Yenişarbademli Gözlem Şenliği

Üç yıldır tekrarlanan Yenişarbademli Gözlem Şenliği bu yıl Covid-19 pandemisi sebebiyle gerçekleştirilmeyecek.

Gelecek sene için veya bireysel olarak Melikler Yaylasında yapacağınız gözlemler için aşağıdaki bilgiler işinize yarayacaktır:

Dedegül Dağı’nın üzerinde Samanyolu.
Can Rıfat Turcan

En karanlık

Isparta’nın Yenişarbademli ilçesi deniz seviyesinden 1150 m yükseklikte bulunuyor. Etkinliğin olacağı Melikler Yaylası‘ndaki ‘Cennet’ adı verilen şenlik alanı ise 1700 m yükseklikte. Geçen yıl karanlık ölçümü yapılmıştı. Sonuca göre Yenişarbademli ölçüm yapılan en karanlık yer. Yenişarbademli’de olacakları gerçek bir şölen bekliyor anlayacağınız.

Karanlığı Koruyun

Şenlik alanının karanlık olması gözlem için avantaj; bu sebeple ışıkla kirletilmemesi gerekiyor. İnsan gözünün karanlığa alışması yaklaşık 10 dakika sürüyor ama tek bir ışık kaynağı bu alışma sürecini derhal sıfırlıyor.

Gece aydınlatmaya ihtiyaç duyarsanız diye kırmızı ışıkla aydınlatan bir fener edinmeniz yerinde olur. Normal bir neferi kırmızı jelatinle kapatmanız da yeterli. Yine de ışığı çok güçlü olmamalı. Bir de yeşil lazer kullanılmaması gerekiyor. Gökyüzünde yeşil izler bırakan lazer gökcisimlerini fotoğraflayan arkadaşların işlerini bozuyor.

Alanda mangal dahil ateş yakmak yasak. Ayrıca belli bir saatten sonra alana araçla girip çıkılması istenmiyor.

İmkanlar

  • Su ihtiyacı için şenlik alanında iki adet çeşme var.
  • Alana çevre köylerden gelenler yiyecek standı kuracaklar. Geçen sene sulu yemek ,köfte ekmek, sucuk ekmek, meyve ,sebze, karpuz vs. vardı.
  • Wc ve duş mevcut lakin yanınızda yedek tuvalet kağıdı getirin.
  • İnternet bağlantısı için mobil istasyon olacak.
  • Teleskopların elektrik ihtiyacı için jeneratör olacak.
  • Alanda ilaçlama yapılacak.
  • Pınargözü mağarası ve çevresi, yaka kanyonu yakınlardaki gezmelik yerler.
  • Sabahları hava sıcak oluyor ama gece oldukça serinlemesi mümkün. Bunu hesaba katarak soğuğa karşı giysi getirilmesi lazım.

Gözlem Tavsiyeleri

Melikler Yaylası’nın karanlık gökyüzünü çıplak gözle izlemek de zevkli ama gözlem şenliklerde illa ki gözlem aracı da olur. Teleskobunu getirecek olanlar için bir tavsiye gerekmiyor elbette. Eğer teleskobunuz yoksa şenliktekiler gözlem araçlarını, eğer fotoğraf çekmiyorlarsa, seve seve paylaşıyorlar. Yeni teleskop almayı planlayanlar şenliğe kadar sabredip burada deneyimli kullanıcılardan öneriler alabilirler.

Şenliğe gelmeden alınmasını tavsiye edebileceğim gözlem aracı ise kesinlikle dürbün. Ben şenliğe geçen yıl bir dürbün alarak gitmiştim. Kullanması kolay, her yere taşıyabiliyorsunuz. Teleskop sırasında beklerken bile bir şeyleri izlemeniz mümkün oluyor 🙂

Ulaşım

Isparta’ya ulaştıktan sonra köy garajından kalkan Yenişarbademli minibüsünü kullanabilirsiniz. Şenlik için daha kullanışlı ulaşım olanakları için aşağıdaki bağlantılara göz atmanızda fayda var.

Crew Dragon fırlatmasının zaman çizelgesi

SpaceX’in geliştirdiği ve Crew Dragon kapsülünün fırlatmadan 5 saat önce başlayan hazırlıklardan, 19 saat sonra uzay istasyonuna kenetlenmeye kadar olan zaman çizelgesi:

-4:59:59Crew Dragon kapsülü atalet ölçme birimleri fırlatma için yapılandırılır.
-4:30:00Manevra ve ayrılma motoru Superdraco uçuş için basınçlandırılır.
-4:15:00Mürettabat kıyafetlerini giymeden önce hava raporunu alır
-4:05:00Mürettebat SpaceX’e transfer olur.
Bu, NASA astronotlarının fırlatmada SpaceX sorumluluğuna geçtiği bir formalite.
-4:00:00Mürettebat uzay kıyafetlerini giyer.
Kennedy Uzay Merkezi’ndeki Neil Armstrong Operasyonlar ve Kontrol Binası’ndaki astronotlar 38 dakikada hazırlanırlar.
-3:22:00Hazırlandıkları binadan çıkan astronotların Tesla ModelX mürettebat taşıma arabalarıyla Crew Dragon’a yolculukları başlar.
-3:15:0013.6km uzaktaki fırlatma rampası, Kompleks 39A’a varırlar.
Maksimum güvenlik için trafik olmayan yolda saatte 40km hızla ilerlediklerinden yolculuk biraz uzun sürüyor.
-2:40:00Astronotlar Mürettebat Geçiş Kolu (Crew Access Arm) üzerinden kapsüle geçmek için rampaya çıkar.
-2:35:00Astronotlar Dragon kapsülüne girer.
-2:20:00Dragon ile görev kontrol arasında iletişim kontrol edilecek
-2:15:00Koltukları fırlatma pozisyonuna getirilir.
Bu sayede önlerindeki ekranlara daha yakın olacaklar
-2:10:00Kıyafetleri sızıntıya karşı kontrol edilir.
-1:55:00Yer destek ekibi fırlatma rampasından ayrılır.
-1:10:00ISS’in güncel konum ve yörünge bilgileri Dragon kapsülünün yön bulma sisteminde güncellenir.
-0:45:00Git-kal yoklaması (go/no-go poll) yapılır. Sorun yoksa fırlatma işlemleri devam eder.
-0:42:00Crew Access Arm çekilir.
-0:37:00Fırlatma kurtarma sistemi devreye girer.
Bu sistem rokette bir şeyler yolunda gitmeyecek olursa kapsülün roketten ayrılarak uzaklaşmasını sağlıyor.
-0:35:00RP-1 roket yakıtı birinci ve ikinci kademe roketlerine, kriyojenik sıvı oksijen birinci kademe rokete doldurulur.
Bu aşamada roketten dumanlar çıktığını görürsünüz. Tabii bunlar gerçekte duman değil, çok soğuk oksijen sebebiyle gerçekleşen yoğunlaşma ile oluşan buhardır. Sıvı oksijeni -207 derece sıcaklıkta (-219’da katılaşır) tutmak performans ve yoğunlaşmanın maksimum tutulmasını sağlar. Bu sırada görece daha sıcak olan rokete geçince bir kısmı buharlaşır ve 1000 kat daha yüksek hacme ulaşır. Bu yüzden dışarı salınması gerekiyor. Soğuk oksijen buharı dışarıdaki havanın neminin yoğunlaşmasını sağlar.
-0:16:00Sıvı oksijen ikinci kademeye doldurulmaya başlanır.
-0:07:00Sıvı oksijen ilk kademedeki 9 Merlin roket motoruna aktarılmaya başlar.
-0:05:00Dragon kapsülü iç güce geçer.
-0:01:00Uçuş bilgisayarı final fırlatma öncesi kontrollere başlar ve tanklar uçuş basıncına (3 bar) ayarlanır.
-0:00:45SpaceX uçuş direktörü fırlatmaya hazır olduklarını onaylar.
-0:00:039 Merlin roket motoru ateşlenir ve tam güçle itiş başlar. Bu sırada göbek bağları roketten ayrılır.
-0:00:00Falcon 9 rampadan ayrılır ve ISS için 19 saatlik yolculuk başlar.
0:00:58Roket maksimum aerodinamik basınca (max Q) ulaşır.
Bundan sonra roket hızlanırken atmosfer de incelir.
0:02:33Birinci kademe roketleri istop eder.
(MECO: main engine cut off)
0:02:36İkinci kademe birinci kademeden ayrılır.
0:02:44İkinci kademe motoru ateşlenir.
Bu motor vakum ortamına göre optimize edilmiştir. Aracı hızlandırmaya devam eder ve bu sırada birinci kademenin manevra motorları rokete motorları yere bakacak şekilde pozisyon verir.
0:02:52Merlin vakum roket motorunun nozulundan destek halkası düşer.
Bu, roket birinci kademeye bağlıyken, niobium nozulun güvenliğini sağlayan takviye halkası.
0:04:45Birinci kademe roket maksimum irtifaya erişir (~149 km) ve yere düşmeye başlar.
0:07:15Atmosfere giren birinci kademe roketin 9 roketinden üçü tekrar ateşlenir ve roketi yavaşlatır.
Böylece roketin yavaşlatılarak, atmosfere girişte sürtünmeden kaynaklı yüksek sıcaklıkla yanmasının önüne geçilir.
0:08:47İkinci kademe istop eder.
190 kilometreden 205 km’deki park yörüngesine çıkılır.
0:08:52Birinci kademe iniş ateşlemesine geçer ve otonom olarak dron gemiye doğru inişe geçer.
0:09:22Birinci kademe inişi tamamlanır.
0:12:00Crew Dragon ikinci kademeden ayrılır.
0:12:46Dragon kapsülünün burun konisi açılır. Yön bulma için yıldız takip sistemi devreye girer.
0:49:06Draco reaksiyon kontrol iticileri birkaç kontrolden sonra gerekli manevraları yapar ve 16.11 m/s faz ateşlemesi yapılır. Crew Dragon ile UUİ’nun yörüngeleri ayarlanır.
9:44:44Yeniden bir düzeltme manevraları fazı gerçekleşir.
11:10:15Dragon kapsülü 44.2 m/s ikinci ateşleme ile UUİ yörüngesine daha da yaklaşır.
11:55:0157.89 m/s ateşleme ile çember biçimli yörüngeye geçilir.
17:40:24Düzeltme ateşlemeleri. Crew Dragon, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 400 metre yarı çaplı Uzak Durma Küresi’ne (Keep Off Sphere – KOS) yaklaşır.
Yeniden git-kal yoklaması (go/no-go poll) yapılır.
17:50:24ISS’in nadir yönünde (bir hava aracının aşağı yönü) 400 metere uzağındaki Yol Noktası Sıfırdan Uzak Durma Küresi’ne giriş yapılır.
18:15:24ISS’e 220 metre uzaktaki Yol Noktası Bir’e gelinerek kenetlenme eksenine girilir.
18:51:24Kenetlenme için son git/kal yoklaması yapılır.
18:56:24Dragon kapsülü Yol Noktası İki’ye erişir. Mesafe: 20 metre.
19:01:24Yol Noktası İki aşılarak kenetlenme işlemi başlar.
19:06:25Kenetlenme gerçekleşir. Mürettebat nihayet uzay istasyonuna erişmiştir.

Kaynak: Everyday Astronaut |

Halley Kuyrukluyıldızı

Halley Kuyrukluyıldızı veya Halley’in Kuyrukluyıldızı (Halley’s Comet) yüzyıllardır bilinen ve tarih boyunca en çok gözlemlenen kuyrukluyıldızdır. Gezegenlerarası bir uzayaracı ile yakından incelenen ilk kuyrukluyıldız olmuştur aynı zamanda.

Güneş’ten 35 astronomik birim uzaklaşan kuyrukluyıldızın yörüngesinin yıldızımıza en yakın geçiş mesafesi 0,586 AB. Halley’in bu yörüngeyi tamamlayıp gerçekleştirdiği geçişleri ortalama 76 yıl sürüyor, ancak kütleçekim etkileri periyodu 74.5 ile 79 yıl arasında oynatabiliyor.

Diğer kuyrukluyıldızlar gibi Halley de bolca su buzu ve tozdan oluşan kirli bir kar topuna benziyor. Güneş Sistemi’nin merkezine yaptığı her yolculukta, yıldızımızın yaydığı ısı sebebiyle yüzeyindeki su buharlaşarak kuyruğunu oluşturuyor. En sonunda tüm kütlesini kaybetmesi kaçınılmaz.

Halley Kuyrukluyıldızı

Dünya’nın yörüngesi her yıl Halley’in yörüngesiyle iki defa çakışır ve geçmişte kuyrukluyıldızdan kopan molozlar bu noktalarda Dünya’nın atmosferine girer. Bu sayede, Mayıs’ın ilk günlerinde Eta Aquarid göktaşı yağmuru, Ekim’in sonlarında da Orionid göktaşı yağmurları yaşanır. Halley’in bir sonraki gösterisi 2061 yılında gerçekleşecek. O zamana kadar kim öle kim kala diyorsanız, en azından Halley’den arta kalanlarla oluşan bu göktaşı yağmurlarının tadını çıkarabilirsiniz.

Halley kuyrukluyıldızının ‘keşfi’

Adını Edmond Halley‘den alsa da astronom Halley bu kuyrukluyıldızı hiç görmedi. Halley 1705’de 24 kuyrukluyıldızın yörüngelerinin kataloglarını yayınladı. Hesaplamaları 1531, 1607 ve 1682 yıllarında gözlemlenen kuyrukluyıldızların çok benzer yörüngelere sahip olduğunu ortaya koyuyordu.

Edmond Halley’in Thomas Murray imzalı tablosu.

Halley bu üç gökcisminin aslında 76 yılda bir geri dönen tek bir kuyrukluyıldız olabilieceği fikrini ortaya attı. 1758 yılında bir daha geleceğini iddia etti. Ne yazık ki 1742 senesinde hayatını kaybeden ünlü gökbilimcinin ömrü iddialarının doğrulandığını görmeye yetmedi. Buna karşın kuyrukluyıldız 1758’in sonuna doğru ortaya çıktı, Güneşe en yakın konumuna 1759 Mart’ında ulaştı. Bundan sonra da gökbilimcinin anısına Halley ismi verildi.

Milattan Önce 467-466 yıllarında Yunan astronomlarca gözlemlendiği iddiası olsa da genel olarak ilk kez MÖ 240 yılında Çinli astronomlarca kayıtlara geçtiği kabul ediliyor.

MÖ 167 ve 87 yıllarında döndüğünde muhtemelen Babillilerin kayıtlarına da girdi.

Tarhihi boyunca Dünya’ya en yakın geçişini 10 Nisan 837 günü gerçekleştirdi. O gün gezegenimizden sadece 6 milyon km uzaktaydı.

1301’deki geçişi, İtalyan ressam Giotto’nun 1305 civarında “Üç Kralın Tapınışı” eserini yaparken, tablodaki Bethlehem Yıldızı formuna ilham vermiş olabilir.

İtalyan ressam Giotto tarafından yapılan Üç Karlın Tapınışı isimli tabloda görülen Bethlehem Yıldızı’na Halley kuyrukluyıldızı ilham vermiş olabilir.

1910 yılında Dünya, Halley’in milyonlarca kilometre uzunluğundaki kuyruğunun içinden geçti. O devirde insanlar atmosfere karışacak zehirli maddelerin etkisiyle panik yaşasalar da herhangi bir etki görülmedi.

Halley Kuyrukluyıldızı 1910’daki geçişinde ilk kez fotoğraflandı. Prof. Edward Emerson Barnard @ Yerkes Observatory.

Uzay Çağı’nda Halley kuyrukluyıldızı araştırmaları

Halley’in 1986 yılındaki bir sonraki gelişinde bilim insanları artık araştırma için uzay teknolojisine sahipti. Teknolojiye sahip her ülke adeta kuyrukluyıldızın peşine düştü ve birkaç uzayaracı Halley’in yakınına gönderildi. Bu araçlar ilk defa bir kuyrukluyıldızdan örnek alıp analiz etti. Aynı anda çok güçlü teleskoplar yeryüzünden gözlem yaptı.

Sovyetler’in gönderdiği Vega 1 sondası, 4 Mart 1986’da çekirdeğinin o zamana kadar ki ilk görüntülerini kaydetti. 6 Mart’ta yakın geçişini yapan Vega 1’i 9 Mart günü Vega 2 takip etti.

14 Mart günü Avrupa Uzay Ajansı’nın Giotto uzay sondası kuyrukluyıldız çekirdeğinin çok yakınından geçerek örnek almayı başardı.

Halley Kuyrukluyıldızı’nın çekirdeği. 📷: ESA’nın Giotto uzay sondası.

Japonlar da gayrıresmi olarak Halley Armadası olarak anılan, Suisei ve Sakigake uzayaraçlarını gönderdi.

Amerikalılar da gözlem için iki uzay mekiği görevi planlamışlardı, ancak ilk uçuş Challenger faciası yaşanınca bu görevler gerçekleştirilemedi.

kaynak: space.com | britannica.com | apod.nasa.gov |

Omega Centauri

NGC 5139 katalog numarasıyla da bilinen Omega Centauri (Omega Erboğa ya da ω Cen) Erboğa takımyıldızı sınırları içersinde, bizden yaklaşık 15,800 ışık yılı uzaklıkta bulunana bir küresel yıldız kümesidir.

Bilinen 200 kadar küresel yıldız kümesinin en büyüğü olan NGC 5139, yaklaşık 150 ışık yılı çaplık bir hacim içersinde 10 milyon civarında yıldızı barındırmaktadır. Toplam kütlesi Güneş’in yaklaşık 4 milyon katı olarak hesaplanmakta.

Samanyolu galaksimizin yörüngesinde, gökada halesi içinde hareket eder. Gökada halesinde bulunan diğer küresel kümelerin pek çoğundan farklı olarak, Omega Erboğa’nın yıldızları birbirlerinden farklı yaş ve madde bolluğuna sahiptir. Bu durum astronomlara Omega Erboğa’nın çalkantılı bir geçmişe sahip olabileceğini düşündürüyor. Yıldız kümesinin, Samanyolu gökadası ile birleşen küçük bir gökadanın geriye kalan parçası olması da ihtimaller dahilinde.

Roberto Colombari tarafından elde edilen Omega Centauri görseli.

Omega Centauri nasıl gözlenir?

Omega Erboğa bir güney gökyüzü cismidir. 3.9 kadirlik görünür parlaklığıyla (en parlak küresel küme) güney yarıküredeki gözlemcilere çıplak gözle bile rahatlıkla kendisini gösterir. Biz kuzeyde yaşayanlar için bu dev kümenin güzelliğini seyretmek çok kolay olmasa da imkansız değil.

Omega Centauri ülkemizden Nisan-Haziran döneminde görülebilir. Güney illeri görebilmek açısından daha şanslı olacaklardır. Dürbün iyi bir gözlem deneyimi sunacaktır. Daha detaylı görüntü almak istenirse teleskop kullanmak gerekir. Güney ufkuna oldukça yakın olacağından, ufkun ışık kirliliği yönünden temiz olması ve yer şekilleriyle kapanmaması şart.

Gözlem Tarihçesi

150 yılında Batlamyus’un Almagest adlı kataloğuna yıldız olarak geçen yıldız kümesi, bu katalogdan yararlanan ve Uranometria adlı yıldız atlasını yayınlayan Johann Bayer tarafından da yıldız olarak işaretlenerek Omega Centauri olarak adlandırılıyor. 1677’de Edmond Halley tarafından bulutsu olarak, 1830’larda John William Herschel tarafından ise küresel yıldız kümesi olarak tanımlandı.

kaynaklaren.wikipedia.org/wiki/Omega_Centauri | bulutsu.org | astrobin.com/167929/ |

ilk yayım: 20 Mart 2018 22:30

Astronomik Birim

Astronomik birim (ing: astronomical unit) gökbilimde kullanılan bir uzaklık ölçüsüdür ve 149,597,870 km mesafeyi ifade eder. Bu mesafe de kabaca Dünya ile Güneş’in merkezleri arasındaki uzaklığa karşılık gelir.

Kısaltması ab olan astronomik birim, daha çok Güneş Sistemi ölçeğindeki uzaklıkları ifade etmek için kullanılır. Güneş-Dünya uzaklığı 1 ab kabul edildiği için, diğer gezegenlerin uzaklıklarını bu ölçü üzerinden vermek oldukça kullanışlıdır. Ötegezgen sistemlerinin boyutlarını belirtmek için de AB kullanılır. Bu sayede kendi sistemimizle karşılaştırma yapmamız kolaylaşmış olur.

Güneş Sistemi’nin dışındaki cisimler çok daha uzak olduğu için AB kullanmak pek yararlı değildir. Bu tarz astronomik uzaklıklar için ışık yılı ve parsek birimleri kullanılır. 1 ab’nin yaklaşık 8 ışık dakikası olduğunu düşünürseniz bu uzaklıkların ne derece büyük olduğu anlaşılır.

Gezegenlerin Güneş’ten uzaklıkları:

Merkür: 0.387 ab
Venüs: 0.723 ab
Dünya: 1.000 ab
Mars: 1.524 ab
Jüpiter: 5.203 ab
Satürn: 9.582 ab
Uranüs: 19.201 ab
Neptün: 30.047 ab

Güneş Sistemi’nin daha ücra köşeleri:

Kuiper Kuşağı: 30 ile 55 AB
En uzak uzayaracı, Voyager 1: 142,28 AB (Mayıs 2020)
Oort Bulutu: 5,000 ile 100,000 AB

Dünya yörüngesi elips biçimindedir ve elips iki eksende ayrı çapa sahiptir. Astronomik birim Dünya yörüngesinin büyük eksen yarıçapına eşittir. Güneş Sistemi içindeki kütleçekim etkileşimi kusursuz ve sabit bir yörünge hareketine olanak vermez. Bu nedenle de yörüngelerin yarı çapı her zaman değişir. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) bu sorunu çözmek için 1976 yılında 1 astronomik birimi, kütlesi sıfır kabul edilen bir taneciğin 1 Gauss yılı (365,2568983 gün) sürede çizdiği düzgün dairesel yörüngenin yarıçapı olarak tanımlayıp sabit bir değere dönüştürmüştür.

kaynak: cneos.jpl.nasa.gov | wikipedia.org | earthsky.org |