Aktif Galaksiler ve Aktif Galaksi Çekirdeği

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu tarafından yakalanan bu görüntüde UGC 6093 isimli bir galaksi görülüyor. Galaksi çekirdeğinden çıkan güzel kolları dönüş yönünün tersine doğru kıvrılan UGC 6093 aynı zamanda aktif gökada olarak tanımlanıyor.

Aktif gökadalar, aktif galaksi çekirdeğine (AGÇ) sahip; AGÇ gökadanın merkezinde, içerdiği maddenin süperkütleli kara deliğe sürüklendiği yoğun bir bölgedir. Kara delik etrafını saran maddeyi silip süpürürken çok yoğun ışıma yapar ve bu radyasyon neticesinde çok parlak gözükür.

Aktif gökadalar diğer gökadalardan daha parlaktırlar. Normal galaksilerin yaydığı tüm enerji, o galaksinin içindeki tüm yıldızların yaydığı toplam enerjiye denktir. Aktif gökadalar ise elektromanyetik tayfın kızılötesi, radyo, UV ve X-ışını bölgelerinde yıldızlarından gelebileceğinden daha fazla enerji yayarlar.

NGC 4151 gökadasının görünür tayftaki fotoğrafı. Schulman Vakfı Teleskobu.
NGC 4151’in birleşik görüntüsü. Merkezdeki mavi bölge X-ışınlarını (Chandra tarafından), sarı bölge pozitif yüklü hidrojeni, etraftaki geniş kırmızı bölge ise nötral gazı göstermekte.

Evren adalarının hepsi değilse bile çoğu çekirdeğinde süperkütleli bir kara delik barındırır. Aktif bir gökadadanın kara deliği maddeyi galaksinin yoğun merkez bölgesinden toplar. Madde kara deliğe doğru düşerken, açısal momentum maddeyi kara deliğin etrafında dönen bir disk şekline sokar. Katılım diski olarak adlandırılan bu disk kütleçekim ve sürtünme kuvvetlerinin baskısıyla ısınır.

Kara delik ve katılım diskinin çevresinde, soğuk gaz ve tozlardan oluşan ve bilim insanlarının donuta benzettiği şişkin çember şeklinde bir başka yapı daha vardır.

Her on AGÇ’den yaklaşık birinde kara delik ve katılım diski, iyonlaşan atomları dar ışın demetleri şeklinde dışarı doğru aktığı jetler oluşturur. Maddeyi ışık hızına yaklaşan süratle fırlatan jetler güçlü birer radyo dalgası emisyon kaynağı haline gelir.

Gökbilimciler bu jetlerden bir asırdır haberdarlar. İlk olarak 1918 yılında Heber Curtis tarafından M87‘nin çekirdeğinden çıkan güçlü jet keşfedildi. Daha sonra bunun aynı zamanda kuvvetli bir radyo dalgasi kaynağı olduğu da ortaya çıktı.

Aktif galaksinin özellikleri kara deliğin kütlesi, kara deliğe katılımın boyutu, güçlü bir jetin olup olmaması ve gökadayı görüş açımız biçimlerinde tanımlanır. Radyo galaksiler, kuazarlar (quasar) ve blazarlar galaksilerarası uzayda ilerleyen jetlere sahip AGÇ’lerdir.

kaynak:  imagine.gsfc.nasa.gov | theconversation.com |

Heykeltraş Gökadası ve NGC 288

Heykeltraş takımyıldızı bölgesinde iki gökcismi: NGC 288 küresel yıldız kümesi ve Heykeltraş Gökadası (NGC 253). Gökyüzünde birbirine çok yakın görünen (açıklıkları 2 dereceden az) bu iki yıldız topluluğu esasen birbirinden milyonlarca ışık yılı uzakta bulunmakta. Görünür uzaklık ile gerçek uzaklıkları arasındaki fark muazzam.

NGC 288, Samanyolu gökadamızın içinde, bizden 28,700 ışık yılı uzakta yer alırken, Heykeltraş Gökadası, Samanyolu’ndan 11.4 milyon ışık yılı uzaklıktadır.

Heykeltraş Gökadası gökyüzündeki en parlak gökadalardan birisi: Görünür parlaklığı 8 kadir mertebesinde. Andromeda Galaksisi‘nden sonra en kolay gözlenebilen gökadalardan biri olarak tanımlanır. Dürbün ile Beta Ceti yıldızının yakınında görülebilir.

NGC 288 küresel kümesinin kütleçekim etkisi merkezinden 1,100 ışık yılı uzaklığa kadar erişmekte. Büyük ve yoğun çekirdeğinin etrafını saran düşük yoğunlukta dizilmiş, aralarındaki bağların zayıf olduğu yıldızlar çevrelemekte.

kaynak: wikipedia | phys.org | fotoğraf: Popov & Ivanov via Learn to Skywatch‏ 

NGC 521

NGC 521, Balina takımyıldızı sınırlarında bulunan, SBbc tipi çubuklu sarmal galaksidir. William Herschel tarafından 1785 yılında keşfedilmiştir.
Herschel keşfi sırasında 47,5 cm çaplı bir aynalı teleskop kullanmıştı. Gördüğünüz fotoğrafı ise Arizona Üniversitesi’ne bağlı gözlemevindeki yaklaşık 81 cmlik bir teleskoba bağlı bir CCD algılayıcılı kamera ile çekilmiş.

Bu uzak galaksinin görünür parlakılığı 11.7 kadirdir.

kaynak: tr.wikipedia | arizona.edu |

Silverado Galaksisi – NGC 3370

İçinde bulunduğumuz Samanyolu gökadamız da milyonlarca ışık yılı uzaktan buna benzer biçimde görülüyor olabilir.

Aslan (Leo) takımyıldızı sınırlarında bulunan Silverado Galaksisi Sarmal (spiral) gökada olup  Samanyolu’na benzer bir çapa sahiptir: yaklaşık 100 bin ışık yılı. Bizden 98 milyon ışık yılı uzakta yer alan Silverado’nun görünür parlaklığı 12.3 kadir seviyesindedir. Sahip olduğu toplam kütle 100,000,000,000 Güneş kütlesine eşittir.  Sıfırları saymak zor olduysa 1011 ‘de diyebiliriz. Zayıf tanımlanmış çekirdeğini karmaşık bir saraml kol yapısı sarar.

Silverado, NGC 3370 ve UGC 5887 katolog numaralarıyla da anılır. William Herschel tarafından keşfedildiği kabul edilmekte.

Hubble Uzay Teleskobu ile elde edilen görüntüsü o kadar keskindir ki kimi yıldızları ayırt edebilir. Sefe değişke yıldızlarının iyi gözlenebilmesi sayesinde uzaklığı da oldukça kesin biçimde hesaplanabilmiştir.

14 Kasım 1994 tarihinde NGC 3370’de, tip Ia sınıfı bir süpernova (üstnova) olan SN 1994ae gözlemlendi. SN 1994ae, modern sayısal algılayıcılar kullanılmaya başladıktan sonra karşılaşılan en yakın ve en iyi gözlemlenebilen süpernovalardan biri oldu.

NGC 3370’in uzaklığının keskin ölçümü sayesinde SN 1994ae üstnovası bir standart mum olarak tanımlanmış, daha uzaktaki üstnovaların gözlem verilerinin de eklenmesiyle evrenin genişleme oranını ortaya çıkarmakta bilim insanlarına yardımcı olmuştur.

Solda 1994 yılında bir yer teleskobu ile çekilen yıldız patlaması görüntüsü, sağda ise Hubble Uzay Teleskobu’nun 2003 yılında çektiği görüntü var. Galaksinin Samanyolu boyutlarında olduğunu düşünürsek bir yıldız patlamasının gücü hakkında daha rahat fikir yürütebiliriz.

kaynak: wikipedia | bulutsu.organnesastronomynews.com |

Miraç ve ‘hayaleti’ NGC 404

Miraç (Mirach) veya beta Andromedae, Andromeda takımyıldızı sınırları içinde bir kırmızı dev. 200 ışık yılı uzağımızda yer alan bu yıldızın görünür parlaklığı +2.01 ile +2.10 arasında değişmekte ve şüpheli yarı düzenli değişen yıldız olarak sınıflandırılmaktadır.

Miraç gökyüzünde Andromeda Gökadası‘nı bulmak için kullandığımız yıldızlardan biridir. Miraç’ı Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’tır. Daha sonra Miraç’tan yukarı doğru çıkarak M31, Andromeda Gökadasını bulabilirsiniz.

Mirach (Miraç) adı Arapça örtü, kuşak, peştemal anlamındaki mi’zâr kelimesinin Avrupa dillerine yanlış çevrilmesiyle ortaya çıkmış. Gerçekten de beta Andromedae tasvirlerde yıldızı Zicirli Prenses’in (Andromeda) kuşağına denk gelir.

Miraç ve ‘hayaleti’ NGC 404 (sol üstte)

NGC 404: Miraç’ın Gölgesi

NGC 404 gökadası Miraç ile çok yakın görünümdedir. Gökyüzünde aralarında yedi yay-dakika açıklık vardır. Parlak Miraç’ın dibinde, sönük ve puslu görünümü sebebiyle “Miraç’ın Hayaleti” olarak ün salmıştır. Samanyolu’nun uydu gökadalarından Küçük Magellan Bulutu’ndan daha küçük olan NGC 404 bizden 10 milyon ışık yılı uzaktadır ve Yerel Küme galaksilerindendir.

Diğer erken tip galaksilerin aksine çok miktarda nötral hidrojene sahiptir. Hidrojenin çoğu etrafındaki bir çift büyük halkada barınır. Merkezinde ve dış bölgelerinde yıldız oluşumu gözlemlenir.

Hidrojen miktarı ve yıldız oluşum özellikleri gökbilimcilere NGC 404’ün daha küçük gökadalarla kabaca 1 milyar yıl içinde bir veya daha fazla birleşme gerçekleştirdiğini düşündürüyor. Birleşmeden öncei şimdiki mercimek şeklinin aksine sarmal bir galaksiymiş.

yararlanılan kaynaklar: Mustafa Pultar, Yıldız Adları Sözlüğü | gokyuzu.org | tr.wikipedia.org/wiki/Miraç | en.wikipedia.org/wiki/NGC_404 |

Andromeda Gökadası (Messier 31 / NGC 224)

Andromeda’ya hızlı bir bakış:

  • Andromeda (Zincirli Prenses) burcunda
  • sarmal gökada
  • 220 bin ışık yılı genişlikte
  • 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta
  • 1.230 milyar güneş kütlesinde
  • 1 trilyon civarında yıldızı var

Tüm derin uzay cisimleri içersinde görülmesi en çok heyecan uyandıran cisim herhalde herkes için Andromeda Gökadası’dır. Samanyolu‘nun uyduları olan cüce gökadaları saymazsak, bize en yakın komşu galaksidir. Adını aldığı Andromeda (Zincirli Prenses) takımyıldızı içinde, bizden 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alır. Çok yakın; gerçekten.

Ve gittikçe yaklaşıyor!

Her saniye iki gökada birbirlerine 100-140 kilometre yaklaşmaktalar. 4.5 milyar yıl kadar sonra ikili birleşerek yeni ve daha büyük bir gökcismi oluşturacak. Oluşacak yeni gökada Milkomeda (İngilizce Milkyway ve Andromeda’nın birleşimi) olarak adlandırılıyor. Kabul edelim, kötü bir isim.

Andromeda’nın bize yaklaştığını ilk fark eden Edwin Hubble oldu. Hubble 1929’da, bize uzak galaksilerin tayflarını incelediğinde kırmızıya kayma fark etti. Bu gökadaların bizden uzaklaştığının bir işaretidir ve bu durum evrenin genişlemesiyle ilişkili. Hubble Andromeda’nın tayfında ise kırmızıya değil maviye kayma tespit etti; yani bize yaklaşıyordu.

Bilim insanları 2012’de, adını Edwin Hubble’dan alan Hubble Uzay Teleskobu’nun 2002-2010 yılları arasındaki Andromeda verilerini inceledikten sonra iki galaksinin birleşmesinin kesin olduğu sonucuna vardılar.

İki farklı sarmal gökadanın birleşmesiyle ortaya çıkan NGC 2623 gökadası. Andromeda-Samanyolu birleşmesinin sonuçları da buna benzeyecek.

Andromeda ve Samanyolu’nun biraraya gelmesi internette kimi zaman çarpışma olarak anılsa da olacak şey esasen bir birleşme. Bilim insanları aradaki muazzam boşluklar sebebiyle yıldızların birbiri ile çarpışmasını çok düşük bir ihtimal olarak görüyorlar. Bahsettiğimiz birleşme yüz milyonlarca yıl sürecek, iki gökada yekpare hale gelene dek defalarca kez iç içe geçip ayrılacaklar.

Aşağıdaki videoda Samanyolu ve Andromeda’nın birleşme simülasyonu görülüyor:

Andromeda’nın yapısı

260 bin ışık yılı genişliği ile (Samanyolu’nun 2.5 katından fazla) 1 trilyondan fazla yıldız barındıran Andromeda, yakınımızdaki bir dizi galaksiden oluşan Yerel Küme‘nin en büyük gökadası olsa da bilim insanları Samanyolu’nun içerdiği karanlık madde yüzünden daha büyük kütleli olduğunu düşünmekteler.

Andromeda bir sarmal (spiral) gökada; yakınlığından ötürü sarmal gökadaların evrimini incelemek açısından astronomlar için oldukça önemli bir gözlem hedefi. Yakınında bulunan yoldaş gökadalar M32 ve M110 ile girdiği kütleçekimsel etki sebebiyle sarmal kolları biraz eğrilik göstermekte.

Andromeda’nın her biri çok kalabalık olan iki gökada çekirdeği var ve merkezinde en azından bir tane süper kütleli kara delik sakladığı düşünülüyor. NASA’nın Chandra X-ışını Gözlemevi‘nden (uzay teleskobu) elde edilen veriler ile 35 kara delik adayı belirlenmiş. Bu olası adayların 28’i Andromeda’nın dış bölgesinde bizim gördüğümüz tarafta bulunuyor; yedisi ise gökada merkezine sadece 1000 ışık yılı uzaklıkta.

M31 Nasıl Gözlenir?

Dediğim gibi, Andromeda gökyüzünde görebileceğiniz en harika nesnelerden biri. İzlemesi de oldukça kolay. Yeterince karanlık bir ortam bulursanız çıplak gözle bile ayırt edebilirsiniz. 2.54 milyon ışık yılı uzaklıktaki Andromeda çıplak gözle görebileceğiniz en uzak cisimdir.

Tom Buckley tarafından oluşturulan bu birleşik resimde Andromeda Gökadası’nın Ay kadar parlak olsaydı gökyüzünde nasıl görüleceği gösterilmiş.

Andromeda gökyüzünde 3 dereceyi dolduryor. Ay’ın çapı ise 0.5 derece. Yani gökada kabaca 6 dolunaylık alan kaplıyor. Bu yüzden gözlem için en iyi seçenek geniş açılı görüş sağladığı için dürbündür. Eğer teleskop kullancaksanız en geniş açıyı (en az büyütme)  veren göz merceğini seçmekte var. Zira büyütme herhangi bir ayrıntı sağlamadığı gibi hedefin tamamını görememenize neden olur.

Yaz ve kış aylarında da Andromeda’yı izleyebilirsiniz ancak gökyüzünde tepe noktasına yakın konuma daha erken geldiğinden sonbahar gözlem için daha uygun. Andromeda’yı gözlemlemek için eylül sonu ekim ortası en iyi dönem.

Andromeda’yı Kraliçe’den doğru bulma adımları.

Andromeda Gökadası’nı gökyüzünde bulmak için Kraliçe (Cassiopeia) takımyıldızını kullanabilirsiniz. Kraliçe’nin parlak yıldızların oluşturduğu ‘W’ şeklini seçmek oldukça kolay. Daha sonra yapmanız gereken Kraliçe’nin güneydoğusunda Andromeda takımyıldızının bir çizgi üzerinde sıralanmış 3 yıldızını bulmak. Ortadakinin (Miraç) üzerinde sıralanan iki yıldızı bulun. Andromeda en üstteki yıldızın üzerinde kalıyor.

Andromeda’yı bulmak için Pegasus’u kullanmak

Andromeda takımyıldızını Pegasus takımyıldızının Büyük Kare’sini kullanarak da bulabilirsiniz. Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’ı (beta Andromedae) tespit ettikten sonra yukarıda tarif edilen şekilde M31’i bulabilirsiniz.

Andromeda’nın Keşfinin Tarihçesi

El Sufi’nin “Sabit Yıldızların Kitabı” eserindeki Andromeda Takımyıldızı tasfiri. Andromeda Gökadası ‘balığın’ ağzının hemen ucunda görülüyor.

Andromeda ilk defa Farsi astronom Abdul el-Rahman es-Sufi (Rey 903 – 986 Şiraz) tarafından 964 yılında “küçük bulut” olarak Sabit Yıldızların Suretleri Kitabı‘nda kayda geçiriliyor. İshafan’daki Persli astronomlarca 900’lerin başından beri biliniyor olmalı.

1500 yılında bir Hollanda yıldız haritasında görülüyor. 1764 yılında Charles Messier tarafından M31 koduyla kataloğa ekleniyor. Teleskopla ilk gözlemi Alman astronom Simon Marius yapıyor. Bu dönemde M31 yanlış bir şekilde bulutsu olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın başına kadar Samanyolu’nun tüm evreni kapsadığı düşünülüyordu. Ayrı gökadalar fikri henüz spekülasyon boyutundaydı. 18. yüzyılda bazı filozoflar ayrı yıldız sistemleri fikrini öne sürmüşlerdi. Bu fikrin öncüleri Emanuel Swedenborg, Thomas Wright ve “Evren Adaları” tanımlamasıyla en meşhurları  Immanuel Kant’tı. Ancak bu fikirleri destekleyecek gözlemler henüz ortada yoktu. Bu sebeple komşumuz, Samanyolu içindeki bir “sarmal bulutsu” sanılıp Büyük Andromeda Bulutsusu olarak anılıyordu.

1864’de Sir William Huggins bulutsuların tayflarındaki emisyon çizgilerini inceleyerek iki temel bulutsu çeşidi olduğu sonucuna vardı: ışığı yansıtan gazlardan oluşan bulutsular ve yıldız kümelenmeleriyle oluşanlar. Bu sonuncusu elbette bugün gökada dediğimiz şeylerdi.

Isaac Roberts 1887’de Andromeda ‘Bulutsusu’nu ilk defa fotoğrafladı.

1922’de Edwin Hubble Andromeda’da ilk Cepheid değişken yıldızını keşfederek “bultusunun” Samanyolu’nun dışında olduğunu buldu. Ancaki o tarihte henüz iki Cepheid sınıfından haberdar olmadığı için mesafe ölçümü yanlıştı. 1929’daki çalışmasında Andromeda “Bulutsusu”nu galaksiötesi yıldız sistemi olarak  tanımladı.

kaynaklar:

 

 

NGC 2623: Gökada birleşmesi sonucu oluşan yeni galaksi

NGC 2623 (ya da Arp 243), Yengeç takımyıldızı sınırları içinde, bizden yaklaşık 250 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan bir sarmal gökadadır. 19 Ocak 1885 tarihinde Édouard Jean-Marie Stephan tarafından keşfedilmiştir. NGC 2623 alışılmaıdk şeklini, iki ayrı sarmal gökadanın çarpışıp ardından birleşmesi sonucunda aldı.

ESA/Hubble & NASA

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu’nun çektiği NGC 2623 görüntüsü bize iki gökadanın çarpışmasının neye benzediğini gösteriyor. İki sarmal gökadanın birleşmesiyle oluşan NGC 2623, bilim insanlarının araştırmalarından çıkan sonuca göre tek bir gökada çekirdeğine sahip; yani birleşme büyük ölçüde tamamlanmış durumda.

Bu şiddetli karşılaşma sırasında iki gökadanın sahip olduğu gaz bulutlarının harekete geçerek sıkışmasına neden olmuş, bunun sonucunda da yıldız oluşumu artmıştır. Aktif yıldız oluşumları görüntüde mavi lekeler ile işaretlenmiş. Yıldız oluşum bölgeleri hem merkezde hem de ortalama 50 bin ışık yılı uzunluktaki kavisli kuyruklarında görülüyor. Gökada birleşmelerinde görülen ve kütleçekim etkileriyle (galaktik gelgit) oluşan bu kuyruklara gelgit kuyrukları denilmekte.

Galaksimiz Samanyolu da yakın komşumuz Andromeda ile 4.5 milyar yıl kadar sonra birleşirken buna benzer şekilde gözükecek.

kaynakscitechdaily.com  | wikipedia.org

 

 

NGC 6753 ve gökada taçküresi

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu’nun gözü bu kez 148 milyon ışık yılı uzaklıktaki NGC 6753 katalog numaralı (LEDA 62870 ve ESO 184-22 olarak da kayıtlı) gökadaya bakıyor. Kollarında güçlü morötesi ışınlar saçan genç yıldızlar mavi renkte parlarken daha yaşlı yıldızlar yaydıkları yakın-kızılötesi ışınlarıyla galaksiye kırmızıya çalan rengini veriyor.

Tavus (Pavo) takımyıldızında konuşlu olan bu sarmal gökada 5 Temmuz 1836’da İngiliz astronom John Herschel tarafından keşfedildi. Mayıs 2000’de galaksi içinde SN 2000cj isimli bir Tip Ia üstnova (süpernova) gözlemlendi.

Telif: NASA / ESA / Hubble / Judy Schmidt

Gökada taçküresi (koronası)

NGC 6753’ü gökbilim araştırmaları açısından önemli kılan şey sahip olduğu taçküresi. 2013 yılında astronomlar NGC 6753’ü sahip olduğu kütle ve yakınlık bakımından ‘taçküresi’ (korona) incelenebilir iki spiral gökadadan biri (diğeri: NGC 1961) olarak kayıtlara geçirdi.

Gökada taçküresi, galaksinin esas gövdesini saran, galaktik ölçekte geniş alana yayılmış, sıcak gaz partiküllerinin bulunduğu gözle görünmeyen küresel şekle sahip bir bölgedir. Gökada taçküreleri çok sıcak oldukları için X-ışını yayarlar ki bu sayede tespit edilebilirler. Gökada taçküresi bir galaksinin görünür çapının çok uzaklarına kadar uzanır.

Uzay boşluğuna yayılmış çok seyrek gaz atomlarından oluştuğu için, bu ince yapılı bölgeleri tespit edip incelemek oldukça zordur. NGC 6753 bu anlamda astronomlara önemli bir gözlem sahası sunuyor.

kaynaksci-news.com |

NGC 5713 ve NGC 5719 çifti

ngc5713-ngc5719

Başak takımyıldızında bulunan NGC 5719 – NGC 5713 çifti, kabaca 80 milyon ışıkyılı uzağımızda yer alan ve aralarında, gökada birleşmelerinin habercisi olan, kütle çekimsel etkileşim bulunan iki gökadadır.

NGC 5719, bakış açımızdan kenarından görülmekte olup diskinin çarpık şekli bize iki gökada arasındaki kütle çekimsel etkiyi anlatmakta. Özellikle bakmadıktan sonra yakalanamayacak kadar zayıf bir yıldız ve gaz akışı gökadanın birkaç yarıçapı mesafe boyunca uzanmakta. 87,4 milyon ışıkyılı (26,8 megaparsek) uzağımızdaki NGC 5719, İngiliz astronom William Herschel tarafından 1787 yılında 47,5 cm çaplı aynalı teleskopla keşfedilmiş.

NGC 5713’i ‘tepesinden’ izleyebiliyoruz. Tek kolu sarmal galaksideki bozulma, gökadanın merkezinde ve olağandışı biçimde tek bir sarmal kolu olmasıyla kendini gösteriyor.

İkilinin fotoğrafına dair detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: planetary.org | wikipedia

Sombrero Gökadası – Messier 104

Sombrero, ismini Meksikalıların geleneksel meşhur şapkasından alıyor. Çubuksuz sarmal sınıfında bir gökada olan Sombrero Messier kataloğunun 104. objesi (M 104) ayrıca NGC 4594 olarak da bilinyor.

Bizden yaklaşık 31 ışık yılı (9.55 megaparsek) ötede, Başak takımyıldızı içersinde yer alıyor. 50.000 ışık yılı çapındaki bu galaksi, bizim Samanyolu gökadasının 3’te biri uzunlukta. +9 kadir parlaklığa sahip olan M104 amatör gökbilimciler için teleskopla kolay bir hedef.

m104_hubble_remix
Sombrero’nun Hubble tarafından elde edilmiş görüntüsü

Sombrero Gökadası’nın keşfi

11 Mayıs 1781 tarihinde Fransız astronom Pierre Méchain tarafından keşfediliyor. Méchain’in bir mektubunda bahsettiği cismi, J. Bernoulli daha sonra Berliner Astronomisches Jahrbuch’da yayınlıyor. Charles Messier M104 ile beraber 5 cisimi, Messier Kataloğu olarak bilinen listesine eklemek için not almış, fakat 1921’e kadar resmi olarak bu kataloğa eklenmediler.

Önemli bir ayrıntı: gökadanın keşfedildiği tarihlerde henüz “gökada” keşfedilmemişti. Yani gökyüzünde bazı cisimleri keşfediyorlardı ancak bunların ne olduğunu bilemiyorlardı.

gökada merkezindeki kara delik

90’lı yıllarda John Kormend liderliğinde bir ekip, Sombrero Gökadası’nın merkezinde çok yüksek kütleli bir kara delik olduğunu ortaya çıkartıyor. Elbette kara delik doğrudan gözlemlenemiyor, gökada merkezindeki yıldızların devir hızlarıne sadece çok yüksek kütleli bir cismin sebep olabileceği yargısından bu sonuca ulaşılıyor. Bahsedilen kara delik yaklaşık 1 milyar Güneş kütlesinde (10^9 M☉). Bu, yakın gökadalarda keşfedilen en yüksek kütleli kara delik demek.