Girdap Gökadası – M51 (Whirlpool Galaxy)

Ünlü kuyrukluyıldız avcısı Charles Messier tarafından 13 Ekim 1773 yılında keşfedilen Girdap gökadası (Whirlpool), Messier’in kataloğundaki sırasıyla Messier 51/M51 olarak da anılır. M51 gökyüzündeki en meşhur sarmal (spiral) gökadalardan birisidir.

Girdap Gökadası nasıl gözlemlenir

Av Köpekleri (Canes Venatici) takımyıldızı yöresinde, Samanyolu galaksisinde ikamet eden bizlerden 15-35 milyon ışık yılı uzakta bulunan Girdap gökadası 8.4 kadir parlaklığıyla küçük teleskoplarla görülebilmekte. En iyi gözlem dönemi ise Mayıs ayı.

Girdap gökadasını bulmak için önce Büyük Kepçe’nin sapını en sondaki parlak yıldızı (Alkaid) bulun. Daha sonra teleskobunuzu güneye ve batıya kaydırmanız lazım. Büyük Kepçe, Büyük Ayı takımyıldızının en parlak yıldızlarının oluşturduğu şekle deniliyor. Diğer yıldızlar soluk olduğundan ayı yerine gözünüze çarpan bir kepçe olur.

Av Köpekleri takımyıldızı.

Hubble’ın yakaladığı aşağıdaki görselde kızılötesi ışınım kırmızı ile gösterilmiş. Buralar hidrojenle dolu devasa yıldız oluşum bölgeleri. Mavi renkler sıcak, genç yıldızlardan, sarı ise daha yaşlı yıldızlardan geliyor.

NASA, ESA, S. Beckwith (STScI) ve Hubble Heritage Team (STScI/AURA)

Birleşen gökadalar

Fotoğraflarından rahatça anlayabileceğiniz üzere kadrajda ikinci bir gökada daha var: NGC 5195. Yapılan gözlemler M51’in (Yeni Genel Katalog’da adı ile NGC 5194) NGC 5195 ile birleşmekte olduğu saptanmıştır.

Süpernova patlaması

Girdap gökadası içinde 2011 yılında bir yıldız patlaması gözlemlendi. Aşağıda Fransız gözlemci Stéphane Lamotte Bailey’in 8 inç (2o cm) çaplı teleskobuyla yaptığı iki farklı çekimle oluşturulmuş animasyon gözüküyor. Patlamanın gücü 31 milyon ışık yılı uzaklıktaki milyarlarca yıldızdan oluşan galaksi üzerindeki değişimden farkedilebilir. Daha detaylı bilgiyi gokgunce.net‘den alabilirsiniz.

Telif: Stéphane Lamotte Bailey

kaynak: nasa.gov | bulutsu.org | gokgunce.net | ethemderman.com |

orman yangını

Son günlerde Türkiye’deki orman yangınları ve müdahaledeki yetersizlikler gündemde. Ne yazık ki dünya çapında gündem olacak kadar büyük orman yangınları hâlâ devam ediyor.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Organizasyonu’nun yayınladığı bu görselde biyokütle yanmasıyla açığa çıkan aerosollerin dağılımı görülüyor. Veriler AB’nin iklim ve çevreye yönelik araştırmalar yapan Copernicus isimli gözlem programından sağlanmış.

Doğa kaynaklı orman yangınları olsa da yangınların çoğu insan kaynaklı olarak başlıyor. Üstelik küresel ısınmaya karşı ormanlara ihtiyacımız var ama küresel ısınma sebebiyle artan ortalama sıcaklıklar ormanların yanma potansiyelini daha da yükseltmekte.

Normalde ormanlar saldıklarından daha fazla karbonu atmosferden çekiyorlar. Ancak yangınlar büyüdükçe ve sıklıkları arttıkça işler tersine dönüyor ve bu kez daha fazla karbondioksit salınımına sebep oluyorlar.

Önemli yangın bölgelerinden ilki Amazonlar:

Brezilya’daki Amazon ormanlarında yangın kaynaklı dumanlar uzaydan görülebiliyor. Fotoğraf NASA’nın Suomi NPP uydusunca çekilmiş.

Her yıl üretilen oksijenin %20’sini tek başına sağlayan, bu nedenle de dünyanın akciğeri olarak anılan Amazon yağmur ormanlarında yangınlar bu yıl rekor seviyeye çıktı. Brezilya’daki Ulusal Uzay Enstitüsü (INPE) orman yangınlarında 2019’da geçen yıla göre %85 gibi korkunç bir artış gözlendiğini kaydetti.

Yıllara göre Brezilya’daki orman yangınlarının sayısı.

Bu ormanlardaki yangınların neredeyse tamamı insan kaynaklı. İktidara gelmeden önce tarım ve maden faaliyetleri için daha fazla ormansızlaşma vaadeden Brezilya’nın sağcı devlet başkanı Jair Bolsonaro da yangınlar için çevrecileri suçladı! Bolsonaro ayrıca ülkesinin yangınları söndürmekte yetersiz kaldığını bildirdi.

Diğer bir kritik yangın ise kutup çevresinde sürüyor. Yanlış okumadınız, Sibirya’daki bitki örtüsü de bu yıl cayır cayır yanıyor!

Sibirya’daki yangın.

Uzaydan gelen uydu görüntülerinde 5 milyon km² genişliğinde bir alanda yangın dumanı tütüyor. Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yüzölçümü 4.5 milyon km² olduğunu düşünürseniz durumun ciddiyeti göz önüne serilir.

NOAA

Rusya’daki ormanlar her yıl net 500 milyon ton karbondioksidi depoluyor. Bu miktar 534 kömür santralinin bir yılda saldığı miktara eşit. Greenpeace Rusya’nın orman yangınları önleme sorumlusu Grigory Kuksin bu yıl şimdiden 7 milyon hektarın yandığını bildiriyor. Bu miktar ortalamanın üzerinde.

Sibirya’daki yangınlardan sonra bölgenin tekrar ormanlaşabilmesi için yüzyılar gerekiyor. Sibirya’da yanan sadece ormanlar değil ayrıca tundralarda da yangın çıkıyor. Sıcakların artması ve nemin düşmesiyle her gün 10 kadar yangının çıktığı bildiriliyor.

kaynak: nasa | twitter.com/WMO | indiatoday.in | | bbc.com | copernicus.eu | sciencealert.com | siberiantimes.com |

Phobos

İnsanlar Mars’ın varlığını binlerce yıldır bilseler de Phobos’un varlığından 18 Ağustos 1877 tarihinde Amerikalı astronom Asaph Hall sayesinde haberdar oldular.

Mars’ın iki uydusundan gezegene daha yakın olan Phobos kardeşi Deimos’a göre daha büyük olmasına karşın yine de 22 km çapıyla Güneş Sistemi’ndeki en küçük uydulardan biridir. O kadar küçüktür ki küresel bir şekil almasına yetecek kütleye sahip değildir. Bu nedenle patatese benzer. Yapısı C tipi asteroitlerde olduğu gibi karbon zengini kayadan oluşur. Benzer özellikteki diğer Mars uydusu Deimos gibi bir zamanlar asteroitken, gezegenin kütle çekimine yakalanarak uyduya dönüştüğü düşünülmekte.

Yörünge yüksekliği yaklaşık 6000 km olan uydu, Mars’taki bir gözlemci için günde iki defa doğup batar. Yüksekliğinin az olması, Mars’ın bazı bölgelerinde hiç görülememesine sebep olur.

Gökbilimciler Phobos’un 50 milyon yıl içinde ya Mars’a düşeceğini ya da yörüngede kütleçekim gelgit etkilerine dayanamayarak parçalanacağını düşünüyorlar. Eğer parçalanacak olursa Mars da halkalı bir gezegene dönüşebilir. Hakkımızda hayırlısı.

halkalı mars
Uydusunun hazin sonu Mars’ı daha yakışıklı hale getirebilir.

Yörüngesindeki gariplikler gökbilimcilerin içinin oyuk olabileceğini düşünmeye itmişti. Yapılan incelemeler, Phobos’un %25-35 oranında gözenekli olması gerektiğini göstermişti. Bu sonuç gezegenbilimcilere Phobos’un Mars’ın etrafında tur atan bir “moloz yığını”ndan biraz daha fazlası olduğu konusunda yol gösterdi. Büyük ve küçük parçaların biraraya gelmesiyle oluşan bir moloz yığını, bu parçalar birbirine tam uymayacağı için içinde boşluklar oluşur.

Phobos’un MRO tarafından yakalanan görüntüsü.

Phobos’un üzerinde üç büyük krater var. Bunlardan en büyüğü olan Stickney ismini Phobos’u keşfeden Asaph Hall’un eşinden alıyor. 10 km çapındaki Stickney, Phobos’un ortalama 22 km olan çapıyla karşılaştırıldığında dikkat çekici biçimde büyüktür.

kaynak: mars.jpl.nasa.gov |

Parçalı Ay Tutulması – 16/17 Temmuz 2019

16-17 Temmuz gecesi parçalı (kısmi) ay tutulması gerçekleşecek. Ay’ın Dünya’nın gölgesi içinden geçmesiyle oluşan bu ay tutulmasının tüm evrelerini, Türkiyemizin tamamından izlemek mümkün.

Tutulma Türkiye saati ile 21:43‘de başlıyor. Ay ilk olarak Dünya’nın yarı gölgesine giriş yapacak. Yarı gölge konisinden geçen Ay’ın parlaklığının azaldığına şahit olacağız.

23:01‘de uydumuz gezegenin tam gölge konisine içine girecek ve parçalı tutulma başlayacak. Bu sırada Ay’ın gittikçe büyüyen bir bölümü kırmızı renk alacak.

Tutulmanın maksimuma eriştiği 00:30‘da kızıllık tüm Ay yüzeyini kaplamadan azalmaya başlayacak. Tutulmanın tepe noktasında Ay yarıküresinin yaklaşık %65’lik kısmı tam gölge konisi içine girmiş olacak.

01:59‘da parçalı tutulma sona eriyor.
03:17‘de ise yarı gölge tutulması bitecek.

kaynak: timeanddate.com/eclipse |

Victoria Krateri’ndeki gezgin

Mars’ta, bilim insanlarının doğal kaynaklı olmadığına inandığı, alışılmamış bir leke keşfedildi. Lekenin mobil olduğu görünüyor ve bu leke şimdiki hipoteze göre akıllı bir uzaylı türünün tasarımı bir robot.

Gerçekte, leke NASA’nın şu an Mars’ta dolaşmakta olan robotik gezgini: Opportunity.

Marslı gezginin yörüngeden görünebilirliği geçenlerde NASA’nın Mars Keşif Yörüngecisi’nde ( Mars Reconnaissance Orbiter – MRO ) Mars Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme Bilimi Deneyi ( High Resolution Imaging Science Experiment ) ile kanıtlandı.

Yeni uzay aracı 2006 Mart’ında Mars etrafında yörüngeye girmeyi başarmıştı. Geçen hafta, MROVictoria Krateri bölgesini ve bölgeye henüz ulaşmış olan gezgin Opportunity’yi görüntüledi.

Mars üzerinde gezinen Opportunity ve bıraktığı izler.

Üste görülen mükemmel derecede yüksek çözünürlükteki görüntüde, bir metre boyutundaki nesneler seçilebiliyor, ve bunlara yürüyen gezgin de dahil. Böylesi görüntüler bilim insanlarına, Opportunity’nin büyük kratere girmesi için güvenli yolları daha iyi belirlemelerinde yardımcı olabilir. Sol üst köşeye iliştirilmiş görüntüde Victoria Kraterinin tamamı görünüyor.

Resimde: Rover tracks: gezgin izleri; Duck Bay: Ördek Koyu; Camera mast shadow: Kamera direğinin gölgesi; Cape Verde: Verde Burnu

Kaynak : apod.nasa.gov

ilk yayınlanma tarihi: 10 Ekim 2006, 20:39