Yuri Gagarin ve Ernesto Che Guevara

Yuri Gagarin ve Ernesto Che Guevara yan yana. 📷: Victor Akhlomov

Küba’nın devrimci kahramanlarından Ernesto Che Guevara ve uzaya çıkan ilk insan olan Yuri Gagarin Moskova’daki bir toplantıda objektiflere poz verirken görülüyor. İkili daha önce Küba’nın başkenti Havana’da, Gagarin’in uzaya çıktıktan sonraki yurtdışı gezisinde bir araya gelmişti. Bu fotoğrafta ise 11 Kasım 1964’te Moskova’da Sovyet-Küba Dostluk Topluluğu’nun toplantısı için yan yana geldiler. Sovyet kozmonotu Yuri Gagarin topluluğun başkanlığına seçilmişti.

Che Guevara 1967’de kapitalistlere karşı sosyalist devrim için savaştığı Bolivya’da öldürüldü. Yuri Gagarin ise 1968 yılında trajik bir uçak kazasında hayatını kaybetti.

kaynak: theleftchapter | artsandculture |

Meteor çarpması sonucu ölen ilk insan

Meteor kaynaklı ilk ölüm Türkiye’deki arşiv kayıtlarından çıktı. Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ozan Ünsalan, Trakya Üniversitesi’nden Altay Bayatlı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ndeki kayıtlardan göktaşı yüzünden ölen ve yaralanan ilk insanlara dair en erken kanıtlara ulaştı.

Çok yakınınıza düşen bir meteor neye benzer? 2013 yılında Rusya’nın Çelyabinsk şehrinin sakinleri bu olayı yaşadılar. Oldukça korkutucu, ancak bir meteor tarafından öldürülmek çok düşük bir ihtimal.

Buna göre 22 Ağustos 1888 tarihinde Süleymaniye şehrindeki bir köyün üzerinde bir meteor parçalanıyor. Güçlü bir ışık parlamasının ardından gökyüzünden meteor parçaları düşmeye başlıyor ve yaklaşık 10 dakika boyunca bu tehlikeli yağmur sürüyor.

Çarpan meteorun Osmanlı haritası üzerinde gösterilen konumu. © Unsalan et al., Meteoritics and Planetary Science, 2020

Bir kişinin ölmöesi bir kişinin de yaralanıp felç olmasına neden olan hadiseyi Süleymaniye valisi İstanbul’a bildirip dönemin padişahı Abdülhamid’e ne yapmaları gerektiğini soruyor. Ayrıca sadrazama düşen parçalardan örnek gönderilmiş.

kaynak: Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ozan Ünsalan, Trakya Üniversitesi’nden Altay Bayatlı ve SETI Enstitüsü’nden Peter Jenniskens’in makalesi | gazetemanifesto.com |

Carl Sagan Anıt İstasyonu

Dünyadışı anıtlardan biri Carl Sagan’ın anısını Mars’ın Ares Vallis denilen düzlüklerinde yaşatır.

Mars Pathfinder aracı tepeden görünüm
Mars Pathfinder aracının Mars üzerinde kendini çektiği görüntüsü.

Uzay çalışmalarına büyük katkılar sunmuş olan bilim insanı Dr. Carl Sagan, NASA’nın öncü Mars görevleri olan Mariner, Viking, Voyager araçları ile Jüpiter ve uydularını incelemek için geliştirilen Galileo uzayaracının üretilmesinde öncü bir rol üstlenmişti.

20 Aralık 1996 yılında 62 yaşında hayatını kaybeden Carl Sagan’ın adını Mars’ta yaşatmak amacıyla Mars Pathfinder aracının adı 1997 yılında NASA tarafından Carl Sagan Anıt İstasyonu (Carl Sagan Memorial Station) olarak değiştirildi.

Dünya’nın uzaydan çekilen ilk fotoğrafı

Dünya’nın uzaydan çekilen ilk fotoğrafı görülüyor. 24 Ekim 1946 günü Amerika’nın New Mexico eyaletindeki White Sands Füze Rampası’ndan fırlatılıp 105 km yüksekliğe ulaşan bir V2 roketinde bulunan fotoğraf makinasıyla çekildi.

Nazi Almanyası’nda geliştirilen V2 roketleri II. Dünya Savaşı’nın sonunda Amerikalıların eline geçmişti. V2’lerin geliştirilmesinde rol oynayan yüzlerce mühendis savaş sonrasında ABD ve Sovyetlere getirilerek bu ülkelerdeki roket programlarının geliştirilmesinde rol oynadılar.

2. Dünya Savaşı’nda İngiltere’ye savaş başlığı yollamakta kullanılan Nazi roketleri barış döneminde roket teknolojisini anlamak için yapılan testler sırasında bilimsel araçlar taşıdı. Bunlar arasında her saniye bir kare resim çeken 35 mm bir kamera da yer alıyordu. Bu sayede Dünya’nın uzaydan çekilen ilk fotoğrafı elde edilebildi.

Sağlam bir çelik kutu içersindeki kamera yere sağsalim indiğinde, film içindeki görüntüler daha önce hiç şahit olunmamış bir manzarayı sunuyordu. O güne dek en yüksekten çekilen fotoğraflar, 22 km yüksekliğe erişen yüksek irtifa balonundan elde edilmişti. 22 km Dünya’nın eğriliğini görebilmek için yeterliydi ancak roket mühendisliği çok daha geniş olanaklar vaad ediyordu. Kamerayı geliştiren mühendis Clyde Holliday bu potansiyeli gördü ve 1950’de National Geographic’te bir gün Dünya’nın tüm yüzeyinin bu şekilde görüntülenebileceği öngörüsünde bulundu.

kaynakcosmosmagazine.com |

ilk süpersonik uçuş

Tarihteki ilk süpersonik uçuş, 14 Ekim 1947‘de roket itkili Bell X-1 ile gerçekleştirildi. Uçağın pilotu Charles E. “Chuck” Yeager, Mojave Çölü üzerinde yaptığı uçuşta Mach 1.07 hızına ulaşıp ses hızını aşmış oldu.

Tarihteki ilk süpersonik uçuş Chuck Yeager tarafından Bell X-1 uçağıyla gerçekleştirildi.

Yeager’ın eşine ithafen taktığı lakap olan “Glamorous Glennis” (Göz Alıcı Glennis) ile anılan Bell X-1, kendi havalanamadığı için tam olarak bir uçak sayılmıyor. Bir Boeing B-29’un bomba yuvasına takılı halde havalanan Bell X-1, belirlenen irtifada ayrıldı ve pilot Chuck Yeager roket motorunu ateşledi ve 14 Ekim’deki uçuşta ses hızının üstünü gördü[1].

Bell X-1 kabininde, ses bariyerinin aşıldığı günün anısına atılan Chuck Yeager’in imzası.

Toplamda 78 kez uçan ve 26 Mart 1948’de Yeager kontrolünde, saatte 1.540 kilometre (Mach 1.45) hız ve 21.900 metre (71.900 fit) yüksekliğe ulaştı. Bu, o zamana kadar insanlı bir uçağın ulaştığı en yüksek hız ve irtifaydı.

Yeager aracı başarılı deney sonrası süzülerek indirdi. Eğer deney başarısız olsaydı Bell X-1’de fırlatma tertibatı olmadığı için Yeager’ın sonu bir trajedi olabilirdi.

Mach sayısı

Mach sayısı, hareket eden bir cisimin hızının, sesin hareketin olduğu ortam şartlarındaki yayılma hızına oranını temsil eder.

Örneğin 1 atm basınçta ve 15oC hava sıcaklığında 1 Mach = 1226,5 km/saat’dir[2]. Aynı ortamda bu hızın iki katı süratle (2453 km/saat) ilerleyen cisimin hızı 2 Mach olur.

Mach sayısı, yüksek hızlardaki gaz dinamikleri üzerine çalışan fizikçi Ernest Mach‘e ithafen bu isimle anılıyor. Avusturya-Çek kökenli bir fizikçi ve felsefeci olan Ernest Mach, fizikte ses hızı ve şok dalgalarıyla ilgili çalışmalarıyla hatırlanırken, bir bilim felsefecisi olarak da mantıksal pozitivizme ve Amerikan pragmatizm düşüncesine büyük katkısı oldu. Newton yasalarını yaptığı eleştiriler ise Einstein’ın görelilik teorisinin temelini oluşturdu.

Ses hızına ulaşmadan hemen önce buhar konisinde görülen bir jet.

kaynak: wired.com | smithsonian | wikipedia.org