Apollo 13

NASA’nın Ay’a insanlı inişleri kapsayan Apollo programının üçüncü insanlı Ay görevi olması planlanan Apollo 13, uzayaracının servis modülünde gerçekleşen patlamayla bir ölüm kalım savaşına dönüşmüştü.

Apollo 13’ün servis modülünde patlama sonucu oluşan zararı gösteren bir animasyon. Ay modülü Aquarius’daki astronotlar tarafından çekilen fotoğrafların işlenmesiyle oluşturulmuş.

Astronotların geri dönebilmesi için önce Ay’a kadar gidip çevresinde dönmesi gerekti. Tabii bu süre boyunca hem uzayaracını çalışır durumda tutmalı hem de kendi hayatlarını devam ettirmeliydi.

Servis modülündeki oksijen tankında meydana gelen patlama, yakıt, astronotlar için su ve oksijen sağlama görevini üstlenen ekipmanın kaybı anlamına geliyordu. Çare olarak Ay modülü Aquarius’u bir cankurtaran filikası gibi kullanıldı.

Diğer bir sorun ortamda biriken karbondioksit gazıydı. Solunum sonucu açığa çıkan karbondioksit belli bir konsantrasyondan sonra zehire dönüşür. Mürettebatın komuta modülündeki ekstra filtre kartuşlarını kullanması gerekir ancak iki modülde kullanılan filtrelerin şekilleri farklıdır. Astronotlar eldeki malzemelerle bu sorunu aşarlar.

kaynak: spacecentre.co.uk |

Apollo astronotları karantinada: Mobil karantina servisi

Mobil karantina servisi (Mobile quarantine facility), Apollo astronotlarının Ay’dan döndükten sonraki karantina sürecini geçirdikleri taşınabilir yaşam alanıdır. Apollo görevleri sonunda astronotlar Ay’dan taşıyabilecekleri olası hastalık yapıcı Ay organizmalarının Dünya’ya yayılmaması amacıyla karantinaya alınıyordu.

Astronotlar için karantina fikri 80’lerdeki meşhur Cosmos belgeseliyle (ilk seri; bkz: Soluk Mavi Nokta) kitlelerce tanınan Dr. Carl Sagan tarafından ortaya atılmıştı. Sagan, Ay’dan öldürücü organizmalarının bulaşma olasılığını düşük olduğunu belirtse de Dünya’daki yaşamın zarar göreme olasılığı ne kadar düşük olursa olsun dikkate alınması gereken bir risk olarak görüldü.

Mobil karantina servisi (Mobile quarantine facility) içindeki Apollo 11 astronotları dönemin ABD başkanı Nixon ile görüşürken.

Apollo 11, Apollo 12 ve Apollo 14 astronotları karantinaya alındı. Ay’ın tamamen steril olduğu kesinleşince sonraki görevlerinde karantina servisi kullanılmadı.

Astronotların Dünya’dan tecrit edildikleri 21 günlük karantinayı dış dünya ile haberleşebildikleri Mobil karantina servisinde geçiriyordu. Bu servis Airstream modeli bir karavanın astronotların ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilmiş ve ‘mobil’ ibaresine tezat biçimde tekerlekleri sökülmüş haliydi.

kaynak: archives.gov | wikiland.com |

Apollo 7

Apollo 7 görevinde kullanılan Saturn V roketi, Atlas okyanusunun 10 km üzerinde yükselmekte. Saturn V’in 110 metreden yüksek olduğunu düşünürseniz birinci kademe motorlarının ürettiği gaz sütununa bakarak ne kadar güçlü olduğunu anlayabilirsiniz. Rafine edilmiş kerosenden oluşan RP-1 yakıtı ile sıvı oksijen yakan birinci kademe, roketi 60 km yükseklik ve saniyede 2.3 km hıza ulaştırdıktan sonra ayrılıyordu ki bu süreç fırlatmadan sonra 2.5 dakika sonra gerçekleşiyordu!

Fotoğraf bir uçaktan çekilmiş (C-135) 11 Ekim 1968.

Apollo 7 görevi ilk insanlı Apollo görevidir. Mürettebat Dünya yörüngesinde daha sonraki görevde ayrılıp tekrar kenetlenmesi denenmeden önce Komuta Modülü ile Servis Modülü’nün performansını test etti. Ayrıca uzaydan ilk kez canlı yayın denemesi yapıldı.

Görsel: NASA, yüksek çözünürlüklü hali burada.

kaynak: NASA | reddit.com | Wikipedia |

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Biz dünyada diğer gökcisimlerinin doğuşuna tanıklık ederiz ancak kendi gezegenimizin de bir yerlerde doğuyor olabileceği aklımıza gelmez. Oysa Ay’da Dünya’nın doğuşu izlenebilir.

1968 Noel arefesinde, ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılan ayrıca Ay’a ulaşan uzayaracı olan Apollo 8 mürettebatı Ay yörüngesine erişip, Ay’ın görmediğimiz arka yüzünü gören ilk insanlar olduktan sonra Ay ufkunda yükselen Dünya görüntüsüne şahit oldular.

Fotoğraf: Apollo 8 mürettebatından Bill Anders; İşleme ve lisans: Jim Weigang

Yukarıdaki fotoğraf orjinali siyah beyaz olan kaenin renklendirilmiş hali. Astronotlar daha sonra renkli filmle de Dünya’nın fotoğrafını yakaladılar.

Bu heyecanlı anlarda astronotlar arasında şu konuşmalar (tamamen çeviri Türkçesi, idare edin) geçer:

Anders: Aman tanrım! Şurdaki görüntüye bakın! Dünya yükseliyor. Vay, çok güzel.
Frank Borman: Hey, bunu çekme, bu planda yok. (şaka yapıyor)
William Anders: (güler) Renkli filmin var mı, Jim?
Bana hemen renkli film verir misin?
James Lovell: Adamım, bu harika!

Apollo 8’de çekilenler esasen ikinci Dünya’nın doğuşu fotoğrafları. İlki Lunar Orbiter 1 uzayaracı tarafından çekilmişti.

Lunar Orbiter 1 uydusunca yakalanan Dünya’nın doğuşu görüntüsü.

Dünya’nın batışı da Ay’a gönderilen uzayaraçlarında görüntülenmiştir. Aşağıdaki animasyonda Zond 8 uzayaracı tarafından yakalanan “Dünya’nın batışı” görülüyor.

SSCB’nin geliştirdiği Zond 8 uzayaracı tarafından elde edilen fotoğraflarla oluşturulumuş olan “Dünya’nın batışı” görüntüsü.

Peki gelecekteki Ay kolonilerinde de Dünya’nın doğuşu izlenebilecek mi?

Ne yazık ki cevap büyük oranda hayır. Kütleçekim kilidi etkisiyle uydumuzun kendi etrafında dönüş hızıyla, Dünya etrafındaki dönüş hızı eşitlenmiş durumda: Dünya’ya hep aynı yüzünden bakıyor. Yani buradaysanız Dünya’yı hemen hemen sabit biçimde görüyorsunuz. Arka yüzünde ise hiç göremiyorsunuz.

Yalnız yörünge hareketinden ötürü oluşan salınım (librasyon) sonucunda görebildiğimiz yüzünün sınırlarında yer alan 2 dereceye varan bir bölgede Dünya doğup batar. Ancak Ay’ın hareketi yavaş olduğundan bu doğuş-batışlar yaklaşık bir aylık süreye yayılır.

kaynak: earthobservatory.nasa.gov | uzaydanhaberler.com |