19 Kasım’da kıyamet mi kopacak?

Hayır.

Komplo teoricileri yine dünya’nın yok olacağını iddia ediyor; her zamanki gibi hiçbir kanıtları yok. Hatırlarsınız 2012 için de benzer iddialar gündeme gelmişti ve hâlâ buradayız.

19 Kasım komplolarını Nibiru ya da X Gezegeni (Planet X) denilen hayali bir gezegen üzerinden kurguluyorlar. Bu gezegenin varlığına dair hiçbir kanıt yok ancak bu durum şarlatanları varlığı tamamen spekülasyon olan gezegenin özelliklerini bilmelerini engellemiyor.

Sözgelimi bu bilinmeyen gezegen ‘plazmatik enerji partikülleri’ saçıyormuş ve bu partiküller Dünya iklimini altüst edecekmiş. Dünyamızın manyetik alanı Güneş’ten gelen yüklü partiküllerden bizi önemli ölçüde koruyabilmekte. Bir gezegenin bu kadar yoğun ışıma yapması ise elbette mümkün değil. Yani güvendeyiz.

Hayali gezegenin hayali yörüngesi.

Safsatayı yayanlar arasında David Meade adlı bir numerolog var. Halbuki iyi bir teleskop markasıyla (Meade) adaş. Nerden düşmüş bu yollara bilinmez.

Meade İncil ve Giza piramitlerinde yazdığını iddia ettiği “33. gün”ü güneş tutulmasının 33. günü olarak yorumlayıp 21 Ağustos’taki güneş tutulmasından sonraki 33. gün olarak 23 Eylül’ü kıyametin kopacağı tarih olarak işaret etmiş. Kopmayınca da kıyametin kopacağını değl, kıyametten önceki döneme gireceğimizi söylediğini iddia etmiş.

Anna Lee Fisher – uzaydaki ilk anne


24 Ağustos 1949 tarihinde New York Şehri’nde doğan Anna Lee Fisher, 1978’de astronot adayı olarak seçildi. Ertesi yıl da eğitim ve değerlendirme sürecini tamamladı. 1984 yılına kadar yerde, bazı uzay mekiği uçuşlarındaki geliştirme ve test süreçlerine katıldı.

Nihayet 1984 yıldında STS-51-A görevinde uzay mekiği Discovery ile yörüngeye çıktı. Bu görevde mürettebat yörüngeye iki uydu oturttuktan sonra yörüngeye çıkartılmış iki sorunlu uyduyu geri getirdiler. Çocuk sahibi olan Fisher böylece “uzaydaki ilk anne” ünvanını  kazanmış oldu. Fisher’ı ismen tanımıyor olsanız da yukardaki ikonik fotoğrafını mutlaka görmüşsünüzdür.

Fisher NASA’daki uzun kariyeri boyunca Uzay Mekiği Programı’nda, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ve Orion projesinde görev aldı. NASA’da çalışmış “en yaşlı astronot” ünvanını kazandıktan sonra Nisan 2017’de emekliye ayrıldı.

Göktürk – 1

Türkiye’nin yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu Göktürk-1, 5 Aralık 2016 tarihinde başarıyla uzaya fırlatıldı. Uydumuz, Avrupa’nın Fransız Guianasın’daki Kourou uzay limanından Arianespace’in Vega roketi ile yörüngesine ulaştırıldı. Fransız Guianası eski bir Fransız sömürgesi olup Ekvator’a yakın konumu nedeniyle uzay uçuşları için tercih edilmekte. Bu tercih Dünya’nın ekvatorundaki dönüş hızının diğer enlemlere göre daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Böylece fırlatma maliyetlerinde tasarruf sağlanmakta.

Göktürk 1’den gelen ilk görüntü.

1060 kg ağırlığındaki Göktürk-1, güneş eşzamanlı yörüngede hizmet verecek. Güneş eşzamanlı yörüngedeki bir uydu, yer üzerindeki bir noktadan hep aynı yerel saatte geçer, böylece hep aynı miktarda güneş ışınına maruz kalır. Bu yörünge genel olarak yer gözlem ve meteoroloji uyduları için tercih edilmekte. Göktürk-1’in 50 cm’lik çözünürlüğe sahip olan algılayıcısının en az 7 yıl hizmet vermesi bekleniyor.

Uydunun test ve devreye alma süreci hâlâ devam etmekte. Yukarıda görülen elde ettiği ilk fotoğraf İstanbul’daki savunma ve sanayi fuarı IDEF 2017’de kamuoyuyla paylaşıldı.

Cassini’nin Görkemli Son’u

Neredeyse 20 yıldır uzayda olan Cassini uzayaracı görevini sonlandırmaya hazırlanıyor. Nisan-Eylül ayları arasında önce Titan’a yakın geçiş yapacak ardından 22 hafta boyunca Satürn ve halkasını bir dizi dalış yapacak. Google ‘Görkemli Son’ adı verilen bu görev için yeni bir doodle hazırladı.

Cassini Eylül ortasında Satürn’ün atmosferine girerek bizlere atmosfer hakkında değerli veriler toplayarak tarihteki yerini alacak.

Peki Cassini neden Satürn çevresinde dönmeye devam etmiyor da gezegene düşürülüyor?

Bunun gerekçesi ileride uzayaracının herhangi bir şekilde çarpışma yoluyla Satürn uydularına dünya kaynaklı mikroorganizma bulaştırmasının önüne geçmek.

Bahar Ekinoksu ne zaman?

Parklarına bahar gelmiş memleketimin…

Bugün pek çok toplumda baharın başlangıcı sayılan, gündüz süresinin geceye eşitlendiği bahar ekinoksuna istinaden ülkemizde Nevruz/Newroz kutlanmakta.

Bu kutlama bahar ekinoksu çoğunlukla 21 Mart’a denk geldiği için geleneksel olarak bugün kutlanıyor, ancak ekinoks anı her yıl değişmekte ve bu seneki dün 13:30 sularıydı. (20 Mart 2017, 13:18)

Elbette bu baharın gelişini kaçırdık demek olmuyor, bayramınız kutlu olsun!

NASA’nın 2017 bütçesi 19,5 milyar dolar

ABD Kongresi’nin toplandığı Capitol Binası.

7 Mart günü NASA’ya 2017 yılı için 19,5 milyar dolarlık bütçe sağlayan yasa tasarısı Kongre’de karşı çıkanlar olmaksızın kabul edildi. Böylece yaklaşık 6 buçuk yıldır bütçe kesintileriyle boğuşan NASA artık uzay araştırmalarına daha çok kaynak sağlayabilecek.

Bütçe yasası 2017’yi kapsasa da NASA’yı gelecekteki insanlı uzay araştırmalarına yönlendirmekte. 2010 yılındaki bütçe insanlı uçuşlara yönelik, Ay ve ötesini hedefleyen Uzay Fırlatma Sistemi ile insanlı uzay kapsülü Orion’u ve diğer bilim programlarını destekliyordu. 2017 bütçesi bunların devam etmesini sağlayacak.

Test aşamasında yere paraşütle inen bir Orion uzay kapsülü.

Başkan seçildikten sonra hemen hemen tüm konularda uygulayacağı politikalar merak konusu olan Donald Trump’ın uzay endüstrisi ve uzay araştırmalarına karşı tavrının olumlu olacağı, NASA’ya verdiği güçlü destek ile belli oldu.

Bu arada meraklısına not: TÜBİTAK’ın 2017 bütçesi 3 milyar lira; 1 milyar dolardan biraz daha fazla. Ülkelerin genel bütçelerine oranladığımızda iki kurum da %0.5’lik pay almakta. Ancak NASA’nın özelleşmiş şekilde sadece uzay çalışmalarına yoğunlaştığını unutmamak lazım.

kaynakspacenews.com | futurism |

intihale karşı ortak bildiri

“İntihal, bir fikri birinden çalmak ve onu olduğundan daha kötü hale getirmektir.”

-George Moore

İçerik üretimi emek gerektiren bir süreç. Yeni yazılan bir yazı daha önceden okunanların, yazılanların altyapısıyla yola çıkıyor, o yazı için gereken yeni araştırmalarla vücuda geliyor. En sonunda kontrol ederek yayınlıyorsunuz. Hal böyleyken kimse ürettiği içeriğin, kendisine bir referans bile verilmeden başka yerde kullanılmasını istemez.

Türkiye’de bilimsel içerik üreten pek az kişi yaptığı işten para kazanmakta; Çoğunluk gönüllü olarak vaktini içerik üretimine ayırmakta. Ancak yazarlarına maddi getiri sağlamayan içerikleri, izinsiz olarak toplu halde yükleyen (intihal) kimi mecralarda, hiç emek harcamamış olan kişilere kazanç sağlayabilmekte. Bu  “iş modeli” sizin emeğinizin sömürülmesiyle pazarlanmakta.

En son yaşanan onedio rezaleti sonrasında Türkiye’deki bilim yayıncıları ortak bir bildiri yayınladılar. Bu bildirinin altına biz de imzamızı atıyoruz.

Bildiri Spotu: Türkiye’de aktif çalışma yürüten bilim yayıncıları, içerik üreticileri ve yazarları olarak; oldukça zorlu şartlar altında yoğun tempo ve emeklerle ürettiğimiz içeriklerimizin, bu davranışı “iş modeli” haline getirme düzeyine kadar götüren bazı kişi, kurum ve kuruluşlarca izinsiz ve/veya kaynak göstermeksizin ve tamamen ticari amaçlarla kullanması kabul edilemezdir. Bu bildirimiz, söz konusu bilim yayıncıları ve yazarları olarak bu gidişata bir dur demek, bunu sürdürenlere toplu bir ihtarda bulunmak ve intihal yapan birey ve oluşumlara karşı ortak hareket bildirisi ve çağrısı yapmak amacıyla yayınlanmaktadır.

Metin:

Bizler, Türkiye’nin zorlu iklimi ve şartları altında özgün içerikler üretmeye çalışan veya ülkemize kazandırılmasının faydalı olduğunu düşündüğümüz bilimsel içerikleri Türkçeye çeviren bilim emekçileri, gönüllüleri, çalışanları ve üreticileriyiz.

Bizleri çeşitli isimlerde duyabilirsiniz. Kimi zaman Evrim Ağacı oluruz, kimi zaman Açık Bilim olarak karşınıza çıkarız; kimi zaman Kozmik Anafor’dur adımız, kimi zaman Bilimfili, Bilimsol, Rasyonalist ve buraya sığdıramadığımız daha niceleri… Kısacası bizler her gün gerek sosyal medya üzerinde, gerekse internet sitelerimiz, yayınlarımız, kitaplarımız, paylaşımlarımız aracılığıyla gördüğünüz, okuduğunuz, desteklediğiniz bilim yayıncıları ve yazarlarıyız.

Hepimiz farklı arka planlardan, farklı deneyimlerden, farklı uzmanlıklardan gelmekteyiz; ancak her birimizin ortak bir amacı var: Türkiye’ye ve Türkçeye modern bilimi elimizden geldiğince güvenilir, kapsamlı, anlaşılır biçimde taşıyabilmek. Mümkünse, bunu tamamen özgün içeriklerle yapmak; değilse, bunu açıkça kaynağını gösterdiğimiz çeviriler veya derlemeler yoluyla yapmak… Bir diğer ortak özelliğimiz, bu çabadan herhangi bir maddi kazancımız olmamasına rağmen, günlerimizin önemli bölümünü bu uğurda harcıyor olmamız. Kimimiz iş yerlerinde, kimimiz laboratuvarlarında, kimimiz üniversite sıralarında, kimimiz evlerinde saatlerini Türkiye’de modern bilime dair ufak tefek de olsun bir parça taşıyabilmek için, yorulmak bilmeksizin çalışıyor. Hatta birçoğumuz kendi ceplerimizden yaptığımız harcamalarla bu siteleri, oluşumları, platformları ayakta tutuyor.

Hepimizin hataları, eksikleri, yanlışları olmuştur, olacaktır da… Ancak hiçbirimiz, bir diğerinin emeğine göz dikmedik, bir başkasının emeğini çalmadık, intihal (bilgi ve içerik hırsızlığı) üzerine bir iş modeli kurmadık. İçeriklerimize başkalarından olduğu gibi “kopyala yapıştır” yöntemiyle alınma parçalar eklemedik, sonrasında bunu kendi içeriğimizmiş gibi yayınlamadık, öncelikle insanî değerlerimiz tarafından, sonrasında ise Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunan emeklerine hakaret etmedik. Bir başka kaynaktan içerik aldıysak ya önce sahibinden izin aldık ya da çok açık bir şekilde alıntılarımıza kaynak ekledik. Bir diğer deyişle, birbirimizin emeğine zarar vermemek adına elimizden geleni ardımıza koymadık.

Ne yazık ki, yıllarımızın emekleriyle geldiğimiz şu noktada, ülkemizdeki bazı “gazetelerin”, “haber kaynaklarının” ve “medya oluşumlarının” bu içeriklerimizi ve emeklerimizi çalıyor olduğunu görmek son derece rahatsız edicidir. Hatta sadece yanlışlıkla birkaç içerik çalmayı geçtik; bazı kurum ve kuruluşlarının iş modelleri başkalarından alınan içeriklerin bazen hafif miktarda düzenleme, kimi zamansa doğrudan kopyalama şeklinde paylaşmak üzerine kurmuş olmaları, bilim ve insanlık etiği bakımından iç ürperticidir.

Bizler, bilim oluşumları olarak bu gidişata bir DUR deme vaktinin geldiğini düşünüyoruz. Aşağıda, bu bildiriye imzacı olan oluşumlarla birlikte tek yumruk ve tek vücut olarak bir araya geldiğimizi kamuoyuna ilan ederiz. Bundan sonra intihal yoluyla içeriklerimizi aşıran, paylaşan, gerekli referansları vermeden dağıtan, emek hırsızlığı yapan her türlü kişi, kurum ve kuruluş ile her türlü mücadele içerisinde olacağımızı kamuoyuna bildiririz.

Bu kararımızın arkasında bilimsel bilginin yayılmasına engel olmak, yavaşlatmak, bilgi akışını aksatmak gibi amaçlar yoktur. Bizler, kendi içimizde yaptığımız içerik alışverişinden de görülebileceği gibi, başka kişi, kurum ve kuruluşların yazılarımızı barındırmasından ve paylaşmasından hiçbir rahatsızlık duymayan insanlarız. Birçoğumuz, zaten içeriklerini ücretsiz olarak halka arz etmiş oluşumlarız. Tek istediğimiz, doğru zamanda, doğru yerde ve doğru şekilde alıntı yapılan kaynağın bildirilmesi, eğer ki yazılar bir bütün olarak alınıp yayınlanacaksa, içeriklerin orijinal yazarlarına ve kaynaklarına çok açık bir şekilde yönlendirme yapılmasıdır. Bu, sadece insanî haklara saygı duyulduğunu göstermekle kalmayacak, aynı zamanda orijinal metinlerimiz bilimin kendini durmaksızın yenileyen ve geliştiren doğası çerçevesinde yeni veriler ve bulgular ışığında yenilendiğinde, okurların orijinal kaynaklara giderek en güncel bilgilere erişebilmesinin önünü açacaktır.

Bu bilgiler dahilinde, aşağıda imzacı olduğu belirtilen tüm oluşumların okurlarını ve ülkemizdeki tüm bilimseverleri intihal konusunda daha uyanık ve tepkisel olmaya davet ediyor; denk geldikleri internet siteleri, kişiler, kurumlar ve kuruluşların içerik hırsızlığı yaptığı durumlarda bizleri ve intihalcileri uyarması konusunda ricada bulunuyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Kurucu Kadro: Evrim Ağacı, Açık Bilim, Bilim Ne Güzel Lan, BilimFili, Bilimkurgu Kulübü, BilimsoL,Kayıp Rıhtım, Kozmik Anafor, Muhabbet Teorisi,Rasyonalist, Yalansavar

Destekleyenler: Aster – Erciyes Üniversitesi Astronomi Kulübü, İTÜ Astronomi Kulübü, İTÜ Astronomi Kulübü, İÜ Amatör Astronomlar Kulübü,ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu, ODTÜ Bilim ve Gelecek Topluluğu, ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu, ODTÜ Felsefe Topluluğu, ODTÜ Fizik Topluluğu, ODTÜ Kimya Topluluğu, ODTÜ İstatistik Topluluğu, ODTÜ Matematik Topluluğu, ODTÜ Psikoloji Topluluğu, ODTÜ Sosyoloji Topluluğu,ODTÜ Tarih Topluluğu, Bilim Ve Gelecek ve daha nicesi…

UFO kazası

roswell-hoax-589547

UFO kazası denilince akla ilk olarak yukarıdaki gibi bir görüntü geliyor. Fakat yukarıdaki gibi görüntüler sahte olduğu gibi anlatacağım hikaye de UFO’lardan çok farklı.

Henüz uzay ajansımız kurulmadı ancak en azından bir kamu kurumu (SGK) uzay uçuşları için hazır. Bir habere göre, SGK’nın tanı sisteminde uzay yolculuğuna dair tanılar mevcutmuş:

V95-V97 Hava ve Uzay taşıma kazaları
V95.4 Uzay gemisi kazası yaralanan binici

ufo-kazasi

Geldik işin komik tarafına. Bu tanılar henüz bir uzayaracımız olmamasına rağmen kullanılmakta. Nasıl mı?

ufo-kazasi-2

İddiaya göre kafasına UFO marka elektrikli ısıtıcı düşen bir kişi, acil servisinde yattığı Ege Üniversitesi hastanesinde uzay gemisi kazası yaralanmaya uğrayan yolcu şeklinde tanılanmış.

 

Gökyüzü’nün Eylül-Ekim 2016 sayısı çıktı

Türk Astronomi Derneği’nin (TAD) Bülteni Gökyüzü yeni sayısıyla okuyucularıyla buluştu. Gökyüzü’nün son sayısının kapak konusu, Türkiye’nin en büyük astronomi projelerinden biri olan Doğu Anadolu Gözlemevi. Bültenin son sayısına aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz:

Bülteni çevrim içi okumak için: http://bit.ly/gokyuzu_eylul_ekim
Bülteni PDF (5 MB) olarak indirmek için: http://www.tad.org.tr/e-bulten

gokyuzu