Herşeyi NASA’dan beklememek lazım

NASA/JPL-Caltech/SwRI/MSSS/Gerald Eichstädt/Seán Doran

Fotoğrafta Güneş Sistemi’nin devi Jüpiter’in kuzey ılıman iklim kuşağı üzerinde girdap gibi dönen bulutlar görülüyor. Bu muhteşem sahnede öne çıkan parlak beyaz renkli bulutlar anti siklonik fırtınalar veya “beyaz oval” diye de bilinir.

Renkleri geliştirilmiş görüntü 29 Ekim’de Juno uzayaracı tarafından, gezegene gerçekleştirdiği 16. yakın geçiş sırasında yakalanmış. Bu sırada Juno Jüpiter’in bulutlu atmosferinin yaklaşık 7,000 km üzerinden geçmiş.

Juno’nun JunoCam görüntüleyicisinden gelen verileri işleyip bu görüntüyü oluşturan ise Gerald Eichstädt ve Seán Doran isimli iki amatör. Bilim insanı olmadığı halde kendi çabasıyla bilime katkı sağlayanlara Batı’da “vatandaş bilimci” deniliyor. Siz de herşeyi NASA’dan beklememek lazım deyip NASA’nın elde ettiği görüntüleri işlemek isterseniz JunoCam’in çektiği ham görüntülerine http://missionjuno.swri.edu/junocam adresinden erişebilirsiniz.

kaynak: https://www.missionjuno.swri.edu/news/jovian_close_encounter

Jüpiter’in Galileo Uyduları

İlk defa 1610 yılında Galileo tarafından keşfedildikleri için Jüpiter’in en büyük 4 uydusu, Io, Europa, Ganymede ve Callisto, kaşifleri anısına Galileo Uyduları/Ayları (Galilean Moons) olarak anılmaktadırlar. Bir dürbünle dahi (üç ayağa bağlamanız şartıyla; yoksa görüntünün titremesinden bir şey farkedemezsiniz) bu uyduları kolayca seçebilirsiniz. Zaten Galileo’nun teleskobu sizin elde edebileceğiniz en küçük gözlem aracından daha güçsüzdü.

Galileo’nun teleskobunun gözlem kabiliyeti düşük olmasına karşın keşiflerinin etkisi muazzam oldu. O dönemde herşeyin Dünya etrafında dönüğünü iddia eden Dünya merkezli evren modeli hakimdi. Başka bir gezegenin etrafında dönen aylar ise bu fikri sarsıyordu. Galileo ile başlayan gözlem ve keşifler sayesinde Dünya merkezli sistemin yanlışlığı ortaya çıktığı gibi bilimsel devrimin de önü açıldı. Jüpiter ve aylarını gözlerken bu tarihi hatırayı da aklınızda bulundurursunuz.

Galileo ayları

Io, Europa, Ganymede ve Callisto… İsimleri mitolojide Jüpiter’in (Yunanca: Zeus) aşk yaşadığı kadın karakterlerden geliyor. İsim babaları da Galileo’dan başkası değil.

Tüm Galileo Uydularının, tıpkı bizim ayımız gibi kütle çekim kilidi sebebiyle hep aynı yüzleri Jüpiter’e dönüktür. Yörüngeleri de senkron yörünge olarak tanımlanıyor.

Jüpiter’in bilinen aylarının sayısı 69. Kütle karşılaştırması yaptığımızda ise geri kalan 65 uydunun neredeyse hiçbir ağırlığı yok. Jüpiter’in tüm uydularının toplam kütlesinin neredeyse tamamı Galileo Ayları’ndan geliyor. Diğer uyduların toplam kütlesi, Jüpiter uydularının toplam kütlesinin yalnızca %0.003 (yüz binde üç)

Bu aylar oldukça büyükler. Hepsi Plüton’dan büyük; kimisi Ay ve Merkür’ü geride bırakıyor boyut olarak. Boyutlarının sıralamasını  fikir vermesi adına diğer yakın boyuttaki gökcisimleri ile birlikte şu şekilde yapabiliriz:
Mars, Ganymede, Titan, Merkür, Callisto, Io, Ay, Europa

Io

Io, Galileo aylarının Jüpiter’e en yakın olanı. Bizim ayımızdan %20 kadar daha büyük. Yüzeyinde yüzlerce volkan var. Zirvelerin ortalama yüksekliği 6 kilometreye ulaşıyor. Io’nun volkanik olarak bu kadar aktif olmasının sebebi Jüpiter’e çok yakın oluşu.

Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke üzerinden geçiyor.

Jüpiter’in muazzam gelgit etkisi Io’ya enerji sağlıyor. Daha detalı bilgiye Io yazısından erişebilirsiniz.

Europa

Europa, dışarıdan baktığınızda -220 derecelik yüzey sıcaklığı ile donmuş bir dünyadır. Yüzeyinin altında ise 100 km derinlikte tüm küreyi saran bir okyanus olduğu düşünülüyor. Su ile kaplı olması Europa’ya yaşam barındırma potansiyeli veriyor. Eğer hali hazırda bir canlılık yoksa bile günün  birinde bir insan kolonisi için uygun bir yerleşim yeri olabilir.

Europa. Telif: NASA/JPL-Caltech/SETI Enstitüsü

Jüpiter’den 670,900 km ortalama uzaklıktaki Europa’nın dolanım süresi 3 gün 13 saat 13 dakika (3,551 gün)

Ganymede

Tüm Güneş Sistemi’ndeki en büyük ve en kütleli uydu Ganymede’dir. Öyle ki Merkür gezegeninden bile %8 daha büyüktür. Diğer bir önemli özelliği ise manyetik alana sahip tek uydu oluşudur. Jüpiter’in etrafını ortalama 1,070,400 km uzaklıktan, kabaca bir haftada dolanır.

Ganymede. Telif: NOAA

Ganymede, yarı yarıya silika kayalar ve su buzundan oluşuyor. Oksijenden oluşan ince bir atmosfere sahip.

2022 yılında fırlatılması planlanan Avrupa Uzay Ajansı’nın JUICE uzayaracı Jüpiter’in diğer sulak uydularına yakın geçiş gerçekleştirdikten sonra Ganymede’in yörüngesine girecek.

Callisto

4821 kilometrelik çapıyla, Güneş Sistemi’nde Ganymede ve Satürn’ün Titan’ı ardından üçüncü büyük uydudur. Jüpiter’den uzaklığı 1,883,000 km ve dolanımını 16 günden biraz daha uzun sürede tamamlıyor.

Callisto da yaklaşık olarak yarı yarıya kaya ve su buzundan oluşur. Kraterlerle dolu yüzeyinde su buzu, karbondioksit, silikatlar ve organik bileşikler mevcut. Yüzeyinin altında ise sudan oluşan bir okyanus bulunması muhtemel.

Callisto. Telif: NASA/JPL/DLR

kaynaken.wikipedia/Moons_of_Jupiter |

Cassini’nin Jüpiter Portresi

Jüpiter’i gerçek renkleriyle gösteren bu görüntü NASA’nın Cassini uzayaracı tarafından 29 Aralık 2000 tarihinde kaydedildi. Cassini takımı, ortalama 10 milyon kilometre uzaktan çekilen 27 fotoğrafı birleştirerek Jüpiter’in portresini elde ettiler.

Gezegen üzerindeki 60 km büyüklüğüne kadar ayrıntıları gösteren bu fotoğrafta görülebilen herşey elbette bulutlar. Dünya’daki tüm bulutlar su buharından oluşurken, Jüpiter’in bulutları amonyak, hidrojen sülfür ve sudan meydana gelir. Atmosferin farklı katmanlarında farklı cins bulutlar toplanır.

Dünya’dan sadece Ay, Venüs ve Merkür’ün evreleri görülebilir. Diğer gezegelerin ise evreleri görülmez. Diğer gezegenleri bu şekilde görüntüleyebilmek sadece gönderdiğimiz uzayaraçları sayesinde mümkün olabiliyor. Cassini uzayaracı 2017’de Satürn’ün atmosferine girerek görevini noktalamıştı.

Görüntü: NASA/JPL/Uzay Bilimi Enstitüsü

Kaynak: NASA

Jüpiter’in bulutları

fırtına kuş bakışı görünüm.

Tanrıyı bilmenin en iyi yolu pek çok şeyi sevmektir

der ünlü ressam Vincent van Gogh. Girdap gibi birbirleri içine giren bu renkler ilk bakışta andırsa da ressamın tablosundan bir kesit değil. Ancak dediği gibi sevilmeyi hakeden güzelliğiyle Jüpiter’in devasa fırtınalarından birine ait.

Fırtına saat yönünün tersine dönmekte. Bulutlar ise birden fazla yükseklik katmanına dağılmışlar. Açık renkliler daha yüksekteyken daha koyu renkliler daha derindeki katmanlarda dolaşmakta. Fırtınanın parlak kolları içinde daha küçük bulutların bir kısmı resmin sağ tarafında gölgeler oluşmasına neden oluyor. Güneş ışınları soldan gelmekte.

Gaz devi Jüpiter ile Dünya’nın karşılaştırması

NASA’nın Juno uzayarcı tarafından, hedef gezegene 9. yakın geçisi sırasında çekilen fotoğraf Jüpiter’in kuzey yarıküresinden bir kesiti göstermekte. 24 Ekim tarihinde gezegenden 10.108 km uzaklıktan elde edilen görüntüde her piksel 10.6 km genişliğinde bir yüzeye denk geliyor.

Juno uzayaracı üzerindeki JunoCam isimli kamera ile elde edilen ham görüntü verileri JunoCam ağ sayfasına yüklenmekte. Dileyenler bu görüntüleri işliyorlar. Bu görüntüyü işleyip renklendirenler ise Gerald Eichstädt ve Seán Doran isimli gönünlüler olmuş.

Canlı renkli bulutlar ve gölgelerin genişlik ve uzunlukları 7-12 kilometre arasında değişmekte. Kuzey yarıküredeki bu bulutlar Juno’nun görütülediği diğer küçük bulutlara benzemekteler. NASA araştırmacıları hem küçük hem de büyük bulutların amanyok kristallerinin yukarı akımından oluştuğunu düşünüyorlar. Muhtemelen su buzu kristalleri ile karışık haldeler.

kaynak: NASA | space.com

Yıldızlı Gece – Vincent van Gogh

 

Io ve Büyük Kırmızı Leke

Jüpiter’i gözlemleyen Juno uzayaracı tarafından elde edilmiş olan bu görüntüde, gaz devinin meşhur fırtınası Büyük Kırmızı Leke (Big Red Spot) ve gelgit etkisinin yüksek volkanik etkiye sebep olduğu Io isimli uydu görülüyor.

Teleskop ile baktığınızda kimi zaman Jüpiter’in üzerinde, uydularının sebep olduğu güneş tutulmalarının gölgelerini gözlemlersiniz. Juno’nun kayda geçirdiği bu tutulmada Io’nun gölgesi Büyük Kırmızı Leke’nin üzerine düşmüş.

Jüpiter’in kutbuna yaklaşmak

Jüpiter’in güney kutbunun 11 Aralık 2016’da Juno tarafından yakalanan görüntüsü, bilimsever bir vatandaş tarafından işlenerek bu görsel ortaya çıkarılmış. Güneş Sistemi’mizin baskın gezegeninin 52,000 km uzağından yakalanan görselde, gaz devinin güney kutbundaki oval biçimli fırtınaları göze çarpıyor.

Jüpiter ve uydularından oluşan Jüpiter Sistemi’ni gözlemleyen Juno uzayaracı üzerindeki JunoCam adlı kamera tarafından elde edilen verileri kullanan yurttaş bilimci Gabriel Fiset, görüntüyü işleyip iyileştirerek, gezegenin atmosferinde trbülansların düzenlediği kuşak ve bölgeler ile düzensiz ipliksi yapılar ve hava akımlarından oluşan kümeler arasındaki geçişlerin detaylarını ortaya koyan bu olağan üstü görseli hazırlamış.

kaynakmissionjuno |