Bode’un Galaksisi – Messier 81 (M81 / NGC 3031)

  • Sağ açıklık: 09 : 55.6
  • Dik açıklık: +69 : 04

Bode’un Galaksisi adıyla da bilinen Messier 81 ( M81 ) ve NGC 3031 katalog numaralarıyla da anılır. Büyük Ayı ( Ursa Major ) takımyıldızı sınırlarında 11.8 milyon ışık yılı uzakta yer alan büyük bir çubuklu sarmal (spiral) gökadadır. 6.94 kadir görünür parlaklıklıktadır.

M81’in aktif gökada çekirdeği yaklaşık, 70 milyon güneş kütlesinde, süper kütleli bir karadelik içerir ki bu Samanyolu’nun merkezinde yer alan kara delikten 15 kat daha büyüktür.

Messier 81 / Bode’un Galaksisi 📷: Tolga Gümüşayak 14 inçlik bir teleskopla toplamda 11.6 saatlik pozlama sonucu elde edilen 139 fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

M81 gökyüzünde 21×10 ark dakika alan kaplar ve kabaca dolunay boyutlarında gözükür. Bize göre olan açısı, sadece birkaç milyon yıl önce ortaya çıkmış olan, sıcak genç yıldızlara sahip, maviye kaçan sarmal kollarını rahatça incelememize fırsat verir. Sarmal kollar aynı zamanda 600 milyon yıl önce oluşmuş yıldız nüfusunu da barındırıyor.

Galaksinin merkezi ise belirgin biçimde, daha yaşlı yıldızlardan oluşuyor. Samanyolumuzun merkezinden çok daha geniş olan bu bölge, yaşlı yıldızların yoğun olması sebebiyle kırmızı renkte gözükür.

Gözlem

Gökyüzünde baktığınızda bir başka gökada olan M82 ile beraber görebilirsiniz.

kaynak: constellation-guide.com/bodes-galaxy-messier-81/ | universetoday.com/47054/messier-81/ |

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir.

Messier 33 ve NGC 598 katalog numaraları ile de adlandırılan Triangulum galaksisi yaklaşık 3 milyon ışıkyılı uzaklıkta Üçgen takımyıldızı sınırlarında yer alıyor. Astronomi ölçeğinde epey yakın. Nasıl bulabileceğinizi ise AstroTürk’te anlatmıştım.

Triangulum galaksisinin 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğrafı Hubble tarafından yakalanan en geniş ikinci görüntü. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı.

Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Messier 33 (M33) olarak da tanınan Triangulum galaksisinin devasa kompozit fotoğrafı Hubble’ın sahip olduğu Araştırmalar için Gelişmiş Kamerasınca yakalanan 54 farklı parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Fotoğrafı çok daha detaylı inceleyebilmek için buradaki zum aracını kullanmanızı öneririm.

Dediğim gibi üç galaksiden oluşan (cüceler hariç) Yerel Grup gökadalarından biri olmasına karşın diğer komşularına göre oldukça küçük kalıyor Üçgen gökadası. Andromeda 200,000 ışıkyılı, Samanyolu da tahmini 100,000 ışıkyılı çapındayken Üçgen gökadası sadece 60,000 ışıkyılı genişlikte.

Diğer iki büyük komşusunun aksine merkezinde parlak … yok. Aynı zamanda sarmal kollarını birleştiren merkezdeki çubuk yapısına da sahip değil. Buna karşın büyük miktarda gaz ve toz içeriyor, bu da hızlı biçimde yeni yıldızların doğumasını sağlıyor.

kaynak: universetoday |

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Biz dünyada diğer gökcisimlerinin doğuşuna tanıklık ederiz ancak Dünyamızın da bir yerlerde doğuyor olabileceği aklımıza gelmez.

1968 Noel arefesinde, ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılan ayrıca Ay’a ulaşan uzayaracı olan Apollo 8 mürettebatı Ay yörüngesine erişip, Ay’ın görmediğimiz arka yüzünü gören ilk insanlar olduktan sonra Ay ufkunda yükselen Dünya görüntüsüne şahit oldular.

Fotoğraf: Apollo 8 mürettebatından Bill Anders; İşleme ve lisans: Jim Weigang

Yukarıdaki fotoğraf orjinali siyah beyaz olan kaenin renklendirilmiş hali. Astronotlar daha sonra renkli filmle de Dünya’nın fotoğrafını yakaladılar.

Bu heyecanlı anlarda astronotlar arasında şu konuşmalar (tamamen çeviri Türkçesi, idare edin) geçer:

Anders: Aman tanrım! Şurdaki görüntüye bakın! Dünya yükseliyor. Vay, çok güzel.
Frank Borman: Hey, bunu çekme, bu planda yok. (şaka yapıyor)
William Anders: (güler) Renkli filmin var mı, Jim?
Bana hemen renkli film verir misin?
James Lovell: Adamım, bu harika!

Apollo 8’de çekilenler esasen ikinci Dünya’nın doğuşu fotoğrafları. İlki Lunar Orbiter 1 uzayaracı tarafından çekilmişti.

Lunar Orbiter 1 uydusunca yakalanan Dünya’nın doğuşu görüntüsü.

Peki gelecekteki Ay kolonilerinde de Dünya’nın doğuşu izlenebilecek mi?

Ne yazık ki cevap büyük oranda hayır. Kütleçekim kilidi etkisiyle uydumuzun kendi etrafında dönüş hızıyla, Dünya etrafındaki dönüş hızı eşitlenmiş durumda: Dünya’ya hep aynı yüzünden bakıyor. Yani buradaysanız Dünya’yı hemen hemen sabit biçimde görüyorsunuz. Arka yüzünde ise hiç göremiyorsunuz.

Yalnız yörünge hareketinden ötürü oluşan salınım (librasyon) sonucunda görebildiğimiz yüzünün sınırlarında yer alan 2 dereceye varan bir bölgede Dünya doğup batar. Ancak Ay’ın hareketi yavaş olduğundan bu doğuş-batışlar yaklaşık bir aylık süreye yayılır.

kaynak: earthobservatory.nasa.gov | uzaydanhaberler.com |

Spagetti Bulutsusu

Spagetti Bulutsusu, 40 bin yıl kadar önce muazzam biçimde patladığı düşünülen bir süpernovanın kalıntısı. Durgun güzelliğine aldanmayın, saniyede 950 km hızla genişlemeye devam ediyor. Patlamadan geriye yalnızca uzaya saçılan kozmik gaz ve toz bulutu kalmış değil. Eski süpernovanın çekirdeği olup yüksek hızda dönen (saniyede 7 kez!) bir nötron yıldızı ya da başka bir değişle bir pulsar (PSR J0538+2817) kaldı.

Boğa’nın Arabacı takımyıldızı sınırında kalan Spagetti bulutsusu bizden 3000 ışık yılı uzakta. 150 ışıkyılı boyunca uzanan kozmik bulut gece gökyüzünde 3 derecelik alan kaplıyor. Bu da yaklaşık 6 dolunay kadar genişlik demek. Geniş olmasıyla beraber aşırı derecede sönük.

Kozmik spagettinin gökyüzündeki konumu. Büyük bir alan kaplasa da çok sönük olduğundan astrofotoğrafçılık için bile zorlu bir hedef. Gökyüzü haritasında incelemek için tıklayın.

Astronomlar patlayan yıldızın bir zamanlar Arabacı (Auriga) takımyıldızındaki M36 açık yıldız kümesine dahil olduğu düşünüyor.

Spagetti Bulutsusu, Simeis 147 ve Sh2-240 olarak kataloglanmıştır.

kaynak: apod.nasa.gov | annesastronomynews.com | astronomersdoitinthedark.com |

Güneş Sistemi’ndeki en uzak gökcismi (Farout) keşfedildi

Güneş’in 120 AB ötesinde dolanan bir cüce gezegen keşfedildi. Gayrıresmi olarak Farout olarak adlandırılıyor, resmi adı ise 2018 VG18. Şimdiye kadar keşfedilen en uzak cüce gezegen olan bu gökcismi yörüngesinden ötürü Güneş’in etrafındaki bir turunu 1000 yıldan daha uzun bir sürede tamamlayabildiği tahmin ediliyor. Yörüngesinin tam olarak hesaplanabilmesi için birkaç yıl daha gözlem yapılması lazım.

Farout’un bulunduğu uzaklık ile bilinen diğer gezegen/cüce gezegenlerin yörüngeleri. Farout’u temsil eden cisim elbette orantısız boyutta.

Magellan teleskobuyla yapılan gözlemlerle renk ve parlaklık gibi bazı temel özellikleri ortaya çıkarıldı. Buna göre Farout’un rengi pembeye çalıyor. Bu renk buz zengini cisimlerle ilişkilendirilmekte.

Astronomlar Güneş Sistemi’nin uzak sınırlarını araştırdıkça, soğuk, engin bir boşluk olarak görülen bu bölgenin bir dizi gökcismine ev sahipliği yaptığı ortaya çıkıyor. Yakın gelecekte devreye girmeye başlayacak olan gelişmiş teleskoplar ve yeni teknikler sayesinde bu tarz cisimlerden daha fazla keşfedileceği varsayılıyor.

kaynak: universetoday.com | newscientist.com

InSight ilk selfisini çekti

NASA’nın Mars’taki yeni robotu InSight robot kolu üzerindeki kamerayla ilk selfisini çekti. 11 farklı görüntünün Curiosity’de yapıldığı gibi birleştirilmesiyle tek bir mozaik görüntü elde edilmekte. Bu fotoğrafta uzayaracının bilimsel enstrümanları ve yelpaze biçiminde açılan güneş panelleri görülüyor. Görevi yürüten takım üyeleri InSight’ın çalışma alanı denilen ve 2×4 metre genişliğinde olan, InSight’ın deney araçlarını yerleştireceği ve sondaj yapacağı Mars yüzeyinin de 52 farklı fotoğrafının birleştirilmesiyle bir mozaik görüntüsü oluşturulmuş.

InSight’ın deney gereçlerini yerleştireceği görev alanı.

Önümüzdeki haftalarda bilim insanları ve mühendisler bu çalışma alanında hangi noktalar üzerine uzayaracının deney ekipmanlarının yerleştirileceğine karar verecekler. Daha sonra InSight’a sismometre ve ısı-akımı sondasını seçilen noktaya dikkatli biçimde yerleştirmesi komutunu gönderecek. Bunların ikisi de yüzey seviyesinde düz biçimde durduklarında iyi çalışıyor. Bu nedenle büyüklüğü 1.3 cm ve üzerinde olan kayalara denk getirmemeye gayret edecekler.

InSight Elysium Planitia denilen görece daha az kayanın bulunduğu bölgeye indirildi. Burası sonradan kumla dolmuş, meteor çarpmasıyla oluşmuş bir krater. Uzayaracının diğer gezgin robotların aksine yer değiştirmesi mümkün değil. Bu nedenle ellerindeki en iyi noktaları değerlendirmekten başka şansları yok.

kaynak: jpl.nasa.gov |

Voyager 2 yıldızlararası uzaya ulaştı

Voyager 2 uzayaracı 5 Kasım günü heliosferin sınırı olan heliopause bölgesinden çıkarak yıldızlararası uzaya çıkan ikinci uzayaracı oldu. İlki elbette ikizi Voyager 1 olmuştu. İkili 1977 Ağustosunda 16 gün arayla fırlatılmışlardı.

Fırlatma sıradan bir tarihte yapılmadı. O günlerde gaz devleri uzayaracıyla kolayca ziyaret edilecek şekilde konumlanmıştı. Bunu değerlendiren NASA Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü ilk defa ziyaret edecek Voyager’ları geliştirdi.

Voyager 2’nin yakın geçişi sırasında yakaladığı Satürn görüntüsü.

Voyager 2 şu an Güneş’ten 18 milyar kilometre uzakta. Radyo sinyalleri buradan Dünya’ya 16.5 saatte ulaşıyor. Çok uzak; ama Güneş Sistemi’nin dışında değil.

güneş sisteminin sınırı

Güneş Sistemi’nin esas sınırını 1,000 AB’de başlayıp 100,000 ABye kadar uzandığı tahmin edilen Oort Bulutu oluşturuyor. Nükleer pille çalışan Voyager’ların ömrü sınırlı, buna karşın sonsuza dek yol almaya devam edecekler. Bu nedenle farklı bir uzaylı medeniyetiyle karşılaşma olasılıkları düşünülerek üzerlerine Altın Plaklar konuldu.


Mars ve Neptün yakın konumda

Önümüzdeki birkaç gece boyunca Neptün’ü gökyüzünde Mars ile beraber görebilirsiniz. İki gezegenin gökyüzündeki görünür mesafesi 2 ark dakikadan daha az olacak. Mars’ın geçtiğimiz yazdaki yakın konumunda gördüğümüz halinden eser kalmasa da görünür boyutu hâlâ Neptün’ün 4 katı. Şu an Mars 8.9″, Neptün 2.2″ görünür çapa sahip.

Mars bize 14 ışık dakikası uzaklıkta, Neptün ise 4 ışık saati uzağımızda. Bundan ötürü gökyüzünde Mars daha hızlı biçimde yer değiştiriyor. İkiliyi gözlem için acele etmeniz gerekiyor yani.

6 Aralık 2018, Mars ve Neptün’ün 1 derecelik alandaki görüntüsü. Kaynak: Sky and Telescope

Neptün’ü 7.6 cm (3 inç) ve daha büyük çaplı bir teleskop ile kolayca görmek mümkün. Daha büyük çaplı teleskoplar iki gezegenin renkleri arasındaki ayrımı daha keskin biçimde gösterecektir. Neptün atmosferindeki metan gezegene mavi rengini veriyor; Mars’ın kızıl rengi ise demir oksitten kaynaklanıyor, yani bildiğiniz pastan.

kaynak: Bob King, Sky and Telescope

Güneş’in kuzey kutbu nasıl gözükür?

Yıldızımız Güneş’i Dünya üzerindeki gözlemevlerinin yanı sıra uzaydaki SOHO gibi uydularla sürekli olarak izliyoruz. Fakat bunlar genel olarak gezegenlerin sıralandığı düzlemin dışına, yani Güneş’in ekvator düzleminin üzerine çıkmadılar. Kutupları inceleyen tek görev Ulysses’ti ancak onun üzerinde de herhangi bir görüntüleyici araç bulunmuyordu. Dolayısıyla Güneş’e ‘tepeden bakma’ şansımız olmadı ve kutuplarını doğrudan gözlemleyemedik.

Güneş’in kutupları nasıl görülür hiç merak ettiniz mi? Bilim insanları çok meraklı olduğu için bu sorunun da yanıtını aramışlar.

Avrupa Uzay Ajansı’ndaki (European Space Agency – ESA) bilim insanları Proba-2 uydusundan toplanan görüntülerden elde edilen verilerle yıldızımızın kutbunun neye benzeyebileceğini gösteren bir görüntü ortaya çıkarmışlar.