Londra uzay araştırmaları bütçesini arttırıyor

Londra uzay araştırmaları bütçesini arttırıyor

Birleşik Krallık yönetimi, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) kapsamındaki yıllık ortalama 170 milyon sterlin olan uzay araştırmaları bütçesini 5 yıl için ortalama 70 milyon sterlin arttırarak £240 milyon sterline çıkartacak. Bu miktar 384 milyon dolara denk geliyor.

Açıklamayı yapan Kraliyet Topluluğu‘ndan George Osborne ayrıca şunları belirtti:

İngiliz uzay sektöründeki Astrium, Inmarsat ve Avanti gibi İngiliz şirketleri ekonomiye yılda 14,4 milyar dolar katkı yapmaktalar ve bugünün zorlu ekonomik şartlarına rağmen yıllık %8 büyüme kaydettiler. 2030 yılı hedefi ise 48 milyar dolarlık bir sektör.

kaynak: wired

biri korsan gazetecilik mi dedi?

Bazı medya gruplarına bağlı gazeteler, 1 Ekim’den itibaren içeriklerinin kaynak gösterilerek dahi başka sitelerde kullanılamayacağını buyurmuşlar. İşin ironik tarafı bu gazetelerin internet sitelerinde pekçok haberin başka yerlerden araklıyor olması. İşte bir örnek: Radikal’in şu haberinden  ekşi sözlükteki bir başlık sayesinde haberdar oldum.

55 katlı stratosfer!

Radikal’deki habere göre Baumgartner, bir helyum balonuna bağlı kapsülle stratosfer katmanına kadar çıkıp, buradan paraşütle atlamayı planlıyor. Radikal editörlerine göre 36,5 km yükseklik 55 katlı bir binanın yüksekliğine eşitmiş! 55 kat editörün çeviriyi yaptığı yerde muhtemelen balonun boyutuyla ilgili bir ibareydi. Durumu basit bir çeviri hatası olarak görmek mümkün ancak Radikal’in bilim haberlerinde görece diğer gazetelerden iyi olması, burdaki dikkatsizlik diğer kaynaklarda nasıl büyük hatalar yapıldığının da göstergesi. Bu durumda sormak gerekiyor: neyinizi çalalım?

2011 Nobel Fizik Ödülü

Bu yılki Nobel fizik ödülü evrenin genişlemesindeki ivmeyi araştıran astrofizikçiler arasında paylaştırıldı. Kaliforniya Üniversitesi, Lawrence Berkeley Ulusal Labrotuvarı’ndan Saul Perlmutter ödülün yarısını aldı. Perlmutter burada Süpernova Kozmoloji Projesi üzerinde çalışıyor. Ödülün kalan yarısı ise Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde çalışan, Birleşik Devletler doğumlu Brian P. Schmidt ile Johns Hopkins üniversitesi Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü’nden Adam G. Riess arasında paylaştırıldı. İkili Yüksek-z Süpernova Araştırma Takımı’nda uzak süpernovalar üzerinde çalışıyor.

2011 nobel fizik ödülünü kazanan astrofiikçiler

Uzay Turistleri

Bugün için uzay turizmi emekleme aşamasında ve bir tur için milyonlarca doları gözden çıkarmak gerekiyor. 20 milyon dolar harcayıp, 6 aylık eğitimi tamamladıktan sonra bir Soyuz aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkan Anousheh Ansari, bir rüya için bu kadar para harcamaya değer mi diye soranları şöyle cevaplıyor: Bir rüyaya nasıl paha biçersiniz?

İran İslam Devrimi’nden sonra ABD’ye göç eden ve burada, kitle iletişim sektöründe başarılı bir kariyer sahibi olan Ansari sadece kendi yolculuğu için değil başkalarının da bu tarz yolculuklar yapabilmesine olanak sağlayacak girişimleri de desteklemek amacıyla 10 milyon dolar ayırarak Ansari X Ödülü’ne sponsor olmuş.

Anuşe Ansari

Kendi rüyasını gerçekleştirirken Uzaya giden dördüncü turist, ilk uzay blogcusu, ilk kadın uzay turisti, ilk Müslüman kadın astronot ünvanlarını da kazanan Ansiri’nin hikayesini anlatan Uzay Turistleri (Space Tourists) adlı belgesel film, İstanbul Film Festivali‘ndeki NTV Belgesel Kuşağı’nda gösterilecek.

2009 İsviçre yapımı Uzay Turistleri’nin yönetmeni Christian Frei. Ses dilleri İngilizce-Rusça-Romence; İngilizce ve Türkçe altyazılı olarak  5 Pt. 11.00, 9 Cu. 21.30’da diğer NTV Belgesel Kuşağı filmleri gibi Beyoğlu Sineması’nda gösterilecek. Festival biletlerine sinema gişeleri ve biletix’den ulaşılabilir.

Uzay Turistleri nefes kesici görüntüleriyle bizi harikalar ve sürprizlerle dolu büyüleyici bir dünyaya götürüyor. Akla hayale gelmeyecek insanlarla karşılaşmalar… Uzaydan bile tuhaf ve bilinmez yerler… Festival izleyicilerinin Savaş Fotoğrafçısı ve Dev Budalar ile tanidigi fotoğrafçı ve yönetmen Christian Frei, insanlığın yüzlerce yıllık bir rüyasını ele aliyor: uzaya yolculuk. Işkadını Anousheh Ansari bu rüyayı 20 milyon dolara gerçeğe dönüştürdü. “Bir rüyaya nasıl paha biçersiniz?” diyor Anousheh. Onun fantastik macerası, uçsuz bucaksiz bozkirlarda düsmüs bos roketleri toplayan Kazaklarla kesişiyor.

kaynak: iksv.org | belgesel.name

iki eski bir yeni haber

Bir süredir yoğun olduğumdan ötürü Astrotürk’e eskisi gibi vakit ayırıp, yeni yazı giremiyorum. Bu sebeple bazı güncel haberleri kaçırdığım oldu. Artık güncel olmasalarda yazmak istediğim birşeyler var.

Bunlardan birincisi 7. nötron yıldızının keşfi. 1979 yılından bugüne dek 6 tanesi bulunan nötron yıldızları kolayca yerlerini belli etmiyorlar. NASA’nın Swift, Chandra uzay teleskoplarını kullanarak yapılan çalışmalarca keşfedilen nötron yıldızı bizden 40 bin ışık yılı uzaklıkta.

Araştırma ekibine liderlik eden, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Ersin Göğüş şu açıklamayı yapmış:

Keşifte bizi en gururlandıran konu, Türkiye’deki bilimsel ve teknolojik birikimin belli bir düzeye erişmesini görmek oldu. İyi bir ekibin Türkiye’de önemli bir keşfe imza atması bilimin ülkemizde geldiği noktayı da gösteriyor. Yıldızın keşfinin yapıldığını duyan bilim çevreleri, ekibimizle irtibata geçerek ortak çalışmak istediklerini dile getirdi. Ekibimiz, aralarında İtalya, ABD, İspanya, İngiltere ve Hollanda’dan da astrofizikçilerin de yer aldığı 23 kişiden oluşuyor

Nötron yıldızları, kütlesi güneşimizin 1,35 – 2,1 katı olan yıldızların ulaştığı bir evre. Yıldız ömürünü tamamlayıp merkeze çöktüğünde, yoğun kütle çekimi etkisiyle elektronlar atom çekirdekleri ile kaynaşır, buradaki protonlar ile birleşip nötronları oluştururlar. Sonuç olarak sadece nötronlardan oluşan bir kütle meydana gelmiş olur. Atom çekirdeği ve elektronlar arasındaki boşluklar kaybolduğundan, bu yıldızlar çok yoğun kütleye ulaşırlar: Birkaç santimetre küp içine milyonlarca ton sığar.

Diğer gelişme ise ışıkyılı uzaklıktan değil, atmosferin üst katmanlarından.

Bir balon, yükseldikçe artan iç basıncına dayanabileceği kadar yükselebilir. Sıradan uçan balonlar için bu mesafe ne kadardır bilmiyorum ama meteoroloji ölçümlerinde kullanılan özel balonlar, 40 km kadar yükselerek, atmosferin stratosfer katmanına çıkabiliyorlar.

Daha önce oyuncak ayıları bu yüksekliğe çıkartan bir balonu yazmıştım. 4 Temmuz günü de Türkiye’den bir balon gökyüzüne salı verildi, ayıcıksız tabi ki. Balon amatör radyocuların olunca taşıdığı ekipmanlar da ona göre olmuş anladığım kadarıyla (UHF VHF Cross sistem ve APRS). Pek bir şey anlamadım yani. Fakat balonun nereye gittiğini, enerjisi bitim sinyal yayamadığı ana kadar takip edebilmişler.

Balonun Trabzon’un Hıdırnebi yaylasından başladığı yolculuğu, Rize açıklarına kadar devam etmiş. Balon, kameraya sahip olmadığı için, yolculuğun kuşbakışı manzaralarını göremiyoruz ne yazık ki.

Görece yeni olan haber ise Türkiye’nin karbon elyaf üretebilen ülkeler arasına girişi. Havacılık ve uzay alanında da kullanılabilen karbon elyafı üretebilen 9 ülke vardı, AKSA’nın kurduğu tesis ile  bu ürünün ülkemizde de üretimi gerçekleşecek. Karbon elyaf çelikten daha dayanıklı ve daha hafif olması sebebiyle pekçok alanda tercih edilen bir malzeme. Yerli üretim insansız hava araçlarımınız (Çaldıran) gövdesi de karbon elyaftan oluşturulmuş.

kaynaklar: ta7ka.com | vikipedia | teknoport.com.tr | askerhaber.com |