Bahar Ekinoksu ne zaman?

Parklarına bahar gelmiş memleketimin…

Bugün pek çok toplumda baharın başlangıcı sayılan, gündüz süresinin geceye eşitlendiği bahar ekinoksuna istinaden ülkemizde Nevruz/Newroz kutlanmakta.

Bu kutlama bahar ekinoksu çoğunlukla 21 Mart’a denk geldiği için geleneksel olarak bugün kutlanıyor, ancak ekinoks anı her yıl değişmekte ve bu seneki dün 13:30 sularıydı. (20 Mart 2017, 13:18)

Elbette bu baharın gelişini kaçırdık demek olmuyor, bayramınız kutlu olsun!

NASA’nın 2017 bütçesi 19,5 milyar dolar

ABD Kongresi’nin toplandığı Capitol Binası.

7 Mart günü NASA’ya 2017 yılı için 19,5 milyar dolarlık bütçe sağlayan yasa tasarısı Kongre’de karşı çıkanlar olmaksızın kabul edildi. Böylece yaklaşık 6 buçuk yıldır bütçe kesintileriyle boğuşan NASA artık uzay araştırmalarına daha çok kaynak sağlayabilecek.

Bütçe yasası 2017’yi kapsasa da NASA’yı gelecekteki insanlı uzay araştırmalarına yönlendirmekte. 2010 yılındaki bütçe insanlı uçuşlara yönelik, Ay ve ötesini hedefleyen Uzay Fırlatma Sistemi ile insanlı uzay kapsülü Orion’u ve diğer bilim programlarını destekliyordu. 2017 bütçesi bunların devam etmesini sağlayacak.

Test aşamasında yere paraşütle inen bir Orion uzay kapsülü.

Başkan seçildikten sonra hemen hemen tüm konularda uygulayacağı politikalar merak konusu olan Donald Trump’ın uzay endüstrisi ve uzay araştırmalarına karşı tavrının olumlu olacağı, NASA’ya verdiği güçlü destek ile belli oldu.

Bu arada meraklısına not: TÜBİTAK’ın 2017 bütçesi 3 milyar lira; 1 milyar dolardan biraz daha fazla. Ülkelerin genel bütçelerine oranladığımızda iki kurum da %0.5’lik pay almakta. Ancak NASA’nın özelleşmiş şekilde sadece uzay çalışmalarına yoğunlaştığını unutmamak lazım.

kaynakspacenews.com | futurism |

intihale karşı ortak bildiri

“İntihal, bir fikri birinden çalmak ve onu olduğundan daha kötü hale getirmektir.”

-George Moore

İçerik üretimi emek gerektiren bir süreç. Yeni yazılan bir yazı daha önceden okunanların, yazılanların altyapısıyla yola çıkıyor, o yazı için gereken yeni araştırmalarla vücuda geliyor. En sonunda kontrol ederek yayınlıyorsunuz. Hal böyleyken kimse ürettiği içeriğin, kendisine bir referans bile verilmeden başka yerde kullanılmasını istemez.

Türkiye’de bilimsel içerik üreten pek az kişi yaptığı işten para kazanmakta; Çoğunluk gönüllü olarak vaktini içerik üretimine ayırmakta. Ancak yazarlarına maddi getiri sağlamayan içerikleri, izinsiz olarak toplu halde yükleyen (intihal) kimi mecralarda, hiç emek harcamamış olan kişilere kazanç sağlayabilmekte. Bu  “iş modeli” sizin emeğinizin sömürülmesiyle pazarlanmakta.

En son yaşanan onedio rezaleti sonrasında Türkiye’deki bilim yayıncıları ortak bir bildiri yayınladılar. Bu bildirinin altına biz de imzamızı atıyoruz.

Bildiri Spotu: Türkiye’de aktif çalışma yürüten bilim yayıncıları, içerik üreticileri ve yazarları olarak; oldukça zorlu şartlar altında yoğun tempo ve emeklerle ürettiğimiz içeriklerimizin, bu davranışı “iş modeli” haline getirme düzeyine kadar götüren bazı kişi, kurum ve kuruluşlarca izinsiz ve/veya kaynak göstermeksizin ve tamamen ticari amaçlarla kullanması kabul edilemezdir. Bu bildirimiz, söz konusu bilim yayıncıları ve yazarları olarak bu gidişata bir dur demek, bunu sürdürenlere toplu bir ihtarda bulunmak ve intihal yapan birey ve oluşumlara karşı ortak hareket bildirisi ve çağrısı yapmak amacıyla yayınlanmaktadır.

Metin:

Bizler, Türkiye’nin zorlu iklimi ve şartları altında özgün içerikler üretmeye çalışan veya ülkemize kazandırılmasının faydalı olduğunu düşündüğümüz bilimsel içerikleri Türkçeye çeviren bilim emekçileri, gönüllüleri, çalışanları ve üreticileriyiz.

Bizleri çeşitli isimlerde duyabilirsiniz. Kimi zaman Evrim Ağacı oluruz, kimi zaman Açık Bilim olarak karşınıza çıkarız; kimi zaman Kozmik Anafor’dur adımız, kimi zaman Bilimfili, Bilimsol, Rasyonalist ve buraya sığdıramadığımız daha niceleri… Kısacası bizler her gün gerek sosyal medya üzerinde, gerekse internet sitelerimiz, yayınlarımız, kitaplarımız, paylaşımlarımız aracılığıyla gördüğünüz, okuduğunuz, desteklediğiniz bilim yayıncıları ve yazarlarıyız.

Hepimiz farklı arka planlardan, farklı deneyimlerden, farklı uzmanlıklardan gelmekteyiz; ancak her birimizin ortak bir amacı var: Türkiye’ye ve Türkçeye modern bilimi elimizden geldiğince güvenilir, kapsamlı, anlaşılır biçimde taşıyabilmek. Mümkünse, bunu tamamen özgün içeriklerle yapmak; değilse, bunu açıkça kaynağını gösterdiğimiz çeviriler veya derlemeler yoluyla yapmak… Bir diğer ortak özelliğimiz, bu çabadan herhangi bir maddi kazancımız olmamasına rağmen, günlerimizin önemli bölümünü bu uğurda harcıyor olmamız. Kimimiz iş yerlerinde, kimimiz laboratuvarlarında, kimimiz üniversite sıralarında, kimimiz evlerinde saatlerini Türkiye’de modern bilime dair ufak tefek de olsun bir parça taşıyabilmek için, yorulmak bilmeksizin çalışıyor. Hatta birçoğumuz kendi ceplerimizden yaptığımız harcamalarla bu siteleri, oluşumları, platformları ayakta tutuyor.

Hepimizin hataları, eksikleri, yanlışları olmuştur, olacaktır da… Ancak hiçbirimiz, bir diğerinin emeğine göz dikmedik, bir başkasının emeğini çalmadık, intihal (bilgi ve içerik hırsızlığı) üzerine bir iş modeli kurmadık. İçeriklerimize başkalarından olduğu gibi “kopyala yapıştır” yöntemiyle alınma parçalar eklemedik, sonrasında bunu kendi içeriğimizmiş gibi yayınlamadık, öncelikle insanî değerlerimiz tarafından, sonrasında ise Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunan emeklerine hakaret etmedik. Bir başka kaynaktan içerik aldıysak ya önce sahibinden izin aldık ya da çok açık bir şekilde alıntılarımıza kaynak ekledik. Bir diğer deyişle, birbirimizin emeğine zarar vermemek adına elimizden geleni ardımıza koymadık.

Ne yazık ki, yıllarımızın emekleriyle geldiğimiz şu noktada, ülkemizdeki bazı “gazetelerin”, “haber kaynaklarının” ve “medya oluşumlarının” bu içeriklerimizi ve emeklerimizi çalıyor olduğunu görmek son derece rahatsız edicidir. Hatta sadece yanlışlıkla birkaç içerik çalmayı geçtik; bazı kurum ve kuruluşlarının iş modelleri başkalarından alınan içeriklerin bazen hafif miktarda düzenleme, kimi zamansa doğrudan kopyalama şeklinde paylaşmak üzerine kurmuş olmaları, bilim ve insanlık etiği bakımından iç ürperticidir.

Bizler, bilim oluşumları olarak bu gidişata bir DUR deme vaktinin geldiğini düşünüyoruz. Aşağıda, bu bildiriye imzacı olan oluşumlarla birlikte tek yumruk ve tek vücut olarak bir araya geldiğimizi kamuoyuna ilan ederiz. Bundan sonra intihal yoluyla içeriklerimizi aşıran, paylaşan, gerekli referansları vermeden dağıtan, emek hırsızlığı yapan her türlü kişi, kurum ve kuruluş ile her türlü mücadele içerisinde olacağımızı kamuoyuna bildiririz.

Bu kararımızın arkasında bilimsel bilginin yayılmasına engel olmak, yavaşlatmak, bilgi akışını aksatmak gibi amaçlar yoktur. Bizler, kendi içimizde yaptığımız içerik alışverişinden de görülebileceği gibi, başka kişi, kurum ve kuruluşların yazılarımızı barındırmasından ve paylaşmasından hiçbir rahatsızlık duymayan insanlarız. Birçoğumuz, zaten içeriklerini ücretsiz olarak halka arz etmiş oluşumlarız. Tek istediğimiz, doğru zamanda, doğru yerde ve doğru şekilde alıntı yapılan kaynağın bildirilmesi, eğer ki yazılar bir bütün olarak alınıp yayınlanacaksa, içeriklerin orijinal yazarlarına ve kaynaklarına çok açık bir şekilde yönlendirme yapılmasıdır. Bu, sadece insanî haklara saygı duyulduğunu göstermekle kalmayacak, aynı zamanda orijinal metinlerimiz bilimin kendini durmaksızın yenileyen ve geliştiren doğası çerçevesinde yeni veriler ve bulgular ışığında yenilendiğinde, okurların orijinal kaynaklara giderek en güncel bilgilere erişebilmesinin önünü açacaktır.

Bu bilgiler dahilinde, aşağıda imzacı olduğu belirtilen tüm oluşumların okurlarını ve ülkemizdeki tüm bilimseverleri intihal konusunda daha uyanık ve tepkisel olmaya davet ediyor; denk geldikleri internet siteleri, kişiler, kurumlar ve kuruluşların içerik hırsızlığı yaptığı durumlarda bizleri ve intihalcileri uyarması konusunda ricada bulunuyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Kurucu Kadro: Evrim Ağacı, Açık Bilim, Bilim Ne Güzel Lan, BilimFili, Bilimkurgu Kulübü, BilimsoL,Kayıp Rıhtım, Kozmik Anafor, Muhabbet Teorisi,Rasyonalist, Yalansavar

Destekleyenler: Aster – Erciyes Üniversitesi Astronomi Kulübü, İTÜ Astronomi Kulübü, İTÜ Astronomi Kulübü, İÜ Amatör Astronomlar Kulübü,ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu, ODTÜ Bilim ve Gelecek Topluluğu, ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu, ODTÜ Felsefe Topluluğu, ODTÜ Fizik Topluluğu, ODTÜ Kimya Topluluğu, ODTÜ İstatistik Topluluğu, ODTÜ Matematik Topluluğu, ODTÜ Psikoloji Topluluğu, ODTÜ Sosyoloji Topluluğu,ODTÜ Tarih Topluluğu, Bilim Ve Gelecek ve daha nicesi…

UFO kazası

roswell-hoax-589547

UFO kazası denilince akla ilk olarak yukarıdaki gibi bir görüntü geliyor. Fakat yukarıdaki gibi görüntüler sahte olduğu gibi anlatacağım hikaye de UFO’lardan çok farklı.

Henüz uzay ajansımız kurulmadı ancak en azından bir kamu kurumu (SGK) uzay uçuşları için hazır. Bir habere göre, SGK’nın tanı sisteminde uzay yolculuğuna dair tanılar mevcutmuş:

V95-V97 Hava ve Uzay taşıma kazaları
V95.4 Uzay gemisi kazası yaralanan binici

ufo-kazasi

Geldik işin komik tarafına. Bu tanılar henüz bir uzayaracımız olmamasına rağmen kullanılmakta. Nasıl mı?

ufo-kazasi-2

İddiaya göre kafasına UFO marka elektrikli ısıtıcı düşen bir kişi, acil servisinde yattığı Ege Üniversitesi hastanesinde uzay gemisi kazası yaralanmaya uğrayan yolcu şeklinde tanılanmış.

 

Gökyüzü’nün Eylül-Ekim 2016 sayısı çıktı

Türk Astronomi Derneği’nin (TAD) Bülteni Gökyüzü yeni sayısıyla okuyucularıyla buluştu. Gökyüzü’nün son sayısının kapak konusu, Türkiye’nin en büyük astronomi projelerinden biri olan Doğu Anadolu Gözlemevi. Bültenin son sayısına aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz:

Bülteni çevrim içi okumak için: http://bit.ly/gokyuzu_eylul_ekim
Bülteni PDF (5 MB) olarak indirmek için: http://www.tad.org.tr/e-bulten

gokyuzu

Margaret Heafield Hamilton

Apollo kumanda modülünde.
Apollo kumanda modülünde.

Margaret Heafield Hamilton: İnsanlığı Ay’a ulaştıran yazılım ekibine liderlik etti. “Asenkron işletim”, “öncelikli işlem kuyrukları”, “hata toleranslı sistemler”, “yazılım test otomasyonu” konularında tarihin ilk modellerini geliştirdi. Yazılım mühendisliğinin mucidi.

17 Ağustos 1936’da ABD’nin Indiana eyaletindeki Paoli şehrinde doğan Margaret Hamilton, 1954’te liseden mezun olduktan sonra 1958 yılında Earlham Collage’da matematikten B.A, felsefe dalında da minor derecesi alıyor. Hukuk eğitimi gören kocasına yardımcı olmak için çalışmaya başladı. Kocası eğitimini tamamlayıp avukatlığa başlayınca bu kez kendisi matematik alanındaki eğitimini tamamlamak için üniversiteye dönmeyi planlıyordu.

Boston, Massachusetts’te MIT’de (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) LGP-30 ve PDP-1 bilgisayarlarında hava durumunu önceden tahmin etmeye yarayan bir yazılım geliştirilmesinde çalıştı.

Mad Men çağı
Bu dönem de Hamilton’ın ekibindeki kadınlar MIT kredi derneğinden kocalarının imzası olmadan borç alamıyorlardı. Erkekler için böyle bir uygulama elbette söz konusu değildi. Hamilton bu duruma itiraz ederek kuralların değişmesini sağlıyor. Kadın haklarının geride olduğu bu günlerde hesaplama makinalarını işletmek “kadın işi” olarak görülüyordu: Sadece tuşlara basmaktan ibaret sayılan bir iş!
Manhattan Projesi’nde gerekli hesaplamalar, kadınların programlayıp işlettiği, delikli kartlarla çalışan hesaplama makinalarıyla yapılmıştı. Kimi zaman teknolojiyi geliştirenlerin talimatlarla hareket etseler de çoğu zaman bu kadınlar hesaplamalar için gereken yaklaşımı kendileri tasarlıyorlardı.
Bir delikli kart örneği. O zamanın DVD'leri gibi düşünebilirsiniz.
Bir delikli kart örneği. O zamanın DVD’leri gibi düşünebilirsiniz.

İnsanlığı Ay’a ulaştıran kodlar

Margaret Hamilton daha sonra MIT’deki Apollo uzay araçlarındaki uçuş bilgisayarlarında kullanılacak yazılımın geliştirildiği bölüme geçiyor. 31 yaşındaki Hamilton öncülüğündeki ekibin yazdığı kodlar, “Sistemlerin Sistemi” adı verilen dev bir bilgisyarada test ediliyordu. Margaret Hamilton’ın sıkça kullanılan fotoğrafındaki binlerce sayfada sanıldığının aksine Apollo yazılımının kaynak kodları değil simülasyon sonuçları vardır.

Margret Hamilton, simülasyon sonuçlarıyla beraber.
Margret Hamilton, simülasyon sonuçlarıyla beraber.

Hamilton ve ekibinin geliştirdiği yazılım, bilgisayara hangi işlemlerin öncelikli ve önemli olduğunu ortaya çıkarma kabiliyeti sağlıyordu. Bu sayede, günümüz hesap makinaları kadar işlem gücüne sahip bilgisayarın işlem gücü daha önemsiz işlemler yerine iniş fonksiyonlarına ayrılarak, bilgisayarın aşırı veri akışı sebebiyle verimli biçimde çalışamayacak duruma gelmesinin önüne geçiliyordu.

Hamilton TIME’a verdiği demeçte,  Apollo 11 Ay yüzeyine inişini gerçekleştirdiğinde, “aman tanrım, çalıştı!” diye düşündüğünü ifade etmiş.

Apollo uzay aracının bilgisayarı

Apollo porjesi devam ederken mikro çip teknolojisi henüz yeni geliştiriliyordu ve emekleme aşamasındaydı. Dolayısıyla uzaya çıkarmak için yeterince güvenli değillerdi. Bu yüzden o günlerde güvenle kullanılabilecek bir alternatifi kullandılar: bakır düğümler. Bu yapılar çember şeklindeki bir mıktası saran bakır tellerden oluşuyordu. Koddaki her 1 ve 0 için bakır düğümün (halkanın merkezinden geçen düğüm 1; etrafına örülen düğüm ise 0) örülmesi gerekiyordu!

Apollo’nun, bugün ROM olarak nitelendiriğimiz  bakır düğümlerden oluşan hafızası 12,000 kelime (word – burada kelimeden bahsettiğimiz 8-9-10 vs. bitten oluşan veri öbeği) kapasiteliydi. Ayrıca  1,024 kelimelik de geçici, silinebilir hafızası vardı ki buna bugün RAM diyoruz. Apollo Programı’na kadar bu kadar gelişmiş bir bilgisayar kullanılmamış ve yazılım uzay görevinin yürütülmesinde bu kadar önemli bir rol üstlenmemişti.

Sonraki Çalışmalar

Margaret Hamilton 1986 yılında kendi şirketi Hamilton Technologies Inc.’i kurdu ve burada Evrensel Sistem Dili üzerine çalıştı.

Messier 50 (NGC 2323)

messier-50
fotoğraf: Wade Van Arsdale; via https://twitter.com/Learntoskywatch/status/796850146977972225

Messier 50 (M-50) veya NGC 2323, Tekboynuz takımyıldızında yer alan bir açık yıldız kümesidir. İlk olarak, Satürn’ün halka ve uyduları üzerine araştırma yapan (ve Cassini uzayaracına ismi verilen) Giovanni Domenico Cassini tarafından keşfedildiği tahmin ediliyor. 1772 yılında ise Charles Messier bağımsız olarak keşfedip meşhur kataloğuna ekliyor.

Tekboynuz (Monoceros) takımyıldızındaki M-50, en parlak yıldız olan Sirius’un (farklı bir takımyıldız içinde) 9° kuzeyinde bulunuyor. +5.9 kadir parlaklığındaki açık küme gökyüzünde 14 ark dakikalık alana yayılıyor. 200 kadar yıldızdan oluşan açık küme gerçekte 20 ışık yılı genişliğinde. Kümenin esas gövdesi 10 ışık yılı genişliğinde ve çevre yıldızlarla buna bir 10 ışık yılı daha ekleniyor. Dünya’dan uzaklığı ise yaklaşık 3,200 ışık yılı.

Çok sayıda sıcak mavi yıldızdan oluşan küme kırmızı ve sarı devlerle renkleniyor. Bu haliyle teleskop ve dürbün için güzel gözlem hedeflerinden biri.

kaynakwaid-observatory.com | twitter.com/Learntoskywatch/

 

süper ay nedir? ne zaman? nereden? nasıl izlenir?

14 Kasım 2016 tarihinde, “süper ay” veya “süper dolunay” olarak tabir edilen astronomik bir olaya şahit olacağız. Ay’ın, yörüngesinde Dünya’ya en yakın olduğu noktada (yerberi) gerçekleşen dolunaylar süper ay olarak tanımlanıyor. En yakın konumda olması doğal olarak daha büyük görünmesi anlamına gelmekte. Süper dolunaylar çap bakımından ortalama dolunaylara göre %15 kadar daha büyük gözükmekte. Süper dolunayın gökyüzünde kapladığı alansa %30 daha geniş. Bu süper ayın özelliği öncekilere göre enberi noktasına daha yakın oluşu. Esasen bu küçük farkı hissetmek mümkün değil ancak süper ay yine de iyi bir gözlem hedefi.

Elbette hava açık olduğu sürece dolunayı her yerden görebilirsiniz. Fakat gökbilim meraklılarıyla bir arada olup, uzmanlar eşliğinde izlemek isterseniz aşağıdaki alternatifleri değerlendirebilirsiniz.

Ay hem enberi noktasına yakın olacağından hem de ay yanılsaması sayesinde ufka yakınken daha büyükmüş gibi gözükeceğinden (bu daha önemli) akşamın ilk saatlerini değerlendirmek önemli. Ay yanılsamasının ne olduğunu Ay neden ufka yakınken daha büyükmüş gibi gözükür yazısından öğrenebilirsiniz.

İstanbul Üniversitesi

iu-super-ay-gozlem

İstanbul Üniversitesi Amatör Astronomlar Kulübü, İÜ’nün Beyazıt yerleşkesindeki Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünde gözlem etkinliği gerçekleştirecek. Etkinliğin facebook sayfası burada.

Dışa açık ve ücretsiz olan etkinliğe gelmeden önce şu formu doldurmanızı istiyorlar: https://goo.gl/forms/TWuRfJ5Fr6R8jJSP2

 

 

Ali Kuşçu Uzay Evi

Eyüp Belediyesi’nin Ali Kuşçu Uzay Evi’ndeki etkinliğin face book sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Uzay Evi Alibeyköy Osmanlı Ormanı içinde yer alıyor. Herkese açık ve ücretsiz etkinlik için kayıt gerekmiyor.

Bursa

bursa-aak-super-ay

Bursa Amatör Astronomi Kulübü Süper Ay Gözlemi, Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek.

Facebook sayfası.

 

 

ODTÜ

ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu, saat 20’den itibaren fizik çimlerinde olacak. facebook sayfası burada. Belirtmemişler ama ODTÜ dışından katılım sağlanamıyordur.

odtu-super-ay

Hacettepe

Hacettepe Astronomi Topluluğu, Beykent Kampüsü’ndeki Güzel Sanatlar Fakültesi önündeki çim alanda olacak. Ayrıntıları facebook sayfasından edinebilirsiniz.

hacettepe-super-ay

Batman

mad-super-ay

Batman’daki süper ay gözlemini elbette Mezopotamya Astronomi Derneği gerçekleştiriyor. Herkese açık ve ücretsiz olan etkinliğin adresi Batman Fen Lisesi olacak. (facebook sayfası)

Malatya

inonu-super-ay

Çorlu/Tekirdağ

corlu-super-ay

Mustafa Kemal Atatürk ve havacılık

mustafa-kemal-10-kasim

Bir gün insanoğlu uçaksız göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de Ay’dan bize mesajlar yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise bu konuda Batı’dan geri kalmamayı sağlamaktır.

Mustafa Kemal Atatürk
Eskişehir Havacılık Okulu açılış konuşması, 1936

süper ay

supermoon-perigee-full-moon-apogee-2011-cb-devgun
2011 yılındaki en yakın ve en uzak dolunayların görünür boyutlarının karşılaştırması. Birleşik görüntüyü oluşturan, Hindistan’dan C.B. Devgun.

14 Kasım’da, 1948 yılından bu yana görülmüş en büyük dolunaya şahit olacağız. Ay’ın yörüngesi çembere çok yakın olsa da tam bir çember değil. Bu nedenle yögüngenin farklı noktalarının Dünya’ya uzaklıkları da farklı. Yörüngenin Dünya’ya en uzak tepe noktası yeröte olarak adlandırılırken en yakın noktası yerberi olarak isimlendirilmekte.

Bir gökcisminin en yakın konumda olması doğal olarak daha büyük görünmesi anlamına geliyor. Süper dolunaylar çap bakımından ortalama dolunaylara göre %15 kadar daha büyük gözükmekte, böylece gökyüzünde kapladığı alan %30 daha geniş oluyor.

super-ay-yorunge