Haftalık Gökyüzü Raporu – 50

Astronomi uzay ve havacılık haberlerinden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu size haftanın önemli haberlerini sunuyor.

Deprem

Astronot Randy Bresnik objektifinden, kuzey yönünden İstanbul.

Jeolojik açıdan aktif olan gezegenimiz doğasını İstanbul ve çevresine korkutucu biçimde hatırlattı. Yetkililerin açıklamasına göre 77 binada hasar var. Kimi okullar da ağır hasar aldı. Büyük depremde neler olabileceğini düşünmek ürkütücü. Artık vakit kaybetmeden depreme hazır hale gelmek için bir deprem seferberliği gerekiyor.

Astronomi ve uzay haberleri

Sonbahar ekinoksu

Budapeşte şehri üzerinde analemma (günizi)

Geçen hafta sonbahar ekinoksunu yaşadık. Zaten çoğumuz fikren yazdan çıkmıştı artık astronomik açıdan da sonbahar mevsimindeyiz. Şimdi kuzey yarıkürede güneş daha geç doğup daha erken batacak ve gökyüzünde daha alçak bir yörünge izlemeye başlayacak. Her gün aynı saatte Güneş’in fotoğrafını çekerseniz, yıl boyunca 8 şekli çizdiğini farkedersiniz. Buna analemma veya günizi deniyor. György Soponyai tarafından Budapeştede çekilmiş bu günizinde güneş 23 Eylül günü merkeze yakın bir konumdaydı. Bu arada fotoğrafın sağında Buda, sağında ise Peşt görülüyor.

NASA’nın yayınladığı kara delik simülasyonu

Bir kara delik uzay zaman dokusunu öylesine büker ki arkasını görebilmeniz mümkün olur. NASA’nın yeni yayınladığı canlandırmada, kara delik ve onun çekim gücüyle etrafında toplanan madde kütlesinden oluşan bir birikim diski görülüyor. Birikim diskinin şekil olarak kabaca Satürn’ün halkalarına benzetebiliriz. Fakat kara deliğin muazzam kütleçekim gücü uzay zamanı bükerek diskin farklı bölgelerinden gelen ışığı normalde ulaşamayacağı yerlere yönlendirir. Bu sayede kara deliğin etrafındaki çapraşık görüntü oluşur. Burada konuyu daha detaylı anlattım.

Pentagon ‘UFO’ görüntülerini yayınladı

ABD Deniz Kuvvetleri tarafından Florida yakınlarında kaydedilmiş Gimbal adlı video yayınlandı. Görüntüler tanımlanamayan uçan bir nesneyi gösteren resmi bir belge olması bakımından önemli. Yıllarca gizli olarak sınıflandırılan bu belgenin kısa bir süre önce statüsü değiştirilerek halka açık hale getirildi. İlk kez içinde UFO olan resmi bir belge yayımlanmış oldu.

51. Bölge baskını

Facebook’ta şaka olarak başlayan iş daha sonra ciddiye bindi: İnsanlar 51. Bölge’yi basmaya çalıştı. Uzaylılara dair pek çok şehir efsanesiyle adı anılan 51. Bölge’deki uzaylı varlığını ortaya çıkarma amacıyla ‘51. Bölgeyi basın, hepimizi durduramazlar’ adıyla bir etkinlik açılmıştı. 2 milyon kadar kişi de bu baskına katılacağını bildirdi. Facebook yönetimi ise kaos oluşturabileceği gerekçesiyle etkinliği kapattı. Yine de insanların 51. Bölge baskınına gitmesine engel olamadılar. Buna karşın 51. Bölge ABD hava kuvvetlerine ait bir üs olduğundan ötürü girmek pek ihtimal dahilinde değildi. Nitekim fazla yaklaşan iki kişi gözaltına alındıktan sonra geri kalan baskıncılar da bu fikirden vazgeçip uzaklaşmış.

Mars gezegeninde tarım

Uzaylıların gelip gelmediği tartışıladursun biz henüz farklı bir gezegene koloni kurabilmiş değiliz. En azından günümüzde buna dair daha ciddi bir istek ve gerçeğe dönüşmesi muhtemel planlar var. Mars’ta bir koloni kurduğumuzda en büyük sorunlardan biri yiyecek üretmek olacak. Araştırmacılar, Mars kolonicilerinin ihtiyaç duyacağı 5 temel şeyin hali hazırda Mars’ta varolduğunu belirtiyor: enerji, su, oksijen ve inşaat materyali. Gıdayı ise Dünya’dan getirmek çok masraflı olacağından kendileri üretmeleri gerekecek. Biliyorsunuz benim Marslı kardeşim de bokunda patates yetiştirmek zorunda kalmıştı. Bilimkurgu Kulübü’nde Mars’ta gıda üretimine dair güzel bir makale yayınlandı.

Uzay İstasyonu yeni kargosunu aldı

Jaxa’ya ait Japon kargo gemisi HTV-8 taşıdığı 4 tonluk ikmal malzemeleriyle beraber Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaştı. Uzay istasyonuna nikel-hidrojen piller ile birlikte 2 milyar dolar değerindeki Alfa Manyetik Spektrometre-2 cihazının tamiri için parçalar gönderildi. Astronotların gelecek ay bunları yerleştirmesi planlanıyor.

Japon kargo gemisi HTV-8

Uzayda lazer ile iletişim

HTV-8 ayrıca Sony Bilgisayar Bilimleri Laboratuvarları’nın geliştirdiği Küçük Optik Bağlantı (Small Optical Link) adı verilen bir laser iletişim sistemi prototipi taşıdı. Gelecekte uzayda daha fazla insan olacak. Uzun-menzilli lazer iletişim teknolojisi artacak nüfusun iletişim ihtiyacına cevap verebilmeyi vaadediyor.

Ad Astra

Brad Pitt’in başrolde olduğu Ad Astra, Yıldızlara Doğru ismiyle ülkemizde vizyona girdi. Film Neptün gezegeninde hayat olup olmadığını araştırmak için giden babasını 20 yıl sonra bulmaya giden bir adamın hikayesini anlatıyor. Bilimsel gerçeklere olabildiğince yakın kalmaya çalışan filmlerden biri olarak sunulan Ad Astra’ya dair Buğra Şendündar’ın incelemesini Bilimkurgu Kulübü’nde okuyabilirsiniz.

Dronlar Alemi

hidrojenle 15 saat uçan dron

Günümüzde elektrikle çalışan neredeyse her mobil cihazın problemi hızla tükenen piller. Çinli MMC firması bu soruna yakıt pili ile çözüm bulmaya çalışmış. Firma geçen hafta Almanya’da gerçekleşen InterGEO 2019’da hidrojenle çalışan bir insansız hava aracı tanıttı. Dikine kalkış-iniş de yapabilen dron hidrojen yakıt piliyle 15 saatlik yüksüz uçuş, 3 kilo kargoyla 10 saatlik uçuş süresi sunuyor.

NASA’nın yayınladığı kara delik simülasyonu

Bir kara delik uzay zaman dokusunu öylesine büker ki arkasını görebilmeniz mümkün olur.

Bir kara delik ve etrafında dönen birikim diskini ‘gösteren’ canlandırma.
NASA Goddard Space Flight Center/Jeremy Schnittman

NASA’nın yeni yayınladığı simülasyonda, kara delik ve onun çekim gücüyle etrafında toplanan madde kütlesinden oluşan bir birikim diski görülüyor. Birikim diskinin şekil olarak kabaca Satürn’ün halkalarına benzetebiliriz. Fakat kara deliğin muazzam kütleçekim gücü uzay zamanı bükerek diskin farklı bölgelerinden gelen ışığı normalde ulaşamayacağı yerlere yönlendirir. Bu sayede kara deliğin etrafındaki çapraşık görüntü oluşur.

Diskteki gaz kara deliğe doğru yaklaştıkça ışık hızına yakın süratlere çıkarken, dış katmanlarındaki gazlar çok daha yavaş hareket eder. Bu hareket sırasında meydana gelen sürtünme ısı açığa çıkıp gazın parlamasına neden olurken aynı zamanda güçlü bir manyetik alan oluşmasına da neden olur. Disk üzerindeki parlak ve koyu çizgileri bahsettiğimiz bu manyetik alanın etkisiyle oluşur.

kara delik etrafında görülenler

Kara deliğin etrafında görülenlerin basitçe açıklandığı canlandırma.
Telif: NASA Goddard Space Flight Center/Jeremy Schnittman

Diske baktığımız zaman sol tarafın sağa göre daha parlak olduğunu görüyoruz. Bu farka Doppler etkisi neden oluyor. Diskin sol kısmındaki gaz hızlı biçimde bize doğru yaklaşıyor. Bu da daha parlak gözükmesine yol açıyor. Doppler etkisi sağ tarafta bizden uzaklaşan gazı daha sönük gösteriyor. Bu asimetri diske tam karşıdan baktığımız perspektifte gözükmez. Çünkü artık bizim doğrultumuzda herhangi bir hız farkı yaşanmaz.

Kara deliğe yaklaştıkça kütleçekimsel ışık bükülmesi o kadar aşırıdır ki diskin alt tarafını kara deliğin dışına çıkan parlak bir ışık halkası olarak görebiliriz.

foton halkası

Kara deliğin an yakınında görebildiğimiz ışık ise “foton halkası” adı verilen bölgeden gelir. Bu bölgeye giren fotonlar bize gelmeden önce iki, üç ve hatta daha fazla kez kara deliğin etrafında turlarlar.

Burdaki kara delik küresel olarak modellendiğinden, foton halkası her açıdan neredeyse tam bir çember olarak gözükür. Işık hızına yakın hızlarda dönen bir kara delikte mükemmele yakın dairesel formlar da bozulur.

kara delik gölgesi

Foton halkasından içe doğru ilerlediğimizde kara deliğin olay ufkunun (geri dönüşün olmadığı nokta) iki katı kadar büyük olan gölgesini görüyoruz.

M87’nin merkezinde bulunan ve ilk kez görüntülenen kara delik.

NASA’nın hazırladığı görsel kara deliklere dair bildiklerimizle oluşturulmuş bir canlandırma. Ancak ilk kez görüntülenen kara delik olan Virgo A (Messier 87) galaksisinin merkezindeki kara deliğin görüntüsü simülasyonların oldukça isabetli olduğunu gösteriyor.

kaynak: NASA |

Sonbahar ekinoksu

Bugün 23 Eylül, sonbahar ekinoksu; artık astronomik olarak sonbahardayız.

Ekinoks (İng: equinox) latince eşgece/eşitgece anlamına geliyor. Yazın uzun günleri kısala kısala nihayet gece ile eşitlendi. Kısalma en uzun geceyi yaşayacağımız 21 Aralık gününe dek devam edecek.

Ekinokslarda Dünya’nın ekseni Güneş ışınlarına göre dik konumdadır.

Dünya’nın kendi etrafında dönüş ekseni, Güneş etrafında döndüğü yörünge düzlemine 23.4° açı yapar. Eksen eğimi dediğimiz bu özellik sebebiyle yörünge hareketi sırasında ya kuzey ya da güney yarı küresi Güneş’e hafifçe dönüktür. Her iki ekinoks anında ise iki Dünya’nın ekseni Güneş ışınlarına göre dik konumda olur.

Ekinokslarda belli tarihlerden söz etsek de aslında bahsettiğimiz bir anlık olay. Ekinoksta Güneş ışınları Ekvator’a dik düşer, aydınlanma çemberi kutuplardan geçer, Güneş, göksel ekvatordan (Gökyüzünde Ekvator üzerinden geçen hayali çizgi) geçer.

kaynak: timeanddate.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 49

İlk kez bir ötegezegende su buharı keşfedildi

Sanatçı gözünden K2-18 b.

K2-18 b isimli ötegezegenin atmosferinde gaz halinde su tespit edildi. Tıpkı Dünyadaki gibi.. Bu keşifle Dünya dışında ikinci bir sulak gezegen keşfetmiş olabiliriz. K2-18 Dünya’nın yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir süper-dünya. Kütlesi ise gezegenimizin 8 katı.

2015 yılında keşfedilen K2-18 b, kırmızı cüce sınıfında bir yıldızın çevresinde yaşanabilir bölge sınırları içindeki bir yörüngede hareket ediyor. Yaşanabilir bölge bir gezegenin yıldızından, yüzeyindeki suyun tamamen donmayacak kadar yakın ve tamamen buharlaşmayacak kadar uzak olan uzaklığı ifade ediyor.

Gezegen bu haliyle Dünya’ya oldukça benzer olabilir. 2021 yılında James Webb Uzay Teleskobu fırlatıldıktan sonra bu tarz ötegezegenler hakkında çok daha detaylı çalışmalar yapılabilecek.

Merhaba Borisov, ve güle güle

NASA Jet İtki Laboratuvarı’ndan araştırmacılar keşfedilen bir cismin Güneş Sistemimiz dışından gelmiş olabileceğini ortaya çıkardı. Keşfin sahibi Kırım’dan Gennadii Borisov. Yıldızlararası ziyaretçi olduğu düşünülen ve C/2019 Q4 (Borisov) olarak işaretlenen kuyrukluyıldız yaklaşık 150,000 km/saat hızla hareket ediyor. Bu hız, Borisov’un bulunduğu uzaklıkta (Güneş’ten 420 milyon km) hareket eden cisimlere göre oldukça fazla.

Yeni keşif akıllara daha önce ziyaretimize gelen ‘Omuamua kuyrukluyıldızını hatırlattı. Öyle görülüyor ki araştırmalar arttıkça daha sık bu tarz Güneş Sistemi dışından gelen gökcisimlerine şahit olacağız.

3 milyar ışıkyılı uzaktaki milisaniyelik patlama

Çin’de bulunan dünyanın en büyük teleskobu: FAST (Five hundred meter Aperture Spherical Radio Telescope)

Dünyanın en büyük teleskobu Çin’de bulunuyor. 500 metre çaplı bir radyo teleskop olan FAST (Five hundred meter Aperture Spherical Radio Telescope) veya Çinlilerin dediği gibi ‘Tianyan’ şimdi evrende bilinen en parlak patlamalar olan derin uzaydaki hızlı radyo patlamalarını (FRB) takip ediyor. İlk kez 2007 yılında keşfedilen bu patlamalara hızlı denilmesinin sebebi sadece birkaç milisaniye sürmeleri. Karadelikler veya magnetarlarca oluşturulduğu sanılan FRB’ler sırasında olağanüstü miktarda enerji saçılıyor. FAST tarafından yakalanan FRB’nin (FRB 121102) ilginç yanı ise tekrar ediyor oluşu. 3 milyar ışıkyılı ötede gerçekleşen patlama ilk kez 2012’de Porto Riko’daki Arecibo Gözlemevi tarafından tespit edilmişti. Daha sonra farklı radyo teleskoplar da patlamayı defalarca kez yakaladılar. FAST 30 Ağustos’ta 12, 3 Eylül’deyse 20 kez aynı patlamayı gözlemledi. FAST’ten gelen veriler FRB’lerin nerde ve nasıl oluştuğuna dair fikir edinmemizi sağlayabilir.

Dronlar Alemi

Suudi rafinerisine dron saldırısı

Yemen’de Suudi işgaline direnen Husiler, İran’ın askeri desteği ile insansız hava araçları da kullanarak Suudilere saldırmaya devam ediyor. Bu defaki saldırıdaysa Suudi kaybı çok büyük. Suudi kraliyet ailesine ait Aramco şirketine ait petrol rafinerisine 1,300 km uzaktan gerçekleştirilen saldırıda çok büyük maddi hasar meydana geldi. Geçtiğimiz yıl 1,500 km menzilden saldırı gerçekleştiren Husiler’in yine Sammad-3 modeli dronlar kullandığı tahmin ediliyor. Saldırı sonrası Aramco üretimi yarı yarıya kıstı. Bunun Suudilere maliyeti 275 milyon dolar. Yeni silahlar almak için on milyarlarca dolar harcayan Suudilere bu kadar büyük kayıp yaşatan Husiler’in dronları bu kadar pahalı değil muhtemelen.

İlk kez bir ötegezegende su buharı keşfedildi

Dünya’nın yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir süper-dünya olan K2-18 b isimli ötegezegenin atmosferinde gaz halinde su tespit edildi. Tıpkı Dünyadaki gibi..

2015 yılında keşfedilen K2-18 b, kırmızı cüce sınıfında bir yıldızın çevresinde yaşanabilir bölge sınırları içindeki bir yörüngede hareket ediyor. Yaşanabilir bölge bir gezegenin yıldızından, yüzeyindeki suyun tamamen donmayacak kadar yakın ve tamamen buharlaşmayacak kadar uzak olan uzaklığı ifade ediyor.

Gezegen bu haliyle Dünya’ya oldukça benzer olabilir. 2021 yılında James Webb Uzay Teleskobu fırlatıldıktan sonra bu tarz ötegezegenler hakkında çok daha detaylı çalışmalar yapılabilecek.

kaynak: space.com |