LAGEOS 1 – uzaydaki disko topu

Disko müzik 1970’lerin ikinci yarısında dünyayı sardı. Üzeri aynalarla kaplı, gelen ışınları dans salonunun duvarlarına farklı açılarla yansıtan aynalı top da diskoların etkisiyle bu dönemde disko topu ismini aldı.

Resimde görülen her ne kadar disko topuna benzese ve aynı döneme ait olsa da aslında bambaşka bir nesne; bu bir uydu. 4 Mayıs 1976’da uzaya fırlatılan LAGEOS 1 (LAser GEOdynamics Satellite – 1) Dünya’nın kutupları boyunca uzanan bir yörüngeye sahip, 1.2 metre çapında ve 408 kg ağırlığında pasif bir uydu.

Pasif, yani üzerinde herhangi bir enerji sistemi, iletişim ve diğer fonksiyonları sağlayacak bileşenler ve hareketli parça yok. Kendisi ölçüm yapmasa da bilim insanları yerini kesin şekilde bildikleri uyduya gönderdikleri yüksek duyarlılıktaki lazer ışınlarının geri dönüş süresini ölçerek yeryüzünün depremler, kıta kaymaları ve diğer jeofizik olaylar sebebiyle oluşan hareketlerini inceleyebiliyorlardı.

Bir disko topunun aksine aynaları gönderdiğiniz ışınları farklı açılarla yansıtmak yerine doğrudan geldikleri noktaya yönlendiriyor. Bunun için belli açılarla yerleştirilmiş birkaç ayna kullanılıyor. Bisikletlerde veya gece farkedilmeyi sağlayan kıyafetlerde kullanılan ‘kedi gözü’ diye tabir edilen yansıtıcılarla aynı prensipte çalışıyorlar.

kaynaknasa.gov | fb/NASAHistoryOffice |

Mercury-Atlas 9

Mercury-Atlas 9 fırlatma anı.

15 Mayıs 1963’de Mercury-Atlas 9 (MA-9) roketi, son Mercury görevi için Cape Canaveral Fırlatma Yerleşkesi 14’den havalanıp, astronot Gordon Cooper’ın Faith 7 (inanç; güven) adını verdiği uzayaracını yörüngeye çıkardı. Bu son Mercury görevi aynı zamanda uzaydaki son  Amerikan solo uçuşu olacaktı. Bundna sonraki tüm görevlerde uzayaraçlarında birden fazla astronot görev aldı.

Mercury-Atlas 9 ve ona bağlı (en üstte) Faith 7 uzayaracı.

Mercury-Atlas 9 sonların olduğu gibi bazı ilklerin de gerçekleştiği bir görev oldu. Bunlardan en önemlisi görev dahilinde televizyon kamerasıyla Dünya’ya görüntü aktarımı olmuştur. Siyah-beyaz karıncalı görüntü o dönem için önemli bir teknik başarıydı.

Dünya’yı 1 gün 10 saat 19 dakika boyunca 22 kez turlayan uzay aracındaki Cooper, uzayda 24 saatten fazla kalan ilk ABD’li astronot ünvanını kazandı. Bu da son Mercury ile gerçekleşen bir başka ilk olarak kayıtlara geçti.

Görev sonunda Büyük Okyanus’a inen Faith 7 içindeki astronotu ABD donanmasına ait Kearsarge gemisi karşıladı.

Merkür Projesi sembolü

kaynak: history.nasa | fb/history.nasanasa.gov |

Hilal Bulutsusu – NGC 6888

Fotoğraf: J-P Metsävainio

15 Aralık 1792’de Wilhelm Herschel tarafından keşfedilen, NGC 6888 katalog numaralı Hilal Bulutsusu, Kuğu Takımyıldızı’na dahil olup bizden yaklaşık 4700 ışıkyılı uzaklıktadır. Bir salma bulutsusu olan NGC 6888, merkezinde yer alan parlak büyük kütleli yıldızın güçlü rüzgarları ile şişen 25 ışık yılı genişliğinde kozmik bir balona benzer.

Yıldızın saçtığı maddeden oluşan bu rüzgar saniyede 2000-3000 km hızla yol alırken bulutsuyu oluşturan gazların yıldızdan dışa doğru harekete geçmesine neden olur.

Wolf-Rayet yıldızı olarak sınıflandırılan bu yıldız o kadar büyük kütlelidir ki her 10 bin yılda Güneş’in kütlesine eş miktarda madde püskürterek güçlü bir yıldız rüzgarı oluşturur. Bu nefesi kuvvetli dev yakıtını muazzam hızla tüketirken ömrünün sonuna da yaklaşıyor. Nihayetinde bir üstnova patlaması ile sönecek.

Hilal Bulutsusu nasıl gözlenir?

Kuğu Takımyıldızı’na dahil olduğu için en iyi gözlem zamanı yaz aylarıdır. 4700 ışıkyılı uzaklıkta bulunduğu için görmesi kolay bir hedef değil. Çok karanlık yerlerde daha küçük teleskoplarla görülebilse de gözlem için 8 inç (20cm) çaplı bir teleskop önerilmekte.

Yine yaz döneminde iyi gözlenebilen +8.8 kadirden Halka Bulutsusu gökyüzünde Hilal’e komşu takımyıldızda yeralıyor. Aynı gece iki bulutsuyu gözlemleyebilirsiniz.

kaynak: cosmos magazine | bulutsu.orgoneminuteastronomer.com

Anna Lee Fisher – uzaydaki ilk anne


24 Ağustos 1949 tarihinde New York Şehri’nde doğan Anna Lee Fisher, 1978’de astronot adayı olarak seçildi. Ertesi yıl da eğitim ve değerlendirme sürecini tamamladı. 1984 yılına kadar yerde, bazı uzay mekiği uçuşlarındaki geliştirme ve test süreçlerine katıldı.

Nihayet 1984 yıldında STS-51-A görevinde uzay mekiği Discovery ile yörüngeye çıktı. Bu görevde mürettebat yörüngeye iki uydu oturttuktan sonra yörüngeye çıkartılmış iki sorunlu uyduyu geri getirdiler. Çocuk sahibi olan Fisher böylece “uzaydaki ilk anne” ünvanını  kazanmış oldu. Fisher’ı ismen tanımıyor olsanız da yukardaki ikonik fotoğrafını mutlaka görmüşsünüzdür.

Fisher NASA’daki uzun kariyeri boyunca Uzay Mekiği Programı’nda, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ve Orion projesinde görev aldı. NASA’da çalışmış “en yaşlı astronot” ünvanını kazandıktan sonra Nisan 2017’de emekliye ayrıldı.

Göktürk – 1

Türkiye’nin yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu Göktürk-1, 5 Aralık 2016 tarihinde başarıyla uzaya fırlatıldı. Uydumuz, Avrupa’nın Fransız Guianasın’daki Kourou uzay limanından Arianespace’in Vega roketi ile yörüngesine ulaştırıldı. Fransız Guianası eski bir Fransız sömürgesi olup Ekvator’a yakın konumu nedeniyle uzay uçuşları için tercih edilmekte. Bu tercih Dünya’nın ekvatorundaki dönüş hızının diğer enlemlere göre daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Böylece fırlatma maliyetlerinde tasarruf sağlanmakta.

Göktürk 1’den gelen ilk görüntü.

1060 kg ağırlığındaki Göktürk-1, güneş eşzamanlı yörüngede hizmet verecek. Güneş eşzamanlı yörüngedeki bir uydu, yer üzerindeki bir noktadan hep aynı yerel saatte geçer, böylece hep aynı miktarda güneş ışınına maruz kalır. Bu yörünge genel olarak yer gözlem ve meteoroloji uyduları için tercih edilmekte. Göktürk-1’in 50 cm’lik çözünürlüğe sahip olan algılayıcısının en az 7 yıl hizmet vermesi bekleniyor.

Uydunun test ve devreye alma süreci hâlâ devam etmekte. Yukarıda görülen elde ettiği ilk fotoğraf İstanbul’daki savunma ve sanayi fuarı IDEF 2017’de kamuoyuyla paylaşıldı.

Io ve Büyük Kırmızı Leke

Jüpiter’i gözlemleyen Juno uzayaracı tarafından elde edilmiş olan bu görüntüde, gaz devinin meşhur fırtınası Büyük Kırmızı Leke (Big Red Spot) ve gelgit etkisinin yüksek volkanik etkiye sebep olduğu Io isimli uydu görülüyor.

Teleskop ile baktığınızda kimi zaman Jüpiter’in üzerinde, uydularının sebep olduğu güneş tutulmalarının gölgelerini gözlemlersiniz. Juno’nun kayda geçirdiği bu tutulmada Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke’nin üzerine düşmüş.

Halka Bulutsusu (M57 – NGC 6720)

Bizden 2.000 ışık yılı uzaklıktaki Halka Bulutsusu Lir takımyıldızı içinde kalıyor. Kataloglara Messier 57 ve NGC 6720 olarak giren bulutsu daha ziyade Halka Bulutsusu (ing.: Ring Nebula) ismi ile anılır.

Halka, gezegenimsi bulutsu sınıfına dahil. Bu bulutsular küçük bir yıldızın ömrünün sonunda sahip olduğu maddenin uzaya saçılmasıyla oluşuyorlar. Halka Bulutsusu’nu oluşturan yıldız güneşimizden birkaç kat daha büyük olmasına rağmen üstnova (süpernova) oluşturmak için yeterli kütleye sahip değildi. Bu yıldız küçülmüş haliyle merkezde görülebilmekte.

Bu yıldızdan yayılan yoğun morötesi (ultraviyole) ışınlar atomları iyonize hale geçirmekte. Yukarıdaki görselde merkezdeki bölgeye mavi rengi veren iyonize helyum atomları. Cam göbeği (cyan) rengi hidrojen ve oksijen atomlarının parlamasıyla oluşuyor. Dış katman ise nitrojen ve sülfür atomlarından rengini almakta.

1 ışıkyılı çapında olan Halka Bulutsusu gelecek birkaç bin yıl boyunca genişlemesini sürdürerek şimdi olduğundan %50 daha büyük hâle gelecek.

M57 ve sağ üstünde silik biçimde görülebilen spiral gökada IC 1296. Görsel Alson Wong’a ait.

Halka Bulutsusu’nu ilk kim buldu?

Uzunca süre, Halka Bulutsusu’nu bulanın Fransız gökbilimci Antoine Darquier olduğu kabul edildi. Fakat yapılan çalışmalar neticesinde Halka Bulutsusu’nu 18. yüzyılda ilk gören kişinin ünlü kuyrukluyıldız avcısı Charles Messier olduğu ortaya çıkartıldı.

Messier’in gözlem günlüğünü bulan araştırmacılar ise gerçeği ortaya çıkardı. Messier 21 Ocak 1779’da günlüğüne Bode’un Kuyrukluyıldızı’nın gökyüzünde izlediği yolun yakınında “küçük ışık beneği” olarak bulutsuyu kaydetmiş. Darquier ise bir ay sonra, şubatta Yüzük’ü keşfediyor.

Halka Bulutsusu nasıl gözlemlenir?

En iyi gözlem zamanı yaz ayları olan bulutsuyu bulmak oldukça basit. Gökyüzündeki en parlak yıldızlardan biri olan Vega’yı içeren Lir takım yıldızını kolayca bulduktan sonra, Lir’i oluşturan dörtgenin Vega’dan uzak olan iki yıldızının arasında biraz arama ile Halka Bulutsusu tespit edilebilir.

Çıplak gözle görmenin mümkün olmadığı bulutsuyu dürbünle gözlemlemek de pek mümkün değil. +8.8  kadir parlaklıktaki bulutsu için 10 cm ve üzerinde açıklığa sahip teleskoplar önerilmekte. Ben ışık kirliliğine orta düzeyde maruz kaldığım bir ortamda 15 cmlik teleskobumla Halka Bulutsusu’nu gözlemlemeyi başarabiliyorum. Ancak küçük olduğundan biraz dikkat gerektiriyor.

kaynak: solarsystemquick.com | apod.nasa |alsonwongastro.com |

Jüpiter’in kutbuna yaklaşmak

Jüpiter’in güney kutbunun 11 Aralık 2016’da Juno tarafından yakalanan görüntüsü, bir vatandaş bilimci tarafından işlenerek bu görsel ortaya çıkarılmış. Güneş Sistemi’mizin baskın gezegeninin 52,000 km uzağından yakalanan görselde, gaz devinin güney kutbundaki oval biçimli fırtınaları göze çarpıyor.

Jüpiter ve uydularından oluşan Jüpiter Sistemi’ni gözlemleyen Juno uzayaracı üzerindeki JunoCam adlı kamera tarafından elde edilen verileri kullanan yurttaş bilimci Gabriel Fiset, görüntüyü işleyip iyileştirerek, gezegenin atmosferinde trbülansların düzenlediği kuşak ve bölgeler ile düzensiz ipliksi yapılar ve hava akımlarından oluşan kümeler arasındaki geçişlerin detaylarını ortaya koyan bu olağan üstü görseli hazırlamış.

kaynakmissionjuno |

Mayıs Etkinliği

İstanbul’da yaşayan bir gökbilim sevdalısıysanız, yılın en güzel dönemlerinden biri hiç kuşkusuz İstanbul Üniversitesi Amatör Astronomlar Kulubü’nün Mayıs Etkinliği haftasıdır.

Mayıs Etkinliği bu yıl 3-4-5 Mayıs 2017 günlerinde gerçekleşecek. Gündüz atölyeler, gözlemevi gezisi, yarışmalar, sunumlarla başlayan yoğun program gece konser ve elbette gözlemle sona eriyor. Böylesi yoğun bir programı 3 gün başarı ile idare edebilen Amatör Astronomlar Kulübü’nün çabaları takdire şayan.

Herkesin katılımına açık olan etkinlikler kulübün diğer tüm etkinlikleri gibi ücretsiz. Fakat kulüp gelmeden önce kısa bir formu doldurmanızı rica ediyor. Katılımcılar için formlar:

Bireysel katılımcılar için: //goo.gl/forms/sTGO6TE78Tk3w1ES2

Kurumsal katılımcılar için (Okullar, dernek vb. gibi çoklu kaılımlı topluluklar): //goo.gl/forms/IUORsqWVeELvIBqv1

Mayıs Etkinliği’nin mekanı ise İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde bulunan Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü. Beyazıt’taki tarihi kapıyı geçtikten sonra soldan devam ederek bölüme kolayca ulaşılmakta.

Önceki yıllarda Mayıs Etkinlikleri nasıl geçti merak ediyorsanız bu youtube videosunu izleyebilirsiniz.

#mayisetkinligi2017

Cassini’nin Görkemli Son’u

Neredeyse 20 yıldır uzayda olan Cassini uzayaracı görevini sonlandırmaya hazırlanıyor. Nisan-Eylül ayları arasında önce Titan’a yakın geçiş yapacak ardından 22 hafta boyunca Satürn ve halkasını bir dizi dalış yapacak. Google ‘Görkemli Son’ adı verilen bu görev için yeni bir doodle hazırladı.

Cassini Eylül ortasında Satürn’ün atmosferine girerek bizlere atmosfer hakkında değerli veriler toplayarak tarihteki yerini alacak.

Peki Cassini neden Satürn çevresinde dönmeye devam etmiyor da gezegene düşürülüyor?

Bunun gerekçesi ileride uzayaracının herhangi bir şekilde çarpışma yoluyla Satürn uydularına dünya kaynaklı mikroorganizma bulaştırmasının önüne geçmek.