Meteor çarpması sonucu ölen ilk insan

Meteor kaynaklı ilk ölüm Türkiye’deki arşiv kayıtlarından çıktı. Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ozan Ünsalan, Trakya Üniversitesi’nden Altay Bayatlı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ndeki kayıtlardan göktaşı yüzünden ölen ve yaralanan ilk insanlara dair en erken kanıtlara ulaştı.

Çok yakınınıza düşen bir meteor neye benzer? 2013 yılında Rusya’nın Çelyabinsk şehrinin sakinleri bu olayı yaşadılar. Oldukça korkutucu, ancak bir meteor tarafından öldürülmek çok düşük bir ihtimal.

Buna göre 22 Ağustos 1888 tarihinde Süleymaniye şehrindeki bir köyün üzerinde bir meteor parçalanıyor. Güçlü bir ışık parlamasının ardından gökyüzünden meteor parçaları düşmeye başlıyor ve yaklaşık 10 dakika boyunca bu tehlikeli yağmur sürüyor.

Çarpan meteorun Osmanlı haritası üzerinde gösterilen konumu. © Unsalan et al., Meteoritics and Planetary Science, 2020

Bir kişinin ölmöesi bir kişinin de yaralanıp felç olmasına neden olan hadiseyi Süleymaniye valisi İstanbul’a bildirip dönemin padişahı Abdülhamid’e ne yapmaları gerektiğini soruyor. Ayrıca sadrazama düşen parçalardan örnek gönderilmiş.

kaynak: Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ozan Ünsalan, Trakya Üniversitesi’nden Altay Bayatlı ve SETI Enstitüsü’nden Peter Jenniskens’in makalesi | gazetemanifesto.com |

Carl Sagan Anıt İstasyonu

Dünyadışı anıtlardan biri Carl Sagan’ın anısını Mars’ın Ares Vallis denilen düzlüklerinde yaşatır.

Mars Pathfinder aracı tepeden görünüm
Mars Pathfinder aracının Mars üzerinde kendini çektiği görüntüsü.

Uzay çalışmalarına büyük katkılar sunmuş olan bilim insanı Dr. Carl Sagan, NASA’nın öncü Mars görevleri olan Mariner, Viking, Voyager araçları ile Jüpiter ve uydularını incelemek için geliştirilen Galileo uzayaracının üretilmesinde öncü bir rol üstlenmişti.

20 Aralık 1996 yılında 62 yaşında hayatını kaybeden Carl Sagan’ın adını Mars’ta yaşatmak amacıyla Mars Pathfinder aracının adı 1997 yılında NASA tarafından Carl Sagan Anıt İstasyonu (Carl Sagan Memorial Station) olarak değiştirildi.

Dünya’nın uzaydan çekilen ilk fotoğrafı

Dünya’nın uzaydan çekilen ilk fotoğrafı görülüyor. 24 Ekim 1946 günü Amerika’nın New Mexico eyaletindeki White Sands Füze Rampası’ndan fırlatılıp 105 km yüksekliğe ulaşan bir V2 roketinde bulunan fotoğraf makinasıyla çekildi.

Nazi Almanyası’nda geliştirilen V2 roketleri II. Dünya Savaşı’nın sonunda Amerikalıların eline geçmişti. V2’lerin geliştirilmesinde rol oynayan yüzlerce mühendis savaş sonrasında ABD ve Sovyetlere getirilerek bu ülkelerdeki roket programlarının geliştirilmesinde rol oynadılar.

2. Dünya Savaşı’nda İngiltere’ye savaş başlığı yollamakta kullanılan Nazi roketleri barış döneminde roket teknolojisini anlamak için yapılan testler sırasında bilimsel araçlar taşıdı. Bunlar arasında her saniye bir kare resim çeken 35 mm bir kamera da yer alıyordu. Bu sayede Dünya’nın uzaydan çekilen ilk fotoğrafı elde edilebildi.

Sağlam bir çelik kutu içersindeki kamera yere sağ sağlim indiğinde, film içindeki görüntüler daha önce hiç şahit olunmamış bir manzarayı sunuyordu. O güne dek en yüksekten çekilen fotoğraflar, 22 km yüksekliğe erişen yüksek irtifa balonundan elde edilmişti. 22 km Dünya’nın eğriliğini görebilmek için yeterliydi ancak roket mühendisliği çok daha geniş olanaklar vaad ediyordu. Kamerayı geliştiren mühendis Clyde Holliday bu potansiyeli gördü ve 1950’de National Geographic’te bir gün Dünya’nın tüm yüzeyinin bu şekilde görüntülenebileceği öngörüsünde bulundu.

kaynakcosmosmagazine.com |

tarihteki ilk süpersonik uçuş

2017, sesüstü diye tabir edilen süpersonik ilk uçuşun 70. yılı.

Ses hızını aşan ilk uçuş 14 Ekim 1947’de roket itkili Bell X-1 ile Charles E. “Chuck” Yeager tarafından gerçekleştirildi. Chuck Mojave Çölü üzerinde yaptığı uçuşta Mach 1.07 hızına ulaştı.

Chuck Yeager

Bell X-1 ya da “Glamorous Glennis” kendi havalanamadığı için tam olarak bir uçak sayılmıyor. Bir başka uçağın gövdesinde havalandıktan sonra belirlenen irtifada ayrıldı ve pilot Chuck Yeager roket motorunu ateşledi ve ses hızının üstünü gördü[1].

Yeager aracı başarılı deney sonrası süzülerek indirdi. Eğer deney başarısız olsaydı Bell X-1’de fırlatma tertibatı olmadığı için Yeager’ın sonu bir trajedi olabilirdi.

Mach sayısı

Mach sayısı, hareket eden bir cismin hızının sesin hereketin olduğu ortam şartlarındaki yayılma hızına oranını temsil eder.

Örneğin 1 atm basınçta ve 15oC hava sıcaklığında 1 Mach = 1226,5 km/saat’tir[2]. Aynı ortamda bu hızın iki katı süratle (2453 km/saat) ilerleyen cismin hızı 2 Mach olur.

Mach sayısı, yüksek hızlardaki gaz dinamikleri üzerine çalışan fizikçi Ernest Mach’e itafen bu isimle anılıyor.

Ses hızına ulaşmadan hemen önce buhar konisinde görülen bir jet.

kaynak: wired.com | wikipedia.org

son mekik görevi için son yama

Uzay mekiği çağı bu yıl sona eriyor. Son uzay mekiği uçuşunun ardından mekikler bir daha uzaya çıkmayacak. Üç mekiğin nereye gideceği kesin olmamakla beraber, çeşitli müzelere satılarak geri kalan ömürlerini sergilenerek geçirecekler.

Uzay uçuşlarını gelenekselleşmiş bir şekilde, kendilerine has bir yamaya sahip oluyor. İlk başlarda uzay mekikleri için, çok sayıda uçuş düzenleneceğinden, hepsi için ayrı ayrı yamalar hazırlanması düşünülmüyordu. Fakat daha sonra astronotların ve diğer görevli personelin etkisiyle başlangıçtaki fikirden vazgeçildi ve her sefer için ayrı yamalar hazırlanmaya başlandı.

İlk mekik görevi yamansının tasarımını Robert McCall, STS-1 (12 Nisan 1981) için  tasarlamıştı [yukarıda]. Diğer yamaların ise kimisini astronotların kendisi, hayranları veya dostları tasarladı. Artık gelenekleşmiş bir hal alan uzay görevi için ilk yama fikrini yine bir Amerikalı astronot Gordon Cooper ortaya attı (1965). NASA uzay araçlarına astronotların isimlerinin yazılmasına izin vermiyordu. Gordon Cooper da görevi birazcık kişiselleştirebilmek için yama kullanmaya karar vermiş. Cooper’ın Gemini V görevi için tasarladığı yama oldukça anlamlı bir mesaj içeriyor: 8 Gün veya Çuvallama – 8 Days or Bust [altta]

Şüphesiz, 16 Eylül 2010 tarihindeki son görev olan STS-134 özel bir yama gerektiriyor. NASA bu nedenle bir yarışma başlatmış ve burada görebileceğiniz 15 finalist yama seçilmiş. Bunlar arasından bir tanesi, son mekik görevini (STS-134) temsil etme ayrıcalığına ulaşacak.

1981 yılından beri hizmet veren 5 mekikten ikisi (Columbia  ve Challenger) biri fırlatma diğeri de iniş esnasında kaybedildi. Yamalarda bu mekiklere ve hayatını kaybeden astronotlara göndermeler yapılmış.

kaynak: wired.com | vikipedia | space.com