi Voyager 1 olmuştu. İkili 1977 Ağustosunda 16 gün arayla fırlatılmışlardı.

Fırlatma sıradan bir tarihte yapılmadı. O günlerde gaz devleri uzayaracıyla kolayca ziyaret edilecek şekilde konumlanmıştı. Bunu değerlendiren NASA Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü ilk defa ziyaret edecek Voyager’ları geliştirdi.

Voyager 2’nin yakın geçişi sırasında yakaladığı Satürn görüntüsü.

Voyager 2 şu an Güneş’ten 18 milyar kilometre uzakta. Radyo sinyalleri buradan Dünya’ya 16.5 saatte ulaşıyor. Çok uzak; ama Güneş Sistemi’nin dışında değil.

güneş sisteminin sınırı

Güneş Sistemi’nin esas sınırını 1,000 AB’de başlayıp 100,000 ABye kadar uzandığı tahmin edilen Oort Bulutu oluşturuyor. Nükleer pille çalışan Voyager’ların ömrü sınırlı, buna karşın sonsuza dek yol almaya devam edecekler. Bu nedenle farklı bir uzaylı medeniyetiyle karşılaşma olasılıkları düşünülerek üzerlerine Altın Plaklar konuldu.