Arecibo Gözlemevi

57 yıl boyunca astronomi araştırmalarına destek veren Arecibo Gözlemevi çöktü!

Puerto Rico’da konuşlu ünlü gözlemevinin çanağını taşıyan kablolardan bazılarının kopmasıyla yıkılma tehdidiyle yüzleşmişti. 19 Kasım’da faaliyetine son verilen teleskobun tamirinin mümkün olmadığının anlaşılınca yıkılmasına karar verilmişti. Yaşlı teleskop kontrollü yıkıma kadar dayanamadan tamamen çöktü.

Arecibo, onlarca yıl boyunca Dünya’nın en büyük radyo teleskobu ünvanını taşımıştı. Bu ünvan birkaç yıl önce Çin’deki Beş yüz metre Açıklıklı Küresel Teleskobu’na (FAST) geçmişti.

Carl Sagan’ın Contact romanından uyarlanan, aynı isimli sinema filminde ve GoldenEye adlı bir başka filmde sahne olduktan sonra, popüler kültür ikonları arasına girmişti.

Contact filminde Arecibo’da geçen bir sahnede Jodie Foster ablamız ve Matthew McConaughey.

Keşifler

Faaliyete girdikten bir süre sonra, Gordon Pettengill’in liderlik ettiği bir ekip, Merkür’ün kendi etrafında dönüş süresinin 88 gün değil, 59 gün olduğunu keşfetti.

1968 yılında, Lovelace tarafından, nötron yıldızlarının ilk sağlam kanıtı sayılan Yengeç Pulsarı (33 milisaniye) keşfedildi.

1974’da Hulse ve Taylor ilk ikili pulsarı keşfettiler ve bu keşifleri kendilerine 1982 senesindeki Nobel Fizik Ödülü kazandırdı.

SETI ve METI projeleri

Arecibo teleskobu, uzayda Dünya dışı akıllı yaşam arayan SETI projesinde ve Active SETI olarak da bilinen METI projesinde kullanıldı. SETI’de gökyüzü galaksimizin herhangi bir noktasından yollanabilecek sinyal için taranırken, METI’de dünya dışı akıllı varlıklarla temasa geçebilmek için uzaya sinyal gönderiliyordu. SETI’ye nazaran aktif bir araştırma olduğundan buna aktif SETI adı verildi.

Arecibo mesajı

Arecibo mesajı 16 Kasım 1974 tarihinde Arecibo Gözlemevi kullanılarak yayınlanmıştı. Mesaj olası zeki yaşam formlarının çözebileceği, insanlık ve Dünya hakkında temel bilgiler taşıyan bir sinyaldi ve Messier 13 (M13) küresel yıldız kümesine gönderildi. Hedeflenen yıldız kümesi 22,200–25,000 ışık yılı uzaklıkta bulunduğu için, eğer sinyali alan birileri varsa ve temasa geçmek isterlerse, yaklaşık 50 bin yıl sonra cevap alabilirdik. Alabilirdik diyorum, çünkü mesaj sinyalleri, geçen süre içersinde yer değiştirecek olan M13’ü ıskalayacak.

kaynak: vice.com |

Uluğ Bey Rasathanesi

Timur İmparatorluğu’nun 4. Sultanı Uluğ Bey 1421 yılında Semerkant’da (bugün Özbekistan sınırlarında) 3 katlı bir rasathane inşaa ettirmişti. Uluğ Bey Astronomi ve matematik konularında bilgili olan Uluğ Bey’in kurduğu ve Uluğ Bey Rasathanesi olarak anılan bu önemli yapı İslam dünyasındaki en büyük ikinci rasathaneydi.

Günümüze ulaşamayan yapı ilk görselde temelleri üzerinde canlandırılmış. 30-33 metre yüksekliğinde 46 metre çaplı silindirik bir yapı olan gözlemevi binasının ilk katı çalışanların yaşam alanı için ayrılmış, ikinci ve üçüncü katlarıyla düz biçimdeki çatısı gözleme ayrılmıştı.

Rasathane çok büyük bir sekstantı da barındırıyordu. Yıldızların ufuktan yüksekliklerini ölçmekte kullanılan sekstantın yarısı zeminin altına gömülüydü. Bu sekstantı sığdıracak büyüklükte bir yapının ayakta kalamayacak kadar büyük olması gerekiyordu. Bir kısmını yeraltına gömerek bu sorunun üstesinden geldiler.

Rasathanenin bütün duvarları ve tavanlarında ecrâmi semâviyenin manzaralarını, sistemlerini gösteren resimlerle dolu olup, ortasında da iklimleri, dağları, nehir ve sahraları gösteren arz küresi bulunduğu anlatılmış.

Uluğbey Rasathanesi’nde bulunan 30 metre çaplı sekstant kalıntısı.

Rasathanenin en önemli çalışması Uluğ Bey Zici (zic-i Uluğ Bey) oldu. Yıldızların konumlarını oldukça kesin biçimde barındıran bu yıldız tablosu ancak iki yüz yıl sonra Tyco Brahe tarafından ortaya konulan yıldız tablosuyla yakalanabilecekti.

Uluğ Bey rasathanesi teleskoptan önceki astronominin ulaştığı en üst seviye olarak tanımlanabilir.

Ne yazık ki bilimle uğraşacak kadar bilimi önemseyen bir hükümdar olan Uluğ Bey, devlet yönetiminde söz sahibi olmak isteyen softaların kışkırtması sonucu oğlu tarafından öldürtüldü. Timur devleti de bu olay sonrasında çok uzun süre ayakta kalamadı.

Ünlü gökbilimci Ali Kuşçu da bu rasathanede çalışmıştı. Uluğ Bey’in öldürülmesi sonrasında Timur ülkesinden kaçtı v en son Fatih Sultan Mehmet’in emrinde çalıştı. Osmanlı döneminde Takiyüddin’in Tophane sırtlarına kurulan rasathanesi de Uluğ Bey’in rasathanesini örnek almıştı. Ancak bu rasathane de softaların kurbanı oldu.

Günümüzde teleskopsuz bir rasathane düşünmek mümkün değil. Ülkemizdeki gözlemevlerinin sahip olduğu teleskoplar ise Dünya ile yarışabilecek düzeyde değil ne yazık ki. İnşaası hâlâ devam eden Erzurum’daki Doğu Anadolu Gözlemevi boyut bakımından olmasa da sahip olduğu teknoloji bakımından umut vadetmekte. Bu gözlemeviyle ilgili oldukça detaylı yazıya burdan ulaşabilirsiniz.

kaynak: wikipedia.org | Ekrem Hayri Peker, belgeseltarih.com | ilk iki görsel: @tasvirsanatlari | wikiwand.com |