Üçgen (Triangulum) takımyıldızı ve galaksisi (M33)

Andromeda takımyıldızının altında Latince ismi Triangulum, Türkçesi Üçgen olan küçük bir takımyıldız vardır. İsmi, en parlak üç yıldızının oluşturduğu şeklinden geliyor. Aslına bakarsanız en parlak yıldızı bile 3. kadirden sönük bir yıldızdır.

By IAU and Sky & Telescope magazine (Roger Sinnott & Rick Fienberg) – [1], CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=15412499
Babillilerce bilinen Triangulum buradan Antik Yunan’a geçiyor; Adına 2. yüzyılda Batlamyus’un listesinde rastlıyoruz. Yunanlılar üçgen değil Deltoton (Δελτωτόν) ismini vermiş, alfabelerindeki delta (Δ) harfine benzediği için. Eratosthenes Nil Deltası ile ilişkilendirirken, Romalı Hyginus üçgen biçimli Sicilya adasını benzetir. Romalılar, Sicilya’nın korucuyu tanrısı Ceres’in baş tanrı Jüpiter’e adayı gökyüzüne taşıması için yalvardığına inanırdı. Klasik İslam çağında Araplar ilahi adalet terazisine benzettiler.

Küçük bir takımyıldız olmasına karşın içinde önemli bir gökcismi olan, Messier 33 olarak da anılan Triangulum (Üçgen) galaksisini barındırıyor. M 33, Yerel Grup Gökadaları içinde Samanyolu ve Andromeda’dan sonra 3. en büyük gökada. Bize en yakın ikinci gökada olan M33, yaklaşık 2.9 ışık yılı uzağımızda.

Telif Hakkı : Thomas V. Davis (tvdavisastropix.com)

Andromeda‘ya oldukça yakın olduğundan, gökbilimciler M33’ün Andromeda’nın uydularından biri olabileceğini düşünmüştür.
Eğer Üçgen galaksisinde bir gözlemci varsa gökyüzünde Andromeda’nın muhteşem manzarasını görebiliyor demektir. Bu manzaraya bizim galaksimizdekiler birkaç milyar yıl sonra şahit olabilecek.

Sağda büyük olan Andromeda, solda daha küçük gözüken ise Üçgen gökadası. Ortadaki parlak yıldız ise Miraç.

Nasıl gözlemlenir?

Andromeda’yı gözlemlediğiniz bir gecede eğer ışık kirliliği fazla değilse Üçgen’de şansınızı deneyebilirsiniz. Andromeda gökadası ile güneyindeki Miraç yıldızına indiğiniz kadar mesafe boyunca güneye doğru inerseniz M33’ü bulabilirsiniz. Andromeda’yı nasıl bulacağınızı öğrenmek için tıklayın.

En iyi gözlem zamanı Aralık ayı olmasına karşın

Çapı 50 bin ışık yılından (Samanyolu’nun yarısı) büyük olan Üçgen gökadasına, galaktik düzleminin üzerinden bakıyoruz. İzlemek keyifli; fakat yüzeyi çok parlak olmadığı için ışık kirliliğinin etkilediği gökyüzünde küçük dürbün ve teleskoplarla görmek zor olabilir. 5.8 kadir mertebesindeki parlaklığı yeterince karanlık yerlerde gözle tespite imkan veriyor.

Üçgen takımyıldızı sınırları içinde, hepsi 11. kadirden daha sönük olan NGC kataloğunda geçen birkaç gökada daha vardır. NGC 925 sarmal gökadası 30 milyon ışık yılı ötemizde 12 kadir parlaklıkta görülüyor ve gökyüzünde 10 yay dakikası boyunca uzanmakta.

GNC 925. via alchetron.com/NGC-925

Çubulu sarmal sınıfındaki NGC 672 ise 11.6 kadir görünür parlaklıkta 5 yay dakikası genişliğinde. Bizden uzaklığı 19 milyon ışık yılı. Aşağıdaki fotoğrafta (sol) daha yakın fakat daha cılız bir galaksi olan IC 1727  (sağ) ile beraber gözüküyor. IC 1727

NGC 678 ve IC 1727. Rolling Roof Gözlemevi.

Kaynaklar: wikipedia.org | bulutsu.org | earthsky.orgalchetron.com/NGC-925 |

Araba Tekeri Gökadası

Bu Hubble görüntüsünde Heykeltıraş takımyıldızı sınırlarında, bizden yaklaşık 500 milyon ışık yılı uzakta bulunan Araba Tekeri Gökadası’nı (Cartwell) görüyorsunuz. Ortadaki oval gökadadan dışa doğru genişleyen yapı at arabası tekerine benzetildiği için bu ismi almış. 100 bin ışık yılı genişlikteki dış bölgesinde çok büyük kütleli ve parlak yıldızlar bulunmakta. Çember biçimli bu dış katmanın, gökadanın içinden geçen daha küçük bir galaksinin yarattığı etkiyle oluştuğu düşünülüyor. Küçük galaksinin geçişiyle sıkışan yıldızlararası uzaydaki gaz, dışa doğru genişleyen bir yıldız oluşum dalgası meydana getirmiş.

Amatör teleskoplarla izlemek için fazla uzakta ve sönük bir cisim.

Samanyolu’nun yeni görüntüsü: şimdiye kadarki en büyük yıldız haritası

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Gaia uzayaracı ekibi, uzun süredir beklenen, yaklaşık 1.7 milyar yıldızlık veriyi işleyerek, şimdiye kadarki en kapsamlı yıldız haritasını yayınladı. Sanallaştırma sayesinde Samanyolu ve komşu gökadalardaki yıldızlara zum yapabiliyorsunuz. Fakat unutmayın, gökadamızda yüz milyarlarca yıldız olduğu düşünülüyor. Bu inanılmaz büyüklükteki görüntü dev bir okyanusun küçük bir kıyısını gösteriyor.

Gaia’dan elde edilen görüntüde tam olarak 1.692.919.135 yıldız var. Gaia verisi 1.3 milyar yıldızın Güneş’e göre hız ve yönleri tespit edilmiş. Bunun için paralaks adı verilen, Dünya’nın yer değiştirmesi sayesinde yıldızın, arka plan üzerindeki hareketinden uzaklığının hesaplandığı yöntem kullanılıyor. Görüntüde bunca yıldızın arasında ayrıca Güneş Sistemi’ne dahil 14.099 cisim bulunuyor.

kaynak: gizmodo.comesa.int |

Arp 273

Bazı gökadalar birbirleri ile kavuşurlar. Pek çok kez çarpışma tabiri kullansa da aslında olan şey birleşmedir. Andromeda takımyıldızı sınırları dahilinde ve bizden yaklaşık 300 milyon ışıkyılı uzakta bulunan UGC 1810 ve UGC 1813 galaksi çifti de romantik biçimde biraraya gelmekle meşgul. Hubble teleskobunun yakaladığı bu görüntü yüz milyarlarca yıldızın gül benzeri biçimini keskin şekilde bize sunuyor.

UGC 1810 ve UGC 1813 birlikte Arp 273 olarak anılırlar. Bu isimlendirme Halton Arp’ın Tuhaf Galaksiler Atlası’ndan (Atlas of Pecuilar Galaxies) gelmekte. İlk kez 1966 yılında yayınlanan atlas içersinde bugün 338 gökada gösterilmekte. Kataloğun hedefi sıradışı yapılar sergileyen gökadalardır.

Aktif Galaksiler ve Aktif Galaksi Çekirdeği

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu tarafından yakalanan bu görüntüde UGC 6093 isimli bir galaksi görülüyor. Galaksi çekirdeğinden çıkan güzel kolları dönüş yönünün tersine doğru kıvrılan UGC 6093 aynı zamanda aktif gökada olarak tanımlanıyor.

Aktif gökadalar, aktif galaksi çekirdeğine (AGÇ) sahip; AGÇ gökadanın merkezinde, içerdiği maddenin süperkütleli kara deliğe sürüklendiği yoğun bir bölgedir. Kara delik etrafını saran maddeyi silip süpürürken çok yoğun ışıma yapar ve bu radyasyon neticesinde çok parlak gözükür.

Aktif gökadalar diğer gökadalardan daha parlaktırlar. Normal galaksilerin yaydığı tüm enerji, o galaksinin içindeki tüm yıldızların yaydığı toplam enerjiye denktir. Aktif gökadalar ise elektromanyetik tayfın kızılötesi, radyo, UV ve X-ışını bölgelerinde yıldızlarından gelebileceğinden daha fazla enerji yayarlar.

NGC 4151 gökadasının görünür tayftaki fotoğrafı. Schulman Vakfı Teleskobu.
NGC 4151’in birleşik görüntüsü. Merkezdeki mavi bölge X-ışınlarını (Chandra tarafından), sarı bölge pozitif yüklü hidrojeni, etraftaki geniş kırmızı bölge ise nötral gazı göstermekte.

Evren adalarının hepsi değilse bile çoğu çekirdeğinde süperkütleli bir kara delik barındırır. Aktif bir gökadadanın kara deliği maddeyi galaksinin yoğun merkez bölgesinden toplar. Madde kara deliğe doğru düşerken, açısal momentum maddeyi kara deliğin etrafında dönen bir disk şekline sokar. Katılım diski olarak adlandırılan bu disk kütleçekim ve sürtünme kuvvetlerinin baskısıyla ısınır.

Kara delik ve katılım diskinin çevresinde, soğuk gaz ve tozlardan oluşan ve bilim insanlarının donuta benzettiği şişkin çember şeklinde bir başka yapı daha vardır.

Her on AGÇ’den yaklaşık birinde kara delik ve katılım diski, iyonlaşan atomları dar ışın demetleri şeklinde dışarı doğru aktığı jetler oluşturur. Maddeyi ışık hızına yaklaşan süratle fırlatan jetler güçlü birer radyo dalgası emisyon kaynağı haline gelir.

Gökbilimciler bu jetlerden bir asırdır haberdarlar. İlk olarak 1918 yılında Heber Curtis tarafından M87‘nin çekirdeğinden çıkan güçlü jet keşfedildi. Daha sonra bunun aynı zamanda kuvvetli bir radyo dalgasi kaynağı olduğu da ortaya çıktı.

Aktif galaksinin özellikleri kara deliğin kütlesi, kara deliğe katılımın boyutu, güçlü bir jetin olup olmaması ve gökadayı görüş açımız biçimlerinde tanımlanır. Radyo galaksiler, kuazarlar (quasar) ve blazarlar galaksilerarası uzayda ilerleyen jetlere sahip AGÇ’lerdir.

kaynak:  imagine.gsfc.nasa.gov | theconversation.com |

Heykeltraş Gökadası ve NGC 288

Heykeltraş takımyıldızı bölgesinde iki gökcismi: NGC 288 küresel yıldız kümesi ve Heykeltraş Gökadası (NGC 253). Gökyüzünde birbirine çok yakın görünen (açıklıkları 2 dereceden az) bu iki yıldız topluluğu esasen birbirinden milyonlarca ışık yılı uzakta bulunmakta. Görünür uzaklık ile gerçek uzaklıkları arasındaki fark muazzam.

NGC 288, Samanyolu gökadamızın içinde, bizden 28,700 ışık yılı uzakta yer alırken, Heykeltraş Gökadası, Samanyolu’ndan 11.4 milyon ışık yılı uzaklıktadır.

Heykeltraş Gökadası gökyüzündeki en parlak gökadalardan birisi: Görünür parlaklığı 8 kadir mertebesinde. Andromeda Galaksisi‘nden sonra en kolay gözlenebilen gökadalardan biri olarak tanımlanır. Dürbün ile Beta Ceti yıldızının yakınında görülebilir.

NGC 288 küresel kümesinin kütleçekim etkisi merkezinden 1,100 ışık yılı uzaklığa kadar erişmekte. Büyük ve yoğun çekirdeğinin etrafını saran düşük yoğunlukta dizilmiş, aralarındaki bağların zayıf olduğu yıldızlar çevrelemekte.

kaynak: wikipedia | phys.org | fotoğraf: Popov & Ivanov via Learn to Skywatch‏ 

NGC 521

NGC 521, Balina takımyıldızı sınırlarında bulunan, SBbc tipi çubuklu sarmal galaksidir. William Herschel tarafından 1785 yılında keşfedilmiştir.
Herschel keşfi sırasında 47,5 cm çaplı bir aynalı teleskop kullanmıştı. Gördüğünüz fotoğrafı ise Arizona Üniversitesi’ne bağlı gözlemevindeki yaklaşık 81 cmlik bir teleskoba bağlı bir CCD algılayıcılı kamera ile çekilmiş.

Bu uzak galaksinin görünür parlakılığı 11.7 kadirdir.

kaynak: tr.wikipedia | arizona.edu |

Silverado Galaksisi – NGC 3370

İçinde bulunduğumuz Samanyolu gökadamız da milyonlarca ışık yılı uzaktan buna benzer biçimde görülüyor olabilir.

Aslan (Leo) takımyıldızı sınırlarında bulunan Silverado Galaksisi Sarmal (spiral) gökada olup  Samanyolu’na benzer bir çapa sahiptir: yaklaşık 100 bin ışık yılı. Bizden 98 milyon ışık yılı uzakta yer alan Silverado’nun görünür parlaklığı 12.3 kadir seviyesindedir. Sahip olduğu toplam kütle 100,000,000,000 Güneş kütlesine eşittir.  Sıfırları saymak zor olduysa 1011 ‘de diyebiliriz. Zayıf tanımlanmış çekirdeğini karmaşık bir saraml kol yapısı sarar.

Silverado, NGC 3370 ve UGC 5887 katolog numaralarıyla da anılır. William Herschel tarafından keşfedildiği kabul edilmekte.

Hubble Uzay Teleskobu ile elde edilen görüntüsü o kadar keskindir ki kimi yıldızları ayırt edebilir. Sefe değişke yıldızlarının iyi gözlenebilmesi sayesinde uzaklığı da oldukça kesin biçimde hesaplanabilmiştir.

14 Kasım 1994 tarihinde NGC 3370’de, tip Ia sınıfı bir süpernova (üstnova) olan SN 1994ae gözlemlendi. SN 1994ae, modern sayısal algılayıcılar kullanılmaya başladıktan sonra karşılaşılan en yakın ve en iyi gözlemlenebilen süpernovalardan biri oldu.

NGC 3370’in uzaklığının keskin ölçümü sayesinde SN 1994ae üstnovası bir standart mum olarak tanımlanmış, daha uzaktaki üstnovaların gözlem verilerinin de eklenmesiyle evrenin genişleme oranını ortaya çıkarmakta bilim insanlarına yardımcı olmuştur.

Solda 1994 yılında bir yer teleskobu ile çekilen yıldız patlaması görüntüsü, sağda ise Hubble Uzay Teleskobu’nun 2003 yılında çektiği görüntü var. Galaksinin Samanyolu boyutlarında olduğunu düşünürsek bir yıldız patlamasının gücü hakkında daha rahat fikir yürütebiliriz.

kaynak: wikipedia | bulutsu.organnesastronomynews.com |

Miraç ve ‘hayaleti’ NGC 404

Miraç (Mirach) veya beta Andromedae, Andromeda takımyıldızı sınırları içinde bir kırmızı dev. 200 ışık yılı uzağımızda yer alan bu yıldızın görünür parlaklığı +2.01 ile +2.10 arasında değişmekte ve şüpheli yarı düzenli değişen yıldız olarak sınıflandırılmaktadır.

Miraç gökyüzünde Andromeda Gökadası‘nı bulmak için kullandığımız yıldızlardan biridir. Miraç’ı Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’tır. Daha sonra Miraç’tan yukarı doğru çıkarak M31, Andromeda Gökadasını bulabilirsiniz.

Mirach (Miraç) adı Arapça örtü, kuşak, peştemal anlamındaki mi’zâr kelimesinin Avrupa dillerine yanlış çevrilmesiyle ortaya çıkmış. Gerçekten de beta Andromedae tasvirlerde yıldızı Zicirli Prenses’in (Andromeda) kuşağına denk gelir.

Miraç ve ‘hayaleti’ NGC 404 (sol üstte)

NGC 404: Miraç’ın Gölgesi

NGC 404 gökadası Miraç ile çok yakın görünümdedir. Gökyüzünde aralarında yedi yay-dakika açıklık vardır. Parlak Miraç’ın dibinde, sönük ve puslu görünümü sebebiyle “Miraç’ın Hayaleti” olarak ün salmıştır. Samanyolu’nun uydu gökadalarından Küçük Magellan Bulutu’ndan daha küçük olan NGC 404 bizden 10 milyon ışık yılı uzaktadır ve Yerel Küme galaksilerindendir.

Diğer erken tip galaksilerin aksine çok miktarda nötral hidrojene sahiptir. Hidrojenin çoğu etrafındaki bir çift büyük halkada barınır. Merkezinde ve dış bölgelerinde yıldız oluşumu gözlemlenir.

Hidrojen miktarı ve yıldız oluşum özellikleri gökbilimcilere NGC 404’ün daha küçük gökadalarla kabaca 1 milyar yıl içinde bir veya daha fazla birleşme gerçekleştirdiğini düşündürüyor. Birleşmeden öncei şimdiki mercimek şeklinin aksine sarmal bir galaksiymiş.

yararlanılan kaynaklar: Mustafa Pultar, Yıldız Adları Sözlüğü | gokyuzu.org | tr.wikipedia.org/wiki/Miraç | en.wikipedia.org/wiki/NGC_404 |

Andromeda Gökadası (Messier 31 / NGC 224)

Andromeda’ya hızlı bir bakış:

  • Andromeda (Zincirli Prenses) burcunda
  • sarmal gökada
  • 220 bin ışık yılı genişlikte
  • 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta
  • 1.230 milyar güneş kütlesinde
  • 1 trilyon civarında yıldızı var

Tüm derin uzay cisimleri içersinde görülmesi en çok heyecan uyandıran cisim herhalde herkes için Andromeda Gökadası’dır. Samanyolu‘nun uyduları olan cüce gökadaları saymazsak, bize en yakın komşu galaksidir. Adını aldığı Andromeda (Zincirli Prenses) takımyıldızı içinde, bizden 2.54 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alır. Çok yakın; gerçekten.

Ve gittikçe yaklaşıyor!

Her saniye iki gökada birbirlerine 100-140 kilometre yaklaşmaktalar. 4.5 milyar yıl kadar sonra ikili birleşerek yeni ve daha büyük bir gökcismi oluşturacak. Oluşacak yeni gökada Milkomeda (İngilizce Milkyway ve Andromeda’nın birleşimi) olarak adlandırılıyor. Kabul edelim, kötü bir isim.

Andromeda’nın bize yaklaştığını ilk fark eden Edwin Hubble oldu. Hubble 1929’da, bize uzak galaksilerin tayflarını incelediğinde kırmızıya kayma fark etti. Bu gökadaların bizden uzaklaştığının bir işaretidir ve bu durum evrenin genişlemesiyle ilişkili. Hubble Andromeda’nın tayfında ise kırmızıya değil maviye kayma tespit etti; yani bize yaklaşıyordu.

Bilim insanları 2012’de, adını Edwin Hubble’dan alan Hubble Uzay Teleskobu’nun 2002-2010 yılları arasındaki Andromeda verilerini inceledikten sonra iki galaksinin birleşmesinin kesin olduğu sonucuna vardılar.

İki farklı sarmal gökadanın birleşmesiyle ortaya çıkan NGC 2623 gökadası. Andromeda-Samanyolu birleşmesinin sonuçları da buna benzeyecek.

Andromeda ve Samanyolu’nun biraraya gelmesi internette kimi zaman çarpışma olarak anılsa da olacak şey esasen bir birleşme. Bilim insanları aradaki muazzam boşluklar sebebiyle yıldızların birbiri ile çarpışmasını çok düşük bir ihtimal olarak görüyorlar. Bahsettiğimiz birleşme yüz milyonlarca yıl sürecek, iki gökada yekpare hale gelene dek defalarca kez iç içe geçip ayrılacaklar.

Aşağıdaki videoda Samanyolu ve Andromeda’nın birleşme simülasyonu görülüyor:

Andromeda’nın yapısı

260 bin ışık yılı genişliği ile (Samanyolu’nun 2.5 katından fazla) 1 trilyondan fazla yıldız barındıran Andromeda, yakınımızdaki bir dizi galaksiden oluşan Yerel Küme‘nin en büyük gökadası olsa da bilim insanları Samanyolu’nun içerdiği karanlık madde yüzünden daha büyük kütleli olduğunu düşünmekteler.

Andromeda bir sarmal (spiral) gökada; yakınlığından ötürü sarmal gökadaların evrimini incelemek açısından astronomlar için oldukça önemli bir gözlem hedefi. Yakınında bulunan yoldaş gökadalar M32 ve M110 ile girdiği kütleçekimsel etki sebebiyle sarmal kolları biraz eğrilik göstermekte.

Andromeda’nın her biri çok kalabalık olan iki gökada çekirdeği var ve merkezinde en azından bir tane süper kütleli kara delik sakladığı düşünülüyor. NASA’nın Chandra X-ışını Gözlemevi‘nden (uzay teleskobu) elde edilen veriler ile 35 kara delik adayı belirlenmiş. Bu olası adayların 28’i Andromeda’nın dış bölgesinde bizim gördüğümüz tarafta bulunuyor; yedisi ise gökada merkezine sadece 1000 ışık yılı uzaklıkta.

M31 Nasıl Gözlenir?

Dediğim gibi, Andromeda gökyüzünde görebileceğiniz en harika nesnelerden biri. İzlemesi de oldukça kolay. Yeterince karanlık bir ortam bulursanız çıplak gözle bile ayırt edebilirsiniz. 2.54 milyon ışık yılı uzaklıktaki Andromeda çıplak gözle görebileceğiniz en uzak cisimdir.

Tom Buckley tarafından oluşturulan bu birleşik resimde Andromeda Gökadası’nın Ay kadar parlak olsaydı gökyüzünde nasıl görüleceği gösterilmiş.

Andromeda gökyüzünde 3 dereceyi dolduryor. Ay’ın çapı ise 0.5 derece. Yani gökada kabaca 6 dolunaylık alan kaplıyor. Bu yüzden gözlem için en iyi seçenek geniş açılı görüş sağladığı için dürbündür. Eğer teleskop kullancaksanız en geniş açıyı (en az büyütme)  veren göz merceğini seçmekte var. Zira büyütme herhangi bir ayrıntı sağlamadığı gibi hedefin tamamını görememenize neden olur.

Yaz ve kış aylarında da Andromeda’yı izleyebilirsiniz ancak gökyüzünde tepe noktasına yakın konuma daha erken geldiğinden sonbahar gözlem için daha uygun. Andromeda’yı gözlemlemek için eylül sonu ekim ortası en iyi dönem.

Andromeda’yı Kraliçe’den doğru bulma adımları.

Andromeda Gökadası’nı gökyüzünde bulmak için Kraliçe (Cassiopeia) takımyıldızını kullanabilirsiniz. Kraliçe’nin parlak yıldızların oluşturduğu ‘W’ şeklini seçmek oldukça kolay. Daha sonra yapmanız gereken Kraliçe’nin güneydoğusunda Andromeda takımyıldızının bir çizgi üzerinde sıralanmış 3 yıldızını bulmak. Ortadakinin (Miraç) üzerinde sıralanan iki yıldızı bulun. Andromeda en üstteki yıldızın üzerinde kalıyor.

Andromeda’yı bulmak için Pegasus’u kullanmak

Andromeda takımyıldızını Pegasus takımyıldızının Büyük Kare’sini kullanarak da bulabilirsiniz. Kanatlı At’ın (Pegasus/Tulpar) Büyük Kare’sinden kuzeydoğuya baktığınızda Andromeda takımyıldızının en parlak üç yıldızının sıralandığını görürsünüz. Ortadaki Miraç’ı (beta Andromedae) tespit ettikten sonra yukarıda tarif edilen şekilde M31’i bulabilirsiniz.

Andromeda’nın Keşfinin Tarihçesi

El Sufi’nin “Sabit Yıldızların Kitabı” eserindeki Andromeda Takımyıldızı tasfiri. Andromeda Gökadası ‘balığın’ ağzının hemen ucunda görülüyor.

Andromeda ilk defa Farsi astronom Abdul el-Rahman es-Sufi (Rey 903 – 986 Şiraz) tarafından 964 yılında “küçük bulut” olarak Sabit Yıldızların Suretleri Kitabı‘nda kayda geçiriliyor. İshafan’daki Persli astronomlarca 900’lerin başından beri biliniyor olmalı.

1500 yılında bir Hollanda yıldız haritasında görülüyor. 1764 yılında Charles Messier tarafından M31 koduyla kataloğa ekleniyor. Teleskopla ilk gözlemi Alman astronom Simon Marius yapıyor. Bu dönemde M31 yanlış bir şekilde bulutsu olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın başına kadar Samanyolu’nun tüm evreni kapsadığı düşünülüyordu. Ayrı gökadalar fikri henüz spekülasyon boyutundaydı. 18. yüzyılda bazı filozoflar ayrı yıldız sistemleri fikrini öne sürmüşlerdi. Bu fikrin öncüleri Emanuel Swedenborg, Thomas Wright ve “Evren Adaları” tanımlamasıyla en meşhurları  Immanuel Kant’tı. Ancak bu fikirleri destekleyecek gözlemler henüz ortada yoktu. Bu sebeple komşumuz, Samanyolu içindeki bir “sarmal bulutsu” sanılıp Büyük Andromeda Bulutsusu olarak anılıyordu.

1864’de Sir William Huggins bulutsuların tayflarındaki emisyon çizgilerini inceleyerek iki temel bulutsu çeşidi olduğu sonucuna vardı: ışığı yansıtan gazlardan oluşan bulutsular ve yıldız kümelenmeleriyle oluşanlar. Bu sonuncusu elbette bugün gökada dediğimiz şeylerdi.

Isaac Roberts 1887’de Andromeda ‘Bulutsusu’nu ilk defa fotoğrafladı.

1922’de Edwin Hubble Andromeda’da ilk Cepheid değişken yıldızını keşfederek “bultusunun” Samanyolu’nun dışında olduğunu buldu. Ancaki o tarihte henüz iki Cepheid sınıfından haberdar olmadığı için mesafe ölçümü yanlıştı. 1929’daki çalışmasında Andromeda “Bulutsusu”nu galaksiötesi yıldız sistemi olarak  tanımladı.

kaynaklar: