SETI Enstitüsü “uzaylı megayapısı” için ilk gözlem sonuçlarını yayınladı

Ekim ayında Kepler teleskobunun sağladığı verileri inceleyen yurttaş bilimciler bir yıldızda tuhaf bir şeyler olduğunu bildirdiler. 1400 ışıkyılı ötemizde bulunan KIC 8462852 kod adlı bu yıldız için (şimdilerde gayrı resmi olarak  Tabby’nin Yıldızı olarak da adlandırılıyor) bazı doğal senaryolar öne sürülmüştü.

telif: diversepixel/Shutterstock
telif: diversepixel/Shutterstock

Fakat Jason Wright tarafından öne sürülen yapay nedenlere dayanan bir senaryo sansasyon yarattı. Bu senaryo yıldızın ışık şiddetindeki değişimin uzaylı işi devasa bir Dyson küresi benzeri yapıya işaret ettiği öne sürüyordu.

Konu dünyadışı yaşam olunca SETI‘nin konuya dahil olması uzun sürmedi. SETI, California’nın 500 km kadar kuzeyinde yer alan  6’şar metre çaplı 42 antenden oluşan Allen Teleskop Dizisi’ni Tabby’nin Yıldızı’na yönelterek uzaylıların sinyallerini aradı.
Allen Teleskop Dizisi'nin antenleri - Seth Shostak, SETI Institute
Allen Teleskop Dizisi’nin antenleri – Seth Shostak, SETI Institute

Sonuç: Uzaylılara dair bir iz yok. Yıldızın ışık eğrisindeki anomaliye muhtemelen doğal bir patlama enkazı sebep oluyor.

Allen Teleskop Dizisi 2 hafta boyunca iki farklı sinyal taradı. Bunlardan ilki 1 Hz dalga boyunda dar banttan gelebilecek bir “Selam İşareti”ydi. Bu SETI’nin çoğunlukla aradığı şey. Dünya dışı akıllı varlıkların diğer türlere göndereceği varsayılan “burdayız” mesajı.

Aranan ikinci sinyal türüyse yıldızın tüm enerjisini kullanmayı amaçlayan gelişmiş bir mühendislik çalışması sırasında uzayaraçlarının iletişimini gösterecek işaretlerdi. Bunlar 1-10 GHz dalga boyundaki geniş bantta arandı. Bu tarz bir sinyale de rastlanamadı.

SETI Enstitüsü yöneticisi Seth Shostak, gökbilim tarihinin bizlere, bulduğumuz bir fenomenin dünya dışı aktivitelere bağladığımız her defasında yanıldığımızı söylediğini belirtiyor.

Yine de tüm umutlar tükenmiş değil. Shostak, IFLScience’a verdiği demecinde  “birilerinin sizi Afrika’daki bir düzlüğe helikopterle getirmesi ve sizin fil görememeniz, hiç bir fil olmadığının kanıtı değildir” diyor.

Bulgular tüm uzaylı uygarlık ihtimallerini ortadan kaldırmış değil.  Fakat kalan ihtimaller, şu anki teknolojiyle araştırılamayacak kadar zayıf sinyallerde saklı. Sinyaller yıldızla aramızdaki mesafe sebebiyle zayıflıyor.

Londra uzay araştırmaları bütçesini arttırıyor

Londra uzay araştırmaları bütçesini arttırıyor

Birleşik Krallık yönetimi, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) kapsamındaki yıllık ortalama 170 milyon sterlin olan uzay araştırmaları bütçesini 5 yıl için ortalama 70 milyon sterlin arttırarak £240 milyon sterline çıkartacak. Bu miktar 384 milyon dolara denk geliyor.

Açıklamayı yapan Kraliyet Topluluğu‘ndan George Osborne ayrıca şunları belirtti:

İngiliz uzay sektöründeki Astrium, Inmarsat ve Avanti gibi İngiliz şirketleri ekonomiye yılda 14,4 milyar dolar katkı yapmaktalar ve bugünün zorlu ekonomik şartlarına rağmen yıllık %8 büyüme kaydettiler. 2030 yılı hedefi ise 48 milyar dolarlık bir sektör.

kaynak: wired

biri korsan gazetecilik mi dedi?

Bazı medya gruplarına bağlı gazeteler, 1 Ekim’den itibaren içeriklerinin kaynak gösterilerek dahi başka sitelerde kullanılamayacağını buyurmuşlar. İşin ironik tarafı bu gazetelerin internet sitelerinde pekçok haberin başka yerlerden araklıyor olması. İşte bir örnek: Radikal’in şu haberinden  ekşi sözlükteki bir başlık sayesinde haberdar oldum.

55 katlı stratosfer!

Radikal’deki habere göre Baumgartner, bir helyum balonuna bağlı kapsülle stratosfer katmanına kadar çıkıp, buradan paraşütle atlamayı planlıyor. Radikal editörlerine göre 36,5 km yükseklik 55 katlı bir binanın yüksekliğine eşitmiş! 55 kat editörün çeviriyi yaptığı yerde muhtemelen balonun boyutuyla ilgili bir ibareydi. Durumu basit bir çeviri hatası olarak görmek mümkün ancak Radikal’in bilim haberlerinde görece diğer gazetelerden iyi olması, burdaki dikkatsizlik diğer kaynaklarda nasıl büyük hatalar yapıldığının da göstergesi. Bu durumda sormak gerekiyor: neyinizi çalalım?

2011 Nobel Fizik Ödülü

Bu yılki Nobel fizik ödülü evrenin genişlemesindeki ivmeyi araştıran astrofizikçiler arasında paylaştırıldı. Kaliforniya Üniversitesi, Lawrence Berkeley Ulusal Labrotuvarı’ndan Saul Perlmutter ödülün yarısını aldı. Perlmutter burada Süpernova Kozmoloji Projesi üzerinde çalışıyor. Ödülün kalan yarısı ise Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde çalışan, Birleşik Devletler doğumlu Brian P. Schmidt ile Johns Hopkins üniversitesi Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü’nden Adam G. Riess arasında paylaştırıldı. İkili Yüksek-z Süpernova Araştırma Takımı’nda uzak süpernovalar üzerinde çalışıyor.

2011 nobel fizik ödülünü kazanan astrofiikçiler

Uzay Turistleri

Bugün için uzay turizmi emekleme aşamasında ve bir tur için milyonlarca doları gözden çıkarmak gerekiyor. 20 milyon dolar harcayıp, 6 aylık eğitimi tamamladıktan sonra bir Soyuz aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkan Anousheh Ansari, bir rüya için bu kadar para harcamaya değer mi diye soranları şöyle cevaplıyor: Bir rüyaya nasıl paha biçersiniz?

İran İslam Devrimi’nden sonra ABD’ye göç eden ve burada, kitle iletişim sektöründe başarılı bir kariyer sahibi olan Ansari sadece kendi yolculuğu için değil başkalarının da bu tarz yolculuklar yapabilmesine olanak sağlayacak girişimleri de desteklemek amacıyla 10 milyon dolar ayırarak Ansari X Ödülü’ne sponsor olmuş.

Anuşe Ansari

Kendi rüyasını gerçekleştirirken Uzaya giden dördüncü turist, ilk uzay blogcusu, ilk kadın uzay turisti, ilk Müslüman kadın astronot ünvanlarını da kazanan Ansiri’nin hikayesini anlatan Uzay Turistleri (Space Tourists) adlı belgesel film, İstanbul Film Festivali‘ndeki NTV Belgesel Kuşağı’nda gösterilecek.

2009 İsviçre yapımı Uzay Turistleri’nin yönetmeni Christian Frei. Ses dilleri İngilizce-Rusça-Romence; İngilizce ve Türkçe altyazılı olarak  5 Pt. 11.00, 9 Cu. 21.30’da diğer NTV Belgesel Kuşağı filmleri gibi Beyoğlu Sineması’nda gösterilecek. Festival biletlerine sinema gişeleri ve biletix’den ulaşılabilir.

Uzay Turistleri nefes kesici görüntüleriyle bizi harikalar ve sürprizlerle dolu büyüleyici bir dünyaya götürüyor. Akla hayale gelmeyecek insanlarla karşılaşmalar… Uzaydan bile tuhaf ve bilinmez yerler… Festival izleyicilerinin Savaş Fotoğrafçısı ve Dev Budalar ile tanidigi fotoğrafçı ve yönetmen Christian Frei, insanlığın yüzlerce yıllık bir rüyasını ele aliyor: uzaya yolculuk. Işkadını Anousheh Ansari bu rüyayı 20 milyon dolara gerçeğe dönüştürdü. “Bir rüyaya nasıl paha biçersiniz?” diyor Anousheh. Onun fantastik macerası, uçsuz bucaksiz bozkirlarda düsmüs bos roketleri toplayan Kazaklarla kesişiyor.

kaynak: iksv.org | belgesel.name