InSight ilk selfisini çekti

NASA’nın Mars’taki yeni robotu InSight robot kolu üzerindeki kamerayla ilk selfisini çekti. 11 farklı görüntünün Curiosity’de yapıldığı gibi birleştirilmesiyle tek bir mozaik görüntü elde edilmekte. Bu fotoğrafta uzayaracının bilimsel enstrümanları ve yelpaze biçiminde açılan güneş panelleri görülüyor. Görevi yürüten takım üyeleri InSight’ın çalışma alanı denilen ve 2×4 metre genişliğinde olan, InSight’ın deney araçlarını yerleştireceği ve sondaj yapacağı Mars yüzeyinin de 52 farklı fotoğrafının birleştirilmesiyle bir mozaik görüntüsü oluşturulmuş.

InSight’ın deney gereçlerini yerleştireceği görev alanı.

Önümüzdeki haftalarda bilim insanları ve mühendisler bu çalışma alanında hangi noktalar üzerine uzayaracının deney ekipmanlarının yerleştirileceğine karar verecekler. Daha sonra InSight’a sismometre ve ısı-akımı sondasını seçilen noktaya dikkatli biçimde yerleştirmesi komutunu gönderecek. Bunların ikisi de yüzey seviyesinde düz biçimde durduklarında iyi çalışıyor. Bu nedenle büyüklüğü 1.3 cm ve üzerinde olan kayalara denk getirmemeye gayret edecekler.

InSight Elysium Planitia denilen görece daha az kayanın bulunduğu bölgeye indirildi. Burası sonradan kumla dolmuş, meteor çarpmasıyla oluşmuş bir krater. Uzayaracının diğer gezgin robotların aksine yer değiştirmesi mümkün değil. Bu nedenle ellerindeki en iyi noktaları değerlendirmekten başka şansları yok.

kaynak: jpl.nasa.gov |

Mars ve Neptün yakın konumda

Önümüzdeki birkaç gece boyunca Neptün’ü gökyüzünde Mars ile beraber görebilirsiniz. İki gezegenin gökyüzündeki görünür mesafesi 2 ark dakikadan daha az olacak. Mars’ın geçtiğimiz yazdaki yakın konumunda gördüğümüz halinden eser kalmasa da görünür boyutu hâlâ Neptün’ün 4 katı. Şu an Mars 8.9″, Neptün 2.2″ görünür çapa sahip.

Mars bize 14 ışık dakikası uzaklıkta, Neptün ise 4 ışık saati uzağımızda. Bundan ötürü gökyüzünde Mars daha hızlı biçimde yer değiştiriyor. İkiliyi gözlem için acele etmeniz gerekiyor yani.

6 Aralık 2018, Mars ve Neptün’ün 1 derecelik alandaki görüntüsü. Kaynak: Sky and Telescope

Neptün’ü 7.6 cm (3 inç) ve daha büyük çaplı bir teleskop ile kolayca görmek mümkün. Daha büyük çaplı teleskoplar iki gezegenin renkleri arasındaki ayrımı daha keskin biçimde gösterecektir. Neptün atmosferindeki metan gezegene mavi rengini veriyor; Mars’ın kızıl rengi ise demir oksitten kaynaklanıyor, yani bildiğiniz pastan.

kaynak: Bob King, Sky and Telescope

Mars 2020’nin iniş noktası belli oldu

NASA yeni Mars gezgin robotu olan Mars 2020’nin resmi iniş noktasını duyurdu: Jezero Krateri. Kızıl Gezegen’in yüzeyi üzerinde çalışılacak nokta için NASA 5 yıl boyunca 60 kadar olası iniş noktası adayı bölgeyi inceledi.

İniş için seçilen zengin coğrafi özelliklere sahip yüzey 3.6 milyar yaşında ve gezegen evrimi ve astrobiyoloji hakkında önemli soruların yanıtlarını taşıma potansiyeline sahip.

Jezero Krateri

Jezero Krateri bu özelliğini antik bir göl-delta sistemi olmasına borçlu. Mars gezgininin en az 5 farklı kaya türünden örnekler alabilmesine olanak tanıyor. Eğer Mars’ın geçmişinde yaşam varsa, bunun ortaya çıkmasının en olası olduğu kil ve karbonat mineralleri de bahsedilen türlere dahil. Bunlar haricinde araştırma sahası aynı zamanda geniş bir su havzasından gelen çok çeşitli mineraller içeren materyallerin toplandığı bir bölge.

İncelemek için çok iyi bir seçenek olsa da iniş noktasının aracın güvenle Mars’a ayak basabilmesine olanak sağlaması gerekiyor. Çok sayıda küçük kraterin olduğu, antik nehirler sebebiyle irili ufaklı kayaların sürüklendiği, çukur ve tepelerin olduğu bölgeye güvenli iniş yapmak çok kolay bir iş değil.

NASA’nın Mars’a iniş konusunda on yıllara yayılan tecrübesi burada devreye giriyor. Mars yüzeyine araçlar nokta atışıyla kondurulamıyor. Bir iniş bölgesi seçip bu bölge içinde bir noktaya inmesi sağlanıyor. Başka hiçbir ülke Mars’a güvenle inebilmiş değilken Mars’a pek çok başarılı iniş gerçekleştiren NASA teknolojik olarak o kadar iyileşti ki artık 2012’de Kızıl Gezegen’e konan Curiosity (Merak) gezgini için gereken iniş bölgesini %50 oranında küçültmüş durumda. Bu da daha güvenli iniş için daha fazla şans demek. Ayrıca NASA’nın geliştirdiği roket destekli iniş sistemi, gezgini zararlı olabilecek noktalardan uzak tutacak biçimde tasarlandı.

Mars 2020 Florida’daki Cape Canaveral Hava Üssü’nden fırlatılacak.

MARS 2020 hakkında detaylı bilgi için: https://www.nasa.gov/mars2020

kaynak: https://www.nasa.gov/press-release/nasa-announces-landing-site-for-mars-2020-rover

Mars InSight fırlatıldı

NASA’nın yeni Mars görevi, Mars InSight (Interior exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) bugün fırlatıldı. InSight’ın 26 Kasım 2018 günü Mars yüzeyine ulaşması planlanıyor.

Daha önce alıştığımız Mars gezginlerinin aksine Mars InSight, ineceği Elysium Düzlüğü denilen bölgede sabit biçimde görevini yerine getirecek. Mars’ın daha önce hiç araştırılmamış olan iç yapısını inceleyecek olan aracın etrafta dolaşmasına gerek yok.

InSight, Lockheed Martin’in temiz odasında test edilirken. 360 kg ağırlığındaki araca 450 Watt’lık güneş panelleri sağlayacak.

İçinde bir sismograf taşıyan InSight, Kızıl Gezegen’de sismik aktivite olup olmadığını ortaya çıkaracak. Böylece gelecekteki Mars kolonicilerinin depremle (diğer bir değişle Mars sarsıntısı) karşılaşıp karşılaşmayacağını öğreneceğiz. Ayrıca gezegenin çekirdek, manto ve kabuğunun kalınlık, yoğunluk ve diğer özelliklerine dair bilgi edineceğiz.

Bu görevin sadece Mars için önemli değil; elde edilen sonuçlar diğer karasal gezegenlerin oluşumuna dair yeni fikirler edinmemizi sağlayacak. Bu incelemeler için 5 metrelik sondaj gerçekleştirecek.

kaynak: insight.jpl.nasa.gov |

Olympus Mons: güneş sisteminin en yüksek dağı

Güneş Sistemi gezegenlerindeki en yüksek dağ Mars’ta bulunan ve bir volkan olan Olympus Dağı’dır. Latince ismiyle Olympus Mons olarak da anılır. İsmini Antik Yunan mitolojisinde tanrıların yaşadığı aynı isimli efsanevi dağdan almaktadır. Dünya üzerinde aynı efsaneden etkilenerek Olimpus olarak adlandırılan birkaç dağ vardır (misal: Uludağ) ancak Mars’taki Oympus Mons yanında, Dünya’daki dağlar küçük tepeciklerden başka bir şey değildir.

Olympus Mons’un yüksekliği

Olympus Mons’un yüksekliği Mars’ın sıfır kot seviyesine ya da Mars küresel kıyas hattına (datum) göre 21,287 metredir.

Bahsettiğim sıfır kot seviyesi, Dünya’da kullandığımız deniz seviyesi teriminin yerine geçer. Mars’ta denizler olmadığı için bunun yerine kullanılacak başka bir referans yüksekliğin belirlenmesi gerekiyordu. Bu seviye bugün Mars ekvatorunun ortalama yüksekliği olarak kabul edilmekte.

 

Viking 1 uydusundan çekilen Olympus görüntüsü. Telif: NASA

Olympus Mons yüksekliğini Mars’ın sıfır kot seviyesine göre ele alırsak, 22.5 km yüksekliği ile Dünya’daki en yüksek doruk olan Everest‘in yaklaşık 2,5 katıdır.

yakından bakınca daha yüksek

Eğer Olympus’un yakınlarında bulunabilseydiniz, dağ sizin için daha yüksek gözükür. Olympus, kuzeybatısında 1000 kilometreden uzakta bulunan Amazonis Planitia adlı düzlük bölgenin seviyesinden 26,000 metre kadar yükselir.

Yüksekliği bu şekilde 26 km kabul edersek, Everest yerine okyanus tabanından yükselen Havaii’deki  Mauna Kea volkanıyla kıyaslamak daha doğru olur. Mauna Kea deniz seviyesinden  4,207 metre yükselir ancak okyanus tabanından yüksekliğini hesaplarsanız boyu 10 bin metreyi aşar. Buna rağmen Olympos Mons’un neredeyse 3’te 1’i boyundadır.

Olympus Mons sadece yüksek değil aynı zamanda geniştir de; genişliği 500-600 km arasında değişir. Toplamda ortalama olarak İtalya kadar bir alan kaplar; o da yaklaşık 300 bin km‘dir.

Mars’taki Olympus Mons volkanının boyutlarının Türkiye ile karşılaştırması. Olympos o kadar yüksek ki resimdeki gibi Dünya üzerinde olsaydınız uçakla etrafından dolaşmak zorunda kalırdınız.
Birleşik görüntü: ASTRO TÜRK Kaynak görseller: wikipedia

Yukarıdaki birleştirilmiş görselde Olympos Mons, Anadolu yarımadası üzerinde görülüyor. Belli bir hata payı var ancak oranlar aşağı yukarı bu şekilde.

Olympos kilometrelerce yükseklikte dik yamaçlara sahiptir. Hızlı bir şekilde yükselir ancak geniş zirvesi hafif eğimlere sahiptir. Volkan ağzındaki krater içinde göktaşlarının oluşturduğu iki tane çarpma krateri mevcuttur.

Neden bu kadar büyük?

Gezegenimizde, tektonik plakaların hareketi sayesinde volkanları oluşturan, yüzeye lav çıkışının mümkün olduğu noktalar zaman içersinde hareket ederler. Yüz binler, hatta milyonlarca yıllık süreçte, volkan sürekli aynı nokta üzerinde aktif kalmaz. Havaii adaları örneğinde olduğu gibi zaman içersinde farklı dönemlerde aktif hale gelerek Olimpos gibi bir mega dağ yerine, ard arda volkanlar oluşturur.

Ayrıca Dünya’da jeolojik etkilerle ortaya çıkan yükseltiler, atmosfer ve özellikle su döngüsünün etkisiyle erozyona uğrar ve zamanla aşınarak küçülmeye başlar. Çok zayıf bir atmosfere sahip olan Mars’ta bu tarz sınırlayıcı etki görülmediği için Olympus bu kadar büyük kalabilmiştir.

kaynaklar: wikipedia’da Geography of MarsMariner 9, Olympus Mons, | dunyalilar.org |

Phobos

İnsanlar Mars’ın varlığını binlerce yıldır bilseler de Phobos’un varlığından 1877 yılında Amerikalı astronom Asaph Hall sayesinde haberdar oldular.

Mars’ın iki uydusundan gezegene daha yakın olan Phobos kardeşi Deimos’a göre daha büyük olmasına karşın 22 km çapıyla Güneş Sistemi’ndeki en küçük uydulardan biridir. Yapısı C tipi asteroitlerde olduğu gibi karbon zengini kayadan oluşur. Benzer özellikteki diğer Mars uydusu Deimos gibi bir zamanlar asteroitken, gezegenin kütle çekimine yakalanarak uyduya dönüştüğü düşünülmekte.

ISRO / ISSDC / Emily Lakdawalla

 

 

Yörünge yüksekliği yaklaşık 6000 km olan uydu, Mars’taki bir gözlemci için günde iki defa doğup batar. Yüksekliğinin az olması, Mars’ın bazı bölgelerinde hiç görülememesine sebep olur.

Gökbilimciler Phobos’un 50 milyon yıl içinde ya Mars’a düşeceğini ya da yörüngede kütleçekim gelgit etkilerine dayanamayarak parçalanacağını düşünüyorlar. Eğer parçalanacak olursa Mars da halkalı bir gezegene dönüşebilir. Hakkımızda hayırlısı.

halkalı mars
Uydusunun hazin sonu Mars’ı daha yakışıklı hale getirebilir.

Yörüngesindeki gariplikler gökbilimcilerin içinin oyuk olabileceğini düşünmeye itmişti. Yapılan incelemeler, Phobos’un %25-35 oranında gözenekli olması gerektiğini göstermişti. Bu sonuç gezegenbilimcilere Phobos’un Mars’ın etrafında tur atan bir “moloz yığını”ndan biraz daha fazlası olduğu konusunda yol gösterdi. Büyük ve küçük parçaların biraraya gelmesiyle oluşan bir moloz yığını, bu parçalar birbirine tam uymayacağı için içinde boşluklar oluşur.

 

Mars ufku

mars_uful_opportunity_k.jpg

Eğer Mars’ta olsaydınız ne görecektiniz? Robotik Opportunity gezgini gibi kızıl gezegende dolanıyor olsaydınız, engin kızıl kum ovalarını, hafif portakal rengi gökyüzünü ve incecik aydınlık bulutları hakkıyla görebilirdiniz. Gezgin Opportunity bu ayın başında Victoria kraterine ulştığında, büyük kraterden tamamen farklı bir yöne bakarak bu uzak manzarayı çekti. Diğer Mars manzaralarından farklı olarak, bu görüntüde az sayıda kaya görülebiliyor. Uzak kızıl ufuk çok düz ve özelliği olmayan manzara Dünya’mızdaki okyanus manzaralarını anımsatıyor.

Mars’taki bulutlar ya karbondioksit buzundan ya da su buzundan oluşuyor, ve Dünya’daki bulutlar gibi hızlı hareket edebiliyor . Mars havasındaki Kırmızı toz ise, son rengin ‘yüzen’ toz parçacıklarının yoğunluk ve parçacık büyüklüğüne bağlı olması sayesinde, Mars üzerindeki gökyüzünün, Dünya’da mavi olan rengini kırmızıya çeviriyor.

Kaynak : apod.nasa.gov